Suriye’de Savaş Bitti Mi, Sadece Şekil Mi Değiştirdi?

Suriye’de silahlar susarken, entegrasyon anlaşmaları, yatırım hamleleri ve diplomatik trafik, ülkeyi barışa mı yoksa yeni bir güç dengesizliğine mi taşıyacak sorusu hâlâ yanıt bekliyor.

Haber Merkezi / Suriye’de savaş biteli çok oldu deniyor. Ama gerçekte biten savaş değil, sadece biçim değiştiren bir güç mücadelesi.

Bugün Şam’da atılan her adım, Washington’da, Moskova’da, Tahran’da ve Tel Aviv’de yankı buluyor. Reuters’ın aktardığı üzere merkezi yönetim ile Kürt güçleri arasında imzalanan entegrasyon anlaşması “tarihi” olarak tanımlanıyor.

Evet, kağıt üzerinde bu anlaşma Suriye’nin toprak bütünlüğü adına önemli bir eşik. Ancak Orta Doğu’da tarih, imzalarla değil uygulamalarla yazılır.

Suriye artık klasik anlamda bir iç savaş ülkesi değil; çok aktörlü, çok katmanlı bir yeniden yapılanma laboratuvarı. Telekom ihaleleri ve altyapı projeleri, savaş sonrası dönemin yeni cephesini gösteriyor: silahların yerini yatırım, yaptırım ve nüfuz alıyor.

Ancak bu “normalleşme” görüntüsü aldatıcı olabilir.

Çünkü aynı anda İsrail hava saldırılarını sürdürüyor, İran sahadaki etkisini korumaya çalışıyor, Rusya askeri varlığını tahkim ediyor, ABD ise geri plandan denge kuruyor. Yani Suriye’nin geleceği, Suriyelilerin olduğu kadar başkalarının ajandasına da bağlı.

Buradaki asıl kırılma noktası şu: Suriye, merkezileşmiş ama kapsayıcı bir devlet mi olacak, yoksa fiilen bölünmüş ama harita üzerinde tek kalan bir ülke mi?

Bu soruya net bir cevap verilmiyor; çünkü cevabı henüz kimse bilmiyor. Ancak bildiğimiz bir şey var: Silahlı grupların entegrasyonu başarısız olursa, “devletleşme” süreci sadece yeni bir elit değişimi olarak kalır. Bu da eski kaosun yeni bir ambalajla geri dönmesi demektir.

Ekonomik tablo ise daha da sert. Yıllarca süren savaş, kuraklık ve yaptırımlar, halkı hayatta kalma moduna kilitledi. Yatırım söylemleri yükselirken, sıradan Suriyeli için hâlâ elektrik, gıda ve güvenlik temel sorun olmaya devam ediyor. Eğer yeniden inşa sadece belli çevrelere hizmet ederse, bu barış değil ertelenmiş bir toplumsal patlama olur.

Asıl soru şu: Suriye, dış güçlerin satranç tahtası olmaktan çıkıp kendi kaderini yazabilecek mi?

Bugün atılan adımlar umut verici ama kırılgan. En küçük yanlış hesap, Suriye’yi yeniden “istikrarsızlığın merkezi” haline getirebilir. Bu yüzden önümüzdeki yıllar, Suriye için bir yeniden doğuş değilse bile kesinlikle bir karar anı olacak.

Ya kapsayıcı bir siyasal düzen kurulacak…
Ya da savaş sonrası dönem, savaşın başka bir versiyonu olarak tarihe geçecek.

Suriye’nin geleceği işte bu iki ihtimal arasında şekilleniyor.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir