Akşener: İstanbul Sözleşmesi Derhal İmzalanmalı

Sosyal medya hesabından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için bir video paylaşan İYİ Parti Lideri Akşener, Paylaşımında, Türk kadınlarının sorunlarından bahsederek, “Bu konuları çözmek Türkiye için çok önemli bir meseledir. Bunun yolu da İstanbul Sözleşmesi’ni derhal imzalamaktır” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından 8 Mart Dünya Emekçi Kadın Günü nedeniyle bir video yayınladı.

Videoyu ”Değerli Türk kadınları… Madem yarın #8Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Gelin, hem dertleşelim hem de Türk kadının görmezden gelinen gücünü konuşalım… Engellerden, baskılardan ve korkulardan uzak; Umutlu, mutlu ve iyi günlerimize inanın, çok az kaldı” notuyla paylaşan Akşener videoda, “Türk kadının mücadelesinin tarihini eski olduğunu ve Türk kadınlarının hakları için mücadele etmediği hakkındaki görüşlerin kadınların pasifize etmek için söylendiğini belirtti.

Kadın haklarının tarihinden bahseden İYİ Parti Lideri Akşener, şunları söyledi; “Kadınlar Osmanlı döneminin yıkılışına dair dönemden başlayarak hem hak arayışlarını hem de milletlerinin bulundukları şehirlerdeki insanların, hem haklarını hem de hayatlarını kolaylaştırmak için çok büyük mücadeleler vermiştir.

Yani sürekli savaşta olan bir memlekette aynı zamanda bir de üstüne ekonomiye onlar götürmüştür. Bu çerçevede Atatürk, Türk kadınının hakkını, hukukunu, değerini bilmiştir. Dünyada en demokratik olarak bilinen ülkelerde bile henüz seçme seçilme hakkı gibi, cemiyetin içinde çeşitli yönetim kademelerinde kadınların yer alması konusunda büyük bir gayret sarf etmiştir.”

Akşener, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların mücadelesinin değerini bildiğini belirterek, “Hakkı hakka teslim etme inancı” ile kadın haklarını Avrupa’daki ülkelerden önce Türkiye’de sağladığını vurguladı.

Seçme ve seçilme hakkına birçok ülkeye göre erken elde eden Türk kadınlarının siyasetten daha iyi bir konumda olması gerektiğini vurgulayan Akşener, “İYİ Parti olarak biz de bu konuda çok başarılı olduk diyemem. Öğrenerek yürüyen siyasi bir organizasyonuz. Meclis’te İYİ Paritli kadının temsil edileceği bir bakış açısını kazanacağız” ifadelerini kullandı.

Akşener, şu ifadeleri kullandı; Günlük hayattın içinde genç kadınlardan, yaşlı kadınlara kadar baktığımızda bir kere yoksulluk çekiyorlar. İlk işten çıkarılan kadınlar oluyor. Tahsili olan kadınlar yöneticilikte çok geri kalıyorlar.

Bir erkek, bir kadın aynı vasıflardaysa erkek tercih ediliyor. Kadınlara dair ortaya konulan, ön yargılar, ön kabuller, mutlaka mesleğinin dışında görevleri olduğuna dair bir anlayış kadınları geriye itiyor. Benim gördüğüm iki önemli konu var. Birincisi her alanda geri düşme, ikincisi yoksulluk ve buna bağlı olarak kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet.

“İstanbul Sözleşmesi’ni derhal imzalanmalı”

İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yapan Akşener, ” Bu konuları çözmek Türkiye için çok önemli bir meseledir. Bunun yolu da İstanbul Sözleşmesi’ni derhal imzalamaktır.” dedi.

Meral Akşener, kadınların önündeki engelleri aşması gerektiğini belirterek, “8 Mart Dünya Günü’nde kadınlarımızın içlerindeki gücü keşfederek yarının bugünden çok daha iyi olacağına inanarak ve bu güzel günlerin gerçekleşmesine az kaldığını kendi güçleriyle bunu başaracaklarını, inançlarını pekiştirmelerini, kendilerine inanmalarını diliyorum” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Türkiye, Son 35 Yılın En Soğuk Ve Karlı Günlerine Giriyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre, Perşembeden itibaren Türkiye’nin batısından gelecek soğuk hava dalgası beş gün boyunca bütün ülkeyi etkisi altına alacak. Isı düşüşü ve kar yağışı Marmara’dan başlayıp, Doğuya doğru hafta boyu sürecek.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin batısından başlayacak sağanak yağmur ve kar yağışıyla  son 35 yılın en şiddetli soğuklarının yaşanması bekleniyor. ‘Perşembe günü kuzey batıdan başlayıp, Karadeniz üzerinden gelen sistemle birlikte sıcaklıklar düşecek. Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu’nun güneyi dışında bütün yurtta kar yağışı olacak. ‘

Çarşamba günü  Doğu Anadolu’nun güneyindeki yoğun kar yağışını Perşembe Marmara’dan başlayan sıcaklık düşüşü izleyecek. Perşembe’den başlayıp gelecek  pazartesi de içinde olmak üzere beş gün boyunca kuzey ve doğu bölgelerinde zaman zaman kuvvetli olmak her yer yağışların etkisinde kalacak. Hemen her yerde karla karışık yağmur ya da kar yağışı bekleniyor.

İstanbul yoğun kar bekliyor  

16 milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul da 9 Mart Çarşamba gecesinden başlayarak karla karışık yağmur. Perşembe günüyle birlikte yer yer kuvvetli kar yağışı bekliyor. İstanbul Valisi “oluşabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli ve dikkatli olma” çağrısında bulundu. Ancak Valiliğin hangi tedbirleri almakta olduğuna ilişkin bir açıklamada bulunmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) meteoroloji mühendisleri,  “Sibirya kökenli soğuk hava dalgasının bu akşam itibariyle Marmara bölgesi üzerinde etkili olacağını” hafta ortasında etkisini arttırarak yer yer etkili kar yağışına neden olacağını doğruladılar.

Mart 1987

Meteoroloji Genel Müdürülüğü’nün açıklamalarında göndermede bulunulan 35 yıl önceki, 1987 soğuk hava dalgasında Kandilli Rasathanesi verilerine göre 4 Mart 1987’de 22 cm olan kar yüksekliği, 8 Mart 1987’ye kadar kademeli artarak 70 cm’e kadar yükselmişti.  3 Mart 1987’de 12 derece dolayında olan hava sıcaklığıysa 7 Mart 1987 Cumartesi günü – 6,6 derece olarak kaydedildi.

TRT haberlerinde Atatürk Havalimanı’nda  kar kalınlığının 86 cm olarak ölçüldüğü açıklanmış kent genelinde kar yükseliğinin 1 metreye yüksek kesimlerdeyse kar kalınlığının 4 metreyi bulduğu duyurulmuştu. Kar fırtınası 14 Mart 1987 günü bitmişti ancak yolların kardan tamamen arındırılması  bir ayı bulmuş, karların erimesi döneminde de seller oluşmuştu.

İstanbul bu kez kara karşı koyabilecek mi?

Ocak sonunda İstanbul ve Marmara’yı etkisi altına alan kar yağışıyla, TEM ve E5 karayollarında ulaşım bütünüyle durmuş, İstanbul ve Sabiha Gökçen Hava Limanları üç gün boyunca hava trafiğine kapanmış, İstanbul Hava Limanı kargo bölümünün tavanı çökmüş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP sözcüleri, doğrudan doğruya hükümetin yetki alanındaki bu krizlerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nu sorumlu tutmaya yönelmişlerdi. Üç gün önceden başlayan uyarılarla birlikte bu kez hükümetin sorumluluklarını gereğini yapması bekleniyor.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

Beşiktaş ile Başakşehir Puanları Paylaştı

Süper Lig’in 28. haftasında Beşiktaş, iki kez geriye düştüğü maçta sahasında Başakşehir ile 2-2 berabere kaldı. Bu sonucun ardından Başakşehir 28. haftayı 47 puanla 3. sırada tamamlarken, 45 puanlı Beşiktaş 7. sırada yer aldı.

Haber Merkezi / Vodafone Park’ta oynanan mücadelede Beşiktaş’ın golleri 41. dakikada Güven Yalçın ve 54. dakikada Kenan Karaman’dan geldi. Başakşehir’in gollerini ise 35. dakikada Trezeguet ve 45+3’te Stefano Okaka kaydetti.

Goller;

35. dakikada Beşiktaş ceza sahasına gönderilen ortada, savunmanın arkasına sarkan Berkay’ın vuruşunda Ersin’den dönen topu Serdar uzaklaştırmak istedi ancak meşin yuvarlak sol çaprazda Trezeguet’nin önünde kaldı. Bu futbolcu topu boş kaleye gönderdi (0-1).

41. dakikada Beşiktaş, Güven Yalçın’ın golüyle skorda dengeyi buldu. Can Bozdoğan’ın getirdiği topta ceza yayı üzerinde topla buluşan Güven Yalçın, ayak içiyle sağ köşeyi gördü ve skoru 1-1’e getirdi. Güven Yalçın, bu sezon Süper Lig’deki 5. golünü kaydetti.

45+4. dakikada Sağ kanatta topla buluşan Serdar Gürler penaltı noktasına doğru doldurdu. Beşiktaş savunmasının arkasına sarkan Okaka kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi (1-2).

İlk yarının son anlarında Başakşehir yeniden öne geçti. 45+4. dakikada Okaka, deplasmanda Başakşehir’i yeniden öne geçiren golü kaydetti. Beşiktaş ceza sahasına atılan topta Serdar Gürler, sağ kanattan içeriye çevirdi. Okaka, yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi.

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Erkan Özdamar, Süleyman Özay, Bahtiyar Birinci

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Rosier, Welinton (Necip Uysal dk. 46), Serdar Saatçı, Umut Meraş, Atiba, Can Bozdoğan (Larin dk. 87), Ghezzal, Teixeira (Emirhan İlkhan dk. 83), Kenan Karaman, Güven Yalçın (Batshuayi dk. 77)

Medipol Başakşehir: Volkan Babacan, Caiçara (Ömer Ali Şahiner dk. 75), Duarte, Ravil Tagir, Hasan Ali, Tolga Ciğerci, Serdar Gürler, Berkay Özcan (Chadli dk. 66), Aleksic (Pizzi dk. 85), Trezeguet (Salih Uçan dk. 85), Okaka (Gulbrandsen dk. 75)

Goller: Trezeguet (dk. 35), Okaka (dk. 45+4) (Medipol Başakşehir), Güven Yalçın (dk. 41), Kenan Karaman (dk. 54 (Beşiktaş)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 132 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 34 bin 343 yeni vaka tespit edilirken, 132 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85.17 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 92.99 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 371 bin 684 test yapılırken, 34 bin 343 yeni vaka tespit edildi. 132 kişi hayatını kaybederken, 68 bin 815 kişi sağlığına kavuştu.

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 92.99, 2’nci doz ortalaması yüzde 85.17 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 57 milyon 717 bin 026, 2’nci dozda 52 milyon 866 bin 607 ve 3’üncü dozda 27 milyon 301 bin 954 olmak üzere toplam 146 milyon 048 bin 178 aşı uygulandı.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 6 Mart verilerine göre, dün 348 bin 146 test yapılmıştı. Dün, 27 bin 671 vaka tespit edilirken, 170 kişi hayatını kaybetmiş ve 50 bin 241 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

Doğalgaz Fiyatları Avrupa’da Yüzde 60 Arttı

Avrupa’da Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları sonrası tırmanışa geçen doğal gaz  fiyatlarındaki artış sürüyor. Avrupa’da en fazla derinliğe sahip olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF’de işlem gören kontratların fiyatı 345 euroya kadar yükseldi.

Rusya-Ukrayna savaşı, Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımların etkisi ve doğal gazda tedarik endişeleri nedeniyle yükselen doğal gazın megavatsaat fiyatı geçen hafta 200 euroya çıkmıştı. 2021’in sonunda doğal gazın megavatsaat fiyatı 148 euro dolayındaydı; uzun yıllar boyunca bu fiyat 10-25 euro arasında değişmişti.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, mevcut durumda doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını Rusya’dan karşılıyor. AB Konseyi’nin verilerine göre, 20 AB ülkesi Rusya’dan doğal gaz ithalatına bağımlı durumda.

Petrol fiyatları da zirvede

Rus petrolüne ambargo uygulanması planının gündeme gelmesiyle petrol fiyatları da 2008’den bu yana en yüksek seviyesine yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 18’lik artışla 139,13 dolara ulaştı.

Fiyatlardaki artış Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Avrupalı müttefikleriyle Rusya’dan petrol ithalatını durdurmayı görüştüklerini açıklamasının ardından geldi. Japon haber ajansı Kyodo da, Japonya’nın da Rusya’dan petrol ithalatını durdurmayı gündeme aldığını bildirdi.

Ukrayna savaşı enerji piyasalarında rahatsızlığa neden olurken enerji politikalarında yeni yönelimlere ilişkin tartışmalara neden oluyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçen hafta yaptığı açıklamada AB’nin doğal gaz, petrol ve kömür tedariki konusunda Rusya’dan bağımsızlaşması gerektiğini söylemişti. Von der Leyen, bunun için arzın çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve yenilenebilir enerjilere yatırımların artırılması gerektiğini ifade etmişti.

Paylaşın

Davutoğlu: Ekonomi Uçacaktı, Mazot Fiyatları Uçtu

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile iktidarın ekonomik politikalarını eleştiren GP Lideri Davutoğlu, “Ekonomi uçacaktı, mazot fiyatları uçtu! Kur korumalı mevduatla, belli bir kesime katmerli faiz veriyorsunuz. Zamların altında ezilen çiftçiyi neden korumuyorsunuz?” dedi.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla iktidarın ekonomik politikalarını eleştirdi.

“Ekonomi uçacaktı, mazot fiyatları uçtu” diyen Davutoğlu, “Kur korumalı mevduatla, belli bir kesime katmerli faiz veriyorsunuz. Zamların altında ezilen çiftçiyi neden korumuyorsunuz? Acilen cefakar çiftçilerimize yönelik enflasyon ve kur koruma garantili ürün fiyat politikası uygulanmalı” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, ayrıca gün içerisinde, Konya’da bir otelde düzenlenen “Sürdürülebilir Tarım Üretimi Fiyat Politikası: Çiftçiye mi?, Faizciye mi?” konulu toplantıda konuştu.

Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de tarımın geldiği durumun kendilerini kaygılandırdığını belirterek, “Bu toplantı için Konya’yı tercih etme sebebimiz Konya’nın bir tahıl ambarı olmasıdır. Konya tek başına Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak nitelikte. Ancak geldiğimiz tablo çok farklı. Bugün tarımda bulunduğumuz sorunları görünce üzüntü duyuyoruz.

Ama kaygı duymak yetmez, çözüm üretmeliyiz. Baktık ki, iktidardakiler, halkı değil kendilerini, yandaşlarını düşünüyor. Ülke vatandaşlarımız yoksulluk cenderesindeyken 3-4 maaş alanlar, büyük kaynaklarla kamu bankalarından zengin edilenler büyüyorlar. Çiftçi, esnaf, işçi fakirleşiyor, emekli ay sonunu getiremiyor” dedi.

Davutoğlu, ayrıca, Cumhurbaşkanı  Erdoğan’a, çiftçiye gübre, mazot ve yem desteğinde bulunma çağrısında bulunduğunu ancak iktidarın bunu yapmak yerine paraları yandaşlarına aktardığını söyledi.

Paylaşın

Ukrayna’dan Kaçanların Sayısı 1 Milyon 700 Bini Aştı

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Rusya’nın saldırılara başladığı 24 Şubat’tan bu yana Ukrayna’dan 1 milyon 700 binden fazla kişinin kaçtığını açıkladı.

UNHCR’dan Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre bir gün içinde Ukrayna’yı terk edenlerin sayısının yaklaşık 200 bin olduğuna dikkat çekildi. UNHCR verilerine göre Ukrayna’yı terk eden her on kişiden altısı Polonya’ya kaçtı.

Ukrayna’nın batısındaki Polonya’da kaydedilen Ukraynalı sığınmacı sayısının 1 milyon civarında olduğu belirtiliyor. Macaristan’da 180 bin civarında, Slovakya’da 128 binden fazla, Moldova’da yaklaşık 83 bin, Romanya’da ise yaklaşık 79 bin Ukraynalı sığınmacı bulunuyor. Alman hükümeti ise 50 binden fazla Ukraynalı sığınmacının Almanya’ya geldiğini, ancak kaçının burada kalacağının henüz belli olmadığını açıkladı.

“Ukrayna’dan kaçanların sayısı 5 milyonu bulabilir”

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rusya’nın bombardımanının devam etmesi durumunda ülkeyi terk eden Ukraynalıların sayısının 5 milyonu bulabileceğini kaydetti.

Ukraynalı sığınmacıları kabul edecek ülkelere yardım için tüm kaynakların seferber edilmesi gerektiğini vurgulayan Borrell, “Daha fazla okula, daha fazla kabul merkezine, her şeyin daha fazlasına ihtiyacımız var” dedi. AB yetkilisi, Rusya’yı diplomatik olarak destekleyen ya da Moskova’yı eleştirmekten kaçınan ülkelere yardım harcamalarının da gözden geçirilmesini istedi.

Ukrayna Rusya’nın “tahliye koridoru” önerisini reddetti

Ukrayna hükümeti, Moskova’nın Rusya ve Belarus’a tahliyeler için insani koridor açma teklifini reddetti. Başbakan Yardımcısı İrina Vereşçuk, bunun kabul edilebilir bir öneri olmadığını belirterek, “Siviller Belarus’a gidip oradan Rusya’ya uçakla uçmayacak” dedi. Rusya’nın önerisi, Harkiv, Kiev, Mariupol ve Sumi kentlerinden sivillerin tahliyesi için TSİ 10.00’dan itibaren koridorların açılmasını içeriyordu.

Rus RIA ajansının yayınladığı haritalara göre Kiev’den açılan koridor Belarus’a yönlendirilirken Harkiv’dekilerin sadece Rusya’ya geçişi mümkün olacak. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin sözcüsü, Rusya’nın girişimini “tamamen ahlak dışı” olarak nitelendirerek, Moskova’yı “insanların acısını bir televizyon şovu için kullanma çabası” içinde olduğu gerekçesiyle eleştirdi. Sözcü, “Bu insanlar Ukrayna vatandaşı ve Ukrayna içinde tahliye edilme hakkına sahip olmalılar” dedi.

Ukrayna ve Rusya dışişleri bakanları Antalya’da bir araya gelecek

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba ile Rusya Fedarasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Antalya Diplomasi Forumu’nda 11-13 Mart tarihleri arasında bir araya geleceğini belirterek, “Her iki bakan Antalya’daki bu toplantıda özellikle benim de yer almamı, üçlü bir toplantı yapmamızı istediler. Dolayısıyla bu toplantıyı 3’lü formatta gerçekleştireceğiz” dedi.

Çavuşoğlu, ayrıca bu sabah itibarıyla yaklaşık 12 bin Türk vatandaşının Ukrayna’dan tahliye edildiğini bildirdi. Kuzeydeki sınır kentlerinden özellikle Çernigiv’de yaklaşık 30, Sumi’de 180, güneyde Herson’da yaklaşık 380, Mariupol’da yaklaşık 50 Türk vatandaşının bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, çatışma bölgelerinden tahliyeler için hem Ukrayna hem de Rusya tarafıyla temas halinde olduklarını kaydetti.

Paylaşın

HDP’li Oluç: Krizin Faturasını Halk Ödüyor

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan HDP Grup Başkanvekili Oluç, “İktidarın yaşadığı bir akıl tutulması var ve bunun faturası her gün bu toplumdaki dar gelirlilere, orta sınıfa, işçiye, emekçiye, emekliye, engelliye, kadına, gence, çiftçiye, köylüye kesiliyor. Faturayı halk ödüyor.” dedi.

