Babacan: Bütçeyi Faiz Ve Rant Transferine Çevirdiler

Partisinin Polatlı ilçe kongresinde konuş DEVA Lideri Babacan, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek, “Gitmeden önce büyük ihaleleri verelim, rantları dağıtalım’ mı diyorlar? Kimse endişe etmesin, bütün bunların hepsi idari ve yargı denetimine tabi tutulur. Bütün bir ülke, kötü yönetimin yakıcı bedelini ödüyor. Bütçeyi faiz ve rant transferine çevirdiler.” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kullandığı “Yoksul toplum kesimleri salgın karşısında kaderlerine terk edildi” ifadelerini kürsüye yansıtan Babacan, Erdoğan’ı şu sözlerle eleştirdi:

“Sayın Erdoğan nihayet günün sonunda aynaya bakmış. Bizim ülkemizde de yoksul toplum kesimlerini salgın karşısında kaderlerine terk edildiğinin itirafında bulunmuş. Bu; Türkiye’nin salgın döneminde vatandaşına milli gelire oranla en az destek sağlayan ülkelerden birisi olduğunun itirafıdır. Salgın döneminde vatandaşı borçlandırmakla övünülmeyeceğinin itirafıdır. Vatandaşa hibe vermeyip, borcu faiziyle geri almanın ayıp bir şey olduğunun itirafıdır.

Salgın dönemi boyunca ‘Çiftçiyi, esnafı, işçiyi borçlandırmayın. Gelirini kaybeden veya geliri ciddi anlamda düşen vatandaşlara doğrudan hibe desteği verin. Gündelik kazanıp geçinen vatandaşlarımıza destek olun’ dedik. Pandeminin ortasında Kanal İstanbul’u gündeme getirip, olmayan kanalın üzerinden geçecek köprünün ayağının temelini attılar. ‘Gitmeden önce büyük ihaleleri verelim, rantları dağıtalım’ mı diyorlar? Kimse endişe etmesin, bütün bunların hepsi idari ve yargı denetimine tabi tutulur. Bütün bir ülke, kötü yönetimin yakıcı bedelini ödüyor. Bütçeyi faiz ve rant transferine çevirdiler.”

“Vatandaş geçinmek için borçlanıyor”

Takibe düşen bireysel kredilerdeki artışın grafiğini de kürsüden gösteren Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık borç, borçla da dönmüyor. Son üç ayda yeni takibe düşen kredilerin rakamı 2 milyar 246 milyona çıkmış durumda. Takibe düşen bireysel krediler, geçen senenin nisan, mayıs, haziran ayı ile bu yılın nisan, mayıs haziran ayını karşılaştırdığımızda 18 kat artmış. Geçen seneye göre altı kat daha fazla vatandaşımız kredisini ödeyememiş ve takibe alınmış. Kredi pompalamasının yansıması bu. Ekonomideki çarpık zihniyetin sonucu bu. Vatandaşlarımız geçinmek için borçlanıyor. Normalde ev alırsınız, araba alırsınız borçlanırsınız ve borcunuzun karşısında bir varlık olur. Sürekli tüketmek, harcamak için borçlanıyorsa vatandaşımız bu yolun sonu yok.

DEVA Partisi’nin de bu millete bir borcu var: Yoksulluğun, işsizliğin ve enflasyonun üstesinden gelmek de bizim boynumuzun borcudur. Türkiye’de aç ve açıkta kimseyi bırakmamak için gece gündüz çalışmak bizim boynumuzun borcudur. Haysiyetli bir yaşam, insan onuruna yaraşır bir hayatı bu topraklardaki insanlar hak eder.

Yanlış kararlar al; aklın bilimin dışında işler yap; akraba bakanla beraber Merkez Bankası rezervlerini eksi 52 milyar dolara düşür; dövizin kontrolünü elinden kaçır… Ondan sonra ‘Fiyatlarla, etiketlerle mücadele edeceğiz’ deyip esnaf ile vatandaşı karşı karşıya getir. Bu dürüst bir yaklaşım değil. Aldatan olmayacaksın. Maliyet artışlarının da fahiş fiyatların da sebebi yüksek kurdur. Kurun kontrolünü elinden kaçıran hükûmettir. Bu hükûmetin başındaki kişidir.

DEVA ekonomisi, yatırımları Türkiye’ye çeken bir mıknatıs işlevi görür. Büyüme hızını ve istihdamı artıracağız. Hiç kimse yardım bağımlı hale gelmesin diye koruyup kollayacağız.

İstedikleri kadar ben ve arkadaşlarımın yönetimde olduğu dönemin başarılarıyla övünmeye çalışsınlar. Artık yolun sonuna geldiler. Onlar da çok iyi biliyorlar, onun için panik yapıyorlar. Mevcut iktidar panik halinde çekmeceleri açıp, eski başarılarla övünüyorlar. Bizim başarılarımızla göz boyamaya kalkıyor. O başarılar; dürüst, çalışkan, işin ehli, tertemiz kadroların başarısıydı. DEVA Partisi şimdi yepyeni bir hikâye yazıyor. Geçmiş başarılarımızın üstüne yepyeni başarılar ekleyeceğiz.

Kamu kaynaklarını kendilerine bağlayan, on yerden, on beş yerden huzur hakkı alanlara kötü bir haberimiz olacak. Onların huzurunu kaçıracağız. Çünkü 84 milyonun hepsi için çalışacağız. Topyekûn bir zenginleşme görmek istiyoruz.”

Paylaşın

Fenerbahçe, Giresunspor’dan 3 Puanı 2 Golle Aldı

Fenerbahçe, Süper Lig’in altıncı haftasında konuk ettiği Giresunspor’u 2-1 mağlup etti. Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren goller, 3. dakikada Ferdi Kadıoğlu, 64. dakikada Mesut Özil kaydetti. 

Haber Merkezi / Giresunspor’un golü ise 85. dakikada Doukara’dan geldi. Bu gol, Giresunspor’un bu sezon attığı ilk gol olma özeliğini taşıyor. Giresunspor, ayrıca, 40. dakikada penaltıdan yararlanamadı.

Fenerbahçe bu galibiyetle 13 puana yükseltirken, Giresunspor 1 puanda kaldı. Fenerbahçe, Süper Lig’in 7. haftasında Hatayspor’a konuk olacak. Giresunspor ise, Kayserispor’u ağırlayacak.

Goller;

2. dakikada sağ taraftan Rossi’nin içeri çevirdiği topa arka direkte Ferdi’nin yaptığı dokunuşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-0

64. dakikada ceza sahası sağ tarafında Giresunspor savunmasının hatası ile topla buluşan Berisha pasını Mesut’a aktardı. Ceza sahası için sağ çaprazında kaleciyle karşı karşıya kalan Mesut’un yerden vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 2-0

85. dakikada ceza sahası dışı sol çaprazında topla buluşan Doukara’nın sert şutunda meşin yuvarlak filelere gitti. 2-1

Stat: Ülker

Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Serdar Aziz (Dk. 60 Novak), Min-jae, Szalai, Osayi-Samuel, Gustavo, Mert Hakan Yandaş (Dk. 46 Crespo), Ferdi Kadıoğlu (Dk. 73 Muhammed Gümüşkaya), Mesut Özil, Rossi (Dk. 60 Berisha), Valencia (Dk. 81 Pelkas)

Giresunspor: Onurcan Piri, Zeki Yavru, Diarra, Perez, Aziz Eraltay (Dk. 56 Süleymanov), Traore (Dk. 66 Umut Nayir), Pelupessy (Dk. 56 Emre Taşdemir), Diabate (Dk. 77 Erol Can Akdağ), Flavio, Sergio, Balde (Dk. 66 Doukara)

Goller: Dk. 3 Ferdi Kadıoğlu, Dk. 64 Mesut Özil (Fenerbahçe), Dk. 85 Doukara (Giresunspor)

Paylaşın

Açlık Sınırı 3 Bin 628, Yoksulluk Sınırı 12 Bin 469 Liraya Yükseldi

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Eylül 2021 verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 3 bin 628, yoksulluk sınırı da 12 bin 469 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / KAMU-AR, dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda miktarlarını esas alarak belirlediği açlık sınırı ile gıdanın yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk duygusu çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken gıda dışındaki harcamaları dikkate alarak hesapladığı yoksulluk sınırı araştırmasının Eylül 2021 sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; açlık sınırı eylülde bir önceki aya göre 39 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 33 lira ve yoksulluk sınırı da 72 lira arttı. Ocak-eylül döneminde ise açlık sınırı 482 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 800 lira arttı.  Ailelerin gıda ve gıda dışı ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken toplam harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı da yılın ilk dokuz aylık döneminde toplam 1.282 liralık artışla 12 bin 469 lira oldu.

