Kilis: Hindioğlu Camii

Hindioğlu Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Çaylak (Hindioğlu) Mahallesi, Dedeağa Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Kilis voyvodası Kör Hüseyin Ağa tarafından 1664 yılında yaptırılan bu caminin biri doğu yönünden diğeri batı yönünden olmak üzere iki girişli bir avlusu vardır. Doğudaki giriş kapısı sivri kemerlidir.

Avluya girişi sağlayan yol ( kemerin arkasındaki beşik tonozlu bir dehliz) aynı zamanda cami minaresinin kaidesidir. Avlusunun doğu ve kuzey tarafında medrese hücreleri bulunan cami son cemaat yeri ile birlikte dikdörtgen planlıdır.

Son cemaat yeri üç kemerli olup; kemerler ortada iki sütuna, yanlarda gömme ayaklara binmektedir. Buranın kuzey tarafındaki köşelerde gömme ayakların güneyindeki yüzlerde yöre halkınca “Sadaka Taşı” olarak nitelenen birer tane niş vardır.

Harime, son cemaat yerinden sivri kemerli bir kapıyla geçilir. Kıbleye paralel tek sahınlı ve dikdörtgen planlı olan harim ile son cemaat yerinin üzeri ahşap örtülü, kiremitli, kırma bir çatıdır.

Caminin mihrabı hafif sivri kemerli bir niştir. Mihrap nişinin üstünde ve iki yanında birer tane konsol ile süslemesiz silmeler vardır. Mihrabın sağında yer alan minberin taht kısmı, duvara çakılmış iki konsol üzerinde olup; sonradan yapılmış, özelliği olmayan bir unsurdur.

Kısa gövdeli ve silindirik olan minaresi, düzgün kesme taşlardan yapılmıştır. Şerefesi dört küçük sütun üzerine oturmuş olup; şerefe altı mukarnaslarla doldurulmuştur. Minarenin sağında bulunan hücrenin altında “Selçuklu” tekniğinde yapılmış kubbeli bir türbenin sadece alt kısmı (cenazelik kısmı) kalmıştır.

Paylaşın

Kilis: Muallak (Hasan Bey) Camii

Muallak (Hasan Bey) Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Meşheddlik Mahallesi, Odun Pazarı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Hurufat Defteri kayıtlarında camiyi, Tanrıverdi Hasan Bey (Hasan Bey, Şamlı olan Hasan Bey Kilis’te muhassıl olarak görev yapmış ve Canbold ailesinin kahyası olarak bilinir) yaptırdığı için “Hasan Bey Camisi olarak geçmektedir.

Beşik örtüsü kemerlerin üstünde yükseldiğinden yöre halkınca “muallak” yani “havada boşta duran, bir yere dayanmadan duran” adı verilmiştir. İki katlı olan caminin alt katında dükkanlar ve eşya, mal saklanacak yer (mahzen ,depo) üst kata da ibadethane yer almaktadır.

Yapının doğusunda yer alan küçük bahçede kuyu, hücre, abdesthane muslukları ve hela bulunmaktadır. Harim ikinci katta olup; biri kuzeydoğuda diğeri batıda iki kapılıdır Kuzeydoğudaki kapı yalındır, batıdaki kapı minarenin kaidesinin altında olup, yüksek ve sivri kemeriyle portal gibidir.

Son cemaat yeri olmayan Muallak Camisi’nin harimine basık kemerli bir kapıdan girilir. Kapının üzerinde ve iki tarafında dikdörtgen biçiminde düz atkılı iki pencere vardır.

Kıbleye paralel uzanan harim tek sahınlıdır. Mihrabın önündeki kare planlı alan küçük bir kubbeyle örtülmüş; kubbeye geçişte pandantifler kullanılmıştır. Kubbenin ağırlığı dört tarafındaki sivri kemerler üzerinden gömme ayaklara verilmiştir. Kubbeyle örtülü mihrap önü, mekanı çapraz ve beşik tonozla örtülmüştür.

Sivri kemerli bir niş olan mihrap, ince bir frizle kuşatılmış olmasına karşın oldukça sadedir. İki yanında kandil askılığı için konulmuş konsollar vardır. Mihrabın üstünde vazo biçiminde bir kabartma ve yukarısında da öküz gözü pencere vardır. Mihrabın sol yanında olan minber, sonradan yapılmıştır.

Minaresinin kaidesi kare planlı ve köşeleri pahlı ve pabucu sekizgendir. Onikigen olan gövdesinde tek bilezik, tek şerefe vardır. Şerefe altı mukarnaslı olup külahı taştan yapılmıştır.

Caminin dikkate değer süslemesi batı yüzündeki yüksek ve sivri kemerli portalıdır. Kapının sivri alınlığı yüzeysel dişlerle çevrilmiştir. Harime açılan kapının söve ve kemerlerinde kullanılan renkli taşlar caminin görünümü etkileyen temel süsleme öğeleridir.

Paylaşın

Kilis: Kadı (Kara Kadı) Camii

Kadı (Kara Kadı) Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Büyükkütah Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Camiyi Hurufat Defterlerindeki kayıtlara göre “Karakadı” adlı bir kişi yaptırmıştır. Aslında kare planlı cami sonradan (1822, 1878, 1889, 1900, 1938, 1995) gerçekleştirilen onarımlarla genişletilmiştir.

Son cemaat yerindeki kemerler yapının kuzey köşelerindeki birer gömme ayakla, ortadaki yedi tane dikdörtgen yığma ayağa binmektedir. Son cemaat yerini örten çapraz tonozlar kuzeyde ayakların tablalarına, güneyde de konsollara binmektedir.

Tonozların bindiği ayaklarla harim, iki sahına bölünmüş ve sonradan yapılan müdahalelerle doğu batı yönünde büyültülerek, genişletilmiştir. Harimin doğusunda ve batısında oluşturulan bu yeni bölüm günümüzde mahfil olarak kullanılmaktadır.

Biri harimin güney tarafındaki duvarda, diğeri batısına eklenen bölümde – harimin güneybatısında – yer alan iki tane mihrap vardır. Sivri kemerli ve oldukça derin bir nişten oluşan ilk mihrabın her iki yanında mukarnaslı başlıkları olan sütunceler bulunmaktadır.

Yuvarlak kemerli bir nişten oluşan ikinci mihrabın da iki yanında alt ve üstleri motifli köşe sütuncukları vardır. Nişi iki sıra mukarnaslı olan bu mihrabın mukarnasları altında bitkisel ve geometrik motflere yer verilmiştir.

Caminin oldukça basit olan minberi sonradan yapılmış olup, hareketlidir. Yapını dört cephesinde de yağmur sularını tahliye eden üçü süslü diğerleri yalın olmak üzere toplam “18” tane “çörten” vardır.

Avlunun kuzeydoğusunda olan minare düzgün kesme taşlardan yapılmıştır. Kaidesi kare planlı ve üst kısmı pahlıdır. Uzun ve silindirik bir gövdesi olan minarenin peteği yuvarlak, korkulukları yalın, şerefe altı mukarnaslarla doldurulmuştur.

Paylaşın

Kilis: Hacı Derviş Camii

Hacı Derviş Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Büyükkütah Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Cami, Abdullah oğlu Hacı Mustafa tarafından yaptırılmıştır. Kıbleye paralel uzanan bir harimi ve son cemaat yeri gibi bölümleri olan cami dikdörtgen planlıdır.Üç kemerli son cemaat yeri çapraz tonozlarla örtülmüştür. Kemerler ile çapraz tonozlar ortada ve yanlarda bulunan ayaklara binmektedir.

Mihrabı ve minberi hakkında bilgi yoktur. Harimin batı yönünde olan minarenin kaidesi kare planlı, köşeleri pahlıdır. Günümüze kaidesi ile gövdesinin bir kısmı kalmıştır. Harimi üçer eyvanla genişletilmiş cami, çapraz tonozlarıyla örtülü kıbleye uzanan tek sahınlı harimiyle özgün bir örnektir.

Kilis’te inanç turizmi kapsamında en eskisi 7. Yüzyılda inşa edilen Ulucami olmak üzere çok sayıda tarihi cami bulunmaktadır. Osmanlı kayıtlarına göre şehirde 55 cami, 10 mescit yer almaktadır. 11 cami ve 2 mescit orijinal şekliyle ayakta kalabilmiş, 13 cami çeşitli tarihlerde restore edilerek orijinalliğini kaybetmiş, 31 tanesi ise ortadan kalkmıştır.

Günümüze kadar ayakta kalabilen Osmanlı dönemi öncesi camiler; Ulu Cami, Alacalı Akcurun ve Ali Çavuş camilerdir. Bu dönemde yapılan camilerden Ali Çavuş Camisi’nin sadece adı kalmıştır. Alacalı Cami ise sonradan yapılan müdahalelerle özgünlüğünü kaybetmiştir. Bu dönemden orijinalliğini muhafaza ederek günümüze kadar ayakta kalabilen yalnızca Ulu Cami ve Akcurun Camisi’nin minaresidir. Kilis’te ayakta kalabilen diğer yapılar Osmanlı ve Cumhuriyet devrinde yapılan eserlerdir.

Osmanlı Devleti zamanında yapılan Camiler şunlardır: Tekke (Tekye), Hacı Derviş , Kadı, Muallâk (Hasan Bey Camisi), Hindioğlu, Çalık, Pirlioğlu, Hasan Attar, Zeytinli, Şeyh Camisi, Cüneyne, Şeyh Hilal (Şeyh Ahmet Camisi), Şeyh Süveden (Hacı Özbek Camisi), Tabakhane, Murtaza Ağa, Şeyh Süleyman (Şeyhler Camisi), Kürtler, Mehmet Paşa ve Minaresiz Şeyh Efendi Tekkesi (Nakşibendî Tekkesi).

Paylaşın

Kilis: Tekke (Tekye) Camii

Tekke (Tekye) Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Tekke Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Bazı kaynaklarda “Canbolai Camisi, Canboladiyye Camisi, Canboladoğlu Camisi” adlarıyla geçen cami “Canbolad Paşa Külliyesi’nin” merkez yapısıdır. Evliya Çelebi’nin “Canboladoğlu’nun padişahane (padişaha yakışacak) camii” sözüyle betimlediği bu caminin, vakfiyesindeki (vakıf senedi) adı, “Tekke Camisi’dir.”

Canbolad Bey Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayranlarındandı; onun adına yaptırdığı tekkenin önüne bu camiyi yaptırdı ve “Tekye Camisi” adını verdi. Bu cami taşıdığı teknik özellikler yanında, görünüm itibarıyla da yöresindeki benzeri yapılardan farklı olup; yerel teknik uygulamaların dışında Osmanlı sanatıyla entegre olmuş nitelikler taşımaktadır.

Görünüm mimarisi bakımından Kilis’in en önemli camisi olan bu yapı kuzey yönü ve buradaki cümle kapısı, kapının doğusundaki ve batısındaki pencereler, pencere alınlıklarındaki çiniler, çörtenler ve çörtenlerin altındaki rozetler, ustalıkla sanatı birleştiren uygulamalardır.

Yapının diğer üç cephesinde altlı üstlü pencereler (üstteki pencereler vitraylı) yer almaktadır. Bu pencerelerin tümü düz atkılı ve dikdörtgen olup, pervazları siyah, sarı renkli mermerdir.

Yöresi medrese hücreleri ile çevrili olan caminin, geniş bir avlusu ve görkemli bir giriş kapısı vardır. Zemini beyaz taşlarla döşenmiş olan avlunun sağında çift bilezikli bir kuyu ve önünde taştan yapılmış bir abdesthane bulunmaktadır.

Harimi örten tek büyük bir kubbe, beş kemerli son cemaat yeri ve kare planı yapının temel özelliğini oluşturur. Çokgen kasnaklı olan kubbe, “14.40 metrelik çapıyla Kilis’in en büyük kubbesidir. Son cemaat yeri ile harimin tüm alanı kubbelerle örtülmüştür. Büyük kubbe görkemli görünümü ve diğer kubbelerle ahenkli uyumuyla dikkatleri üzerine çekmektedir.

Tekke Camisinin akıldan çıkmayacak bölümleri mihrabı ve minberi olup; ustalık kadar (taş işçiliği ) kullanılan taşlar ve renkler de belleklerde iz bırakacak kadar güzeldir. Mihrabın taşlarının özenli ve düzenli işlenmesi, kimi meraklılara göre caminin yapım tarihinin – hangi tarihte yapıldığının – ipucunu verir.verir.

Dokuz taş basamakla çıkılan minberde de, yapı ve renk bakımından değişik taşlar kullanılmıştır. Evliya Çelebi’nin de hayranlıkla betimlediği bu yapı döneminin en güzel örneklerinden biridir. Yarım daire biçimindeki mihrabı, Kilis’te özgünlüğü koruyan iki mihraptan biridir. Renkli mermer kullanılarak yapılan süslemeleri, birbirine geçen motifleriyle Zengi ve Memlük sanatı izlerini taşır.

1553 yılında yapılan minberin tümü renkli mermer, özgündür. Harimdeki ilgi çeken objelerin başında gelen minber, mermer işçiliği yanında bitkisel ve geometrik örgeleriyle ünlüdür. Harimin kuzey yönünde ağaçtan yapılmış mahfiller de özgün olup, balkon biçimindedir.

Minare caminin kuzeybatı köşesinde, son cemaat yerinin hemen yanındadır. Siyah ve beyaz kesme taşlardan yapılan kaidenin köşeleri mukarnaslı, gövdesi de üç bileziklidir. Silindirik bir görünümü olan gövde yuvarlak olmayıp çokgendir. Kilis’in en yüksek minaresi olan bu yapının şerefe altı derin hücreli mukarnaslarla doldurulmuştur. Külahı da taş olan minarenin, mazgal biçiminde beş adet penceresi vardır.

Paylaşın

Kilis: Alacacı (Katran) Camii

Alacacı (Katran) Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Tabakhane Mahallesi, Necip Asım Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

1460’da Hacı Yusuf Ramazanoğlu Emir Nasreddin’e yaptırmıştır. Cami çeşitli devirlerde gördüğü tadilatlarla orijinalliğini kaybetmiştir. Alacalı cami gördüğü onarımlarla orijinalliğini yitirmiş, 1962’de günümüzdeki cami inşa edilmiştir. Bu yapı da 2017 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafında restore edilmiştir.

Kilis’te inanç turizmi kapsamında en eskisi 7. Yüzyılda inşa edilen Ulucami olmak üzere çok sayıda tarihi cami bulunmaktadır. Osmanlı kayıtlarına göre şehirde 55 cami, 10 mescit yer almaktadır. 11 cami ve 2 mescit orijinal şekliyle ayakta kalabilmiş, 13 cami çeşitli tarihlerde restore edilerek orijinalliğini kaybetmiş, 31 tanesi ise ortadan kalkmıştır.

Günümüze kadar ayakta kalabilen Osmanlı dönemi öncesi camiler; Ulu Cami, Alacalı Akcurun ve Ali Çavuş camilerdir. Bu dönemde yapılan camilerden Ali Çavuş Camisi’nin sadece adı kalmıştır. Alacalı Cami ise sonradan yapılan müdahalelerle özgünlüğünü kaybetmiştir. Bu dönemden orijinalliğini muhafaza ederek günümüze kadar ayakta kalabilen yalnızca Ulu Cami ve Akcurun Camisi’nin minaresidir. Kilis’te ayakta kalabilen diğer yapılar Osmanlı ve Cumhuriyet devrinde yapılan eserlerdir.

Osmanlı Devleti zamanında yapılan Camiler şunlardır: Tekke (Tekye), Hacı Derviş , Kadı, Muallâk (Hasan Bey Camisi), Hindioğlu, Çalık, Pirlioğlu, Hasan Attar, Zeytinli, Şeyh Camisi, Cüneyne, Şeyh Hilal (Şeyh Ahmet Camisi), Şeyh Süveden (Hacı Özbek Camisi), Tabakhane, Murtaza Ağa, Şeyh Süleyman (Şeyhler Camisi), Kürtler, Mehmet Paşa ve Minaresiz Şeyh Efendi Tekkesi (Nakşibendî Tekkesi).

Paylaşın

Kilis: Akcurun Camii

Akcurun Camii; Kilis’in Merkez İlçesi, Hacı İlyas Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kendi adıyla bilinen çarşıdadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kilis ağzında “curun” sözcüğü “yalak,havuz” anlamını taşıdığından, caminin içindeki kuyunun havuzu nedeniyle bu adı (curun,ak taştan yapılmış havuz) vermişlerdir. Geniş bir avlusu bulunan caminin çevresi medrese hücreleri ile çevrilidir.

Akcurun Camisi dikdörtgen planlı olup; iki sahınlı son cemaat yeri ile tek sahınlı harimden oluşmuştur. Son cemaat yeri çapraz tonozlarla örtülmüş; tonozlar da; beş yığma, beş gömme ayaklarla harimin kuzey tarafındaki konsola oturtulmuştur.

Son cemaat yerinden harime basık kemerli bir bir kapıdan girilir. Kapının iki yanında dikdörtgen biçiminde düz atkılı üç tane pencere vardır.

Süssüz bir niş olan mihrab oldukça sadedir. İki yanında dikdörtgen biçimde düz atkılı iki, üstünde de, sivri kemerli muhdes büyük bir pencere vardır. Mihrabın sağ tarafında mermerden yapılmış minber de mihrap gibi yalın ve süssüzdür.

Avlunun kuzeybatı yönünde olan minarenin dikdörtgen bir kaidesi olup; kaidenin üst köşeleri pahlıdır. Sekizgen olan pabuçla minarenin gövdesi arasında iki tane sekizgen silme vardır. Gövdesinde bir tane kuşak bulunan minarenin şerefe altı mukarnaslarla doldurulmuştur.

Paylaşın

Kilis: Ulu Camii (Cami-i Kebir)

Ulu Camii (Cami-i Kebir); Kilis’in Merkez İlçesi, Nurettin Mahallesi, Eşref Kastelli Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Cami, Kilis’in en eski ve en büyük camisidir. Kıbleye parelel olarak uzanan dikdörtgen planlı ve mihrap önü kubbeli olan bir camidir. Kubbesinin doğu ve batı bölümleri çapraz tonozlarla örtülüdür. Son cemaat yeri olmayan caminin mihrap önü kubbesi, “7.30 m” çapında olup; iki sahın boyunca uzanmaktadır.

Dört tane gömme ayağa oturan kubbe tuğladan yapılmış ve dışı saçla kaplanmıştır. İçi yuvarlak dışı onikigen olan kubbe kasnağında, kemerli on iki pencere bulunmaktadır. Harimin orta eksenine yerleştirilen mihrap sivri kemerlidir. Nişindeki mukarnaslar ile ahşap malzemeden yapılmış minber, yapılmıştır.

Caminin harimi kuzeydeki avluya açılmakta olup, avlunun doğusunda ve batısında medrese hücreleri bulunmaktadır. Avluya, kuzeydoğudaki portaldan ve batıdaki kapıdan girilmektedir. Basık kemerli kapı açıklığından çapraz tonozla örtülü ara mekana geçilir. Beşik ve çapraz tonozlarla örtülü avlunun etrafındaki hücrelerle revak, düz damlıdır.

Avlunun kuzey yönünde yığma ayakların ikisinde birer mihrap nişli vardır. Sivri kemerli, üzeri çapraz tonozlarla örtülmüş revaklı alan, geçmişte (Hurufat Defteri kayıtlarındaKilis’te Cami-i Kebir, Şafiye Mescidi) “Şafiler Mescidi / Cami- Kebir Eyvanında Şafii Camii” olarak kullanılmıştır.

Kaidesi kare planlı olan minare sarı/sarımtrak ve siyah düzgün kesme taşlardan yapılmıştır. Kaidenin üst köşeleri pahlı olup, güney yönünde basık kemerli bir kapısı vardır.

Çokgen olan minare gövdesi sekizgen bir pabuç üzerinde yükselmektedir. Minarenin peteği ile külahı, bileziksiz gövdesi gibi yalındır. Alemi bulunmayan minare, tek şerefelidir. Şerefealtı bindirmeliklerindeki mukarnaslarla peteğin üst kısmına ajur tekniğiyle yapılmış yıldız motifleri yapının dikkat çeken süslemeleri arasındadır

Camideki göze çarpan süslemeler harime açılan portalda, portalın iki tarafındaki mihrabiyelerin üzerinde ve mihrapta toplanmıştır. Yuvarlak kemerli portalın kemer karnı ve kemerin bindiği gömme ayaklarda sekizgen; alt kemerde kare, dikdörtgen; baş kemerde de dikdörtgen geometrik şekillere yer verilmiştir.

Portalın iki yanında bulunan mihrabiyeler de pahlı silmelerle çevrilmiştir. Yaptıranı ve yapanı bilinmeyen bu camide renkli, düzgün kesme taş kullanılmış olup; 1924 yılındaki onarımını Halep’in ünlü mimarı Hacı Ahmet Azizi gerçekleştirmiştir.

Paylaşın

Kilis: Tuğlu Hamamı

Tuğlu Hamamı; Kilis’in Merkez İlçesi, Şeyhler Mahallesi, Efeler Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Hamam; Kilis ve yöresinin yönetiminde bir süre egemen olan (1782-1788) ve daha sonra “paşa” sanıyla ödüllendirilen Daltaban oğlu Mehmet Paşa yaptırmıştır. Duvarları renkli, düzgün kesme taşlarla; kubbesi tuğla ile örülen hamam 1785 yılı yapımıdır.

Taç kapıdan dehlize, dehlizden basık kemerli girişi olan soğukluk bölümüne girilir. Bu bölümdeki eyvanların üzeri beşik tonozla, ortadaki alanın üzeri de kubbe ile örtülüdür. Kubbenin ağırlığı sivri kemerlerle köşelerdeki dört ayağa aktarılmış olup; tepesinde sekizgen biçimli aydınlık feneri, altında da siyah ve beyaz taşlardan yapılmış sekizgen bir şadırvan vardır.

Tabanı siyah, beyaz, kırmızı renkli taşlarla döşeli olan bu bölümden sonra dehlizli bir geçişle, tabanı siyah, beyaz, sarı, kırmızı renkli taşlarla döşenmiş, ılıklık bölümüne geçilir. Üç eyvan, birinde su teknesi olan iki halvet bulunan bu bölümün üzeri basık kemerli bir kubbe ile örtülmüştür.

Ilıklık bölümünden yuvarlak kemerli giriş kapısı olan haç planlı, dört eyvanlı, dört halvetli sıcaklık bölümüne geçilir. Eyvanlar sivri beşik tonozlarla, orta alan da, kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin altında siyah, kırmızı mermerden yapılmış göbek taşı vardır. Üç eyvanda ve dört halvette birer tane olmak üzere, toplam yedi tane kurna bulunur.

Portal ve portalın bulunduğu yüzeyde kullanılan siyah ve beyaz taşlar ile sarı, beyaz, kırmızı mermerlerle gerçekleştirilen geometrik geçme biçimli silmeler yapının görünen süslemeleridir.

Paylaşın

Kilis: Hasan Bey (Çukur) Hamamı

Hasan Bey (Çukur) Hamamı; Kilis’in Merkez İlçesi, Çaylak Mahallesi, Hasan Bey Hamamı Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Hamam, XVI. yüzyılda Canboladoğulları’nın kahyası Hasan Bey yaptırmıştır. Yapının çevresinde sonradan yapılan müdahalelerle hamam yol kotunun altında kaldığından, halkın arasında “Çukur Hamam” olarak anılır.

Hamamın giriş kapısı yapının kuzey yönünde olup dilmeli bir kemer içersinde basık kemerlidir. Buradan dar ve uzun dikdörtgen biçimli dehlizle soğukluk bölümüne geçilir. Ahşap atkılı bir kapısı olan soğukluk bölümü sivri kemerle birbirine bağlanan ve köşelerde dört payeye oturan kubbe ile örtülüdür.

Ongen biçimli kasnağı olan kubbenin eteğinde beş küçük pencere ile tepede piramit külahlı bir aydınlık feneri vardır. Sekilerle çevrili olan soğukluk bölümünün tabanı siyah, beyaz, kırmızı taşlarla döşenmiş olup; ortasında taştan yapılmış sekizgen biçimli fıskiyeli bir şadırvan bulunmaktadır.

Dehlizli geçişle varılan ılıklık bölümüne sivri kemerli bir kapıyla girilir. Dikdörtgen planlı olan bu bölümüm üzeri basık bir kubbe ile örtülmüştür. Tabanı sarı, siyah, kırmızı renkli taşlarla döşeli olan ılıklık bölümünde eyvanlar, halvet ve su teknesi (mağtis) vardır.

Ilıklığın güneybatı ucu basık kemerli bir kapısı olan dehlize ve dehliz sonu da sıcaklığa açılır. Haç planlı, dört eyvanlı, dört halvetli olan sıcaklık bölümün orta alanı kubbe ile örtülmüştür.

Orta alana açılan eyvanların üzeri beşik tonozlarla örtülüdür. Sivri kemerli küçük kapılı halvetleri; beyaz, kırmızı mermerden yapılmış sekizgen biçimli göbektaşı ve toplam sekiz tane kurnası hamamın göze çarpan diğer özellikleridir.

Paylaşın