Yeniden Refah’tan AK Parti İle İşbirliği Açıklaması: Tabanımız İstemiyor

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanvekili Doğan Aydal, “Erdoğan, Yeniden Refah’ı arka bahçesi gibi görmeye çalıştı. Ortada uzlaşma niyeti yoktu. Kanal İstanbul beka sorunumuzdur bizim. Bu sebep bile Murat Kurum’un İBB Başkanı olmaması için yeterlidir” dedi ve ekledi:

“Bizim bir partiye güç verişimizi ciddiye almadıklarını gördüm. Onların bizimle yaptığı toplantıları havanda su dövme toplantıları olduğunu fark ettik. Bizim tabanımız da onları istemiyor.”

Doğan Aydal, açıklamasının devamında, “AKP’li arkadaşlar diyorlar ki ‘bizi desteklemezseniz CHP kazanacak.’ Biz AKP’ye kazandırmak için var olan bir parti değiliz. Anlaşamayabiliriz, öyle de gözüküyor. Bizimle İstanbul adaylarını da paylaşmadılar” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanvekili Doğan Aydal, Halk TV’de yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aydal’ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“Erdoğan, Yeniden Refah’ı arka bahçesi gibi görmeye çalıştı. Ortada uzlaşma niyeti yoktu. Kanal İstanbul beka sorunumuzdur bizim. Bu sebep bile Murat Kurum’un İBB Başkanı olmaması için yeterlidir. Bizim bir partiye güç verişimizi ciddiye almadıklarını gördüm. Onların bizimle yaptığı toplantıları havanda su dövme toplantıları olduğunu fark ettik. Bizim tabanımız da onları istemiyor.

AKP’li arkadaşlar diyorlar ki ‘bizi desteklemezseniz CHP kazanacak.’ Biz AKP’ye kazandırmak için var olan bir parti değiliz. Anlaşamayabiliriz, öyle de gözüküyor. Bizimle İstanbul adaylarını da paylaşmadılar.

Murat Kurum isminde Emine Erdoğan’ın etkisi olduğunu düşünüyorum. Murat Kurum beyefendiyle tanışıyorum, gayet beyefendi biri. Ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptığı dönemde poşetten başka bir şey var mı aklınızda kalan? 25 kuruşluk poşet… Onda bile mantık hatası var. Cumhurbaşkanının eşi önem veriyor diye bunun peşine düşüldü.

“AKP hiç olmadığı kadar sıkıntıda, aday bile bulamıyor”

“Biz Murat Kurum’u deprem döneminde de gördük. Algı yönetimi ile kurulmuş bir söylem geliştiriyor Murat Kurum. AKP hiç olmadığı kadar sıkıntıda, aday bile bulamıyor. Dikkatinizi çekmiştir, en sıkıntılı şehirlerde bile eski adaylarını yeniden gösterdi.

Bunlardan en dikkat çekenlerinden biri Kocaeli. Tahir Büyükakın iki metro vadetmiş ikisi de yok. Temiz hava demiş her gün zehir soluyoruz. Temiz su vadetmiş, sular pis. Tramvay yapacağım demiş, bir tanesi bile bitmemiş. Bütün bu olmazlar içinde bile aynı kişiyi aday yapıyorsa AKP çok çaresiz demektir. Ankara, İstanbul ve İzmir’i kaybedince de kendisini yenilmiş sayacak.”

Paylaşın

Erdoğan: Sandığa Gölge Düşürülmesine İzin Vermeyeceğiz

‘Valiler Buluşması’nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye 31 Mart’ta yeni bir seçime hazırlanıyor. Sizler illerimizdeki en üst düzey temsilcisi durumundasınız. Sizlerden ülkenin ve milletin geleceğini ilgilendiren her husus gibi üstün gayret bekliyorum. Seçimlerin sağlıklı huzur ve güven içinde yapılması şarttır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Milletten alamadıkları desteğin acısını kavga ve kaos ile gizlemek isteyenler olacaktır. Sandığa gölge düşürülmesine izin vermeyeceğiz. Sürecin baştan sona sorunsuz, sıkıntısız ve emin bir şekilde yürütülmesini öncelikle siz yapacaksınız. Her ihtimali göz önüne alan bir yaklaşım ile bu seçimleri de tam bir demokratik olgunluk içinde neticelendireceğimize ben inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, Beştepe Külliyesi’nde düzenlenen ‘Valiler Buluşması’nda açıklamalarda bulundu. Devlet adına vazife yaptıkları şehirlere verdikleri hizmetler için valilere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu vesileyle 10 Ocak İdareciler Günü’nüzü tebrik ediyorum. Türkiye, binlerce yıllık devlet geleneği içinden süzülüp gelen pek çok kurumunu ve teamülünü bugün de yaşatabilen bir ülkedir. Mülki idare teşkilatımız, bu geleneğin hem sahibi hem uygulayıcısı olarak devlet ve millet hayatımızda önemli bir konuma sahiptir.

Şehrin yöneticisinin yılın 365 günü, günün 24 saati, kapısı da telefonu da hep açık olur. Aksi takdirde şehrinize hak ettikleri değeri veremezsiniz. Hemen her toplantıda bunu dile getirmemizin sebebi devlet geleneğimizdir. Her ne kadar medeniyetimizin temel kavramlarından mahrum mankurtlar varsa da milletimizin kalbi hala aynı heyecanla atmaktadır.

İlimden ahlaka, adaletten gayrete yol haritamızı izleyeceğiz. Milletimizin karşısında 2023 hedefleri ile çıkmıştık. Kimileri bize dudak bükmüştü. Geceli gündüzlü çalışarak hedeflerimizi hayata geçirdik. Yıllar yılları kovaladı ve 2023’ü de bitirdik. Nice saldırılara rağmen, hedeflerimize büyük ölçüde ulaştık. Milletimizin önüne yeni bir vizyon daha koyduk. Adına Türkiye Yüzyılı dediğimiz bu vizyon, ülkemizin güçlenmesi vizyondur. Devletin ve milletin ortak hayalidir. Türkiye Yüzyılı bizden sonraki nesillere bırakacağımız en önemli mirastır.

Cumhuriyetimizin ilk asrının hangi sıkıntılarla geçtiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Hükümetlerimiz döneminde bu sıkıntıları geride bırakmış olsak da geldiğimiz yeri yeterli bulmuyoruz. Ülkemizi Türkiye Yüzyılı vizyonu ile asırlık hedeflere yöneltirken önemli bir yükün altına giriyoruz.

Hayatında tuğla üstüne tuğla koymayanların rahatlığı hiçbirimizi rahatlatmasın. Türkiye ne zaman kritik bir yol ayrımına gelse, alçakça oyunlar devreye sokuluyor. Ülkemizde bu senaryolara figüranlık yapmaya çalışanlar eksik olmuyor. Artık kimsenin itibar etmeyeceğine inandığımız bu bayat senaryoların amacı bizi hedeflerimizden uzaklaştırmaktır.

“Sıkıntıların elbette farkındayız”

Sıkıntıların elbette farkındayız. Milli birlik, ve bütünlüğümüzün düşmanı sosyal fay hatlarını, bu defa İslam düşmanlığı üzerinden harekete geçirmeye çalışıyorlar. Ekonomik dalgalanmaları kullanarak insanları devletlerine düşman etmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin asla taviz vermediği demokratik olgunluğundan rahatsız olanlar, faşizmin en lümpen biçimlerinin güzellemesine giriştiler. İsrail’in vahşetini yüceltenlere dahi rastlayabiliyoruz.

Bize düşen insanımızı Türkiye düşmanlarına karşı uyanık tutmaktır. Türkiye sadece kendi sınırlarından ibaret bir ülke değildir. Türkiye’nin de milletimizin de hem etki hem sorumluluk alanı çok geniştir. Balkanlardan Kafkaslara, Afrika’nın derinliklerine kadar geniş bir coğrafya milyonlarca insanın gözü bize dönüktür. Kazandığımız her zafer de üzüntülerimiz de bu coğrafyalar da yankılanıyor.

Türkiye 31 Mart’ta yeni bir seçime hazırlanıyor. Sizler illerimizdeki en üst düzey temsilcisi durumundasınız. Sizlerden ülkenin ve milletin geleceğini ilgilendiren her husus gibi üstün gayret bekliyorum. Seçimlerin sağlıklı huzur ve güven içinde yapılması şarttır.

Milletten alamadıkları desteğin acısını kavga ve kaos ile gizlemek isteyenler olacaktır. Sandığa gölge düşürülmesine izin vermeyeceğiz. Sürecin baştan sona sorunsuz, sıkıntısız ve emin bir şekilde yürütülmesini öncelikle siz yapacaksınız. Her ihtimali göz önüne alan bir yaklaşım ile bu seçimleri de tam bir demokratik olgunluk içinde neticelendireceğimize ben inanıyorum.”

Paylaşın

AK Partili Ensarioğlu’ndan “DEM Parti” Açıklaması: Görüşüyoruz

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, “DEM Parti milletvekilleriyle dostluğum var, görüşmelerimiz var, oturuyoruz sohbet ediyoruz. Geçenlerde de yetkilileriyle sohbet ettik” dedi ve ekledi:

“Ne yapabiliriz, Türkiye’de yeniden bir yumuşama için nasıl kapı aralanabilir, birlikte yeniden bir huzur ve şey ortamı nasıl sağlanabilir? Bunları doğal olarak kendi aramızda konuşuyoruz ama parti genel merkeziyle resmi bir temasları var mı benim bundan haberim yok. Ben de dışardan birtakım duyumları duyuyorum.”

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, seçim süreci ve ittifaklara ilişkin Rudaw‘a konuştu. “31 Mart’ta yapılacak seçimler için bir ittifak olmasını istiyor musunuz” sorusunu yanıtlayan Ensarioğlu şu yanıtı verdi:

“Tabii benim DEM Parti milletvekilleriyle dostluğum var, görüşmelerimiz var, oturuyoruz sohbet ediyoruz. Geçenlerde de yetkilileriyle sohbet ettik. Ne yapabiliriz, Türkiye’de yeniden bir yumuşama için nasıl kapı aralanabilir, birlikte yeniden bir huzur ve şey ortamı nasıl sağlanabilir? Bunları doğal olarak kendi aramızda konuşuyoruz ama parti genel merkeziyle resmi bir temasları var mı benim bundan haberim yok. Ben de dışardan birtakım duyumları duyuyorum.”

“Demirtaş’ın mahkemedeki açıklamalarını okuyorum”

“HDP bizi sevsin, bizi övsün, bize oy versin gibi bir şeyimiz yok. Hiçbir zaman olmaz da ki zaten siyasete ters. HDP kendisi olsun, başkasına koltuk değneği olmasın diyoruz” şeklinde konuşan Ensarioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanlığı seçimde de kayıtsız şartsız CHP’ye destek verdi. Geçen yerel seçimde de HDP sayesinde İstanbul, Antalya, Adana ve Mersin gibi büyükşehirleri onlar sayesinde aldılar. Peki, ne aldılar da bu kadar destek veriyorlar ve niye veriyorlar? Çözüm sürecini başlatan, demokratikleşme, Kürt dili ve kimliğini öngöründeki engelleri kaldıran, bir sürü yasal demokratik düzenleme yapan, Doğu ve Güneydoğu’ya bu kadar hizmet eden bir partiye elinden gelen bütün düşmanlığı yapacaksın ama gideceksin Kürdün düşmanıyla işbirliği yapacaksın.

Asıl meseleniz Kürd meselesi ise CHP Kürd sorununun anasıdır, babasıdır, varlık sebebidir. Bu Kürd sorununun sebebi olan bir partiye kayıtsız şartsız destek vereceksin! Kürde hizmet eden, Kürd sorunun çözümü için çok önemli süreçler başlatan bir partiye düşmanlık edeceksin. Hayrola derdiniz nedir? Bu günlerde Selahattin Demirtaş’ın mahkemedeki açıklamalarını okuyorum.

Rotayı sol marjinal çizgiden tam 180 derece döndürüp Kürdi çizgiye dönüştürmüş. Sanki geçen seçimlerde “seni başkan yaptırmayacağız” da başlayıp “Kemal yürü” diyen kendisi değilmiş gibi. CHP’ye kayıtsız şartsız destek verip sol marjinal anlayışa parti içindeki o ittifak ortakları olan marjinal solla birlikte Kürdün oyuyla Türk soluna hizmet eden kendileri değilmiş gibi. Çünkü halktan tepki gördüler, yüzde 2-3 oyları düştü.”

Çözüm sürecinin bittiğini ve ölen bir şeyin diriltilemeyeceğini savunan Ensarioğlu; “Ancak PKK silahlı varlığına Türkiye’de son verir, bunun gereğini yapar, HDP’de demokratik siyasetin kuralları içinde siyaset yapar o zaman yeni bir şey belki kurgulanır” şeklinde konuştu.

Ensarioğlu kayyımların devam edip etmeyeceğine dair soruya da şu yanıtı verdi: “Demokratik açıdan baktığınız zaman kayyum meselesi sorunlu bir meseledir. Ancak realiteye baktığınız zaman kayyımlar 17 yıllık HDP yönetiminin 100 misli fazla hizmet etmiştir bu millete. Bu şehirlerin, ilçelerin imajı değişti, hizmet değişti, hizmet gördüğü şehirler, hizmet yapmasını bilmezler. Ama demokratik açıdan kimin hizmet yaptığı değil halkın iradesini nasıl tecelli ettiği önemlidir.

Halkın iradesinin tecellisine baktığınız zaman da burada çok ciddi çelişkiler var. İşin realitesi öyle değil. Halkın realitesi midir Cizre’ye hayatında Cizre’yi görmemiş Almanya’dan bi kızı getirip aday yapmak? Halkın realitesi midir Diyarbakır’da bir üniversite mezunu kızcağızı götürüp Lice’de alakası olmayan bir yere aday yapmak? Halkın realitesi midir ki Diyarbakır’a kadın ve Diyarbakırlı olmayan Diyarbakır’ı tanımayan Diyarbakır’ın kültürüne de aslında biraz uzak birini aday yapmak?”

Kandil’in kayyımıyla devletin kayyımı arasında ne fark var deseniz, devletin kayyımı en azından biraz daha kamu kaynaklarını harcarken daha dikkatli harcıyorlar. Hesap verdikleri bir devlet memuriyetleri vardır. Keşke orda da demokrasi tam işlese yani siyasi partiler yasasına göre veyahut da siz kayyım atanmak için acaba zorladınız mı?

Paylaşın

“Emekli Zammı, AK Parti’de Krize Neden Oldu” İddiası

Emekli zammı, ekonomi yönetimi ile AK Parti yönetimi arasında krize neden olduğu iddia edildi. Ekonomi yönetimi, dengelerin bozulmaması için zammın yüzde 40’a yuvarlanabileceğini savunuyor.

Parti yöneticileri ise emekli memur maaşına yapılan yüzde 49,5’lik artışın esas alınması gerektiğini, aksi durumda seçimlerde meydanlara çıkamayacaklarını dile getiriyorlar.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Bağ-Kur emekli maaşlarının yüzde 37.57’de kalması ve memur emeklisinin ise yüzde 50 zam alması gündemdeki yerini koruyor. Emekliler zammın artırılmasını beklerken bu durumun AK Parti yönetiminde de krize neden olduğu iddia edildi.

Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan, ‘bu rakamla seçim kampanyası yürütemeyeceklerini bilen AK Parti yöneticilerinin ekonomi yönetiminin istediğinin aksine iyileştirme beklediğini’ yazdı.

Ekonomi yönetiminin dengelerin bozulmaması için bunun ancak yüzde 40’a yuvarlanabileceğini savunduğunu söyleyen Babacan, “Parti yöneticileri ise emekli memur maaşına yapılan yüzde 49,5’lik artışın esas alınması gerektiğini, aksi durumda seçimlerde meydanlara çıkamayacaklarını dile getiriyorlar. Çalışma Bakanlığı‘nın ise üç seçenekli bir çalışma yaptığı ve bunlar arasında yüzde 45’e denk gelen formüllerin de olduğu aktarılıyor. Çok değil, bir hafta içinde işin sonucunu göreceğiz” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın yakında yapacakları ABD seyahatine değinen Babacan, “Çok yazıldı çizildi, yatırımcılarla yapılacak toplantılarda Türkiye’ye sermaye çekilmeye çalışılacak. Uzmanlar işlerinin zor olduğunu iddia ediyor. Zira dumanı tepesinde tüten yargı krizi yatırımcılar açısından en sorunlu alan. Ekonomi yönetimi ise iyimserliğini koruyor. Yabancıların orta vadede Türkiye’nin izlediği politikasının olumlu sonuçlarının görüleceğine inandığı iddia ediliyor.

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın eski ilişkilerini kullandığı, New York’ta yapılacak yatırımcı toplantısında bazı isimlerin Türkiye’ye yatırım yapma planını açıklayacağı, bunun ön görüşmelerinin yapıldığı öne sürülüyor. İddiaya göre, bu toplantının bir benzeri kısa süre içerisinde İstanbul’da yapılacak ve bu temaslardan Türkiye’ye 10 milyar dolarlık bir fon girişi sağlanacak. AKP kulislerindeki hava bu yönde…” diye yazdı.

Ekonomi yönetiminin tasarruf iddiası ile ilgili konuşulanları aktaran Babacan, “Maalesef, bu konuda pek de başarılı olunmadığı görülüyor. Daha ilginci savurganlık örnekleri açıkça konuşuluyor. Örneğin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Dubai’de geçen kasım ayı sonunda yapılan İklim Zirvesi’ne 1040 kişilik bir ekiple katıldığı iddiaları Meclis gündemine taşındı. Bakanlık, bunu yalanlayamadı. Ekonomi yönetiminin tasarruf konusunda tüm bakanlıklara söz geçiremediği anlatılıyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti’nin İstanbul Adayı Murat Kurum

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde AK Parti’nin İstanbul için adayının Murat Kurum olduğu kesinleşti. AK Parti İstanbul Milletvekili Murat Kurum’un ekibiyle adaylık konuşması ortaya çıktı.

Haber Merkezi / Murat Kurum’a İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kendisine tebliğ edildiği belirtildi.

Sosyal medyada paylaşılan videoda Murat Kurum, “Bu yola ekibimizle, arkadaşlarımızla çıkacağız. 16 milyon İstanbullu için çıkacağız. İstanbul’un bu karmaşasını, düzensizliğini, insanlarımızın deprem riski kaygısını hep birlikte ortadan kaldırmak için tüm ekibimizle, tüm arkadaşlarımızla sokak sokak, mahalle mahalle dolaşacağız” dedi.

Murat Kurum kimdir?

1976 yılında Ankara’da dünyaya gelen Murat Kurum, 1999 yılında Selçuk Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.

2005 yılına kadar çeşitli kurumlarda görev alan Kurum, 2005-2006 yılları arasında Ankara TOKİ Uygulama Daire Başkanlığı’nda uzman statüsünde yer aldı. 2006 yılından 2009 yılına kadar TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanlığı’nda İstanbul-Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğü görevini üstlenen Murat Kurum, 2009-2012 yıllarında da Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nda uzman olarak görev aldı.

2009 yılından bu yana TOKİ’nin ortağı niteliğindeki Emlak Konut GYO A.Ş. Genel Müdürlük görevini sürdüren Murat Kurum evli ve 2 çocuk babasıdır. 2009 – 2018 yılları arasında T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı iştiraki Emlak Konut GYO AŞ Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.

2018 – 2023 yılları arasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak görev aldı. 14 Mayıs 2023 seçimlerinde AK Parti’den 28. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi.

AK Parti’nin İstanbul’daki seçim şarkısı belli oldu

Öte yandan AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, yerel seçimde kullanacakları şarkıyı sosyal medya hesabından paylaştı. Azer Bülbül’ün “Çoğu Gitti Azı Kaldı” şarkısı, “Çoğu Bitti Azı Kaldı” ismiyle seçime uyarlandı.

Sözü Halil Gökkaya’ya, müziği İhsan Noyan’a ait seçim şarkısının sözleri şu şekilde:

“Aşkımız erdi bahara / Kışı bitti, yazı kaldı / Kapandı yıllanmış yara / Çoğu bitti, azı kaldı / Kapandı yıllanmış yara / Çoğu bitti, azı kaldı / Sevin, İstanbulum, sevin / Bu mutluluk hakkın senin / Gönlümüzde hasretinin tadı kaldı, tuzu kaldı / Çoğu bitti, azı kaldı / Gönlümüzde hasretinin tadı kaldı, tuzu kaldı / Çoğu bitti ey, azı kaldı / Yandık sevda ocağında / Hep gül olsun kucağında / Bu şehrin her sokağında / Aşkımızın hey, izi kaldı”

Paylaşın

“Erdoğan, Eski CHP’li İsme Başkan Adaylığı Teklif Etti” İddiası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde eski CHP İstanbul Milletvekili ve gazeteci Aydın Ayaydın’a AK Parti’nin Muğla Belediye Başkan adaylığı teklif ettiği iddia edildi.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerin de seçim çalışmaları hız kazandı. Tüm siyasi partiler yerel seçimde yarışacak adaylarını tek tek duyururken, gözler İstanbul adayını yarın açıklanacak AK Parti’ye durumda.

Gazeteci İsmail Saymaz ise, dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan İsmail Saymaz AK Parti’nin Muğla adaylığı için eski bir CHP’liye teklif götürdüğünü ve bu teklifin kabul edildiğini duyurdu.

İsmail Saymaz paylaşımında, “Eski CHP İstanbul Milletvekili ve gazeteci Aydın Ayaydın, AK Parti’nin Muğla Belediye Başkan adayı olacak. Ayaydın ile konuştum. Bu teklifin 1.5 ay önce Erdoğan’dan geldiğini söyledi. Ayaydın’ın kızı Derya Hanım, hali hazırda AK Parti İstanbul Milletvekili” ifadelerini kullandı.

Aydın Ağan Ayaydın kimdir?

20 Ağustos 1951 yılında Mardin’in Derik İlçesi’nde dünyaya gelen Aydın Ağan Ayaydın, İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İktisat konusunda yüksek lisans ve doktora yaptı.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyeliği, 1993 yılında ekonometri profesörü oldu. Eylül 1992’de dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından YÖK üyeliğine atanmış ve 1995 yılının Kasım ayında DYP’den milletvekili adayı olabilmek için istifa etmiş ancak milletvekili seçilemedi.

Bankalar Birliği Başkanlığı, Emlakbank Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Vakıfbank Genel Müdürlüğü, Şekerbank Genel Müdürlüğü, İş Bankası, Sınai Kalkınma Bankası ve Sınai Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği, İKV, İAV Yönetim Kurulu Üyeliği, Hür Sigorta ve Güneş Sigorta Yönetim Kurulu Başkanlığı, Şeker Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği, BJK Asbaşkanlığı ve Basın Sözcülüğü, 1997-1999 yıllarında Rekabet Kurumu Başkanlığı ile 1999-2002 yılları arasında ANAP İstanbul milletvekilliği yaptı.

Bir zamanlar Takvim ve Sabah Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Aydın Ağan Ayaydın, sarı basın kartı sahibidir. 2011 seçimleri öncesine kadar Vatan Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı.

2011 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) İstanbul milletvekili seçilmiştir. Türkiye-Romanya Parlamentolararası Dostluk Grubu üyesidir.

Paylaşın

AK Parti’de İstanbul İçin Öne Çıkan İsim “Murat Kurum”

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde çalışmaları hız kazandı. AK Parti’de anketler ve temayül yoklamaları sonrası yapılan değerlendirmelerle İstanbul için aday sayısı ikiye indirildi. Son gelen kulis bilgilerinde Murat Kurum’un adaylığı daha fazla dillendirilmeye başlandı.

İstanbul Büyükşehir adaylığı için bugüne kadar Ali Yerlikaya ve Murat Kurum’un yanı sıra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, eski Bakan Adil Karaismailoğlu, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’ın isimleri de anıldı.

Adaylara ilişkin tüm bu görüşleri ve ihtimalleri dinleyen AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son olarak İstanbul İl Teşkilatı ile de değerlendirme yaptıktan sonra kararını vereceği ve adayı açıklanacağı kaydediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkan adayını pazar günü İstanbul’da açıklaması bekleniyor. Erdoğan’ın eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ya da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yı aday olarak açıklaması bekleniyor. Kulislerde yapılan son değerlendirmelerde öne çıkan isim ise Murat Kurum.

AK Parti, 7 Ocak’ta düzenleyeceği toplantıda İstanbul Büyükşehir’in yanı sıra İstanbul’un bazı ilçeleri ve Marmara Bölgesi ağırlıklı olmak üzere yaklaşık 30 belediye başkanı adayını açıklaması bekleniyor. AKP’nin 15 Ocak’ta gerçekleştireceği ikinci toplantıda ise kalan diğer adaylar ve AK Parti’nin yerel seçimler beyannamesi açıklanacak. AK Parti, yerel seçim adaylarını ortağı MHP ile görüşerek belirledi.

İstanbul Büyükşehir adaylığı için bugüne kadar Ali Yerlikaya ve Murat Kurum’un yanı sıra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, eski Bakan Adil Karaismailoğlu, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’ın isimleri de anıldı. Ancak anketler, temayül yoklamaları ve Aday Tespit Komisyonu’nda yapılan değerlendirmeler sonrası aday sayısı ikiye indirildi. Son gelen kulis bilgilerinde Kurum’un adaylığı daha fazla dillendirilmeye başlandı.

Peki İstanbul adayının belirlenmesi sürecinde AK Parti içinde nasıl bir değerlendirme süreci yaşandı? Ve gelinen son aşamada nasıl bir tablo ortaya çıktı?

DW Türkçe’den Kıvanç El’in haberine göre; AK Parti içinde hem teşkilat hem parti yönetimi hem de kanaat önderi olarak kabul edilen isimlerden görüş alındığı toplantılarda Murat Kurum’un daha önce TOKİ’de görev alması, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı olması, İstanbul’un deprem gündemiyle bir seçim kampanyası yürütülebilecek olması, Kurum’a artı puan kazandıran özellikler olarak sıralandı.

Kurum’un AK Parti İstanbul İl Teşkilatı ile uyumu da pozitif yönlerinden biri olarak görüldü.

Anketlerde Yerlikaya’nın arkasında kalsa da Kurum’un da seçmende ciddi bir karşılığı olduğuna inanılıyor. AK Parti kurmayları, seçim kampanyası sürecinde anketlerdeki farkın giderileceğini savunuyor. Kurum’un kampanyada siyasi söylemle değil İstanbul’a dair yeni projelerle öne geçebileceği üzerinde duruluyor.

AK Parti’de özellikle kampanyayı yönetecek ekibin ise bu noktada Kurum’a dair bazı endişeleri var. Kurum’un CHP’nin adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile kıyaslandığında “siyasi söylem gücünün daha geride” olduğu düşünülüyor. Ancak bu farkın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kapatılabileceği tahmin ediliyor. Erdoğan’ın bu nedenle İstanbul kampanyasının önemli bir parçası olacağı beklentisi hakim.

Kurum’un Erdoğan’ın ailesi ve yakın çevresi ile olan iyi ilişkileri de AK Parti içerisinde dikkat çekilen bir nokta.

Ali Yerlikaya’nın artıları, eksileri neler?

AK Parti’de yapılan anketlerde memnuniyeti en yüksek çıkan isim İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya. Başta adaylığa soğuk olan Yerlikaya’nın da son günlerde adaylığa sıcak baktığı kulislere yansımıştı. Ancak yarattığı memnuniyet yüksek olsa da bunun oya dönüşüp dönüşmeyeceğine ilişkin kuşkular var. “Başarılı bir Bakan” olarak görülen Yerlikaya’nın bakanlığı bırakmasıyla vatandaşlardaki bu eğilimin yok olabileceği göz önünde bulunduruluyor.

Ayrıca “fazla ön plana çıkmasının” seçim sürecinde özellikle AK Parti teşkilatı ile sorun yaşamasına yol açabileceği ifade ediliyor.

Yerlikaya’nın sadece AK Parti tabanı değil merkez sağdaki seçmene daha rahat ulaşacağı düşünülüyordu. Ancak Yerlikaya’nın adaylığına karşı çıkanlar, teşkilatla sorun yaşama ihtimalinin yanı sıra “başarılı bir bakanın yerinde devam etmesinin daha doğru olacağını” savunuyor.

AK Parti’de parti yöneticileri ile yapılan toplantıda 2019’daki Binali Yıldırım’ın adaylığına dair süreç de gündeme geldi. Yıldırım’ın da o dönem Meclis Başkanı olarak popüler bir aday olduğuna, ancak teşkilatla yaşadığı uyumsuzluk sebebiyle seçimin kaybedildiğine işaret edildi.

Adaylara ilişkin tüm bu görüşleri ve ihtimalleri dinleyen Erdoğan’ın son olarak İstanbul İl Teşkilatı ile de değerlendirme yaptıktan sonra kararını vereceği ve adayı açıklanacağı kaydediliyor. Bir AK Partili kurmay, “Son olarak teşkilatın fikrini alacağını dikkate alırsak adayın Murat Kurum olma olasılığı daha yüksek demektir” yorumunu yapıyor. Erdoğan’ın başlangıçta Ergün Turan’ı istediğine işaret eden kurmay, “Cumhurbaşkanı istişareye önem verir” diyerek fikrinin değiştiğini söyledi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de katıldığı bir TV programında İstanbul adayına ilişkin “Bizim siyasi hareketimizin bir önceki aşamasında Türkiye’ye örnek olmuş halen de kendi alanında rakibi olmayan Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğidir. Her şehrin kendine göre kimliği var. İstanbul’un çok özel kimliği var. Bizim teşkilatlarımız müthiş bir organik yapıya sahiptir. Tüm teşkilatlar genel başkanımıza bakar. Genel başkanımız bütün teşkilatları dinler, kararını verir. Her zaman temayül yaparız. İllere arkadaşlarımız gider, anket yaparız. Cumhurbaşkanımız ‘daha çok dinlemeliyiz’ diyerekten tek tek genel merkezde, bütün büyükşehirlerle görüştü” diye konuştu.

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti Adaylarını 7 Ve 15 Ocak’ta Açıklayacak

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerde çalışmalarına hız verdi. Erdoğan, partisinin İstanbul adaylarını 7 Ocak Pazar, Ankara adaylarını 15 Ocak Pazartesi günü açıklayacaklarını söyledi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde aday belirleme komisyonu toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayını pazar günü duyacaksınız. Bizim yapacağımız açıklamalarda A’dan Z’ye hepsi sürprizdir ve yerel yönetim seçimlerindeki partimizin kazanma azminin simgesi olacak” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının 15 Ocak’ta Ankara’da düzenlenecek toplantıda açıklanacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara adayını Ankara’da açıklayacağız. Seçim beyannamesini burada açıklayacağız. Strateji belgemizi açıklayacağız. Yarıya yakınını açıklarız” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik dün yaptığı açıklamada, hem belediyecilik geleneğinin ana esaslarını hem de bugünün şartlarına, ihtiyaçlarına hitap eden söylemleri, projeleri içeren bir beyanname ile seçmenin karşısına çıkacaklarını söylemişti.

Çelik, yerel seçimler için diğer partilerle işbirliği çalışmalarındaki son durumun sorulması üzerine, şu an görüşmelerin sürdüğünü, sonuçlandığında gerekli açıklamaların yapılacağını belirtmişti.

Paylaşın

AK Partili Vekil, 5 Dakikalık Konuşmasında “12 kez Erdoğan” Dedi

Meclis’te İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin bir konuşma yapan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, 5 dakikalık konuşmasında “12 kez Erdoğan” dedi.

AK Partili milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘övgü yarışı’ devam ediyor. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin ise bu övgüye 5 dakikalık konuşmasında “12 kez Erdoğan” diyerek başka bir boyut kattı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Gazze’de İsrail saldırılarıyla ilgili bir konuşma yapan Şahin, katliama ve soykırıma en yüksek seviyede ve her alanda karşı çıkmasına karşın Erdoğan’a karşı bir kampanya başlatıldığını iddia etti,

“Filistin ve Gazze konusunda Erdoğan’a ancak şunlar söylenebilir: Allah senden razı olsun, Allah seni doğuran anadan razı olsun, Allah cesaretini daim kılsın” dedi.

Şahin’in konuşmasını tamamlamasının ardından seslenen İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Aslında selamı Erdoğan’a verdi, 12 defa ‘Erdoğan’ dedi değerli bilim insanı! 12 defa ‘Erdoğan’ dedi, senin selamı nereye verdiğini biz biliyoruz” dedi.

Öte yandan AK Parti’nin birbiriyle ilgisiz alanlarda değişiklik içeren konularda kanun değişiklik teklifleri alışkanlık oldu. Bu teklifler “torba kanun” olarak ifade edilse de madde sayısındaki artış üzerinden “çuval” denilerek de eleştirildi.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise Meclis’te son görüşülen, yaklaşık 90 maddelik yasa teklifine bambaşka bir isim buldu.

Çalışkan, “Torba yasa görüşüyoruz. Gerçekten bir isim bulamıyorum. Bir önceki torba yasaya ‘vergi yasası’ demiştik. Bütçe öncesi ‘Milleti biraz daha fazla soyup soğana nasıl çeviririz?’ diye vergi yasasını torba olarak önümüze getirmişlerdi ama buna muhtemelen ‘cümbüş yasa’ demek daha doğru olacak.

Gerçekten maddelere baktım, her biri birbirinden farklı; neyi anlattığı belli değil” dedi. AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman’da bu sözler üzerine Çalışkan’a, “Hemşerim, o kadar uzun boylu değil” diye seslendi.

Paylaşın

AK Parti İle MHP’nin İşbirliği Yapacağı İl Sayısı 29’a Yükseldi

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde seçim çalışmaları hız kazandı. Cumhur İttifakı içerisinde yer alan AK Parti ve MHP’nin seçimlerde işbirliği yapacağı il sayısı da 29’a yükseldi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), bazı illerde tek aday bazı illerde de kendi adayıyla yarışacak.

Evrensel’de yer alan habere göre; MHP’nin AK Parti’nin adayını destekleyeceği iller Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Hakkari, Iğdır, Kırşehir, Muş, Rize, Siirt, Sinop, Şırnak, Tunceli, Yalova ve Zonguldak olarak açıklandı.

AK Parti ise 5 ilde MHP’nin adayını destekleyecek. Bu iller Erzincan, Bartın, Kars, Kırklareli ve Osmaniye olarak belirlendi.

AK Parti ve MHP, 22 ilde ise kendi adaylarıyla seçime dahil olacak. Bu iller Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Bayburt, Bolu, Çankırı, Düzce, Elazığ, Gümüşhane, Isparta, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat, Uşak ve Yozgat olarak belirlendi.

Erzincan’da AK Parti ile MHP’nin ortak belediye başkan adayının ise mevcut Belediye Başkanı Bekir Aksun olması bekleniyor.

Paylaşın