Açlık sınırı

Dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için alması gereken kaloriyi sağlayacak gıda maddelerinden oluşturulan bir sepete bir ay süreyle ödenmesi gereken para eylül ayı için 3 bin 628 lira olarak hesaplandı.

Ankara’da en fazla alışveriş yapılan pazar ve marketlerden derlenen fiyatlara göre sağlıklı beslenebilmek için et – balık – yumurta için eylülde harcanması gereken tutar bir önceki aya göre 3 lira, geçen yıl aralık ayındaki düzeyine göre 118 lira ve son bir yılda ise 144 lira artarak 1.041 liraya çıktı. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 2 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 14 liralık artışla 91 lira oldu.

Süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama eylülde bir önceki aya göre 19 lira azalırken, yılın ilk dokuz aylık döneminde 213 lira ve geçen yılın eylül ayına göre ise 198 lira artarak 877 lira oldu. Meyve için harcanması gereken para eylülde 2 lira daha artarak 364 lira olurken son dokuz ayda 82 liralık, son bir yılda 90 liralık artış yaşandı. Sebze harcamasının parasal tutarı da eylülde önceki aya göre 15 lira arttı, geçen yılın sonuna göre ise 60 lira azalarak 293 lira oldu. Sebze harcamalarında son bir yıllık dönemde de 24 liralık artış oldu.

Eylülde 510 liraya yükselen ekmek, un ve makarna için yapılması gereken harcama son bir ayda 40 lira, son bir yıllık dönemde ise 116 lira arttı. Pirinç ve bulgur harcamaları eylülde de değişmezken son bir yılda 13 lira artarak 88 lira oldu. Sıvı yağ ve margarin için yapılması gereken harcama eylülde 2 lira azaldı, son bir yılda ise 27 lira artarak 84 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama da eylülde 1 lira artarak 218 lira oldu.  Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 61 lira da kaldı.

Eylülde açlık sınırı yetişkin bir erkek için 1.043 lira, yetişkin bir kadın için 834 lira, çocuk için 626 lira ve genç için de 1.126 lira oldu.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı harcamaların fiyat artışları da esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da eylülde 8 bin 841 liraya çıktı.

Eylülde giyim ve ayakkabı harcamaları 653 liraya indi. Barınma (kira dahil) harcamaları 1.900 liraya yükseldi. Ev eşyası harcamaları 1.038 lira, sağlık harcamaları 402 lira oldu. Ulaştırma harcamaları 1.838 liraya indi, haberleşme harcamaları 521 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 358 liraya çıktı. Eğitim harcamaları 275 lira olurken, otel harcamaları 756 lira, diğer mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 562 lira olarak hesaplandı. Alkollü içki ve sigara harcamaları ise 539 liraya yükseldi. Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk dokuz aylık döneminde 800 lira son bir yılda ise 1.158 liralık artış yaşandı.

Yoksulluk sınırı

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise eylülde 12 bin 469 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırında, bu yılın ilk dokuz aylık döneminde 1.282 liralık artış yaşandı. Son bir yıllık artış ise 1.837 lira oldu.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıkladı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 356 bin 132 test yapıldı, 27 bin 844 yeni vaka tespit edildi, 217 kişi hayatını kaybetti. Bakan Koca, “Salgının dramatik sonuçlarını yeni vaka sayıları belirliyor. Can kayıplarındaki azalmayı ancak vaka sayılarını istikrarlı şekilde düşürerek sürekli hale getirebiliriz. Tabloyu aşılarımızı olarak, tedbirlere uyarak kontrol altına alalım” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre,  son 24 saatte 356 bin 132 test yapıldı, 27 bin 844 yeni vaka tespit edildi. 21 bin 267 kişi de sağlığına kavuşurken corona nedeniyle bugün 217 kişi hayatını kaybetti.

