‘En Yoksul Gelir Grubu’nun Enflasyonu Yüzde 137,3

Enflasyon dar gelirli vatandaşın canını yakmaya devam ediyor. Eylül ayında, emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 118,5, en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 119,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonu yüzde 137,3 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) değişim eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,08, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 52,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyon Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı enflasyon verilerinin ardından açıklama yayımladı.

DİSK-AR’ın açıklamasında, TÜİK tarafından yayımlanan resmi enflasyon oranlarının, farklı gelir gruplarını yansıtmadığı belirtildi. “Resmi enflasyon oranları, düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir” denilen açıklamada, “Emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 118,5, en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 119,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonu yüzde 137,3 olarak gerçekleşti” ifadelerine yer verildi.

“Enflasyon gelir gruplarına göre farklı hissedildi”

DİSK-AR’ın, TÜİK’in enflasyon verileriyle ilgili yaptığı açıklamanın devamı şöyle:

“Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 89,4 olurken en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 66,4 oldu. Böylece, en yoksul gelir grubu yüzde 133,2 oranında gıda enflasyonu hissederken en yüksek gelir grubu ise yüzde 66,4 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum, enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

TÜİK, Eylül 2022 resmi enflasyon oranlarını açıkladı. TÜFE’deki (2003=100) değişim, 2022 yılı eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,08, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre artışın en yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla yüzde 117,6 ile ulaştırma, yüzde 93,05 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 89,68 ile ev eşyası oldu. Böylece ulaştırmada üç haneli enflasyon devam ediyor.

TÜİK’e göre Yİ-ÜFE (2003=100) ise 2022 yılı eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 151,5 olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE yüzde 151,5 iken TÜFE yüzde 83,45 olarak hesaplandı. Böylece, TÜFE’nin önümüzdeki aylarda da artmaya devam edeceğini söylemek mümkündür. Öte yandan, Ağustos 2022’de yüzde 83,4 olan resmi enflasyon oranı, AKP dönemi için bir rekor olmaya devam ediyor. Aralık 2002’de yüzde 29,7’lik bir enflasyon devralan AKP, 20 yılda enflasyonu yaklaşık 54 puan artırdı.

AKP hükümeti döneminde, 2003 ve 2022 Ağustos arası dönemde tüketici fiyatları ve gıda fiyatları 10 ila 14 kat arttı. 2003 Ağustos’ta 100 olan TÜFE 2022 Ağustos’ta 1.016 olurken 2003 Ağustos’ta 98 olan gıda fiyatları endeksi 2022 Ağustos’ta 1.347 oldu. 2003 ve 2013 arasında birbirine yakın seyreden endeksin arasındaki makas, 2014 itibarıyla açılmaya başladı. 2022 Ağustos’ta iki endeks arasındaki fark 331 puana yükseldi.

Son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. 2003 bazlı TÜFE ve gıda enflasyonu endeksleri, 2022 Eylül ayında sırasıyla 1.047 ve 1.374 oldu. Böylece gıda enflasyonu endeksi ile TÜFE arasındaki fark yüzde 31 oldu.”

Paylaşın

Kamuda İstihdam Edilenlerin Sadece Yüzde 25’i Kadın

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş’in Emek Araştırma Dairesi (EMAR) her yıl düzenli olarak hazırladığı “Kamuda ve Genel İşler İşkolunda İstihdam” raporunun bir yenisini yayımladı.

Kamuda ve genel işler işkolunda istihdam verileri ile kamu harcamalarının, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle karşılaştırıldığı rapora göre Türkiye’de kamu harcamalarının oranı, OECD ortalamasının çok altında ve Avrupa ülkeleri içinde ise son sıralarda.

OECD ortalamasına göre GSYH içinde genel kamu harcamalarının oranı yüzde 48,47. Fransa’da yüzde 59,4, Yunanistan’da yüzde 56,8, İtalya’da yüzde 55,5, Almanya’da yüzde 51,4 ve İspanya’da yüzde 50,6 kadar. Türkiye’de ise bu oran yüzde 35,88.