Haber Merkezi / Saruhan Oluç, açıklamasının devamında, “Yani Türkiye ekonomisindeki çöküşün sorumlusu bu iktidarın yanlış politikalarıdır. Savaş bunların üzerine ek yük bindirmektedir ama esas itibariyle yanlış ekonomik politikalar bu duruma getirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt ürünlerine gelen zamlara da değinen Oluç, “ÖTV’yi kaldırın demiştik. Bir kez daha söylüyoruz. Mazot ve benzindeki ÖTV’yi kaldırın. Litre bazında en az 7 liralık bir fark ortaya çıkacak. Bu ise nereden ödenebilir?

Bütçedeki vergi istisnalarından ve faiz giderlerinden. Yani sizin bu 5’li çetenize ve onlarla çalışan 30 holdinge ödediğiniz vergi istisnalarından karşılayın bunu. Onlar biraz kaybetsin, siz biraz kaybedin, kasanızı doldurmaktan biraz uzaklaşın ama halk rahatlasın, halk kazansın.” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, derinleşen ekonomik krize ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Yağ kuyrukları ve Maliye Bakanı Nebati’nin açıklamalarını da değerlendiren Oluç, şunları söyledi:

“Şu anda yağ, benzin ve ucuz ekmek kuyrukları ile bu ülkenin fotoğrafı ortaya çıkıyor. Türkiye ekonomisi her gün biraz daha fazla eriyor. Kan kaybı, organ yetmezliği ile birleşiyor.

“İktidarın yaşadığı bir akıl tutulması var ve bunun faturası her gün bu toplumdaki dar gelirlilere, orta sınıfa, işçiye, emekçiye, emekliye, engelliye, kadına, gence, çiftçiye, köylüye kesiliyor. Faturayı halk ödüyor.

Peki, iktidar hangi önlemleri alıyor? Ortada bir şey yok. Kuyruklar oluşuyor, insanlar ekmek ve kuru soğana muhtaç hale geliyor. Mum yakarak akşamı geçirmeye çalışan insanlar ortaya çıkmaya başladı. İktidar ne yapıyor? Ortada bir önlem yok.

Bütün mirası yedikleri için alabilecekleri önlem de kalmadı. O nedenle Türkiye ekonomisi gün be gün daha kötü duruma gidiyor.

O kadar çaresiz hale geldi ki iktidar; zamlara müdahale edemeyince bu sefer “stokçuları bitireceğiz”, “dış mihrakları ezeceğiz”, “domates patates teröristlerini yakalayacağız”, “tam ekmek alamıyorsanız yarım ekmek alın” söylemleri ile bu dönemi geçirmeye çalışıyor. Algılarla hakikatin önüne geçmeye çalışıyorlar. Kabul edilebilir bir durum değil.

“En güçlü dönem bu”

20 gün önce AKP Genel Başkanı Erdoğan “Ekonomideki en güçlü döneme giriyoruz” dedi. En güçlü dönem bu. 20 gündür zam yağmuru devam ediyor.

Türkiye dünya sefalet endeksinde birinci sıraya geldi. İkinci sıradaydı şimdi Arjantin’in de önüne geçti. Elektrik öyle zam gördü ki şimdi neredeyse lüks haline geldi. Yağ ve buğday kıtlığı başladı.

Bu iktidarın başarısı nedir söyleyelim; üç haneli enflasyonu yarattılar, iki haneli işsizliği sabitlediler, dış ticaret açığında patlama yaşanıyor, cari açıkta artış var. İşte karşılığı da ucuz ekmek kuyrukları, yağ kuyrukları. İktidarın Türkiye’yi getirdiği durum bu.

Krizi şimdi Ukrayna-Rusya savaşına bağlayıp bizim hatamız değil demeye çalışıyorlar, öyle değil tabii. Bütün millet bunu görüyor.

Dolar kur krizi sizin eseriniz, büyük ekonomist Recep Tayyip Erdoğan’ın “faiz enflasyon” zırvasının sonucu. 31 Aralık gecesi zam üstüne zam yaptığınızda savaş yoktu. Niye o zamları yaptınız? 20 Aralık’ta kur korumalı mevduatı ilan ettiğiniz zaman savaş yoktu, niye yaptınız?

Yani Türkiye ekonomisindeki çöküşün sorumlusu bu iktidarın yanlış politikalarıdır. Savaş bunların üzerine ek yük bindirmektedir ama esas itibariyle yanlış ekonomik politikalar bu duruma getirmiştir.

“Mazot ve benzindeki ÖTV’yi kaldırın”

ÖTV’yi kaldırın demiştik. Bir kez daha söylüyoruz. Mazot ve benzindeki ÖTV’yi kaldırın. Litre bazında en az 7 liralık bir fark ortaya çıkacak. Bu ise nereden ödenebilir?

Bütçedeki vergi istisnalarından ve faiz giderlerinden. Yani sizin bu 5’li çetenize ve onlarla çalışan 30 holdinge ödediğiniz vergi istisnalarından karşılayın bunu. Onlar biraz kaybetsin, siz biraz kaybedin, kasanızı doldurmaktan biraz uzaklaşın ama halk rahatlasın, halk kazansın.”

Paylaşın

Benzin Ve Motorine Bir Zam Daha!

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası (EPGİS), sosyal medya hesabından, bu geceden itibaren benzinin litresine 57 kuruş, motorine ise 1,44 TL zam geldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / EPGİS’ten yapılan açıklamada, “Pompa satış fiyatlarına yansıyacak şekilde artış olmuştur” denildi. Petrol fiyatlarındaki ve dolar kurundaki artışlar nedeniyle akaryakıta yarın gece de zam gelmesi bekleniyor.

Yapılacak zamla birlikte İstanbul’da benzinin litre fiyatı 19,23 liraya; Ankara’da 19,33 liraya ve İzmir’de ise 19,36 liraya yükselecek. Motorinin litre fiyatı ise İstanbul’da 21,18 liraya, Ankara’da 21,29 liraya ve İzmir’de 21,3 liraya çıkacak.

Akaryakıt fiyatlarındaki son artışla birlikte motorinin litre fiyatı benzini geride bıraktı. Küresel piyasalarda motorin talebinin yüksek olması ve en fazla üretimin yapıldığı rafinerilerin Rusya’da bulunması nedeniyle söz konusu ürüne benzinden daha fazla zam yapıldı.

Akaryakıt fiyatları, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması ile dolar kurundaki değişiklikler baz alınarak rafineriler tarafından hesaplanıyor.

Bu hesaplanma sonucunda dağıtım firmalarınca uygulanan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösterebiliyor.

Paylaşın

Şubat’ta En Az 106 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2022 Şubat ayı iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre Şubat ayında en az 106 işçi hayatını kaybetti. Şubat ayındaki iş cinayetlerinin beşte biri inşaat işkolunda üçte biri de sanayi işkolunda gerçekleşti.

”Açlığa, işsizliğe, zamlara, iş cinayetlerine karşı direnen ve örgütlenen Farplas, Adeka İlaç, Yemek Sepeti, Pas South, TOKİ Emlak Konut Düşler Vadisi Şantiyesi, Çankaya Belediyesi, Haskan İplik, Bossan Halı, Reis Carpet, Angora Halı, Shag Rugs, Krom Evye, Bosal, Ağaç A.Ş., Finans Şehir Şantiyesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Şantiyesi, Technomix, Coca Cola Piya Meşrubat, İpek Mekik Halı, Bakırköy Belediye, Hacettepe Hastanesi, Tekzen, Uğur Tekstil, DNZ Plastik ve Kuzenler Boru ve adını sayamadığımız Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen işçi direnişlerini selamlıyoruz.” diyerek başlanan raporda en fazla ölüm nedenleri yüksekten düşme, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, kalp krizi, Covid-19, patlama/yanma, zehirlenme/boğulma, intihar, şiddet ve nesne düşmesi/çarpması olduğu belirtildi.

Şubat ayında en çok ölüm inşaat/yol, tarım/orman, taşımacılık, ticaret/büro/eğitim, sağlık, madencilik, tekstil, metal, konaklama, belediye/genel işler, gemi/tersane ve güvenlik işkollarında meydana geldi. En fazla ölüm nedeni olarak yüksekten düşme, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, kalp krizi, Covid-19, patlama/yanma, zehirlenme/boğulma, intihar, şiddet ve nesne düşmesi/çarpması olarak belirtilen raporda yüksekten düşme nedenli ölümlerin yarıdan fazlasının inşaat işkolunda olduğu ifade edildi.

Şubat ayında üç çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Çocuk işçilerden birisinin tarım işçisi diğerinin ise moto kurye olduğu açıklandı. Şubat ayı içerisinde 51 yaş ve üstünde çalışırken ölen 31 emekçi bulunuyor. Meclis raporunda ölümlerin yaş gruplarına göre dağılımı şu şekilde veriliyor: 15-17 yaş grubunda 3 işçi, 18-27 yaş grubunda 14 işçi, 28-50 yaş grubunda 51 işçi, 51-64 yaş grubunda 26 işçi, 65 yaş ve üstü yaş grubunda 5 işçi ve yaşı öğrenilemeyen 7 işçi bulunuyor.

Hayatını kaybeden 106 işçi

Şubat ayında hayatını kaybeden işçilerin isimleri ise şu şekilde sıralandı: Osman Güngör, Hayati Ömür Ercedoğan, Faruk Yetkin, Mümin Sakin, Eshabil Keçe, Mustafa Hızır, İsa Çetinçakmak, Ercan Kala, Ahmet Şaşoğlu, Abdulkadir Onurlu, Hayri Altun, Gökhan Öztürk, Mehmet Emir, Emin Karanfil, Ümit Kurt, Kadir Ulama, Murat Bakan, Adil Dinler, Hanifi Öztürk, Mehmet Kızıltaş, Kenan Okurer, Jasim Waka, Uday Vehid, Majid Elseydi, Ahmed ., Ertan Erkan, Güngör Arslan, Ö.D., Şeyda Yazgan, Gülsüm Kuyar, Yılmaz Şahin, İsmail Karahan, Ahmet Yetiz, Neşe Gökdağ, Pınar Zeytin, Erhan Merzifon, Hasan Onur, Mevlüt Akbaba, Alparslan Demiroğlu,

Harun Alpözen, Doğukan Akyiğit, Emrullah Erol, Rüzgâr Necat Beyhan, Murat Selvi, Hasan Bulut, Yüksel Eroğlu, Maşallah Öksüz, Mehmet Yılmaz, Halil İbrahim Çolak, Mustafa Sarıçiçek, Zafer Milli, Abdullah Aslan, Muhammet Cabran, Ahmet Alış, Ahmet Kartal, Niyazi Çerkeşli, Çelebi Şaban, Hasan Ramadan, Nuh Turan, İsa Demir, Nizamettin Erdem, İhsan Dayar, Hekim Gülalan, Şaban Ali Köse, Duran Temur, İbrahim Ş., Asım Akyel, Atilla Bagceci, Memduh Çakmak, Ziya Ada, Recep Yağmur, Necati İpekçi,

Stevan Kokaji, Erkin Şeydanur, Selahattin Kanay, Hüseyin Hellaç, Soner Şimşek, Wendri ., Yücel Ulaşkın, Nurcan Kahraman, Büşra Hamamcı, Yücel Karadeniz, Sami Oflaz, Vahdettin Boğadur, Murat Özcan, Ceylan Öner, Ahmet Şahin, Güney Sarıkaya, Ali Diyapoğlu, Ahmet Rüştü Bayar, Bahadırhan Bıyıklı, Seyit Ahmet Aksu, Cihat Özoğul, Halil Kapan, Nurseven Baştürk, Mehmet Gül, Cengizhan Tetikişçi, Salih Demirkaya, Şahin Sesli, Ramazan Çalışkan, Şaban İmanlı, Harun Yılmaz, Gürbüz Bozkurt, Ahmet Çetin Genç ve ismi öğrenilemeyen iki işçi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), iş kazalarını iş cinayeti olarak tanımlıyor…

Paylaşın