Bakan Koca’dan uyarı

Yeni tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Salgının dramatik sonuçlarını yeni vaka sayıları belirliyor. Can kayıplarındaki azalmayı ancak vaka sayılarını istikrarlı şekilde düşürerek sürekli hale getirebiliriz. Tabloyu aşılarımızı olarak, tedbirlere uyarak kontrol altına alalım” dedi.

Aşılamada son durum

Güncel verilere göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 85.69, ikinci doz ortalaması yüzde 69.28, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 106 milyon 893 bin 726 oldu.

Paylaşın

MB’nin Faiz İndirimi Kararına Kılıçdaroğlu’ndan Tepki

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirim kararına bir tepkide CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Kılıçdaroğlu, “Bugün bir kez daha anlaşıldı ki, Merkez Bankası Başkanı da Erdoğan’dır” dedi.

Haber Merkezi /Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’na da tepki gösteren Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Erdoğan, ‘Ben ekonomistim’ diye diye aldığın kararlarla ülkeyi bugün daha da fakirleştirdin. Milleti faturasını ödeyemez hale getirirken, yine yandaşlarını zengin ettin. Sevgili halkım unutmayın; Erdoğan sebep, hayat pahalılığı ve ödenemeyen faturalar sonuçtur.

Bir sözüm de Merkez Bankası Başkanı’na! Onuru olan bir bürokrat, akıl dışı bu emir karşısında, istifasını verir ve giderdi. Bugün bir kez daha anlaşıldı ki, Merkez Bankası Başkanı da Erdoğan’dır. Ama unutmayın, milletin parasını pul eden herkes hesap verecek!”

Merkez Bankası , yüzde 19 olan politika faizini yüzde 18’e indirdi. Piyasanın beklentisi faizlerin yüzde 19 seviyesinde tutulacağı yönündeydi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın 100 baz puanlık faiz indirimi kararının ardından, dolar/TL yüzde 1’in üzerinde yükselişle 8.8017’yi gördü. Euro/TL ise 10.32’yi aştı.

Dolar/TL kurunda tüm zamanların en yüksek seviyesi, geçen haziran ayında gerçekleşmişti. Kur, 8.8122’ye ulaşmıştı.

Borsa İstanbul ise kazançlarını sildi. Borsa İstanbul BİST 100 Endeksi’nde yüzde 0,5 civarı eksiye döndü ve 1.400 puanın altı görüldü.

TCMB’nin karar metninde çekirdek enflasyona ilişkin gelişmelerin değerlendirildiği ifade edilirken, metinden “kararlı sıkı duruş” ifadesi de çıkarıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ağustosta tüketici fiyat endeksi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19.25 artmıştı.

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’a: Allahtan Ekonomistsin

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimi kararını eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı bir programdan görüntüler paylaştı.

Haber Merkezi / İYİ Parti Lideri Akşener, “Sayın Erdoğan, Allah’tan ekonomistsin! Olmasaydın, millet olarak ne yapardık bilmiyorum. Gerçekten bu hamlelerin dışında, ekonomiye dair rasyonel bir planınız var mı?” diye sordu.

Merkez Bankası, yüzde 19 olan politika faizini yüzde 18’e indirdi. Piyasanın beklentisi faizlerin yüzde 19 seviyesinde tutulacağı yönündeydi.

Merkez Bankası’nın 100 baz puanlık faiz indirimi kararının ardından, dolar/TL yüzde 1’in üzerinde yükselişle 8.8017’yi gördü. Euro/TL ise 10.32’yi aştı. Dolar/TL kurunda tüm zamanların en yüksek seviyesi, geçen haziran ayında gerçekleşmişti. Kur, 8.8122’ye ulaşmıştı.

Borsa İstanbul ise kazançlarını sildi. Borsa İstanbul BİST 100 Endeksi’nde yüzde 0,5 civarı eksiye döndü ve 1.400 puanın altı görüldü.

TCMB’nin karar metninde çekirdek enflasyona ilişkin gelişmelerin değerlendirildiği ifade edilirken, metinden “kararlı sıkı duruş” ifadesi de çıkarıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ağustosta tüketici fiyat endeksi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19.25 artmıştı.

Paylaşın

Merkez Bankası Faizi Düşürdü!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yüzde 19 olan politika faizini yüzde 18’e indirdi. Piyasanın beklentisi faizlerin yüzde 19 seviyesinde tutulacağı yönündeydi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın 100 baz puanlık faiz indirimi kararının ardından, dolar/TL yüzde 1’in üzerinde yükselişle 8.8017’yi gördü. Euro/TL ise 10.32’yi aştı.

Dolar/TL kurunda tüm zamanların en yüksek seviyesi, geçen haziran ayında gerçekleşmişti. Kur, 8.8122’ye ulaşmıştı.

Borsa İstanbul ise kazançlarını sildi. Borsa İstanbul BİST 100 Endeksi’nde yüzde 0,5 civarı eksiye döndü ve 1.400 puanın altı görüldü.

TCMB’nin karar metninde çekirdek enflasyona ilişkin gelişmelerin değerlendirildiği ifade edilirken, metinden “kararlı sıkı duruş” ifadesi de çıkarıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ağustosta tüketici fiyat endeksi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19.25 artmıştı.

Paylaşın

DEVA Partisi’nden Zam Tepkisi: Milletin Tahammülü Kalmadı

DEVA Partisi Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, yapılan zamlar üzerinden iktidarı eleştirerek, “Milletin artık yeni zamlara tahammülü kalmadı. İktidar artık vakit kaybetmeksizin boş gündemlerle uğraşmaktan vazgeçmeli ve vatandaşlarımızı rahatlatacak önlemler almalı. Kötü sonuçlardan gerekli dersleri çıkarmalı, orta ve uzun vadeli yerinde adımlar atmalı ve sorumluluklarının farkında olmalı. Ya da kötü yönettiğini kabul ederek artık yol açmalı.” dedi.

Haber Merkezi / Dünyada yükselen emtia fiyatları ile yüksek dolar kurunun elektrik ve doğal gaz faturalarını artıracağını ve iktidarı emtia fiyatlarındaki düşüş dönemini kaçırmakla eleştiren Birol Aydemir “Enerji sektöründe daha rutin işleri bile yürütemeyen iktidardan iyi kaptan olmasını beklemek mantık dışı” ifadelerini kullandı. “İktidar kötü yönetimde sınır tanımıyor” diyen Aydemir, şöyle konuştu;

“İktidar; yatırım ortamını bozarak, piyasayı siyasete alet ederek yeterli yatırımların yapılmasına engel olmuş ve vatandaşımızı elektrikte ve doğal gazda zam yağmuruna ve elektrik kesintilerine maruz bırakmıştır. Son olarak Temmuz 2021’de elektrik tarifelerine yapılan %15’lik zam ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminden bu yana sanayi, ticarethane ve tarımsal sulama tarifelerindeki artış %168’e, mesken tarifesindeki artış ise %105’e ulaşmıştır. Yine doğal gazda Eylül 2021’de doğal gaz tarifelerine yapılan son zamlarla Ocak 2018’den bu yana elektrik üretici tarifesindeki artış %196’ya, sanayi tarifesindeki artış %156’ya ve mesken tarifesindeki artış %95’e varmıştır.

Bu iktidar bir şeyde sınır tanımıyor: Kötü yönetim. Zamlar kötü yönetimin sonucu. İktidarın bu konudaki performansını sürekli artırması ‘Yok artık! Bu kadarı da olmaz!’ denilen her şeyi olduruyor, olduracak. Örnek vermekte hiç zorlanmıyoruz; elektrik ve doğal gazda gelen zam yağmurlarına rağmen yeni zamlar gelir mi? Ne yazık ki evet. Umarız haklı çıkan biz olmayız da vatandaşlarımızın üzerine ek yük binmez. Ancak korkarız ki son dönemde dünyada yükselen emtia fiyatları ile (özellikle kömür ve doğal gazda) ülkemizdeki yüksek dolar kuru enerji faturalarımızı daha da kabartacak. Ülke içindeki sıkıntılar konusunda gerekli iradeyi ortaya koymayan, aksiyonları almayan iktidar, küresel bazda yaşanan artışlar konusunda da zamanında alabileceği önlemleri almamış ve vatandaşımızı göz göre göre yeni zamlarla karşı karşıya bırakmıştır.

“Milletin artık yeni zamlara tahammülü kalmadı”

Ne yapabilirdi iktidar? En azından 2020’de yaşanan emtia fiyatlarındaki düşüş dönemini değerlendirerek, bu dönemde alıcı bulmakta sıkıntı yaşayan tedarikçiler ile bugüne kıyasla oldukça iyi şartlarla alım anlaşmaları yapabilirdi. İktidar zamanında gerekli adımları atmadığı için yüksek fiyatla ithal edilecek olan doğal gazın bedeli gerek elektrikte gerekse doğalgazda; sanayiye, tarım sektörüne, ticarethane ve konutlara yani tüm vatandaşlarımıza yansıyacak. Önümüzdeki dönemlerde de global düzeyde fırtınalar olabilir. İyi kaptan fırtınada belli olur. Enerji sektöründe daha rutin işleri bile yürütemeyen iktidardan iyi kaptan olmasını beklemek mantık dışı.

Milletin artık yeni zamlara tahammülü kalmadı. İktidar artık vakit kaybetmeksizin boş gündemlerle uğraşmaktan vazgeçmeli ve vatandaşlarımızı rahatlatacak önlemler almalı. Kötü sonuçlardan gerekli dersleri çıkarmalı, orta ve uzun vadeli yerinde adımlar atmalı ve sorumluluklarının farkında olmalı. Ya da kötü yönettiğini kabul ederek artık yol açmalı.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Alın Terine, Emeğe Değer Veren Bir Partiyiz

Bir dizi ziyaret için Rize’ye giden CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Rize’nin Bozkale Köyü’nde çay üreticileri ile kahvaltıda buluştu. Köy halkı ile sohbet ederek, yaşadıkları sorunları dinleyen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, “Biz alın terine, emeğe değer veren bir partiyiz. Az önce içeride söz verdim. Kaçak çay Türkiye’de büyük bir sorundur. İktidar olacağız, kaçak çayları Rize meydanda yakacağım. Hiç kimsenin Rizelilerin alın terini çalmasına izin vermeyeceğim. Ben adalet dediysem, 400 km yol yürüdüysem o kaçak çayları yakalayıp, Rize meydanda yakmakta benim boynumun borcu” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Konuşmasında çay üreticilerinin sorunlarına değinen Kılıçdaroğlu, “Çay üretiminde en büyük emeği harcayan kadınların dertleri var. Fiyatlardan memnun değiller. Fiyatların yükseltilmesini istiyorlar. ‘Bizi özel sektöre mahkum etmeyin’ diyorlar. Bu rahatsızlığın giderilmesi konusunda bir kanun teklifi hazırladık bunu parlamentoya verdik” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, “Bütün partilere açık ve net çağrı yapıyorum. Rizeli çay üreticisinin sorunlarını çözmek istiyorsanız bu kanunu meclisten birlikte geçirir. İsterseniz bu kanunu CHP değil onlar teklif etsin biz destek verelim. Rize’nin bu sorunu aşılabilir. Taban fiyatın altında bir alım yapılmasın. Rizelilerin, üreticilerin hakkını savunuyoruz. Rize’de üreticilerin büyük bir kısmı öteden beri iktidar partisine destek veriyor. Bugün gelinen noktada onların alınteri birilerine peşkeş çekiliyor” diyen Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi;

“Rize deyince akla doğal olarak çay geliyor. Dünyanın neresine giderseniz, bir Rizeli ile karşılaşınca ortak sorununuz çay olur. Burada da çay sorunu var, üreticilerinin sorunları var. Az önce içeride kadın kardeşlerimiz ile konuştum; malum çay toplama konusunda, çay fidanlarının bakımı konusunda en büyük emeği harcayan kişiler, Rizeli kadınlar.

Onların dertleri var, fiyatlardan memnun değiller, bu fiyatların yükseltilmesini istiyorlar. ‘Bizi özel sektöre mahkum etmeyin. Topladığımız ürünün hakkını almak istiyoruz, alın terini almak istiyoruz, emeklerimizin boşa gitmesini istemiyoruz. Biz mahkum etmeyin. Dolayısıyla devlet ürünü alsın, istiyorsa özel sektöre satsın’ diyorlar.

Dolayısıyla var olan yapıdan müthiş bir rahatsızlık var. Bu rahatsızlığın giderilmesi konusunda ve bir kanun teklifi hazırladık. Kanun teklifinin parlamentoya verdik. Buradan bütün partilere açık ve net çağrı yapıyorum; Rizeli çay üreticinin sorununu çözmek istiyorsanız o kanun teklifini Meclis’ten geçirelim, beraber geçirelim hatta istiyorsanız bu kanun teklifini CHP değil onlar versinler, destekleyelim. Bunun tamamı yapılabilir ve bu sorun aşılabilir, çözülebilir” dedi.

Sorular sordular, neler yapılacağı konusunda. Söyledik; taban fiyatı belirlesin, taban fiyatının altında bir alım yapılmasın. Özel sektör tarafından da yapılmasın çünkü taban fiyat adı üstünde, tavan değil taban fiyat. Taban fiyat, makul bir karı içeren bir fiyattır. Bu fiyatın altında eğer özel sektöre satmaya mahkum ediliyorsa çay üreticisi, alın teri çalınıyor demektir. Bunun önüne geçmek lazım.

“İnşallah iktidar olacağız, Rizelilerin oylarıyla iktidar olacağız”

Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak çaba harcıyoruz. Rizelilerin ve üreticilerin haklarını savunuyoruz. Bakın adım gibi biliyorum, Rize’de üreticilerin büyük bir kısmı, öteden beri iktidar partisine destek veriyor ama bakın bugün gelinen noktada onların alın teri, birilerine peşkeş çekiliyor. Alın terine, emeğe değer veren bir partiyiz.

Herkesin kazanmasını, herkesin üretmesini, herkesin alın teri dönmesini ve onun karşında da alın terinin karşılığını almasını isteyen bir partiyiz. Buradaki soruna el koyduk. Az önce içeride Rizeli kadınlara söz verdim; kaçak çay Türkiye’de ciddi bir sorundur. İnşallah iktidar olacağız, Rizelilerin oylarıyla iktidar olacağız.

Kaçak çayları, Rize meydanında yakacağım, bunu söyledim. Hiç kimsenin, Rizelilerin alın terini çalmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer ben haktan, hukuktan, adaletten söz ettiysem 450 kilometre yol yürüdüysem o kaçak çayları yakalayıp, Rize meydanında yakmak da benim boynumun borcu olacak.”

Paylaşın

Türk Tabipleri Birliği’nden Kritik Aşı Açıklaması

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını can almaya devam ederken Türk Tabipleri Birliği (TTB) kritik bir açıklama geldi. TTB açıklamasında “Unutmayın; Covid-19 tam doz aşı ile önlenebilir. Özellikle ilk dönem aşılanan sağlık çalışanları ve yaşı nedeniyle öncelik verilenler: Üçüncü hatırlatma dozuyla etkili aşı olmadan tam aşılı sayılmazsınız.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / TTB, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada etkili doz aşı öncesi ve sonrası sağlık çalışanlarının vefat sayılarını paylaşarak, aşı olun çağrısını tekrarladı.

TTB’den konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

“Sağlık çalışanı ölümlerinin etkili doz aşı ile durması, güvenle aşı olunması için değerli bir veri sunmaktadır.

Etkili doz aşılanmanın tamamlanmaya başladığı Haziran 2021’den önce 435 (ayda ortalama 29) sağlık çalışanı kaybı yaşanırken; son dört ayda bu sayı toplam 26 oldu.

Son dört ayda kaybettiğimiz 26 sağlık çalışanından 13’ü aşısızdı, 10’unun hatırlatma doz aşısı eksikti. Etkili doz aşılanması tamamlanmış bir sağlık çalışanının bağışıklığı baskılayan tedavi aldığı biliniyordu. İki sağlık çalışanının aşı bilgisine ise ulaşılamadı.

Unutmayın; COVID-19 tam doz aşı ile önlenebilir.

Özellikle ilk dönemde aşılanan sağlık çalışanları ve yaşı nedeniyle öncelik verilenler: Üçüncü hatırlatma dozuyla etkili aşı olmadan tam aşılı sayılmazsınız.”

 

Paylaşın