Karabük: Kaymakamlar Müze Evi

Kaymakamlar Müze Evi; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Çeşme Mahallesi, Hıdırlık Yokuş Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Kaymakamlar Evi 18 ve 19.yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü ve yaşama biçimi ile teknolojisini yansıtan Safranbolu Evleri arasında önemli bir örnektir. 19.yüzyıl başlarında yapıldığı sanılmaktadır. Sahibi Safranbolu Kışlası kumandanı Hacı Mehmet Efendidir. Hacı Mehmet Efendi’ye yarbay karşılığı olan ‘Kaim -Makam’ denilmesi nedeniyle ailesi; dolayısıyla evleri halk arasında bu isimle söylenegelir olmuştur.

Kentsel dokusunu ve tüm mimari özelliklerini günümüze dek koruyabilmiş ilçemizde T.C Kültür Bakanlığı’nın Safranbolu’nun Korunması ve Sağlıklaştırılması Projesi içerisinde 1979 yılında kamulaştırılıp restorasyonunu tamamladığı Kaymakamlar Evi 16.12.1981 tarihinde Eğitim Merkezi olarak hizmete açılmıştır. Kaymakamlar Evi hizmete açıldığı 1981 ve müteakip yıllarda eğitim merkezi olan düzenlemelerle sürdürmekle birlikte ziyaretçilerin gezi ve konaklama gereksinimini de karşılamıştır. Son yıllarda ilçede konaklama hizmetlerinin hem sayısal hem de niteliksel artışı karşısında Müze Ev olarak kullanılmaktadır.

Mülkiyeti Kültür Bakanlığına ait olan Kaymakamlar evinin ilçe Kaymakamlığımız Hizmet Birliğince bahçesi ve hizmetli evi iyileştirilerek kafeterya olarak işlevlendirilmiştir. Safranbolu Çarşısı içinde, Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerinde bulunan yapı; kitle, plan ve cephe olarak özgün bir Türk Evi niteliğine sahiptir. Üç katlı olan yapı topoğrafik veriler doğru kullanılarak iki ayrı sokaktan iki ayrı girişle kotlu olarak çözülmüştür. Sokaktan zemin kata çift kanatlı büyük bir kapı ile girilir. Kapının yalın ama evde oturana güven veren bir görünümü vardır. Öte yandan üst pervazda eski bir sigorta şirketinin (Balkan) levhası ise bu evin sigorta ettirildiğini kanıtlayan bir belge niteliğindedir.

Kapı üzerindeki şakşak, bilezik şeklindeki halka ile kapı mandalının Harem ve Selamlık yaşantısına göre nasıl kullanıldığını, kapının açılıp kapanmasının gizemini rehberlerden, görevlilerden öğrenmenizi tavsiye ederiz. Zemin katta yer alan ‘Hayat’ denilen zemini toprak ya da taş kaplı bölüm sokak cephesindeki sağır ve sağlam duvarları ile yapıyı adeta dışarıdan koruyarak omuzlamış gibidir. Bahçe yönüne gilistelerle açılarak ikinci bir güvenlik önlemi yanında iç mekanlara ışık, hava sirkülasyonu sağlar. Ana yaşama katları bahçe ve sokak arasında üretimle ilgili işlevler üstlenmiş hayat’ta hayvanlar ahır denilen yerde barındırılmıştır.

Zemin kat duvarları, büyük bir bölümü ahşap malzeme ile yapılan yapıya uzun ömürlülük taşıyıcılık ve hacimlerdeki önemli üretim aktivitelerinden dolayı yapıdaki yıpranmaların azaltılması, ayrıca dış tehlikelerden korunma düşüncesi ile taş olarak inşa edilmiştir. Yapının üst katları ise ahşap çatkılı ve kerpiç dolguludur. Taban ve tavan tahtaları, kapılar, oymalar, dolaplar sarı çamdan yapılmıştır.

Çatı cephelerdeki hareketliliği geniş saçaklarla çepeçevre kaplamaktadır. Birinci ve ikinci katlar planın ana öğesi olan sofanın etrafında gelişmiş, zemin katın taş duvarlarından sokağa ve bahçeye payandalar desteği ile taşırılarak arzulanan plan düzenine ulaştırılmıştır. Bu düzen gittikçe merkezileşen sofanın etrafında en üst katta özgün Türk Evi planına varmıştır.

Birinci katın merdiven başındaki iki oda selamlık, karşıdaki bölüm ile üst kat Harem’dir. Bu katta bulunan dönme dolap, selamlık ile harem arasında yemek servisinin yapılmasını sağlamaktadır. Her iki kattaki odalar aynı çatı altında yaşayan kalabalık aile tipine göre bireylerin tüm gereksinimlerini sağlayacak şekildedir. Her odada sedirli oturma düzeni, yer sofrasında yemek yeme, yer yatağında yatma, yatakların konulduğu yüklük içerisinde gusülhanede yıkanma olanağı vardır.

Pencereler evin bol ışık almasını sağlarlar. Ceviz ve çam kerestesinden yapılmış tavan süslemeleri ise zevk ve estetik anlayışının zengin örneklerindendir. Harem ve Selamlıkta bulunan 7 oda ile sofa geleneksel malzemelerle döşenmiş, zamanın yaşantısına uygun olarak özgün canlandırmalarla ve yerel müzikle ziyaretçilere sunulmuş, aktivitelerle desteklenmesi çalışmalarımız her geçen gün geliştirilmekte ve zenginleştirilmektedir.

Paylaşın

Karabük: Safranbolu, Kent Tarih Müzesi

Kent Tarih Müzesi; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Çeşme Mahallesi, Kale Altı Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

1904-1906 yılları arasında kale olarak adlandırılan tepeye inşa edilen Hükümet Konağı 19 Ocak 1976 yılına kadar hükümet konağı olarak kullanılmış ve bu tarihte çıkan bir yangın sonucunda kullanılamaz hale gelmiştir. 2000 yılında Kültür Bakanlığı tarafından başlatılan restorasyon çalışmalarına başlanmış ve 2006 yılında tamamlanarak, Kent Tarihi Müzesi olarak hizmete açılmıştır.

Kent Tarihi Müzesi, kentin kültürel, tarihsel, sosyal zenginliğini tanıtmak ve gösterebilmek amacıyla Safranbolu ile ilgili her türlü bilgi, belge, eşya, görsel malzeme, ses ve görüntü kayıtlarını bünyesinde bulundurmak, bu verilere dayalı geçici ve sürekli sergiler düzenlemek amacıyla kurulmuş kültür birimidir. Müze; Zemin 1. kat ve 2.kat olmak üzere 3 (üç) kattan oluşmaktadır. Safranbolu’nun günümüze kadar geçirdiği evreleri kronolojik olarak izleyebilir, yaşam ve kültürünü görüp eski bir Safranbolu Çarşısında gezebilirsiniz.

Birinci katta; Safranbolu’nun ve binanın tarihçesi, haritaları, kültürel yayınları, uydu görüntüsü, sergi salonu ve konferans salonu bulunmaktadır. İkinci kat girişindeki salonda, Cumhuriyet dönemine ait kıyafetler sergilenmekte, Fotoğraflarlar Safranbolu salonunda, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine kadar uzanan Safranbolu tarihi ile ilgili bilgiler görsel detaylarla aktarılmakta ve aynı zamanda Roma ve Bizans dönemi, Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemine ait madeni paralar ile diğer materyallerde sergilenmektedir. Etnografya salonunda geleneksel Safranbolu yaşamında kullanılan eşyalar sergilenmektedir.

Zemin katta; Safranbolu’da ticari hayat ve geleneksel el sanatları hakkında fotoğraflı bilgiler bulunmaktadır. Aynı zamanda; Esnaf ve Zanaatkarlar Çarşısında Şifa Eczanesi, Lokumcu, Yemenici, Kunduracı, Sayacı, Semerci, Saraç, Ahşap işçiliği, Demirci, Bakırcı, Kalaycı ve Esnaf kahvesi gibi Safranbolu’daki önemli esnafların çalışma ortamları özgün canlandırma tekniği ile ziyaretçilere sunulmuştur.

Paylaşın

Karabük: Cinci Hanı ve Hamamı

Cinci Hanı ve Hamamı; Karabük’ün Safranbolu İlçesi, Çeşme Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Sultan İbrahim’in Anadolu Kazasker’lerinden Cinci Hoca (Kazasker Hüseyin Efendi) tarafından memleketi olan ilçeye bıraktığı eserlerden biri olan “Cinci Han” önemli bir mimari yapıdır. Kesme ve moloz taştan 17. yy. ortalarında yapılmış olan han, iki bölümden oluşmaktadır.

Ortadaki avluya açılan iki katlı revakların gerisine odalar, güney batısına ise avludan geçilen ahır bölümü yerleştirilmiştir. Avlunun ortasında bulunan havuz genel görünümünü bugün de korumaktadır. Yeni restore edilerek hizmete açılan 2 katlı 63 odalı Cinci Hanı’nın giriş kapısı, kilit ve anahtarı; Türk demir işçiliğinin ilginç örneğidir.

Cinci Hoca tarafından 1645 yılında yaptırılmış olup halen hizmet vermekte olan hamamda kadın ve erkeklere ait iki bölüm bulunmaktadır. Her ne kadar halk arasında geçmişte yeni hamam olarak ifade edilse de hem yaptıranın Cinci Hoca olması, hem de turistler tarafından daha fazla akılda kalıcı ve cezbedici olabileceği düşünülerek Cinci Hamamı olarak ifade edilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.

Paylaşın

Yalova: Dipsiz Göl

Dipsiz Göl; Yalova’nın Çınarcık İlçesi, Teşvikiye Beldesi, Erikli Yaylası sınırları içerisinde yer almaktadır. Yalova İl Merkezi’ne 29 km. mesafede olup yolu tamamen asfalttır.

Yalova istikametinden gelecek kullanıcılar, Çınarcık, Teşvikiye güzergahını takip ederek, Armutlu, Gemlik; Bursa istikametinden gelecek olan kullanıcılar yolu asfaltlanmış olan Hayriye, Selimiye Köyleri ve Delmece Yaylası istikametinden kent ormanına ulaşabilirler.

Kent ormanından 2,5 Km mesafede 530 metre rakımda bulunan büyük dipsiz göl (Krater Gölü) ve bu gölden 1,5 Km mesafede 570 metre rakımda olan küçük dipsiz göl çevrelerinde bulunan zengin orman florası ve yaban hayatı yönünden yedi göller bölgesindeki güzellikleri aratmayacak niteliktedir.

Paylaşın

Yalova: Kent Ormanı

Kent Ormanı; Yalova’nın Çınarcık İlçesi, Teşvikiye Beldesi, Erikli Yaylası sınırları içerisinde yer almaktadır. Yalova İl Merkezi’ne 29 km. mesafede olup yolu tamamen asfalttır.

Yalova istikametinden gelecek kullanıcılar, Çınarcık, Teşvikiye güzergahını takip ederek Armutlu, Gemlik; Bursa istikametinden gelecek olan kullanıcılar yolu asfaltlanmış olan Hayriye, Selimiye Köyleri ve Delmece Yaylası istikametinden kent ormanına ulaşabilirler.

Büyüklüğü 95 ha. Olan Kent ormanının içinde görülmeye değer şelaleler, 2 km. yürüyüş patikası, çok amaçlı salon, çocuk oyun alanları, spor alanları, oturma ve dinlenme gurupları, tuvalet, çeşme, piknik yerleri, içme suyu ve lavabolar, asma köprü, seyir terasları, Erikli çifte şelaleleri, ıhlamur, kestane, meşe, gürgen, kayın ve çam ağaçları ile bezenmiş, her türlü kuş sesi eşliğinde doğanın insanlara sunduğu tüm güzelliklerin bir arada yaşanabilecek nadide güzelliklerin bulunduğu eşsiz bir mekandır.

Kent ormanlarının kuruluş amacı ve özelliği gereği kullanıcılar tarafından ateş yakılmaması öngörülmekte, halkın rekreasyon ihtiyacının karşılanması hedeflenmektedir. Giriş ücretsiz olup, mangal yakmak isteyenler için Kent ormanı yakınında şahıslara ait yerler mevcuttur.

Kent ormanının bulunduğu alanda asli orman ağaçlarından kayın, karaçam, meşe geniş yayılış göstermekte olup, az miktarda kestane, gürgen, dış budak, Akçaağaç, çınar, kızılağaç, ıhlamur, yabani kiraz, yabani erik mevcuttur. Çalımsı veya otsu bitkilerden katırtırnağı, yabani sarmaşık, kekik, hiperikum, güzellik çalısı, kocayemiş, pençe çalısı Kent ormanına ayrı bir güzellik katmaktadır.

Bu alanda hayvan ve kuş türleri arasında ayı, yaban domuzu, tilki, sincap, kertenkele, çakal, porsuk, kirpi, tavşan, kaplumbağa, yılan, üveyik, tahtalı güvercin, bıldırcın, çil, karatavuk, sığırcık, sakarmeke, çulluk, atmaca, çil keklik, ağaçkakan sayılabilir.

Paylaşın

Yalova: Karaca (Arboretum) Ağaç Müzesi

Karaca (Arboretum) Ağaç Müzesi; Yalova’nın Merkez İlçesi, Samanlı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İl Merkezi’ne 5 km. mesafedeki köye, şehir içi ulaşım araçları ulaşım sağlanmaktadır.

Karaca Arboretum (Ağaç Parkı) Hayrettin Karaca tarafından 13,5 hektar arazi üzerinde kurulmuştur. Bugün yaklaşık 7 bin civarında değişik bitki türü, alttür, varyete ve kültür formunu barındırmaktadır.

Karaca Arboretum Türkiye’nin ilk özel Arboretum’udur. Dikkate değer koleksiyonları Acer, Prunus, Malas, Magnolia, Quercus, Betula, Pinus, ağabeyes, Picea cinslerine ait önemli birçok tür ve kültür formunu barındırmaktadır. Karaca Arboretumu’nu senede 15 bin civarında yerli ve yabancı kişi ziyaret etmektedir.

Karaca Arboretum’un en önemli faaliyetleri; üniversite öğrencilerine staj imkanı sağlamak, halka açık olduğu için halkın konuyla ilgili bilgisini artırmak.

Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yapılan Arboretum ve Botanik bahçelere bitki materyali sağlamak, bahçıvan eğitimi vermek, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan arboretum ve botanik bahçeleri ile tohum değişimi yapılması, bitki koleksiyonunu genişlemeye devam etmek, arboretum alanı içinde yeni bahçeler yapılması gibi faaliyetler içermektedir.

Tüm bu faaliyetler için gerekli finansman, Karaca Arboretum’da bulunan Karaca Arboretum Fidanlığı faaliyeti ile sağlamaktadır. Fidanlık haftanın her günü açıktır.

Karaca Arboretum, Haziran 2004 de Uluslararası Dendroloji (Ağaç Bilimi) Cemiyeti tarafından bir ödüle layık görülmüş ve 27 Haziran 2004 de bu ödül Uluslararası Dendroloji Cemiyetinin Başkanı tarafından Karaca Arboretum da düzenlenen törenle Sn. Hayrettin Karaca’ya takdim edilmiştir. Bu ödül dünyada şimdiye kadar 14 Arboretum ya da Koleksiyon bahçesine verilmiştir. Karaca Arboretum da bu ödülü alan 15. Arboretum olmuştur.

Paylaşın

Yalova: Termal, Aşıklar Yolu

Aşıklar Yolu; Yalova’nın Termal İlçesi, Gökçedere Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaklaşık 100 metre uzunluğundaki yola şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yol, geçmişten günümüze kadar aşıklar yolu olarak anılmaktadır. Geçmiş yıllarda aşıkların buluşma noktalarından biri olmuştur.

Özellikle çiftlerin nikah sonrası gelerek fotoğraf çektirdikleri ve uğuruna inandıkları bir yerdir. Devamında bulunan Aşıklar Merdiveni ve yeni yapılan Aşıklar Çeşmesi ile birbirlerini tamamlayan yerlerdir.

Aşıklar Yolu; genellikle çevre köylerden gelen taze meyve ve yemişlerin yöre halkı tarafından pazarlandığı bir pazara ev sahipliği yapmaktadır. Başlıca ürünler; ıhlamur, defne, fındık, çay, böğürtlen, çilek, kestane, kudret narı, üvez, bal, şifalı otlar ve mevsim meyveleri olarak gruplandırılabilir.

Aşıklar Merdiveni; Çiftlerin nikah sonrası gelerek fotoğraf çektirdikleri ve uğuruna inandıkları bir yerdir. Devamında bulunan Aşıklar Yolu ve yeni yapılan Aşıklar Çeşmesi ile birbirlerini tamamlayan yerlerdir.

Aşıklar Çeşmesi; Devamında bulunan Aşıklar Merdiveni ve Aşıklar Yolu ile birbirlerini tamamlayan yerlerdir. Diğerlerinden ayrı bir yerde olan çeşme etrafında Ata Park ve Memba bulunmaktadır. Yeni yapılan çeşme tatlı su sağlamaktadır

Paylaşın

Yalova: Güneyköy Küçük Camii

Güneyköy Küçük Camii; Yalova’nın Merkez İlçesi, Güneyköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İl Merkezi’nden Güneyköy Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Caminin moloz taşlarla örülmüş avlu duvarı parsel sınırına oturmaktadır. Avlu duvarının kapı kısmında düzgün kesme taştan antik malzemeler kullanıldığı görülmektedir. Cami giriş kapısı da bu dış kapı ile aynı eksende bulunmaktadır. Her iki kapıda yakın döneme ait metal malzemeden yapılmıştır. Avlu kapısından camiye devşirme malzemenin kullanımıyla yapılmış 4 adet basamak ile çıkılmaktadır.

Giriş kapısının üst kısmı da yine ufak bir metal sundurma ile kapatılmıştır. Cami kapısının kenarları da düzgün kesme taş ile vurgulanmış olup üst kısmında sundurma dolayısıyla yazısını okuyamadığımız ancak dikdörtgen yatay bir pano içinde kemerle hareketlendirilmiş, bu kemerin altına kitabe panosu yerleştirilmiş 2 parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş 3 satırdan oluşan bir kitabe bulunmaktadır.

Resimlerden anlaşıldığı üzere kufi yazı bordürü bitkisel motiflerle süslenmiştir. Kitabede hicri 1329 tarihi görülmektedir. Bu tarihte 1913-1914 yıllarına tekabül etmektedir. Kuzeydoğu köşede bulunan minaresinde de caminin genelinde olduğu gibi düzgün kesme taş işçiliği göze çarpmaktadır. Cami esas ibadet mekanı kareye yakın dikdörtgen planlıdır.

Cami dış cephe kenarlıkları moloz taşla yapılmış ve cephelere bu şekilde hareketlilik kazandırılmıştır. Doğu-batı cephelerde 4 adet ikili gruplar halinde dikdörtgen ve kemerli pencereler kullanılmıştır. Dış cephede su basman seviyeleri biraz daha dışa taşkın şekilde yapılmıştır. Bu ikili pencere sistemi orta üstte küçük bir pencere ile birbirinden ayrılmışlardır.

Caminin çatı kısmı şu an kasnak bölümünden itibaren beton olarak yapılmış üzeri örtülmüştür. Ancak dönem örnekleri düşünüldüğünde ve köy sakinlerinden edindiğimiz bilgileri de dikkate aldığımızda orjinalinde ahşap örtü sistemi ve kırma çatı olduğu anlaşılmaktadır.

 

Paylaşın

Yalova: Rüstempaşa Camii

Rüstempaşa Camii; Yalova’nın Merkez İlçesi, Rüstempaşa Mahallasi, İsmet Acar Caddesi ile Rüstempaşa Caddesi’nin kesiştiği köşede yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

ülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan Rüstempaşa camii Kocaeli Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 17.03.2010 tarih 1365 sayılı kararıyla tescil edilmiştir.

Kimi anlatmalara göre Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından Rüstem Paşa’nın adıyla yapılmıştır. Ancak çeşitli zamanlardaki depremler ve doğal nedenlerle kubbesi yıkılmış ve çevresi tahrib olmuştur ancak onarılarak eski haline getirilmiştir.

Ancak 1999 yılındaki depremden minaresi dahil gördüğü hasar üzerine ibadete kapatılmış, yanına yeni büyük bir cami yapılmıştır. Kanunî Sultan Süleyman’ın Sadrazamı Rüstem Paşa ( 1500 – 1561 ) tarafından, cami- han-hamam olarak külliye biçiminde yaptırıldığı ileri sürülmektedir.

Yapım tarihi kesin olarak belli değildir. Külliyeden sadece cami ve hamam günümüze kadar gelebilmiştir. Han ise Osmanlı döneminde okul olarak kullanılmış, Birinci Dünya Savaşı sırasında yıkılmış ancak Cumhuriyetten sonra tekrar okul olarak yapılmıştır. Ancak büyüyünce okul yıktırılarak yerine park yapılmıştır.

Hamam, kısmen yapılan değişikliklerle kullanılırken ; cami, cemaate yeterli olmayınca hemen yanına Merkez Camii yapılmış, Rüstempaşa Camisinin bir kısmı bayanlar için mescit olarak kullanılırken, diğer bir bölümü ise Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kitaplarının satış yeri olarak düzenlenmiştir.

Paylaşın

Yalova: Dilburnu Deniz Feneri

Dilburnu Deniz Feneri; Yalova’nın Altınova İlçesi, Hersek Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

İlçe Merkezi’nden Hersek Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Mülkiyeti Kıyı Emniyet Müdürlüğüne ait olan Deniz Feneri Kocaeli Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 15.07.2009 tarih ve 967 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Yığma tuğla örgülü olup tek katlıdır. 40 44′ 24″ N 29 30′ 48″ koordinatlarında bulunmaktadır. W. Fi. 3.0 sn. karakterinde, yerden 9 metre, denizden 12 rnetre yüksekliğinde ve 10 mil görüş mesafesindedir.

Türkiye kıyılarında 2010 yılındaki son tespitlere göre Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne (KEGM) bağlı 432 adet
deniz fenerinin bulunduğu bilinmektedir.

Türkiye’deki mevcut 432 adet deniz fenerinin 105’i Karadeniz, 154’ü Marmara, 96’sı Ege, 128’i Akdeniz kıyılarında yer almaktadır.

Paylaşın