Türkiye Nasıl İkna Oldu? İsveç Başbakanı Açıkladı

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Zirvesi öncesi öncesi yapılan üçlü görüşmede İsveç’in üyeliği için mutabakata varıldı. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, ülkesinin NATO’ya üye olabilmesi için Ankara’yı “terörle mücadelede uzun vadeli işbirliğine bağlılık” vaadiyle ikna ettiklerini söyledi.

Kristersson, Türkiye’nin fikrini neyin değiştirdiği sorulduğundaysa “Tüm bir paket” yanıtını verdi. Kristersson, “Bunu sadece NATO üyesi olmak istediğimiz için yapmadık, aynı zamanda üye olduktan sonra da sözlerimize bağlı kalmak istiyoruz, dolayısıyla bu çok uzun vadeli bir taahhüt” dedi.

Ülkesinin uzun süredir “belki de Türkiye’ye yönelik terörü finanse eden” Kürt militan faaliyetleriyle problemli olduğunu vurgulayan Kristersson, Kürt yanlısı eylemler ve Kuran yakma protestoları için de “korkunç ama yine de yasal şeyler” dedi.

Kristersson, ” (Cumhurbaşkanı) Erdoğan’a her şeyin yapıldığını anlattım ve İsveç hükümetinin hiçbir şekilde bu eylemleri onaylamadığını ilettim” diye konuştu. Kristersson, Türkiye’nin Gümrük Birliği ve vize serbestisi talepleri için de ülkesinin Türkiye ve AB arasında daha yakın bir işbirliğini teşvik edeceğini belirtti.

İsveç’in NATO üyeliğine destek

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç’in NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliğine destek vermeyi kabul ettiği açıklandı. Öte yandan İsveç’in, Türkiye’nin AB sürecini, vize serbestisinin ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çabalarını destekleyeceği duyuruldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson bir araya geldi.

Toplantının ardından açıklama yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliğine ilişkin mutabakata varıldığını söyledi. Genel Sekreter, Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine ilişkin protokolü yakında TBMM’ye sunacağını duyurdu. Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliği için mutabakata varılmasını ‘tarihi bir gün’ olarak niteledi.

Stoltenberg, “Bugün varmış olduğumuz anlaşma geçtiğimiz yıl İspanya’da yaptığımız anlaşmanın onayı. Sayın Erdoğan İsveç’in üyeliğinin onaylanması konusunda kararı verdi. İsveç’in neler yapacağını anlaşmada yazıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile İsveç arasında ikili güvenlik mekanizması kurulacağını açıklayan Stoltenberg, NATO tarihinde ilk kez Terörle Mücadele Özel Koordinatörü atanacağını duyurdu.

Mutabakat metni yayımlandı

Üçlü zirvenin ardından NATO’dan yayınlanan 7 maddelik mutabakat metninde şu ifadeler yer aldı: “10 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoǧan, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Vilnius’ta düzenlenen NATO Zirvesi’nde bir araya geldi.

Son NATO Zirvesi’nden bu yana İsveç ve Türkiye, Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını gidermek üzere yakın işbirliği içinde çalışmışlardır. Bu sürecin bir parçası olarak İsveç anayasasını değiştirdi, yasalarını değiştirdi, PKK’ya karşı terörle mücadele işbirliğini önemli ölçüde genişletti ve Türkiye’ye silah ihracatını yeniden başlattı; tüm bu adımlar 2022’de kabul edilen Üçlü Memorandum’da belirtilmişti.

İsveç ve Türkiye bugün hem 2022 Madrid NATO Zirvesi’nde kurulan Üçlü Daimi Ortak Mekanizma hem de her yıl bakanlar düzeyinde toplanacak ve gerektiğinde çalışma grupları oluşturacak yeni bir ikili Güvenlik Mutabakatı çerçevesinde işbirliklerini sürdürme konusunda mutabık kalmışlardır. Bu Güvenlik Mutabakatının ilk toplantısında İsveç, 4. madde de dâhil olmak üzere Üçlü Mutabakatın tüm unsurlarının tam olarak uygulanmasına yönelik olarak, terörizmin tüm şekil ve tezahürlerine karşı sürdürdüğü mücadelenin temeli olarak bir yol haritası sunacaktır. İsveç, YPG/PYD’ye ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek vermeyeceğini bir kez daha yineler.

Hem İsveç hem de Türkiye terörle mücadelede işbirliğinin İsveç’in NATO üyeliğinden sonra da devam edecek uzun vadeli bir çaba olduğu konusunda mutabık kalmışlardır. Genel Sekreter Stoltenberg ayrıca NATO’nun terörizmin tüm şekil ve tezahürlerini kategorik olarak kınadığını bir kez daha teyit etti. NATO, Genel Sekreter’in NATO’da ilk kez Terörle Mücadele Özel Koordinatörlüğü’nü kurması da dahil olmak üzere, bu alandaki çalışmalarını önemli ölçüde hızlandıracaktır.

Müttefikler arasında savunma ticareti ve yatırımına yönelik hiçbir kısıtlama, engel veya yaptırım olmaması gerektiği ilkesine bağlıyız. Bu tür engellerin ortadan kaldırılması için çalışacağız.

İsveç ve Türkiye ayrıca Türkiye-İsveç Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) aracılığıyla ekonomik işbirliğini artırma konusunda da mutabık kalmışlardır. Hem Türkiye hem de İsveç, ikili ticaret ve yatırımları artırmak için fırsatları azami düzeye çıkarmaya çalışacaktır. İsveç, AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve vize serbestisi de dâhil olmak üzere Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini yeniden canlandırma çabalarını aktif olarak destekleyecektir.

Bu temelde ve Avrupa-Atlantik bölgesinin caydırıcılığı ve savunmasına ilişkin zorunluluklar göz önüne alındığında, Türkiye, İsveç’in Katılım Protokolünü TBMM’ye iletecek ve onaylanmasını sağlamak üzere Meclis ile yakın işbirliği içinde çalışacaktır.”

Paylaşın

Reuters Yazdı: Türkiye, Avrupa Birliği’nden Mali Destek Bekliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson bir araya gelmiş, toplantının ardından Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliğine ilişkin mutabakata varıldığını söylemişti.

Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine ilişkin protokolü yakında TBMM’ye sunacağını duyuran Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliği için mutabakata varılmasını ‘tarihi bir gün’ olarak nitelemişti. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ise, “İsveç için güzel bir gün. (Türkiye ile) İşbirliği formatı olan, yeni bir ikili güvenlik diyaloğu kuracağız.” demişti.

Erdoğan, İsveç’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili, “Zirvede (NATO) Türkiye’ye yönelik yaptırım ve kısıtlama uygulayan müttefiklere bu yanlıştan süratle dönmeleri çağrımızı tekrarlayacağım. İsveç’in NATO’ya üyelik sürecinin ilerleyebilmesi, üçlü mutabakatta kayıtlı hususların yerine getirilmesine bağlıdır” demişti.

“Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde önünü açın” diyen Erdoğan, “Biz de Finlandiya ile ilgili nasıl onun önünü açtıysak, İsveç’in de önünü açalım” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye, AB’den somut adımlar bekliyor

Reuters haber ajansına konuşan üst düzey bir Türk yetkili, Ankara’nın İsveç’in NATO üyeliğine itirazını kaldırması karşılığında Batı’dan beklentilerini anlattı. Türk yetkili, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı bünyesinde 2003 yılında başlatılan, ancak 2019’dan bu yana yapılmayan Reform Eylem Grubu toplantılarının yeniden başlatılmasını beklediklerini söyledi.

Ankara’nın Avrupa Birliği’nden somut adımlar atmasını beklediğini belirten yetkili, bu adımları vize serbestisinin yanı sıra Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerinde bazı fasılların kapatılması olarak ifade etti. İsmi açıklanmayan üst düzey yetkili, Türkiye’nin Batı’dan mali destek beklediğini de sözlerine ekledi.

Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile “makul” bir ilişki geliştireceğini söyleyen Türk yetkili, iki ülke arasındaki tüm sorunlar çözüme kavuşturulamayacak olsa bile bazı konularda acil çözümlere ulaşmayı arzu ettiklerini ifade etti. Yetkili Ankara’nın Batı ile yakınlaşırken Rusya ile ilişkilerine zarar vermeyeceğini de sözlerine ekledi.

Reform Eylem Grubu nedir?

2003 yılı Eylül ayında, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde, Kopenhag siyasi kriterlerinin yerine getirilmesi için gerekli olan mevzuatı uyumlaştırma çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen reformların en üst düzeyde takip edilebilmesi ve uygulanmasını sağlamak amacıyla Reform İzleme Grubu (RİG) kuruldu. 2003-2014 yılları arasında toplam 20 Reform İzleme Grubu toplantısı düzenlendi.

Kasım 2014’te Bakanlar Kurulu’nun onayı ile grubun adı Reform Eylem Grubu olarak değiştirildi ve bugüne kadar altı Reform Eylem Grubu toplantısı yapıldı. Bu toplantıların sonuncusu 9 Mayıs 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında düzenlendi.

Paylaşın

Türkiye’nin AB Üyeliği: NATO’dan Destek Açıklaması

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Erdoğan’ın “50 yıldır AB kapısında bekletilen Türkiye var. Önümüzü açın, biz de İsveç’in önünü açalım” açıklaması sonrası, Türkiye’nin AB’ye üye olma yönündeki hedefini desteklediğini söyledi.

Haber Merkezi / Jens Stoltenberg “Türkiye’nin AB’ye katılma hedefini destekliyorum. İsveç’i NATO’ya sokmak için çok çalışıyoruz. İsveç’in üyeliği konusunda Vilnius zirvesinde olumlu bir karara varmak hala mümkün” dedi.

Stoltenberg sözlerine şöyle devam etti: “NATO Baltık bölgesinde mevcudiyetini artırmaya başladı. Geçtiğimiz yıllarda daha fazla asker sevk etmiştik. Ukrayna işgalinden sonra Madrid zirvesindeki kararla bunu artırmıştık.

Bu zirvede yarın ve yarından sonraki gün savunma planı üzerinde anlaşacağız. Bunun dışında tüm ittifaklarımızı koruyabilecek hale geleceğiz.

Almanya’nın kararını da mutlulukla karşıladım. Bu kararı çok uzun süredir bekliyorduk. Kişisel olarak ben ve diğer liderler aynı şeyi vurguladık. Çevremizdeki jeopolitik durum giderek daha kötü hale gelecek. Nükleer silahların yerleştirilmesi konusunda ve Wagner’in bu ülkeye gelmesi konusunda müttefik birliğine ihtiyacımız var. NATO’nun bu bölgede savunmasının güçlenmesi kolektif savunmamız açısından önemli. Bu kararın da tam zamanında geldiğini düşünüyorum.”

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin düzenleneceği Litvanya’nın başkenti Vilnius’a hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenlemişti.

Erdoğan, İsveç’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili, “Zirvede (NATO) Türkiye’ye yönelik yaptırım ve kısıtlama uygulayan müttefiklere bu yanlıştan süratle dönmeleri çağrımızı tekrarlayacağım. İsveç’in NATO’ya üyelik sürecinin ilerleyebilmesi, üçlü mutabakatta kayıtlı hususların yerine getirilmesine bağlıdır” demişti.

“Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde önünü açın” diyen Erdoğan, “Biz de Finlandiya ile ilgili nasıl onun önünü açtıysak, İsveç’in de önünü açalım” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Litvanya’da yapılacak iki günlük NATO zirvesi öncesi dün de ABD Başkanı Joe Biden ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, Erdoğan’ın bu görüşmede de Biden’dan, birlik ülkelerinin ve AB liderliğinin Türkiye’nin üyeliğine açık ve güçlü destek mesajı vermeleri konusunda destek istediği belirtilmişti.

ABD Başkanı Biden’dan açıklama

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Türkiye’nin F-16 savaş uçaklarının modernize edilmesi isteğine ilişkin açıklamada bulundu.  Biden, her ne kadar Ankara’nın talebine ön şart sunmuş olmasa da Türkiye’nin isteğini, İsveç’in NATO üyeliğiyle aynı cümle içerisinde zikretti.

Türkiye’nin modernizasyon talebini, Yunanistan’ın yanı sıra İsveç’in NATO üyeliğiyle de aynı potada eritmek istediğine işaret eden Biden, CNN’e verdiği mülakatta, “Türkiye F-16 uçaklarının modernizasyonunu istiyor. Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis de talepte bulunuyor. Açıkçası benim burada bir araya getirmeye çalıştığım şey, hem Yunanistan hem de Türkiye’nin askeri kapasitesi açısından NATO’yu güçlendirdiğimiz ve İsveç’in de katılımına izin verdiğimiz bir konsorsiyum.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, sözlerini, “Ama bu bir oyun ve henüz tamamlanmadı.” diye sürdürdü.

Almanya’dan açıklama

Yarın başlayacak NATO zirvesi öncesi Berlin’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, şu ifadeleri kullandı:

“İsveç, NATO üyeliğinin tüm şartlarını yerine getiriyor. Diğer soru, onunla bağlantılı olmayan bir soru ve bu yüzden bağlantılı bir mesele olarak görülmesi gerektiğini düşünmüyorum… Umarım yakında İsveç’i NATO’ya katmayı başarabiliriz.”

Paylaşın

İsveç’in NATO’ya Üyeliği: Erdoğan’dan AB Üyeliği Vurgusu

İsveç Başbakanı ile görüşmek için Litvanya’ya gitmeden önce basın mensuplarına açıklama yapan Erdoğan, “50 yılı aşkın zamandır AB kapısında bekletilen Türkiye var. Türkiye’yi bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Türkiye’nin AB’de önünü açın” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak İsveç’in de önünü açalım. Biz Türkiye’yiz. Zirve marjında yapacağım görüşmelerde bunları da ifade edeceğim. (İsveç’in NATO üyeliği)TBMM’den geçmedikten sonra biz ‘ben dedim oldu’ diyemeyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile görüşmek için Litvanya’ya gitmeden önce, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamasında öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna başta olmak üzere ortakları desteklemek üzere Madrid Zirvesi’nde aldığımız kararları gözden geçireceğiz. NATO Ukrayna konseyinin ilk toplantısını da tertipleyeceğiz.

Bu süreçte işi yokuşa sürmelerine rağmen her zaman olduğu gibi ittifak dayanışmasıyla hareket ettik. Asgari yüzde 2 savunma harcamanın yenilenmesi olacaktır. Savunma harcamalarının artırılması konuşulurken kısıtlamaların da konuşulduğunu görüyoruz.

Ben bu akşam sayın genel başkan ve İsveç Başbakanı’yla görüşme gerçekleştireceğim. Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Türkiye NATO harekatlarına en çok katkı veren ülke olarak üzerine düşeni yapıyor. Zirve marjında bazı devlet başkanlarıyla ikili görüşmelerimiz olacak.

Putin ile önümüzdeki ay bir ziyaret bekliyoruz, Putin’in Türkiye ziyareti gerçekleşirse görüşeceğiz, yüz yüze yapacağımız görüşmelerde konuyu ele alacağız

“Türkiye’nin önünü açın, bizde İsveç’in önünü açalım”

50 yılı aşkın zamandır AB kapısında bekletilen Türkiye var. Türkiye’yi bekleten bu ülkelere buradan sesleniyorum. Türkiye’nin AB’de önünü açın. Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak İsveç’in de önünü açalım. Biz Türkiye’yiz. Zirve marjında yapacağım görüşmelerde bunları da ifade edeceğim. (İsveç’in NATO üyeliği)TBMM’den geçmedikten sonra biz ‘ben dedim oldu’ diyemeyiz”

Sayın Biden, ben elimden gelen bütün imkanı seferber ediyorum diyor. Teröre karşı bizim sert bir duruşumuz var. F-16 konusunda iki ülke olarak burada atacağımız adımlarla tüm NATO düşmanlarına karşı güçlü olacağız. F-35 için yaptığımız ödeme var. Ödemelerimizin karşılığını alamadık. Bunun İsveç’le ilişkili hale getirilmesi bizi üzmektedir.”

Erdoğan’a sorulacak sorular Whatsapp gruplarına düştü

Gazetecilerin belirlenmiş soruları Cumhurbaşkanına yönelttiklerine ilişkin tartışmalar sürerken bu defa seyahat başlamadan sorular WhatsApp gruplarına düştü. Erdoğan birazdan yola çıkacak ve gruplarda yer aldığı kadarıyla gazeteciler şu soruları yöneltecek:

“Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında ilk gününden beri akan kanın durabilmesi için ve kalıcı bir ateşkes sağlanabilmesi konusunda yoğun çaba sarf ediyor .Tahıl Koridoru’nda da hiç şüphesiz Türk diplomasisinin başarısı söz konusu. Cuma günü Zelenski ile yaptığınız görüşmede de ana gündem maddelerinden biri de buydu. 17 Temmuz’da bitecek olan tahıl koridoru anlaşmasının uzatılması için Rus lider Putin’le yakın zamanda bir temasınız olacak mı?

İsveç’in Terör Örgütü PKK’ya ilişkin tutumu aşikar. Zaman zaman ülkemizde tepkilere de neden oluyor, hem siyasilerden yani sizlerden hem de vatandaştan tepki çekiyor. Bu koşullarda İsveç’in NATO üyeliği nezdinde nasıl bir tutum sergileyeceksiniz?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden ile dün bir telefon görüşmeniz oldu. F-16 konusu gündeme geldi. Öte yandan Kongrede bazı senatörlerin F-16 satışına muhalefeti olduğu biliniyor. Sayın Cumhurbaşkanım bu konu hakkında değerlendirmeniz nedir?”

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’da Araç Fiyatlarının En Pahalı Olduğu Ülke

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın açıkladığı fiyat düzeyi endeksine göre Avrupa’da araç fiyatlarının en pahalı olduğu ülke Türkiye.

2003 – 2022 arasındaki son 20 yılda Türkiye’de araç fiyatları 2009 yılı haricinde hep Avrupa Birliği (AB) genelinden pahalı oldu. 2022 yılında 27 AB ülkesi genelinde 100 euro karşılığı satın alınan bir aracın Türkiye fiyatı 144 euro oldu.

Euronews’in haberine göre kişisel ulaşım araçları fiyat düzey endeksine göre 2022’de en pahalı ülke 144 puan ile Türkiye oldu. Ardından 132 ile Danimarka, 120 ile İzlanda ve 114 puan ile Hollanda geliyor.
Avrupa’da en ucuz araçlar hangi ülkelerde?

27 AB ülkesinin ortalaması 100 olduğunda en ucuz araç fiyatı 87 puan ile Polonya’da. Slovakya ve Kuzey Makedonya’da bu değer 89 oldu. Kişisel ulaşım araçları fiyat düzey endeksi diğer bazı ülkelerde şöyle: Norveç 110, Fransa 102, İtalya 100, Almanya 99, İspanya 98 ve Yunanistan 93.

Maaşlar ve milli gelir hesaplamaya dahil değil

Öte yandan bu hesaplama ülkelerdeki ortalama maaş, asgari ücret veya kişi başına düşen milli gelir gibi değerleri yansıtmıyor. Türkiye’de 144 euroya satın alınan bir araç Almanya’da 99 euroya alınıyor. Ancak Almanya’daki bir kişinin aylık kazancı veya bu ülkedeki kişi başına düşen milli gelir Türkiye’ye oranla daha yüksek.

Son 20 yılda sadece bir kez AB’den ucuz oldu

2003-2022 arasındaki son 20 yılda Türkiye’de araç fiyatları 2009 yılı haricinde hep AB genelinden pahalı oldu. 2009’da AB’de bir aracın fiyatı 100 euro iken Türkiye fiyatı 97 euro olmuştu.

Türkiye 2022’de zirveye çıktı

Son 20 yılda Avrupa ülkelerindeki araç fiyatları incelendiğinde Türkiye 2022’de ilk kez zirveye çıktı. 2000’li yılların başında Türkiye üst sıralarda yer almasına rağmen sonradan daha aşağılara gerilemişti.

Son bir yılda yüzde 43 artış

Öte yandan 2022’deki rekor artış dikkat çekiyor. 2021’de AB genelinde 100 euro olan aracın fiyatı Türkiye’de 100,6 euro iken 2022’de 143,9 euro oldu. Bu da son bir yılda yüzde 43 artış demek.

ÖTV geliri rekor kırıyor, yıl bitmeden hedef aşılacak

2023’ün ilk beş ayı itibarıyla motorlu taşıt araçları ÖTV geliri 125,1 milyar TL oldu. Bu tahsil edilen miktar. Tahakkuk eden ise 128,7 milyar. Hükümetin bütçe planına göre yıl sonundaki hedef 203,6 milyar TL gelir. Mayıs ayı itibarıyla bütçe hedefinin yüzde 61,5’i gerçekleşti. Gelirlerin böyle devam etmesi durumunda yaz ayları bitmeden bütçe hedefi gerçekleşecek.

Dolar bazında ÖTV geliri

Son yıllardaki rekor enflasyon sebebiyle yıllar arasında TL bazında kıyas çok gerçekçi değil. Dolar bazında araçlardan toplanan ÖTV gelirine bakıldığında 2023 rekora gebe gibi görünüyor.

Hükümet motorlu taşıtlardan 2022 yılında 10,1 milyar dolar ÖTV geliri elde etmişti. Bu sene ilk beş ayda 6,3 milyar dolar toplandı. 2023 şimdiden son 10 yıldaki birçok yılın toplamını geçmiş durumda.

TÜİK’e göre Ocak-Mayıs 2023 döneminde 224 bin aracın trafiğe kaydı yapıldı.

Paylaşın

NATO ve Avrupa Birliği’nden “Wagner” Yorumu: Rusya’nın İç Meselesi

AB (Avrupa Birliği) ülkeleri ve NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), paralı asker grubu Wagner ve lideri Yevgeni Prigojin haftasonu başlattıkları isyanın Rusya’nın iç mesele olarak tanımladı.

Haber Merkezi / Rusya’da hayat normalle dönerken, Rusya’nın Ulusal Terörle Mücadele Komitesi de ülkedeki durumun “stabil” olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, Ukrayna’ya nasıl daha fazla destek verileceğini görüşmek üzere bugün Lüksemburg’da bir araya geldi. AB liderlerinin 29-30 Mayıs’ta Brüksel’de yapılacak zirvesine hazırlık için toplanması öngörülen dışişleri bakanları, Rusya’da haftasonu yaşanan gelişmeler üzerine gündem değiştirdi.

Toplantının açılışında konuşan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rusya’daki krizin Kremlin’in iktidarını sarstığını savundu. Borrell, “Hafta sonunda yaşananlar, Ukrayna’ya yönelik savaşın Rusya’nın iktidarını çatlattığını ve siyasal sistemini etkilediğini gösteriyor” dedi.

Borrell ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, yarattığı “canavarın” bedelini ödediğini söyledi. Borrell, “Putin’in Wagner’le yarattığı canavar, şu an onu ısırıyor. Canavar, yaratıcısına karşı hareket ediyor” dedi.

Lüksemburg’daki toplantı öncesi konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da gelişmelerin Rusya’daki siyasi çevrelerde yaşanan “büyük çatlakları” ortaya koyduğunu söyledi. Yaşananları “sadece Rus dramasındaki bir perde” olarak tanımlayan Almanya Dışişleri Bakanı, “Rusya’daki çeşitli aktörlere ne olacağı hâlen belirsiz” diye ekledi.

Baerbock, “şu aşamada değerlendirmede bulunamayacakları riskler oluşturan” bu gelişmeleri “yakından analiz ettiklerini” belirtti. Ancak “Rusya’daki bir ülke içi iktidar mücadelesi” diye nitelediği bu olaya Almanya’nın müdahil olmayacağının altını çizen Baerbock, Batılı müttefiklerinin Ukrayna’ya destek vermeye devam edeceğini söyledi.

AB dönem başkanı İsveç’in Dışişleri Bakanı Tobias Bilström de, “İsveç dönem başkanlığında Ukrayna’ya yardım konusunda önemli gelişmeler sağladık. Bugün yeni bir paket görüşeceğiz. İran’a yaptırım paketini de ele alacağız” dedi.

Rusya’da olanlar konusunda yorum yapmak istemediklerini belirten Bilström, “Bu Rusya’nın içişleri. Hem hükümetler hem de AB olarak, gelişmeleri çok yakından izliyoruz. Bugün önemli olan Ukrayna’nın yanında olmaya devam etmektir. Biz de bunu konuşacağız” dedi.

Temmuz ayındaki NATO zirvesine ev sahipliği yapacak Litvanya’nın Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis de sorular üzerine, “Bizim Rusya’da rejimi değiştirmeye ihtiyacımız yok. Bunu Rus halkı kendisi yapabilir. Bizim yapmamız gereken, Ukrayna’ya konsantre olmak ve yardımlarımızı özellikle finansal yardımlarımızı sürdürmek. NATO çerçevesinde askeri yardımları artırmak” dedi.

Çek Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky de, ülkesindeki güvenlik toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Wagner grubunun isyanının “liderlik değişikliğinin yolda olduğunu gösterdiğini” söyledi. Lipavsky, “Muhtemelen Putin’in halefi için verilen mücadelenin yaklaştığı, hatta başladığını söyleyebiliriz” dedi.

NATO’dan açıklama

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise “Hafta sonunda olanlar Rusya’nın iç meselesi ve Putin’in hem Kırım’ı yasa dışı ilhakının hem de Ukrayna’ya açtığı savaşın ne kadar büyük bir stratejik hata olduğunun yeni bir göstergesi” ifadesini kullandı.

Litvanya’nın başkenti Vilnius’a ziyareti sırasında gazetecilere açıklamada bulunan Stoltenberg, “Rusya saldırılarını sürdürdükçe bizim Ukrayna’ya yönelik desteğimiz daha da önemli bir hâl alıyor” diye konuştu.

Paylaşın

Türkiye’de Ele Geçirilen Eroin Miktarı 22 Tonu Aştı

2021’de Avrupa Birliği (AB) üyelerinde ele geçirilen eroin miktarının 9 ton 500 kilogramla iki katından fazla artış gösterdiği, Türkiye’de ise 22 ton 20 kilogramla rekor bir miktarı bulduğu duyuruldu.

2021’de 27 AB ülkesinde yasa dışı uyuşturucu kullanımında aşırı doza bağlı toplam 6 bin 166 ölüm vakası kayıtlara geçerken, bu oranın 2020’ye göre günlük yaklaşık yüzde 17’lik artışa denk geldiği açıklandı.

Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık Gözlem Merkezi (EMCDDA) tarafından yayımlanan 2023 tarihli uyuşturucu raporu, alarm verici veriler ortaya koydu.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Avrupa’da eroin sorununun giderek büyüdüğüne dikkat çekilen raporda, 2021’de Avrupa Birliği (AB) üyelerinde ele geçirilen eroin miktarının 9 ton 500 kilogramla iki katından fazla artış gösterdiği, Türkiye’de ise 22 ton 20 kilogramla rekor bir miktarı bulduğu belirtildi.

En fazla ölüm Almanya’da

Lizbon merkezli kurumun raporuna göre, yasa dışı uyuşturucu madde kullanımı Avrupa’da en fazla Almanya’da can aldı. 2021 verilerine göre, ülkede uyuşturucu nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı bin 826’ya çıktı.

Bu rakamın 2020’ye göre 245 daha fazla ölüm anlamına geldiği belirtildi. Almanya’yı 774 ölümle İspanya takip ederken, üçüncü sırada 450 kişinin hayatını kaybettiği İsveç, dördüncü sırada da 417 uyuşturucu kaynaklı ölümün yaşandığı Fransa yer aldı.

Raporda metodolojik farklılıkların aşırı doza ilişkin verilerde ülkeler arası kıyaslamalarda dikkate alınması gerektiği notu düşüldü.

Rapora göre, 2021’de 27 AB ülkesinde yasa dışı uyuşturucu kullanımında aşırı doza bağlı toplam 6 bin 166 ölüm vakası kayıtlara geçti. Bu oranın 2020’ye göre günlük yaklaşık yüzde 17’lik artışa denk geldiğine dikkat çekildi.

Paylaşın

Avrupa Birliği, Rusya’nın 200 Milyar Eurosunu Dondurdu

Avrupa Birliği’nden Rusya’ya karşı kritik bir hamle geldi. AB, Rusya’ya ait 200 milyar euronun dondurulduğunu duyurdu. Söz konusu parayı, sermaye piyasasında yatırım olarak değerlendirerek bu yatırımın getirisini Kiev’e aktarmak gibi alternatif planlara yönelik istişarelerin ise hala sürdüğü belirtildi.

Konuya ilişkin Haziran ayı sonunda düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nden önce bir karar alınması beklenmiyor. Rusya Merkez Bankası’nın yurt dışında, G7 ve AB ülkelerinde dondurulan varlıklarının yaklaşık 300 milyar euroyu bulduğu belirtildi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, üye ülkelerde Rusya Merkez Bankası’na ait dondurulan varlığın 200 milyar euroya yükseldiğini bildirdi. Alman Welt am Sonntag gazetesinin Komisyon’a dayandırdığı haberinde, Rus merkez bankasının yurt dışında, G7 ve AB ülkelerinde dondurulan varlıklarının yaklaşık 300 milyar euroyu bulduğu belirtildi.

Habere göre, AB içinde Rus oligarklarının da yaklaşık 24 milyar 100 milyon euro tutarında varlığı donduruldu. Bu rakamın geçen yılın eylül ayı sonunda 18 milyar 900 milyon euro olduğu açıklanmıştı. Böylece AB tarafından toplam bin 473 oligark ve 205 Rus firması yaptırım kapsamına alınmış oldu.

Welt am Sonntag’ın bilgi için başvurduğu Federal Maliye Bakanlığı ise, Alman makamlarının son üç ayda, daha öncekilere ek olarak yeni bir Rus varlığını dondurma kararı almadığını bildirdi.

Rusya’nın parası Kiev’e dolaylı yoldan destek olabilir mi?

Ukrayna’daki savaşın yarattığı tahribatın bedelinin Rusya’ya ödetilmesi hedefinin ise yakın gelecek için öngörülebilir olmadığı belirtildi. Bir Komisyon sözcüsü, Brüksel’in Rusya’nın varlıklarına el koyma yetkisi bulunmadığını, dondurulan paranın yaptırımlar sona erdikten sonra iade edilmesi gerektiğini kaydetti.

Söz konusu parayı, sermaye piyasasında yatırım olarak değerlendirerek bu yatırımın getirisini Kiev’e aktarmak gibi alternatif planlara yönelik istişarelerin ise hala sürdüğü belritildi. Konuya ilişkin Haziran ayı sonunda düzenlenecek Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nden önce bir karar alınması beklenmiyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Meta’ya 1,2 Milyar Euro Ceza

Avrupa Birliği (AB), Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın sahibi Meta’ya veri koruma kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 1,2 milyar euro ceza kesti. Meta ise suçlamaları reddediyor.

İrlanda veri koruma otoritesi DPC tarafından Pazartesi günü Dublin’de yapılan açıklamada Meta’nın, Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliğini (GDPR) ihlal ettiği gerekçesiyle 1,2 milyar euroluk rekor para cezasına çarptırıldığı belirtildi.

Ayrıca DPC’nin, Meta’ya ABD’ye veri aktarımını durdurması için beş ay süre verdiği de kaydedildi.

Meta şirketi, Avrupa’daki Facebook kullanıcılarının verilerini AB gizlilik ilkelerini ihlal ederek ABD’li sunuculara aktarmakla suçlanıyor. ABD istihbarat servislerinin böylece Avrupalı kullanıcıların bilgilerine erişebileceğinden endişeleniliyor.

EDPB Başkanı Andrea Jelinek, Meta’nın ihlalinin “sistematik”, “tekrar eden” ve “sürekli” olması nedeniyle çok ciddi olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Andrea Jelinek, “Facebook’un Avrupa’da milyonlarca kullanıcısı var. Bu nedenle aktarılan kişisel verilerin hacmi çok büyük. Benzeri görülmemiş bu para cezası, kuruluşlara ciddi ihlallerin büyük sonuçları olacağına dair güçlü bir işaret.” değerlendirmesinde bulundu.

Meta cezaya itiraz edecek

Meta ise suçlamaları reddediyor. ABD’li şirket, kesilen cezanın “haksız ve gereksiz” olduğunu ileri sürerek, kararla yasal yollardan mücadele edileceğini bildirdi.

Meta daha önce yaptığı açıklamalarda transatlantik veri transferinin uzun vadede mümkün olmaması halinde AB’den tamamen çekilme tehdidinde bulunmuştu.

DPC tarafından Meta’ya kesilen ceza, 2021 yılında Amazon.com’a verilen 746 milyon euroluk cezayı geride bıraktı.

Paylaşın

AB’den 2023 Yılı Türkiye İçin Enflasyon Tahmini: Yüzde 45

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun “Avrupa Ekonomik Tahminleri 2023 İlkbahar” raporunda, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,5, 2024’te yüzde 4 büyüyeceği, enflasyonun bu yıl yüzde 45, 2024’te yüzde 30,3 olması öngörüldü.

Raporda, Avro Bölgesi’ne ilişkin enflasyon beklentisini 2023 için yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. AB için de enflasyon öngörüsü 2023 yılında yüzde 6,4’ten yüzde 6,7’ye çıkartıldı.

Ekonomik görünüme yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkati çekilen raporda, “Daha kalıcı çekirdek enflasyon, hanehalkının satın alma gücünü sınırlamaya devam edebilir.” ifadesi kullanıldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun “Avrupa Ekonomik Tahminleri 2023 İlkbahar” raporu yayımlandı.

Raporda, AB ekonomisinin 2023’te yüzde 1, 2024’te yüzde 1,7, Avro Bölgesi ekonomisinin de 2023’te yüzde 1,1 ve 2024’te yüzde 1,6 büyüyeceği öngörüldü. AB Komisyonu’nun bir önceki “Kış” raporunda, 2023’te AB’nin yüzde 0,8, Avro Bölgesi’nin yüzde 0,9 büyüyeceği tahmin edilmişti.

Son raporla birlikte AB ve Avro Bölgesi’nin bu yılki büyüme beklentileri yüzde 0,2 oranında yukarı yönlü revize edilmiş oldu.

AB Komisyonu, Avro Bölgesi’ne ilişkin enflasyon beklentisini 2023 için yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. AB için de enflasyon öngörüsü 2023 yılında yüzde 6,4’ten yüzde 6,7’ye çıkartıldı.

Böylece AB Komisyonu’nun AB ve Avro Bölgesi enflasyon beklentileri de bu yıl için yukarı yönlü revize edildi.

Öte yandan, enflasyonun 2024 yılında AB’de yüzde 3,1, Avro Bölgesi’nde yüzde 2,8 olması öngörüldü. Geçen yıl enflasyon oranı AB’de yüzde 9,2 Avro Bölgesi’nde de yüzde 8,4 seviyesinde ölçülmüştü.

Raporda, bu yıl İsveç’in yüzde 0,5 ve Estonya’nın yüzde 0,4 küçüleceği, Almanya’nın yüzde 0,2, Fransa’nın yüzde 0,7, İtalya’nın yüzde 1,2 ve İspanya’nın yüzde 1,9 büyüyeceği kaydedilirken, enflasyonun da bu yıl Almanya’da yüzde 6,8, Fransa’da yüzde 5,5, İtalya’da yüzde 6,1 ve İspanya’da yüzde 4 olacağı öngörüldü.

Ekonomik görünüme yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkati çekilen raporda, “Daha kalıcı çekirdek enflasyon, hanehalkının satın alma gücünü sınırlamaya devam edebilir.” ifadesi kullanıldı.

Dünya gazetesinin aktardığı raporda, finansal stresin artış dönemine girmesinin riskten kaçınmaya yol açabileceği ve bunun borç verme standartlarını belirgin biçimde zorlaştırabileceği kaydedildi.

Genişlemeci mali politika duruşunun enflasyonu daha da artırabileceği belirtilen raporda, “Bankacılık sektöründeki çalkantı veya daha geniş jeopolitik gerilimler küresel ekonomi açısından yeni zorluklar ortaya çıkarabilir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, enerji fiyatlarındaki olumlu gelişmelerin enflasyonun daha hızlı düşmesine ve iç talebe olumlu yansımalara yol açabileceği ancak devam eden Rusya-Ukrayna savaşının kalıcı belirsizlikler ortaya koyduğu belirtildi.

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,5, 2024’te yüzde 4 büyüyeceği, enflasyonun bu yıl yüzde 45, 2024’te yüzde 30,3 olması öngörüldü.

Paylaşın