Kilis: Paşa Hamamı

Paşa Hamamı; Kilis’in Merkez İlçesi, Canpolat Paşa Mahallesi, Paşa Hamamı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Sivri kemerli derin bir niş içinde bulunan cümle kapısı oldukça görkemlidir. Bu kapının düz atkısı üzerindeki silmelerin yukarısında yapının Kilis Sancak Beyi Canbolad Bey tarafından yapıldığını belirten yazıtı vardır.

Portaldan sonra dehlizlerden geçilerek hamamın soğukluk bölümü gelir. Bu bölümü örten kubbenin ağırlığı sivri kemerlerle köşelerdeki ayaklara bindirilmiştir Dıştan altıgen içten yuvarlak olan kubbe kasnağında sekizgen biçimli aydınlık feneri vardır.

Soğukluk bölümünden iki basamaklı merdivenle soyunma (soyunmalık) bölümüne geçilir. Toplam on üç pencere ile iyice aydınlık olan bu bölümün tabanı siyah beyaz mermerle kaplı olup ortada taştan yapılmış yuvarlak bir şadırvan vardır.

Yapının kuzeybatı yönündeki dehlizin sonunda sivri kemerli bir kapısı olan üç eyvanlı iki halvetli ılıklık bölümü gelir. Kubbe ile örtülü olan halvetler buradaki cam fanuslardan gelen gün ışığı ile aydınlanır. Bu bölümde büyüğü tahrip olmuş küçüğü halen var olan iki su teknesi vardır.

Sivri kemerli bir kapısı olan sıcaklık bölümü haç planlı, dört eyvanlı, dört halvetlidir. Merkezi alan kubbe ile haç planın kollarını oluşturan eyvanlar beşik tonozla örtülüdür.

Halvetletler haçın kollarında ve üzerlerinde küçük kubbeler vardır. Tabanı siyah, beyaz, pembe renkli taşla döşeli olan bu bölümün ortasında beyaz mermerden yapılmış sekizgen göbektaşı ve on yedi kurna vardır.

Paylaşın

Kilis: Hoca Hamamı

Hoca Hamamı; Kilis’in Merkez İlçesi, Büyükkütah Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

1545’te Kanuni Sultan Süleyman döneminde Canbolat bey yaptırmıştır. Soyunma yeri, Soğukluk – Sıcaklık bölümlerinden oluşan sade bir hamamdır. Kare planlı, büyük kubbelidir. Orta mekan biri büyük beş kubbeyle, eyvanlar beşik tonozla örtülüdür.

Köşelerde kubbeyle örtülü hal hücreleri bulunmaktadır.Hoca Ramazan Şeyh Gökçe,Canbolad Paşadan sonra tekrar tamir ettirdiği için adı Hoca Hamamı olarak kalmıştır. 2010 yılında Vakıflar Müdürlüğü tarafından restore ettirilmiştir.

Soğukluk bölümünden sonra dehlizle helalara ve ılıklık bölümüne geçilir. Üç kollu haç planlı olan bu bölümde sivri, beşik tonozlu üç eyvan, üzeri kubbe ile örtülü iki hücre ile sonradan bozulan/değiştirilen bir mağtas vardır.

Ilıklık bölümünden sonra basık kemerli kapısı o haç planlı, dört eyvanlı, dört halvetli sıcaklık bölümü gelir. Ortadaki alan ile halvetler kubbe ile eyvanlar beşik tonozlarla örtülmüştür.

Ortada büyük ve tek kubbe dört köşede dört küçük kubbenin altında sekiz yıkanma yeri/bölmesi vardır. Merkezi alanın ortasında beyaz, sarı, kırmızı, siyah renkli mermerlerden yapılmış sekizgen biçimli göbek taşı vardır.

Paylaşın

Kilis: Eski Hamam

Eski Hamam; Kilis’in Merkez İlçesi, Meşhetlik Mahallesi, Eski Hamam Sokağı üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Hamam, Emir Kasım oğlu Emir Canbolad yaptırmıştır. Soğukluk, ılıklık, sıcaklık bölmeleri ayni eksen üzerinde olan bu hamamda sadece soğukluk bölümü düzgün, kesme sarı taştan; diğer bölümleri ise, sarı ve siyah renkli taştan yapılmıştır.

Hamamın girişi sağlayan taç kapı ve düz atkılı üç pencere oldukça dikkat çekicidir. Kapının atkı taşı zıvanalı taşlarla örülmüştür. Buranın üstünde üste sıralanmış; sülüs karakterli yazıyla yazılmış bir yazıt (dikdörtgen biçiminde,yonca yapraklı ), taştan yapılmış düz bir silme ve bir alınlık bulunmaktadır.

