Spor Öncesi Ve Sonrası Cilt Bakımı!

Sporun sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmanın önemli yollarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Spor kadar, spor öncesi ve sonrası cilt bakım rutininizi doğru şekilde takip etmelisiniz. Bir cilt bakımı rutini izlemiyorsanız, spor salonuna gitmek, cildinizde en iyi sonucu vermeyecektir.

Haber Merkezi / Evet, terleme normaldir ve parlak ve sağlıklı bir cilde ulaşmanın neredeyse tek yoludur. Ancak bu, yalnızca belirli bir cilt bakımı rutini uyguladığınızda elde edilebileceğiniz bir sonuç.

Cildinizin parlak ve sağlıklı görünmesi için spor öncesi ve sonrası izlemeniz gereken birkaç ipucunu sizler için derledik.

Spor öncesi cilt bakımı

Spor öncesi makyaj yapmak en büyük hatalardan bir tanesi. Spora başlamadan önce makyajınızı mutlaka çıkarın, çünkü makyaj için kullandığınız malzemeler cilt gözeneklerinizi ve ter bezlerinizi tıkayarak cildinizin nefes almasını zorlaştıracaktır. Bu nedenle, spora başlamadan önce cildinizdeki tüm makyaj malzemelerini silmenizi öneririz.

Cildinizdeki tüm makyaj malzemelerini çıkardıktan sonra, cildinizi UV ışınlarından korumak için en sevdiğiniz nemlendiriciyi ve güneş kremini sürmeni tavsiye ederiz.

Terlemeyi Önleyici roll-on uygulamak; Spor yaparken terleme çok yaygın bir olgudur. Koltuk altlarınıza ter önleyici bir roll-on uygulayarak koltuk altlarınızın bakteriler ve mikropları için en önemli yaşam yeri haline gelmesini önlemiş olursunuz.

Açık saçla spor yapmayın; Saçınız kısa olsa bile her zaman düzgün bir şekilde toplayın. Aksi takdirde saç ürünleri terle birleştiğinde gözenekleri tıkar ve alında sivilcelere neden olur.

Spor salonunda herhangi bir ekipmanı kullanmadan önce daima dezenfektan, kendi temiz havlunuzu kullanın. Spor sırasında yüzünüze dokunmayın çünkü elleriniz kirlidir ve bakteriyel enfeksiyon kapabilir. Bu nedenle, egzersiz yaparken ellerinizi yüzünüzden uzak tutun.

Spor sonrası cilt bakımı

Spordan sonra cildinizi temizlemek antrenman öncesi kadar önemlidir. Spordan sonra terli yüzle dinlenmek, cildinizde bakteri oluşmasını sağlayabilir. Bu nedenle spor sonrası hemen bir duş alın.

Saçlarınızı hafif şampuanla yıkayın ve saçınızı kurutmak için fön makinesi yerine havlu kullanın. Duştan sonra cildinize serum uygulayın ve nemlendirici jel ile nemlendirin. Umarız bu kolay ve hızlı ipuçları, en zorlu spor günlerinizde bile cildinizin temiz, parlak ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Paylaşın

CHP’li Öztrak: Şaha Kalkan Ekonomi Değil, Borçlar

Partisinin Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek, “Cumhurbaşkanı makamında oturanların, önce hesap bilmesi gerekir. Biz buradan kendisine nelerin milli gelirden daha hızlı arttığını, neyin şaha kalktığını bir söyleyiverelim: şaha kalkan BORÇ… Tekrar ediyorum borç” dedi.

Haber Merkezi / Öztrak, Erdoğan’ın 2023 hedefleriyle ilgili, “Cumhuriyet tarihinin en iddialı ve en cesur makas değişikliği” açıklamasını değerlendirerek, “İnsaf be kardeşim. Ne makas değiştirmesi, siz treni devirdiniz. Treni, treni…” dedi.

Erdoğan Hükümetlerinin yargı, liyakat, eğitim, tarım, ekonomi gibi her alanda treni devirdiğini söyleyen Öztrak, “Ne söylediyse, ne vaat ettiyse, altında ezildi. Şimdi aynı Erdoğan, milletten özür dilemek yerine, müflis bezirgân misali, eski vaatlerine kulp takıp, allayıp pullayıp, yeniden milletimize yutturmaya kalkıyor. İsmi bile kalmayan 2023 hedeflerini sayıklayarak, ortalarda dolaşıyor. Ama milletimize de, 2023’te 2 trilyon dolara çıkarmayı taahhüt ettiği milli geliri neden 925 milyar dolara düşürdüğünü, ‘25 bin dolar olacak’ dediği kişi başına geliri neden 10 bin 703 dolara indirdiğini, ‘500 milyar dolar olacak’ dediği yıllık ihracatı nasıl olup da 242 milyar dolara gerilettiğini, yüzde 5’e indirmeye söz verdiği işsizliği nasıl olup da yüzde 11,4’e sıçrattığını anlatmıyor. Anlatamıyor” diye konuştu.

2009 tarihinde çıkarılan 200 liralık banknotla, aynı yılın Ocak ayında alınabilen meyve, sebze, et, un ve şekerin, bugün ancak dört tane 200 liralık banknot ve yanına bir de 50 liralık banknotla alınabildiğini söyleyen Öztrak, “Hükümet bu masrafları, hayat pahalılığını düşürecek önlemler alacağına görüntüyü kurtarmaya çalışıyor. Yalandan fiyat etiketlerini denetliyor… Erdoğan şimdi de raflardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçmeyi vadediyor. Beyler herhalde yeni iş başına geldi. Soruyorum, Allah aşkına, raflardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek için koskoca 20 yıldır ne yaptınız?” diye sordu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu: Öztrak’ın açıklamaları şöyle;

“Orhan Veli; “Öyle bir rûzigâr ki, kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigâr” diyor. AK Parti Genel Başkanı, Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında, ulaşmayı taahhüt ettiği hedefleri, bundan 10 yıl önce 2011 seçimlerine giderken, bu seçim beyannamesiyle ilan etmişti.

Bu yetmedi, bu seçim beyannamesindeki taahhütlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 10. Kalkınma Planı’yla da resmileştirdi. Üzerinden 11 yıl geçti, Erdoğan iki hafta önce, kendi imzasıyla açıkladığı Orta Vadeli Program’da, millete verdiği 2023 taahhütlerinin yalan olduğunu, hayal olduğunu açıkladı. Söz verdiği bu hedeflerin yarısına bile ulaşamayacağını itiraf etti.

Ne söylediyse, ne vaat ettiyse, altında ezildi. Şimdi aynı Erdoğan, milletten özür dilemek yerine, müflis bezirgân misali, eski vaatlerine kulp takıp, allayıp pullayıp, yeniden milletimize yutturmaya kalkıyor. İsmi bile kalmayan 2023 hedeflerinin ismini sayıklayarak, ortalarda dolaşıyor.

Ama milletimize de, 2023’te 2 trilyon dolara çıkarmayı taahhüt ettiği milli geliri neden 925 milyar dolara düşürdüğünü, “25 bin dolar olacak” dediği kişi başına geliri neden 10 bin 703 dolara indirdiğini, “500 milyar dolar olacak” dediği yıllık ihracatı nasıl olup da 242 milyar dolara gerilettiğini, yüzde 5’e indirmeye söz verdiği işsizliği nasıl olup da yüzde 11,4’e sıçrattığını anlatmıyor.

Sözlerini tutamayan Erdoğan, “Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten” diyemiyor. Onun yerine Büyük ve güçlü Türkiye’nin “siluetinin” ufuktan göründüğünü söylüyor. 19 yıllık yönetimlerinin sonunda milletimize, “Hedefleri tutturamadık, yalan oldu” demek yerine, “Size 2023 hedefleri yerine siluet verelim, sesinizi çıkartmayın” diyorlar.

Yetmiyor, hiç sıkılmadan, “2023’te yeniden şahlanıştan” bahsediyorlar. Sanırsınız beyler tazecik hükümet yeni geldiler daha. Beyefendi “çıraklık” dedi, “kalfalık” dedi, “ustalık” dedi, milletin 20 yılını çaldı… Şimdi çıkmış hala şahlanmaktan bahsediyor.

En son 2003’te Cihan isimli bir küheylan, şahlanıp Erdoğan’ı üstünden atmıştı. Şimdi de asil milletimiz sandıkta şahlanıp; Erdoğan’ı attan düşmekten beter etmeye hazırlanıyor.

Orada da durmadı. “Cumhuriyet tarihinin en iddialı ve en cesur makas değişikliğini gerçekleştirdiklerini” söylüyor. İnsaf be kardeşim. Ne makas değiştirmesi, siz treni devirdiniz. Treni, treni…

Ben söyleyeyim bu beceriksiz makasçı, yargı trenini devirdi önce… 2010’da Hâkimler ve Savcılar Kurulunu FETÖ’ye teslim etti. Ordumuza kumpas kurdurdu. Ordumuzun Harim-i ismetini, kozmik odasını, suç ortaklarına açtı. Sonra aynı yağmurda ıslandığı eski dostları, darbeye kalkıştı. Meclisi bombaladı. Millet, o gece devletini sokaklardan topladı. Erdoğan’da yolunu açtığı bu hain darbe girişimine “Allah’ın bir lütfu” dedi. Bu darbe girişimini kendi vesayet rejimini kurmak için kullandı.

Bu beceriksiz makasçılar devlette liyakat trenini de devirdi… Büyükelçiler, rüşvetten aklanmamış eski bakanlara, rektörlükler, tekaüt milletvekillerine arpalık yapıldı. Liyakatin yerini, Saraya sadakat aldı.

Beceriksiz makasçı Erdoğan eğitimde de treni devirdi. Her gelen bakanla eğitim sistemi değişti, her gelen bakanla sınav sistemi değişti. Öğrencilerin de, öğretmenlerin de, velilerin de başı döndü.

