Destici’den HÜDA-PAR Çıkışı: ‘Hizbullah Terör Örgütüdür’ Demeleri Lazım

BBP Lideri Destici, katıldığı bir televizyon programında, “HÜDA PAR’ın bir takım düşüncelerine katılmıyorum. ‘Hizbullah terör örgütüdür’ demeleri lazım. Türk Bayrağına yeni isimler aramak doğru değil” dedi.

Cumhur İttifakı ortaklarından Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, NTV yayınında Deniz Kilislioğlu’nun sorularına yanıt verdi.

Siyasette süren HÜDA-PAR ve ittifak tartışmalarına yönelik soruya, “Düşüncelerimi daha önce ifade etmiştim.” yanıtını veren Mustafa Destici, sözlerine şunları ekledi:

“HÜDA-PAR’ın bir takım düşüncelerine katılmıyorum. ‘Hizbullah terör örgütüdür’ demeleri lazım. Türk Bayrağına yeni isimler aramak doğru değil.”

Hizbullah ile bağlantılı olduğu ileri sürülen HÜDA PAR’ın Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı alması tartışmalara yol açmıştı.

Destici, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu’ya yönelik tartışmalara da değinerek, “Karşı çıktılar ama gelişmiş ülkelerde bu santrallerin önemli yeri var.” dedi.

Genel Başkan Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık duruma ilişkin de, “Hafif bir rahatsızlığı oldu. Dün gayet sağlıklıydı.” diyerek açıklamada bulundu.

“Birinci turda mı biter.” sorusuna da Destici, “Halkımız kimin çalıştığını, samimi olduğunu görüyor.” cevabını verdi.

Paylaşın

France 24: Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın İktidarını Tehdit Ediyor

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, dünya basını da seçimlere ve muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yayınlamaya devam ediyor.

Son olarak Fransa’nın kamu yayımcısı France 24’ün sitesinde yayımlanan analizde “yumuşak dilli reformcu” diye nitelenen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını tehlikeye soktuğu yazıldı.

“Kemal Kılıçdaroğlu: Yumuşak dilli Türk reformcu, Erdoğan’ın iktidarını tehdit ediyor” başlıklı haberde, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde aday olana dek uluslararası arenada pek tanınmayan CHP liderinin yıllardır Türk siyasetinin önde gelen isimlerden biri olduğu belirtildi.

Analizde, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’na dair şu değerlendirmeler yapıldı:

20 yıllık iktidarının ardından Erdoğan, seçimler için kampanya yürütürken iktidarına karşı şimdiye kadar gördüğü en ciddi meydan okumayla karşı karşıya. Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, CHP’nin laikliğini ve milliyetçiliğini ılımlılaştırmakla kalmayıp, muhalefetteki başlıca 6 partiyi de kendi adaylığı altında birleştirmeyi başardı.

Haberde, Türkiye’deki seçimlerle ilgili France 24’ün televizyon kanalında 8 Mart’ta yapılan tartışma programından yorumlara da yer verildi.

Programa Fransa Uluslararası ve Stratejik İşler Enstitüsü’nün yardımcı direktörü Didier Billion, ülkenin tanınmış gazetelerinden Le Monde’un eski Türkiye muhabiri Marc Semo ve France 24’ün İstanbul muhabiri Ludovic de Foucaud katılmıştı.

Haberde, Billion’un “Erdoğan yıllardır Türk siyasetinde çok kutuplaştırıcı bir figür olarak yer aldı. Seçmenlerin çoğu artık ortalığın sakinleşmesini istiyor” değerlendirmesine yer verildi.

Semo’nunsa Kılıçdaroğlu’nun bu talebi karşılayabilecek bir aday olduğu yorumu aktarılırken, “Hem kişilik hem de yürüttüğü siyaset açısından Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın antitezi” sözleri öne çıkarıldı.

Haberde, 2010’de CHP’nin lideri olarak seçildikten sonra Kılıçdaroğlu’nun partinin Kemalist damarını ılımlılaştırarak, partiyi milyonlarca muhafazakara hitap edecek şekilde dönüştürdüğü değerlendirmesi de yapıldı.

Analizde, Kılıçdaroğlu’nun siyasi kariyerindeki dönüm noktasının 2017’de Ankara’dan İstanbul’a gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşü olduğu belirtildi. CHP lideri yürüyüş kararını, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun 2017’de “MİT tırları” davasında 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından almıştı. Berberoğlu’nun vekilliği 2020’de düşürülmüş, daha sonra AYM’nin durdurma kararıyla 2021’de tekrar milletvekili olmuştu.

2019’daki yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın kazandığı başarılarla Kılıçdaroğlu’nun da Erdoğan’a karşı tonunu sertleştirdiği ifade edildi.

CHP liderinin geçen yıl peş peşe gelen elektrik zamlarına protesto olarak faturasını ödemediği ve elektriğinin kesildiği de hatırlatıldı.

Kılıçdaroğlu’nun 19 Nisan’da yayımladığı “Alevi” videosuyla “Türk siyasetindeki tabuları yıktığı” değerlendirmesi de yapıldı.

Ayrıca Le Monde’dan Semo’nun Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kazanması durumunda bunun “dini ve etnik azınlıkların baskı altında yaşadığı bir ülkede büyük bir sembolik an olacağı ve Türkiye’deki tüm azınlıkların onda kendilerinden bir şeyler gördüğü” yorumu da aktarıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Davutoğlu’ndan DSP Genel Başkanı Aksakal’a “Küffar” Tepkisi

DSP Lideri Aksakal’ın “14 Mayıs’ta vatanımızı küffara teslim etmeyeceğiz” sözlerine tepki gösteren Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, “Ya bu insan küffarın anlamını bilmiyor ya da Ramazan’da bu milletin yüzde 50’sine, ‘Kafir’ diyor” dedi ve ekledi:

“Önder Aksakal bunu cehaletinden söylüyor olabilir. Bunu eğer Kılıçdaroğlu söylemiş olsaydı, Sayın Erdoğan, ona dünyayı dar etmek isterdi değil mi?”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhur İttifakı’na katılan DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bu seçim geçmiş dönemlerdeki gibi bir sağ-sol seçimi değil, vatan millet seçimidir. İnşallah 14 Mayıs’ta vatanımızı küffara teslim etmeyeceğiz” şeklindeki ifadelerine tepki gösterdi.

FOX TV yayınına katılan Davutoğlu, “kafir” anlamına gelen “küffar” ifadesini kullanan Aksakal için şunları söyledi:

DSP Genel Başkanı dedi ki, “Küffara teslim etmeyeceğiz” dedi. Ya bu insan küffarın anlamını bilmiyor ya da Ramazan’da bu milletin yüzde 50’sine, “Kafir” diyor. Benim huzurumda böyle bir şey söylenseydi ben hemen özür dilenmesini isterdim.

Erdoğan, İslam’ı bildiğini iddia ediyor. Bu Kur’an-ı Kerim’in esasında insanlara, ‘kafir’ demek var mı? Bu altı lider de mümindir, Müslüman’dır. Önder Aksakal bunu cehaletinden söylüyor olabilir. Bunu eğer Kılıçdaroğlu söylemiş olsaydı, Sayın Erdoğan, ona dünyayı dar etmek isterdi değil mi?

Ne olmuştu?

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal Malatya Deprem Konutları Temel Atma Töreni’nde, Millet İttifakı’na yönelik ‘küffar’ (kafirler) ifadesini kullanarak, “Bu seçim geçmiş dönemlerdeki gibi bir sağ-sol seçimi değil, vatan millet seçimidir. İnşallah 14 Mayıs’ta vatanımızı küffara teslim etmeyeceğiz” demişti.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Erdoğan’ın Sunduğu “Dev Projeler” Seçmeni Nasıl Etkiler?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve partisi 23 Nisan’da sona erecek Ramazan Bayramı sonrasında da yoğun bir seçim kampanyasına başlamaya hazırlanıyor.

Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim öncesindeki dönemde neredeyse her hafta “dev” bir projeye dair törenlere katılması hedefleniyor.

Araba, tank, helikopter, doğalgaz…

AK Parti, seçim döneminde savunma projeleri ağırlıklı tanıtımlara da hız verecek. Erdoğan 10 Nisan Pazartesi günü de yerli SİHA gemisi TCG Anadolu’nun donanmaya teslimini gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada şu anda 60 milyar dolar olan savunma sanayii bütçesinin 75 milyar dolara yükseltileceğini açıkladı.

Yüzde 70’i yerli üretim olan, yaklaşık 750 milyon dolara mal olan TCG Anadolu, “Dünyanın ilk SİHA gemisi” olarak tanıtıldı. Gemiye Türkiye’nin programından çıkarıldığı F-35 uçaklarının da iniş kalkış yapabilecek şekilde tasarlandığı kaydedildi. 12 insanlı veya insansız muharip uçak, farklı tipte 21 helikopter ve SİHA’lar konuşlandırabilecek TCG ANADOLU, kara aracı olarak 13 tank, 27 amfibi hücum aracı, 6 zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muharebe aracı, 33 muhtelif araç, 15 römork taşıma kapasitesine sahip.

Erdoğan, yerli imkanlarla üretilen yüksek çözünürlüklü gözlem uydusu İMECE’nin uzaydaki yörüngesine fırlatılacağını da sosyal medya hesabından açıkladı. Uydu SpaceX firması tarafından uzaya gönderilecek.

Erdoğan önümüzdeki günlerde de yerli üretim iki Altay tankının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) teslim törenine katılacak. 10 prototipi üretilen Altay tankı projesinde her bir tankın maliyetinin yaklaşık 14 milyon euro olduğu belirtiliyor.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2019 yılında başlatılan “Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri Projesi” kapsamında çalışmalar devam ederken “Atak-2” olarak da bilinen taarruz helikopterinin ilk uçuşunun gerçekleştirileceği tören de önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleştirilecek.

Erdoğan, seçime kadar Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ve ilk ileri seviye jet eğitimi uçağı olan Hürjet’in ilk seri üretim, ilk uçan kanat formundaki insansız savaş uçağı Anka-3’ün ilk uçuş törenine katılacak. Ayrıca 20 milyar dolarlık bir maliyeti olan Milli Muharip uçağın hangardan çıkış töreni de bu süreçte gerçekleşecek.

Erdoğan, geçen hafta Ankara Beştepe’de düzenlenen törende 22 milyar TL’lik yatırımla fabrikası hayata geçirilen yerli otomobil TOGG’un ilk teslim törenine katılmıştı. TOGG’a 177 bin ön sipariş gelirken bazı illerde satış merkezleri de açıldı.

Cumhurbaşkanı, 20 Nisan’da Karadeniz doğalgazının vatandaşlara ulaştırılması için sisteme verilmesi, 27 Nisan’da da Akkuyu Nükleer Santrali’ne ilk nükleer yakıtın getirilerek faaliyetlerine resmen başlamasına dair törenlere katılacak. Bu törene Rusya Devlet Başkanı Putin de davet edilmişti.

Erdoğan’ın Mayıs ayının ilk haftası da hem memur hem de işçi ücretlerine Temmuz ayında yapılması beklenen yeni zamlara dair mesajlar verebileceği ifade ediliyor.

“Bu strateji işe yaradı”

Seçimlere giderken bu yoğun proje tanıtımları ve törenlerin seçmenlere etkisi de merak konusu. Panorama TR Araştırma Direktörü Osman Sert, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022 yılı Eylül ayından bu yana böyle bir strateji yürüttüğünü kaydederek, “TOGG o zaman da gündemdeydi. Doğal gaz o zaman da vardı. Bir icraat performansı sergiliyor. Bu işe yaradı. Geçen Eylül ayından 6 Şubat depremine kadar yürüttüğü strateji AK Parti adına bir momentum üretti. Muhalefet kendi içerisindeki çıkmazlarla, aday belirleyememe ile gündemdeyken Erdoğan icraatlar ile gündemdeydi ve bunun sonucu aldı, oyunu da ciddi oranda artırdı. Bunun bir devamı olarak görüyorum, bir tutarlılık var stratejisinde” açıklaması yaptı.

“Kendi kitlesinin erimemesini sağlar”

Erdoğan’ın seçimde yapabileceği ve elindeki “en iyi” ihtimalin bu strateji olduğunu söyleyen Osman Sert, “Kendisi açısından doğrusunu yapıyor, icraat gücünü kullanıyor. Seçmen üzerinde etkili olmasını umut ediyor. Bu stratejinin en kötü ihtimalle Erdoğan’a oy veren kitlenin erimemesinde etkili olacağını düşünüyorum. Karşılığında ise muhalefet toplumu bütüncül çıkış sağlamayan mikro krizler üzerinden strateji üretiyor. Bir tarafta Erdoğan TOGG, TCG Anadolu, uydu fırlatma diyor diğer tarafta ise Kılıçdaroğlu stopaj erteleme veya soğan gibi polemiklerle gündeme geliyor. Bu ikisinden seçmen nezdinde hangisi etkili olur çok emin değilim” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun vaatlerinden bazılarının “toplum nezdinde karşılığı olmadığını” savunan Sert, “Gerçekçi bir iktidar profili çizmiyor, en kolayı stopaj konusu olabilir. Kimse stopajı kaldırmasını beklemiyor. Kaldı ki ekonomik kriz içerisinde kaldırmaya gücü yeter ki o da ayrı tartışma. 418 milyar doları alıp sahibine vermek mesela ne kadar uygulanabilir tartışmalı. Seçmeni gerçekçi olmayan söylemlerle; doğrudan dokunulabilir icraatlar arasında tercihe zorluyor Erdoğan. Bu Erdoğan’a seçim kazandırır mı, soru işareti, ekonomik krizin ağırlığı ve mevcut hukuksuzluklar hâlâ ortada duruyor. Karşısında muhalefete göre seçmeni etkileyebilir, kazanmaya yetmeyebilir ama Erdoğan açısından en doğru taktik bu” ifadelerini kullandı.

“Millilik ekseni kurulacak”

DW Türkçe’den Kıvanç El’e değerlendirme yapan Siyaset Bilimci Deniz Yıldırım,  “Erdoğan seçimde millilik/gayrı-millilik ekseni kurmak istiyor. HÜDA PAR varlığı AKP içerisinde millilik/gayrı-millilik tartışmasında tam anlamıyla istenilen organik bütünlüğe yol açmadı. HÜDA PAR programı ile ilişkilendirilince biraz daha siyasal İslam ile ilişkili. İttifak içerisinde de MHP’nin ve BBP’nin ayrı liste ile girmesi ‘ittifakta çatlak’ görüntüsü veriyor. Hem bunu gidermek adına hem de muhalefet içindeki farklılıkları daha fazla kaşımak için kampanyanın zorunluluklarından birinin dev projeler olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın ekonomiye dair bir vaadinin kalmadığını “tek haneli enflasyon,” “tek haneli işsizlik” şeklindeki daha önceki vaatlerin gerçekleşmediğini kaydeden Yıldırım, “Ekonomiye dair tüm vaatleri çökmüş durumda. Başkanlık sistemini güçlü bir savunma sanayisi olan, kendi arabasını yapan bir milli ekonomi modeli olarak sunmak zorunda. Hem kendi çatlaklarını gidermek hem de rakibin çatlaklarını güçlendirmek için bunu yapıyor” dedi.

Tabanına ne mesaj veriyor?

“Muhalefetin ne vaat ettiğini anlatamadığını” ifade eden Yıldırım, Erdoğan’ın seçmenlerine verdiği mesaja ilişkin şu yorumu yaptı:

“Türkiye Yüzyılı söylemi ile özellikle dünyaya hükmeden ve yön veren neo-Osmanlıcılık dediğimiz gündeme gönderme yapan, milliyetçi tonla yapan, tabanı sıkı tutmaya çalışan güçlü lider vurgusu ile bunu yapıyor. Tabanına ‘ekonomi iyi demiyoruz ama bunları yaptığımız için bunlar başımıza geliyor’ gibi bir çerçeve çiziyor. ‘Biz bağımsız ülke kurmaya çalıştığımız, enerjide savunmada bunları yaptığımız için ekonomide bunlar başımıza geliyor bize biraz daha güç verin, süre verin’ propagandasını yapacak. Yerel seçimlerde biraz bunu yaptı. Şimdi daha güçlü yapacak. Ne kadar etkili olur ciddi tartışma konusu, hayat pahalılığı geçim dertleri bunların sorgulandığı bir konuma yol açtı. Kim daha iyi anlatırsa kim ikna ederse seçimin sonucunu onlar belirleyecek.”

Paylaşın

DSP’den “Cumhur İttifakı” İstifaları: CHP’ye Katıldılar

Demokratik Sol Parti’nin (DSP) Cumhur İttifakı’na katılmasının ardından DSP Yunak İlçe Başkanı Hüseyin Atıcı ve önceki dönem DSP Tuzlukçu İlçe Başkanı Nevzat Şahin, partilerinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) katıldılar.

Her iki ismin CHP rozetini, CHP Konya 1. sıra milletvekili adayı Barış Bektaş ve Konya İl Başkanı Bekir Yaman taktı. CHP’ye katılımlara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Barış Bektaş, şu ifadeleri kullandı:

“DSP Yunak ilçe başkanı Hüseyin Atıcı ve yönetim kurulu ve DSP Tuzlukçu önceki dönem ilçe başkanı Nevzat Şahin partilerinin Cumhur İttifakı’na katılması nedeniyle istifa ederek partimize katıldılar. İl Başkanımız Sn. Bekir Yaman ile birlikte kendilerine CHP rozetlerini takma onurunu yaşadık.”

Ne olmuştu?

Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri, Demokratik Sol Parti Genel Merkezi’ni ziyaret etmişti. AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım bugün sabah saatlerinde beraberindeki heyetle birlikte Demokratik Sol Parti’yi (DSP) ziyaret etmişti. Ziyarete AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de katılmıştı.

Yıldırım ziyaret sonrasında yaptığı açıklamada, “Bu seçimlerde beraber yol yürüyebileceğimizi düşündüğümüzü Sayın DSP Genel Başkanı ve arkadaşlarına ilettik” demişti. Aksakal da “Bu değerli öneriye biz de karşılık olarak, TBMM’de katkı sunmak istediğimizi paylaştık. Bugün saat 14’te başkanlar kurulu toplantısından sonra kararı duyuracağız ve AK Parti’yi ziyaret edeceğiz” demişti.

DSP Genel Başkanı Aksakal da, “Bu değerli öneriye biz de karşılık olarak, TBMM’de katkı sunmak istediğimizi paylaştık. Bugün saat 14’te başkanlar kurulu toplantısından sonra kararı duyuracağız ve AK Parti’yi ziyaret edeceğiz” demişti.

Sabah saatlerindeki görüşmenin ardından Aksakal, AK Parti Genel Merkezi’ne gitmişti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Aksakal, “Erdoğan’ın desteklenmesi yönünde görüş oluşturduk” dedi. Aksakal, ayrıca, DSP’nin AK Parti listelerinden seçime gireceğini açıklamıştı.

DSP’li 74 bakan ve milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini açıklamıştı.

DSP Lideri Aksakal’ın Cumhur İttifakı’nı destekleyeceklerini açıklamasının ardından Genel Başkan Yardımcıları Onur İste, Dilara Tambova ve Selçuk Karakülçe partiden istifa ettiklerini açıklamışlardı.

Paylaşın

YRP’de Toplu İstifa Depremi: Fırıldak Olmaya Gerek Yok

Toplu istifayı sosyal medya hesabından duyuran Samsun İl Başkanı Salih Şahin, “Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızın sözüyle bir saniyesine hükmedemediğimiz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok” dedi ve ekledi:

“Onurumuzla, doğrularımızla yüzde 7’ye çok yakınken yalanla dolanla olmayacak bir meçhule gidemeyiz, gitmeyeceğiz. Tüm Samsun’lu hemşerilerime ve bizi seven bizim için buraya gelen emek veren imza veren yanımızda olan dostlarımıza duyulur. Hakkınızı helal edin.”

14 Mayıs seçimlerine Genel Başkan Fatih Erbakan’ı Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterip daha sonra Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı alan Yeniden Refah Partisi’nde istifa depremi yaşandı. Partinin Samsun İl Başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 25 kişi toplu istifa etti.

İstifa kararını başkan sosyal medyadan duyurdu

Sözcü’den İsmail Akduman’ın haberine göre, İl Başkanı Salih Şahin toplu istifayı sosyal medya hesabından, “Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızın sözüyle bir saniyesine hükmedemediğimiz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok. Onurumuzla, doğrularımızla yüzde 7’ye çok yakınken yalanla dolanla olmayacak bir meçhule gidemeyiz, gitmeyeceğiz. Tüm Samsun’lu hemşerilerime ve bizi seven bizim için buraya gelen emek veren imza veren yanımızda olan dostlarımıza duyulur. Hakkınızı helal edin” ifadeleriyle duyurarak bir açıklama paylaştı.

Açıklamada, 3 yıldır partisinin İl Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Şahin, ittifak sürecinin heves ve heyecanlarını kaçırdığını belirtti. Genel Başkan Erbakan’ın her iki kararı alırken yanlış yönlendirildiğini vurgulayan Salih Şahin, partinin Milli Görüş değerlerinden uzaklaştığını ve istifa talebinde bulunduğunu ancak kabul edilmediğini dile getirdi.

Aday belirleme safasında teşkilat olarak görevlerini yerine getirdiklerini kaydeden İl Başkanı Şahin, şunları söyledi:

İftira kampanyası, dedikodu kumkuması tekrar gün yüzüne çıktı. Tüm teamülleri yok sayıp geçmiş dönem İl Başkanımız ve MKYK üyemiz Halil İbrahim Demirelli Bey için akla hayale gelmeyecek iftiralarla genel merkezimizin son birkaç saat içinde ablukaya alındığını fark ettik.

Bu iftiraya önayak olan ismin geçmiş dönem MKYK üyesi olan Mustafa Barutçu olduğuna düşünüyoruz ve biliyoruz. Ve yine bu işin içinde aday adayı olan ve liste pazarlığında ödülünü alan ilçe başkanları olduğunu da biliyoruz.

Mustafa Bey’in bu davranışlarının geçmiş dönem çalıştığı yapılarda ve partimizin üç yıllık geçmişinde de tebarüz ettiğini biliyor ve anlayabiliyoruz. Fakat bahis olan ilçe başkanlarının yönetimlerinden ve delegelerinden habersiz bu yalan, iftira ve dedikodu kampanyasına katılmalarını anlamak güç.

Ve hatta bu işin öncüsü olanların da bazı ilçe başkanlarının ismini ve makamını kullanarak habersiz bir şekilde imzalarını kullandığını biliyoruz.

25 kişi istifa etti

Gelinen son noktada niyetler ile söylenenlerin ve icraatların aynı olmadığının anlaşıldığını belirten Şahin, “Milli görüş davasını temsil ettiğini her fırsatta söyleyen sözde dava erlerinin ne kadar dedikodu ve fitne hareket edebileceklerini görmüş bulunmaktayız.

İftira, dedikodu ile listeye girenlerin ne bu ülkeye ne bu şehre ne bu teşkilata ne de milli görüş davasına bir hayrı ve katkısı olmayacağı aşikardır. Bu sebepler vechilesiyle görevlerimizden il başkanlığından ve il yönetimimizden 25 arkadaşımızla birlikte istifa ettiğimi Samsun kamuoyuna duyururum” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Erdoğan, Kılıçdaroğlu Ve İnce’nin Oy Oranı Kaç?

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Cumhur İttifakı adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı’nın adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerisinde kaldı.

Ancak Memleket Partisi Genel Başkanı cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce faktörünün seçimleri büyük olasılıkla ikinci tura bırakacağı beklentisi hakim.

Peki, Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve İnce’nin oy oranı kaç?

Mart ayında araştırma yapan Avrasya, MAK, Türkiye Raporu, AR-G, Aksoy, PİAR, ORC, Saros ve Yöneylem anket firmalarının kamuoyu yoklamalarının sonuçlarına göre;

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat Habertürk yayınında yaptığı açıklamada son yaptıkları araştırmanın sonucunu paylaştı. Buna göre Kılıçdaroğlu yüzde 47; Erdoğan ise yüzde 42 oy alıyor. Arasında Muharrem İnce’nin de olduğu “diğerleri”nin oyu yüzde 3. Kararsız seçmenin oranı ise yüzde 8. Kulat kararsızların büyük oranda HDP seçmeni olduğunu bildirdi.

Mart ortasında anket çalışmasını yayınlayan Türkiye Raporu’nun araştırmasına göre Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında 9 puanlık bir fark dikkat çekiyor. Ankette kararsızlar dağıtıldığında Kılıçdaroğlu’nun oyu yüzde 54,5 olurken, Erdoğan’ın oyu yüzde 45,5 oldu.

AR-G Araştırma’nın 14 Mart’ta açıkladığı son ankete göre seçim ikinci tura kalıyor. Ankete göre Kılıçdaroğlu yüzde 46,2; Erdoğan ise yüzde 43,1 oy alıyor. AR-G’nin anketine göre Muharrem İnce yüzde 7,6; Sinan Oğan ise yüzde 3,1 oy alıyor.

Aksoy’un 8 Mart’ta yaptığı ankete göre Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu yüzde 55,6 oy aldı. Cumhur İttifakı adayı Erdoğan’ın oyu ise yüzde 44,4 oldu.

PİAR’ın 10 Mart’ta açıkladığı sonuçlara göre Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu yüzde 57,1 oy alırken Cumhur İttifakı adayı Erdoğan yüzde 42,9’da kalıyor. PİAR’ın anketi 12 ilde bin 460 kişinin katılımıyla bilgisayar destekli telefon görüşmesi (CATI) yoluyla gerçekleştirildi.

İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Altı Masa müzakerelerinde yaşadığı kriz döneminde ilk anket ORC’den gelmişti. Buna göre ankette Kemal Kılıçdaroğlu için yüzde 56,8 oy oranı çıkarken Recep Tayyip Erdoğan yüzde 43,2 oy aldı. Anket 28 ilde bin 850 kişi ile CATI yoluyla gerçekleştirildi.

ALF’nin anketi 6-7 Mart tarihlerinde 26 ilde CATI yöntemi ile bin 770 kişinin katılımı ile gerçekleşti. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı 6 Mart akşamı ilan edildiğinden anketin bir kısmının bu açıklamadan önce yapıldığı anlaşılıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının resmen açıklanmasının ardından ilk anket ise Alfa Araştırma (ALF) tarafından yapıldı.Ankette Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu yüzde 55,1 oy alırken Cumhur İttifakı adayı Erdoğan yüzde 44,9’da kaldı.

24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylar kaç oy almıştı?

24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan ilk turda oyların yüzde 52,4’ünü alarak cumhurbaşkanı seçilmişti. Diğer adaylardan Muharrem İnce yüzde 30,8; Selahattin Demirtaş yüzde 8,3; Meral Akşener yüzde 7,4 ve Temel Karamollaoğlu yüzde 0,9 oy almıştı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

YRP Milletvekili Aday Listesi YSK’ya Sundu: Erbakan, İstanbul’dan Aday

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Yeniden Refah Partisi (YRP), milletvekili adaylarının listesini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu.

Haber Merkezi / Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Sekreteri Suat Pamukçu ve beraberindekiler, aday listesini YSK Başkanı Ahmet Yener’e teslim etti.

YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan, İstanbul 2. Bölge’de 1. sıradan milletvekili adayı oldu. Cumhur İttifakı’na katılan YRP, seçime kendi adaylarıyla gireceğini açıklamıştı.

“26 parti aday listelerini teslim etti”

Siyasi partilerin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim etmeleri için belirlenen yasal süre 17.00’de sona erdi.

YSK Başkanı Ahmet Yener, Ankara’da yaptığı açıklamada toplam 26 partinin aday listelerini sunduklarını kaydetti.

Yener, listelerde 11 Nisan Salı gününe kadar inceleme yapılacağını ve başvuruda eksiklik varsa tamamlamaları için partilere bildirileceğini söyledi.

YSK 19 Nisan’da kesin aday listesini ilan edecek.

YSK Başkanı Ahmet Yener özetle şunları söyledi: Dün gerçekleştirdiğimiz kura töreninden sonra bugün saat 17.00 itibarıyla siyasi partilerimizin aday listelerini verme süreci tamamlanmıştır.

Bugün itibarıyla listelerini Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, AK Parti, Ana Vatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Zafer Partisi saat 17.00 itibarıyla listelerini kurulumuza teslim etmişlerdir.

Kurulumuz saat 17.00 itibarıyla milletvekili seçimi kanunu 13, 14, 15 ve 16. Maddelerinde belirtilen koşulları siyasi partilerimizin yerine getirip getirmediğini 11 Nisan’a kadar inceleyecek ve varsa eksiklikleri ilgili siyasi partilere tamamlamaları için bildirilecektir. Bu sürecin demokrasimize ve siyasi partilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

Paylaşın

BBP, Milletvekili Aday Listesini Yüksek Seçim Kurulu’na Sundu

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Cumhur İttifakı ortaklarından Büyük Birlik Partisi (BBP), milletvekili aday listesini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu.

Haber Merkezi / Seçime kendi adaylarıyla gireceğini açıklayan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İstanbul 1. Bölge’de ilk sıradan milletvekili adayı oldu.

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Sultan Selim Şimşek İstanbul’dan, eski Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı Erzurum’dan, Tunceli Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ Tunceli’den, eski Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp de Sivas’tan aday gösterildi.

“26 parti aday listelerini teslim etti”

Siyasi partilerin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim etmeleri için belirlenen yasal süre 17.00’de sona erdi.

YSK Başkanı Ahmet Yener, Ankara’da yaptığı açıklamada toplam 26 partinin aday listelerini sunduklarını kaydetti.

Yener, listelerde 11 Nisan Salı gününe kadar inceleme yapılacağını ve başvuruda eksiklik varsa tamamlamaları için partilere bildirileceğini söyledi.

YSK 19 Nisan’da kesin aday listesini ilan edecek.

YSK Başkanı Ahmet Yener özetle şunları söyledi: Dün gerçekleştirdiğimiz kura töreninden sonra bugün saat 17.00 itibarıyla siyasi partilerimizin aday listelerini verme süreci tamamlanmıştır.

Bugün itibarıyla listelerini Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, AK Parti, Ana Vatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Zafer Partisi saat 17.00 itibarıyla listelerini kurulumuza teslim etmişlerdir.

Kurulumuz saat 17.00 itibarıyla milletvekili seçimi kanunu 13, 14, 15 ve 16. Maddelerinde belirtilen koşulları siyasi partilerimizin yerine getirip getirmediğini 11 Nisan’a kadar inceleyecek ve varsa eksiklikleri ilgili siyasi partilere tamamlamaları için bildirilecektir. Bu sürecin demokrasimize ve siyasi partilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Ortak Liste” Yeniden Gündemde

AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı’nda da bir süredir “ortak liste” çalışmaları sürüyor. Ancak MHP 7 Nisan’da 81 ilde listelerini YSK’ya sunacağını açıkladı. Bu noktada süreçte bir sürpriz olabileceği de konuşuluyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yapacağı görüşme sonrası Bahçeli’nin bazı illerde ortak listeyi kabul edebileceği iddia ediliyor.

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Milletvekili aday listelerinin YSK’ya teslim edilmesi için son gün 9 Nisan pazar Saat 17:00. Bu sürenin bitmesine saatler kala ince hesaplar yapan partilerde dikkat çeken bir trafik yaşanıyor.

Millet İttifakı’nda 6 partinin kurmayları tarafından bir süredir devam eden çalışmalarda DEVA-Gelecek-Saadet partilerinin ittifak içinde ittifak yapmaları formülü gündeme gelmişti. Ancak bu formülün yeterli vekil katkısını sağlamayacağı tespit edildi.

Millet İttifakı’nda 5 parti tek listede uzlaşmak üzere

Bu gelişme üzerine “ortak liste” formülü devreye girerken hem yapılan anketler hem de illerden gelen verilere göre en doğru seçeneğin “tek liste” olacağı değerlendirildi. DEVA-Gelecek-Saadet partilerinin en az 41 ilde aday gösterip bazı illerde ise CHP listelerinden aday gösterilmesi formülü ile seçimlerde hiç girmeyip adayların tamamının CHP listelerinden gösterilmesi olmak üzere iki alternatif üzerinde çalışmalar yoğunlaştı.

DW Türkçe’den Kıvanç El’e bilgi veren DEVA ve Saadet Partili kaynaklar, “Seçimlere girmeyerek CHP listelerinden aday olunması formülüne dair eğilim oluştu. Henüz karar verilmiş değil ancak şu aşamada en yüksek vekile ulaşmak için doğru olanın CHP listelerinden seçime girmek olduğu değerlendiriliyor. Pazar günü son hali görülecek” değerlendirmesi yaptı. Uzlaşma sağlanması halinde Millet İttifakı adına seçimlerde sadece CHP ve İYİ Parti’nin logosu olacak.

Edinilen bilgiye göre 4 partinin CHP listesinden girmesi yönünde “ön uzlaşma” sağlansa da CHP’nin bu partilere hangi ilde kaç kontenjan vereceği konusunda henüz bir netlik yok. Kulislerdeki iddiaya göre CHP, DEVA ve Gelecek’e 10’u garanti seçilecek yerden olmak üzere 20’şer kontenjan verecek. Saadet ve DP’ye ise 5’i garanti seçilecek yerden olmak üzere 10 kontenjan ayrılacak. Ancak bu sayıları CHP kurmayları doğrulamazken görüşmelerin ve il il analizlerin sürdüğünü söyledi.

Üzerinde çalışılan eğilimin hayata geçirilmesi kararının CHP’nin cumartesi günü gerçekleştireceği Parti Meclisi toplantısında da ele alınacağı kaydediliyor. CHP’nin aday listelerini de etkileyecek formüle dair PM’de nasıl bir tepki verileceği de merak konusu.

Kılıçdaroğlu’nun 5 partinin tek liste ile girmesi formülü öncesi Demokrat, Gelecek ve Saadet partisi liderleriyle görüşmeler yaptığı belirtiliyor. DEVA Partisi’nin seçme kendi logosu ile girmeyi istediği ancak mevcut durumda milletvekili listelerinin etkilenmemesi için formüle sıcak baktığı kaydediliyor.

DEVA ve Gelecek Partisi’ndeki bazı kurmaylarda ise “muhafazakar seçmen CHP’ye oy vermez” endişesi bulunuyor. Ancak bu konuda seçim çalışmalarında “CHP listesi değil, bizim vekil adaylarımız” denilerek anlaşmazlığın aşılabileceği de değerlendiriliyor.

Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti lideri Meral Akşener ile de görüştüğü ve 5 partinin seçime tek listeden girme konusunu değerlendirdiği ifade ediliyor. Daha önce 4 partinin de logosu ile seçime girmesi durumunda CHP ve İYİ Parti 10 ilde “ortak liste” yapma konusunda uzlaşmıştı. Ancak son gelişme üzerine CHP ile İYİ Parti’nin 20’yi aşkın ilde ortak liste yapması formülü değerlendirmeye alındı.

DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin oy potansiyeli yüksek olan illerde CHP tek liste ile seçimlere girecek. CHP listelerinde DEVA, Gelecek, Saadet partisinden isimler olacak. İYİ Parti’nin güçlü olduğu bazı illerde ise CHP aday çıkarmayacak ve Millet İttifakı adına sadece İYİ Parti o ilde seçime girmiş olacak. Bu illerin belirlenmesine dair çalışmaların hala sürdüğü vurgulanırken, belirlenmesinde önümüzdeki 48 saatlik sürecin önemli olduğu vurgulanıyor.

Cumhur İttifakı ne yapacak?

AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı’nda da bir süredir “ortak liste” çalışmaları sürüyor. Ancak MHP 7 Nisan’da 81 ilde listelerini YSK’ya sunacağını açıkladı. Bu noktada süreçte bir sürpriz olabileceği de konuşuluyor. Erdoğan ve Bahçeli’nin yapacağı görüşme sonrası Bahçeli’nin bazı illerde ortak listeyi kabul edebileceği iddia ediliyor. Kulislere göre AKP’de buna karşılık jest olarak Osmaniye, Kars ve Iğdır illerini MHP’ye bırakabilir.

BBP lideri Mustafa Destici, “ortak liste”nin doğru olduğunu bu konuda atılacak adımla 360’a kadar milletvekiline ulaşılabileceğini savunuyor. YRP ise seçimlere ayrı girmekten yana. Ancak 9 Nisan’a kadar bu konuda temasların süreceği vurgulanıyor.

Paylaşın