Girişten sonra beşik tonozla örtülü bir dehliz ve sonunda sivri kemerli kapısı olan “soyunma yeri” gelir. Mekanı örten kasnaksız kubbe, birbirine sivri kemerlerle bağlanmış dört payeye üzerine oturmaktadır. Kubbenin eteğinde dört pencere, tepesinde konik bir aydınlık feneri, altında sekizgen bir şadırvan ve yanlardaki dikdörtgen biçimli düz atkılı beş pencere bu bölümün diğer ayrıntılarıdır.

Bu bölümden sonra soğukluk bölümü ve ondan sonra da üzeri basık kubbeyle örtülmüş ılıklık bölümü gelir. Geçişleri beşik tonozla örtülü, sivri kemerli dehlizler sağlamaktadır.

Hamamın sıcaklık bölümü dört eyvanlı ve dört halvetli olup; orta mekan yıldız ve altıgen biçimli aydınlık delikleri kaplı basık bir kubbeyle örtülmüştür. Sekilerle çevrili olan sıcaklık bölümünün ortasında beyaz ve kırmızı mermerden yapılmış sekizgen biçimli bir göbek taşı vardır

Paylaşın

Karabük: Hadrianapolis Antik Kenti

Hadrianapolis Antik Kenti; Karabük’ün Eskipazar İlçe Merkezinin 3 km batısında Viranşehir Mevkii çevresinde dağınık şekilde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kuzeybatı Anadolu’nun klasik antik çağlardaki sosyo-ekonomik yapısı, kültür tarihi ve arkeolojisi üzerine bugüne değin çok durulmamıştır. Bu yüzden Hadrianapolis Kenti kalıntıları da fazla tanınmamaktadır. Gerçek anlamda kentte birden fazla merkez vardır. Bunlardan birinde Roma kalıntıları yoğunlaşmaktadır. Bu alan bir kaya yüzüne işlenmiş aedicula’sı bulunan bir kutsal alandır. Bunun dışında kentin Roma Dönemi mimari kalıntıları sınırlıdır. Erken Bizans Dönemi kalıntıları ise yoğundur.

Kent içinde üç adet Erken Bizans kilise kalıntısı vardır. Bunlardan ikisi kaçak kazılar sonucu açılmıştır. Bunun dışında bir sarnıç kalıntısı hala tonozları ile ayaktadır. Kentin Roma ve Bizans dönemi mimari dokusuna ait bloklar devşirme olarak ilçenin çeşitli yerlerinde kullanılmıştır. Proje kapsamında bu devşirme malzemenin tümünün yerlerinin saptanması, harita üzerinde işaretlenmesi, belgelenmesi ve korumaya alınması gerekmektedir.

Antik yerleşim özellikle üç adet kilise kalıntısının bulunduğu alanda yoğunlaşmaktadır. Bu kiliselerin tamamı İS 6’ncı yüzyıla aittirler. En erken kilise olarak hemen Eskipazar’ın 2 kilometre batısında kent çıkışında, bir mevki üzerinde inşa edilmiştir.

2003 tarihinden itibaren yapılan çalışmalarda 15 x 23.5 metre ebatlarındaki kilisede dört önemli mozaik bulunmuştur. Kadın, erkek, hayvan ve meyve figürlerinin yer aldığı mozaiklerin önemli bir özelliği üzerlerinde Hıristiyan inancına göre cennetteki dört nehir “Phison”, “Geon”, “Euphrates” (Fırat) ve “Tigris” (Dicle)’in personifikasyonun ve adlarının yer almasıdır. Bu tür bir kompozisyona Anadolu’da henüz rastlanılmamıştır.

Kilise tabanındaki mozaikli alan içinde yine bir de adak yazıtı bulunmaktadır. Bu yazıtta “Sadık saray muhafızı Himerios ile pek onurlu ve değerli Valentina’nın adağıdır” ibaresi geçmektedir. Himerios adı üstüne yapılan çalışma sonucunda bu ismin bir “Skholarios”, yani bir İmparatorluk muhafızı olduğunu ve bu ismin filolojik ve prosografik olarak yalnızca İ S 6’ncı yüzyılda görüldüğü fark edilmiştir. Ayrıca Himerios ile Valentina evli olduğu düşünülmektedir. Yalnız bu mozaik yazıtında bir verbum yoktur, bu da yazıtın devamının bir yerlerde olabileceğini düşündürmektedir.

Mozaikler 2003 yılında, hava koşullarından etkilenmemeleri için geçici olarak özel bir örtüyle kapatılmıştır. Kilisede yapılan ayrıntılı incelemelerde fark edilen diğer bir husus, atrium duvarının en alt taş sırasındaki taşlardan ikisinin dış yüzünde en az 10 satırlık Yunanca yazıtın varlığıdır. Bu yazıt “damnatia memorae” şeklinde kazınmış olsa da yazılar halen seçilebilmektedir. Ayrıca kilise giriş kapısında tabana gömülü tabula ansata şeklinde bir yazıtta ‘Burada anısı azizler arasında yer alan Iordannes yatıyor’ ibaresi bulunan mermer bir yazıt mevcuttur.

Paylaşın

Karabük: Kimistene Antik Kenti

Kimistene Antik Kenti; Karabük’ün Eskipazar İlçesi, Deresemail Köyü, Değirmenbaşı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Deresemail Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

İmparator Caracalla (211-217) ve Diacletianus (284-305) ait heykel kaideleri, Zeus Kiminsteros, Demeter, Artenis Kratione Hermes kütleleri ile ilgili tapınak ve yazıtları, mezar yazıtları bulunan Kimistene, Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir yerleşim yeri idi. Yazıtlar arasında Kimisteneliler’in Romanya’da maden işçisi olarak çalıştıklarına ait yazıtlar bulunmuştur.

Kimistene yerlileri Amasra ve Bartın kıyılarına Dalmaçya kıyılarından gelerek yerleşmişlerdir. Deresemail, Hanköy, Bayındır antik yerleşim alanlarıdır. Latince ve Eski Yunanca yazılmış kitabeler, taşlar üzerine yazılmış çeşitli tasvir ve heykeller bulunmuştur.

Asar Tepe isimli dağ silsilesinin üzerinde yer alan Kimistene Antik Kenti dört yükselti üzerindedir. Bu yükseltilerden ortadakine Akropolis, diğerlerine de Birinci Nekropolis Tepeliği, İkinci Nekropolis Tepeliği ve Sarnıç isimleri verilmiştir. Akropolis zirvesinin kuzeyindeki suni bir düzlüğe Roma döneminde bir tapınak inşa edilmiştir.

Bu tapınak şu anda sadece temel seviyesinde korunmuş olup, bulunduğu platform dikdörtgene yakın bir formda düzeltilmiş ve bu düzlüğün kenarları büyük boyutlu taşlarla setlenmiştir.  Kimistene, kutsal nitelikli bir yerleşim olup dağlık bir alanda kurulmuş olması bir tesadüf değildir. Bu tür dağlık mahalli kutsal alanlara bu bölgede başka yerlerde de rastlanmıştır.

 

Paylaşın

Kilis: Nemika Kasteli

Nemika Kasteli; Kilis’in Merkez İlçesi, Deveciler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Adnan Menderes Parkı köşesindeki kastel, 1911 yılında Abuş Hanım adlı bir hayırseverin, kızı Nemika Hanım için yaptırılmıştır.

Kastel sonradan yapılan onarım ve müdahalelerle özgünlüğünü yitirmiştir. Yapının bir duvarı düz olup diğer üç duvarı sağır kemerlidir. Kastelin görünümü etkileyen süslemeler, yuvarlak kemerler ile bunların oturduğu mukarnaslı konsollardır.

Yazıtı yıpranmış olan kastelin suyu halen akmakta olup, suyu Koyunoğlu yöresindeki kuyulardan gelmektedir. İlde bulunan “16” kastelden (çeşme) bir kısmı özgünlüğünü yitirmiş, bir kısmı da susuzdur.

Yöredeki kastel, sebil ve şadırvanların suyu kent dışında (ilezi) açılan kuyulardan ve kaynak suları çevresinde yapılan kaptaşlardan sağlanıp; yerleşim birimlerine kanallar, su depoları, maskemler (savak, maslak) ile getirilmiştir.

Paylaşın

Kilis: Kurdağa Kasteli

Kurdağa Kasteli; Kilis’in Merkez İlçesi, Bölük Mahallesi, Kurdağa Caddesi, Binbaşı Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

1635 yılında Kilis voyvodası Kurdağa tarafından yaptırılmış tek girişli bir çeşmedir.

Ön yüzü düzgün kesme taş, arka tarafı moloz taşlarla örülmüştür. Kastelin önünde sivri kemerli derin bir niş ile ayna taşının iki yanında maşrapa koymaya yarayan (maşrapalık) sivri kemerli iki niş daha vardır.

İkinci bir su deposu, hayvanların kullanımı için yapılmış ayrı bir teknesi (yalak) de olan yapıya sonradan üç yandan açık kemerli ve üzeri kubbe ile örtülü bir sundurma eklenmiştir.

Yazıtı olmayan kastelin suyu halen akmakta olup; Kalleş Dağı yöresindeki Mıh Kuyusu adı verilen kuyulardan sağlanmaktadır.

İlde bulunan “16” kastelden (çeşme) bir kısmı özgünlüğünü yitirmiş, bir kısmı da susuzdur. Yöredeki kastel, sebil ve şadırvanların suyu kent dışında (ilezi) açılan kuyulardan ve kaynak suları çevresinde yapılan kaptaşlardan sağlanıp; yerleşim birimlerine kanallar, su depoları, maskemler (savak, maslak) ile getirilmiştir.

Paylaşın

Kilis: Fellah Kasteli

Fellah Kasteli; Kilis’in Merkez İlçesi, Ebulula Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Arapça adının dilimizdeki karşılıklarından biri “ekinci, çiftçi, ekin eken ve biçen” sözcüğü olduğundan bu kastel daha çok bu tür insanları gereksinimi için inşaa edilmiştir.

1643 yılında yapılan bu kastel, canlı (kaynak kişi) ve yazılı kaynaklara göre yörede belediyece yapılan yol çalışmaları sırasında yeri değiştirilmiş ve özgünlüğünü yitirmiştir.

Dikdörtgen bir planı içeren yapı sundurmalı olup, tek yönlüdür. Yüzeysel bir nişe yerleştirilen musluklar yapının önünde olup, yol kotundan birkaç basamak alttadır.

1643 yılında Hasan Ağa tarafından yaptırılan kastelin biri yapım diğeri onarım olmak üzere iki tane yazıtı vardır. Halen akmakta olan suyu, Kurdağa Kasteli’nden gelmektedir.

İlde bulunan “16” kastelden (çeşme) bir kısmı özgünlüğünü yitirmiş, bir kısmı da susuzdur. Yöredeki kastel, sebil ve şadırvanların suyu kent dışında (ilezi) açılan kuyulardan ve kaynak suları çevresinde yapılan kaptaşlardan sağlanıp; yerleşim birimlerine kanallar, su depoları, maskemler (savak, maslak) ile getirilmiştir.

Paylaşın

Kilis: İpşir Paşa Kasteli

İpşir Paşa Kasteli; Kilis’in Merkez İlçesi, Şehit Sakıp Mahallesi, İpşir Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Dikdörtgen planlı, önü sundurmalı bir kasteldir. İki girişi sivri kemerli olup, kemerler ayaklar üzerine oturtulmuştur.

Kastelin ana girişini sağlayan sivri kemerin tepesinde çevresi zincir biçimli bir motifle süslenmiş bir delik ve bunun iki yanında bitki desenli motiflerle süslenmiş birer rozet vardır. Ana girişin solundaki kemer ise yalındır.

Ayna taşının üzerinde bulunan ve çeşitli desenleri içeren (yaprak, palmet) yapım, onarım yazıtları ile rozeti mermer olup, oldukça dikkat çekicidir.

İpşir Paşa Kasteli lülesi, yazıtları, su teknesi,sekisi, maşrapalık olarak kullanılan iki küçük nişi ve rozetiyle döneminin özelliklerini yansıtan, tipik bir Osmanlı çeşmedir.

Günümüzde suyu akmayan kasteli 1654 yılında sadrazam Mustafa Paşa (İpşir Paşa) yaptırmış ve suyunu da İlizi yöresinden getirtmiştir.

İlde bulunan “16” kastelden (çeşme) bir kısmı özgünlüğünü yitirmiş, bir kısmı da susuzdur. Yöredeki kastel, sebil ve şadırvanların suyu kent dışında (ilezi) açılan kuyulardan ve kaynak suları çevresinde yapılan kaptaşlardan sağlanıp; yerleşim birimlerine kanallar, su depoları, maskemler (savak, maslak) ile getirilmiştir.

Paylaşın

Kilis: Salih Ağa Kasteli

Salih Ağa Kasteli; Kilis’in Merkez İlçesi, Tabakhane Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Tabakhane Camisi yakınında olan bu kastel, 1855 yılında Salih Ağa adlı bir hayırsever tarafından yaptırılmıştır. Yol kotundan biraz aşağıda, sundurmalı bir yapı olan bu kastelin bir ana girişi, iki de yan girişi vardır.

Kasteli gösterişli kılan sivri kemerler ayaklara bindirilmiştir. Kastelin önündeki musluğun altında taştan yapılmış bir tekne; ayna taşının da iki yanında maşrapa koymağa yarara birer tane niş (maşrapalık) vardır.

Taştan yapılmış yazıtının çevresi bitki ve zincir desenli motiflerle süslenmiş, sivri kemerli bir pano içersindedir. Günümüzde suyu olmayan bu kastelin suyu, geçmişte İlezi yöresindeki beş ayrı kaynaktan sağlanırmış.

İlde bulunan “16” kastelden (çeşme) bir kısmı özgünlüğünü yitirmiş, bir kısmı da susuzdur. Yöredeki kastel, sebil ve şadırvanların suyu kent dışında (ilezi) açılan kuyulardan ve kaynak suları çevresinde yapılan kaptaşlardan sağlanıp; yerleşim birimlerine kanallar, su depoları, maskemler (savak, maslak) ile getirilmiştir.

Paylaşın