EPDK’ya Yapılan Zam Şikayetleri Yüzde 121 Arttı

EPDK verileri, yurttaşların zamlara yönelik tepkilerini de ortaya koydu. CHP’li Murat Emir’in paylaştığı verilere göre akaryakıt fiyatlarına ilişkin şikayetlerde geçen yıl yüzde 121 artış yaşandı.

Akaryakıt fiyatlarına art arda gelen zamlar diğer sektörlerde zammı tetiklerken, yurttaşların şikayetleri de arttı. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, akaryakıt fiyatlarına yönelik Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) yapılan şikayet başvurularındaki astronomik artışı gündeme getirdi.

CHP’li Emir’in paylaştığı verilere göre, 2021 yılında EPDK’ye petrol sektörüne ait toplam 2 bin 767 şikayet bildirildi. Şikayetlerin bin 187’i, “Akaryakıt fiyatı ve fiyat artışları” başlığı altında sınıflandırıldı. Böylelikle, akaryakıt fiyatlarına yapılan şikayetlerin tüm şikayetler içindeki oranı yüzde 42,9 oldu.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre fiyat ve fiyat artışlarına yönelik şikayet başvurularından sonra en çok şikayet alınan konunun, “Teknik düzenlemelere aykırılık” konusu olduğu bildirildi. Bu konuda yapılan şikayetlerin tüm şikayetler içindeki oranı ise yüzde 11,3 ile ifade edildi.

‘2021 yılında şikayetler yüzde 121 arttı’

Emir, akaryakıt fiyatları ve fiyat artışlarına yönelik şikayetlerdeki artışa da dikkat çekti. 2020 yılında akaryakıt fiyatlarıyla ilgili yalnızca 537 şikayet bildirimi yapıldığının altını çizen Emir, “2021 yılında ise şikayetler yüzde 121 oranında arttı. Vatandaş artık canından bezdi” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın her şeyi etkilediğini vurgulayan Emir, “İktidar, krizin faturasını doğrudan vatandaşa yansıtıyor. Kamyoncu esnafı kontak kapatma noktasına geldi. Pompaya yansıyan her zam, vatandaşımızın cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. Akaryakıt zamları ile birlikte iğneden ipliğe her şey de zamlanıyor. İktidar bu tabloya seyirci olmakla yetiniyor. İktidara çağrımız şudur, benzin ve motorindeki fiyat artışını yurttaşa yansıtmayın, ÖTV ve KDV’den karşılayın. Kıt kanaat geçinmek zorunda bıraktığınız insanların sırtına bir de akaryakıtı yüklemeyin” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Seçimleri İşaret Etti: Kazanıyoruz

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Maratonun son yüz metresindeyiz ve kazanıyoruz. Pes etme vakti değildir. Bırakın çeteler kaygılansınlar, hayata küssünler, uykuları kaçsın” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı. İktidara yönelik eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu mesajında gelecek seçimlere işaret etti ve “Kazanıyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bayramımızı bile karamsar geçirdik. Gülümsemeyi unuttuk, halkımız yorgun. En büyük hırsızlığa yaşam enerjimizi çalarak imza attılar. Ancak maratonun son yüz metresindeyiz ve kazanıyoruz. Pes etme vakti değildir. Bırakın çeteler kaygılansınlar, hayata küssünler, uykuları kaçsın” dedi.

Paylaşın

Davutoğlu’nun ‘Üçüncü İttifak’ Önerisine DEVA Partisi’nden Yanıt

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, daha önce partisinin kendi logosuyla seçime gireceğini açıklamıştı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da Saadet, DEVA ve Gelecek Partisinin aynı siyasi gelenekten geldiğini belirterek, üçüncü bir ittifaktan bahsetmişti.

DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun üçüncü ittifak önerisini değerlendirdi.

Halk TV’de İpek Özbey’in sorularını yanıtlayan Şahin, “Burada aynı düşünce, aynı dünya görüşü, aynı gelenekten gelmek doğrudur. Eş zamanlı olarak bazı siyasi partiler içerisinde birlikte hareket ettik. Ama yepyeni bir siyasi kültür inşa ettik biz DEVA Partisi’nde. Partimizde toplumun çok değişik kesimlerinden isimler var. Ve parti yönetimimizle, başkanlık divanımızla farklı düşünceleri yansıtan bir yapıya sahibiz” şeklinde konuştu.

“Altılı masayı tercih ettik”

Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’yle ittifak önerisini altı parti bir araya gelmeden önce yapıldığını aktaran Şahin, “Bu düşünce altılı masaya oturmadan önce de DEVA Partisi’ne iletilmiş bir düşünceydi. Ancak biz altılı masada yarınların Türkiye’sini inşa etmenin daha kolay olabileceğini daha doğru bir yöntem olabileceğini düşünerek altılı masada tercih bulunduk” dedi.

Şahin, şöyle devam etti: Bu masaya oturduktan sonra tek başımıza DEVA Partisi değiliz. DEVA Partisi’nin organları da tek başına buna karar veremez. Çünkü o masaya otururken güçlendirilmiş parlamenter sistemi bu ülkeye kazandırmak için oturduk. Ve hep birlikte o masanın etrafında belirlenecek Cumhurbaşkanı adayıyla, 13’üncü Cumhurbaşkanını seçme iradesiyle oturduk. Dolayısıyla parlamentoya yansıyacak güçlü bir aritmetiğin ne şekilde olacağına, bu masanın ortaklaşa yapmış olduğu çalışma sonrasında verilecek kararla karar verilmeli. Bizim ferdi DEVA Partisi olarak görüş beyan etmiş olmamız, o masanın ruhuna biraz aykırılık teşkil eder.

Paylaşın

Kaftancıoğlu’ndan ‘Tutuklanacak’ İddialarına İlişkin Açıklama

Tutuklanacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamada bulunan Canan Kaftancıoğlu, “Toplumu bir anksiyete haline düşürmeyi doğru bulmuyorum. Evet, burası Türkiye, her şey olabilir. Ama bunları düşünecek bir zamanım yok. Örgütlü mücadeleye inanıyorum. Benim başıma ne gelirse gelsin, partimin İstanbul örgütünün mücadeleye devam edeceğini biliyorum” dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık, gazeteci İrfan Aktan’a yaptığı açıklamalarda, “Canan Kaftancıoğlu’nu tutuklayacaklar” dedi.

Şık’ın bu yöndeki iddiaları sürerken Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, bugünkü yazısında “Ağır ceza mahkemesi kararını verdi, istinaf mahkemesi onadı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hapsin kesinleşmesini talep etti. Eğer başsavcılığın dört ayrı suçtan 8 yıl 2 ay 20 gün hapisle cezalandırılmasına dair isteği Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından uygun görülürse, sonuç ilk cümlemdeki gibi olacak. CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu infaz kanunu gereği toplam 13 ay 10 gün hapiste kalacak” ifadelerini kullandı.

‘Örgütlü mücadeleye inanıyorum’

Kaftancıoğlu’nun, İBB seçiminin kazanılmasında kilit rol üstlendiğini belirten Pehlivan, CHP İl Başkanı’na, “Hapse girmeyi bekliyor musunuz” sorusunu yöneltti.

Kaftancıoğlu verdiği yanıtta, “Toplumu bir anksiyete haline düşürmeyi doğru bulmuyorum. Evet, burası Türkiye, her şey olabilir. Ama bunları düşünecek bir zamanım yok. Örgütlü mücadeleye inanıyorum. Benim başıma ne gelirse gelsin, partimin İstanbul örgütünün mücadeleye devam edeceğini biliyorum” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu ‘Elektriksiz Bir Haftayı’ Paylaştı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu elektriksiz geçen 7 gününü anlatan bir belgesel-video yayınladı. 9 dakika 17 saniyelik videoda Kılıçdaroğlu’nun elektriğinin kesilmesinin ardından yaşadıkları, yurttaşların desteği ve seçmen kesime yaptığı konuşmalar yer alıyor.

YouTube’da yayınlanan belgesel-videoyu Kılıçdaroğlu Twitter’dan “Ülkemin yoksulları, yok sayılanları için bir yola çıktım. Halkımızı aydınlığa çıkarma yoludur bu. Yedi karanlık gecede, mücadelemin sıradaki adımlarını düşündüm. Kolay olmayacak biliyorum. Ama şunu da herkes bilsin: Vatanı satanlarla mücadele sert olur” sözleriyle paylaştı.

Videonun açılışında Kılıçdaroğlu “Faturalarını ödeyemeyecek kadar yoksullaşmış, işe aşa, eğitime dahi adil bir şekilde ulaşamayan bir toplumdan refah çıkmaz. Dünyada da huzur olmaz. Temel ihtiyaçlar karşılanırsa adalet adalettir o zaman. Ancak o zaman ülkeler kalkınır, refah üretir. Devleti yönetenler ülke zenginliğini hakkaniyetli dağıtmak zorundadırlar. İşte ben bu aç gözlü politikacıların yarattığı adaletsizliğe karşı karanlıktayım. 4 milyona yakın abonenin elektriği kesilmiş Türkiye’de. Onların sesi duyulsun diye bu yola girdim. Bu bir direniştir. Bu sizin hakkınızı arama mücadelesidir. Benim kavgam işte bu adaletsiz düzenledir” diyor.

Sonrasında ise “Elektrik faturasını ödeyebilirim. Benim gelirim zaten fazlasıyla buna yetiyor. Ama sorun geliri olmayan ya da düşük gelirli ailelerin yaşadıkları. O sorunu çözmemiz gerekiyor” diye ekliyor. Videonun sonunda ise, “Birimiz karanlıktaysak hiçbirimiz aydınlıkta değiliz, geliyor gelmekte olan” notu yer alıyor.

Ne olmuştu?

Kemal Kılıçdaroğlu, elektrik fiyatlarına gelen zamları protesto etmek için evine gelen faturayı 2 ay boyunca ödememiş, ardından da elektriği kesilmişti. Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu bir hafta boyunca karanlıkta oturmuştu.

Paylaşın

Muhalefet Partilerinin Bayram Gündemi: Ekonomik Kriz

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Lideri Akşener, HDP Eş Genel Başkanları Sancar ve Buldan’ın da aralarında olduğu muhalefet parti liderlerinin sosyal medya hesaplarından yayınladıkları bayram mesajlarında ekonomik kriz ve “toplumsal kutuplaşma” gündemleri öne çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bayram mesajında “Ailemizin iki yeni üyesiyle iyi bayramlar dileriz,” diyerek ailesiyle olan fotoğrafını paylaştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Bugün pek çok aile bayramı kutlayacak koşullardan mahrum. Hep birlikte hakkımız olanı alacağımıza, bu düzeni değiştireceğimize, eşit ve özgür yarınlarda gerçek bayramları kutlayacağımıza inanıyoruz. Bu duygularla bütün halklarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyoruz.”

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın bayram mesajında ise ekonomik kriz vurgusu dikkat çekti.

Babacan, video mesajında “Gönül isterdi ki bu bayrama bolluk içerisinde girebilelim. Gönül isterdi ki bu bayrama emeklilerimiz, işçilerimiz, çiftçilerimiz, esnafımız daha mutlu girebilirsin,” ifadelerine yer verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in bayram mesajı şöyle: Memleketimizde kutuplaşmanın ve ayrışmanın son bulduğu, birliğimizin ve beraberliğimizin güçlendiği bayramlara kavuşmak dileğiyle.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kendi hesabından bayram mesajı paylaşmadı; ancak dolaşıma giren bir videoda “Gençlerin umutla dolduğu gerçek bayramlara ulaşmak dileğiyle,” dedi.

HDP’nin 5 yılı aşkın süredir Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bayram mesajını Türkçe ve Kürtçe olarak paylaştı.

Demirtaş, “Her günümüzün bayram tadında olacağı huzur ve barış dolu günler de gelecek elbet. Hepinize iyi bayramlar. Bi hêviya ku her rojeke me wek rojên cejnê bi aram û bi aştî be, cejna we hemûyan pîroz dikim. Rojê sey roşanan aramî aştî reyde paweyê ma yê. Roşanê şima bimbarek bo” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Ülke Olarak Ciddi Bir Sosyoekonomik Buhran Yaşıyoruz

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla açıklamalarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Saray iktidarının liyakatsiz kadroları ve uyguladığı yanlış politikaları nedeniyle, ülke olarak ciddi bir sosyoekonomik buhranı yaşıyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize dikkat çeken CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı;

“Saray iktidarının liyakatsiz kadroları ve uyguladığı yanlış politikaları nedeniyle, ülke olarak ciddi bir sosyoekonomik buhranı yaşıyoruz. İşsizliğe mahkum edilen milyonlarca emekçimizin ve ailelerin yaşadığı zorluklar, maalesef Saray ve şürekasının umurunda bile değil…

Hiç umutsuzluğa kapılmayın, sözüm söz; üretimin arttığı, istihdamın sağlandığı, alın terinizin karşılığını alacağınız, örgütlü mücadelenizin desteklendiği ve #1Mayıs’ı meydanlarda coşkuyla kutlayacağımız bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. #Yaşasın1Mayıs”

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Dört Adımlı Suriyeli Mülteci Planı

İktidara geldiklerinde mültecileri ülkelerine geri göndereceklerini söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, söz konusu politikanın uygulanması için 4 adımlı formül sundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Suriyeli mültecilerle ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, Suriye ile barışılacağını, ülkelerine dönen insanların can güvenliğinin sağlanacağını, onlara iş imkanı sağlanacağını ve bölgeye hastane-okul gibi kurumların yapılacağını söyledi:

“Suriyeliler kendi ülkelerine dönmeleri için can ve mal güvenliklerini sağlaması ile ilgili oturacağız, bir sözleşme yapacağız. Bu sözleşme Suriye ve Türkiye arasında değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in de devreye girmesini isteyeceğiz.”

Bunu Avrupa Birliği fonlarıyla yapacağız. Avrupa Birliği ile gideceğiz, oturacağız. Ben Avrupa’ya gittiğim zaman, Suriyeli sığınmacılarla ilgili bana sorduklarında, onların yanında açık ve net onları suçladım.

“Size gelince kıyamet kopardınız”

‘Siz Suriye’de kan gövdeyi götürürken, insanlar birbirlerini öldürürken hiç sesiniz çıkmıyordu. Ama Suriyeliler size gelmeye başlayınca kıyameti kopardınız. Şimdi diyorsunuz; Suriyeliler niye geliyor? Neden Suriye’de savaş çıktığı zaman savaşın engellenmesi veya durdurulması konusunda müdahale etmediniz? Bu da Avrupa’nın etik değerlerine uygun değildir’ dedim.

Onlara şunu söyledim; ‘Suriyelileri biz kendi ülkelerine göndereceğiz. Bunların yolları, okulları, kreşleri…Siz para veriyorsunuz ama bu parayı biz bunun için kullanacağız. Siz her türlü denetimi yapabilirsiniz, bizim bütün harcamalarımız şeffaf olacak. Dolayısıyla bu okulları, kreşleri yapacak olan da bizim müttehitlerimiz, ihaleye çıkacağız gelip yapacaklar.

“BM’nin devreye girmesi lazım”

Yeter mi? Yine yetmez. Bu insanların can ve mal güvenliği gerekiyor. Can ve mal güvenliği için de bizim oturup bir protokol yapmamız lazım merkezi yönetimle, yani Suriye yönetimiyle. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in de devreye girmesi lazım. Bunlar kendi ülkelerine geldiğinde, evlerine yerleştiklerinde bunlara herhangi bir siyasal müdahale ve baskı olmayacak, bu güvenliğini de alacağız.

Yeter mi? Yine yetmiyor. Bu insanlara iş lazım. Daha önce o bölgede Gaziantepli iş adamlarının, bizim iş inşalarının orada çok sayıda fabrikaları vardı, onları yine teşvik edeceğiz. Diyeceğiz ki ‘Siz gidin, fabrikaları yeniden kurun ve bu insanlar orada çalışsınlar’.

Yani sığınmacı ülkesi olmak ve onların Türkiye’de kalmaları için altyapı oluşturmak, bir süre sonra bunlara vatandaşlık vermek doğru değil. Biz bunu kabul etmiyoruz ve doğru da bulmuyoruz.”

Paylaşın

14 Vekile Ait Dokunulmazlık Fezlekeleri Meclis’te: 1 CHP 13 HDP

Aralarında TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın da bulunduğu 14 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu.

Haber Merkezi /Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için Meclis Başkanlığına gönderilen fezlekeler, Anayasa Adalet Karma Komisyonuna sevk edildi. Vekiller ve fezlekeler şöyle:

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, HDP Van Milletvekili Tayip Temel, HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, HDP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz, HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca.

Gelen fezlekeler arasında Semra Güzel’in 2, Berdan Öztürk’ün 3, Tayip Temel’in 2, Remziye Tosun’un 2 dosyası bulunuyor.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’ın S. Arabistan Ziyaretine Sert Tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın S. Arabistan ziyaretine tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kendi ülkesinde insan parçalayanın önünde eğilir, gözleri ona aşkla güler. İşte sen busun Erdoğan. Utan diyeceğim ama nafile” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhubaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretine ve Kral Selman bin Abdülaziz el Suud ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı görüşmeye tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Ülkesinde masum insanlara müebbet verdirir ve bunu havalimanında savunur. Sonra uçaktan iner, katille kucaklaşmaya gider koşa koşa. Kendi ülkesinde insan parçalayanın önünde eğilir, gözleri ona aşkla güler. İşte sen busun Erdoğan. Utan diyeceğim ama nafile.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında 2018’den bu yana en ciddi krizlerden birinin çıkmasına yol açan Cemal Kaşıkçı davasının Riyad’a devredilmesinin ardından iki günlük Suudi Arabistan ziyaretine dün başladı.

Erdoğan ziyaretinde Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el Suud ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la görüştü. İki liderin Suudi Arabistan – Türkiye ilişkilerinin durumunu ve nasıl geliştirilebileceğini değerlendirdiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Körfez Bölgesi’ndeki kardeşlerimizin istikrarına ve güvenliğine kendi istikrarımız ve güvenliğimiz kadar önem verdiğimizi her vesileyle ifade ediyoruz. Terörün her türlüsüne karşı olduğumuzun ve bölgemizdeki ülkelerle teröre karşı iş birliğine verdiğimiz önemin altını çiziyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka paylaşımda, “İlişkilerimizi her alanda geçmiştekinin de ötesine taşıyacağımıza inanıyorum. Rabbimizin rahmet, mağfiret ve şefkatinin gönülleri kuşattığı mübarek Ramazan ayındaki bu seyahatimiz, dost ve kardeş Suudi Arabistan’la yeni bir dönemin kapılarını aralayacaktır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın