WP’den Çarpıcı Yazı: Türkiye’de Konuşma Özgürlüğü Kalkıyor, Demokrasi De

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) önde gelen gazetelerinden Washington Post, muhalefetin ve basın örgütlerinin ‘sansür yasası’ iktidarın ise ‘dezenformasyon yasası’ olarak nitelendirdiği yasaya ilişkin çarpıcı bir yazı yayınladı: Türkiye’de konuşma özgürlüğü kalkıyor, demokrasi de öyle…

Yasanın, Türkiye’yi daha da karanlığa sürüklediğine değinen Washington Post, “Erdoğan’ın bir zamanlar canlı olan özgür basını boyun eğmeye zorladı” dedi. Gazete yayınlanan başyazıda, Erdoğan’ın son yıllarda gazetecileri hapse attığını, kendisine yakın isimlere ait şirketler ile medyayı kontrol altına aldığını belirtti.

Washington Post, kamuoyunda “sansür yasası” ve “dezenformasyon yasası” olarak nitelendirilen yasa değişikliğini baş yazısına taşıdı. Gazete “Türkiye’de konuşma özgürlüğü kalkıyor, demokrasi de öyle” başlıklı yazısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yasaya ilişkin sözlerine ve CHP Milletvekili Erbay’ın Meclis kürsüsünde telefon kırmasına da yer verildi.

Cumhuriyet’in haberine göre; Washington Post’un, ‘sansür yasası’nın detayları hakkında bilgi verdiği yazıda, “Savcıların, gazetecilerin korku veya panik yaratma suçlamasıyla hapse atılmasında serbestlik sağlayacak” denildi.

Yasanın, Türkiye’yi daha da karanlığa süreklediğine değinen Washington Post, “Erdoğan’ın bir zamanlar canlı olan özgür basını boyun eğmeye zorladı” dedi. Gazete yayınlanan başyazıda, Erdoğan’ın son yıllarda gazetecileri hapse attığını, kendisine yakın isimlere ait şirketler ile medyayı kontrol altına aldığını belirtti.

Washington Post, Türkiye’de bazı bağımsız gazetecilerin yayınladıkları podcastler ve videolar ile hayatta kaldığını ifade etti. Sosyal medya platformlarının da yasadan etkileneceğini, yayınlanan içeriklerin hükümet tarafından engellenebileceğini veya yayından kaldırılabileceğini aktardı.

CHP milletvekili Burak Erbay’ın meclis kürsüsünde cep telefonunu kırdığı eylemi de yazısına taşıyan gazete, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerini de paylaştı.

Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyaretinde Washington Post gazetesiyle görüşme gerçekleştirdiğini bilgisine yer verilen başyazıda, Kılıçdaroğlu, “Ülke gazetecilerini hapse atarsademokrasiden söz edemeyiz. Kimse düşünceleri yüzünden hapse girmemeli” dedi.

Washington Post’un yazısı Kılıçdaroğlu’nun “Aykırı sesleri kilit altına alarak gelişen bir ulus inşa edemezsiniz. Bu yeni yasa, Türkiye için geriye atılmış bir adımdır” sözleriyle son buldu.

Paylaşın

ABD Maliye Bakanlığı’ndan Türkiye’ye ‘Yaptırım’ Ziyareti

Ukrayna işgaline karşılık olarak Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ve ihracat kısıtlamalarını görüşmek üzere Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin Türkiye’yi ziyaret ettiği açıklandı.

Açıklamada görüşmelerin, Rusya’nın yaptırımları ihlal etmeye çalışmasının yarattığı risklerin ele alınmasında ABD ile Türkiye arasındaki “yakın işbirliğinin önemini gösterdiği” ifadesi yer aldı.