Beceriksiz makasçı Erdoğan Şahsım Hükümeti tarımda da treni devirdi. Ürün fiyatı ile girdi fiyatı arasında sıkışan çiftçilerimiz perişan… Üzüm üreticisi feryat ediyor, fındık üreticisi feryat ediyor, pancar üreticisi feryat ediyor. Yer fıstığı üreticisi feryat ediyor. Ayçiçeği üreticisi feryat ediyor.

Çiftçiye kanunen hak ettiği, 213 milyar liralık tarımsal desteği ödemediler. Bunu yapmadıkları gibi birde çiftçiyi ithalat sopasıyla dövüyorlar. 19 yılda, tarım ve hayvancılıkta yapılan toplam ithalat, 120 milyar 419 milyon doları buldu.

Beceriksiz makasçı, vatandaşın geçim trenini de devirdi. Üretici perişan oldu ama vatandaş da ucuz meyve-sebze göremedi. Hayat pahalılığı aldı başını gitti. Hükümet bu masrafları düşürecek önlemler alacağına görüntüyü kurtarmaya çalışıyor. Yalandan fiyat etiketlerini denetliyor…

Onun yerine 128 milyar dolar rezervimizi, Merkez Bankası’nın arka kapısından Hazine Bakanı Damadınızın Hazine’sine aktardınız, teslim ettiniz. Onun talimatıyla da kamu bankaları bu paraları buharlaştırdı. Paramızı pul oldu.

Erdoğan 2018 seçimlerine giderken, “Verin bu kardeşinize yetkiyi, faizle, şununla, bununla nasıl uğraşılır göreceksiniz” demişti. Millet de, “Treni 2023’e götürsün”, faizle, şununla, bununla uğraşsın diye, Erdoğan’a yetkiyi verdi. Sonuç, dünyada en yüksek politika faizine sahip 9. ülkeyiz.

19 yıllık Şahsım Hükümetleri döneminde, milletin cebinden alıp, Londra’daki bir avuç faiz lobisinin cebine koydukları para 191 milyar dolar. Aynı dönemde, bütçeden içeriye ve dışarıya yapılan toplam faiz ödemesi, 509 milyar 381 milyon dolar. Şimdi bu milyar dolarları, liraları söylemesi kolay da hakikaten aklın, havsalanın alacağı rakamlar değil bunlar.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün maliyeti 3,5 milyar dolar. Şimdi bunların ödedikleri faizle, 145 tane Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılırdı. İstanbul-İzmir Otoyolu’nun maliyeti, Osmangazi Köprüsü de dâhil 10,3 milyar dolar. Bunların ödedikleri bu faizlerle Türkiye’nin etrafını dört kere dönecek, otoyol yapılırdı.

“Vatandaş iğne ipliğe dönmüş”

Erdoğan’ın yönettiği ekonomide, yandaşlar da abat olmaya devam ediyor. “1 kuruş vermeden yaptırdık” denen, dolar, avro garantili ballı projelere, saray sadece bu yılın ilk 8 ayında 18 milyar 874 milyon lira ödemiş. Şahsım vesayet rejiminde, havuzcular tosun gibi şişerken, vatandaş iğne ipliğe dönmüş.

Dünya Bankası verilerine göre son üç yılda ülkedeki yoksul sayısı, 3 milyon 232 bin kişi arttı. TÜİK’e göre yoksul sayısı 17 milyon 921 bin kişi. Bütün bunların yanında en hazini bir de çok derin çocuk yoksulluğu var. Derin Yoksulluk Ağı’nın İstanbul’da düzenli geliri olmayan ailelerle yaptığı, son araştırmaya göre, ailelerin yüzde 74’ü bebek maması ve bezi almakta zorlanıyor.

Millet önceden düğünde dernekte, eşine dostuna rahatlıkla bir çeyrek altın takabiliyordu. Şimdi millet kendi evladının mürüvvetinde bile çeyrek altın takmakta zorlanıyor.

Ama saray ahalisi söylüyorum hep baştan beri milleti unuttu. Sesini duymuyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin rakamlarına göre, 26 Avrupa ülkesi içinde, Arnavutluk, Karadağ ve Bulgaristan’dan sonra, asgari ücretin en düşük olduğu ülke, Türkiye. Türkiye artık Avrupa’nın Çin’i bile değil.

Ben buradan tekrar söylüyorum, Cumhurbaşkanı makamında oturanların, önce hesap bilmesi gerekir. Biz buradan kendisine nelerin milli gelirden daha hızlı arttığını, neyin şaha kalktığını bir söyleyiverelim: şaha kalkan BORÇ… Tekrar ediyorum borç.

Ne yazık ki salgın döneminde milletin borç yükü daha da ağırlaştı. Dünya, salgında vatandaşlarını paraya boğdu, Erdoğan Şahsım Hükümeti milletimizi borca batırdı. Dünyada benzer ülkeler arasında, vatandaşına en az doğrudan destek veren, buna karşılık en fazla borç veren ülke biz olduk.

“Dört ayaklı bir strateji izleyeceğiz”

Önümüzdeki seçimler, ülkemiz için büyük önem taşıyor. Milletimizin bu iktidardan sıtkı sıyrıldı. Ülkemize lig düşürten bu iktidardan kurtulmak için, millet artık sandığı hasretle bekliyor. Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında, CHP iktidarında, Yeni Kurumlarla, Yeni Kurallarla, Yeni Kadrolarla ülkemizi ayağa kaldıracağız.

Bunun için dört ayaklı bir strateji izleyeceğiz. Stratejimizin ilk ayağında, adaleti, demokrasiyi ve kuvvetler ayrılığını ayağa kaldırmak var. Tarafsız Cumhurbaşkanı ile “Yepyeni ve Güçlendirilmiş Bir Parlamenter Sistem” yapacağımız tüm diğer işlerde güçlü bir zemin ve yitirilen güven ortamının yeniden temini imkanını oluşturacaktır.

Programımızın ikinci ayağında üretimin önünü açacak önlemler var. Ekonomiyi borçla şişirme modeli artık iflas etmiştir. Üreterek, verimliliği artırarak, ekonomiyi büyüten bir modeli getireceğiz. Salgın döneminde ülkeler çok önemli dersler edindi. Bu dersler ışığında devletin, sağlık, eğitim, gıda güvenliği gibi kritik alanlarda akılcı müdahalesini sağlayacağız. Dijital ve Yeşil Ekonominin sunduğu fırsatları değerlendireceğiz. Refah Devleti 3.0 yaklaşımından yararlanacağız.

Programımızın üçüncü ayağında, üretilen refahın adil şekilde paylaştırılması var. Üretim artışıyla oluşan refahı topluma yaymadığınızda, toplum kesimlerini dışladığınızda, birilerini arkada bıraktığınızda, maalesef büyüme sürmüyor. Bunu artık gelişmiş ülkelerde anladı. Bizim burada yararlanacağımız en önemli yeni kurum Aile Destekleri Sigortası olacak.

Ve Programımızın dördüncü ayağında, çevresel, ekonomik ve mali sürdürülebilirlik var. Bu sene yaşadığımız yangın ve sellerde gördük; tüm yapılacak işlerde, çevrenin sürdürülebilirliğini planlamak önceliğimiz olmak zorunda. Yeşil Mutabakata uyum sağlayacağız, Paris İklim Antlaşması’nı onaylayacağız. Borcun kontrolsüz artışına müsaade etmeyeceğiz. Enflasyona neden olmadan, istikrar içinde hızla büyüyeceğiz.

Soru – Cevap

Soru; İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adayla gidilmesinin faydalı olacağını düşündüğünü söyledi. Adayın belirlenmesi sürecini tıkamayacağını açıkladı. Akşener’in bu sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? CHP olarak Millet İttifakı’nın tek aday çıkarması konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Faik Öztrak; Genel Başkanımız da, Sayın Akşener’de bu konuda fikirlerini ifade ederken konunun Millet İttifakı’nın iktidarının önünü tıkamayacağını açık, seçik söylüyorlar. Millet ittifakı içinde bu konular sorun yaratmaz.

Soru; Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk öğrencilere 300 TL, Suriyeliler başta olmak üzere yabancı öğrencilere 600 TL burs veriyor. Bu ayrımcılık hakkındaki yorumunuz ne olabilir?

Faik Öztrak; Konuşmamda söyledim. Bu hükümet kendi vatandaşına bu ülkeyi cehennem, yabancılara da bu ülkeyi cennet haline getirmek için elinden geleni ardına koymuyor. Hiç şaşırmadım. Hep diyorum, bu hükümet el iyisidir.

Soru; Çıplak semazen olayı çok tepki çekti. Sizin bu konuda bir yorumunuz olacak mı?

Faik Öztrak- Şimdi bir kere İzmir Büyükşehir Belediyemizin yaptığı bir açıklama var. Diyor ki, “Bu sema değil, modern danstır” diyor. Ben şunu anlamıyorum hakikaten, çocuklarımız yurt bulamıyor. Tekirdağlı hemşerim borç yüzünden canına kıyıyor, bazılarının derdi de kim nerede çıplak dans etmiş o. Bunlar milletten iyice koptular. Bıraksınlar bu boş gündemleri milletin derdiyle uğraşsınlar. Milletimizin sıkıntısı büyük.

Soru- Yarın Memleket Partisi’nde birinci olağan kurultay var. Sayın Muharrem İnce tek aday olarak kurultaya girmesi şu anda görünen durum. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Faik Öztrak- Hayırlısı olsun diyoruz.

