EKK Toplandı: İktidarın Umudu Yastık Altındaki Altınlar

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı sonrası yapılan açıklamada, “Finansal piyasalarda Türk Lirası cinsinden enstrümanların çeşitlendirilmesi ve yatırımcılar için daha cazip hale getirilmesi kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasına yönelik mevcut sistemlerin geliştirilmesi amacıyla önümüzdeki dönemde atılması planlanan adımlar görüşülmüştür.

TCMB öncülüğünde çalışmaları yürütülen Dijital Türk Lirası Projesi’nde gelinen aşama ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Kurulumuz bu alanda yapılan hazırlıkların hızlandırılması hususunda anlayış birliği içinde bir değerlendirme yapmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Başkanlığı’nda toplandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Ekonomi politikalarının eşgüdüm içerisinde daha bütüncül bir yaklaşımla oluşturulmasını ve daha etkin uygulanmasını sağlamak, ekonomik istikrarla ilgili gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek üzere yılın dördüncü Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantımızı gerçekleştirdik. Ekonomik iyileşmeyi ve kalıcı istikrarı sağlamak hedefiyle, bugünkü EKK toplantımızın ana gündemi, ülkemiz finans piyasalarının gelişimini ve istikrarını destekleyecek politikalar ve tedbirler oluşturmuştur.

Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümenin sağlanması, stratejik yatırımların desteklenmesi, küresel ekonomide ortaya çıkabilecek risklere karşı finansal istikrarın güçlendirilmesi, yurt içi tasarrufların artırılması, kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması ve finansmana erişimin artırılmasını hedefliyoruz.

Katma değeri yüksek ve ihracat odaklı yatırımların teşvik edilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi amacıyla yeni stratejiler ve yol haritalarını istişare ederken Türk Lirası cinsinden enstrümanların çeşitlendirilmesi ve yatırımcılar için daha cazip hale getirilmesi kapsamında yürütülen çalışmalarımızı değerlendirdik.

“Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması”

Yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasına yönelik sistemlerin geliştirilmesi amacıyla önümüzdeki dönemde atılması planlanan ilave adımlar ile dijital para uygulamaları ve dijital varlıkların geleneksel ödeme sistemlerine karşı oluşturabileceği riskler ve çözüm önerileri ile Dijital Türk Lirası Projesi’nde gelinen son aşamayı da ele aldık. Aile ve Gençlik Bankası’na ilişkin çalışmalar ve önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunulması planlanan kanun teklifini de istişare ettik.

Öte yandan, Katılım finans ekosisteminin geliştirilmesine yönelik mekanizmaları görüşerek Katılım Finans Çerçeve Kanunu hazırlıklarını da değerlendirdik. Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında güçlü ekonomi, güçlü toplum, güçlü Türkiye hedefine ulaşabilmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Toplantıya katılan ve katkı sunan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Paylaşın

Cevdet Yılmaz’dan Dikkat Çeken “Enflasyon” Açıklaması

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonun yönünü tekrar aşağı doğru çevirmesi ne zaman mümkün olacak?” sorusuna, “Şu anda bir geçiş sürecindeyiz, politikalarda birtakım güncellemeler oldu. Yeni bir dönem başladı. Enflasyonla mücadele de bu dönemin hakikaten en temel önceliklerinden bir tanesi. Geçici olarak enflasyonda bir yükseliş var bu geçiş döneminin şartlarından kaynaklanan” şeklinde cevap verdi ve ekledi:

“Kurda ciddi bir hareketlilik oldu biliyorsunuz. Maaş ve ücretlerde ciddi artışlar oldu. Diğer taraftan enerji fiyatlarında dünyada beklentilerin aksine bir yükseliş gerçekleşti. O da doğrudan zaten biliyorsunuz etkiliyor birtakım kalemleri. Bunun dışında bütçe açığını aşağı çekebilmek için birtakım tedbirler aldık doğrusu onların da enflasyona geçici olarak olumsuz yansımaları da oldu. Bütün bunları bir araya getirdiğiniz zaman geçici bir artış söz konusu. Ama bir taraftan da güncellenmiş bir politikalar, kararlı uygulamalar var. Belirsizliklerin azaldığı yeni bir döneme girmiş durumdayız.

Dolayısıyla bir süre sonra bu geçici yükseliş yerini düşüşe bırakacaktır. Aylık bazda düşüşleri daha erken göreceğiz. Bu sene sonuna doğru, gelecek senenin başlarında bu aylık bazdaki gelişmeleri göreceğiz. Yıllık bazdaki gelişmeleri ise daha çok 2024’ün ortaları gibi görmüş olacağız. Çünkü bir baz etkisi oluştu. Bu temmuz, ağustosta ciddi bir yükseliş oldu. Bundan sonraki aylarda öyle bir artış beklemiyoruz doğrusu.”

