Dünya’nın Yüzde 30’una Koruma

Kanada’nın Montreal kentinde 193 ülkeden beş binden fazla temsilcinin katılımıyla düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 15. Taraflar Konferansı sona erdi. Yaklaşık iki haftadır düzenlenen konferansta önemli bir anlaşmaya varıldı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, anlaşma dünya üzerindeki toplam kara ve deniz alanlarının yüzde 30’unun 2030 yılına kadar koruma altına alınmasını öngörüyor. Yüzde 30’luk oran dünya geneli için geçerli olduğu için bazı ülkelerin koruma yükümlülüğü altına alacağı alanlar diğerlerine göre daha fazla. Şimdiye kadar bu oran, kara alanlarının yüzde 17’si ve deniz alanlarının yüzde 8’i düzeyindeydi.

20 milyar dolarlık uluslararası yardım

Anlaşmada ayrıca 2030 yılına kadar biyolojik çeşitlilik için farklı kaynaklardan 200 milyar dolar toplanmasında mutabık kalındı. Zengin kuzey yarımküre ülkeleri güney yarımküre ülkelerine doğanın korunması için mali destekte bulunacak. Buna göre 2025 yılına kadar kalkınmakta olan ülkelere doğayı korumak için yılda en az 20 milyar dolar destek verilecek. 2030 yılına kadar da bu miktar en az 30 milyar dolara çıkartılacak. Söz konusu meblağın halihazırda biyolojik çeşitlilik için ayrılan kaynağın iki ila üç katına denk olduğu belirtiliyor.

Yeniden doğal hale getirme

Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya üzerindeki kara parçasının üçte biri insan etkisi sonucunda “makul ya da aşırı oranda” tahribata uğramış durumda. Montreal’de varılan anlaşma uyarınca 2030 yılına kadar tahrip olmuş ekosistemin yeniden doğal hale getirilmesi hedefleniyor.

Daha az pesitisit

Avrupa Birliği’nin yanı sıra Brezilya, Hindistan ve Endonezya gibi ülkeler Montreal’deki görüşmelerde çevre kirliliği konusunu ele aldı. Anlaşma “2030 yılına kadar çevre kirliliği risklerini ve çevre kirliliğinin olumsuz sonuçlarını biyolojik çeşitliliğe zarar vermeyecek seviyeye indirmeyi” öngörüyor. Bu hedefe ulaşmak için de imzacı ülkelerin “pestisitler ve tehlikeli kimyasallardan doğan toplam riski yarıya azaltmaları” isteniyor. Plastik nedeniyle oluşan çevre kirliliği de azaltılacak.

Anlaşmanın hayata geçirilmesinin denetlenmesi

2010 yılında düzenlenen konferansta kabul edilen hedeflerden hiçbiri 2020 yılına kadar tutturulamadı. O nedenle ülkeler planlama ve denetim için de bir mekanizma oluşturulması konusunda mutabık kaldı. Ancak varılan mutabakatın Paris İklim Anlaşması’ndan daha az bağlayıcı olduğu belirtiliyor.

Bir sonraki toplantı Türkiye’de

Kanada’daki görüşmelerde Türkiye’yi Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci başkanlığındaki heyet temsil etti. 2024 yılında düzenlenecek bir sonraki taraflar konferansına Türkiye ev sahipliği yapacak. Sözleşmeye 1996 yılında taraf olan Türkiye, sözleşmenin 2024-2026 yılları arasında dönem başkanlığını üstlenecek. Türkiye, dönem başkanlığını 2024’te ev sahipliğini yapacağı BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 16. Taraflar Konferansı’nda Çin’den devralacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir