Merkez Bankası Duyurdu: Konut Fiyatları Yüzde 82,8 Arttı

Konut fiyatları kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 82,8 arttı. Üç büyük il incelendiğinde, konut fiyatları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 69,2, 96,3 ve 76,9 arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatlarının en çok arttığı iller ise Ağrı, Ardahan Iğdır ve Kars oldu. Bu illerde konut fiyatları yıllık yüzde 130,7 artış gösterdi. Ayrıca, Çankırı, Kastamonu ve Sinop’ta konut fiyatları yüzde 128,5 artarken, Zonguldak, Bartın ve Karabük’te yüzde 127 arttı.

Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı 30 bin 318,6 lira olurken, ülke çapında 100 metrekarelik bir konutun fiyatı ortalama 3 milyon 318 bin lira oldu. 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatı Ankara’da 2 milyon 329 bin TL, İstanbul’da 4 milyon 453 bin TL, İzmir’de ise 3 milyon 354 bin lira olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2023 Kasım ayına ilişkin Konut Fiyat Endeksini (KFE) açıkladı.

Buna göre; Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında artarak 1150,4 seviyesinde gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 82,8 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 12,4 oranında artış gösterdi.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, kasım ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 0,8, 1,8 ve 2,8 oranlarında arttı. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 69,2, 96,3 ve 76,9 oranlarında arttı.

Paylaşın

2023 yılında Her Gün 5 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2023 yılında her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti: Ocak ayında 115, Şubat ayında 261, Mart ayında 130, Nisan ayında 123, Mayıs ayında 147, Haziran ayında 160, Temmuz ayında 184, Ağustos ayında 206, Eylül ayında 154, Ekim ayında 151, Kasım ayında 145 ve Aralık ayında 156.

Haber Merkezi / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), 2023 İş Cinayetleri raporunu açıkladı. Yüzde 66’sı ulusal basından; yüzde 34’ü ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrenildiği kadarıyla 2023 yılında en az 1932, her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

2023 yılında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle: Ocak ayında en az 115 işçi, Şubat ayında en az 261 işçi, Mart ayında en az 130 işçi, Nisan ayında en az 123 işçi, Mayıs ayında en az 147 işçi, Haziran ayında en az 160 işçi, Temmuz ayında en az 184 işçi, Ağustos ayında en az 206 işçi, Eylül ayında en az 154 işçi, Ekim ayında en az 151 işçi, Kasım ayında en az 145 işçi ve Aralık ayında en az 156 işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: İnşaat, Yol işkolunda 389 işçi; Tarım, Orman işkolunda 371 emekçi (194 işçi ve 177 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 221 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 157 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 116 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 100 işçi; Metal işkolunda 97 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 58 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 55 işçi; Madencilik işkolunda 51 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 47 işçi; Enerji işkolunda 44 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 39 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 30 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 29 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 28 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 24 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 10 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 3 işçi; İletişim işkolunda 2 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 61 işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle: Trafik, Servis Kazası nedeniyle 444 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 291 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 259 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 218 işçi; Deprem nedeniyle 158 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 105 işçi; Şiddet nedeniyle 85 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 80 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 64 işçi; İntihar nedeniyle 64 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 35 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 17 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 112 işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 147 kadın işçi ve 1785 erkek işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle: 14 yaş ve altı 22 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 32 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 396 işçi, 30-49 yaş arası 770 işçi, 50-64 yaş arası 454 işçi, 65 yaş ve üstü 95 işçi, yaşını bilmediğimiz 163 işçi.

AK Parti’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihinden bugüne iş cinayetlerinde en az 32 bin 478 işçi hayatını kaybetti: 2002 yılının son iki ayında en az 146 işçi, 2003 yılında en az 811 işçi, 2004 yılında en az 843 işçi, 2005 yılında en az 1096 işçi, 2006 yılında en az 1601 işçi, 2007 yılında en az 1044 işçi, 2008 yılında en az 866 işçi, 2009 yılında en az 1171 işçi, 2010 yılında en az 1454 işçi, 2011 yılında en az 1710 işçi, 2012 yılında en az 878 işçi, 2013 yılında en az 1235 işçi, 2014 yılında en az 1886 işçi, 2015 yılında en az 1730 işçi, 2016 yılında en az 1970 işçi, 2017 yılında en az 2006 işçi, 2018 yılında en az 1923 işçi, 2019 yılında en az 1736 işçi, 2020 yılında en az 2427 işçi, 2021 yılında en az 2170 işçi, 2022 yılında en az 1843 işçi ve 2023 yılında en az 1932 işçi.

NOT: İSİG Meclisi, iş kazalarını, iş cinayetleri olarak tanımlıyor.

Paylaşın

2023 Yılında Yaşanan Doğal Afetlerde 74 Bin Kişi Hayatını Kaybetti

2023 yılında dünya genelinde yaşanan deprem, kasırga, sel, fırtına ve diğer doğa olayları nedeniyle 74 bin kişi yaşamını yitirirken, 250 milyar dolarlık maddi hasar meydana geldi.

Doğal afetler sonucu kaydedilen ölüm sayısının 2010 yılından bu yana görülen en yüksek rakama ulaşırken, bunun başlıca nedeni Türkiye’de meydana gelen ve 58 bin kişinin hayatına mal olan deprem oldu.

Almanya merkezli reasürans şirketi Munich Re’nin Salı günü yayınladığı yıllık doğal afet raporuna göre 2023 yılında dünya genelinde deprem, kasırga, sel, fırtına ve diğer doğa olayları nedeniyle 74 bin kişi yaşamını yitirdi, 250 milyar dolar maddi hasar meydana geldi.

Raporun güncel baskısında yer alan bilgilere göre 6 Şubat 2023’te Türkiye ve Suriye’de meydana gelen yıkıcı depremler en fazla can kaybına yol açan felaketler oldu. Raporda, söz konusu depremlerin 50 milyar dolarlık toplam zarara ve 5,5 milyar dolarlık sigorta kapsamındaki zarara neden olan küresel ölçekteki en yıkıcı olay olduğuna vurgu yapıldı.

Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) çok sayıda aşırı şiddetli bölgesel fırtınanın da can ve mal kayıplarına yol açtığı kaydedildi. Kuzey Amerika’da geçen kasırga sezonunun nispeten ılımlı geçmesine rağmen kayıpların devam ettiği belirtilirken, bilim insanları atmosferdeki ısınmanın önümüzdeki on yıllarda daha fazla hasara yol açacağını hesaplıyor.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Munich Re Baş Yerbilimcisi Ernst Rauch doğal afetler sonucu kaydedilen ölüm sayısının 2010 yılından bu yana görülen en yüksek rakama ulaştığını söyledi. Rauch, “Bunun başlıca nedeni Türkiye’de meydana gelen ve 58 bin kişinin hayatına mal olan depremdir” diye konuştu.

Şirketten yapılan açıklamada, 250 milyar dolar (yaklaşık 228 milyar euro) tutarındaki ekonomik kaybın, son beş yıla ait verilerin ortalaması alınarak tespit edildiği bildirildi.

Raporda, uzun vadeli eğilimin yukarıya işaret ettiğine vurgu yapılarak, enflasyondan arındırılmış olarak, 1993-2022 yılları arasındaki 30 yılda ortalama maddi hasar 180 milyar ABD doları iken, 2013-2022 yılları arasındaki son on yıllık ortalamanın ise 230 milyar ABD doları olarak tespit edildiği belirtildi.

Reasürans şirketi nedir?

Munich Re, sigorta primlerinin hesaplanmasında önemli olduğu için on yıllardır doğal felaketlerin dünya çapında yol açtığı yıkımı belgeliyor. Reasürans, sigorta şirketlerinin taşıdığı poliçe risklerini başka bir sigorta şirketine sigortalatmasına denir. Halk arasında sigorta şirketlerini de sigortalayan sistem olarak da bilinir.

Paylaşın

2023 Yılında Konkordatoya Başvuran Firma Sayısı 519

2023 yılının tamamında konkordato geçici mühlet kararı verilen dosya sayısı 519 adet olurken, bu sayı iflas ertelemenin kaldırılmasıyla 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan konkordato fırtınasından sonraki en yüksek seviye olarak ölçüldü.

Yanı sıra geçen yılın ocak-kasım döneminde, kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 artarak 19 bin 931’e dayanırken, tasfiye başvurusunda bulunan şirket sayısı 24 bini geçti.

Sözcü’nün haberine göre, Akkuyu Nükleer Santrali ile Enerji Bakanlığı’na bağlı Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin (TEİAŞ) elektrik iletim hatları başta olmak üzere çok sayıda kamu ve özel şirkete iş yapan Oskar Holding’in 4 şirketi ile holdingin sahibi Osman Karagöz, konkordato ilan etti.

641 farklı şirket ve kişiye 2 milyar lirayı aşkın borcu olan holding, konkordato gerekçesini kamudan alacaklarını tahsil edememesi, ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve banka kredilerinin son dönemde kısılmasına bağladı.

Son yıllarda yurtiçi kargo taşımacılığında payını artıran GKN Kargo Lojistik Dağıtım ve Depolama da konkordato istedi.

Halk TV’nin haberine göre, ailenin ikinci kuşak temsilcilerinden Gökhan Akyürek’in yönetim kurulu başkanı olduğu şirket 4 Ocak günü konkordato talebinde bulundu. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yapılan başvuruda, şirketin olası hacizlere karşı korunması talep edildi.

Başvuruya göre şirketin toplam borcu 508 milyon lira seviyesinde. Dava dilekçesine göre, şirketin yaşadığı mali sıkıntının temelinde Galatasaray ile yapılan sponsorluk anlaşma. Dilekçeye göre bu anlaşma mali dengenin bozulmasına neden oldu.

Ekonomim’de yer alan habere göre, 2023 iflas ertelemenin kaldırıldığı 2018 ve 2019’daki “konkordato fırtınası”nın ardından 519 başvuru ile rekorun kırıldığı yıl oldu.

2023 yılının tamamında konkordato geçici mühlet kararı verilen dosya sayısı 519 adet olurken, bu sayı iflas ertelemenin kaldırılmasıyla 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan konkordato fırtınasından sonraki en yüksek seviye olarak ölçüldü.

Yanı sıra geçen yılın ocak-kasım döneminde, kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 artarak 19 bin 931’e dayanırken, tasfiye başvurusunda bulunan şirket sayısı 24 bini geçti.

Paylaşın

2023 Yılında Dış Ticaret Açığı 106 Milyar Dolar

2023 yılında ihracat ondan önceki yıla göre yüzde 0,64 oranında artarak 255 milyar 809 milyon dolar, ithalat ise yüzde 0,51 oranında azalarak 361 milyar 847 milyon dolar oldu. Başka bir ifadeyle 2023 yılının tamamında ticaret açığı 106 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / 2023 yılında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla Almanya (21 milyar 94 milyon dolar), ABD (14 milyar 834 milyon dolar), Irak (12 milyar 789 milyon dolar) olurken, aynı döneminde en fazla ithalat yaptığımız ülkeler sırasıyla Rusya Federasyonu (45 milyar 611 milyon dolar), Çin (44 milyar 980 milyon dolar), Almanya (28 milyar 685 milyon dolar) oldu.

Ticaret Bakanlığı, Aralık 2023 Dış Ticaret verilerini açıkladı. Buna göre; 2023 yılı aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, yüzde 0,44 oranında artarak 22 milyar 999 milyon dolar, ithalat, yüzde 10,73 oranında azalarak 29 milyar 111 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 6,13 oranında azalarak 52 milyar 110 milyon dolar oldu.

2023 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 0,64 oranında artarak 255 milyar 809 milyon dolar, ithalat, yüzde 0,51 oranında azalarak 361 milyar 847 milyon dolar, dış ticaret hacmi, v0,04 oranında azalarak 617 milyar 656 milyon dolar oldu.

2023 yılı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracatın ithalatı karşılama oranı 8,78 puan artarak yüzde 79,00 olarak kayıtlara geçti. Enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 7,67 puan artarak yüzde 95,73 oldu. Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı 2,59 puan artarak yüzde 101,19 oldu.

Aralık ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 679 milyon dolar), ABD (1 milyar 314 milyon dolar) ve Irak (1 milyar 254 milyon dolar) oldu. Aralık ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 46,08 oldu.

2023 yılında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya (21 milyar 94 milyon dolar), ABD (14 milyar 834 milyon dolar), Irak (12 milyar 789 milyon dolar) oldu. Ocak-Aralık döneminde ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 47,30 oldu.

2023 yılında en fazla ihracat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (104 milyar 329 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (45 milyar 758 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (39 milyar 665 milyon dolar) oldu.

Aralık ayında en fazla ihracat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 748 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (4 milyar 537 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (3 milyar 564 milyon dolar) oldu.

Aralık ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler sırasıyla; Rusya Federasyonu (4 milyar 216 milyon dolar), Çin (3 milyar 269 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 515 milyon dolar) oldu. Aralık ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 58,50 oldu.

2023 yılında en fazla ithalat yapılan ülkeler sırasıyla Rusya Federasyonu (45 milyar 611 milyon dolar), Çin (44 milyar 980 milyon dolar), Almanya (28 milyar 685 milyon dolar) oldu. Ocak-Aralık döneminde ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 58,50 oldu.

Aralık ayında en fazla ithalat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (9 milyar 290 milyon dolar), Diğer Avrupa Ülkeleri (6 milyar 368 milyon dolar) ve Asya Ülkeleri (6 milyar 362 milyon dolar) oldu.

2023 yılında en fazla ithalat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (105 milyar 956 milyon dolar), Diğer Asya Ülkeleri (90 milyar 712 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (78 milyar 373 milyon dolar) oldu.

Paylaşın

KCDP Duyurdu: 2023 Yılında 315 Kadın Öldürüldü

2023 yılında 315 kadın öldürülürken, 248 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti. 2018 yılında 308, 2019 yılında 360, 2020 yılında 300, 2021 yılında 280, 2022 yılında 334 kadın öldürüldü.

Öldürülen kadınların yüzde 55’i bir ateşli silahla vurularak, yüzde 31’i bir kesici aletle bıçaklanarak öldürüldü.

2023 yılında öldürülen kadınların yüzde 41’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Bunun yanı sıra evli olduğu erkek tarafından öldürülen 30 kadının fail ile boşanma aşamasında olduğu belirlendi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KDCP), “2023 Kadın Cinayeti ve Şüpheli Kadın Ölüm Gerçekleri Raporu”nu yayınladı. Rapora göre, 2018 yılında 308, 2019 yılında 360, 2020 yılında 300, 2021 yılında 280, 2022 yılında 334 kadın öldürüldü. 2018’te 131, 2019’da 115, 2020’de 170, 2021’de 217, 2022’de 245 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.

2023 yılında 315 kadın erkekler tarafından öldürülürken, 248 kadın ölümünün şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti. 2023’te öldürülen kadınların yüzde 41’i evli oldukları erkekler tarafından öldürüldü. Kadınların yüzde 55’i ateşli silahlar, yüzde 31’i ise kesici aletlerle, yüzde 65’i evde, yüzde 18′ i sokakta öldürüldü.

Rapora göre, öldürülen kadınların yüzde 35’i 19-35 yaş arasındaki kadınlardan oluşuyor. Raporda 2023 yılındaki kadın cinayetlerinin yüzde 10’unda faillerin adli sicil kaydı olduğu bilgisi de yer alıyor. Platformun ulaştığı verilere göre raporda 2023’te öldürülen 315 kadının 155’inin evli, 72’sinin ise bekar olduğuna yer verildi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KDCP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim, “Hergün televizyonlardan, sosyal medyadan gördüğümüz üzere kadınlar erkekler tarafından vahşice öldürülmeye devam ediyor.

Bu yüzden bizler o gerçeklere bir nebze de olsa ulaşabilmek adına kendimiz kadın cinayetleri verilerini raporluyor durumdayız. Şiddet hep uzakta bir yabancı tarafından tanımadığı biri tarafından gelen bir mesele gibi ele alınır. Bu gördüğümüz veride aslında şiddetin öyle uzakta ve bir yabancıdan geldiğini görmüyoruz.

Tam tersine, şiddet tam içimizde ve en yakınlarımızdakilerden bize geliyor durumda. Kadınlar en yakınları tarafından ve silahla öldürülüyor. Büyük bir çoğunluğu silahla öldürülen kadınlar. Şimdi yarısından fazlası gibi bir oran varken neden hala insanlar, katiller, potansiyel failler bu silahlara çok kolayca erişebiliyor durumda.

İnternetten kolaylıkla sipariş ediyorlar ve kadınları öldürecekleri silahlar kargoyla adreslerine kadar teslim ediliyor durumda.6284 etkin uygulanırsa eğer şiddet ilk baş gösterdiğinde durdurmak mümkün. Sonu kadın cinayetleriyle bitmez o zaman.” dedi.

Paylaşın

Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borcu 219,9 Milyar Dolarla Rekor Kırdı

Türkiye’nin vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu borç stokunun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu.

Haber Merkezi / Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, borçlu bazında değerlendirildiğinde ise, toplam borç stoku içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı. Buna göre, ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 14,5 oranında artışla 170,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,5 oranında artarak 65,7 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 9,5 oranında artarak 59,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 16,8 oranında artarak 12,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 7,5 oranında azalarak 20,0 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 10,1 oranında artışla 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 11,7 oranında artışla 14,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında artarak 53,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 13,3 oranında artarak 32,7 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 5,4 oranında artarak 92,2 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 24,9 oranında artarak 92,8 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,5 oranında artarak 76,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ekim sonu itibarıyla 1000 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 269 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 50,8’i dolar, yüzde 23,1’i Euro, yüzde 9,7’si TL ve yüzde 16,4’ü diğer döviz cinslerinden oluştu. 2023 Ekim sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Kuru Beklentisi 29,62 TL

Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,00’ten 29,62 TL’ye indirdi. Banka, kasım ayında yüzde 67,23 olan yıl sonu enflasyon beklentisini aralık ayında yüzde 65,39’a çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 37,71’den yüzde 42,47 bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 37,80’den yüzde 42,50 yükseltti.

Merkez Bankası kasım ayında yüzde 4,1 olan yıl sonu büyüme tahminini aralık ayında da yüzde 4,2 olarak belirledi. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,3 olarak belirledi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı aralık ayı “Piyasa Katılımcıları Anketi” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,23 iken, bu anket döneminde yüzde 65,39 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,94 iken, bu anket döneminde yüzde 41,23 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 25,09 ve yüzde 24,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,71 iken, bu anket döneminde yüzde 42,47 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 37,80 iken, bu anket döneminde yüzde 42,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,00 TL iken, bu anket döneminde 29,62 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,62 TL iken, bu anket döneminde 39,46 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4,1 iken, bu anket döneminde yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 65,39’a Geriledi

Merkez Bankası (TCMB) kasım ayında yüzde 67,23 olan yıl sonu enflasyon beklentisini aralık ayında yüzde 65,39’a, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 43,94’den 41,23’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,00’ten 29,62 TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 37,71’den yüzde 42,47 bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 37,80’den yüzde 42,50 yükseltti.

Merkez Bankası kasım ayında yüzde 4,1 olan yıl sonu büyüme tahminini aralık ayında da yüzde 4,2 olarak belirledi. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,3 olarak belirledi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı aralık ayı “Piyasa Katılımcıları Anketi” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,23 iken, bu anket döneminde yüzde 65,39 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,94 iken, bu anket döneminde yüzde 41,23 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 25,09 ve yüzde 24,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,71 iken, bu anket döneminde yüzde 42,47 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 37,80 iken, bu anket döneminde yüzde 42,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,00 TL iken, bu anket döneminde 29,62 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,62 TL iken, bu anket döneminde 39,46 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4,1 iken, bu anket döneminde yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası, Aralık Ayında Kaç Puan Faiz Artıracak?

14 ve 28 Mayıs seçimleri sonrası yönetimi değişen Merkez Bankası (TCMB), para politikalarında agresif adımlar atmış ve politika faizini yüzde 40’a kadar yükseltmişti.

Haber Merkezi / 2023 yılının son toplantısını haftaya perşembe günü yapacak olan Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz ile ilgili atacağı adım veya adımlar piyasaların sıkı takibinde.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay da faiz artışlarına devam etmesi, ancak artış hızını son üç toplantıdaki 500 baz puandan bu ay 250 baz puana düşürmesi bekleniyor. Merkez Bankası, bir önceki metinde mesajını verdiği üzere, kısa sürede sıkılaştırmayı tamamlayacak.

Merkez Bankası (TCMB), haziranda 650, temmuzda 250, ağustosta 750 baz puan, eylül, ekim ve kasımda 500’er baz puan olmak üzere altı toplantıda toplam 3 bin 150 baz puan faiz artırmıştı. Reuters anketine katılan 12 ekonomistin tamamı yüzde 40 seviyesindeki politika faizinde 250 baz puan artış bekliyor.

Kasım ayında beklentilerin üzerinde politika faizi artışı yapan Merkez Bankası (TCMB) dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını belirtmişti.

Ankette 2024 sonu gelmeden faiz indirimlerinin başlayabileceği de öngörülüyor. On ekonomistlerin 2024 sonu için politika faizi tahminlerinin medyanı yüzde 37.5 seviyesinde. Tahminler yüzde 35 ile yüzde 45 bandında yer alıyor.

“Türk lirasına geçiş zamanı gelmiştir”

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi toplantısına katıldı.

TİM’den yapılan açıklamaya göre, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, fiyat istikrarının istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme için önemine değindiği konuşmasında hem ihracatçıların dış talep nedeniyle yaşadığı zorlukların hem de ekonominin güçlü taraflarının farkında olduklarını belirtti.

Merkez Bankası Hafize Gaye Erkan, küresel ekonominin geçirdiği dönüşümle birlikte Türkiye’nin yükselen potansiyelinden bahsederek “Fiyat istikrarı yoluyla öngörülebilirliğin artması, sizlerin bu potansiyeli gerçekleştirmesinin en güçlü destekçisi olacaktır” dedi.

Merkez Bankası Erkan konuşmasında, uygulanan politikanın etkisinin zamana yayıldığını, diğer yandan öncü gösterge niteliğinde bazı olumlu sonuçların alınmaya başladığını ifade etti.

Erkan, “2024’ün ikinci yarısında başlayacak dezenflasyon döneminden önceki geçiş sürecinde talepte dengelenme yaşanırken, doğru politika tasarımlarıyla, üretimin sürekliliğinin sağlanmasına katkı vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

Kasım Ayı Para Politikası Kurulu kararına atıfta bulunarak dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını ifade eden Merkez Bankası Başkanı Erkan, “Türk lirasına geçiş zamanı gelmiştir. Bunun en doğrudan yansımalarını mevduat gelişmelerinde görüyoruz” dedi.

Paylaşın