Yılmaz, “Seneye bu vakitler kaç olur mesela enflasyon?” sorusuna, “Tam bu vakitleri söyleyemem ama ortalama bir hesabımız var yüzde 33 olarak ve bu da gerçekleştirilebilir bir rakam diye düşünüyorum.” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kanal 7 canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Çeşitli konularda makro tahminlerinizi, planlamalarınızı bütünlük içinde ortaya koyduğunuz doküman. Siyasi belirsizlikler ortadan kalktı. Biz OVP’de ne yapmış oldu. Siyasi istikrar ve güven iklimini teknik öngörülebilirliği sağlayarak desteklemiş olduk.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat katılması bu programa desteğini ortaya koyması çok önemli. Cumhurbaşkanımızın tam desteği önemliydi. Bu programı hazırlarken ilgili tüm kesimlerle istişare yaptık. İşçi kesimleri ile, iş dünyası ile, özel kesimden sendikalarla, finans kesimleriyle bütün kesimlerle istişareler yaptık.

Geçiş sürecindeyiz, politikalarda güncellemeler oldu, yeni bir dönem başladı. Enflasyonla mücadele bu dönemin en temel önceliklerinden bir tanesi. Şu an itibarıyla enflasyon bağlamında şunu ifade edebilirim. Geçici olarak enflasyonda yükseliş var. Kurda ciddi hareketlilik oldu, maaş ve ücretlerde ciddi artışlar oldu. Enerji fiyatları kalemleri etkiliyor. Bütçe açığını aşağı çekebilmek için tedbirler aldık, bütün bunları bir araya getirdiğiniz zaman geçici bir artış söz konusu. Güncellenmiş politikalar var. Belirsizliklerin azaldığı yeni bir döneme girmiş durumdayız. Bir süre sonra geçici yükseliş yönünü düşüşe bırakacaktır. Aylık bazda düşüşleri daha erken göreceğiz. Bu sene sonuna doğru, gelecek senenin başında aylık bazdaki gelişmeleri göreceğiz. Yıllık bazdaki gelişmeleri ise daha çok 2024’ün ortaları gibi görmüş olacağız. Temmuz ağustosta baz etkisi oluştu. Bundan sonraki aylarda öyle bir artış beklemiyoruz.

Aylık bazda daha düşük temmuz ağustosa göre düşük bir rakam bekliyoruz. Yıllık bazda etkiyi daha çok 2024’ün ortalarına doğru görmüş olacağız. Baz etkisi dediğimiz bu yıl yaşanan artışın gelecek yıla farklı bir etkisi olacak. Gelecek yıl dezenflasyon sürecinin hızlandığını göreceğiz. Burada beklentileri kırmak çok önemli.

Son 3 aya baktığımız zaman cari açığımız olduğu halde rezervlerin artmaya başladığını görüyoruz. Geçen hafta itibarıyla 22 milyar dolar rezervlerde net artış oldu. Son 3 ayda 22 milyar dolar rezerv artışı gerçekleşti. Bu çok önemli bir rakam diye düşünüyorum.

Önümüzdeki dönemde daha fazla kaynak girişi olacak. Cari açığımızı düşüreceğiz. Bunu çok rahat bir şekilde finansa edeceğiz bir taraftan rezervlerimizi artıracağız.  CDS’ler 400’ün altına gelmiş oldu. Risk algısı azalıyor. Şu anda algı belli bir seviyeye gelmiş durumda. Önümüzdeki dönemlerde daha da aşağılara doğru gittiğini göreceğiz.

Ciddi adımlar attık. EYT düzenlemesinden ücret artışlarına, asgari ücret düzenlemesine varıncaya kadar. Hakikaten güçlü sosyal politika izlediğimizi ifade edebilirim. Bu süreçte deprem yaşadık. Depreme rağmen EYT’de diğer politikalarda Türkiye devam etti.

Son dönemde 2023 yılında enflasyonun üstüne artışlar yaptık. Asgari ücrette, memur maaşlarında, emekli maaşlarında enflasyonun üzerinde artış yapıldı. Bir dönemde enflasyon artışın üstüne çıktıysa telafi edici mekanizmalarımız var. 6 ayda bir enflasyon verdiğimiz artışın üzerindeyse telafi ediyoruz. Önümüzdeki dönemde şöyle bir tablo var. Yılbaşından itibaren memurlarda seyyanen artış yapılmıştı. Yılbaşında enflasyon farkı oldukça yüksek olacak. Bu da memur emeklilerine yansıyacak. Geriye işçi ve Bağkur emeklilerimiz kalıyor. Orada da oransal artışlar, enflasyon farkı olacak. Memurunki biraz daha farklı, bu kesimlere dönük dengeleyici bir çalışmayı sürdürüyoruz.

En düşük maaşı alanlarda bu yıl yüzde 114 artırdık. Asgari emekli ücretinde nisan ayında en büyük artışı yaptık. Temmuzda bir şey yapılmadı diye söylem oldu bir algı oluştu. Daha fazla imkanlarımızı zorlayarak bütün dünyadaki sıkıntılara rağmen bütün imkanlarımızı zorlayarak emeklilerimize elimizden gelen en iyi desteği vermeye çalışacağız. İnşallah yıl sonuna kadar çalışmayı tamamlayarak emeklimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Düşük alanları destekleyici bir yaklaşımımız olacak. “

Paylaşın

OVP Açıklandı; Ne Kadar Gerçekçi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ında katıldığı ve bir konuşma yaptığı törende, Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, OVP’yi “Orta Vadeli Program’daki ‘yumuşak iniş’ için yol haritası ne kadar gerçekçi?” başlığıyla BBC Türkçe‘ye değerlendirdi.

Geçen seneki program üzerinde yapılan revizyonlara baktığımızda bu seneki programın ayakları daha yere basan, içsel tutarlılığı daha güçlü, ve öncelikleri daha doğru belirlemiş bir program olduğunu görüyoruz.

Öncelikle geçen OVP’den kalan ciddiye alınması mümkün olmayan 2023-2025 enflasyon tahminlerinin her bir sene için iki katından daha fazla yukarı çekildiğini görüyoruz. Verilen hedeflerin inandırıcılığını sağlamak açısından bu kıymetli bir adım.

2023 yıl sonu enflasyon tahminine bir parantez açalım.

Temmuz ayı enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası yıl sonu enflasyonun tahminini yüzde 58 olarak açıkladı.

O günlerde benim Koç Üniversitesi’nden arkadaşlarım Cem Çakmaklı ve Sevcan Yeşiltaş ile paylaştığımız yıl sonu tahmini yüzde 72 idi.

Ağustos ayı Para Politikası Kurulu (PPK) kararı açıklandığında Merkez Bankası (TCMB) 750 baz puanlık “jumbo” faiz artışını açıklarken enflasyon tahmininin de önceki ay açıklanan rapordaki üst banda yakın olacağını yani yüzde 62’lere doğru yükseleceğini dile getirdi.

Dün açıklanan OVP bu tahmini de yüzde 65’e güncelleyerek bizim yıl sonu beklentilerimize bir adım daha yaklaşmış.

Resmi ağızlar tarafından açıklanan enflasyon beklentilerinin bağımsız ekonometrik analizlerimizden elde edilen rakamlara yaklaşması inandırıcılık ve raporun diğer hedeflerini daha ciddi bir şekilde değerlendirmemiz açısından son derece olumlu.

Beni rahatsız eden durum ise şu: 2023’teki yüzde 65’lik enflasyon tahmini, 2024’de yarı yarıya düşüp yüzde 33’e gelecekse ciddi bir dezenflasyon program uygulanacak demektir.

Popüler ifade ile “parasal sıkılaştırma” ya da “kemer sıkma” programı olarak bilinen bu politikalarda “sıkılan kemer” referansı boşuna değildir. Rejim yapıp kilo kaybettiğinizde nasılkemerinizi bir iki delik sıkılaştırıyorsanız, enflasyonu düşürmek için de ülke çapında tüketimi yavaşlatıp kemer sıkmanız gerekir.

Özellikle talep enflasyonu ve beklentilere yerleşmiş enflasyonu değiştirebilmenin başka yolu yoktur. Ancak ciddi bir kredibilite kazanılırsa “minimum kemer deliğini sıkarak” dezenflasyon mümkün olur.

Programdaki en belirgin soru işareti

OVP’deki büyüme tahminlerine bakıp kemerlerde ne kadar bir sıkılaştırma yapılacağını incelediğimizde oldukça ılımlı bir yavaşlama öngörüldüğüne şahit oluyoruz.

Programdaki en belirgin soru işareti bence burada.

2023 büyüme tahmini deprem etkisi ile yarım puan kadar azaltılarak yüzde 4,4’e çekilmiş.

2024’de ise yarım puan kadar daha düşüşle yüzde 4’e inecek büyümenin enflasyonu yüzde 33’lere kadar çekebileceği varsayılmış.

2025’e girerken ise büyüme tekrar 4,5’e yükselirken, enflasyonun yüzde 15’e gerileceği öngörülmüş.

Böylesine “yumuşak bir iniş” mümkün olabilir mi? Bir taraftan iç talebi baskılayıp enflasyonu iki senede 50 puan düşürmek, öbür taraftan yüzde 4-4.5 gibi oldukça yüksek sayılabilecek büyüme rakamları elde edebilmek için hane halkının tüketimindeki yavaşlamaya paralel olarak yatırımların ciddi şekilde artışa geçmesi gerekir. Ekonomiye inancın tam olduğu bir milli seferberlik senaryosu bu.

Bu şekilde, üretici zayıflayan bir iç taleple karşılaşacağı için fiyat artışlarını aşağı çekerken diğer taraftan üretim kapasitesini artıracak yatırımlar olacağından istihdam ve büyüme olumsuz etkilenmez. Nitekim OVP hedeflerinin alt kalemlerine baktığımızda özel tüketimdeki ciddi yavaşlamaya karşılık özel yatırımların güçlü kalışı benzer bir senaryonun öngörüldüğüne işaret ediyor.

Teorik olarak mümkün olan bu dönüşümü 2001 sonrası yaşamıştık. O dönemde bağımsızlığı kanunla tesis edilen Merkez Bankası reel faizi yüzde 20’li seviyelere çekerken, uygulanan programa duyulan güven ile doğrudan yabancı yatırımlar ciddi şekilde artmış ve büyüme rakamları 2002-2006 döneminde yüzde 5’in üzerinde gerçekleşmişti.

Bugün benzer bir noktadan uzağız. Reel faiz ciddi şekilde negatif. OVP sunumu sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ekonomik büyümeden kesinlikle taviz verilmeyeceğinin” altını çizmesi, eğer büyüme ya da dezenflasyondan birisi seçilecekse, büyümenin seçileceğini düşündürüyor.

Büyümeyi hepimiz istiyoruz. Ancak büyümeden feragat etmeden büyüyebilmek için, tıpkı 2001 sonrası olduğu gibi gerekirse büyümeden feragat edeceğinize piyasaları inandırabilmeniz gerekiyor.

Paylaşın

‘Orta Vadeli Program’da Tek Haneli Enflasyon İçin Tarih Verildi: 2026

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan ‘Orta Vadeli Program’da 2023 yıl  sonu enflasyon oranı yüzde 65, 2024 yılı enflasyon beklentisi yüzde yüzde 33, 2025 yılı için yüzde 15,2 ve 2026 yılı için ise yüzde 8,5 olarak hedeflendi.

‘Orta Vadeli Program’da dolar kurunun ortalama olarak 2023’te 23,9, 2024’te 36,8, 2025’te 43,9, 2026’da 47,8 olması beklendiği ifade edildi. OVP’de İşsizlik oranının ise 2024’te yüzde 10,3’e, 2025’te yüzde 9,9’a, 2026’da yüzde 9,3’e gerilemesinin beklendiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Orta Vadeli Program’la ilgili Beştepe’de sunum yaptı. Yılmaz açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün gerçekleşen toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tecrübeli liderliği, 2053 ve ötesine uzanan vizyonu ile her aşamasını yakından takip ettikleri program çalışmamız bugün itibarıyla zatı alilerin onayı ve imzası ile Resmi Gazete’mizde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

OVP merkezi yönetim bütçesinin hazırlanma sürecini başlatan temel dökümanımızdır. Temel ekonomik büyüklükleri, toplam gelir gider tahminlerini, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanını içeren temel politika dökümanıdır. 3 yıllık perspektif ile 2024-2026 dönemini kapsayacak olup Cumhurbaşkanı kararı ile resmileşmektedir. 2024-2026 dönemine ilişkin temel amaçlar, makroekonomik hedefler ve politikalar ile öncelikli yapısal alanlar yer almaktadır.

Bu yılki OVP’de ek 3 şeklinde yapısal reformlarımızı içeren takvim dahilinde ortaya koyan çalışmayı kamuoyu ile bugün paylaşmış oluyorum. OVP dediğimiz bir takım çalışmasıdır. Birçok kurulun, Bakanlığı katkı sunduğu uzun bir süreçle hazırlanmaktadır. 2 aylık bir süreçte hazırlandı. Birbirlerini tamamlayıcı, uyumlu bir ekip çalışması olduğunu ifade etmek isterim. Model çalışmaları yapıldı, Merkez Banka’mız başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere ekonominin ana kurumları çalışmalara destek verdiler.

Sadece kamunun kendi içinde çalışmalarla yetinmedik sivil toplumun, paydaşların fikirlerini alarak istişare ederek programı hazırladık. İstişare ve ortak akıl bizim temel düsturumuz. Hangi alanda olursa olsun, öncelikle ilgili tarafları belirlemek onlarla istişare etmek politikaların etkinliğini artıran, sahiplenmeyi getiren bir süreç. Geniş istişarelerle bu planın hazırlandığını ifade edebilirim. İhracatçılar birliğinden, sendikalar, memur ve işçi sendikalarına varıncaya kadar, iş dünyasından sanayi odalarına, tarım sektörüne kadar bütün sektörlerle istişareler yaparak hazırladık.

Planın temel çatısını bu slaytta özetlemeye çalıştık. Ana çatıyı bu şekilde ifade edebiliriz. 3 yıllık dönemde neyi gerçekleştireceğiz diye sorduklarında, deprem afetinin yaralarını saracağız. Geleceğe dönük afetlerle ilgili riskleri azaltıcı yatırımları hayata geçeceğiz. İkinci temel amacımız makroekonomik ve finansal istikrarı sağlamak ve orta vadede tek haneli enflasyona ülkemizi kavuşturmaktır.

Para politikasını dönemin ihtiyaçlarına uygun uygulamaya devam edeceğiz. Merkez Bankamız araç bağımsızlığı çerçevesinde üzerine düşeni yapacaktır. Yapısal dönüşümlerde orta vadede somut etkiler bekliyoruz, kısa vadede yapısal dönüşümler gerçekleştiren ülke olarak beklenti kanalıyla olumlu etkileri artırmayı hedefliyoruz. Son 20 yılda ortalama 3,6 büyürken dünya ekonomisi son yıllarda yüzde 3’lere gerilemiş durumda. Bunu 25-26’ya uzattığınızda tablo fazla değişmiyor. Dünya ticareti büyümenin üstünde gerçekleşirdi bu yıl yüzde 2,3 büyüme bekleniyor dünya ticaretinde. Bu dönemin şartlarını iyi okuyarak politikalarımızı şekillendirmek durumundayız.

Son 20 yılda Türkiye’nin ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 5,5 olarak gerçekleşmişti. Dünyanın 2 puan üstünde büyüme performansı sergilemişiz. 2024’te yüzde 4,0, 2025’te yüzde 4,5, 2026’da yüzde 5,0 büyüme bekliyoruz. Bu yıl 1,67 milyar Dolar milli gelire ulaşacağız.  Kişi başına gelirin 2024’te 12,875, 2025’te 13,717, 2026’da 14,855 dolar olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Nüfusumuzun 88 milyon 750 bine ulaşmış olacak.

Ortalama olarak 4,5 büyüme kaydedecek. İstihdamda 2,7 milyon artış bekliyoruz. Yıllık 909 bin ilave, her yıl istihdamda artış bekliyoruz. Buna rağmen işsizlik oranında arzu ettiğimiz ölçüde gerileme olmuyor. İşgücü piyasasına katılım oranında hızlı yükseliş bekliyoruz. İşsizlik oranının 2024’te yüzde 10,3’e, 2025’te yüzde 9,9’a, 2026’da yüzde 9,3’e gerilemesini bekliyoruz. 2023 yılını %4,4’lik büyümeyle kapatmayı bekliyoruz.

“Muhalefetin bize destek vermesini bekliyoruz”

Programın Yılmaz tarından açıklanmasının ardından kürsüye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çıktı. Erdoğan’ın açıklamaları ise şöyle:

Kırklareli ve İstanbul’da yaşanan sellerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. OVP’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye’nin başta yönetimde istikrar olmak üzere nasıl büyük kazanımlar elde ettiğini her gün çok daha iyi görüyor ve idrak ediyoruz. Sadece Türk siyasi tarihine değil dünya literatürüne de geçen seçimleri hamdolsun tam bir demokratik olgunluk içinde tamamladık. Sandıkların açılmasıyla birlikte belirsizlikler ortadan kalktı, Türkiye’yi kimin yöneteceği belli oldu.

Seçimlerin üzerinden henüz bir hafta bile geçmeden kabinemizi açıkladık, ekonomide kurmay kadromuzu kurduk, yolculuğumuza süratle yeniden başladık. Eski Türkiye’nin alışkanlıklarından kendini kurtaramayanların durumunu içimiz acıyarak izliyoruz. 102 güne rağmen birileri hala kavga ve iç çekişmelerinden başını kaldıramazken biz işimizi yapıyoruz.

Mevcut belirsizliklere yenilerinin eklediği zor bir denklemde krizleri ülkemiz için fırsata çevirmek için çalışıyoruz. Biz Türkiye için en doğrusunu yapmanın peşindeyiz. Siyaseti de ikbal vasıtası olarak değil millete hizmet aracı olarak görüyoruz. Hiç kimseye ön yargıyla yaklaşmıyoruz. Ülkemizin faydasına olacak her türlü öneriyi değerlendirmeye hazırız.

Muhalefetin de geçmiş hatalarından ders alarak OVP gibi ülkemizin hayrına olan işlerde bize destek vermesini bekliyoruz.

Ekonomiyle ilgili planlarımızda 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ilimizde yaşayan 14 milyonu etkileyen depremi asla göz ardı etmiyoruz. Ülke ekonomisine maliyeti 104 milyar doları bulan deprem felaketi yükümüzü ağırlaştırmaktadır. Küresel sorunlara ilaveten asrın felaketinin yol açtığı sıkıntılarla Türkiye mücadele etmektedir.

Geçici olarak enflasyonda yükseliş söz konusu. Geçiş döneminin sonrasında çok daha sağlıklı bir zeminde kalıcı olarak enflasyonu düşürmenin yolunu açmış oluyoruz.

2023 yılında yıl sonu TÜFE’nin yüzde 65 olmasını bekliyoruz. 2024 yıl sonunda TÜFE’nin %33,0, 2025 yıl sonunda %15,2, 2026 yıl sonunda %8,5 olmasını bekliyoruz.

İhracatın bu yıl 255 milyar, 2026’da 320 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Cari açığın -2’ler civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Yurt içi tasarruflarımızı artıracağız. 1,6 puan artış göstereceğini tahmin ediyoruz. Yıl sonunda cari işlemler açığının 4 milyar dolar olmasını bekliyoruz.

2023’te depreme ayırdığımız bütçe 762 milyar TL. 2024’te 1 trilyon 62 milyar TL. 3 trilyona yakın kaynağın afetin yaralarını sarmak için kullanılacağını ifade etmek isteriz. 2023 yıl sonunda bütçe dengesinin 1,63 trilyon TL açık vermesini bekliyoruz. 2023 yıl sonunda faiz dışı bütçe dengesinin 966,8 milyar TL açık vermesini bekliyoruz. Gelirlerimizde bir miktar artış öngörüyoruz. Gelirlerimizin milli gelire olan oranı 20,6’ya ulaşmış olacak. Bütçe açığı kademeli bir şekilde düşecek.

AB tanımlı borç stokunu da verdik. Türkiye bu açıdan dünyadaki en iyi ülkelerden biri. İyi ki böyle bir yapımız var, böyle değil borçlu yapıyla afete yakalansaydık bu çalışmaları gerçekleştiremezdik. Sağlam zemin afet konusunda da rahat şekilde vatandaşların yaralarını sarmamızı sağladı.

Yapısal reformları arz etmek istiyorum. Reform başlıklarımız; Büyüme ve Ticaret, Beşeri Sermaye ve İstihdam, Kamu Maliyesi, Afet Yönetimi, İş ve Yatırım Ortamını İyileştirme, Fiyat İstikrarı ve Finansal İstikrar, Yeşil ve Dijital Dönüşüm. 7 öncelikli yapısal alanı tarif ettik. Lojistik imkanları geliştireceğiz, madencilik gibi alanlarda önemli değişimler ve dönüşümlere imza atacağız. Bizim temel hedefimiz insanımıza hizmet, temeli de insan. İnsana yapılan yatırım sosyal refahı artırıyor, beşeri kanaldan ekonomiyi güçlendiriyor. Gençlere ve kadınlara yönelik politikaları odaklayacağımızı söyleyebilirim.

Enflasyon mücadele devam ederken finans piyasalarındaki reformlarla finans piyasalarını geliştirmeye devam edeceğiz. Emeklilik sistemleriyle ilgili yenilikler düşünüyoruz. Afet yönetimi konusunda kentsel dönüşümün hızlandırılmasına, yeni modellerden afet sigortalarının geliştirilmesi konusunda çeşitli başlıklarımız var.

Paylaşın

Cevdet Yılmaz’dan Soru Önergelerine “Görev Alanıma Girmiyor” Cevabı

Kendisine yöneltilen soruların yanıtlarını ilgili birimlerden alarak paylaşabilecek konumda olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bunu yapmak yerine çok sayıda önergeye “Görev alanıma girmiyor” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Erdoğan, hediye ettiği TOGG’ları şahsi bütçesinden mi karşıladı?” sorusunun bile kendisinin değil bakanların görev alanına girdiğini öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte milletvekillerinin elinde kalan en önemli denetleme mekanizması olan yazılı soru önergeleri de AK Partililerin tutumu nedeniyle işlevsizleşti. Sistem değişikliği ile milletvekilleri, bakanlarla birlikte cumhurbaşkanı yardımcısına da doğrudan soru sorma hakkına kavuştu.

Birgün’den Hüseyin Şimşek‘in haberine göre; Cumhurbaşkanı yardımcısı, sorulara çoğunlukla, “Görev alanıma girmiyor” yanıtını vermekle yetiniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki sorulara bile yanıt vermiyor.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesinde, özelleştirmeye ilişkin Cumhurbaşkanı kararını sordu. 9 Temmuz 2021 tarihinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararı anımsatan Öztürk, “Cumhurbaşkanı kararı ile çoğu Ege ve Akdeniz sahillerinde bulunan, yüzlerce dönüm arazi üzerine kurulu 18 eğitim kampı ve sosyal tesisleri özelleştirme kapsamına alınmıştır. Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında varlıkların hangileri, hangi tarihte, kimlere, ne kadara satıldı?” diye sordu.

“Erdoğan, hediye ettiği TOGG’ları şahsi bütçesinden mi karşıladı?”

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dağıttığı TOGG marka otomobilleri gündeme getirdi. Bayraktutan, “Körfez ülkelerine ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a ve Katar Emiri Al Sani’ye neden TOGG Otomobil hediye etmiştir? Hediyelerin maliyetini şahsi bütçesinden mi karşılamıştır? Kaç kişi ve kurumlara TOGG hediye edilmiştir? Seçim döneminde kamu kurumları üzerinden propaganda aracı olarak kullanılmasıyla gündeme gelen TOGG otomobillerinin yurt içinde ve yurt dışında hediye ettiği kişi ve kurumları listeler misiniz? Sorularını yöneltti.

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever de Erdoğan’a hakaret ettiği için yargılananları gündeme getirdi. Ersever, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a, “2020-2023 yılları arasında sosyal medya paylaşımları nedeniyle cumhurbaşkanına hakaretten dava açılan kişi sayısı kaçtır? Kaç sanık mahkûmiyet kararı almıştır? Kaç sanık beraat etmiştir?

“Görev alanıma girmiyor”

Kendisine yöneltilen soruların yanıtlarını ilgili birimlerden alarak paylaşabilecek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bunu yapmak yerine önergelere “Görev alanıma girmiyor” yanıtını verdi. Yılmaz, “Erdoğan, hediye ettiği TOGG’ları şahsi bütçesinden mi karşıladı?” sorusunun bile kendisinin değil bakanların görev alanına girdiğini öne sürdü.

Paylaşın

Cevdet Yılmaz: ‘Orta Vadeli Program’ın Hedefi Yek Haneli Enflasyon

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “2026 perspektifinde hatırlayacağımız, orta vadeli programımızın hedefi tek haneli bir enflasyona ülkemizi ulaştırmak. Bu çerçeveyi Merkez Bankasıyla birlikte hükümetimiz hedef birliği içinde ortaya koyacaktır” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Finans Merkezi’nde finans dünyasının temsilcileri ile bir araya geldi.

Toplantıya Türkiye Bankalar Birliği üyeleri, Türkiye Vakıflar Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Garanti BBVA, Yapı ve Kredi Bankası, Akbank, QNB Finansbank, Denizbank, Türk Eximbank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ve ING temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz toplantı öncesi basına açık bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Konuşmasında, “2026 perspektifinde hatırlayacağımız, orta vadeli programımızın hedefi tek haneli bir enflasyona ülkemizi ulaştırmak. Bu çerçeveyi Merkez Bankasıyla birlikte hükümetimiz hedef birliği içinde ortaya koyacaktır” diyen Cevdet Yılmaz, özele şu ifadeleri kullandı:

Orta vadeli programımızı 3 sac ayağı üzerine inşa ediyoruz. Birincisi mali disiplin, burada tabi son dönemlerde yaşadığımız büyük bir felaket var. Diğer taraftan parasal politikalar, para politikamızın ana çerçevesiyle orta vadeli programımızda yer alacak. Üçüncü bir ayağı var orta vadeli programımızın, mali politikalar ve para politikaları dışında, yapısal reformlar.

Bir geçiş sürecindeyiz. Belli politikalarımızda güncellemeler gerçekleştiriyoruz. Bu geçiş sürecinde de sistemin sıhhati, sistemin iyi işlemesinin tek tek aktörlerin pozisyonlarının önünde olması gerektiğini düşünüyoruz. Sistemi hep birlikte iyileştirme, hep birlikte geliştirme perspektifi tek tek aktörlerin pozisyonunun önünde olmak durumunda.”

“Orta vadeli programda yol haritamızı paylaşacağız”

Öte taraftan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, bir taraftan mali disiplini yeniden tesis ederken, bir taraftan da enflasyonu tek haneye düşürecek bir çaba içerisine girdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni dönemde bizim en büyük önceliğimiz tabii ki makro finansal istikrarın pekiştirilmesi. Onun için bildiğiniz gibi para politikasında bir rasyonelleşmeye doğru gidiyoruz. Maliye politikasında deprem etkisi, ki bir kerelik bir etkidir, onun dışında kalan alanda yine Türkiye’nin bütçe dengelerini maksim kriterleri ölçüsünde şekillendiriyoruz.

Dolayısıyla bir taraftan mali disiplini tekrar tesis ediyoruz, bir taraftan para politikasında enflasyonu tek haneye düşürecek bir çaba içerisine girmiş bulunmaktayız. Bunları destekleyecek bir de yapısal reform gündemimiz var. Eylülün başında orta vadeli programı açıklayacağız. Orta vadeli programda biz yapısal reformlar noktasında da yol haritamızı paylaşacağız.

Dolayısıyla orta vadeli program hem özel sektör için hem kamu için önemli bir rehber, bir yol haritasını ifa edecek. Enflasyon politikasını Merkez Bankası paylaştı. 2024 ve sonrasında gerek para politikasını, gerek maliye politikasını, gerekse gelirler politikasını biz bu çerçevede şekillendireceğiz. Dolayısıyla enflasyonu tekrar tek hanelere düşürmek için bütün politika araçlarını kullanacağız.”

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: KKM’den Aşamalı Şekilde Çıkılacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Kur Korumalı Mevduattan ani bir şekilde çıkış yerine, tedrici bir geçiş olması gerektiğini, aksi takdirde bunun finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceğini belirtti. Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın yıl sonunda bitmeyebileceğini ve bunun şartlarının tartışılması gerektiğini söyledi ve ekledi:

“Kur korumalı mekanizmasını ani bir şekilde bitirme gibi bir yaklaşımımız yok. Aşamalı bir şekilde burada hareket edilecek, hiçbir şekilde endişeye mahal yok. Diğer taraftan Türk lirası cinsi tasarruf enstrümanlarını cazip hale getirerek bu süreçte, farklı dövize vesaireye bu tasarrufların yönelmemesi için gerekli tedbirleri alarak hareket edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk televizyonunda soruları yanıtladı, ekonomi politikasına dair açıklama yaptı.

Enflasyonun dünyada ve Türkiye’de temel mesele olduğuna, diğer taraftan resesyon riski bulunduğuna işaret eden Cevdet Yılmaz, enflasyonla, değişik boyutları ve unsurlarıyla mücadele edeceklerini belirtti:

“İşin bir tarafında tabii ki para politikaları var. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın, Merkez Bankamızın görev alanı içinde olan hususlar var ama bundan ibaret değil. Bir taraftan maliye politikamızla, para politikamızın bir bütünlük arz eder tarzda, uyumlu bir şekilde sürdürülmesi söz konusu. Diğer yandan sektörel politikalar da enflasyonu etkileyebiliyor.”

Hane halkının en büyük sorununun gıda, kira ve enerji gibi başlıklar olduğunu dile getiren Cevdet Yılmaz, tarım ve gıdanın stratejik bir sektör olduğunu, birçok farklı alanı içermesi dolayısıyla çok kapsamlı olarak ele alınacağını kaydetti.

Enflasyonda tek haneli rakamlara kısa sürede ulaşılamayacağını ve Orta Vadeli Program’da buna yer verileceğini belirten Cevdet Yılmaz, “Tek başına enflasyon her şeydir diye baktığınızda çok kısa sürede de bir şeyler yaparsınız ama diğer alanları kırar dökersiniz. Bir taraftan da istihdam, büyüme ve sosyal dengeler var. Dolayısıyla bütün bu dengeler ve belli bir süreç içinde, iyi bir süreç yönetimi ile enflasyonu aşağılara çekeceğiz” dedi.

Cevdet Yılmaz, kurdaki artışa ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: “Döviz arzı ve talebi arasında bir denge oluşumu önemlidir. Bu açıdan serbest kur rejimimiz var bizim. Bizim herhangi bir kur tahminimiz veya kur hedefimiz söz konusu değil. Spekülasyonlara karşı sadece mücadele ederiz, o çünkü piyasayı bozucu bir şey. Onun ötesinde, döviz kuru piyasadaki arza-talebe göre yerini bulur. Burada önemli olan bizim cari açığı azaltmaya dönük tedbirlerimiz.

Bu kurda da aynı zamanda istikrarın temelidir bence. İç tasarruflarımızı arttırmalıyız, kamu başta olmak üzere. İç tasarruflarımızı, ihracatımızı, turizm gelirlerimizi arttırdıkça, döviz kazandırıcı faaliyetlerimizi geliştirdikçe, kur da daha sağlıklı bir zemine kavuşmuş olacaktır. Merkez Bankamızın rezervleri de daha iyi bir noktaya gelecektir.”

Kur Korumalı Mevduat

Kur Korumalı Mevduattan ani bir şekilde çıkış yerine, tedrici bir geçiş olması gerektiğini, aksi takdirde bunun finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceğini belirten Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın yıl sonunda bitmeyebileceğini ve bunun şartlarının tartışılması gerektiğini ifade etti:

“Kur korumalı mekanizmasını ani bir şekilde bitirme gibi bir yaklaşımımız yok. Aşamalı bir şekilde burada hareket edilecek, hiçbir şekilde endişeye mahal yok. Diğer taraftan Türk lirası cinsi tasarruf enstrümanlarını cazip hale getirerek bu süreçte, farklı dövize vesaireye bu tasarrufların yönelmemesi için gerekli tedbirleri alarak hareket edeceğiz.”

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan “Enflasyon” Mesajı

Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonla mücadele konusunda etkin ve kararlı adımlar atacağız! 12. kalkınma planını Ekim ayında meclise sunacağız. Eylül ayında paylaşacağımız orta vadeli programla kaynakları yönlendireceğiz” dedi ve ekledi:

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ekonomik yapımızı güçlendireceğiz. Mali alanımızı sosyal harcamalar ve nitelikli yatırımlar için kullanacağız. İlgili taraflarla istişare içinde ortak akılla hareket edecek, akademi ve sektörlerdeki diğer paydaşların katkı vereceği şekilde hızlı ve etkin çalışma imkanlarından yararlanarak yolumuza devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı”na ilişkin konuştu. NTV’nin haberine göre; Yılmaz açıklamasında özetle şunları söyledi:

“Gündemde öncelikli başlık enflasyonla mücadele olacak. Ekonomik gelişmelerin de ele alınacağı toplantıda yeni yol haritası masaya yatırılacak. İhracatın ithalata bağımlılığının azaltılması noktasından ilgili kurumların yol haritası da konuşulacak. Son toplantı geçen yıl 27 Aralık’ta yapılmıştı. Bu toplantı yeni dönemin ilk toplantısı olacak.

Toplantıda ilgili kurumların sunumları sonrasında makro ekonomik görünüm ile bütçe detaylı değerlendirildi. Temel politika dokümanları konusunda çalışmalar gözden geçirilmiştir. Serbest piyasa kuralları içinde ekonomimizin rekabet gücü ve verimliliğini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. İstikrar ve güven içinde büyümek, büyümenin nimetlerini adaletle paylaşmak temel amaçtır.

Yatırım istihdam üretim ihracat hedeflerimizi gerçekleştirirken cari açığı bir engel olmaktan çıkarmaya kararlıyız. Teknolojik atılımları devam ettirecek, ihracat ve turizm gelirlerimizi artıracağız. İstikrar ve güven içinde güçlü liderlik, tutarlı politika setiyle zorlukları aşacağız. Enflasyonla mücadele konusunda etkin ve kararlı adımlar atacağız.

12. kalkınma planını ekim ayında Meclis’e sunmaya planlıyoruz. Eylül’de OVP ile kamu politikaları ve uygulamalarını gözden geçirecek ve kaynak tahsisini bu çerçevede yönlendireceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ekonomik yapımızı güçlendireceğiz. Mali alanımızı sosyal harcamalar ve nitelikli yatırımlar için kullanacağız. İlgili taraflarla istişare içinde ortak akılla hareket edecek, akademi ve sektörlerdeki diğer paydaşların katkı vereceği şekilde hızlı ve etkin çalışma imkanlarından yararlanarak yolumuza devam edeceğiz.”

Toplantıya; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel katıldı. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’nın da kurul üyesi olmamasına rağmen davet edildiği öğrenildi.

Paylaşın