CHP’li Öztrak: Enflasyonu Kısa Sürede Tuş Edeceğiz

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin yükselen enflasyona karşı çözüm önerilerine ilişkin Cumhuriyet gazetesinden Sefa Uyar’a açıklamalarda bulundu. Strateji ve Planlama Teşkilatı (SPT) gibi kurumlarla ekonomide güven sağlayacaklarını vurgulayan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’nin ekonomi politikalarını eleştirdi. 

İktidarın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasıyla enflasyonu bilerek yükselttiğini vurgulayan Öztrak, “Eylülden itibaren Merkez Bankası talimatla faiz düşürdükçe, hem döviz kurları hem enflasyon azdı. Erdoğan o dönemde sürekli açıklamalar yaparak piyasalardaki ateşe odun taşıdı. Aralık sonunda model dedikleri safsata taşınamaz noktaya gelince, bu kez doğrudan kumanda ekonomisine geçtiler. İhracatçının dövizine el koydular” ifadelerini kullandı.

Bugün faizlerin geçen ağustosun üzerinde olduğunu söyleyen Öztrak, şöyle konuştu:

“‘Düşürdük’ dedikleri dolar kuru, yeniden tarihi zirvesine yaklaşıyor. Altı ay boyunca döviz kurlarını tutmak için bütçeden harcanan milyarlarca lira, satılan millete ait milyarlarca doların üstüne bir bardak soğuk su içildi. Tüketici Enflasyonu, Eylül 1998’den bu yana, Üretici Enflasyonu ise Şubat 1995’ten bu yana, en yüksek seviyeye çıktı. Üretici fiyatlarındaki artış yüzde 140’a dayandı.”

Ekonomide yaşananların güven eksikliğinden kaynaklandığını belirten Öztrak, “İlk adımı milletimiz atacak, sandıkta kendisini ezen bu liyakatsiz yönetimi evine gönderecek. Bunun ardından biz, demokrasi aşığı ortaklarımızla, daha önce ülkeyi krizden çıkaran kadrolarımızla göreve gelip enflasyon canavarını kısa sürede tuş edeceğiz” dedi.

‘SPT’yi kuracağız’

İktidara geldiklerinde yapacaklarını anlatan Öztrak, şunları kaydetti:

“Merkez Bankası’nın başına derhal liyakatli bir ismi atayacağız. Kuracağımız SPT teşkilatıyla küresel gelişmeleri ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de göz önüne alarak bütüncül bir yaklaşımla, ulusal, bölgesel ve sektörel çerçevede strateji, reform, plan ve programları hazırlayıp uygulayacağız. Ekonominin gerçek fotoğrafı çekmek için Durum ve Hasar Tespit Komisyonu’nu kuracağız.”

‘ÖTV’siz mazot’ vaadi

Çiftçiler için yapacaklarını da aktaran Öztrak, şunları anlattı:

“Ziraat Bankası sadece çiftçiye, Halk Bankası da sadece esnafa avantajlı kredi sağlayacak. Çiftçiye elektik, gübre, yem gibi girdileri ucuza vereceğiz. Çiftçi tohumu atarken hasatta ne kazanacağını bilecek. Taban fiyatı, maliyet ve makul kârı karşılayacak şekilde önceden açıklayacağız. Kuracağımız güneş enerjisi tesislerinin üreteceği enerjiyi Çiftçi Kooperatiflerine ücretsiz vereceğiz. Tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV almayacağız.”

Paylaşın

HDP Kulisi: Kılıçdaroğlu’nun Adaylığına Güçlü Destek Çıkıyor

Gazeteci Sedat Bozkurt, Halkların Demokratik Partisi (HDP) içinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına, muhtelif eleştiriler bulunsa da güçlü bir destek çıktığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıl gibi az bir süre kalan Türkiye’de, ekonomi başta olmak üzere neredeyse her alanda yaşanan sorunlar ‘sandık’ gündemini sıcak tutuyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masanın tek bir isim üzerinde anlaşabileceği konuşulurken, HDP de ‘açık ve şeffaf görüşme yapılması halinde, daha önce duyurdukları ilkeler çerçevesinde ortak aday fikrine açık olduklarını’ sıklıkla söylüyor.

‘Ankara kulislerini iyi koklamasıyla’ tanınan gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga’da yayımlanan yazısında HDP kulislerinden edindiği bilgileri aktardı.

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı meselesinin de partinin resmi olmayan gündemleri arasında olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söyledi:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına güçlü bir destek çıkıyor, muhtelif eleştiriler bulunsa da. Bir dönem öncesine göre mutlak destek alacağı varsayılan Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı ise eskisi kadar destek görmüyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Vatandaşların Bankalara Borcu 4 Yılda Yüzde 237 Arttı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Türkiye’nin 9 Temmuz 2018 tarihinde “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçmesinden bugüne dek yaşanan gelişmeleri rapor haline getirdi. “Tek Adam Rejimi’nin 4. Yılı Raporu” ismi ile derlenen rapor, ülkedeki yıkımın boyutunu gözler önüne serdi.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre CHP’li Bulut, “İşsizlikten icra dosyaları sayısına, iç ve dış borçlardan vatandaşın ve KOBİ’lerin bankalara olan borçlarına, hukuktan özgürlüklere Türkiye her alanda büyük bir yıkım yaşıyor. Tek adam rejiminde hangi ekonomik göstergeye baksak çöküş görüyoruz. Vatandaşın ve KOBİ’lerin bankalara olan borçları neredeyse 3’e katlandı. Milli gelir milyarlarca lira kayba uğradı, kişi başına düşen gelir azaldı” ifadelerini kullandı.

‘Milli gelir düştü’

CHP’li Bulut’un raporunda yer alan değerlendirmeler şöyle:

“2018’de dünyanın en büyük 17. ekonomisi olan Türkiye, 2021 sonu itibarıyla 21. sıraya geriledi. 891,8 milyar dolar olan milli gelir 793 milyar dolara düştü. Milli gelir, 98 milyar dolar kayba uğradı. Kişi başı milli gelir 10 bin 694 dolar iken, 9 bin 374 dolara indi. Merkez Bankası, borçlar düşüldükten sonra net 36 milyar dolar rezerve sahipken, tek adam rejiminin ardından eksi 54,5 milyar dolara geriledi.

‘6,24 TL olan benzinin litresi 25 TL’yi aştı’

2018 Haziran’da bir dolar 4,60 TL iken bugün 17,21 TL. Bir euro 5,35 TL iken bugün 17,56 TL oldu. Akaryakıta zam yağdı. 6,24 TL olan benzinin litresi, bugün 25,32 TL’ye. 5,69 TL olan motorinin litresi, bugün 24,74 TL’ye yükseldi. Bir TL olan 200 gram ekmeğin fiyatı 4 TL’ye yükselerek 4 kat arttı. 58 TL olan kuşbaşı etin kilosu, bugün 136 TL’den satılıyor.

‘Enflasyonda 6. sıradayız’

Yıllık enflasyon 2018’de yüzde 20,3 iken, TÜİK rakamıyla yıllık yüzde 78,85 oldu. Yaşam pahalılığında Venezüela, Sudan, iflas etmiş Lübnan, savaştaki Suriye, Zimbabve’nin ardından dünyada 6. sıradayız.

‘Vatandaşların bankalara borcu yüzde 237 arttı’

2018 sonunda Hazine’nin iç ve dış borçları toplam bir trilyon 67 milyar 115 milyon TL iken bugün 3 kattan fazla artarak 3 trilyon 363 milyar 604 milyon TL’ye yükseldi. Yurttaşların Haziran 2018’de bankalara olan borcu 526 milyar lira düzeyindeyken 2022 Mayıs’ında bir trilyon 284 milyar liraya yükseldi. Yüzde 237 oranında arttı. KOBİ’lerin borcu 550 milyar TL iken bir trilyon 506 milyar oldu. Borç 3’e katlandı.

İcra dosyalarında artış

Türk-İş, Haziran 2018’de 4 kişilik ailenin açlık sınırını bin 714 TL olarak hesaplamıştı. Bu rakam, 6 bin 319 liraya yükseldi. 2018 sonunda icra dairelerinde 18 milyon 680 bin olan dosya sayısı, 1 Temmuz itibarıyla 23 milyon 826 bine çıktı.

2018’de 49 milyon 43 bin 763 kutu olan antidepresan kullanımı, 2021’de 59 milyon 641 bin 14 kutuya yükseldi. Antidepresan kullanımı 5 milyon kutudan fazla arttı.

Türkiye, 2018’de Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 113 ülke içinde 101. sırada yer alıyordu. 2021’de ise 139 ülke arasında 117. sıraya geriledi. 210 ülke ve bölgenin karşılaştırıldığı 2018 yılındaki Dünya Özgürlükler Raporu’nda haklar anlamında ‘özgür olmayan’ ülkeler kategorisinde yer alan Türkiye’ye, son raporda da yine aynı kategoride yer verildi.

İşsizlik

Tek adam rejimi öncesinde gerçek işsiz sayısı 6 milyon 864 bin kişi iken 8 milyonu aştı. Yaklaşık bir milyondan fazla kişi işsizler ordusuna katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Kabinesi’nden bugüne dek pek çok isim ya ‘görevden affını’ istedi veya görevden alındı. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ‘görevden affını’ isteyen ve görevden alınan isimler oldu.

Sistemin ilk Kabinesin’deki 7 kişi gitti. Hatta Berat Albayrak’ın yerine gelen Lütfi Elvan da görevden affını istedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, 28 Şubat Sürecinde Okuldan Atılan Öğretmen İle Görüştü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Sayın Selvi Kılıçdaroğlu, 28 Şubat sürecinde öğretmenlik mesleğinden atılan Sultan Kara ve ailesini Ankara’daki evlerinde ziyaret etti.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına, “Gergin bir toplumdan; birbirini anlayan, birbirini kucaklayan bir topluma dönüşmek istiyoruz. Bununda öncülüğünü yapmak gerekiyor, çaba harcamak gerekiyor, geçmişteki yaraları bir şekliyle tedavi etmek gerekiyor. İnsanlar mağdur edildi, mağduriyetleri dolayısıyla bizim helalleşmemiz ve onların mağduriyetlerinin giderilmesi gerekiyor” cümleleriyle başlayan Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı;

“Bugün, eşim Selvi hanımla birlikte; bir öğretmenimizin sabah kahvaltısındaydık. Önce bizi kabul ettikleri için kendilerine yürekten teşekkür ediyoruz. Öğretmenimiz, 28 Şubat mağduru bir öğretmen. 16 aylık öğretmenlik yapabilmiş ancak. Birinci sınıftaki çocuklara verdiği önem, verdiği değeri anlattı. Onlara nasıl kucak açtığını ifade etti. Yedi müfettişin kendisini nasıl sorguladığını ve sonra görevine son verildiğini, çantasını alarak sınıftan ayrıldığı zaman çocuklara en azından kendisine yapılanı hissettirmemek için özel çaba harcadığını da ifade etti.

“Bu meseleyi sistematik bir yolla çözmemiz gerekiyor”

Devletin, yapılan bu haksızlıklar dolayısıyla; haksızlığa uğrayanlarla helalleşmesi lazım. Bir hata yaptık, bu hatanın telafi edilmesi lazım. Sıradan bir hata değil, insanların hayatlarıyla oynuyorsunuz, gelecekleriyle oynuyorsunuz. Bunun telafi edilmesi lazım. Bunun için de bizim, toplumun, herkesin öncülük etmesi lazım. Medyanın öncülük etmesi lazım. Geçmişte yaşananların tekrarlanmaması için hepimizin bir şekliyle mücadele etmesi gerekiyor.

Bu meseleyi sistematik bir yolla çözmemiz gerekiyor. Güncel politikalarla değil, günlük politikalarla değil, sistematik bir yolla çözmemiz gerekiyor ve kalıcı olarak çözmemiz gerekiyor. Bu sorunu kalıcı olarak çözdüğünüz andan itibaren zaten; devlet olarak o insanlarla helalleşmiş olursunuz. Bizim amacımız da bu ve bunu gerçekleştirmek için elimizden geleni yapacağız.”

Sultan Kara, 28 Şubat 1997’de Ankara’da Ulubey İlköğretim Okulu’nda görevli olduğu dönemde “başörtüsü” gerekçe gösterilerek meslekten atılmıştı. Kara 2012 yılında, “Bize bunları yaşatanların tamamı bunun hesabını vermelidir. Bizden önce özür dilenmeli, sonrasında da haklarımız iade edilmelidir” açıklamasında bulunmuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, dün FETÖ kumpası Balyoz davasında 4 yıl tutuklu kaldıktan sonra beraat eden Emekli Tümamiral Deniz Kutluk’u da Ankara’daki evinde ziyaret etmiş, “Terör örgütü ile birlikte askerlere kumpas kuranlardan hesabını soracağız” demişti.

Paylaşın

CHP Tüm Yaz Sahada Olacak: İlk Mitingin Adresi Belli Oldu

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında önceki gün toplanan CHP MYK’da, TBMM’nin tatile girmesiyle saha çalışmalarının artırılması kararı alındı. CHP, her salı farklı bir ilde grubunu toplayacak.

CHP MYK, önceki gün Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre, toplantıda TBMM’nin tatile girmesiyle saha çalışmalarının artırılması kararı alındı.

Bu kapsamda, Meclis’in kapalı olduğu süreçte Kılıçdaroğlu, 18 Temmuz’dan sonra her salı farklı bir ile gidecek, saat 13.30’daki grup toplantıları partili milletvekillerinin de katılımıyla Meclis açıkmış gibi sürecek. Toplantılar ilin durumuna göre açık havada ya da kapalı salonlarda yapılacak.

MYK toplantısında konuya ilişkin “Devamlı halkın arasında olacağız” dediği öğrenilen Kılıçdaroğlu’nun milletvekillerine de grup toplantısı sonrası gittikleri ilde saha çalışmaları yapmalarına yönelik talimat verdiği belirtildi. Milletvekillerinin saha çalışmaları kapsamında kanaat önderlerine, meslek örgütlerine, odalara ve esnaf ziyaretine gideceği aktarıldı.

Miting 24 Temmuz’da

Kılıçdaroğlu’nun Mersin’de başlattığı ve İstanbul’da sürdürdüğü Milletin Sesi mitinglerine de 24 Temmuz’da Balıkesir’de devam edeceği öğrenildi. Mitingde yine Kılıçdaroğlu’ndan önce kürsüye farklı kesimlerden yurttaşların çıkartılacağı ve konuşma yapacağı belirtildi.

Ziyaretler sürecek

Öte yandan, her salı yapacağı konuşmalar haricinde Kılıçdaroğlu’nun il ziyaretlerini de sürdüreceği; muhtarlar, kanaat önderleri buluşmaları gibi programlarını sürdüreceği belirtildi.

Grup toplantısının yapıldığı ilde saha çalışmalarını tamamlayan vekillerin ise illerine döneceği ve buralarda da seçmenlerle bir arada olacağı kaydedildi. Vekillerin ayrıca nisan döneminde olduğu gibi farklı illere de çıkartmalar yapabileceği öğrenildi.

Paylaşın

AK Parti Çekirdek Seçmeni De Kaybediyor

AK Partili çekirdek seçmende çözülme olduğunu dile getiren SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Özçelebi, “Kararsızlar dağıtıldıktan sonra artık çok daha az yüzde 30’un üzerinde sonuçlarla karşılaşıyoruz. Çekirdek seçmende bir çözülme var, bu açık. AK Parti ile birlikte elde ettikleri kazanımları kaybetmek istemeyen, daha çok muhafazakâr ve dindar olan bu grup, kaybetmekten korktuklarını muhalefetin de verebileceğini gördükçe, buna ikna oldukça, yani iktidara güven ve inandırıcılığını kaybettikçe bu kopuş hızlanacaktır” dedi.

Saray ittifakının neden olduğu krizler ve izlediği politikaların ortaya çıkardığı tablonun sonuçları seçim anketlerine yansımaya devam ediyor. AK Parti, yayımlanan son anket sonuçlarında ikinci parti konumuna düştü. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da haziran ayının sonunu işaret ederek, “AK Parti yüzde 30’un altında. Haziran sonunda tüm yoklamalarda CHP’nin AKP’yi geçeceğini göreceksiniz” açıklamasında bulunmuştu.

Piar Araştırma’nın son seçin anketinde “Bu pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 29,6’sı “CHP” yanıtını verdi. AK Parti ise yüzde 27,8’le ikinci sırada yer aldı. Anket sonuçlarında ayrıca HDP 11,2 ile üçüncü parti konumunda yer alırken sırasıyla bu partileri yüzde 11 ile İYİ Parti ve yüzde 7,3 ile MHP izledi. Anket sonuçlarında CHP, AK Partinin 1,8 puan puan önünde yer aldı. Şu ana kadar yapılan anketlerde ilk defa CHP’nin bu denli bir farkla birinci parti konumuna yerleştiği görüldü. Piar Araştırma Genel Müdürü Berna Can, bu tabloyu “Anketin elbette başka ayrıntıları mevcut ancak AK Parti için psikolojik eşik dediğimiz yüzde 30 kırılmış görünmekte” sözleriyle yorumladı.

Yöneylem Araştırma’da da benzer bir sonuç ortaya çıktı. Yöneylem’in son yayımladığı anket sonuçlarında AK Parti ikinci parti konumuna düşerken şirketin diğer anket sonuçlarına kıyasla ilk defa CHP birinci parti konumuna yükseldi. Karasızlar dağıtıldıktan sonra çıkan tabloda CHP yüzde 27,7 puanla birinci parti olurken onu yüzde 27,1’le AK Parti, yüzde 13,3’le İYİ Parti, yüzde 8,7’yle HDP ve yüzde 6,8’le MHP izliyor. Ayrıca ankete katılan seçmen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayına yüzde 54,2 oy verirken Erdoğan yüzde 30,9 oy alıyor.

2018’deki seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında AKP ve MHP’nin oylarında büyük bir erime yaşandığı görülüyor. CHP ve İYİ Parti ivmeyi yukarı taşırken, HDP’nin seçmen desteğini önemli ölçüde koruduğu anlaşılıyor. Seçim sonuçlarında AK Parti oyların yüzde 42,6’sını alırken CHP 22,6’sını almıştı. İki partiyi HDP yüzde 11,7 ile izlerken MHP’nin oy oranı yüzde 11,1’di. İYİ Parti ise yüzde 10’da kalmıştı.

Diğer taraftan anketlerde uzun süredir Cumhur İttifakı’nın önünde yer alan Millet İttifakı, aradaki farkı açmaya devam ediyor. ORC Araştırma’nın yayımladığı son anket sonuçlarında Millet İttifakı’nın Cumhur İttifakı’na yüzde 18’lik bir fark attığı görüldü. Buna göre Millet İttifakı kazanır diyenlerin oranı yüzde 54,7’ye yükselirken Cumhur İttifakı kazanır diyenler oranı ise yüzde 36,6’da kaldı. Yüzde 8,7’lik kesimse “fikrim yok” dedi.

MetroPOLL Araştırma’nın yayımladığı son verilerde ise kararsızlar dağıtıldıktan sonra Millet İttifakı’nın oyu yüzde 40,2 olurken, Cumhur İttifakı’nın oyunun yüzde 38,1’de kaldığı görüldü.

Sonuçlara temkinli yaklaşılmalı

SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Suat Özçelebi, yayımlanan son anket sonuçlarını BirGün’den Umut Serdaroğlu’na değerlendirdi . Anket sonuçlara temkinli yaklaşılması gerektiğini aktaran Özçelebi, “Bazı anketlerde CHP önde çıksa da buradaki farkların hata payı içinde olduğunu düşünerek temkinli yaklaşılması gerekli. Maalesef anket şirketleri de Türkiye’deki kutuplaşmadan payını almış durumda. Hatta öyle tutumlar görüyoruz ki elindeki anket verilerini bir nevi sopa gibi kullanarak siyaseti dizayn etmeye çalışanlar da var” dedi.

Anket şirketleri arasındaki yayımlanan farkların bundan dolayı olduğunu dile getiren Özçelebi, “Anketler arasında öylesine farklar var ki sanki başka ülkelerde yapılmış gibi duruyor. Aynı ay içerisinde CHP’yi yüzde 29’da görüyoruz yüzde 23’te. İYİ Parti’yi yüzde 21 gösteren bir anketin hemen ardından ertesi ay yüzde 11 gösteren başka bir anketle de karşılaşabiliyoruz. Yüzde 10 puan bir ayda nasıl düştü sorusuna da yanıt yok bu yüzden böyle bir anket bolluğu içinde belli bir trendi takip eden, düzenli yapılan anketleri iyi ayırt etmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

Psikolojik sınırın altına düştü

Yine de anketlerden AK Partinin yüzde 30’luk psikolojik sınırın kırıldığının çıkarılabileceğini aktaran Özçelebi, “CHP’nin sanılanın aksine AK Parti’den oy aldığını ancak İttifak Partilerinin de birbirlerine seçmen kaptırdıklarını görüyoruz. AK Parti hatta Cumhur İttifakı oy kaybını azalttı ama durduramadı. Bunu AK Parti’ye çalışan anket şirketlerinde de görmek mümkün. Yüzde 30 luk baraj aşağıya inmiş duruyor” dedi.

AK Partili çekirdek seçmende çözülme olduğunu dile getiren Özçelebi, “Kararsızlar dağıtıldıktan sonra artık çok daha az yüzde 30’un üzerinde sonuçlarla karşılaşıyoruz. Çekirdek seçmende bir çözülme var, bu açık. AK Parti ile birlikte elde ettikleri kazanımları kaybetmek istemeyen, daha çok muhafazakâr ve dindar olan bu grup, kaybetmekten korktuklarını muhalefetin de verebileceğini gördükçe, buna ikna oldukça, yani iktidara güven ve inandırıcılığını kaybettikçe bu kopuş hızlanacaktır” İfadelerini kullandı. AK Partinin bu denli oy kaybındaki temel nedenin ekonomi olduğunu dile getiren Özçelebi, “Ancak bunun zemininde AK Parti ve Cumhurbaşkanı’nın hikâyesini kaybetmiş, yeni hikâye konusunda yeterli kadro, vaat ve güven veren bir yapıya sahip olamayışı yatıyor. Artık tek adamın vizyonu, gittikçe tartışmalı hale gelen nitelikleri ve yarattığı büyük ekonomik buhranla kalması zor görünüyor” dedi.

Muhalefet rehavete kapılmamalı

Ancak muhalefetin rehavete kapılmaması gerektiğinin altını çizen Özçelebi, “AK Parti’nin gidişindeki en büyük anahtar hala muhalefette. Topluma ‘ben çözebilirim’ güvenini vermezse, bunu temsil edecek yeterlilikte bir aday ve kadro kuramazsa, henüz muhalefete tamamen geçmemiş görünen ‘kararsızlar’, ‘z kuşağı’ diye adlandırılan genç grupları bambaşka tepkiler verebilirler. Kimse ‘AK Parti eriyor, bu iş tamam’ rehavetine kapılmasın.

Genç seçmen belirleyici olacak

Genç seçmen iktidarda değişiklik talebinde ancak muhalefetin iş durumu, okul ve ifade özgürlüğü gibi konularda iyileştirme yapabileceğine dair de şüpheci davranıyor. Reuters’ın yayımladığı analize göre, Haziran 2023’te yapılacak seçimde genç seçmen, Erdoğan ve AK Parti iktidarının değişip değişmeyeceği konusunda belirleyici olacak. Genç seçmen, toplam oy oranının yüzde 12’sine sahip. MAK Danışmanlık firması başkanı Mehmet Ali Kulat, 18-29 yaş arasındaki seçmen üzerinden yaptıkları araştırmaların sonucunda, yüzde 70’inin muhalefeti desteklediğini belirterek “Gençler değişim istiyor” dedi. Anket raporlarına göre; seçimde genç seçmenin oyu, seçimin öngörülemez olmasını sağlıyor. Genç seçmenin oyunu ise altılı masanın Erdoğan’ın karşısına çıkaracağı aday belirleyecek.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘5’li Çete’ Açıklaması: Haber Yollamayı Bırakın

‘5’li çete’ olarak nitelendirdiği şirketler hakkında yeni bir açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Aramı bulmaya yeltenen sermayedar, holding, piyasa, kim olursa olsun pişman olur” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yeni bir paylaşımda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “5’li çete ile aramı bulmaya yeltenen sermayedar, holding, piyasa, kim olursa olsun pişman olur; bu böyle biline. Şimdi varsa cesaretiniz, gelin beni ikna edin. Ama haber yollamayı bırakın” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun “5’li çete” nitelendirmesiyle Cengiz Holding, Limak Holding, Kalyon Grup, Kolin Holding ve Makyol Grubu şirketlerini hedef alıyor.

Bir süredir 5’li çete olarak nitelendirdiği şirketler hakkında açıklamalar yapan Kılıçdaroğlu’na karşılık Cengiz Holding’in patronu Mehmet Cengiz, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu iş yerlerini görmeye çağırmıştı. Ancak CHP, Cengiz’den gelen talebi reddetmişti.

Mehmet Cengiz, söz konusu talep ve aldığı cevabı, “Sayın Kılıçdaroğlu inanıyorum ki yanlış bilgilerle konuşuyor. Yanlış belgeler var elinde. Biz ona kendisine de haber gönderdik. ‘Gel kardeşim gezdirelim, yaptığımız işleri gör, ondan sonra çete yakıştırmasını yap.’ Ama öyle bir imkan olmadı” ifadeleriyle açıklamıştı.

Adı geçen şirketlerin daha önce de aracılar üzerinden Kılıçdaroğlu ile görüşme taleplerini ilettikleri kulislere yansımıştı. CHP ise görüşme taleplerine kapıyı kapatmıştı.

Paylaşın

AK Parti İktidarı Döneminde Çiftçilerin Borcu 86 Kat Arttı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Orhan Sarıbal, çiftçilerin borcunun AKP iktidarı döneminde 86 kat artarak 206 milyar liraya çıktığını söyledi. BDDK verilerine göre de çiftçilerin son bir yılda kullandığı kredi tutarında yüzde 43’lük artış yaşandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilerin bankalardan kullandığı kredi tutarı son bir yılda yüzde 43 artarak 205,8 milyar liraya çıktı. Çiftçilerin son bir yılda kullandığı kredi miktarının ise 61,8 milyar liraya çıktığını belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bu bir rekordur. Çiftçi borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor. Çiftçi çığ gibi artan borçlar altına eziliyor, batıyor” dedi.

Halk TV’den Nuray Tarhan’ın haberine göre “Çiftçilerin 2002 yılında bankalardan kullandığı kredi miktarı 2,4 milyar lira iken, 20 yıllık AKP iktidarı döneminde 86 kat artarak 206 milyar liraya çıktı” bilgisini veren Sarıbal, “Bu borç cumhuriyet tarihinin borç rekorudur” ifadesini kullandı.

‘Çiftçi başına 100 lira borç’

Sarıbal, sözlerine şöyle devam etti:

“Her ay çiftçimizin bankalardan kullandığı miktarı da artmaktadır. Çiftçimiz bir yılda 29 milyar lira destek alırken sadece bir ayda kullandığı kredi miktarı 11 milyar lira, yılbaşından bu yana ise 40 milyar lira oldu. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 2,1 milyon çiftçinin borcu 206 milyar liraya ulaştı. Bu, çiftçi başına yaklaşık 100 bin lira borç demektir. Hiç bankalardan kredi kullanmayan çiftçiler olduğunu düşünürsek, borçlu çiftçinin kişi başına borç miktarının çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

Ayrıca çiftçilerimizin Tarım Kredi Kooperatifi ve serbest piyasada tarımsal girdi sağlayan akaryakıt istasyonları, gübre, zirai ilaç, tohum ve ekipman tedarikçilerine borçlarını da ilave edersek, borcun 300 milyar lirayı geçtiğini rahatlıkla ifade edebilirim. Artan maliyetler nedeniyle çiftçi ürettiğinden para kazanamıyor. Çiftçi mevcut borçlarına takla attırarak daha çok borçlanıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Bu borç sarmalı için çözüm bulunmaz ise borç balonu yakında patlar.”

Paylaşın

Altılı Masanın Adayını Açıklamadan Önce Yapacağı Hamle Belli Oldu

Kulislerden alınan bilgilere göre 6 muhalefet partisi parlamenter sisteme geçiş süreci için bir protokol hazırlayacak. Son şeklini liderlerin vereceği protokol hazırlanıp imzalanmadan muhalefetin cumhurbaşkanı adayı açıklanmayacak.

HaberTürk’ten Mahir Kılıç’ın haberine göre; 6 muhalefet partisinin İYİ Parti ev sahipliğinde yaptığı toplantının ana gündem başlıklarından biri geçiş süreci için hazırlanacak protokol oldu.

Muhalefetin cumhurbaşkanlığı yarışını kazanması halinde Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişe kadar olan sürede yürütme, bürokrasi, kamu kurumlarının işleyişi ve geçiş sürecinin ne kadar olacağına dair bir protokol hazırlanacak. Her parti önce kendi içinde bu konuyu çalışacak ardından liderler protokole son şeklini verecek.

Saadet Partisi’nde 7 Ağustos’ta yapılacak zirveye yetiştirilmesi beklenen geçiş süreci çalışmaları ve bu çalışmalar neticesinde hazırlanacak protokol geçiş sürecinin yol haritası olacak.

O protokolde cumhurbaşkanı seçilecek kişinin kullanmamayı taahhüt edeceği yetkiler de yer alacak. Bu durumda teknik olarak sistem henüz değişmemiş olsa da fiili olarak Cumhurbaşkanı olan kişi bazı yetkilerini kullanmayacak.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan TÜİK’e ‘Enflasyon’ Tepkisi

TÜİK’in açıkladığı haziran ayı enflasyon rakamlarına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Pazar, market ortada. TÜİK’in bu yalanı, emeklinin, memurun cebinden çalmak demektir” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“ENAG yıllık %176 enflasyon açıkladı, TÜİK %79. Pazar, market ortada. TÜİK’in bu yalanı, emeklinin, memurun cebinden çalmak demektir. Erdogan için suç işlemeyi bırakın, sorumlusu siz olacaksınız!”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran’a ilişkin enflasyon verilerini yayımladı. Buna göre Haziran’da enflasyon bir önceki aya göre (aylık enflasyon) yüzde 4,95 arttı.

Bir önceki yılın aynı ayına göre (yıllık enflasyon) yüzde 78,62’e yükseldi. Aralık ayına göre de yüzde 42,35 olarak ölçüldü. TÜİK, Mayıs enflasyonuyla birlikte yayınlamayı durdurduğu ürün madde sepetini bu ayda da yayınlamadı.

ENAG’a göre enflasyon yüzde 175,55

Enflasyon Araştırma Grubu ise Haziran ayı enflasyonunu yıllık yüzde 175,55 olarak duyurdu. ENAG’a göre aylık bazda ise enflasyon yüzde 8,3 olarak gerçekleşti.

Enflasyon Araştırma Grubu, TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en düşük aylık artışın yüzde 0,8, aylık en fazla yükselişin ise yüzde 16,51 ile konut kaleminde gerçekleştiğini belirtti.

Citigroup tarafından yapılan bir analize göre enflasyon Kasım ayına kadar yıllık yüzde 80 seviyelerinde takip edecek. Yıl sonunda baz etkisiyle yüzde 65’lere gerileyecek.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Mayıs ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Enflasyon düşüş eğilimine girmiştir” demişti. Mayıs ayında enflasyon oranı yüzde 73,5 olarak açıklanmıştı.

20 ekonomide en yüksek enflasyon Türkiye’de

Bloomberg HT’nin haberine göre Türkiye dünyanın en büyük 20 ekonomisinde açık ara en yüksek enflasyona sahip ülke. Türkiye’nin ardından ikinci sırada yüzde 51,27 ile uzun süre ekonomik kriz ile mücadele eden Arjantin geliyor.

Paylaşın