Kamuda sosyal harcamalara yeterli pay ayrılmıyor

Rapora göre eğitim, sağlık ve sosyal korumalardan oluşan kamu kesimi sosyal harcamalarına GSYH’den ayrılan payın düşmüş durumda. 2021’da kamu kesimi sosyal harcamalarına GSYH’dan ayrılan pay yüzde 15,9 oldu ve 2017 seviyesine düştü.

2018’de yüzde 16,3, 2019’da yüzde 17,1 oranındaydı. 2020’de ise pandeminin de etkisiyle kamunun sosyal harcamaları biraz daha artış eğiliminde olsa da, 2021’de yaklaşık 2 puan düştü ve yüzde 15,9’a geriledi.

Kamu istihdamı OECD ortalamasının 4 puan altında

Yine rapora göre Türkiye’de toplam istihdam içinde kamu istihdamının oranı, OECD ortalamasının 4 puan altında.

OECD üye ülkelerin ortalamasında toplam istihdam içinde kamu istihdamının oranı yüzde 18,45 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 14,5.

Fransa (yüzde 21,5) ve Macaristan’da (yüzde 21,5) toplam istihdam içinde kamu istihdamı oranı OECD ortalamasının üstünde, diğer Avrupa ülkelerinde ise altında.

Kamuda istihdamın sadece yüzde 25’i kadın

OECD’ye üye ülkelerin ortalamasında kadınların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 45,40 oranında. Kamu sektöründe istihdam oranı ise yüzde 57,8.

Birçok ülkede de kamuda kadın istihdamı, toplam istihdamdan fazla. İngiltere, Fransa, Macaristan ve Portekiz’de toplam istihdam içinde kadın istihdam oranı yüzde 40 iken kamuda kadın istihdam oranı yüzde 60’ın üzerinde.

Ancak Türkiye’de kadınların istihdama katılımı, OECD ve Avrupa ülkelerinin çoğundan az. Türkiye’de kadınların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 26,6 iken kamu istihdamında kadın oranı yüzde 25.

Her 10 kişiden 8’i özel sektörde, 2’si kamuda çalışıyor

Rapora göre Türkiye’de kamu istihdamının artış eğiliminde. Ancak buna karşın toplam istihdamın yalnızca yüzde 16,8’ini oluşturuyor. Özel sektör istihdamı ise yüzde 83,2.

Kamu istihdamında en fazla artış “sözleşmeli personelde”

Öte yandan kamuda en güvenceli istihdam biçimi olan “memurluğun” yerini “sürekli işçilik” ve “sözleşmeli personel” alıyor.

2015’te kamu istihdamının yüzde 82’sini memurluk, yüzde 4,2’sini sözleşmeli personel istihdamı oluştururken; 2021’de kamu istihdamında memur oranı yüzde 61,5’e geriledi, sözleşmeli personel istihdam oranı ise 6,6 puan artarak yüzde 10,8’e yükseldi.

2022’nin ilk çeyreğinde ise memurluk yüzde 61’e düşerken sözleşmeli personel istihdamı 11,5’e çıktı.

Sürekli işçilikte ise yüzde 9,3’ten yüzde 24,4’e yükselmiş durumda. Raporda kamu istihdamında sürekli işçiliğin artışının en önemli nedeni olarak 2017’de çıkarılan 696 sayılı KHK düzenlemesi gösterildi.

Bu düzenlemeyle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri ve taşeron firmalarda çalışan işçiler, merkezi idarelerde sürekli işçi kadrosuna; belediyelerde çalışan taşeron işçiler ise, belediye şirketlerine geçirildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

DİSK-AR: İşsiz Sayısı 8,5 Milyona Yükseldi

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bugün açıkladığı işsizlik verilerine ilişkin bir rapor yayımladı.

TÜİK’in verilerinin genişletilmiş hali olan rapora göre Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 8,5 milyon kişiye yükseldi. Ayrıca geniş tanımlı işsizlik son bir yılda 781 bin kişi arttı. Geniş ve dar tanımlı işsizlik arasındaki puan farkı da 12,4’e çıktı.

Öte yandan İŞKUR’a göre işsiz sayısı son bir yılda 542 bin artarken TÜİK’e göre 307 bin azaldı. İŞKUR’un Temmuz 2021 ile Temmuz 2022 arasında son 1 yıllık dönemde kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 995 binden 3 milyon 538 bine yükseldi, kayıtlı işsiz sayısında yaklaşık yüzde 18,1’lik bir artış gerçekleşti.

Kadın istihdamı azalıyor

İŞKUR’a işsizlik kaydı yaptıranların 301 binini kadınlar, 241 bini ise erkekler oluştu. TÜİK’e göre ise son 1 yılda kadın işsizliği 40 bin, erkek işsizliği ise 267 bin azaldı.

DİSK-AR raporda bununla ilgili “İŞKUR’un kayıtlı işsiz sayıları kayıtlara, TÜİK’in işsizlik verileri ise ankete dayalı olarak hesaplanıyor. İki kurumun metodolojileri farklı da olsa İŞKUR tarafından aylık istatistik bültenlerinde açıklanan kayıtlı işsiz sayıları işsizliği anlamamız açısından önemli göstergedir. Olağan seyirde İŞKUR’un kayıtlı işsiz sayılarının TÜİK’in işsiz sayılarına yansıması beklenir. Ancak uzun bir süredir iki kurumun işsiz sayıları arasındaki farklar birbirinden zıt bir eğilim izlemektedir” dedi.

DİSK-AR “İŞKUR ile TÜİK arasındaki sayılardaki uyumsuzluğun sorunlu olduğunu düşünüyoruz” yorumu yaptı.

Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 29,9

DİSK-AR ayrıca TÜİK veririne göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategorinin yüzde 29,9 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olduğunu aktardı. İkinci yüksek işsizlik kategorisi ise genç kadınları gösterdi.

“Temmuz 2022’de genç kadın (15-24) işsizliği 24,7’dir. Bilindiği gibi salgın döneminde diğer işsizlik kategorilerine göre kadın işsizlik türleri genele göre çok daha yüksek gerçekleşti ve bu eğilim devam ediyor.” dedi.

DİSK-AR işsizlikle mücadelede şu önerileri sıraladı:

  • Haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  • İş Yasasının 25/II. Maddesi (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller) yeniden düzenlenmeli ve keyfi işten çıkarmalar sona ermelidir.
  • İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Fon’dan işverenlere dönük teşvik ve destekler sona erdirilmelidir.
  • Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  • İşbaşında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
Paylaşın

DİSK: İşçilerin Büyümeden Aldığı Pay Son 20 Yılın Dibinde

TÜİK’in açıkladığı büyüme rakamları sonrası Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) “Gelir dağılımında büyük bozulma! Emeğin payı son 20 yılın dibinde” başlıklı bir rapor yayımladı.

Haber Merkezi / Emeğin kaybettiği sermayenin kazandığı vurgulanan raporda öne çıkan başlıklar şöyle:

  • 2020 2. çeyrekte emeğin payı yüzde 36,8 iken 2022 2. çeyrekte yüzde 25,4’e düştü.
  • Sermaye payı 2020-2022 arasında yüzde 42,8’den yüzde 54’e çıktı.
  • 2022 2. çeyrekte cari fiyatlarla sermaye gelirleri yüzde 134,7 büyürken emeğin geliri yüzde 66,4 arttı.
  • Sermaye ortalama büyümeden daha hızlı büyürken, emek ortalama büyümenin çok altında kaldı.
  • Sermaye gelirleri 2 yılda emeğin 2 katı kadar arttı.
  • 2 yıl içinde emeğin pastadaki payı 11,6 puan azaldı.
  • Covid-19, yüksek enflasyon ve ekonomik kriz bölüşüm ilişkilerini kötüleştirdi.

İşgücü ödemeleri DİSK-AR hesaplamasında GSYH içinde emeğin payı olarak, net işletme artığı ise sermayenin payı olarak ifade ediliyor.

TÜİK: Ekonomi yüzde 7,6 büyüdü

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi 2. Çeyrekte yüzde 7,6 büyüdü. Ekonomistler yüzde 7,5 büyüme bekliyordu. İlk çeyrekte büyüme yüzde 7,3 olmuştu.

Büyümeye hanehalkı harcamaları 13,6 puan katkı verirken, net ihracatın katkısı 2,7 puan, yatırım harcamalarının katkısı ise 1,2 puan oldu.

İkinci çeyrekte finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 26,6, hizmet faaliyetleri yüzde 18,1, sanayi yüzde 7,8; artarken, inşaat sektörü yüzde 10,9 azaldı.

Paylaşın

Açlık Sınırı 6.856, Yoksulluk Sınırı 23.715 Liraya Yükseldi

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı temmuz ayında 6 bin 856 liraya yükselirdi. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan yoksulluk sınırı ise 23 bin 715 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Temmuz ayında, yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 1.866 lira; yetişkin bir kadın için 1.785 lira; 15-18 yaş bir genç için 1.934 lira; 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.271 lira oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi BİSAM, Temmuz 2022 için açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı.

Açıklamada, “TÜİK Temmuz 2022 harcama gruplarına göre endeks rakamları, İstanbul Halk Ekmek, zincir market fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Temmuz 2022 için 6 bin 856 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 23 bin 715 lira olarak gerçekleşmiştir.” denildi.

Araştırmaya göre yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 1.866 lira; yetişkin bir kadın için 1.785 lira; 15-18 yaş bir genç için 1.934 lira; 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.271 lira oldu:

“Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 34.6 ile en yüksek paya sahiptir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 26.2 ile ikinci sıradadır. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 18.5’dir. Ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 10,7’dir. Diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 10.1’dir.”

Paylaşın

DİSK-AR: Geniş Tanımlı İşsizlik Dar Tanımlı İşsizliğin İki Katı

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün yayımlanan işsizlik verilerine ilişkin İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu’nu hazırladı.

Geniş tanımlı işsizliğin dar tanımlı işsizliğin iki katı olduğu, geniş tanımlı işsiz sayısının 7 milyon 607 bin olarak hesaplandığı, geniş tanımlı işsiz sayısının salgın öncesine göre 1 milyon 35 bin arttığı, genç kadın işsizliğinin yüzde 28,3 olduğu vurgulandı.

Rapor şu şekilde özetlendi: “Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,3,mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2022 Haziran ayında bir önceki aya göre136 bin kişi azalarak 3 milyon 541 bin kişi oldu.

“DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Haziran 2022’de 7 milyon 607 bin kişi olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre işsizlik azaldı

TÜİK’e göre Haziran’da işsiz sayısı azaldı. Mayıs’a oranla 136 bin kişi düşerek 3 milyon 541 bin kişi oldu.

Dar tanımlı işsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı da (geniş tanımlı işsizlik) bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 20,4 oldu.

İstihdam edilenlerin sayısı Haziran’da bir önceki aya göre 46 bin kişi azalarak 30 milyon 866 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 47,8 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,6 olarak gerçekleşti.

İşgücü ise Haziran’da bir önceki aya göre 182 bin kişi azalarak 34 milyon 407 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puanlık azalış ile yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 35,5 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44,5 saat olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Kemal Türkler, 42’nci Ölüm Yıl Dönümünde Anıldı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK),  kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler Topkapı’daki mezarı başında anıldı. Anma, Topkapı Çamlık Mezarlığı girişinden Kemal Türkler’in mezarına kadar süren yürüyüşle başladı.  Ardından Türkler’in mezarının başında saygı duruşu yapıldı.

Saygı duruşundan sonra DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, konuşma yaptı. “Kemal Türkler’in öldürülmesiyle 12 Eylül faşist cuntasının temellerinin atıldığını” belirten Serdaroğlu, “ Türkler’in düşüncelerinin yaşadığını” söyledi.

“Fabrikalarda yaşıyor”

“Kemal Türkler’i vurdular ama binlerce, on binlerce Kemal Türkler bugün fabrikalarda çalışıyor, DİSK’i örgütlemeye uğraşıyor. Kemal Türkler’i öldüren piyasa şarlatanları mezarlarındaki taşlar bile okunmuyor. Ama Türkler’in mezarının başına on binlerce insan geliyor.”

Kemal Türkler’in ailesi adına kızı Nilgün Türkler Soydan, konuştu. Soydan, Can Şafak’ın yazdığı Kemal Türkler’i anlatan kitaptan söz etti ve “Kitap satılık bir kitap değildir. Bunu babam adına önce benden sonra sendika ve vakıftan bir Kemal Türkler armağanı olarak kabul etmenizi istiyorum” dedi.

“İşçi sınıfına darbe”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da “Kemal Türkler işçi sınıfının önünde yürümeye devam ediyor” dedi ve ekledi: “1 Mayıs 1977 katliamıyla başlayan ve Kemal Türkler’in katledilmesiyle devam eden süreç Türkiye’yi 12 Eylül karanlığına götürdü. Hep söylediğimiz gibi, 12 Eylül asla unutulmaması gereken bir darbedir. 12 Eylül sermayenin işçi sınıfına karşı yaptığı darbedir. İşte o nedenle 12 Eylül’den bir buçuk ay önce Kemal Türkler katledilmiştir.”

Anmaya katılanlar

Anma törenine Türkler ailesi, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, DİSK Yönetim Kurulu üyeleri Kazım Doğan ve Seyit Aslan, DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Nevzat Karataş, DİSK önceki dönem Genel Başkanlarından Rıdvan Budak, DİSK’e bağlı sendikaların genel başkanları, genel merkez ve şube yöneticileri, DİSK’li işçiler, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı.

Paylaşın

Geniş Ve Dar Tanımlı İşsizlik Arasındaki Fark Gittikçe Açılıyor

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik verilerinin ardından bir rapor yayımladı.

İşsizlik ve İstihdamın Görünümü ismini taşıyan rapora göre geniş tanımlı işsizlik pandemi öncesine göre 2 milyon kişi artarak 8 milyon 387 bin kişiye ulaştı. DİSK-AR raporunda “TÜİK’e göre Mayıs 2019’da yüzde 13,7 olan işsizlik Mayıs 2022’de yüzde 10,9’a düştü. Ancak geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,6’dan yüzde 22,4’e yükseldi.” dedi.

Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik daha yüksek

DİSK-AR, geniş tanımlı işsizlik oranının kadınlarda daha yüksek olduğuna vurgu yaptı. Erkeklerde yüzde 18,7 olan geniş tanımlı işsizliğin kadınlarda yüzde 29’a yaklaştığını belirtti. DİSK-AR “Kadın işsizliği tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olarak görülmeye devam ediyor” dedi ve şu eklemeyi yaptı:

“Mayıs 2022 verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori bu ay da yüzde 29 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. Salgın döneminde diğer işsizlik kategorilerine göre kadın işsizlik türleri genele göre çok daha yüksek gerçekleşti ve bu eğilim devam ediyor.”

Geniş ve dar tanımlı işsizlik arasındaki fark 11,5 puan

Dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın giderek arttığını belirten DİSK-AR raporunda şöyle dedi:

“Türkiye’de 2018 Eylül’de başlayan ekonomik kriz ve 2020 Mart ayından bu yana yaşanan salgınının da etkisiyle işgücü piyasası dışına çıkış eğilimi artıyor. Zamana bağlı eksik istihdamda artış ve iş bulma ümidinin kaybedilmesine paralel olarak dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki açılıyor. Örneğin, Ocak 2019’da dar tanımlı işsizlik yüzde 13,6 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,7 olarak gerçekleşmişti. Bu dönemde geniş tanımlı işsizlik dar tanımlı işsizlikten 6,1 puan yüksekti.

“Mayıs 2022’de ise dar tanımlı işsizlik yüzde 10,9 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,4 olarak gerçekleşti. Dar ve geniş işsizlik arasındaki fark bu dönemde 11,5 puan oldu. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni salgın dönemindeki işten çıkarma yasağının dar tanımlı işsizliği sınırlı düzeyde tutmuş olması ve işbaşında olunan sürenin azalmasıdır. Böylece dar tanımlı işsizlik sınırlı kalırken geniş tanımlı işsizlik fırlamıştır.”

Paylaşın

DİSK: TÜİK, Gerçekleri Açıkla, Ekmekle Oynama

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, TÜİK önünde yapılan basın açıklamasında, “Türkiye işçi sınıfı adına, emekçiler adına, emekliler adına buradan bir kez daha uyarıyor, bir kez daha söylüyoruz. TÜİK gerçekleri açıkla, ekmeğimizle oynama. İşçilerin, emekçilerin, emeklilerin ekmeğiyle oynamayın. Bizler, emeğimize, ekmeğimize sahip çıkacağız” dedi.

Haber Merkezi / Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), resmi enflasyon verilerinin açıklandığı saatte Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) önünde basın açıklaması yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da katıldığı eylemde “TÜİK, elini cebimizden çek” ve “TÜİK gerçekleri açıkla, ekmeğimizle oynama”, “TÜİK doğruları açıkla”, “Ekmeğe uzanan eller kırılsın”, “Milyonlar işsiz, milyonlar aç” sloganları atıldı.

DİSK Başkanı Çerkezoğlu, burada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

“Sevgili işçi arkadaşlarım, sevgili basın emekçileri,

Bugün 4 Temmuz 2022. İşçiler ve çalışanlar için son derece önemli bir gün!

Bugün TÜİK’in gerçekleri açıklaması için, milyonların ekmeğiyle oynamaması için buradayız!

Bugün buradayız çünkü bugün önemli bir gün! TÜİK az önce Haziran 2022 Tüketici Fiyatları Endeksini, enflasyonu açıkladı. TÜİK bunu her ay açıklıyor. Bu ay neden önemli? Bugün 6 aylık enflasyon belli oldu. Bu 6 aylık enflasyon oranı işçiler için, memurlar için, emekliler için büyük önem taşıyor.

Temmuz ayında ücretlere yapılacak zamlar, memur maaşları, emekli aylıkları bu enflasyon oranına göre belirleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu milyonlarca işçinin, memurun, emeklinin ve onlarının ailelerinin kaderini belirliyor. Milyonların cebine girecek para, mutfağına girecek ekmek adeta TÜİK tarafından belirleniyor. TÜİK ülkemizde adeta en büyük patron gibi. Bütün emek gelirleri onun açıkladığı oranlara göre belirleniyor. O nedenle, enflasyonun eksik ölçülmesi, hatalı ölçülmesi emekçilerin hakkının gasp edilmesi demektir.

TÜİK enflasyonu düşük açıklayarak işçinin, memurun, emeklinin ekmeğiyle oynuyor. Onun için buradayız! Ekmeğinizi, emeğimizi savunmak için buradayız. Enflasyonun doğru ölçülmesi için buradayız. TÜİK’e görevini hatırlatmak için buradayız. TÜİK az önce enflasyonu açıkladı. Şaşırdık mı? Hayır! Değişen bir şey var mı? Hayır!

Halkın hissettiği enflasyon başka, işçinin enflasyonu başka, emeklinin enflasyonu başka. TÜİK’in enflasyonu ise çok çok başka! Emeklinin, dar gelirlinin enflasyonu TÜİK’in açıkladığından çok yüksek. Bunu biliyoruz. Ve bu durum asla kabul edilemez!

Sevgili işçi arkadaşlarım, sevgili basın emekçileri,

Kırk kere söyledik, bir daha söylüyoruz: TÜİK işini doğru yapmıyor! TÜİK kendini “enflasyonla mücadele kurumu” olarak görüyor. O yüzden enflasyonu bastırmak için, düşürmek için elinden geleni yapıyor! Oysa TÜİK, kamusal bir veri toplama kurumudur ve görevi enflasyonu doğru ölçmektir. Halka doğru bilgi vermektir. Bu kamusal bir sorumluluktur. Enflasyonla mücadele etmek hükümetin işidir, Merkez Bankası’nın işidir. Maliye Bakanı itiraf etti. İzlenen “milli” ekonomi politikası dar gelirli dışında herkese yarıyormuş! Buradan TÜİK yönetimine sesleniyorum. Enflasyonu doğru ölçün, işinizi doğru yapın. Şeffaf davranın, daha fazla detay açıklayın. Enflasyon hesaplamasını, detay verileri sendikaların, bilim dünyasının denetimine açın, kamuoyu ile paylaşın. Yüksek enflasyon döneminde sırtınızda büyük bir yükümlülük var. Enflasyonu düşük hesapladığınızda milyonların ekmeği ile oynuyorsunuz. Daha fazla şeffaflık, açıklık ve katılımcılıkla hareket edin. Enflasyon hesabından etkilenen kesimleri sürece dahil edin. Kapılarınız açık olsun, şeffaf olun.

Ancak biz “şeffaf olun” dedikçe TÜİK bilgi karartıyor. Bunun son örneği enflasyon esas madde fiyat listesinin açıklamaktan vazgeçilmesidir. TÜİK ve ondan önce farklı adlarla faaliyet yürüten istatistik kurumları 1933 yılından bu yana fiyat verisi açıklıyor. TÜİK 2003 yılından bu yana 232 aydır. 409 malın fiyatını düzenli yayınlıyordu. Haziran ayında madde fiyat listesinin açıklamasından vaz geçildi. Neden? Sorduk. Bilgi edinme hakkına dayanarak sorduk ve madde fiyat listesini istedik. TÜİK yönetimi gayri ciddi bir cevap verdi. Madde fiyat listesi yanlış anlaşılıyormuş! Demek istedikleri şu. Vatandaş madde fiyat listesine bakıyor. Sonra da kendi aldığı malın fiyatına bakıyor. Tutarsızlığı görüyor ve TÜİK’e güvenmiyor. İşte bu yüzden madde fiyat listesini kararttılar. Bugün buraya bunun için de geldik.

TÜİK yönetimine sorduk, yazdık bilgi vermediler. Bilgi istemeye geldik. Buradan TÜİK yönetimine sesleniyorum. Sizin enflasyon verilerinize, sizin işsizlik verilerinize güvenmiyoruz/güvenemiyoruz. Geçmişte işsizlik hesaplamanız da hatalıydı. 10 yıl boyunca geniş tanımlı işsizliği, âtıl işgücünü hesaplamadınız.  10 yıl boyunca DİSK Araştırma Merkezi geniş tanımlı işsizliği hesapladı ve açıkladı. Sonunda 10 yıl sonra Mart 2021’de geniş tanımlı işsizlik açıklamaya başladınız. Enflasyon hesaplaması konusunda da yanlış yapıyorsunuz. Gelin bu hatalı yoldan, yanlış yoldan dönün. İktidarların maşası olmayın, halkın, kamunun kurumu olun.

TÜİK ülkemizin büyük birikme sahip bir kurumudur. Yüzyıllık geçmişi ve birikimi olan bu kurumu ayaklar altına almayın. Bu kurumu daha da şaibeli hale getirmeyin. Enflasyonu doğru hesaplayın. Bir kamu kurumu gibi davranın. Bilimsel davranın, şeffaf davranın, açık davranın. Halkın, emekçinin cebine girecek parayı azaltmayın. Halkın yoksullaşmasına alet olmayın. Madde fiyat listesi dahil nereden ne fiyat derlediğinizi açıklayın. Emekli için, dar gelirli için, işçi için ayrı enflasyon hesaplayın. Hesaplama sürecine sendikaları, meslek örgütlerini, bilimsel kurumları katın. Bunlar mümkün. Yeterli bilimsel dürüstlükle, kamucu bir yaklaşımla bunlar mümkün. Kamusal verileri tahrif etmek, buna girişmek büyük sorumluluktur, suçtur.

Buradan uyarıyoruz, İktidara sesleniyoruz, TÜİK üzerindeki vesayete son verin. TÜİK’i rahat bırakın. TÜİK’in hesaplamalarına müdahale etmeyin. Rakamlarla mücadele ederek enflasyon düşmez. Mızrak çuvala sığmaz. Rakamlarla oynadığınızda enflasyon düşmüyor. Halkın alım gücü düşüyor. Rakamlarla oynadığımızda TÜİK’e olan güven düşüyor. Milyonlarca, işçi ve emekçi, gerçek enflasyonu her gün yaşayarak biliyor. Ve sizin açıkladığınız enflasyona inanmıyor.

Türkiye işçi sınıfı adına, emekçiler adına, emekliler adına buradan bir kez daha uyarıyor, bir kez daha söylüyoruz!

TÜİK gerçekleri açıkla, ekmeğimizle oynama!

İşçilerin, emekçilerin, emeklilerin ekmeğiyle oynamayın.

Bizler, emeğimize, ekmeğimize sahip çıkacağız!”

Paylaşın

3,7 Milyon Yurttaş Çalıştığı Halde Yoksullukla Mücadele Ediyor

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel-İş Araştırma Dairesi’nin (EMAR) 2019 ve 2021 yıllarının verilerini karşılaştırdığı “Gelir, Yaşam ve Yoksulluk Araştırması”nı yayımladı.

Araştırmaya göre pandemiden yine en çok yoksullar etkilendi ve son iki yılda kendisini yoksul olarak tanımlayan yurttaşların sayısında yarım milyona yakın artış oldu.

Araştırma sonuçlarına göre 3,7 milyon yurttaş çalıştığı halde yoksullukla mücadele ettiğini söylerken; son iki yılda, iki günde bir et ya da tavuk yiyemediğini söyleyenlerin sayısında 1,2 milyon artış oldu.

2019-2021 verilerinin karşılaştırıldığı raporda öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Sağlıklı gıdaya ulaşamayan sayısı pandemide 4,6 milyon kişi arttı.
  • Türkiye’de enflasyon, Avrupa Birliği (AB) üye ülke ortalamasının 9 katı, OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development) üye ülke ortalamasının ise 8 katı.
  • Yoksul yurttaş sayısı yarım milyona yakın arttı; Türkiye’de resmi yoksulluk verilerine bakıldığında, yoksul yurttaş sayısının pandemiyle birlikte yarım milyona yakın (yüzde 2,5) arttı. 2019 yılında 17,2 (yüzde 20,8) milyon kişi yoksulken, 2021 yılında bu sayı 17,6 (yüzde 21,3) milyona yükseldi. Erkeklerde yoksulluk 8,5 milyon kişi ile yüzde 20,8 iken; kadınlarda yoksulluk 9 milyon kişi ile yüzde 21,8.
  • 31,7 milyon yurttaş et ihtiyacını karşılayamıyor; Gıda enflasyonunun yüksekliği halkın gıdaya erişimini de zorlaştırdı. Son iki yılda, iki günde bir et ya da tavuk yiyemediğini söyleyenlerin sayısı 1,2 milyon arttı. 2019 yılında 27,1 milyon kişi (yüzde 33,6) iki günde bir et, tavuk vb. ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtmişti. 2021 yılına gelindiğinde ise bu sayı 4,6 milyon kişi artarak 31,7 milyon kişi ile yüzde 38,3’e yükseldi.

  • Pandemi döneminin kazananı sermaye oldu; 2019 yılı 1. çeyreğinden 2022 yılı 1. çeyreğine katma değer içindeki emeğin payı 7,3 puan azalarak yüzde 38,8’den yüzde 31,5’e geriledi. Aynı dönemde katma değer içinde sermayenin payı 6,8 puan artarak yüzde 40,8’den yüzde 47,6’ya yükseldi.
  • 3,7 milyon kişi çalıştığı halde yoksul; Çalıştığı ve bir geliri olduğu halde yoksul olduğunu belirten çalışanların sayısı 3,7 milyon kişiye (yüzde 13,6) ulaştı. Cinsiyete göre çalışan yoksulluğuna bakıldığında erkek çalışanların, kadın çalışanlara göre daha yoksul olduğu görülüyor. Çalışan erkek yoksul sayısı 2,8 milyon kişi ile yüzde 14,8 iken; çalışan kadın yoksul sayısı 882 bin kişi ile yüzde 10,6.
  • Güvencesiz çalışma yoksulluk riskini üç kat artırıyor. Türkiye’de sözleşme türlerine göre geçici bir işte çalışanların yoksulluk riski, sürekli çalışanlara göre çok daha fazla.
Paylaşın