ABD Maliye Bakanlığı, Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Rusya’ya uygulanan yaptırımları ve ihracat kontrollarını görüşmek üzere Terör Finansmanı ve Mali Suçlardan Sorumlu Müsteşar Elizabeth Rosenberg’in bu hafta Türkiye’ye gittiğini ve Washington’un Ankara ve Moskova arasında artan ekonomik ilişkileri yakından izlediğini açıkladı.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından açıklamada, terör örgütlerinin finansmanı ve finansal suçlardan sorumlu yetkili Elizabeth Rosenberg’in hafta başından çarşamba gününe kadar Ankara ve İstanbul’u ziyaret ettiği, buralarda maliye ve dışişleri bakanlıklarından yetkililer de dahil olmak üzere mevkidaşlarıyla ve finans ile ticaret alanında faaliyet gösteren özel sektör temsilcileri ile bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada görüşmelerin, Rusya’nın yaptırımları ihlal etmeye çalışmasının yarattığı risklerin ele alınmasında ABD ile Türkiye arasındaki “yakın işbirliğinin önemini gösterdiği” ifadesi yer aldı.

Maliye ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türk yetkililer, finans uzmanları ve hükümet yetkilileriyle görüşmelerde bulunuyor.

Washington ve müttefikleri, Ukrayna’yı işgalinden bu yana Moskova’yı hedef alan, ülkenin en büyük kredi kurumlarını ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’i hedef alan çok sayıda yaptırım uyguladı.

ABD Maliye Bakan Yardımcısı da Haziran’da Türkiye’deydi

ABD Maliye Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo da, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Moskova’ya uygulanan yaptırımların uygulanmasını görüşmek üzere Haziran ayında Türkiye’ye gitmişti.

NATO üyesi Ankara, Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarına karşı çıkıyor ve Karadeniz’deki komşuları Moskova ve Kiev ile yakın ilişkilere sahip. Türkiye ayrıca Rusya’nın işgalini kınadı ve Ukrayna’ya silahlı insansız hava araçları gönderdi.

Türkiye aynı zamanda Rusya ile ticaret ve turizmi de hızlandırdı. Bazı Türk firmaları, yaptırımlar nedeniyle geri çekilen Batılı ortaklardan Rus varlıkları satın aldı veya satın almaya çalıştı, bazılarıysa ülkede büyük varlıkları elinde tutuyor. Ancak Ankara, yaptırımların Türkiye’de aşılmayacağına da söz verdi.

ABD Maliye Bakanlığı, Ağustos ayında hem ülkenin en büyük iş grubu TÜSİAD’ı hem de Türk Maliye Bakanlığı’nı Rus kuruluşlarının Batı yaptırımlarını aşmak için Türkiye’yi kullanmaya çalıştığı konusunda uyardı.

Türkiye, Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmanın zaten gergin olan ekonomisine zarar vereceğini söyledi ve arabuluculuk çabalarına odaklandığını savundu.

Paylaşın

ABD’den Rusya’ya Yeni Yaptırımlar; Biden: Putin Çok Zor Bir Pozisyonda

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulama kararı alırken, ABD Başkanı Biden, Rusya Devlet Başkanı Putin’in  ‘çok zor bir pozisyonda’ olduğunu söyledi.

Haber Merkezi / ABD, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulama kararı aldı ve Washington’un Amerikalı üreticilerden askeri ve çift taraflı kullanılan teknolojiler alarak bunları Ruslar’a tedarik etmekle suçladığı bir ağı hedef aldı.

ABD Maliye Bakanlığı tedarik aracısı olmakla suçladığı Rus vatandaşı Yuri Yurieviç Orekhov’u ve iki şirketi Nord-Deutsche Industrieanlagenbau GmbH ve Opus Energy Trading LLC’yi yaptırım listesine aldı.

Maliye Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo yaptırımlar ve ihracat kısıtlamalarının geniş kapsamlı bir müttefikler koalisyonu tarafından uygulandığını ve Rusya’yı savaş için üretim ve teknoloji konusunda gittikçe daha zor durumda bıraktığını belirtti.

Adeyemo açıklamasında ”Çaresizlik Rusya’yı kalitesiz tedarikçilere ve eski ekipmanlara yönlendirdiği için bu çabaların savaş alanında doğrudan etkisi olduğunu biliyoruz” dedi.

Açıklamada bugünkü yaptırımların, 33 ülkeden maliye bakanları ve diğer ilgili kurumların üst düzey yetkililerinin geçen hafta yaptıkları, Rusya’nın askeri endüstriyel üretim kapasitesi ve hassas savunma tedarik zincirlerine yönelik uluslararası yaptırımların ve ihracat kısıtlamalarının görüşüldüğü toplantının ardından geldiği belirtildi.

Putin’in  ‘çok zor bir pozisyonda’

ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’dan ilhak ettiği bölgelerde sıkı yönetim ilan eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in  ‘çok zor bir pozisyonda’ olduğunu söyledi.

ABD’de 8 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesi Beyaz Saray’da konuşan Başkan Joe Biden, enflasyon ve petrol fiyatlarının yanı sıra dış politikayla ilgili soruları yanıtladı.

Putin’in Ukrayna’nın ilhak edilen bölgelerinde ilan ettiği sıkı yönetim konusundaki bir soruya ise Biden, “Bence Putin çok zor bir pozisyonda. Şu anda yaptığı ise bunu (sıkı yönetim), Ukrayna halkına boyun eğdirmek için elindeki tek aracı kullanmasıdır.” yanıtını verdi.

Paylaşın

ABD Büyükelçisi’nden Dikkat Çeken Türkiye Ve Yunanistan Açıklaması

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake, “NATO müttefiklerimiz Türkiye ve Yunanistan ile güvenlik alanında işbirliğimiz, ortaklardan biri lehine taraf tutmaya ya da denge bozmaya yönelik bir tutuma dayanmamaktadır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Şu anda ortak çabalarımız, Rusya’nın Ukrayna’daki acımasız ve nedensiz savaşını sonlandırmaya odaklanmaktadır.”

Flake, açıklamasının devamında, “Yunanistan ile savunma alanındaki işbirliğimiz, Ukrayna’yı ve Orta ve Doğu Avrupa’daki NATO müttefiklerimizi destekleyerek NATO’nun doğu kanadını güçlendirmektedir. NATO müttefiklerimiz Türkiye ve Yunanistan ile paylaştığımız başlıca hedef, bölgenin tamamında barışın, güvenliğin ve istikrarın sağlanmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Yunanistan arasında gerilim sürerken Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake’den dikkat çeken açıklamalar geldi. Flake’in açıklaması şu şekilde:

“Son dönemde bana ABD’nin Ege’de güvenliğe ilişkin pozisyonunda bir değişiklik olup olmadığı sorusu yöneltiliyor. Bu soruya cevabım “Hayır”. NATO müttefiklerimiz Türkiye ve Yunanistan ile güvenlik alanında işbirliğimiz, ortaklardan biri lehine taraf tutmaya ya da denge bozmaya yönelik bir tutuma dayanmamaktadır. Şu anda ortak çabalarımız, Rusya’nın Ukrayna’daki acımasız ve nedensiz savaşını sonlandırmaya odaklanmaktadır.

“Türkiye, özellikle gıda güvenliğini ileri bir noktaya taşıyarak ve Ukrayna ile Rusya arasında diyaloğu gerçekleştirerek değerli bir destek sağlamayı sürdürmektedir. Yunanistan ile savunma alanındaki işbirliğimiz, Ukrayna’yı ve Orta ve Doğu Avrupa’daki NATO müttefiklerimizi destekleyerek NATO’nun doğu kanadını güçlendirmektedir. NATO müttefiklerimiz Türkiye ve Yunanistan ile paylaştığımız başlıca hedef, bölgenin tamamında barışın, güvenliğin ve istikrarın sağlanmasıdır.”

 

Paylaşın

Yeni Bir Koronavirüs Varyantı Geliştirildi; Bilim Dünyasından Tepki

Boston Üniversitesi’nden bilim insanları, öldürücülük oranı yüzde 80 olan yeni bir koronavirüs varyant elde ettiklerini öne sürdüler. ABD’li araştırmacıların açıkladığı bu gelişme bilim dünyasında kızgınlık yarattı.

Araştırmayı yürüten ekip bu yeni mutant varyantın insanlarda daha az öldürücü olmasının muhtemel olduğunun da altını çizdi ama aynı zamanda sonuçlar laboratuvar ortamında geliştirilmiş akciğer hücrelerinde beş kat fazla virüs parçacığı bulunduğunu da ortaya koydu. Makale henüz hakem denetiminden geçmedi.

Sputnik Türkçe’de yer alan habere göre, ABD’de Boston Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, koronavirüsün Çin’in Vuhan kentinde çıktığı sanılan ilk hali ile Omicron varyantını laboratuvar ortamında bir araya getirip öldürücülük oranı yüzde 80 olan yeni bir varyant elde ettiklerini öne sürdü.

Virüsün 2020’deki yayılışının arkasında da bu tarz deneyler yattığına inanıldığı için ABD’li araştırmacıların açıkladığı bu gelişme bilim dünyasında kızgınlık yarattı.

Sonuçları geçen hafta makale olarak yayınlanan deneylerde, ‘bağışıklık sistemini atlatan ve ciddi bir hastalığa yol açan’ bu yeni koronavirüs varyantının verildiği farelerin yüzde 80’i deneyler sırasında öldü.

Araştırmayı yürüten ekip bu yeni mutant varyantın insanlarda daha az öldürücü olmasının muhtemel olduğunun da altını çizdi ama aynı zamanda sonuçlar laboratuvar ortamında geliştirilmiş akciğer hücrelerinde beş kat fazla virüs parçacığı bulunduğunu da ortaya koydu.

Makale henüz hakem denetiminden geçmedi.

Boston’daki bu deneylerle ilgili konuşan eski İsrail Biyolojik Araştırma Enstitüsü Başkanı Shmuel Shapira, “Yasaklanmalı, ateşle oynuyorlar” dedi.

Şu ana kadar dünya genelinde 625 milyonu aşkın kişi Kovid 19 salgınından etkilendi, 6,5 milyondan fazla kişi de bu salgında hayatını kaybetti. Türkiye’de ise yaklaşık 17 milyon kişi bu salgından etkilenirken, 101 bini aşkın kişi de yaşamını yitirdi.

Koronavirüs hastalığı (Kovid 19), SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Kovid 19’a yakalanan kişilerin çoğu, hafif ila orta düzeyde semptomlar göstermekte ve özel bir tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşmektedir. Bazıları ise ciddi şekilde hastalanmakta ve tıbbi yardıma ihtiyaç duymaktadır. Bazıları ise hayatını kaybetmektedir.
Paylaşın

ABD, Güneş’i Karartmayı Hedefliyor

İklim krizine çözüm arayan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), krizin etkilerini hafifletme amacıyla Güneş’i karartmanın yollarını araştıracak. CNBC’nin haberine göre Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi, bu doğrultuda tasarlanan 5 yıllık bir araştırma projesini koordine edecek.

Proje, atmosferdeki sera gazlarının neden olduğu ısınmayı azaltmak için Dünya’ya ulaşan Güneş ışığı miktarını değiştirme fikrini temel alıyor.

Araştırma planı, Güneş ışığını uzaya geri yansıtmak için atmosfere partiküller püskürtmeyi ve bunun Dünya üzerindeki olası sonuçlarını değerlendirmeyi içeriyor.

Bu yöntem hava araçlarıyla atmosferin stratosfer katmanına çeşitli gaz ve partiküllerden oluşan ince bir sis yaymak demek. Bazı bilim insanları bu sayede Güneş ışığının bir kısmının uzaya geri yansıyacağına ve gezegenin soğuyacağına inanıyor.

Ancak böyle bir senaryoda hangi gaz ve partiküllerin kullanılması gerektiği yıllardır tartışma konusu.

İklim teknolojilerine odaklanan yatırım fonu Lowercarbon Capital’in kurucusu Chris Sacca, Beyaz Saray’ın bu hamlesini olumlu görenlerden.

CNBC’ye konuşan Sacca, “Bu yöntem milyarlarca insanın geçim kaynağını koruma potansiyeline sahip” dedi: Beyaz Saray, araştırmayı ilerletiyor. Böylece gelecekte verilecek herhangi bir karar, jeopolitik ayrımlara değil bilime dayanabilir.

Söz konusu fikir ilk kez 1989’da Harvard Üniversitesi’nde görev alan Prof. David Keith tarafından incelenmişti. O zamandan beri zaman zaman dile getirilse de birçok uzman bu fikre şüpheyle yaklaşıyor.

Carnegie İklim Yönetişim Girişimi’nin yöneticisi Janos Pasztor, “Bir ülkenin önce emisyon azaltımlarında ne yaptığına bakılmalı. Buna bakmadan diğer adımlarını değerlendiremezsiniz” ifadelerini kullandı: Güneş radyasyonunu değiştirmek asla iklim krizine çözüm olmayacak.

Atmosfere partikül püskürtmek

Güneş’ten gelen ışığın bir kısmını engelleme fikri 2020’de Güney Afrikalı bilim insanlarının yürüttüğü bir araştırmayla da gündeme gelmişti.

Cape Town Üniversitesi’nde görevli bilim insanları, kentin üzerindeki atmosfere büyük miktarda kükürt dioksit gazı salmayı ve Güneş’i kalıcı olarak “karartarak” su kaynaklarını korumayı amaçladıkları bir plan hazırlamıştı.

Bu planın su kıtlığı riskini 2100’den önce yüzde 90 oranında azaltacağı ifade edilmişti.

Ancak birçok uzman bu fikre karşı çıkmıştı. Kükürt dioksit tekniğinin çevre ve insan sağlığı üzerinde zararlı etkileri olabileceği belirtilmişti.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Trafikte Birbirlerine Ateş Açan İki Baba Kızlarını Vurdu

ABD’nin Florida eyaletinde trafikte tartışan iki baba birbirlerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu babalarının yanında bulunan iki kız yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralı kızların hayati tehlikesi olmadığı bildirilirken iki sürücü tutuklandı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Florida eyaletinde trafikte birbirine ateş eden iki adam hakkında cinayete teşebbüsten dava açıldı.

Nassau Şerif Ofisi’nden yapılan açıklamada, 35 ve 43 yaşlarındaki iki sürücü kilometrelerce süren yol kavgasından sonra gözaltına alındığı belirtildi.

Şerif Bill Leeper’ın açıklamalarına göre, iki sürücü arasında atışmalarla başlayan kavga araçları birbirlerinin üzerine sürerek devam etti. Bu arada araçlarda bulunan diğer kişiler de sözlü tartışmaya başladı ve açık camlardan birbirlerine su şişeleri attı.

İki araç yan yana geldiğinde sürücülerden biri silahını çıkararak diğer araca doğru ateş etti ve hızlanarak devam etti. Silahtan çıkan kurşunun 5 yaşındaki kızını bacağından yaraladığını fark eden diğer sürücü kaçan aracı yakalayarak 7-8 el ateş etti. Kurşunlardan 3’ü arabaya isabet ederken araçta bulunan 14 yaşındaki kızı sırtından yaraladı.

Görgü şahitlerinin polise ihbarından sonra kenara çekilen iki aracın sürücüleri polisin yanında da tartışmaya devam etti. Hastaneye kaldırılan yaralı kızların hayati tehlikesi olmadığı bildirilirken iki sürücü tutuklandı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ABD Gezisi ‘Gizemli’ Miydi?

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretin iç siyasetteki yansımalarını değerlendiren Gazeteci Fehmi Koru, Kılıçdaroğlu’nun gezisine “gizem” kattığını söyledi ve bunu acemice bulduğu görüşünü dile getirdi.

Fehmi Koru, “Kazalar kaderimiz olmamalı.. CHP Kılıçdaroğlu’nun gezisine gizem katmak zorunda mıydı?” başlıklı yazısında gündemi değerlendirdi. Koru’nun kişisel blogunda kaleme aldığı köşe yazısının Kılıçdaroğlu’nun ABD gezisiyle ilgili kısmı şöyle:

“CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD gezisi de yine beklendiği türden tepkilerle tartışılıyor. İktidar ortakları geziyi gizli ve gizemli toplantılar yapıldığı gerekçesiyle ‘şaibeli’ buluyor; CHP ise…

Geziyi CHP cephesinin nasıl değerlendirdiğini, Kılıçdaroğlu ile birlikte ABD’ye giden heyetten CHP İstanbul milletvekili Yunus Emre’nin kaleminden Karar gazetesinde bugün okumak mümkün.

Emre’ye göre “Bu seyahat, cumhuriyetin ikinci yüzyılında bilimin ışığında ilerleme amacı için bir dönüm noktası.”

Kılıçdaroğlu’nun ‘İkinci Yüzyıl Vizyonu’ adı verilen bir yaklaşımı var; o çerçevede orada iş çevreleri, öğrenciler ve düşünce kuruluşlarıyla temas kurmak üzere ABD’ye gidilmiş.

Yazıda ABD’nin eğitim kurumlarıyla bizim üniversitelerimiz mukayese ediliyor, Harvard ve MIT gibi üniversitelerde bilimsel araştırmalarıyla öne çıkan Türkler’in bilim dünyasına katkıları övülüyor, bu arada yurtdışı eğitimlerini ABD’de almakta olan öğrencilerimizin ülkeleriyle yakından ilgilendikleri izlenimi özellikle vurgulanıyor.

İyi de, bu tür tespitler için bir parti liderinin o kadar zahmete katlanması gerekir miydi? Şu sırada hem de? Harvard ve MIT gibi ABD’nin öndegelen bilim yuvalarında eğitim görmüş herhangi bir kişiyle oturulup konuşulsa, benzer bir sonuca hiç zahmetsiz ulaşılabilirdi. Yazar, iktidar cephesinin geziye ilişkin eleştirilerine cevap teşkil edecek pek bir şey söylemiyor.

Gizli ve gizemli toplantılar iddiasıyla ilgili… Birlikte gidilen seyahati izlemekte olan gazetecilerden habersiz geçirilen sekiz saat ile ilgili… Temasları ve görüşmeleri izlemeleri için ABD’de bulunan gazetecilerin toplantıların çoğuna alınmamaları biraz garip değil mi? İktidar cephesinin eleştirileri daha çok gezinin bu yönleriyle ilgili ve onları önemseyip geçersiz kılacak herhangi bir açıklama milletvekili Yunus Emre’nin yazısında yok. Yoksa gezinin özellikle ‘gizemli’ kalması mı isteniyor?

Önemli mi bütün bunlar? Aslında önemsiz. İktidar cephesinin geziye atfettiği ‘gizlilik ve gizem’ özelliği günümüz gerçekleri açısından fazla anlamlı değil. Bugünün dünyasında birileriyle yüz yüze görüşmek için on saatlik zahmetli bir yolculuğa çıkmak gerekmiyor; cep telefonuyla bile görüntülü görüşmeler yapılabiliyor. Ülkelerin diplomatları gerektiğinde temas kurulmakla da görevliler. Liderinin gezisini, öncesi ve sırasında iyi planlamadığı görüntüsü vermekteydi CHP, galiba sonrasında da acemilik sürüyor. Kritik bir seçime gidilen bir ülkede muhalefetin acemiliği gerçekten şaşırtıcı.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

‘Beyaz Saray, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu İzliyor’ İddiası

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve kurmaylarının, Center for American Progress kuruluşu ile yaptığı toplantıya, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görevlendirilmiş 5-6 yetkili, birkaç senatör ve başkan yardımcısı Kamala Harris’in bürosundan da katılanlar olduğunu söyledi.

Orhan Bursalı, ayrıca savunma bakanlığından görevliler de toplantıyı izlediğini ifade etti.

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD’deki temasları hakkında bir köşe yazısı kaleme aldı.

Bursalı’nın bugünkü köşe yazısının bir kısmı şöyle:

Önceki gün Center for American Progress kuruluşu ile toplantısı vardı Kılıçdaroğlu ve kurmaylarının. Toplantıya katılanların arasında ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görevlendirilmiş 5-6 yetkili, birkaç senatörün ve başkan yardımcısı Kamala Harris’in bürosundan da katılanlar olduğunu öğrendik. Ayrıca savunma bakanlığından görevliler de toplantıyı izlediler.

Toplantıya katılanlar söz aldıklarında isimlerini söylüyorlar ancak söz almayanlar sadece dinleyici pozisyonunda kalıyorlar ve görevleri tam olarak bilinmiyor.

Hükümet kanadından katılımcılar sadece dinlemekle yetinmiş, soru sormamışlar.

Kılıçdaroğlu çok kısa konuşma yapmış ve soruları yanıtlamış. Katılanlar çoğunlukla Türkiye üzerine uzmanlar.

Amerikan hükümeti tarafından alt düzeyde bile olsa 10 kişiyi aşkın yüksek katılım, şüphesiz siyasi ilginin bir göstergesi.

Kılıçdaroğlu doğrudan siyasetle bir ilişki istemedi ama bu tabii ki siyasetin konuşulduğu bir toplantı. Edindiğimiz bilgiye göre Kılıçdaroğlu çeşitli konularda bugüne kadar yaptığı açıklamalar çerçevesinde yanıtlar verdi. Seçim güvenliği üzerine sorular arasında “Daha önceki seçimlerde RTE’nin söylediği ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ gibi bir durum ortaya çıkar mı” sorusu da vardı. Ve meraklar aynı zamanda seçim güvenliği üzerindeydi.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Uzaylıların Varlığına İlişkin Yeni Bir İşaret Bulundu

ABD’deki Riverside Üniversitesi’nden bilim insanları, Dünya dışı yaşamın göstergesi olabilecek yeni bir işaret belirledi: Gülme gazı. Bilim insanları, ötegezegenlerde uzaylılara ait bir iz arayan projelerde bu gaza dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

Nitröz oksit (NO2) diye de bilinen gülme gazı, vücutta mutluluk hormonu diye adlandırılan dopamin molekülünün salınımına yol açtığı için güldürüyor. Tıpta ağrı kesici olarak da kullanılan gazın yanlış veya fazla kullanılması ise sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Hakemli bilimsel dergi The Astrophysical Journal’da yayımlanan yeni araştırmanın başyazarı, “Oksijen ve metana biyolojik imza olarak çok fazla odaklanıldı” diye konuştu: Nitröz oksidi ciddi biçimde değerlendiren çok az sayıda araştırmacı oldu. Bu ihtimale az ilgi gösterilmesinin bir hata olduğunu düşünüyoruz.

Nitröz oksit, Dünya’da mikroorganizmalar tarafından üretiliyor. Ancak şu anda atmosferde çok yoğun değil. Bu da ötegezegenlerde yaşam ararken gülme gazının ihmal edilmesine yol açtı.

Ancak araştırmanın ardındaki ekip, Dünya tarihinin bazı dönemlerinde bu gazın yoğun olabileceğini belirtiyor.

Schwieterman, “Okyanuslardaki koşulların N2O’nin biyolojik olarak çok daha fazla salınmasına olanak tanıdığı bazı dönemleri hesaba katmıyorlar” dedi: O dönemlerdeki koşullar, bir ötegezegenin bugün geldiği noktayı yansıtabilir.

Schweiterman ve ekibi ekibi, canlı organizmaların başka gezegenlerde nasıl nitröz oksit üretebileceğini canlandırmak için bilgisayar simülasyonlarına başvurdu.

Simülasyonlar, bu gazın dikkate değer bir biyolojik imza olabileceği durumlar olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar buradan hareketle, Dünya dışı yaşama dair keşif görevlerinde bu gazın da aranması gerektiği sonucuna vardı.

Ekip, ötegezegenlerin atmosferlerini inceleyebilen James Webb Uzay Teleskobu gibi gelişkin cihazların nitröz oksit aramak için kullanılabileceğini savunuyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın