Erdoğan, Seçim Beyannamesini Açıkladı: Yeter Söz Milletin

AK Parti’nin seçim beyannamesini açıklayan Erdoğan, “Yine bir 14 Mayıs arifesinde, bir kez daha ‘Yeter söz milletin’ demek için biz bir aradayız. Bizim yeter dememiz Bay Bay Kemal’in yeter demesine benzemez” dedi ve ekledi:

“Hayatlarını bu mücadeleye adamış milletin adamlarının kiminin sonu darağacında bitmiş olsa da yüreklerde yaktıkları hak, hukuk, özgürlük, kalkınma ateşi hiç sönmedi.”

Erdoğan “Darbeciler süngüleriyle, bu ateşi söndürmeyi başaramadı. Vesayetçilerin millete tepeden bakan kibirleri bu ateşi söndürmeyi başaramadı.” dedi.

Seçim beyannamesi ve aday tanıtım toplantısı Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle açıklandı.

Erdoğan konuşmasında, “Şu karşımdaki tabloyu gerek salon dışında, gerek salon içinde Türkiye Yüzyılı’nın muştusu olarak görüyorum. Sevginiz, coşkunuz, ahdevefanız, düşmana korku salan aslan yürekleriniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“Yine bir 14 Mayıs arifesinde, bir kez daha ‘Yeter söz milletin’ demek için biz bir aradayız” diyen Erdoğan Bizim yeter dememiz Bay Bay Kemal’in yeter demesine benzemez. Hayatlarını bu mücadeleye adamış milletin adamlarının kiminin sonu darağacında bitmiş olsa da yüreklerde yaktıkları hak, hukuk, özgürlük, kalkınma ateşi hiç sönmedi” diye konuştu.

Erdoğan “Darbeciler süngüleriyle, bu ateşi söndürmeyi başaramadı. Vesayetçilerin millete tepeden bakan kibirleri bu ateşi söndürmeyi başaramadı.” dedi.

Cumhurbaşkanı şöyle devam etti;

“Hamdolsun milletimiz her seferinde iradesine sahip çıktı, istiklaline ve istikbaline sahip çıktı. Yönünü aydınlık geleceğine çevirdi. AK Parti işte bu kutlu mirasın son 21 yıldaki temsilcisi olarak milletimizle gönül gönüle, omuz omuza tarihi bir demokrasi ve kalkınma mücadelesi yürütüyor. Kurulduğumuz günden beri girdiğimiz her seçimi bu çetin mücadelenin yeni adımı yeni safhası olarak yaşadık.

2002 seçimlerine “Tek başına, iş başına” diyerek gittik. Milletimiz bizi tek başımıza iktidara getirdi. 2007 seçimlerine “Durmak yok, yola devam “ diyerek gittik. Milletimiz yolumuzu açtı.

2011 seçimlerine “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” diye gittik. Milletimiz tercihini istikrardan yana kullandı.

2013 seçimlerine “Sen, ben yok, Türkiye var” diyerek gittik. Türkiye’yi yanımızda bulduk. 2018 seçimlerine “Vakit Türkiye vakti” diye gittik, yeni sistem için onay aldık .

Bugün de “Türkiye Yüzyılı için doğru adımlar” diyerek bir kez daha milletimizin huzurundayız. Darbecilere, vesayetçilere, küresel emperyalistlere, siyasi ve sosyal mühendislik projelerine karşı milletimizle birlikle Türkiye Yüzyılı’nın kapısını aralamak için buradayız.

AK Parti’nin 14 Mayıs’ta milletimizin huzuruna çıkacak kadrosu olarak ahdimizi yenilemek için bir aradayız.”

Türkiye Yüzyılı’nın sadece Türkiye’nin değil, İslam aleminden Türk Dünyasına, Balkanlardan Kafkaslara, Asya’dan Afrika’ya tüm dostlarının, tüm insanlığın ortak vizyonu olduğunu” belirten Erdoğan “Çünkü Türkiye sadece 780 bin kilometrekareden ibaret bir ülkenin, Türk Milleti sadece 85 milyon nüfustan ibaret bir toplumun adı değildir. Kalbi bizimle atan her kardeşimiz bu ülkenin ve bu milletin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.

‘Depremlerin izini sileceğiz’

Deprem felaketlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ülkemizin bir köşesindeki insanların evleri başlarına yıkılmışken, diğer hiçbir yerdeki insanımız hayatını hiçbir şey olmamış gibi sürdüremez” dedi ve deprem haberinin alındığı andan itibaren istisnasız her şehrin, her ilçenin, her hanenin, mağdurların imdadına koşmak için seferber olduğunu” belirtti ve şöyle devam etti;

“Devletimiz de, şartların zorluğunu kısa sürede aşarak, tüm gücü, kurumları, personeli ve imkânlarıyla deprem bölgesinde vaziyet aldı. Bu tablo, devletin milleti için var olduğu gerçeğini, her bir insanımızın yüreğine tekrar işledi.”

