ABD, Suriye’deki Askeri Varlığını Azaltmaya Başladı

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), ABD güçlerinin Suriye’nin doğusundaki Deyr ez-Zor eyaletindeki iki büyük askeri üsten çekildiğini bildirdi.

Haber Merkezi / SOHR’a göre, geri çekilme 18 Mayıs’ta kademeli olarak başladı ve son 48 saatte hızlandı. Zırhlı araçlar ve lojistik ekipmanlar da dahil olmak üzere ABD askeri konvoylarının, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrol ettiği bölgedeki stratejik karakollar olan el-Ömer petrol sahası ve Konoco gaz sahasından ayrıldığı görüldü.

Çekilmenin ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona ait uçakların yoğun uçuşları sırasında gerçekleştiği belirtildi. Geri çekilmenin ardından boşalan yerlere SDG özel kuvvetler komandoları konuşlandırıldı.

Gözlemevinin kaynaklarından alınan bilgiye göre, ABD kara birlikleri bu iki noktadan çekilirken, koalisyon güçlerinin desteğiyle IŞİD militanlarına yönelik ortak operasyonlar, ABD güçlerinin bulunduğu Haseke ilinin güneyindeki Şeddadi üssünden devam edecek.

Gözlemevi, ABD’nin bu mevzilerden çıkmasının tam bir geri çekilme anlamına gelmediğini, ancak yine de bölgedeki ABD birliklerinin en önemli yeniden konumlanmalarından biri olduğunu kaydetti.

Öte yandan ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, NTV televizyonuna verdiği demeçte ABD’nin Suriye’deki askerî varlığını azaltmaya başladıklarını ve bir üs dışında diğer tüm askerî üslerin kapatılmasını planladıklarını kaydetti.

Beşar Esad rejiminin 8 Aralık’ta devrilmesinin ardından, Doğal Kararlılık Operasyonları (OIR) kapsamındaki askerlerin çekilmeye başlandığını belirten Barrack, “OIR çerçevesindeki varlığımızın azaltılması gerçekleşiyor. 8 üsten, 5 ve 3’e düştük, sonunda bire indireceğiz” dedi. OIR, 2014 yılında IŞİD’e karşı mücadele hedefiyle oluşturulmuştu.

NTV’ye verdiği röportajda Esad’ı devirerek iktidara gelen Ahmed Şara yönetiminin güvenlik konusunda hâlâ büyük sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirten Barrack, ülkedeki etnik ve dinî grupların entegre edilmesi çağrısı yaparak “Hâlâ çok aşiretsel. Bir araya getirmek çok zor. Ama bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Paylaşın

Mayıs Ayında 21 Kadın Öldürüldü

Mayıs ayında, 21 kadın öldürüldü, 20 kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Öldürülen 21 kadının 5’i akrabası, 4’ü evli olduğu erkek, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 3’ü tanıdık biri, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i oğlu, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürül

Haber Merkezi / Kadınların 13’ü evinde, 3’ü sokakta, 2’si işyerinde, 2’si kamusal alanda öldürüldü. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 62’si  evlerinde öldürüldü. Kadınların 13’ü ateşli silahlarla, 5’i kesici aletle, 2’si boğularak, 1’i darp edilerek öldürüldü. Kadınların yüzde 62’si ateşli silah ile öldürüldü.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KDCH) 2025 Mayıs Raporu’nu açıkladı. Mayıs ayında, 21 kadın öldürüldü, 20 kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

Öldürülen 21 kadından 7’si boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 5’i ekonomik bahanelerle öldürüldü. 9’unun ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 9 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilemedi.

Mayıs ayında öldürülen 21 kadının 5’i akraba’sı, 4’ü evli olduğu erkek, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 3’ü tanıdık biri, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i oğlu, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürülmüştür. Bu ay kadınların yüzde 24’ü akrabaları tarafından öldürüldü.

Kadınların 13’ü evinde, 3’ü sokakta, 2’si işyerinde, 2’si kamusal alanda öldürülmüştür. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların %62’si evlerinde öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların 13’ü ateşli silahlarla, 5’i kesici aletle, 2’si boğularak, 1’i darp edilerek öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 62’si ateşli silah ile öldürüldü.

Şubat ayında öldürülen 16 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri: Yozgat’ta 60 yaşındaki Kudret Polat, kızının evli olduğu Yıldıray Okhan tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklandı. İzmir’de 20 yaşındaki Aysun Candan, eskiden birlikte olduğu iddia edilen erkek H.A. tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. H.A. tutuklanırken, yanında bulunan Ş.A.A. serbest bırakıldı.

Ankara’da 21 yaşındaki Hatice Çınar, saplantılı komşusu Murat Açıkgöz tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail, Hatice’yi öldürdükten bir gün sonra intihar etti. İstanbul’da 34 yaşındaki Bahar Aksu, eskiden evli olduğu Rüsten Elibol ve beraberindeki 3 kişi tarafından kaçırılmaya çalışıldı. Olay sırasında fail Bahar Aksu’yu ateşli silahla vurarak öldürdü. Bahar faili daha önce “tehdit” ve “kasten yaralama” nedeniyle şikayet etmişti ve önleyici tedbir kararları alınmıştı. Failler tutuklandı.

Adana’da 54 yaşındaki Neriman Onur eskiden evli olduğu Mehmet Ali Nayki tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail kaçmaya çalıştı ancak yakalanarak tutuklandı. Ankara’da 65 yaşındaki Adalet Mallı, evli olduğu Zekai Mallı tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail olayın ardından intihar etti.

Giresun’da 26 yaşındaki Rana Çavuş ve 30 yaşındaki Yonca Çavuş çalıştıkları okuldaki eski hükümlü olan Abdullah Turan tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail tutuklandı. Osmaniye’de 20 yaşındaki bir çocuk annesi Fatma Yılmaz evli olduğu Serkan Yılmaz tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklandı.

Kütahya’da bir yıldır kayıp olan 19 yaşındaki Nagihan Uyğur’un dayısı Yaşar T. tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Nagihan’ın cesedi, failin evinin yakınındaki bir kuyuda, üstüne beton dökülmüş bir şekilde bulundu.  Aynı zamanda Nagihan’ın öldürülmeden önce fail ile aynı evde yaşadığı ve fail tarafından cinsel istismara uğradığı öğrenildi.

Osmaniye’de 40 yaşındaki Nura Zemzem, 21 yaşındaki oğlu Ali M. tarafından darp edildi ve boğularak öldürüldü. Çanakkale’de yaşayan 25 yaşındaki Zeynep Zan, boşanma aşamasında olduğu Uğur Zan tarafından sokak ortasında ateşli silahla başından vurularak öldürüldü.

Tokat’ta 34 yaşındaki Safiye D., akrabası Serkan D. tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Evli olduğu Emrah D. ise olay sırasında yaralandı. Adana’da 23 yaşındaki Şevval Çiftçi, birlikte olduğu Engin Yüce tarafından 10 defa bıçaklanarak öldürüldü. Daha sonra fail yüksekten atlayarak intihar etti.

Kahramanmaraş’ta 42 yaşındaki Eser Karaca, çalıştığı hastanede eskiden evli olduğu Atilla Ayıntaplı tarafından pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. Eser’in fail hakkında daha önce 3 kez uzaklaştırma kararı aldığı, öldürülmeden önceki gün ise 4’üncü uzaklaştırma kararı için başvuru yaptığı öğrenildi.

Balıkesir’de 23 yaşındaki Dilruba Elif Çetin, birlikte olduğu Burak İnci tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklandı. Dilruba’nın fail hakkında daha önce uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi.

Adana’da 48 yaşındaki 3 çocuk annesi Esengül Kaya, eskiden evli olduğu Recep Çürük tarafından barışma teklifini redetmesi bahanesi ile işyerinde başından vurularak öldürüldü. Fiziksel ve psikolojik şiddet sebebiyle boşandıkları, boşanma kararından sonra da failin tehditleri devam ettiği için Esengül’ün fail hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi.

Konya’da 41 yaşındaki Nurhan Öner, evli olduğu İzzet Öner tarafından koltuk takımı istemesi bahanesi ile bıçaklanarak öldürüldü. Balıkesir’de 59 yaşındaki Gülseren Kurtman, ev sahibi İrfan Çakar tarafından evden çıkmadığı ve gürültü yapması bahanesiyle kafasına balta ile vurularak öldürüldü.

Iğdır’da Mehmet Çakmakçı, yengeleri 59 yaşındaki Hatun Çakmakçı’yı ve 52 yaşındaki Elmas Çakmakçı’yı kendinden farklı görüşte olmaları sebebiyle ateşli silahla evlerinde öldürdü.

Paylaşın

Numan Kurtulmuş Yeniden TBMM Başkanı Seçildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına AK Parti’nin aday gösterdiği Numan Kurtulmuş seçildi. TBMM Genel Kurulunda yapılan birinci ve ikinci tur oylamalarda adayların hiçbiri gerekli oya ulaşamazken, Kurtulmuş, yapılan üçüncü tur oylamada salt çoğunluk için gerekli 301 oyun üstünde oy alarak göreve seçildi.

Haber Merkezi / 7 Haziran 2023’ten beri TBMM başkanı olarak görev yapan Numan Kurtulmuş, erken seçim kararı alınmazsa 3 yıl süreyle daha görev yapacak.

Seçimde AK Parti’nin yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi kendi adaylarıyla yarıştı. Kurtulmuş’u destekleme kararı alan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ise aday çıkarmadı.

Seçim sonucunun açıklanmasından sonra TBMM Genel Kurulu’na hitap eden Kurtulmuş, “Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz Cumhuriyetimizin ikinci asrını sivil, demokrat, katılımcı, kapsayıcı bir anayasayla taçlandırmak” dedi. Numan Kurtulmuş, “Bu dönem içinde tarihi bir fırsat olarak önümüze çıkan Terörsüz Türkiye meselesinin Türkiye’nin halletmesi gereken en acil konu olduğu konusunda hemfikiriz” diye ekledi.

Numan Kurtulmuş kimdir?

Numan Kurtulmuş 1959 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde dünyaya geldi.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi. Aynı üniversitede yüksek lisans yaptı. ABD’de Temple Üniversitesi School of Business & Management’ta lisansüstü çalışmalarına devam etti.

ABD’de Cornell Üniversitesi New York State School of Industrial & Labor Relations’ta misafir öğretim üyesi olarak bulundu ve doktorasını tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde doçent oldu. 2004 yılında profesör unvanını aldı.

25, 26, 27 ve 28 dönemde milletvekili seçildi. 62, 63 ve 64. Hükûmetlerde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 65. Hükûmette Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev aldı. İngilizce bilen Kurtulmuş, evli ve 3 çocuk babası.

Paylaşın

Çiftçilerin Bankalara Borcu Bir Trilyon Liraya Dayandı

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021’de ticari kredilerin sektörel dağılımında tarım sektörünün payının yüzde 4 iken, 2024’te bu oranın yüzde 7’ye yükseldiğini belirtti.

Ömer Fethi Gürer, “Bu artış, çiftçinin artan borçlarından kaynaklanıyor. Çiftçimiz üretime devam etmek için mecburen borçlanıyor ama bu sürdürülebilir bir yol değil. Zaten yaşanan icralar ve çiftçilerin bankalara olan borçlarının bu ay içinde 1 trilyonu bulacağı yönündeki beklenti bu durumun somut örneğidir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yılın ilk çeyreğinde tarım sektöründe çalışan 480 bin kişinin istihdam dışı kaldığını söyledi.

2024’ün son çeyreğinde tarım sektöründe 4 milyon 658 bin kişinin istihdam edildiğini söyleyen Gürer, 2025’in ilk çeyreğinde bu sayının 4 milyon 178 bin kişiye gerilediğinin bilgisini verdi. Gürer, tarım sektörünün istihdam oranının da yüzde 14,3’ten yüzde 13,1’e düştüğünü ifade etti.

Gürer, “Çiftçiler artan maliyetler, düşük satış fiyatları ve yaşanan zirai don nedeniyle üretimden vazgeçiyorlar. Bu da tarımsal üretimin kan kaybetmesine neden oluyor” dedi. Gürer ayrıca çiftçilerin icralarla boğuştuğunu söyledi. 4 bin 913 tarla, 43 traktör ve 28 tarım makinesinin icra ve sulh hukuk mahkemelerinden satışta olduğunu aktardı.

Ömer Fethi Gürer, “Çiftçilerimiz, borçlarını ödeyemediği için tarımsal faaliyetlerini sürdüremiyor. Ya üretimden tamamen çekiliyorlar ya da borç girdabı daha da derinleşiyorlar ve üretim araçlarının icra yoluyla satılmasıyla üretimden mecburen çekiliyor” dedi.

2021’de ticari kredilerin sektörel dağılımında tarım sektörünün payının yüzde 4 iken, 2024’te bu oranın yüzde 7’ye yükseldiğini belirten Gürer, “Bu artış, çiftçinin artan borçlarından kaynaklanıyor. Çiftçimiz üretime devam etmek için mecburen borçlanıyor ama bu sürdürülebilir bir yol değil. Zaten yaşanan icralar ve çiftçilerin bankalara olan borçlarının bu ay içinde 1 trilyonu bulacağı yönündeki beklenti bu durumun somut örneğidir” ifadelerini kullandı.

“Acil çözüm şart”

Ömer Fethi Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çiftçimizin borçları üç yıl ötelenmeli ve yeniden yapılandırılmalı, faizler silinmeli ve üretim destekleri artırılmalıdır. Çiftçinin üretimden kopmasının bedeli çok ağır olur. Gıda güvencesi, ancak üreticinin desteklenmesiyle sağlanabilir. AKP’nin tarım politikaları, çiftçiyi tüketmiş ve tarımsal üretimi tehlikeye atmıştır. Tarımsal üretim, ülkemizin stratejik sektörüdür ve derhal kapsamlı bir planlama ile ele alınmalıdır.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Ukrayna’ya Uyarı: Rusya “Ciddi” Karşılık Verecek

New York Times (NYT), Ukrayna’nın son saldırısının Rusya’nın stratejik kapasitesine büyük zarar verdiğini ve Moskova’nın buna “ciddi” bir yanıt hazırlığında olduğunu yazdı.

Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta tansiyonu yeniden yükseltecek bir gelişme yaşandı. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Rusya’nın derinliklerindeki askeri hava üslerine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlediğini açıkladı. ABD medyasından New York Times, Washington’daki bazı üst düzey isimlere dayandırdığı haberinde, bu saldırıların Rusya’nın stratejik kapasitesine büyük zarar verdiğini ve Moskova’nın buna “ciddi” bir yanıt hazırlığında olduğunu yazdı.

ABD’li yetkililer, Ukrayna’nın saldırılarda kullandığı FPV tipi, düşük maliyetli dronların hedef aldığı Rus savaş uçaklarının toplam değerinin 100 milyon doları aştığını belirtti. Saldırıların yalnızca maddi değil, aynı zamanda sembolik önemi de bulunduğu vurgulandı. “600 dolarlık bir drone ile 100 milyon dolarlık askeri kabiliyeti ortadan kaldırmak, modern savaşın dinamiklerini yeniden yazıyor” diyen yetkililer, operasyonun etkisine dikkat çekti.

Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırının Murmansk, İrkutsk, İvanovo, Ryazan ve Amur bölgelerindeki askeri hava üslerini hedef aldığı doğrulandı. Açıklamada, “Bugün Kiev rejimi, Murmansk, İrkutsk, İvanovo, Ryazan ve Amur bölgelerindeki askeri hava üslerine FPV İHA’larla terör saldırıları düzenledi” ifadesi yer aldı. Bakanlık, saldırılar sonucu bazı uçakların alev aldığını ve hasar meydana geldiğini duyurdu.

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ise Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, saldırıların “Pavutini” (Örümcek Ağı) adı verilen özel bir operasyonun parçası olduğunu bildirdi. SBU, saldırılar sonucu Rusya’nın stratejik seyir füzesi taşıyan savaş uçaklarının yüzde 34’ünün vurulduğunu öne sürdü.

Açıklamada, Rusya’nın stratejik havacılığına verilen zararın yaklaşık 7 milyar dolar olarak tahmin edildiği ifade edildi. Ukrayna makamları, bu operasyonun hem Rusya’nın askeri caydırıcılığına hem de Ukrayna’nın derin saldırı kabiliyetine dair güçlü bir mesaj olduğunu savundu.

New York Times’a konuşan ABD’li yetkililer, Ukrayna’nın bu operasyon hakkında Washington’a önceden bilgi vermediğini de belirtti. Bunun nedeni olarak ise “ABD’nin karşı çıkacağını bildikleri için bilgilendirme yapılmadığı” gösterildi.

Washington yönetiminin, özellikle Rusya topraklarına yönelik saldırılarda temkinli bir tutum sergilemesi dikkat çekiyor. ABD, Ukrayna’ya sağladığı silahların çoğunlukla savunma amaçlı kullanılmasını şart koşarken, doğrudan Rus topraklarındaki hedeflerin vurulmasına yönelik girişimlere karşı çıkıyor.

ABD’li yetkililer, saldırıların Rusya’yı Ukrayna’daki askeri operasyonlarını azaltmaya sevk etmeyeceğini, aksine Kremlin’in “ciddi” bir karşılık vermeye hazırlandığını belirtti. Henüz bu karşılığın ne şekilde olacağına dair somut bir istihbarat bulunmadığını aktaran yetkililer, muhtemel senaryoları şöyle sıraladı:

Sivillere yönelik insansız hava aracı saldırıları, Ukrayna’nın enerji şebekelerine yönelik füze saldırıları, orta menzilli balistik füzelerle altyapı hedeflerinin vurulması. bu olasılıklar, savaşın daha da şiddetlenebileceğine dair endişeleri artırdı.

Stratejik denge bozuluyor mu?

Askeri analistler, Ukrayna’nın gerçekleştirdiği bu tür derinlemesine saldırıların, savaşın seyrini değiştirme potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle düşük maliyetli FPV İHA’larla yüksek değerli hedeflerin vurulması, yeni savaş teknolojilerinin etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ancak uzmanlar, bu tür saldırıların Rusya’yı geri adım atmaya değil, daha agresif hamlelerde bulunmaya sevk edebileceği uyarısında da bulunuyor. Ukrayna’nın saldırıları genişletmesi, Moskova’nın sivillere ve enerji altyapısına yönelik misillemelerini daha sert hale getirebilir.

Paylaşın

Afganistan’da Dört Milyon Çocuk Eğitimden Yoksun

UNICEF, Afganistan’da yaklaşık 4 milyon çocuğun eğitim hakkından mahrum bırakıldığını açıkladı. Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidara dönüşünden bu yana kadınlar ve kızlar kapsamlı kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Afganistan’da yaklaşık dört milyon çocuğun okul dışında olduğunu, yoksulluk, cinsiyete dayalı kısıtlamalar ve temel altyapı eksikliğinin erişimin önündeki en büyük engellerler olduğunu duyurdu.

Afganistan, kızların altıncı sınıftan sonra okula gitmesinin resmen yasaklandığı dünyadaki tek ülke olmaya devam ediyor.

Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidara dönüşünden bu yana kadınlar ve kızlar kapsamlı kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Ortaokullara yönelik yasağın yanı sıra Taliban, kadınların üniversitelere gitmesini ve eğitim ve insani yardım da dahil olmak üzere çoğu sektörde çalışmasını yasakladı.

UNICEF, bu yılın başlarında yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte 400 bin kız çocuğunun daha yasaktan etkilendiğini, böylece eğitimden mahrum bırakılan kız çocuklarının sayısının 2,2 milyona ulaştığını bildirmişti.

Taliban ve Afganistan

Taliban Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. Kendilerine Afganistan İslam Emirliği demekte olup ülke içinde bir savaş (veya cihat) sürdürmüştür.

İslam şeriatını yayma amacıyla Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında kurulan Taliban’ın 2016’dan beri lideri Mevlevi Hibetullah Ahundzade’dir.

Taliban, 1996’dan 2001’e kadar, Afganistan’ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve kendilerine göre yorumladıkları şeriatı uygulamıştır. 1994 yılında Afgan İç Savaşı’nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan’ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı’nda savaşmış öğrencilerden (talebe) oluşmaktaydı.

Muhammed Ömer’in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan’ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996’da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan’ın başkenti Kandahar’a transfer edildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001’de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti.

En etkin dönemlerinde, Taliban hükûmeti diplomatik olarak yalnızca Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı. Grup daha sonra Afganistan Savaşı’nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan’a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996’dan 2001’e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler’in gıda tedarikini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti.

Taliban, Afganistan’ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile def haricinde bir enstrümanın kullanıldığı müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı.

Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı. Birleşmiş Milletler’e göre, 2010’da Afgan sivil ölümlerinin %76’sından, 2011 ve 2012’de ise %80’inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan’ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir.

Taliban’ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın, Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan “yeni” bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır.

Uluslararası topluluklar ve Afgan hükûmeti; sıklıkla Pakistan’ın Servislerarası İstihbarat’ını ve ordusunu; kuruluşunda, iktidarda oldukları süre boyunca ve direniş süreci boyunca Taliban’a destek sağlamakla suçlamıştır. Pakistan ise 11 Eylül saldırılarından sonra gruba yönelik tüm desteğini kestiğini belirtmiştir. 2001 yılında, El Kaide lideri Usame bin Ladin komutasındaki 2.500 Arap’ın Taliban için savaştığı bildirilmiştir.

2020’nin Şubat ayında Trump yönetimi, 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm Amerikan güçlerinin Afganistan’dan çekileceğine dair Taliban ile anlaşma imzaladı. Karşılığında Taliban, El Kaide gibi terörist gruplarıyla bağlantısını kesecek, şiddeti azaltacak ve Amerika destekli Afgan hükûmetiyle müzakere edecekti. Her iki taraf da bu anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmese de, çekilme başladı.

15 Ağustos 2021’de Kabil’in düşmesiyle Taliban, Afganistan yönetimine tekrar sahip oldu.

 

Paylaşın

2025 Yılında Otomobil Satışları Yüzde 5,1 Arttı

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 oranında artarak 489 bin 366 adet oldu.

Haber Merkezi / Otomobil satışları, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 5,1 oranında artarak 394 bin 327 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1,7 azalarak 95 bin 39 adet oldu.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Mayıs 2025 raporunu açıkladı.

Buna göre; Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 oranında artarak 489 bin 366 adet olarak gerçekleşti.

Otomobil satışları, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 5,1 oranında artarak 394 bin 327 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1,7 azalarak 95 bin 039 adet oldu.

Mayıs ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Mayıs ayına göre yüzde 7,4 artarak 107.730 adet oldu. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,1 artarak 85 bin 123 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 12,8 artarak 22 bin 607 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 47,4 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 48,2 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 44,8 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 81,1’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 214 bin 825 adetle yüzde 54,5 pay, B segmenti otomobiller 103 bin 339 adetle yüzde 26,2 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (Yüzde 61,7 pay, 243 bin 122 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,3 pay ve 88 bin 006 adet satış ile Sedan, yüzde 15,0 pay ve 59 bin 238 adet satış ile H/B otomobiller takip etti

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 189 bin 676 adetle yüzde 48,1 pay, Hibrit otomobil satışları 109 bin 398 adetle yüzde 27,7 pay, Elektrikli otomobil satışları 59 bin 848 adetle yüzde 15,2 pay ve Dizel otomobil satışları 32 bin 960 adetle yüzde 8,4 pay, Otogazlı otomobil satışları 2 bin 445 adetle yüzde 0,6 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 79 artarak yüzde 12,7 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 213,2 artarak yüzde 2,5 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 22,8 azalarak yüzde 56,2 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 29,4 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 14,8 artarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 123 bin 049 adetle yüzde 31,2 pay, <100 gr/km arasındaki otomobiller 90 bin 031 adetle yüzde 22,8 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 373 bin 324 adetle yüzde 94,7 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 21 bin 003 adetle yüzde 5,3 pay aldı

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 74,8 pay ve 71 bin 053 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 10,1 pay ve 9 bin 586 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Üretici Enflasyonu Yüzde 23,13’e Yükseldi

Yurt içi üretici enflasyonu mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,48, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,92, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,17 arttı.

Haber Merkezi /Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Mayıs 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Yurt içi üretici enflasyonu mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,48, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,92, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,17 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 28,11, imalatta yüzde 22,99, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde yüzde 19,83 ve su temininde yüzde 57,57 arttı.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 20,50 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,22, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 27,48, enerjide yüzde 17,05 artış ve sermaye mallarında yüzde 26,48 arttı.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,18, imalatta yüzde 1,72, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 12,36 ve su temininde yüzde 5,86 arttı.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,92, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,05, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,70, enerjide yüzde 7,98 artış ve sermaye mallarında yüzde 2,38 arttı.

Paylaşın

Türkiye, İşçiler İçin En Kötü 10 Ülke Arasında

Türkiye, işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Filipinler ve Tunus da işçi haklarının en çok ihlal edildiği ülkeler arasında sıralandı.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2025 yılına ilişkin Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı. Rapora göre Türkiye, işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldı. Türkiye’nin yanı sıra Bangladeş, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Filipinler ve Tunus da işçi haklarının en çok ihlal edildiği ülkeler arasında sıralandı.

Konfederasyon Genel Sekreteri Luc Triangle, 151 ülkenin incelendiği raporun Mart 2025’e kadar olan süreci kapsadığını belirterek, “Ancak o tarihten sonra da olumsuz eğilimler derinleşmeye devam etti” dedi. Triangle, demokratik değerleri zayıflatan liderlerin ilk hedefinin işçi hakları olduğunu, çünkü sendikaların bu değerlerin en güçlü savunucusu ve en büyük toplumsal muhalefet olduğunu vurguladı.

Rapora göre ülkelerin yüzde 87’si grev hakkını, yüzde 80’i ise toplu pazarlık hakkını ihlal etti. Adalete erişim hakkının kısıtlandığı ülkelerin oranı yüzde 72 ile rekor seviyeye ulaştı. 2015’te işçi haklarında en iyi puanı alan ülke sayısı 18 iken, bu yıl sadece yedi ülke en üst düzeyde not alabildi.

Milyarderlerin etkisi arttı

Triangle, milyarder destekli siyasi aktörlerin, servetlerini artırırken demokratik yapıları zayıflattığını belirtti. “Dünyanın en zengin beş kişisi servetlerini iki katına çıkardı, buna karşılık dünya nüfusunun yüzde 60’ı daha da yoksullaştı” diyerek gelir adaletsizliğine dikkat çekti.

ITUC, aşırı sağcı politikalar ve milyarder destekli otoriter liderlere karşı küresel çapta bir demokrasi kampanyası yürüttüklerini de duyurdu. Triangle, “İşçilerin ihtiyaç duyduğu ücret, hak ve sosyal güvenceyi sağlamak bir kaynak değil, siyasi tercih meselesidir” dedi.

Paylaşın

UEFA, Kulüpler Sıralamasını Güncelledi: Türkiye’den İlk 50’de Tek Takım

UEFA, kulüpler sıralamasını güncelledi. Sıralamada, Türkiye’den toplam 9 kulüp yer alırken, ilk 50’ye girebilen tek takım ise Fenerbahçe oldu. Fenerbahçe, 47. sırada yer aldı.

UEFA (Avrupa Futbol Federasyonları Birliği), 2024/25 sezonu Şampiyonlar Ligi finalinin ardından kulüpler sıralamasını güncelledi. Avrupa’nın en prestijli takımlarını kapsayan listede zirve yine değişmedi: Real Madrid ilk sıradaki yerini korudu. Türkiye’den ise yalnızca bir kulüp ilk 50 içinde yer alabildi.

Avrupa futbolunun kulüpler bazındaki en kapsamlı değerlendirmesi olan UEFA sıralamasında, son güncellemede Real Madrid liderliğini sürdürdü. Eflatun-beyazlıları sırasıyla Manchester City, Bayern Münih, Liverpool, PSG, Inter, Chelsea, Borussia Dortmund, Roma ve Barcelona izledi. Bu takımlar ilk 10’da yer alarak Avrupa’nın elitleri arasında konumlandı.

UEFA kulüp sıralamasında Türkiye’den toplam 9 kulüp yer aldı. Ancak ilk 50’ye girebilen tek Türk takımı Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertli ekip, listede 47. sıraya yerleşerek Türkiye’nin en yüksek sıralamaya sahip kulübü oldu.

Türk takımlarının güncel UEFA sıralamaları:

47. Fenerbahçe
58. Galatasaray
82. Başakşehir
110. Sivasspor
113. Beşiktaş
148. Trabzonspor
173. Adana Demirspor
174. Konyaspor
175. Alanyaspor

Paylaşın