İsrail – Filistin Gerilimi: Tel Aviv Resmen “Savaş” İlan Etti

Gazze’yi kontrol eden Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının İsrail’e karşı “Aksa Tufanı” operasyonunu başlattığını açıklamasından bir gün sonra, İsrail’in askeri-siyasi kabinesi, ‘resmi savaş ilanı’ anlamına gelen Anayasa’nın 40. maddesini yürürlüğe koyduğu bildirildi.

İsrail Hükümet Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, ülkenin askeri-siyasi kabinesi, Anayasa’nın 40. maddesini yürürlüğe koydu. Bu madde, resmi savaş ilanı anlamına geliyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonlarını yüksek alarma geçirirken, bu kapsamda, diplomatlara ‘güvenlik yetkililerinden özel izin almadıkça evlerinden çıkmama’ talimatı verildi.

İsrail hükümetinin basın ofisinden yapılan sosyal medya paylaşımına göre Cumartesi gününden bu yana 600’den fazla İsrailli öldürüldü. Ayrıca 100’den fazla kişinin kaçırıldığı ve 2,000’den fazla kişinin de yaralandığı belirtildi.

Filistinli yetkililere göre Gazze’de İsrail’in hava saldırıları sonucunda en az 370 kişi hayatını kaybetti, 2200 kişi de yaralandı.

Hizbullah İsrail’e saldırdı

Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarını başlatmasından bir gün sonra İran destekli Hizbullah milisleri Lübnan’dan İsrail’e saldırı düzenledi. Şii milisler Pazar günü yaptığı açıklamada, “çok sayıda topçu mermisi ve güdümlü füzelerle” sınır bölgesindeki İsrail hedeflerinin vurulduğunu belirtti. Açıklamada, saldırının Hamas ile “dayanışma” amacıyla düzenlendiği kaydedildi.

Hizbullah, Lübnan’a ait olan ancak İsrail işgali altındaki Kefr Şuba bölgesinde “Siyonist düşmana” ait üç noktanın vurulduğunu bildirdi. AFP haber ajansına konuşan bölge sakinleri de sabah saatlerinde İsrail yönüne roket saldırıları düzenlendiğini aktardı.

Hizbullah, Hamas’ın saldırılarını “kahramanca operasyon” olarak nitelendirerek bu örgütü tebrik etmiş, Hamas da Hizbullah’a, İsrail’e karşı mücadeleye katılma çağrısı yapmıştı.

İsrail, Hizbullah hedeflerini vurdu

İsrail ordusu ise Lübnan’ın güneyinden düzenlenen saldırılara karşılık verdi. Ordudan yapılan açıklamada, İsrail birliklerinin Lübnan’da saldırıların düzenlendiği mevzileri vurduğu belirtildi.

İsrail ordusu, ayrıca Hizbullah’ı Hamas’ın başlattığı askeri gerginliğe karışmaması konusunda uyardı. Ordu Sözcüsü Richard Hecht, “Hizbullah’a müdahil olmamasını tavsiye ediyoruz. Gelirlerse de, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere destek amacıyla bir gösteri düzenlendi. Katılımcıların Filistin ve Hizbullah bayrakları taşıdığı görüldü.

Gösteri, Hizbullah’ın bu sabah İsrail mevzilerine düzenlediği sınırlı topçu ve füze saldırılarının ardından gerçekleşti. Yapılan açıklamada saldırıların “Filistin halkıyla dayanışma için” yapıldığı belirtildi. İsrail de buna topçu saldırılarıyla karşılık verdi.

İsrail ile Lübnan arasındaki tampon bölgede konuşlu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Görev Gücü (UNIFIL) ise itidal çağrısında bulundu. “Her iki tarafın yetkilileriyle de temas halindeyiz” açıklamasında bulunan UNIFIL, tansiyonun daha da yükselmesini önlemeyi hedeflediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2000 yılında belirlenen, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırı oluşturan Mavi Hat’ta yaklaşık 13 bölge tartışma yaratıyor. İsrail ve Hizbullah arasında 2006 yılında 34 gün süren bir savaş yaşanmış, Lübnan tarafından bin 200’den fazla, İsrail tarafında ise 160 civarında kişi hayatını kaybetmişti.

Mısır’da bir polis memuru iki İsrailli turisti öldürdü

İsrail dışişleri bakanlığı, Mısır’ın İskenderiye kentinde iki İsrailli turist ve Mısırlı tur rehberlerinin vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Bir polis memurunun kentte bir grup İsrailli turiste ateş açtığı iddia edildi. Polis memurunun gözaltına alındığı belirtildi.

Extra News adlı televizyon kanalı da kimliği belirsiz bir güvenlik yetkilisinin, saldırıda bir kişinin daha yaralandığını söylediğini aktardı. Mısır’da İsraillilere yönelik bu tür bir saldırı onlarca yıldır görülmemişti.

Hamas, Filistinlilere ve bölgedeki diğer Araplara “İsrail işgalini ortadan kaldırma” eylemine katılma çağrısında bulundu. Şimdi büyük bir soru, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki veya bölgenin başka yerlerindeki Filistinlilerin bu çağrıya kulak verip vermeyecekleri.

İsrail şüphesiz birden fazla cephede başlayabilecek bir savaş olasılığının farkında. İsrail için en kötü senaryo, Lübnanlı militan grup Hizbullah’ın da bu girişime dahil olması olur.

Bu arada İsrail ordusu büyük miktarda asker takviyesi emri verdi. Gazze’ye yönelik yoğun hava saldırılarının yanı sıra İsrail kara operasyonu planladığını da belirtti.

İsrail’de “özel güvenlik durumu” genişletildi

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın operasyonel değerlendirmelerin ardından “özel güvenlik durumunu” tüm İsrail topraklarını kapsayacak şekilde genişlettiği belirtildi.

Açıklamada, böylece İsrail ordusunun sivillere güvenlik talimatları verebileceği ve gerekli durumlarda kamuya açık alanları kapatabileceği aktarıldı.

Gazze Şeridi sınırındaki İsrailliler tahliye ediliyor

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi sınırındaki Yahudi yerleşim birimlerindeki İsraillileri tahliye etmeye başladığını ve çoğu bölgede kontrolün yeniden sağlandığını duyurdu. Açıklamada, “Saldırıya uğrayan bölgelerin çoğunun kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardık. Beiri yerleşim biriminde çatışmalar devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te genel grev

Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı Şeria’da İsrail’in ihlallerine tepki için genel grev ilan edildiğini belirtti. Tepki olarak esnafın kepenk kapattığını ifade eden Ebu Yusuf, Gazze’ye saldırılardan ötürü Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması gerektiğini kaydetti.

Batı Şeria’nın yanı sıra Doğu Kudüs’te de Filistinli esnaf kepenk kapattı. Öte yandan Filistin Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, ilköğretim ve üniversitelerde eğitime ara verildiği bildirildi.

İran Cumhurbaşkanı Reisi, Hamas ve İslami Cihad liderleriyle görüştü

İran devlet medyası, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin son gelişmelerin ardından Filistinli militan gruplar Hamas ve İslami Cihad’ın liderleriyle görüştüğünü bildirdi. Reisi’nin iki liderle yaptığı görüşmenin ayrıntıları açıklanmadı.

İran Hamas’ı destekliyor ve finanse ediyor, silah ve eğitim sağlıyor. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in danışmanlarından biri, Cumartesi günü yaptığı açıklamada “Filistinli savaşçıları kutluyoruz” ifadeleriyle destek bildirmişti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı İkinci Gününde: En Az 800 Ölü

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatırken, İsrail’de buna karşılık “Demir Kılıçlar” operasyonunu başlattı. Operasyonlar ikinci gününe girerken en az 800 kişinin öldüğü bildirildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü hava saldırılarında ölü sayısının 313’e çıktığını duyurdu. Hayatını kaybedenlerden 20’sinin çocuk olduğunu bildiren Bakanlık, 2 bine yakın da yaralı olduğunu açıkladı. Diğer yandan Batı Şeria’da İsrail askerleri ile Filistinli göstericiler arasında çıkan çatışmalarda 6 kişi öldü. Bir başka olayda da İsrail askerlere bıçaklı saldırı girişiminde bulunan bir Filistinli öldürüldü.

Hamas militanlarının önce binlerce roket fırlatarak, ardından da sınırı geçerek İsrail yerleşimlerine düzenlediği saldırılarda ise İsrail medyasına göre en az 500 kişinin öldüğü belirtiliyor. Çok sayıda İsrailli asker ve sivil de Hamas tarafından rehin alındı.

Hizbullah İsrail’e saldırdı

Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarını başlatmasından bir gün sonra İran destekli Hizbullah milisleri Lübnan’dan İsrail’e saldırı düzenledi. Şii milisler Pazar günü yaptığı açıklamada, “çok sayıda topçu mermisi ve güdümlü füzelerle” sınır bölgesindeki İsrail hedeflerinin vurulduğunu belirtti. Açıklamada, saldırının Hamas ile “dayanışma” amacıyla düzenlendiği kaydedildi.

Hizbullah, Lübnan’a ait olan ancak İsrail işgali altındaki Kefr Şuba bölgesinde “Siyonist düşmana” ait üç noktanın vurulduğunu bildirdi. AFP haber ajansına konuşan bölge sakinleri de sabah saatlerinde İsrail yönüne roket saldırıları düzenlendiğini aktardı.

Hizbullah, Hamas’ın saldırılarını “kahramanca operasyon” olarak nitelendirerek bu örgütü tebrik etmiş, Hamas da Hizbullah’a, İsrail’e karşı mücadeleye katılma çağrısı yapmıştı.

İsrail, Hizbullah hedeflerini vurdu

İsrail ordusu ise Lübnan’ın güneyinden düzenlenen saldırılara karşılık verdi. Ordudan yapılan açıklamada, İsrail birliklerinin Lübnan’da saldırıların düzenlendiği mevzileri vurduğu belirtildi.

İsrail ordusu, ayrıca Hizbullah’ı Hamas’ın başlattığı askeri gerginliğe karışmaması konusunda uyardı. Ordu Sözcüsü Richard Hecht, “Hizbullah’a müdahil olmamasını tavsiye ediyoruz. Gelirlerse de, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Lübnan arasındaki tampon bölgede konuşlu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Görev Gücü (UNIFIL) ise itidal çağrısında bulundu. “Her iki tarafın yetkilileriyle de temas halindeyiz” açıklamasında bulunan UNIFIL, tansiyonun daha da yükselmesini önlemeyi hedeflediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2000 yılında belirlenen, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırı oluşturan Mavi Hat’ta yaklaşık 13 bölge tartışma yaratıyor. İsrail ve Hizbullah arasında 2006 yılında 34 gün süren bir savaş yaşanmış, Lübnan tarafından bin 200’den fazla, İsrail tarafında ise 160 civarında kişi hayatını kaybetmişti.

Mısır’da bir polis memuru iki İsrailli turisti öldürdü

İsrail dışişleri bakanlığı, Mısır’ın İskenderiye kentinde iki İsrailli turist ve Mısırlı tur rehberlerinin vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Bir polis memurunun kentte bir grup İsrailli turiste ateş açtığı iddia edildi. Polis memurunun gözaltına alındığı belirtildi.

Extra News adlı televizyon kanalı da kimliği belirsiz bir güvenlik yetkilisinin, saldırıda bir kişinin daha yaralandığını söylediğini aktardı. Mısır’da İsraillilere yönelik bu tür bir saldırı onlarca yıldır görülmemişti.

Hamas, Filistinlilere ve bölgedeki diğer Araplara “İsrail işgalini ortadan kaldırma” eylemine katılma çağrısında bulundu. Şimdi büyük bir soru, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki veya bölgenin başka yerlerindeki Filistinlilerin bu çağrıya kulak verip vermeyecekleri.

İsrail şüphesiz birden fazla cephede başlayabilecek bir savaş olasılığının farkında. İsrail için en kötü senaryo, Lübnanlı militan grup Hizbullah’ın da bu girişime dahil olması olur.

Bu arada İsrail ordusu büyük miktarda asker takviyesi emri verdi. Gazze’ye yönelik yoğun hava saldırılarının yanı sıra İsrail kara operasyonu planladığını da belirtti.

İsrail’de “özel güvenlik durumu” genişletildi

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın operasyonel değerlendirmelerin ardından “özel güvenlik durumunu” tüm İsrail topraklarını kapsayacak şekilde genişlettiği belirtildi.

Açıklamada, böylece İsrail ordusunun sivillere güvenlik talimatları verebileceği ve gerekli durumlarda kamuya açık alanları kapatabileceği aktarıldı.

Gazze Şeridi sınırındaki İsrailliler tahliye ediliyor

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi sınırındaki Yahudi yerleşim birimlerindeki İsraillileri tahliye etmeye başladığını ve çoğu bölgede kontrolün yeniden sağlandığını duyurdu. Açıklamada, “Saldırıya uğrayan bölgelerin çoğunun kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardık. Beiri yerleşim biriminde çatışmalar devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te genel grev

Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı Şeria’da İsrail’in ihlallerine tepki için genel grev ilan edildiğini belirtti. Tepki olarak esnafın kepenk kapattığını ifade eden Ebu Yusuf, Gazze’ye saldırılardan ötürü Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması gerektiğini kaydetti.

Batı Şeria’nın yanı sıra Doğu Kudüs’te de Filistinli esnaf kepenk kapattı. Öte yandan Filistin Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, ilköğretim ve üniversitelerde eğitime ara verildiği bildirildi.

Güvenlik kabinesi Netanyahu’ya ‘savaş yetkisi’ verdi

İsrail Güvenlik kabinesi cumartesi akşamı Başbakan Netanyahu’ya büyük çaplı bir askeri harekatı başlatma yetkisi verdi. Bu karar, Gazze Şeridi’nde geniş çaplı askeri operasyonlara olanak tanıyacak. Güvenlik Kabinesi’nin aldığı bu karar, pazartesi günü Knesset’in Dışişleri ve Savunma Komitesi’nin onayına sunulacak.

Pazartesi günü komite ayrıca hükümetin yedek askerleri çağırma ve olağanüstü hal ilan etme kararını da geriye dönük olarak onaylayacak. Başbakan Netanyahu, Gazzelilere yaptığı çağrıda “Gazze’yi terk edin” demişti. Güvenlik uzmanlarına göre, İsrail’in Hamas ile mücadelesi uzun soluklu çatışmalara yol açabilir.

“İsrail topraklarında ‘güç takviyesi’ yaptık”

Hamas’ın askeri sözcüsü, örgütün İsrail topraklarındaki “güçlerini yenilemeyi” ve sahada savaşan askerlerine yardım sağlamayı başardığını söyledi. Askeri sözcü, Hamas militanlarının İsrail içinde savaşmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

Daha önce de örgütün gece ve sabah erken saatlerde İsrail topraklarına sızmaya devam ettiği ve aralarında Sufa, Holit ve Yated köyleri ile birkaç bölgede “sahada faaliyet gösteren güçlerini takviye ettiği” iddia edilmişti. İsrail medyası da, Gazze sınırına yakın İsrail topraklarında çatışmaların yer yer devam ettiğini aktarıyor.

BMGK toplanıyor

Reuters’a konuşan diplomatlar, Hamas’ın cumartesi günü İsrail’e yönelik son yılların en büyük saldırısını gerçekleştirmesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin pazar günü toplanacağını söyledi.

BM sözcüsü Stephane Dujarric yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Hamas’ın saldırısını kınadığını ve “daha büyük bir savaştan kaçınmak için tüm diplomatik çabaları gösterme” çağrısında bulunduğunu söyledi.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

İsrail, 2023 Yılında 172 Filistinliyi Öldürdü

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) raporuna göre, İsrail güçleri, 2023’ün başından bu yana 172 Filistinliyi öldürdü. Rapora göre, İsrail, 2022 yılında 155 Filistinliyi öldürdü.

Geçen yılın, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 2005’ten bu yana en çok Filistinlinin öldürüldüğü yıl olarak kayda geçtiği raporda ifade edildi. Rapora göre, İsrail, yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 7 bin 372 Filistinliyi yaraladı.

Raporda, İsrail’in, 2010’dan bu yana Batı Şeria’nın “C” bölgesi ve Doğu Kudüs’te “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle 22 okulun yıkılması veya el konulmasına ilişkin 41 kararı uyguladığı ifade edildi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Filistin hakkında hazırladığı raporunu yayımladı.

Raporda, İsrail güçlerinin 2023’ün başından bu yana 172 Filistinliyi öldürdüğü, bu rakamın geçen yılın tamamında öldürülen Filistinlilerin sayısını aştığı bilgisi yer aldı. OCHA’nın raporunda, 2022 yılının tamamında 155 Filistinlinin İsrail güçlerince öldürüldüğü belirtildi.

Geçen yılın, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 2005’ten bu yana en çok Filistinlinin öldürüldüğü yıl olarak kayda geçtiği raporda ifade edildi. Rapora göre, İsrail güçleri yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 7 bin 372 Filistinliyi yaraladı.

Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 780 evi yıkıldı. Raporda, İsrail makamlarının, 2010’dan bu yana Batı Şeria’nın “C” bölgesi ve Doğu Kudüs’te “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle 22 okulun yıkılması veya el konulmasına ilişkin 41 kararı uyguladığı ifade edildi.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı.

Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakıldı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İsrail, Batı Şeria’da Üç Filistinliyi Öldürdü

İsrail, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın kuzeyinde üç Filistinli militanı öldürdüğünü duyurdu. İsrail’in ayrıca Suriye’nin başkenti Şam’ın çevresini hedef alan bir füze saldırısı düzenlediği de bildirildi.

Filistinli liderler üç Filistinlinin öldüğü saldırıyı kınarken, İsrail saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, Filistinli grubun saldırı gerçekleştirmek üzere hareket halinde olduğunu ve arabalarında otomatik tüfeklerin bulunduğunu söyledi.

Filistinli silahlı gruplar, İsrail saldırısını kınayarak intikam sözü verirken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu güvenlik güçlerinin eyleminden övgüyle söz etti ve “Bizi saldırmaya çalışanlara karşı her yerde ve her an mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Hamas Sözcüsü, “Üç Filistinliyi öldüren düşman, suçlarının bedelini ödemekten kaçamayacak” dedi. Gazze ve Batı Şeria’da aktif olan İslami Cihad örgütü ise, “Düşman, akılsızlığının ve terörizminin karşılığını güçlü bir direnişle alacak” şeklinde açıklama yaptı.

Cenin kampı, geçen ay İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen büyük bir askeri operasyona sahne oldu. Bu hafta sonu da bölge yeni şiddet olayları yaşandı.

Cuma günü silahlı Yahudi yerleşimciler bir Batı Şeria’daki Filistin köyüne saldırdı. Saldırıda 19 yaşındaki bir Filistinli genç öldürüldü. İsrail polisi iki yerleşimcinin gözaltına alındığını belirtti. ABD de bu saldırıyı kınadı.

Üç Filistinli gencin Pazar günü Batı Şeria’da öldürülmesinden önce de, Tel Aviv’de bir Filistinli İsrailli bir güvenlik görevlisini öldürdü.

İsrail Şam yakınlarına füze saldırısı düzenledi

Öte taraftan Suriye’nin resmi haber ajansı SANA bugün erken saatlerde, İsrail’in Şam’ın çevresini hedef alan bir füze saldırısında dört askeri öldürdüğünü ve dört askeri yaraladığını duyurdu.

Askeri bir kaynağa dayandırılan haberde, füze saldırısının kısmen maddi hasara sebep olduğu ifade edildi.

Habere göre askeri kaynak, “Bugün sabaha karşı 2:20 sularında düşman İsrail, Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri yönünden Şam kenti yakınlarındaki bazı noktaları hedef alan bir hava saldırısı başlattı” dedi.

Kaynak, Suriye hava savunmasının İsrail füzelerini önlediğini ve bazılarını düşürdüğünü söyledi. Reuters haber ajansının ulaştığı İsrail ordusu yorum yapmadı.

İsrail, 2011’de başlayan iç savaşta Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı desteklemesiyle birlikte İran’ın etkisinin arttığı ülkede Tahran bağlantılı olarak gördüğü hedeflere yıllardır saldırılar düzenliyor.

(Kaynak: BBC Türkçe, VOA Türkçe)

Paylaşın

İsrail, İşgal Altındaki Batı Şeria’da 3 Filistinliyi Öldürdü

İsrail Savunma Bakanlığı, askerlere ateş açan üç Filistinlinin öldürüldüğünü açıklarken, Filistin Sağlık Bakanlığı, üç Filistinlinin öldüğünü doğruladı. Filistin medyası ise, İsrail ordusunun ‘silahlı saldırı’ iddiasının gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Haber Merkezi / Batı Şeria’nın Nablus ve Cenin kenti özellikle yoğun çatışmalara sahne olurken, 2023 yılında, Batı Şeria’da 150’den fazla Filistinli öldürüldü. Bu, son on yılın en yüksek rakamı.

Hayatını kaybedenlerin yaklaşık yarısı militan gruplarla ilişkilendirilirken geri kalanlar askeri baskınları ve saldırıları protesto eden ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu sivillerden oluşuyor.

Filistinlilerin İsraillileri hedef aldığı saldırılarında da bu yıl en az 25 kişi öldü.

İsrail ordusu işgal altındaki Batı Şeria’da 3 Filistinli militanın öldürüldüğünü açıkladı. Ordudan yapılan açıklamada, 3 kişinin Nablus şehrindeki bir aracın yanındayken askerlere ateş açtıkları bunun üzerine çatışma yaşandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı da yaşanan olayda 3 Filistinlinin öldüğünü doğruladı ve bu yönde bir açıklama yaptı.

Filistin televizyonu da olayın yaşandığı yerin görüntülerini yayınladı. Görüntülerde İsrail ordusuna ait bir aracın yolu kapattığı askerlerin olay yerinde inceleme yaptıkları ve bir de ambulans bulunduğu görülüyor.

Filistin medyası, İsrail ordusunun ‘silahlı saldırı’ iddiasının gerçeği yansıtmadığını, öldürülen Filistinlilerin kimliklerinin tespit edilemediği ve naaşlarının da alınamadığını belirten haberler yayınladı.

Tartışmalı yargı reformu paketi onaylandı

Öte yandan İsrail parlamentosu, bazı Yüksek Mahkeme yetkilerini ortadan kaldıran tartışmalı reform paketini onayladı.

Ülkeyi aylardır sarsan anayasal reform krizi ve büyük protestolar sonrası Başbakan Binyamin Netanyahu’nun savunduğu ilk yargı revizyonu tasarısı bu şekilde onaylanmış oldu.

Yargıtay’ın bazı hükümet kararlarını “mantıksız” bulması halinde geçersiz kılmasına olanak tanıyan madde kaldırıldı. Muhalif vekiller oylamayı protesto edip parlamento salonunda çıkınca yasa 64 ‘evet’e karşı 0 ‘hayır’ ile kabul edildi.

Oylamadan hemen sonra ise siyasi gözlemci grupları ve muhalefet liderleri Yüksek Mahkeme’de yasaya itiraz edeceklerini söylediler.

Dindar-milliyetçi koalisyon hükümeti ile muhalefet partileri arasında geçici bir anlaşma ve arayol bulmak için uğraşan Histadrut işçi sendikası da “tek taraflı” dediği reform uygulanırsa ülke genelinde grev ilan edileceğini duyurdu.

Yine de, Netanyahu’nun hükümet organları arasında daha fazla denge oluşturmak için ihtiyaç duyduğunu söylediği reform paketinin mimarı olan Adalet Bakanı Yariv Levin kararlı olduklarını söyledi.

Levin konuşmasında, “Hükümet ve parlamentodan alınan yetkileri geri getirme ve adalet sistemini düzeltmeye yönelik tarihi ve çok önemli bir sürecin ilk adımını attık” dedi.

Reformların yargı bağımsızlığını önemli ölçüde azaltacağı endişe bulunuyor.

Paylaşın

İsrail, Cenin’den Çekildi: 12 Ölü, Yüzlerce Yaralı

İsrail’in Batı Şeria’nın Cenin bölgesine düzenlediği saldırılar sona erdi. İsrail’in Cenin kentinde ve Cenin Mülteci Kampı’nda iki gün boyunca havadan ve karadan düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli yaşamını yitirdi.

İsrail, iki gün süren operasyonun resmen sona erdiği ve askerlerin bölgeden ayrıldığı duyuruldu. Binden fazla askerin katıldığı operasyonun gece saatlerinde sonlanmasının ardından kampı terk edenler karanlıkta yerleşkelerine dönmeye başladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, (BMGK) Filistin’deki durumu görüşmek için 7 Temmuz’da toplantı yapacak.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı. Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

İsrail ordusu Cenin mülteci kampına Pazartesi gününün ilk saatlerinde bir insansız hava aracıyla saldırmaya başlamıştı. İsrailli yetkililer bu saldırının, Hamas da dahil olmak üzere farklı silahlı grupların bir araya gelerek oluşturduğu Cenin Tugayları’nın “komuta merkezin” yapıldığını söylemişti.

İlerleyen saatlerde ise insansız hava araçlarının saldırıları sürerken İsrail ordusu mülteci kampına girerek içerdeki silahlı Filistinlilerle çatışmaya başladı.

Salı günü Cenevre’de bir basın toplantısı düzenleyen Birleşmiş Milletler, hava ve kara saldırılarının boyutu nedeniyle endişe duyduklarını, özellikle böylesine yoğun nüfuslu bir yere yapılan hava saldırılarının sivillere zarar verme riski olduğunu aktardı. BM’ye göre saldırılar nedeniyle kampa elektrik ve su verilemiyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı saldırılarda hayatını kaybedenler arasında 17 yaşında iki çocuk ve 16 yaşında bir çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık 100’den fazla Filistinli’nin yaralandığını ve 20’sinin durumunun ağır olduğunu da ekledi.

Filistin Kızılayı ise aralarında hasta ve yaşlıların da olduğu yaklaşık 3 bin kişinin gece çatışmalar sürerken kamptan ayrılmasına izin verildiğini söyledi.

Cenin merkezinde ise bir hastane yakınında Filistinli protestocular bir askeri araca taş attı. Araç ise göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail ordusunun pek çok noktada yolları buldozerlerle kullanılamaz hale getirdiğini ve bu yüzden sağlık çalışanlarının araçlarını bırakıp yürümek zorunda kaldığını aktardı.

Cenin son dönemde hem İsrail işgaline ve bunun getirdiği kısıtlamalara karşı hem de Filistin yönetiminin yetersizliğine öfkeli olan genç militanların sayıca artışta olduğu bir kent. Geçen yıl da Filistinlilerin İsraillilere yönelik saldırılarının ardından bu kente operasyonlar düzenlenmişti.

Netanyahu’dan açıklama

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, operasyonun amacını “Cenin geçen aylarda İsrailli erkek, kadın ve çocuklara yönelik sinsi saldırıların düzenlendiği terörizmin yuvası haline geldi. Buna son vereceğiz” sözleriyle açıklamıştı.

Netanyahu, Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada İsrail birliklerinin militanların komuta merkezlerini yıktığını ve silah depoları ile fabrikalarına el koyduğunu belirtmişti.

Netanyahu, “İsrail kendini savunma hakkını sağlamak için tüm çabayı gösterirken, İsrailli askerler de sivillerin ölümünü engellemek için çaba gösteriyor” şeklinde konuştu. Netanyahu, askeri operasyonun “görevi tamamlamak” için gerektiği kadar süreceğini söylemişti.

Abbas, İsrail ile güvenlik koordinasyonu askıya aldı

İsrail ordusunun Cenin’e yönelik saldırısına tepki olarak, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas İsrail tarafı ile iletişimi ve güvenlik alanındaki koordinasyonu askıya aldığını açıklamıştı.

Pazartesi akşamı yapılan yazılı açıklamada, Filistin Özerk Yönetimi’nin önde gelen isimleri ile Abbas’ın yaptığı toplantıda söz konusu alındığı belirtildi. Abbas, daha önce sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada da, İsrail’in saldırısına “yeni bir savaş suçu” sözleriyle tepki göstermişti.

Filistin Özerk Yönetimi, daha önceki saldırılar sırasında da İsrail tarafı ile güvenlik alanındaki koordinasyonun askıya alındığını açıklamış, ancak bu tam olarak hayata geçirilmemişti.

Terör saldırılarının önlenmesi ve Filistin Özerk Yönetimi kontrolü altındaki bölgelerde büyük çaplı operasyonların koordinasyonu için iki taraf da karşılıklı olarak istihbarat bilgilerini paylaşıyor.

ABD’den İsrail’e destek

İsrail ile Filistinliler arasında yaşanan gerilim uluslararası toplumda da kaygılara neden oluyor. ABD,İsrail’in kendini savunma hakkına vurgu yaparken, güvenlik koordinasyonun sürdürülmesi çağrısında bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “İsrail’in güvenliğini ve Hamas, İslami Cihat ve diğer terörist gruplara karşı halkını savunma hakkını destekliyoruz” dedi. Sözcü, “can kaybını önlemek için gereken bütün önlemleri” alma çağrısı da yapmıştı.

Batı Şeria’da son aylarda İsrail ve Filistinliler arasında yaşanan şiddet arttı. Bu yılında başından beri bölgede en az 185 Filistinli, 25 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan yaşamını yitirmişti.

İsrail, Filistin toprağı olan Batı Şeria’yı 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal etmişti. Filistinliler Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan topraklarda bir devlet kurmayı hedefliyor.

Paylaşın

İsrail’den Batı Şeria’da Operasyon: En Az 3 Filistinli Öldü

İsrail tarafından Batı Şeria’daki Cenin kentine düzenlenen askeri operasyonda en az üç Filistinli hayatını kaybetti. İki Filistinli ve dört İsraillinin hayatını kaybettiği saldırılar sonrası bölgede İsrailli yerleşimciler ve Filistinliler arasında şiddet olayları yaşanıyor.

İsrail, Filistin toprağı olan Batı Şeria’yı 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal etmişti. Filistinliler Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan topraklarda bir devlet kurmayı hedefliyor.

İsrail’in operasyonu sonrasında Hamas, Batı Şeria’daki Filistinlilere harekete geçmeleri çağrısı yaparken, Cenin’deki savaşçılarına da destek sözü verdi. Militan Filistinlilerin örgütü İslami Cihat da, “Bu saldırganlık sona ermediği sürece, olası misillemeler geniş ve kapsamlı olacak” açıklamasını yaptı.

Gazze Şeridi’nde kontrolü elinde bulunduran radikal İslamcı Hamas’ın yanı sıra İslami Cihat gibi örgütler de son yıllarda Cenin’de nüfuzunu artırdı.

Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, operasyon sonucu 20’den fazla kişinin de yaralandığı, bunlardan yedisinin durumunun ciddi olduğu belirtildi.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, “Ev ve bahçe” adı verilen operasyonun “terörist altyapıyı” hedef aldığı ve Pazartesi sabahı da sürdüğü ifade edildi. Cenin ve yaklaşık 17 bin nüfuslu mülteci kampı, militan Filistinlilerin kalesi olarak biliniyor.

İsrail ordusunun açıklamasında, düzenlenen hava operasyonunda “silah deposu, teröristlerin buluşma yeri ve gözlem noktası olarak kullanılan bir komuta ve iletişim merkezinin” hedef alındığı ifade edildi. Hava saldırılarının ardından, İsrail ordusu yaklaşık 100 askeri araç ve kara birlikleri ile kente girdi.

İsrail ordu sözcüsü Richard Hecht, operasyonun “gerektiği kadar uzun” süreceğini söyledi. Ordunun Cenin mülteci kampına odaklandığını belirten Hecht, burada dün gece “en az yedi teröristin etkisiz” hale getirildiğini belirtti. Hecht, mülteci kampında yaşayanların İsraillilere yönelik onlarca saldırı düzenlediğini aktardı.

İsrail Savunma Bakanı Joav Galant da, Cenin’de ordunun “aktif ve kararlı bir şekilde ilerleyeceğini” söyledi. Galant, İsrail’in savunma unsurlarının her senaryoya hazırlıklı olduğunu da sözlerine ekledi.

Filistinliler, Cenin’de elektriklerin kesildiğini bildirirken, bölgeden gelen görüntülerde çok sayıda caddenin hasara uğradığı görüldü.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Uluslararası Af Örgütü’nden UCM’ye Filistin Çağrısı: Savaş Suçları İşlenmiş Olabilir

Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) Filistin için soruşturma başlatma çağrısı yaptı. Af Örgütü, geçen ay İsrail ile Filistinli silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda “savaş suçları” işlenmiş olabileceğini duyurdu.

ICC Filistin’de 2014’te başlayan çatışmalar ve sonrasında yaşananlar yaşanan olaylar nedeniyle 2021’de bir soruşturma açmıştı.

Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna göre, İsrail ordusunun orantısız güçle yaptığı hava saldırıları, Filistinli sivillerin ölümüne yol açtı.

Aynı raporda İslami Cihat Örgütü militanlarının hedef gözetmeksizin fırlattığı roketlerin İsrailli ve Filistinli sivillerin ölümüne yol açtığı sonucu açıklandı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, uluslararası yasalardan doğan yükümlülüklere uygun hareket edildiği savunuldu. Açıklamada, sivillerin zarar görmesini önlemek için çaba harcandığı da kaydedildi.

9 Mayıs’ta başlayan ve beş gün süren çatışmalarda, 34 Filistinli ile bir İsrailli öldürüldü. Sınıra yakın bölgelerde yaşanan çatışmalar, Mısır’ın ateşkese arabulucu olması ile sonlandı.

Çatışmalar, İsrail hava kuvvetlerinin üst düzey bir İslami Cihat Örgütü yöneticisini hedef alan saldırısı ile başladı. Söz konusu saldırıda, bu kişinin yanında akrabaları ve komşuları ile birlikte 10 sivil hayatını kaybetti.

Af Örgütü raporuna göre, hassas güdümlü roketlerle, aileler uykudayken yapılan bu saldırının emrini verenlerin, ciddi sivil kayıplar olabileceği ihtimalini göze aldığı ve hatta “büyük ihtimalle bunu gözardı” ettiği sonucuna vardı.

İsrail ordusu, söz konusu çatışmalarda 400’den fazla askeri hedefin hava saldırılarında vurulduğunu ve üç İslami Cihat yöneticisinin öldürüldüğünü açıkladı.

Ordu sözcüleri, sivil kayıpları önlemek için bazı durumlarda saldırıları erteleme yoluna gittiklerini savundu.

9 saldırı incelendi

Af Örgütü’nün incelediği dokuz saldırı arasında, üç İslami Cihat yöneticisinin evlerine yönelik saldırılar da bulunuyor. Örgüt, Gazze’deki hanelerde büyük yıkıma yol açan benzer nitelikte saldırılar tespit edildiğini duyurdu.

Nabhan ailesinin 42 üyesinin yaşadığı bir binaya 13 Mayıs’ta yapılan saldırıda incelendi.

Cibaliye mülteci kampındaki dört katlı binanın silah deposu olarak kullanıldığına yönelik bir delil bulunamadığı, çevresinden de roket atışı yapıldığı bulgusu olmadığı raporlandı.

Af Örgütü Orta Doğu Direktörü Heba Morayef, saldırı sonrası çocuklarını enkazdan çıkarmaya çalışan ebeveynlerin tanıklıklarını dinlediklerini, genç çocukların oyuncak ayılarına sarılmış bir şekilde yatarken ölümcül şekilde yaralandıklarını aktardı.

Heba Morayef, “Tüm bunlardan daha korkutucu olan, eğer bu saldırıları yapanlar sorumlu tutulmazlarsa, bu dehşetin devam edecek olması” dedi.

İsrail ordusu İslami Cihat’ın sivillerin bulunduğu binalarda örgütlendiğini, sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını savunuyor. Ordu sözcüsü, söz konusu binaların, sivillerin tamamen tahliye edilmesi sonrası vurulduğunu açıkladı.

İslami Cihat da suçlanıyor

İslami Cihat bu saldırılar sonrası İsrail’e çoğu gelişi güzel şekilde 1.400’den fazla roket attı. İsrail ordusu, bunlardan 430’unun kalabalık yerleşim bölgelerine ulaşmak üzereyken, füze savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Rehovot kentinde bir apartmana isabet eden roket bir İsrailli kadının ölümüne yol açtı. Af Örgütü, kısa düşen roketlerin Gazze’de, ikisi çocuk üç Filistinli sivilin ölümüne yol açtığını raporladı.

İslami Cihat söz konusu iddiayı yalandı ve İsrail hava saldırısı sonucu ölümlerin yaşandığını öne sürdü. Ancak görgü tanıkları, örgüt üyelerinin olaydan hemen sonra roket parçası izlerini ortadan kaldırdığını söylüyor.

İslami Cihat Örgütü Sözcüsü Tarık Salmi, rapordaki suçlamalara yanıt vermedi. Salmi, BBC’ye yaptığı açıklamada ise Filistin halkına karşı işlenen suçlara karşı kendilerini savunmak için üzerlerine düşeni yaptıklarını savundu.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

İsrail, Batı Şeria’da Üç Filistinliyi Öldürdü

İsrail, Batı Şeria’da yer alan bir mülteci kampına düzenlediği baskında üç Filistinliyi öldürdü. İsrail ayrıca, baskında, tüfek, mühimmat ve patlayıcı aletler ele geçirdiğini duyurdu.

İsrail, ayrıca üç kişiyi de gözaltına aldığını duyurdu. Filistinli yetkililer, baskında yaralanan altı kişiden birinin durumunun ağır olduğunu açıkladı.

İsrail, Nablus’un doğusundaki Balata Mülteci Kampı’na gece saatlerinde baskın düzenledi. The Palestine Chronicle’da yer alan habere göre, İsrail’in buldozerler ve askeri araçlar eşliğinde düzenlediği baskın esnasında onlarca evin kapısı kırıldı.

Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, kampta İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu Muhammed Bilal Zeytun (32), Fethi Ebu Rızk (30) ve Abdullah Ebu Hamdan (24) isimli 3 Filistinli hayatını kaybetti. Baskın sırasında biri ağır altı kişinin de yaralandığı bildirildi.

İsrail güçlerinin, Filistin Kızılayı’na ait ambulansların kampa girmesine engel olduğu da belirtildi.

İsrail Savunma Kuvvetleri, yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Batı Şeria’nın farklı yerlerinde aranan 13 kişiyi gözaktına aldığını söyledi. Ayrıca “karşılıklı açılan ateşin ardından iki zanlıyı etkisiz hale getirdiğini” ileri sürdü.

ABD’den İsrail’e tepki

Öte yandan İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim birimi Homeş’le ilgili kararına ABD’den tepki geldi.

Vatandaşlarının Homeş’te “kalıcı varlık” göstermesine izin veren İsrail’in bu kararından son derece rahatsız olduklarını belirten ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matt Miller, bu yerleşim biriminin İsrail yasalarına da aykırı şekilde özel Filistin topraklarına inşa edildiğini hatırlattı.

Miller, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, söz konusu kararnamenin hem 2004’te Bush yönetimine hem de mevcut İsrail hükümetinin Biden yönetimine verdiği taahhütlere de ters düştüğünü belirterek “Batı Şeria’da İsrail yerleşim birimlerinin artırılması, iki devletli çözümün önünde engel oluşturmaktadır” ifadesini kullandı.

İsrail hükümeti geçen Mart ayında, Batı Şeria’da Homeş dâhil dört bölgedeki Yahudi yerleşimlerinin tahliyesini sağlayan 2005 Çekilme Yasası’nın ilgili maddelerini iptal etmişti. İsrail ordusunun geçen Perşembe günkü kararnamesinde de İsraillilerin tekrar Homeş’e girmesine izin verilirken bu bölgede yeniden Yahudi yerleşimleri inşa edilmesinin önü açıldı.

Mescid-i Aksa gerginliği

ABD Dışişleri Bakanlığı, Müslümanların Harem-i Şerif, Yahudilerin ise Tapınak Tepesi olarak adlandırdığı kutsal bölgeye dün İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından düzenlenen ziyareti eleştirdi.

Açıklamasında Ben-Gvir’in düzenlediği “provokatif ziyaret” ve “kışkırtıcı retorikten” de endişe duyduklarını belirten Miller, “Bu kutsal alan siyasi amaçlar için kullanılmamalı, tüm taraflara buranın kutsallığına saygı gösterme çağrısında bulunuyoruz” dedi. Açıklamada, ABD’nin “Kudüs’teki kutsal alanların tarihi statükosuna desteği” de teyit edildi.

Mescid-i Aksa’ya İsrail güvenlik güçleri eşliğinde giren Ben-Gvir, “Kudüs’ün ve tüm İsrail toprağının sahibi biziz” açıklamasında bulunmuştu.

İsrailli Bakan’ın ziyaretine Dışişleri Bakanlığı da tepki göstermişti.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamada, “İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı’nın 21 Mayıs tarihinde İsrail güvenlik güçlerinin refakatinde Harem-i Şerif’e düzenlediği uluslararası hukuku açıkça ihlal eden baskını şiddetle kınıyoruz. İsrail hükümet üyelerinin Harem-i Şerif’in tarihi statüsüne bu şekilde meydan okuması, kışkırtıcı ve faşizan eylemlerde bulunması hiçbir şekilde kabul edilemez” denilmişti.

Paylaşın

İslami Cihad’ın Askeri Lideri Ali Gali Öldürüldü

İslami Cihad, Roket Fırlatma Birimi komutanı Ali Gali’nin İsrail tarafından düzenlenen operasyonda hayatını kaybettiğini açıkladı. Filistin basını da üç İslami Cihad liderinin öldürüldüğünü duyurdu.

Gali’yi hedef alan operasyon öncesinde İsrail ordusu Filistinli militanların İsrail’e yüzlerde roket attığını açıkladı. Operasyonun ardından açıklama yapan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordusunun “militan Filistinli örgütlerin liderliğini yok ettiğini” belirtti.

İsrail ordusu tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada Gazze Şeridi’ne düzenlenen operasyonda Filistin İslami Cihad’ın silahlı kanadı Kudüs Tugayları’nın Roket Fırlatma Birimi komutanı Ebu Hasan Ali Gali’nin de aralarında olduğu üç askeri liderin hedef alındığı belirtildi.

İsrail ordusunun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Gali İslami Cihad’da merkezi bir konumda olmasının yanı sıra İsrail’e yönelik son roket saldırılarından sorumluydu” denildi.

İsrail tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan İslami Cihad tarafından yapılan açıklamada Roket Fırlatma Birimi komutanı Ali Gali’nin yaşamını yitirdiği teyit edilirken, “Filistin direnişinin” bombardımana devam edeceği belirtildi.

Filistin basını da üç İslami Cihad liderinin öldürüldüğünü duyurdu. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi de, Gali’nin Perşembe sabahı erken saatlerde Gazze’de bir konuta düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğünü haber verdi.

Gali’yi hedef alan operasyon öncesinde İsrail ordusu Filistinli militanların İsrail’e yüzlerde roket attığını açıkladı. Tel Aviv’de de Ağustos ayından bu yana ilk kez sirenlerin çaldığı bildirildi.

İsrail tarafından sert açıklamalar

Operasyonun ardından açıklama yapan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordusunun “militan Filistinli örgütlerin liderliğini yok ettiğini” belirtti.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu yaptığı açıklamada İsrail “İslami Cihad’a tarihindeki en ağır darbeyi indirdi” dedi.

9 Mayıs’ta da İsrail hava kuvvetlerinin Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında İslami Cihad örgütünün lider kadrosundan üç kişi öldürülmüştü. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, son saldırılarda yedi kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Salı günü ise 15 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

AFP haber ajansının İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre Mısır iki taraf arasında “ateşkes” sağlamaya çalışıyor. İslami Cihad ve Filistinli radikal İslamcı örgüt Hamas’a yakın kaynaklar Mısır’ın çabalarını doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan İsrailli mevkidaşı Tsachi Hanegbi ile görüştüğünü açıkladı. Sullivan ABD’nin “İsrail’in güvenliğine olan sarsılmaz desteğini” bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Paylaşın