Allah’ın izniyle, 6 Şubat depremlerinin izlerini de, ‘kerim devlet’ anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde, kısa sürede sileceğiz.”

Önümüzdeki dönemde önceliğimiz elbette, 6 Şubat depremlerinin yıktığı şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak olacaktır.

Allah’ın izniyle, 319 bini bir yılda teslim edilecek şekilde, toplam 650 bin yeni konut yaparak, afetin 11 ilimizde ve mücavirinde açtığı yaraları tamamen saracağız.

Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeliyle, ülkemizin 81 ilinin tamamını, afetlere dirençli şehirler haline dönüştüreceğiz.

Bütüncül risk yönetimiyle, ülkemizi sadece depreme karşı değil, her türlü afete, felakete, tehdide karşı, tüm boyutlarıyla hazırlayacağız. ”

Ekonomi vaatleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomi alanındaki vaatlerini de şöyle sıraladı:

Hayata geçireceğimiz “gelir tamamlayıcı aile destek sistemiyle”, hiçbir hanenin gelirinin belirli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceğiz.

Aile Koruma Kalkanı Programıyla, ev hanımlarının emekliliğine destek vermekten, her ailede en az bir çalışan olmasını sağlamaya kadar pek çok uygulamayı başlatacağız.

Gençlerimizi aile kurmaya teşvik etmek için, eğitiminden istihdamına, evliliğinden çocuk bakımına kadar her alanda kendilerine maddi katkı vereceğiz.

Bu hedeflere ulaşmak için, kaynağı ülkemizin kendi ürettiği doğalgaz ve petrol gelirlerinden sağlanacak bir Aile ve Gençlik Bankası kuracağız.

Yükseköğrenimdeki gençlerimize bir defaya mahsus olmak üzere cep telefonu ve bilgisayar ediniminde vergi muafiyeti sağlayacağız, ayrıca aylık 10 cigabayt ücretsiz internet vereceğiz.

Sosyal yardımlarımızı, yoksul insanlarımıza destek vermenin ötesinde, insanlarımızın yoksulluk seviyesine düşmesini önleyecek bir yaklaşımla yeniden yapılandıracağız.

Sahip olduğumuz kültür-sanat değerlerimizin, her alanda işlenmesini sağlayacak mekanizmalar kurarak, ülkemizin potansiyelini en üst düzeyde harekete geçireceğiz.

Ekonomimizi; yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmeyi sürdüreceğiz.

Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek, ülkemizi bu sorundan mutlaka kurtaracağız.

Memurundan emeklisine ve işçisine kadar çalışanlarımızın ücretlerini daima enflasyonun üzerinde artırarak, refah düzeylerini yükselteceğiz.

Turizmde 90 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri hedefiyle, yatırımı ve tanıtımı hızlandıracağız.

Ülkemizin halen 300 bin civarında olan uluslararası öğrenci sayısını, 1 milyonun üzerine çıkartarak, küresel pazarın yüzde 10’unu elde edeceğiz.

Bilişim ihracatında 15 milyar dolara ulaşarak, ülkemizi bu alanda küresel bir merkez haline dönüştüreceğiz.

Ülkemizi 1 trilyon dolar dış ticaret hacmine ulaştırmaya yönelik hedefimize ulaşana kadar yatırıma, üretime, ihracata yükleneceğiz.

Önümüzdeki dönemde yıllık 5,5 büyüme oranıyla, milli gelirimizi bu dönemde 1,5 trilyon dolara, ardından da asıl hedefimiz olan 2 trilyon dolara çıkartacağız.

Kişi başına düşen milli gelirimizi 3 bin 600 dolardan 10 bin 600 dolara yükselttiğimiz gibi, önümüzdeki dönemde önce 16 bin dolara, ardından da daha yüksek seviyelere ulaştıracağız.

Bu büyüme sayesinde 5 yılda 6 milyon yeni istihdam oluşturarak, işsizlik oranımızı yüzde 7 seviyesine gerileteceğiz.
Kadın ve genç istihdamına özel önem vermeyi sürdüreceğiz.

Kamuya işe alımları, görevin getirdiği zorunluluklar dışında mülakatı kaldırarak, gençlerimizin sınavlardaki başarı sıralamasına göre yapacağız.

Girişimcilerimize verdiğimiz destekle ülkemizden en kısa sürede 15 adet milyar dolar ve 5 adet on milyar dolar değerinde şirket çıkmasını sağlayacağız.

Üretimin tabana yayılmasında çok önemli görev ifa eden KOBİ’lerimizi, büyüyen ekonomimizin lokomotifleri olarak, finansmandan istihdama her alanda daha güçlü şekilde destekleyeceğiz.

Bugüne kadar hassasiyetle devam ettirdiğimiz bütçe disiplininden önümüzdeki dönemde de taviz vermeyeceğiz.

Tasarım ve kriptoloji altyapısını kurduğumuz yeni nesil Dijital Türk Lirası projemizi hayata geçireceğiz.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir