Sigarayı Bıraktıktan Sonra Neden Kilo Alınır?

Sigara, fiziksel ve zihinsel sağlığı olumsuz etkileyen bir bağımlılıktır. Ancak, bu bağımlılıktan kurtulmak kolay bir iş değildir. Sigarayı bırakmaya çalışanlar genellikle istenmeyen yan etkilerle karşı karşıya kalırlar ve bu da nikotin bağımlılığından vazgeçmeyi daha da zorlaştırır; bunlardan biri de kilo alımıdır.

Haber Merkezi / Sigarayı bırakmaya çalışırken kilo almanız normaldir. Bu, sigara içmeye devam etmeniz gerektiği anlamına gelmez. Sigara, kanser, kalp hastalığı, felç, akciğer hastalıkları ve diyabet gibi birçok sağlık sorununa yol açabilir. Sigarayı bıraktıktan sonra oluşan kilo fazlalıklarından rahatlıkla kurtulabilirsiniz, ancak sigaraya bağlı diğer kronik hastalıklar ölümcül olabilir.

Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı dergisinde yayınlanan bir araştırma, sigarayı bırakırken kilo almanın asıl suçlusunun beynimiz olduğunu ortaya çıkardı. Sigara, iştahı azaltan bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, sigarayı bıraktığınızda kendinizi daha aç hissedebilir ve normalden daha fazla yemek yiyebilirsiniz. Nikotin yoksunluğu, sağlıksız ve işlenmiş gıdalar için özlemimizi artırır.

Tüm bu faktörler bir arada kişinin sigarayı bırakmaya çalışırken kilo almasına neden olur. Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almanın bir başka nedeni de nikotin yokluğunda meydana gelen yavaş metabolizmadır; bir kişi sigara içmediğinde daha az kalori yakar.

Sigarayı bıraktıktan sonra kilo alımını tamamen tersine çevrilebilirsiniz. Sigarayı bırakmaya çalışıyorsanız, en başından itibaren sağlıklı bir kiloyu korumak için adımlar atmak iyidir. Önce kilo alıp sonra verme derdinden kurtulursunuz.

Sigarayı bırakırken veya bıraktıktan sonra sağlıklı kilonuzu korumak için izlemeniz gereken birkaç şeyi listeledik.

Hareketli olun;

Egzersiz yapıyorsanız devam edin, yapmıyorsanız, biran önce başlamalısınız. Egzersiz yapmak metabolizmanızı hızlandırır ve normalden daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur. Egzersiz rutininize kardiyo ve kuvvet antrenmanı seansları ekleyin. Her gün en az 45 dakika egzersiz yapın.

Beslenmenize daha fazla lif ekleyin;

Lif sizi daha uzun süre tok tutar. Lif bakımından zengin yiyecekleri tüketmek, sağlıksız yağlı ve şekerli yiyecekler için istek duymanızı engelleyebilir. Kilo vermek ve korumak için renkli sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar tüketin. Sağlıklı beslenme, kronik hastalık riskini de azaltabilir.

Kendinizi asla çok aç bırakmayın;

Bir yemek programı yapın ve buna bağlı kalmaya çalışın. Yemek zamanlamanız arasındaki boşluk uzun olmamalıdır. Düzenli aralıklarla ve sağlıklı yiyecekler yiyin. Ayrıca tüm mikro ve makro besinleri içeren dengeli bir beslenme yapın.

Zamanında uyuyun;

Kilo vermeye çalışırken uyku programınız da önemlidir. Uykusuzluk veya daha az saat uyumak, sabahları sağlıksız yiyecekler için özleminizi artırabilir. Ayrıca uyku eksikliği, strese, sinirliliğe ve konsantrasyon eksikliğine de yol açabilir.

Paylaşın

Hamilelik Sonrası Kilo Verme: İşte Bilmeniz Gereken Her Şey

Hamilelik öncesi görünüme geri dönmek ve o eski kıyafetlerin içine sığmak istemeyen anne yoktur. 9 ayda aldığınız kiloları vermeniz kesinlikle zaman alsa da imkansız değil. Hamilelik sonrası kilo vermenin güvenli yollarını hevesle arayan annelerden biriyseniz, bunun için doğru yerdesiniz.

Haber Merkezi / Bebeğin ağırlığı, amniyotik sıvı ve plasenta da dahil olmak üzere yaklaşık beş ila altı kilo ağırlık, bebek doğar doğmaz hemen kaybedilir. Peki ya diğer kilolar, işte hamilelik sonrası fazla kilolardan kurtulmanıza yardımcı olacak beş basit ipucu;

Emzirme;

Emzirmenin kilo vermenize yardımcı olup olmayacağı konusundaki tartışmalar hala devam ediyor. Fakat, emzirmenin daha hızlı kilo vermenize yardımcı olabileceğini ortaya koyan çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Kesin olan şey, emzirmenin kalori yakmasıdır (günde yaklaşık 300), bu da kilo vermenize yardımcı olabilir. Ayrıca emzirmek bebeğinizin sağlığı için de iyidir.

Dengeli beslenme;

Yeni anne olmanın stresini yaşarken, istekleriniz kilo almanıza neden olabilir. Hamilelik öncesi yaptığınız gibi sağlıklı beslenmek kilo vermenizin temel kuraldır. Dengeli beslenme ve öğünler arasında sağlıklı atıştırmalıklar, sizi gün boyunca hareketli kılacak enerjiyi verebilir.

Besinlerle dolu tabaklar;

Özellikle bebeğinizi emziriyorsanız, vücudunuzun hamilelik sonrası maksimum beslenmeye ihtiyacı vardır. Besinlerle dolu, daha az kalori ve yağ içeren yiyecekleri seçin. Balık, yoğurt, yağsız et, tavuk gibi, bunlar omega 3, lif ve protein açısından zengin besinlerdir. Bunlar vücudunuzun çok ihtiyaç duyulan beslenmeyi sağlayacaktır.

Susuz kalmayın;

Hamilelik öncesi veya hamilelik sonrası olsun, susuz kalmamak her zaman çok önemlidir. Çalışmalar, vücudun yeterli suya sahip olduğunda, metabolizmanın hızlandığını ortaya koymuştur. Yeterli su içip içmediğinizi anlamanın bir yolu, idrarınızın rengidir. İdrarınız nispeten berraksa ve her iki-üç saatte bir gidiyorsanız, susuz değilsiniz demektir.

Hareket edin;

Ya hamilelik sonrası kilo vermek ya da genel olarak kilo vermek, sağlıklı bir beslenme ve düzenli bir egzersiz, uzun vadede ekstra kilo vermenin kesin anahtarıdır. Düzenli egzersiz yapamıyorsanız, daha fazla hareket edin. Kilo vermek için kısa yürüyüşler ve basit esneme hareketleri yapın.

 

Paylaşın

Formsuz Olduğunuzu Gösteren 6 İşaret

Pandemi, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı kesinlikle etkiledi. Bazı insanlar bu dönemde zamanını çalışarak, egzersiz yaparak, sağlıklı beslenerek harcarken, bazı insanlarda tam tersini yönde davranışlar ortaya koydu. 

Haber Merkezi / İster çok kilo almış olun, ister kendiniz gibi hissetmiyor olun, bunların hepsi yeni bir başlangıç yapmanız gerektiğini gösterebilir.

Egzersiz yapmaktan sağlıklı beslenmeye kadar, tüm bunlar vücudunuzda ve zihninizde olumlu değişiklikler yapabilir. Ancak, önce değiştirmeniz gerekip gerekmediğini belirlemeniz gerekir. İşte o işaretlerden bazıları;

En ufak bir harekette nefesiniz kesiliyor;

Zinde ve sağlıklı bir insan asansör yerine genellikle merdivenleri kullanmayı tercih eder. Aksine, en ufak bir harekette nefes kalacağını bilenler asansöre binmeyi, merdiven kullanmaya tercih ederler; bu büyük bir sorun. Daha hareketli olmanın, egzersiz yapmanın ve sağlıklı beslemenin zamanı gelmiş demektir.

Kalp atış hızı;

Nefesinizin yanı sıra, kalp atış hızınız da size ne kadar formda olduğunuzu söyleyebilir. Hareket etmediğinizde veya dinlenirken bile nabzınızın yüksek olduğunu fark ederseniz, bu durum, vücudunuzun bir şeylere tepki geliştirdiğini gösterir.

Yaralanmaya daha yatkınsın;

Vücudunuz zayıf olduğunda veya formsuz olduğunda, yaralanmalara daha yatkın hale gelirsiniz. Sırtınızda, boyun bölgesinde, omuzlarınızda veya vücudunuzun herhangi bir yerinde sık sık ağrılar yaşamaya başlarsınız. Bu ihmal edilmeyecek kadar önemli bir durum, hemen düzenli egzersiz yapmaya başlamalısınız. Bu aynı zamanda kaslarınızı güçlendirmeye ve sağlıklı bir kiloda kalmanıza yardımcı olacaktır.

Uykusuz geceler;

Yeterince hareket etmemek, sağlıksız beslenme ve stres,  uyku kalitenizi etkileyebilir. Bu, aynı zamanda vücudunuzu en iyi şeyden mahrum bıraktığınız anlamına gelir. Uyku problemi devam ederse vücudunuz kronik sağlık risklerine maruz kalabilir. 

Sağlıksız yiyeceklere için can atıyorsun;

Hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürdüğünüzde sağlıksız yiyeceklere başvurabilirsiniz. Abur cubur için açıklanamayan istek, sağlığınız için çok zararlı olabilir. Uzmanlara göre, hareketsiz kalmak, ghrelin adı verilen ve sürekli aç hissetmenize neden olan bir hormonu tetikleyebilir.

Obez olmak;

Formda olmamanın kesin göstergelerinden biri obez olmaktır. Doktorunuz fazla kilolu olduğunuzu söylediyse, sağlıksız ve formsuz olma ihtimaliniz yüksektir. Obez olmak sizi çeşitli hastalıklara yakalanma riskine sokar ve ayrıca günlük fonksiyonlarınızı engeller. Uzun vadede bir sorun haline gelebilse de, egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kontrol altına alınabilir.

 

Paylaşın

Tek Bir Sosisli Sandviç Ömrünüzü 36 Dakika Kısaltabilir!

Michigan Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırmaya göre, tek bir sosisli sandviç, yüksek oranda işlenmiş gıdaların kötü etkileri nedeniyle hayatınızdan 36 dakika alabilir. Öte yandan, aynı araştırma, meyveler, kuruyemişler, baklagiller ve nişastalı olmayan sebzeler gibi yiyeceklerin, her lokması ile ömrünüze değerli anlar kattığını ortaya koydu.

Haber Merkezi / Michigan Üniversitesi’nde çevre sağlığı bilimleri profesörü Olivier Jolliet liderliğindeki bilim insanları, Amerikalıların tükettiği 5 bin 853 gıdayı analiz ettiler ve tek bir standart ölçü kullanarak ne kadar sağlıklı veya sağlıksız olduklarını karşılaştırdılar: yaşam süremize eklenen veya ömrümüzden çıkarılan zaman.

Örneğin, bir gram işlenmiş et için ömrünüzden 0.45 dakikanın kısaldığı, tersine, meyvenin gramı başına, ömrünüze 0.1 dakika eklendiği varsayıldı.

Bir porsiyon yemek başına kazanılan veya kaybedilen sağlıklı yaşam dakikaları, Sağlık Beslenme İndeksi (HENI) ile ölçülmektedir. HENI, 15 beslenme faktörünü dikkate almaktadır; süt, kabuklu yemişler, tohumlar, meyveler, kalsiyum, deniz ürünlerinden elde edilen omega-3 yağ asitleri, lifler ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren gıdalar, işlenmiş et, kırmızı et, trans yağ asitleri içeren gıdalar, şekerli içecekler ve sodyum.

Bilim insanları, HENI’yi kullanarak, yüksek oranda işlenmiş et, sodyum ve trans yağ asitleri içeriği göz önüne alındığında, kırmızı etli sosisli sandviçin hayatınızdan 36 dakika çaldığını hesapladılar.

Hayatınızı kısaltabilecek diğer popüler işlenmiş yiyecekler arasında pastırma (porsiyon başına 6 dakika 30 saniye), pizza (7 dakika ve 8 saniye) ve duble çizburger (8 dakika ve 8 saniye) bulunur. Ömrünüzü artıran yiyecekler arasında somon (porsiyon başına 13 dakika ve 5 saniye), muz (13 dakika ve 30 saniye) ve avokado (2 dakika ve 8 saniye) bulunur.

Fıstık ezmeli ve jöleli sandviç, sağlıklı yağlar, protein ve lif açısından zengin fındık ezmesi sayesinde şaşırtıcı bir şekilde ömrünüze 33 dakika 6 saniye katar. Deniz ürünleri, yaklaşık 10 dakikadan yaklaşık 70 dakikaya kadar değişir.

Araştırmadaki amaç, tüketicilerin beslenmeleri için daha sağlıklı seçimler yapmalarına yardımcı olacak bir kılavuz görevi görmektir.

Paylaşın

Şifreli Sayıların Arkasına Gizlenen Tehlike: Katkı Maddeleri

Hazır gıdalara olan talebin artmasıyla birlikte gıdaya raf ömrünü uzatmak ve lezzetini artırmak için eklenen katkı maddelerinin sayısında da artış aynı oranda görülmektedir. Tüm paketlenmiş gıdaların yüzde 85’inden fazlası katkı maddeleri içerir; ürünün tadını daha iyi yapmak, daha güzel görünmesini sağlamak ve daha uzun süre dayanması için kullanılan kimyasallar! 

Haber Merkezi / Telaffuz edilemeyen isimlerin ve şifreli sayıların arkasına gizlenmiş bu kimyasallar kanser, diyabet, kalp hastalığı, obezite ve hatta DEHB ile bağlantılıdır. Bazıları o kadar zararlı ki bir çok ülkede yasaklanmış durumda. İşte dikkat etmeniz ve içeriğinde bu maddelerin olduğu yiyecekleri tüketmekten kaçınmanız gereken bazı yaygın gıda katkı maddeleri.

Hidrojenlenmiş yağlar

Sadece kötü kolesterolü (LDL) yükseltip iltihaplanmaya neden olmakla kalmaz, aynı zamanda kalp krizi, kanser, alzheimer, diyabet ve obezite riskini de önemli ölçüde artırırlar. ‘Hidrojenlenmiş’ ile başlayan katı yağ ve margarin gibi bileşenlere dikkat edin.

Yapay renklendiriciler

Araştırmalar sonuçları, bazı yapay boyaların, hiperaktivite, ADD ve DEHB ile güçlü bağlantıları olduğunu ortaya koymuş durumda. American Chemical Society, bunlardan bazılarının kömür katranından elde edildiğini, diğerlerinin ise benzidin gibi kanserojenler içerdiğini söylüyor. Paketlerin üzerinde yazılan isimler kulağa zararsız gelebilir ancak yapay renklendiriciler, bazı ciddi yan etkiler ve hatta organ rahatsızlıkları ile ilişkilendirilmiştir. Birçok ülke, bunların, bebek, çocuk ve hatta evcil hayvan mamalarında kullanılmasını yasaklamıştır.

Antioksidanlar

Antioksidanların, hücreleri serbest radikallerden koruyan arzu edilen maddeler olduğunu düşünüyorsanız, yanılmıyorsunuz. Bununla birlikte, antioksidanlar yağlar ve katı yağların bozulmasını önlemek için gıdalarda da kullanılırlar.

ABD Sağlık ve İnsan Departmanına göre, bütillenmiş hidroksiyanisole (E320) gibi bazı antioksidanların insanlarda kanserojen etkisine sahip olduğu tahmin edilmekte. Yine, propyl gallate hayvan çalışmalarında tümörlerle ilişkilendirilmiştir. TBHQ (E319) gibi diğerleri ise yüksek dozlarda (5g veya daha fazla) alındığında ölümcül olabilir. Bu ve buna benzer antioksidanlar bazı ülkelerde yasaklanmıştır.

Potasyum bromat

Bir dahaki sefere ‘ekmek veya hamur güçlendirici’ gördüğünüzde, potasyum bromatın kullanılıp kullanılmadığını iki kez kontrol edin. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı, potasyum bromatı olası bir kanserojen olarak sınıflandırır. Üstelik AB, İngiltere ve Kanada bu katkı maddesini yasaklamış durumda.

Yapay tatlandırıcılar

Yapay tatlandırıcılar kalorisiz olabilir ancak obezite, metabolik sendrom ve tip 2 diyabete neden olabilir! En yaygın kullanılan tatlandırıcılardan ikisi olan asesülfam-k, aspartam ve kanser arasında bağlantı bulunmuştur. Hayvanlar üzerinde yapılan bir kaç araştırma sukralozun da bağırsak dostu bakterileri yok ettiğini göstermiştir. Diğer tatlandırıcıların olumsuz etkileri ise, aşırı yeme, artan göbek bölgesi yağı ve değişmiş metabolizma.

Her sağlıksız katkı maddesinin birkaç güvenli alternatif vardır. Yani ger sağlıksız ürün için daha iyi bir seçim var. Alışveriş yaparken yapmanız gereken paketi ters çevirmek ve önce malzemeleri okumaktır. Ürünün herhangi bir bileşeninden şüpheleniyorsanız, bunun sizin için doğru seçim olmadığını bilirsiniz. Süreci kolaylaştırmak için potansiyel kanserojenleri, yasaklanmış kimyasalları ve tehlikeli toksinleri belirleyen ve daha iyi, daha sağlıklı, daha lezzetli alternatif önerilerini araştırın.

Paylaşın

Kilo Vermeye Çalışıyorsanız, Bu 3 Şeyi Unutmayın

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını, son 1,5 yıldır hayatımızda yarattığı yıkımın yanı sıra birçok farklı sorunu da beraberinde getirdi. Salgının neden olduğu en büyük sorunlardan biri, hepimizin fazladan kilo almasıdır.

Haber Merkezi / Bu ekstra kiloyu kaybetmek göz korkutucu bir görev olabilir. Sorun, kilo verirken çoğu insanın sadece forma girmeye odaklanmasından kaynaklanır, bu da birçok sağlık sorununa yol açabilir. Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için hatırlamanız gereken üç şey var.

Yeterli miktarda su tüketmek

Kilo vermeye çalışsanız da çalışmasanız da, vücudunuzu susuz bırakmamak çok önemlidir. Su genellikle açlığı bastırır (burada normal koşularda aç kalmaktan bahsediliyor), bu nedenle yeterli su tüketmek sizi aşırı yemek yemekten alıkoyar ve böylece kilo vermenize yardımcı olur. Uzmanlar günde en az 2,5 litre su içilmesi gerektiğini söylüyor.

Beslenmenize meyveleri ekleyin

Kilo vermeye çalışırken genellikle rafine şekeri kesmeniz önerilir. Meyveler, gün boyu ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacak doğal şekere sahiptir. Hem tok kalmak hem de enerji ihtiyacınızı karşılamak için meyve tüketiminizi maksimum orana çıkarın.

Daha fazla hareket edin

Vücut için her hareket önemlidir. Uzun süre oturmak, bazı ölümcül hastalıklara yakalanma riskinizi de artırır. Her gün bir saat özel bir antrenman yapıyor olsanız bile, gün boyu aktif kalmanız önerilir. Merdiven çıkmak, kısa yürüyüşler yapmak veya telefonda konuşurken yürümek, metabolizmanızı hızlandırabilir ve kilo vermenize yardımcı olabilir.

Paylaşın

Metabolizmanızı Yavaşlatan Altı Kötü Alışkanlık

Sağlıklı ve aktif bir metabolizma, daha fazla kalori yakmanızı sağlayarak kilo vermenizi sağlar. Metabolizma hızınız yaktığınız kalori miktarını belirler, ayrıca kan şekeri, kolesterol, trigliserit ve tansiyon seviyenize dikkat ederek vücuttaki dengenin korunmasına yardımcı olur.

Haber Merkezi / Hepimiz metabolizmayı hızlandırmanın çeşitli yollarını biliyor olsak da bilmediğimiz şey, metabolizmanızı yavaşlatacak basit şeyler/alışkanlıklar. İşte metabolizmanızı yavaşlatabilecek altı kötü alışkanlık;

Çok az yemek;

Birçok insan, daha az kalori almanın kilo vermelerine yardımcı olacağı konusunda yaygın bir yanılgıya sahip. Ancak az kalori alımının metabolizmayı yavaşlatabileceğini bilmek sizi şaşırtacaktır. Kilo vermek için kişinin kalori açığı oluşturması (yakabileceklerinden daha az kalori tüketmesi) gerekse de, çok az kalori almak geri tepebilir; vücudunuz yiyeceğin kıt olduğunu algılar ve kalori yakma hızını düşürür.

Hareketsiz yaşam tarzı;

Hareketsiz bir yaşam tarzı sürmek, her gün yaktığınız kalori sayısında önemli bir azalmaya yol açabilir. Ayakta durmak, temizlik yapmak, merdiven çıkmak, yemek pişirmek gibi her fiziksel aktivite kalori yakmanıza yardımcı olabilir. Bu tür aktiviteye egzersiz dışı aktivite termojenezi denir.

Protein;

Sağlıklı bir kilo kaybı için yeterli protein tüketmek önemlidir. Protein sizi daha uzun süre tok tutar ve vücudunuzun kalori yakma hızını artırır. Yiyecekleri sindirdiğinizde, yiyeceklerin termik etkisi olarak adlandırılan metabolizmada bir artış olur.

Dolayısıyla proteinin termik etkisi, yağ veya karbonhidrattan çok daha fazladır. Sadece protein yemek, metabolizmanızı yüzde 20-30 oranında artırırken, karbonhidratlar için yüzde 5-10 ve yağlar için yüzde 3 veya daha az artış gösterir.

Yeterince uyumamak;

Yeterli uyku almak genel sağlığı korumak için çok önemlidir. Daha az saat uyumak, kalp hastalığı, diyabet ve depresyon gibi hastalık riskinizi artırabilir. Yetersiz uyku ayrıca metabolizma hızınızı düşürebilir ve kilo almanızı artırabilir. Zamanında uyumamak da uyku döngünüzü bozabilir ve vücudunuzun sirkadiyen ritmini bozabilir.

Çok fazla rafine karbonhidrat tüketmek;

Rafine karbonhidratlar karmaşık karbonhidratlardan çok farklıdır. Kolayca sindirilirler ve kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olurlar, vücudunuz onları parçalamak için daha az enerji kullanır. Bu nedenle, çok fazla karbonhidrat tüketmek, vücudunuzun daha fazla çalışmasına ve kalori yakmanıza yardımcı olan tam tahıllara kıyasla metabolizmanızı yavaşlatır.

Sıkı diyetleri takip etmek;

Sıkı diyetleri takip etmek, özellikle egzersiz yaparken vücudunuzu temel günlük işleri yapmak için enerji tasarrufu yapmaya zorlar. Vücudunuz bu kalorilere yapışıp kilo vermeyi zorlaştırdığı için bu sıkı diyetler istediğiniz sonucu vermeyebilir.

Paylaşın

Sağlıklı Kilo Nasıl Alınır?

Birçoğumuz nasıl kilo verilir diye kaygılanırken, nasıl kilo alınır diye kafa yoran insanlar da var. Zayıf insanlar için hızlı kilo almak için yağlı yiyecekler yemeye başlamak çok kolaydır, ancak bu sağlıksız ve tehlikeli bir yoldur. 

Haber Merkezi / Uzmanlar, aynı şeyi elde etmek için dengeli bir diyet izlemesi gerektiğini öneriyorlar. İşte, sağlıklı kilo almanızı sağlayabilecek birkaç ipucu;

1. Sık sık yiyin; Sağlıklı kilo almanın ilk adımlarından biri her üç saatte bir yemek yemektir. Çok uzun süre yemek yemezseniz, metabolik olarak yavaşlamaya başlarsınız, birkaç saatte bir yemek yediğinizde, daha fazla kalori alırsınız ve vücudunuzun yağsız vücut kütlesini kaybetmesini önlersiniz

2. Çeşitliliğe gidin; Her öğün ve ara öğünde en az üç farklı besin tüketin. Muhtemelen bir protein, nişasta ve bir meyve ya da sebze yiyorsunuzdur. Ancak atıştırmalıkları yerken de en az üç farklı besin aldığınızdan emin olun.

3. Yüksek kalorili yiyecekleri seçin; Yüksek kalorili yiyecekleri düşündüğümüzde, yağ düşünürüz. Yağ, aynı miktarda protein veya karbonhidrattan iki kat daha fazla kaloriye sahiptir. Ancak esas olarak bitkisel yağlar, kabuklu yemişler, tohumlar, zeytinler ve avokadolarda bulunan doymamış, kalp-sağlığı için iyi olan yağları tercih edin. Doymuş yağlardan kaçının. Kalori açısından zengin, kilo aldıran yiyecekler için iyi seçenekler arasında fındık, tohum, fıstık ezmesi ve badem ezmesi gibi fındık ezmesi de bulunur.

4. Bol sıvı tüketin; 100 meyve suları ve smoothieler içmek vitamin ve minerallerle birlikte kalori sağlayabilir. Yüzde 1 ila yüzde 2 süt veya az yağlı yoğurt, çilek veya muz ve fıstık ezmesi ile bir smoothie yapın. Kalorileri ve protein içeriğini artırmak için bir veya iki yemek kaşığı protein tozu veya sade peynir altı suyu tozu ekleyebilirsiniz.

5. Yatmadan önce yemek yiyin; Sağlıklı bir atıştırmalık veya geç akşam yemeği yiyin. Gece vücudumuz gerçekten aktiftir. Hücrelerimiz yenileniyor, onarılıyor ve iyileşiyor. Yatmadan önce bir şeyler atıştırarak vücudunuzun gün içinde aldığınız kaloriyi çekmesine izin vermiş olursunuz.

6. Yeterince uyuyun; Vücudunuzun, yiyecekleri yağa dönüştürmek yerine kas inşaa etmesi ve sağlıklı bir şekilde depolaması için zamana sahip olması gerekiyor.

7. Aktif olun; Aktif olmak, sağlıklı kilo alımını sağlamaya yardımcı olan kas dokusunu oluşturur. Haftada en az iki ila üç gün direnç antrenmanı yapmalısınız. Her kas grubu için en az bir ila iki kuvvet antrenmanı yaptığınızdan emin olun.  Koşma, bisiklete binme veya yüzme gibi kardiyovasküler egzersizleri ihmal etmeyin çünkü kalp de çalıştırılması gereken bir kastı.

8. Protein delisi olun; Vücut ağırlığının kilogramı başına 1.5 gram protein yemelisiniz. Her öğünde bir çeşit protein aldığınızdan emin olun. Kilo almanıza yardımcı olacak sağlıklı, protein açısından zengin yiyecekler arasında az yağlı süt ürünleri, yağsız etler ve kuruyemişler veya tohumlar bulunur.

9. Karbonhidratlara evet deyin; Karbonhidratlar, kilo alımına yardımcı olabilecek başka bir besin grubudur. Kas kütlesi oluşturmak istiyorsanız, ekstra proteini kullanmak için yeterince nişasta veya karbonhidrat yemelisiniz. Nişastalar veya karbonhidratlar kaslarda depolanır ve vücut dokusu oluşturmak için ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi sağlarlar. Kas inşa etmek istiyorsanız, süreci beslemek için yeterli karbonhidrata ihtiyacınız var.

10. Bir yemek günlüğü tutun; Bu strateji, kilo almaya çalışırken gerçekten yardımcı olabilir. Kilo alması gereken insanlar genellikle ne kadar kalori aldıklarını fark etmezler. Neyi ve ne sıklıkta içtiğinizi ve yediğinizi takip edin. Kilo almadıysanız, daha fazla yiyecek veya sıvıyı nereye sığdıracağınızı bulmak için yiyecek günlüğünüzü kullanabilirsiniz.

Kilo almak zor olabilir. Yağ yerine yağsız kas kütlesi oluşturmaya odaklanırsanız, sağlıklı bir şekilde kilo alabilirsiniz.

Paylaşın

Yiyecek Seçimleriniz, Ne Kadar Yaşayacağınızı Belirler!

Dünyanın önde gelen ölüm nedenlerinden üçü olan kalp hastalığı , felç ve tip 2 diyabete karşı verilen mücadele, alışveriş listenizle kazanılabilir veya kaybedilebilir. Araştırmacılar, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının kronik hastalıklara bağlı ölüm riskini artıran bir faktör olarak öne çıktığını söylüyor. 

Haber Merkezi / Çok sayıda araştırma, tabağınızdakiler ile ölüm oranı arasında net bir çizgi çiziyor. Geçen yıl yayınlanan bir araştırmaya göre, dünya çapında kalp hastalığına bağlı ölümlerin üçte ikisinden fazlası gıda seçimleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

2019’da yayınlanan bir araştırmada ise, sağlıklı yaşam tarzı seçimlerinin felç riskini yüzde 80 oranında azalttığı sonucuna varıldı.

Konuya ilişkin yapılan araştırmalarda, kalp sağlığını ve metabolizmayı etkilemekle ilişkilendirilen zayıf beslenmedeki bazı ortak bulgular tanımlanıyor; aşırı sodyum/tuz alımı en önemli endişe kaynakları arasında yer almakta.

Uzmanlar, sodyumun vücudunuz için gerekli bir besin maddesi olmasına rağmen, çok fazla alınmasının yüksek tansiyona (hipertansiyon) ve kalbinizi zorlayan hasarlı arterlere yol açabileceğini belirtiyor. Ve hipertansiyon, kalp hastalığına ve potansiyel olarak kalp krizi veya felç geçirmeye giden bir basamaktır.

Beslenmedeki tek sorun sadece tuz değil. Şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar (özellikle et, doymuş yağ oranı yüksek gıdalar) da araştırmalarda uyarı işaretleri aldı.

Daha sağlıklı beslenme

Sağlıklı beslenmeye giden yol, meyve ve sebzelerin bulunduğu ürün reyonlarından başlar. Çeşitli araştırmalara göre, Akdeniz diyeti gibi daha sağlıklı diyetler de daha fazla kepekli tahıllar, kabuklu yemişler ve somon, ton balığı gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin deniz ürünleri daha sağlıklı beslenmenin anahtarı.

Bu araştırmalar, beslenme alışkanlıklarınıza daha yakından bakmanız için bir uyarı görevi görüyor. Beslenmedeki kötü alışkanlıklara son verdiğiniz eylemler, hayatınızı kurtaracak eylemler olabilir.

Paylaşın

Kilo Vermeye Çalışırken Yapılan 10 Hata!

Kilo vermek bazı insanlar için zor olabilir. Kilo vermeye çalışırken birçok insan hata yapma eğilimindedir. Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapıyormuş gibi hissedebilirsiniz, ancak yine de istediğiniz sonuçları alamıyorsunuz.

Haber Merkezi / Aslında, yanlış yönlendirilmiş veya modası geçmiş tavsiyeleri takip ediyor olabilirsiniz. İşte insanların kilo vermeye çalışırken yaptıkları 15 yaygın hata.

1. Sadece sayılara odaklanmak

Sağlıklı bir yaşam tarzı edinmenize rağmen, yeterince kilo veremiyorsunuz gibi hissetmek yaygın bir durumdur. Tartıdaki sayının sadece bir ağırlık değişimi ölçüsü olduğunu hatırlamak önemlidir. Ağırlık, sıvı dalgalanmaları ve sisteminizde kalan yiyecek miktarı da dahil olmak üzere birçok şeyden etkilenir.

Aslında, tükettiğiniz yiyecek ve sıvı miktarı gibi faktörlere bağlı olarak, ağırlık birkaç gün içinde 2 ila 4 kilo arasında dalgalanabilir. Ayrıca, kadınlarda hormonal değişiklikler daha fazla su tutulmasına yol açabilir, bu da tartıda gördüğünüz ağırlığa yansır.

Tartıdaki sayı hareket etmiyorsa, yağ kütlesini kaybediyor ancak suyu tutuyor olabilirsiniz. Ek olarak, egzersiz yapıyorsanız, kas kazanıyor ve yağ kaybediyor olabilirsiniz.

2. Çok fazla veya çok az kalori almak

Kilo kaybı için bir kalori açığı gereklidir. Bu, tükettiğinizden daha fazla kalori yakmanız gerektiği anlamına gelir. Uzun yıllar boyunca, haftada 3.500 kalorilik bir düşüşün 0.45 kg yağ kaybıyla sonuçlanacağına inanılıyordu. Bununla birlikte, son araştırmalar, ihtiyaç duyulan kalori açığının kişiden kişiye değiştiğini göstermektedir.

Bazen çok fazla kalori almıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Bununla birlikte, araştırmalar insanların bir öğündeki kalori miktarını genellikle yanlış tahmin etme eğiliminde olduğunu göstermektedir.

Bir çalışma, yetişkinlerden bir koşu bandında egzersiz yapmaları, yaktıkları kalori miktarını tahmin etmeleri ve ardından aynı sayıda kaloriye sahip bir yemek önermeleri istendi. Katılımcıların egzersiz ve yiyeceklerdeki kalorileri önemli ölçüde hafife aldıklarını ve fazla tahmin ettiklerini buldu.

3. Egzersiz yapmamak veya aşırı egzersiz yapmak

Kilo kaybı sırasında, miktar birkaç faktöre bağlı olmasına rağmen, kaçınılmaz olarak bir miktar kas kütlesi ve yağ kaybedersiniz. Kalorileri kısıtlarken hiç egzersiz yapmazsanız, muhtemelen daha fazla kas kütlesi kaybedersiniz ve metabolizma hızınızda bir düşüş yaşarsınız. Aksine, egzersiz size yardımcı olabilir;

  • Kaybettiğiniz yağsız kütle miktarını en aza indirir
  • Yağ kaybını arttırır
  • Metabolizmanızın yavaşlaması önler

Bununla birlikte, aşırı egzersiz de sorunlara neden olabilir. Araştırmalar, aşırı egzersizin çoğu insan için uzun vadede sürdürülemez olduğunu ve strese yol açabileceğini gösteriyor. Çok fazla egzersiz yaparak vücudunuzu daha fazla kalori yakmaya zorlamak ne etkili ne de sağlıklıdır.

Bununla birlikte, ağırlık kaldırmak ve haftada birkaç kez kardiyo yapmak, kilo verme sırasında metabolik hızı korumak için sürdürülebilir bir strateji olabilir.

4. Az yağlı veya ‘diyet’ yiyecekleri tercih etmek

İşlenmiş az yağlı veya “diyet” gıdalar genellikle kilo vermenize yardımcı olabilecek sağlıklı seçenekler olarak kabul edilir. Ancak, tam tersi etkiye sahip olabilirler. Bu ürünlerin çoğu, tatlarını iyileştirmek için şekerle yüklenir.

Az yağlı ürünler ayrıca kendinizi daha aç hissetmenize neden olabilir, bu nedenle vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha fazla yemek yiyebilirsiniz.

Az yağlı veya “diyet” gıdalar yerine, besleyici, minimum düzeyde işlenmiş gıdaların bir kombinasyonunu seçmeye çalışın. Mümkün olduğunca, meyve ve sebzeleri tercih edin.

5. Yeterince protein tüketmemek

Kilo vermeye çalışıyorsanız yeterli protein almak önemlidir. Aslında, proteinin çeşitli şekillerde kilo vermeye yardımcı olduğu gösterilmiştir;

  • İştahı azaltmak
  • Dolgunluk hissini artırmak
  • Geri kazanılan ağırlık miktarını azaltmak
  • Metabolik hızı korumak veya artırmak
  • Kilo kaybı sırasında kas kütlesini korumak

Öğünlerinizin her birinin yüksek proteinli yiyecekler içerdiğinden emin olun. Protein seçiminizin et veya süt ürünleriyle sınırlı olmadığını unutmayın. Fasulye, baklagiller, kinoa ve keten tohumu da harika ve uygun fiyatlı seçeneklerdir.

6. Aç olmasanız bile çok sık yemek yemek

Uzun yıllardır geleneksel tavsiye, açlığı ve metabolizmadaki düşüşü önlemek için birkaç saatte bir yemek yemek olmuştur. Ancak bu, vücudunuzun gün boyunca ihtiyaç duyduğundan daha fazla kalori tüketmenize neden olabilir. Ayrıca asla tamamen tok hissetmeyebilirsiniz.

Bir araştırma incelemesi, günde sadece iki ila üç öğün yemek yemenin, inflamasyonun azalması ve daha düşük kilo alma riski gibi sonuçlara sahip olabileceğini buldu. İştah ne olursa olsun her sabah kahvaltı yapma önerisi de yanlış görünüyor.

Bir çalışmada, genellikle kahvaltı yapmayan kadınlardan 4 hafta boyunca sabah 8:30’dan önce yemeğe eklemeleri istendi. Kahvaltı yapanların her gün daha fazla kalori tükettiği ve çalışmanın sonunda kilo aldığı bulundu. Sadece açken yemek yemek kilo vermenin anahtarı gibi görünüyor.

7. Yeterince lif tüketin

Çalışmalar, viskoz lif olarak bilinen bir tür çözünür lifin, su tutan bir jel oluşturarak iştahı azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Bu jel, sindirim sisteminizde yavaşça hareket ederek kendinizi tok hissetmenizi sağlar.

Araştırmalar, tüm lif türlerinin kilo kaybını teşvik edebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, birkaç çalışmanın gözden geçirilmesi, viskoz lifin kalori kısıtlı bir diyet olmadan bile kilo ve bel çevresini azalttığını buldu.

Araştırmalar devam ederken, araştırmalar lifin bağırsak mikroplarıyla da etkileşime girebileceğini ve kendinizi tok hissetmenize yardımcı olan hormonlar üretebileceğini gösteriyor. Ek olarak, lif bazı kronik durumlar riskinizi azaltabilir ve sindirim sistemini iyileştirebilir.

8. Gerçekçi olmayan beklentilere sahip olmak

Kilo verme ve sağlıkla ilgili diğer hedefleri belirlemek, motive olmanıza yardımcı olabilir. Ancak gerçekçi olmayan beklentilere sahip olmak yaygındır ve aleyhinize olabilir. Araştırmalar, kilo verme hedeflerinin kaçırılmasının, memnuniyetsizlik ve gelecekteki kilo verme zorlukları ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

9. Ne yediğinizi takip etmemek

Besleyici yiyecekler yemek sağlığınız ve kilo vermek için iyidir. Ancak yine de vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha fazla kalori alıyor olabilirsiniz. Dahası, kilo verme çabalarınızı ve sağlığınızı desteklemek için ihtiyacınız olan protein, lif, karbonhidrat ve yağ miktarını alamıyor olabilirsiniz. Araştırmalar, ne yediğinizi takip etmenin kalori ve besin tüketiminizin doğru bir resmini elde etmenize yardımcı olabileceğini gösteriyor.

10. Şekerli içecekler içmek

Birçok insan, kilo vermek için alkolsüz içecekleri ve diğer şekerli içecekleri beslenmelerinden çıkarır. Tükettiğiniz şekerli içecek miktarını azaltmak genel olarak sağlıklı bir seçimdir. Bununla birlikte, bunun yerine meyve suyu içmek mutlaka daha iyi değildir. yüzde 100 meyve suyu bile şekerle yüklüdür ve şekerle tatlandırılmış içeceklerin etkilerine benzer şekilde sağlık sorunlarına ve obeziteye neden olabilir.

Paylaşın