Soru; Son dönemde açıklamalarıyla gündemde olan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Cumhurbaşkanı kararıyla yeniden Diyanet İşleri Başkanlığına atandı. Cumhurbaşkanına teşekkür ederken “Anayasamızın toplumu din konusunda aydınlatma görevini verdiği Diyanet İşleri” diyerek anayasal görev vurgusu yaptı. Hem bu konudaki değerlendirmeniz, hem de Diyanet’in Kuran kursuna giden çocuklar okul öncesi eğitimi almış kabul edilsin önerisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Faik Öztrak; Şimdi aslında tabi bu atama kararı bizim için şaşırtıcı değil, buna geleceğim. Ama Ali Erbaş’ın bahsettiği o görev anayasada yazmıyor. Diyanetin kendi kanununda yazıyor. Demek ki Anayasayı okumamış. Ben kendisine tavsiye ediyorum, anayasanın 136. maddesini bir okusun. Anayasanın 136. maddesi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevini “bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak” yerine getireceğini söylüyor, bunu emrediyor. Cumhur İttifakı’na sadakatle hizmet eden Diyanet İşleri Başkanı’nın, Diyanet’i sarayın şubesi haline getiren Diyanet İşleri Başkanı, belli ki bir gece yarısı kararnamesiyle yeniden atanarak mükâfatlandırılmış.

İkinci soruya gelince; tabi uluslararası güvenilir çalışmalar okul öncesi eğitimin, tüm eğitim kademeleri içinde çocuk gelişimi açısından en önemli safha olduğunu söylüyor. Dolayısıyla okul öncesi eğitime ilişkin değerlendirmeler son derece önemli. Bunların öyle ayaküstü yapılmaması gerekiyor. Bilimin ışığında uzun uzun tartışılması gerekiyor.

Paylaşın

Mercanlar İklim Değişikliğine Karşı Mücadele Ediyor

İklim değişikliği, dünya genelinde biyolojik çeşitlilik ve özellikle mercan resifleri üzerindeki baskıyı hızla yoğunlaştırıyor. Ancak, resiflerin geleceği düşündüğümüz kadar kasvetli olmayabilir. İki yeni çalışmada araştırmacılar, mercanların iklim değişikliğiyle düşündüğümüzden daha iyi başa çıkabileceğini, hatta dayanıklılıklarını yavrularına aktarabileceğini keşfetti.

Haber Merkezi / Barındırdığı birçok deniz türüyle, gezegendeki en canlı ekosistemlerden biri olan mercanlar, iklim krizi ve genişleyen deniz ısı dalgaları nedeniyle çok fazla baskı altında bulunmakta.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Kuzeybatı Hawaii Adaları ve Avustralya’daki Great Barrier Reef gibi mercan resifleri, son yıllarda kaydedilen en kötü ağartmaları yaşadı ve bu sadece başlangıç ​​olabilir. Küresel ısınmanın artmaya devam etmesi mercanlar için daha da kötü sonuçlar anlamına gelecektir.

Bununla birlikte, bazı mercan popülasyonlarının iklim krizinin etkilerinden kurtulma yeteneğine sahip olduğuna dair sinyaller var. Bir araştırma, deniz ısı dalgalarının Pasifik Okyanusu’ndaki Phoenix Adaları Koruma Alanları (PIPA) yakınlarındaki mercan toplulukları üzerindeki etkisinin zamanla azaldığı ve bazı mercanlar için umut verdiğini ortaya koydu.

Woods Hole Oşinografi Enstitüsü’nden araştırmacılar, 400.000 kilometrekarelik korunan bir alan olan PIPA içindeki dört adadaki mercan topluluklarını izledi. 2002-2003, 2009-2010 ve 2015-2016’daki bir dizi sıcak hava dalgasının buradaki mercanları nasıl etkilediğini incelemek için günlük uydu verilerini ve sıcaklık kaydedicilerini kullandılar.

Çalışma, 2002-2003 sıcak dalgasından ciddi şekilde etkilenirken, mercanların 2009-2010 sıcak dalgasında minimum kayıp yaşadığı, 2015-2016’daki başka bir sıcak hava dalgasında yaşanan kayıp beklenenden daha azdı. Dikkat çekici olsa da, bilim insanları, mercanların bunu nasıl başarabildiğinden gerçekten emin değiller. Bilim insanları yine de, iklim krizi kötüleşirse mercanların aşılabilecek sınırları olduğuna dikkat çekiyorlar.

James Cook Üniversitesi’ndeki ARC Mercan Resifi Araştırmaları Merkezi’ndeki araştırmacıların yaptığı bir araştırma ise, mercanların iklim değişikliğine uyum sağlama kapasitesinin büyük ölçüde kendilerine miras kalan özelliklere bağlı olduğunu öne sürüyor. Araştırmacılar, sera gazı emisyonları artmaya devam ederse bu adaptasyon kapasitesinin yeterli olmayacağı konusunda uyarıyorlar. Bu, iklim krizi konusunda şimdi harekete geçmek için başka bir neden.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Açıklama

Kovid 19’da son 24 saatte 341 bin 854 Kovid-19 testi yapıldı, 27 bin 692 kişinin testi pozitif çıktı, 237 kişi yaşamını yitirdi. Bakan Koca, son veriler sonrası yaptığı açıklamada, “Tam doz aşımızı olup, tedbirlere uyarak salgına karşı gerekli mücadeleyi vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı.

Açıklanan verilere göre son 24 saatte 341 bin 854 Kovid-19 testi yapıldı, 27 bin 692 kişinin testi pozitif çıktı, 237 kişi yaşamını yitirdi.

Bakan Koca’dan açıklama

Güncel veriler sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Can kaybımız dünkü kadar fazla değil. Vaka sayımız, içinde olduğumuz hareketlilik dönemini aynı ciddiyetle yansıtıyor. Bu durum, yakın günlerde vefat sayılarına yansımaya devam edecek. Tam doz aşımızı olup, tedbirlere uyarak salgına karşı gerekli mücadeleyi vermeliyiz” dedi.

Paylaşın

Fenerbahçe’de Başakşehir Mesaisi

Fenerbahçe, Süper Lig’in 5. haftasında karşılaşacağı Başakşehir maçının hazırlıklarına başladı. Fenerbahçe, yarın yapacağı çalışmayla Başakşehir maçının hazırlıklarını tamamlayacak.

Haber Merkezi / Süper Lig’in 5. haftasında 19 Eylül Pazar günü Başakşehir’le deplasmanda karşılaşacak olan Fenerbahçe, bu maçın hazırlıklarına Can Bartu Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla başladı.

Eintracht Frankfurt ile oynanan maça ilk 11’de başlayan oyuncular saat 16.00’da başlayan antrenmanı rejenerasyon çalışmasıyla tamamladı. Diğer oyuncular ısınma ve koordinasyon çalışmalarının ardından pas ve gol vuruşu çalışmaları yaptı. Antrenman dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçla noktalandı.

İrfan Can Kahveci, Nazım Sangare, Marcel Tisserand, Serdar Dursun ve Jose Sosa’nın tedavilerine devam edildi. Fenerbahçe, yarın yapacağı çalışmayla Başakşehir maçının hazırlıklarını tamamlayacak. Fenerbahçe, Lig’de 10 puanla 3. sırada yer alırken, Başakşehir’in henüz puanı bulunmamakta.

Paylaşın

Galatasaray, Alanyaspor Maçı Hazırlıklarına Başladı

Galatasaray, Süper Lig’in beşinci haftasında Alanyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla başladı. Alanyaspor maçı öncesindeki son antrenmanını yarın gerçekleştirecek.

Haber Merkezi / Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmanda Lazio ile oynanan maçta tam süre alan oyuncular günü yenilenme çalışması yaparak tamamladı. Diğer oyuncular ise antrenmana ısınma hareketleri ile başladı.

Antrenmanda daha sonra pas çalışmaları üzerinde duruldu. Antrenmanın ana bölümünde sınırlı alanda dayanıklılığa yönelik çift kale maç oynandı. Antrenman, interval koşular ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı.

Galatasaray, Alanyaspor maçı öncesindeki son antrenmanını yarın Florya Metin Oktay Tesisleri’nde gerçekleştirecek. Galatasaray, Lig’de 8 puanla 5. sırada yer alırken,  Alanyaspor, 6 puanla 11. sırada yer alıyor.

Paylaşın

Beşiktaş, Antalyaspor Maçı Hazırlıklarını Tamamladı

Süper Lig’in 5. haftasında Antalyaspor ile deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamlayan Beşiktaş, karşılaşma öncesi kampa girecek. Beşiktaş, Süper Lig’de 10 puanla lider durumda bulunurken, Antalyaspor 4 puanla 15 sırada yer alıyor.

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’in 5. haftasında Antalyaspor ile deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarını, bu akşam BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde yaptığı çalışmayla tamamladı. Basına kapalı idman, 1.5 saate yakın sürdü.

Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. İdman, sahada yapılan ısınma koşuları, istasyon koşuları ve stretching çalışması ile başladı.

Pas, 5’e 2 ve dar alanda oyun kontrol pas çalışmaları ile taktik programının yer aldığı çalışmalar yapıldı. Antrenman, yarım sahada yapılan çift kale maç ve şut çalışması ile sona erdi. Beşiktaş, karşılaşma öncesi Antalya’da kampa girecek.

Beşiktaş’ın maç kamp kadrosu ise şöyle: Ersin Destanoğlu, Mert Günok, Valentin Rosier, Rıdvan Yılmaz, Francisco Montero, Josef de Souza, Salih Uçan, Michy Batshuayi, Oğuzhan Özyakup, Gökhan Töre, Can Bozdoğan, Atiba Hutchinson, Mehmet Topal, Miralem Pjanic, Cyle Larin, Rachid Ghezzal, Necip Uysal, Fabrice Nsakala, Kenan Karaman, Güven Yalçın

Paylaşın

TFF’den Statlara Giriş Şartlarıyla İlgili Açıklama

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklama ile 10 Ağustos 2021 tarihli Müsabakalarda Uygulanacak Kovid-19 Tedbirlerine İlişkin Talimat’la belirlenen stadyumlara giriş şartlarına yönelik taraftarları bilgilendirdi.

Haber Merkezi / TFF, yapılan açıklamada, 11 Ağustos’tan önce kombine bilet almış kişilere tanınan PCR testi ile müsabakalara giriş hakkıyla ilgili 60 günlük sürenin 12 Ekim’de dolacağı vurgulandı. Açıklamada, ayrıca, 12 yaş altı çocukların müsabakalara girememesi uygulamasının devam ettiği aktarıldı.

TFF’den konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle;

“11.08.2021 tarihinden önce kombine bilet almış kişilere tanınan PCR testi ile müsabakalara giriş hakları, 60 günlük sürenin 12.10.2021 tarihinde dolması nedeni ile sona erecektir.

12.10.2021 tarihinden itibaren karşılaşmalara sadece aşı takvimini (T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanan aşılardan iki doz aşı olmak ya da Covid-19 hastalığını geçirmiş olup, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanan aşılardan bir doz aşı olmak) tamamlamış olan kişiler veya Covid-19 hastalığını geçirip üzerinden 180 gün geçmemiş olan kişiler katılım sağlayabileceklerdir.

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 07.09.2021 tarihinde 12 yaş ve üstü kişilere aşı hakkı tanınması ile beraber 60 günlük süre sınırına istinaden 09.11.2021 tarihi itibarıyla 12-17 yaş arası kişilerde aşı takvimini tamamlamış olma şartı aranacaktır.

09.11.2021 tarihine kadar 12-17 yaş arası kişiler için son 48 saatte yapılmış PCR testi geçerli olacaktır. 12 yaş altı kişilerin müsabakalara girememesi uygulaması devam etmektedir.”

Paylaşın

CHP’li Akın: İktidarın Uyguladığı En İyi Politika Zam Yapmak

1 Ekim’de yapılması beklenen elektrik zammıyla ilgili iktidarın arayış içinde olduğunu söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, “İktidar bugüne kadar uyguladığı en iyi politika olan “faturayı vatandaşa keserek zam yapmayı” hayata geçirmeye hazırlanıyor” dedi.

Haber Merkezi / CHP’li Akın, iktidarın artan elektrik maliyetleri nedeniyle faturalara yapılacak zamla ilgili iktidarın formül arayışında olduğuna işaret ederek, “Vatandaşların tepkisi üzerine iktidar mesken abonelerine daha az; sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama abonelerine ise daha çok zam yapmayı değerlendiriyor. Meskenlerde zam yapılmadığı algısı yaratmak için sanayiye fahiş zam yapılırsa fatura yine vatandaşa kesilecek. Bütün temel ürünler ve gıda kış aylarında zamlanacak. Geliri düşen vatandaşımızın bütçesi kışın yapılacak bu zamla adeta sabote edilecek” değerlendirmesinde bulundu.

Ahmet Akın, yaptığı yazılı açıklamada 1 Ekim’de yapılması beklenen elektrik zammıyla ilgili iktidarın arayış içinde olduğunu kaydetti. CHP’li Akın, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 1 Ekim 2021 tarihinde açıklayacağı elektrik tarifesinde; son dönemde yaşanan kuraklık, uluslararası piyasalarda doğalgazın fiyatının yükselmesiyle artan maliyetler nedeniyle büyük bir zam yapılması bekleniyor. Maliyetlerin artacağı neredeyse aylar öncesinden bilinmesine karşın iktidar herhangi bir politika geliştirilmedi.

İktidar aylar öncesinden ülkemizde yaşanacak kuraklığı görmezden geldi. Pandemi sonrası uluslararası enerji fiyatlarında yaşanacak artışa karşın herhangi bir politika uygulamadı. Oysa bu dönemde yapılacak kaynak yönetimi ve elektrik üretimine ilişkin planlamayla elektrikteki maliyet artışının etkisi vatandaşlara yansıtılmayabilirdi. Ancak geldiğimiz aşamada iktidar bugüne kadar uyguladığı en iyi politika olan “faturayı vatandaşa keserek zam yapmayı” hayata geçirmeye hazırlanıyor.

“İktidar, yapılacak elektrik zammıyla ilgili formül arayışında”

Elektrik faturaları son üç yıl içerisinde 2 kattan daha fazla (yüzde 122 oranında) zamlanmıştır. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları başta olmak üzere elektrik zamlarıyla ilgili yaptığımız açıklamalar kamuoyunda ses getirince vatandaşımız elektrik faturalarına karşı haklı tepkilerini dile getirmiştir. Vatandaşların artan tepkisinden çekinen iktidarın, yapılacak elektrik zammıyla ilgili formül arayışında olduğu belirtilmektedir.

İktidarın değerlendirdiği formüllerden birine göre; 1 Ekim’de yapılacak zammın doğrudan vatandaşlara yansıtılmaması için mesken tarifesinde daha az bir zam yapılması yönünde bir adım atılabileceği belirtiliyor. Artan maliyet artışının karşılanması için sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama tarifelerine ise fahiş zamların yapılabileceği kaydediliyor.

Üretim faaliyetinde bulunan sanayi Türkiye’de en büyük elektrik tüketimini yapan abone grubunu oluşturuyor. Sanayi abone tarifesine yapılacak fahiş zam, sanayicimizin artan maliyeti nedeniyle dünya genelinde rekabetini düşürmesinin yanı sıra yaratacağı domino etkisiyle kış aylarında enflasyonu tetikleyecektir.

İktidarın mesken tarifelerine az zam yapıldığı illüzyonu yaratmak için sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama abonelerine yapacağı fahiş zamların faturası yine vatandaşa kesilecek. Sebze, meyve, temel gıda ve temizlik ürünlerinde kış aylarında büyük zamlar yaşanacak. Bu durum hâlihazırda geliri düşen vatandaşımın bütçesinin gizli olarak adeta sabotaja uğraması anlamına gelecek.

“İktidar bu gibi algı oyanlarıyla uğraşmasın”

Vatandaşların tepkisi nedeniyle iktidarın uygulayacağı bu politika zaten artan hayat pahalılığını daha da artıracak. Bir kez daha uyarıyoruz: İktidar bu gibi algı oyanlarıyla uğraşmasın. İktidar şirketler değil, vatandaş lehine tercih yaparsa ne doğrudan ne de dolaylı zam yapmasına gerek yok. Elektrikte artan maliyetler; şirketlere verilen destekleme ödemeleri, dağıtım bedeli, vergi ve fonlar üzerinden karşılanabilir. Bu kararı almak iktidarın elinde.”

Paylaşın

Mesut Özil’in Golü Fenerbahçe’ye Yetmedi

UEFA Avrupa Ligi D Grubu ilk maçında Eintracht Frankfurt’a konuk olan Fenerbahçe, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Fenerbahçe’nin golünü 10. dakikada Mesut Özil atarken, Eintracht Frankfurt’un golünü 41. dakikada Sam Lammers kaydetti.

Haber Merkezi / Fenerbahçe, karşılaşmanın 90. dakikasında kazandığı penaltı vuruşundan faydalanamadı. D Grubu’nun diğer maçında Olympiakos, konuk ettiği Antwerp’i 2-1 mağlup etti.

Fenerbahçe, gruptaki ikinci maçını 30 Eylül’de Olympiakos ile Kadıköy’de oynayacak. Frankfurt ise aynı gün Antwerp’e konuk olacak.

Maçtan dakikalar:

2. dakikada ev sahibi ekibin kullandığı köşe vuruşundan sonra kontra atağa çıkan Fenerbahçe, Gustovo’nun pasında defansın arkasında topla buluşan Rossi, kaleci Trapp ile karşı karşıya kaldı. Rossi’nin şutunda topu kaleci kontrol etti.

10. dakikada sağ kanattan geliştirilen atakta Mesut Özil çizgiye indikten sonra topu Mert Hakan’la buluşturdu. Mert Hakan’ın gelişine vurduğu top direkten döndü. Ardından gelişen pozisyonda topu önünde bulan Rossi’nin sağ köşeye attığı şutu kaleci Trapp çeldi. Kaleciden dönen topu Mesut Özil ağlarla buluşturdu: 0-1.

23. dakikada Eintracht Frankfurt’un sağdan geliştirdiği atakta Kostic’in pasında topla bulaşan Sow’un şutu sonrası top savunmadan döndü.

40. dakikadaki Mert Hakan’ın pasında Mesut Özil topu ceza sahsı çizgisinde bulunan Valencia ile buluşturdu. Valencia’nın sert şutunda top rakibe çarparak kornere gitti.

41. dakikada Eintracht Frankfurt 1-1’lik eşitliği sağladı. Sol taraftan kontra atak geliştiren ev sahibi ekipte Kostic, ceza sahasına girdikten sonra uygun durumda bulunan Lammers’i topla buluşturdu. Lammers topu filelere gönderdi: 1-1.

59. dakikada E.Frankfurt atağında savunmanın arkasına sarkan Kamada’nın pasında Lammers topu ağlara gönderdi. Ancak gol ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.

74. dakikada ceza sahası sağ kanatta topla buluşan Kostic’in vuruşunda Altay gole izin vermedi. Ardından Kim Min-Jae topu uzaklaştırdı.

90. dakikada Rossi’nin ara pasında kaleci ile karşı karşıyla kalan Pelkas, Trapp tarafından düşürülünce hakem penaltı kararı verdi.

90+2. dakikada penaltı atışını kullanan Pelkas’ın şutunu kaleci Trapp çeldi. Dönen topu Berisha ağlara gönderdi. Ancak VAR’dan gelen uyarının ardından gol geçersiz sayıldı.

Stat: Deutsche Bank Park

Hakemler: Maurizio Mariani, Matteo Passeri, Alessandro Costanzo (İtalya)

Eintracht Frankfurt: Trapp, Da Costa, Hinteregger, N’Dicka, Durm, Kamada, Sow, Jakic, Kostic, Borre (Dk. 73 Hauge), Lammers

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Szalai, Kim Min-jae, Serdar Aziz, Ferdi Kadıoğlu (Dk. 77 Muhammed Gümüşkaya) , Luiz Gustavo, Mert Hakan Yandaş (Dk. 77 Meyer), Osayi-Samuel, Mesut Özil (Dk. 77 Pelkas), Rossi, Valencia (Dk. 77 Berisha)

Goller: Dk. 10 Mesut Özil (Fenerbahçe), Dk. 41 Lammers (Eintracht Frankfurt)

Paylaşın