Reel Sektör Enflasyon Artışı Bekliyor

Mart 2026’da hanehalkı enflasyon beklentisi yüzde 49,89’a yükseldi, reel sektör ve piyasa katılımcıları da artış öngörüyor; enflasyon düşer beklentisi geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart 2026 Sektörel Enflasyon Beklentileri verilerini yayımladı. Piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkı tarafından yapılan 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek analiz edildi.

Mart ayında 12 ay sonrası enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için 0,07 puan artışla yüzde 22,17, reel sektör için 0,90 puan artışla yüzde 32,90, hanehalkı için ise 1,08 puan yükselişle yüzde 49,89 olarak kaydedildi.

Gelecek 12 ayda enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 5,19 puan azalarak yüzde 15,14’e geriledi. Analistler, hanehalkının enflasyon algısındaki yükselişin tüketici davranışlarını ve yatırım kararlarını etkileyebileceğini vurguluyor.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Yükümlülükleri 791,5 Milyar Dolara Çıktı

Türkiye’nin Ocak 2026 net Uluslararası Yatırım Pozisyonu -345,2 milyar dolar olarak gerçekleşti; yurt dışı varlıklar ve yükümlülükler artarken, rezervler ve portföy yatırımları dikkat çekti.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Ocak 2026 verilerini açıkladı.

Merkez Bankası (TCMB), ülkenin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu’nun -345,2 milyar ABD doları olduğunu açıkladı. Aynı dönemde Türkiye’nin yurt dışı varlıkları bir önceki aya göre yüzde 8,1 artışla 446,3 milyar dolara, yükümlülükleri ise yüzde 7,3 artışla 791,5 milyar dolara ulaştı.

Rezerv varlıklar 34,1 milyar dolarlık artışla 218,2 milyar dolara yükseldi. Varlıklar içinde doğrudan yatırımlar yüzde 0,5 artışla 75,5 milyar dolara ulaşırken, diğer yatırımlar yüzde 0,8 azalarak 146,2 milyar dolara geriledi. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 1,3 düşüşle 43,4 milyar dolar oldu.

Yükümlülüklerde doğrudan yatırımlar yüzde 14,4 artışla 231,3 milyar dolara çıkarken, portföy yatırımları yüzde 12,5 artışla 152,1 milyar dolar, diğer yatırımlar ise yüzde 2 artışla 408,1 milyar dolar olarak kaydedildi. Hisse senetleri yükümlülükleri yüzde 26,3 artışla 42,4 milyar dolara yükseldi. Analistler, artan yükümlülüklerin ülkenin dış finansman yapısındaki kırılganlığa işaret ettiğini vurguluyor.

Paylaşın

Hanehalkının Enflasyon Beklentisi Yüzde 49,89

Hanehalkı gelecek yıl enflasyonun yükselmesini beklerken, gıda ve enerji fiyatları öne çıkıyor; altın yatırımda tercih edilirken, konut ve döviz beklentilerinde sınırlı artış gözleniyor.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Mart ayı Hanehalkı Beklenti Anketi’ni yayınladı.

Hanehalkının gelecek 12 ay için yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 1,08 puan artışla yüzde 49,89’e yükseldi. Katılımcılar, fiyatların en çok arttığını ve önümüzdeki yıl en çok artmasını bekledikleri ürün grupları olarak “gıda” ve “yakıt-enerji”yi işaret etti. Gıdada fiyat artışını en yüksek görenlerin oranı ise 0,6 puan azalarak yüzde 40,5 oldu.

Konut fiyatları beklentisi bir önceki aya göre 0,36 puan düşerek yüzde 35,05, ABD Doları kuru beklentisi ise 0,59 TL artarak 52,15 TL olarak gerçekleşti. Yatırım tercihlerinde “altın alırım” diyenler yüzde 55,2 ile ilk sırada yer alırken, “ev/dükkan/arsa alırım” diyenlerin oranı 1,5 puan azalarak yüzde 28,5 oldu. Analistler, hanehalkının yatırımda temkinli davranmayı sürdürdüğünü ve altının güvenli liman rolünü koruduğunu belirtiyor.

Paylaşın

Bahçeli’den Kardeşlik Mesajı: Türk İle Kürt Bozulmayacak Kardeşliğin Nişanesidir

Devlet Bahçeli, Türkiye’nin hem bölgesinde hem dünyada barış ve güvenin teminatı olacağını vurguladı: Terörsüz Türkiye’ hedefi Türk-Kürt kardeşliğinin güvencesidir, milli birlik ve dayanışma temelinde sürecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bahçeli, Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel barış ve güvenlik vizyonunu detaylandırdığı kapsamlı açıklamasında, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” ve “Terörsüz Türkiye” hedeflerini vurguladı. Bahçeli, Türkiye’nin mazlum coğrafyalar için bir umut ve barış merkezi olabileceğini söyledi.

Bahçeli, konuşmasında Türk-İslam coğrafyalarında savaşların sona ermesini ve masum halkın korunmasını öncelikli hedef olarak belirledi. “Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun” diyen Bahçeli, Türkiye’nin bu vizyonla süper güç yolunda ilerleyeceğini ifade etti.

“Al bayrak jeopolitiğinin önü ardına kadar açıktır” diyen Bahçeli, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet mirasındaki stratejik vizyonun Türkiye’ye yön verdiğini belirtti. Dünyaya yalnızca Ankara’dan bakacak şekilde yürütülecek diplomasi ve siyasetle Türkiye’nin saldırgan olmayan bir küresel lider olacağını söyledi.

Bahçeli, bölgedeki güncel krizlere de değinerek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirdi. İran’ın kolay lokma olmadığını, halkının kenetlendiğini ve saldırılara karşı güçlü bir savunma sergilediğini belirtti. Bahçeli, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefinin hem Allah’ın bir lütfu hem de Türk milletinin tarihi iradesinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Terörle mücadelede kararlılık mesajı veren Bahçeli, “Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir” ifadesiyle Türkiye’de etnik ve mezhep temelli ayrışmalara karşı milli birlik ve beraberliğin altını çizdi. Süreçte sabır, tevazu ve teenni ile adımlar atılacağını ifade eden Bahçeli, “Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız” dedi.

Bahçeli, Türkiye’nin enerji ve su kaynakları üzerinden yürütülen emperyal planlara karşı milli çıkarların korunacağını vurguladı. “Buralarda petrol bitmedikçe, gaz bitmedikçe, su bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir” diyen Bahçeli, mazlum coğrafyalardaki insanlığın korunması için Türkiye’nin kararlı duruşunu sürdüreceğini belirtti.

Konuşmasını barış, kardeşlik ve milli birlik temasıyla tamamlayan Bahçeli, Türkiye’nin bölgede ve dünyada örnek gösterilecek bir güç olacağını, Türk milleti olarak tüm zorluklara rağmen bir arada duracaklarını kaydetti.

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borçta Rekor Serisi Devam Ediyor

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç (KVDB) stoku, Ocak ayı itibarıyla bir önceki aya göre yüzde 3,6 artışla 173,4 milyar dolara yükseldi. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalan toplam borç ise 239,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Bankalar kaynaklı KVDB, önceki aya göre yüzde 7 artarak 77,5 milyar dolara ulaştı. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler ise yüzde 3,3 artışla 8,9 milyar doları buldu. Yurt dışı yerleşik bankaların Türkiye’deki mevduatları da yükselişte; döviz cinsinden mevduatlar yüzde 2,3 artışla 19,4 milyar dolar olurken, banka dışı yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları yüzde 4,3 artışla 22,2 milyar dolara çıktı. TL cinsinden mevduatlar ise güçlü bir yükselişle yüzde 14,5 artarak 27,1 milyar dolara ulaştı.

Diğer sektörlerin KVDB stoku ise bir önceki aya göre hafif bir düşüşle yüzde 0,1 azalarak 68,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu sektörlerin dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri yüzde 1,6 azalarak 61,5 milyar dolar olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 16,3 artışla 6,8 milyar dolara yükseldi.

Döviz dağılımı incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 33,7’si ABD doları, yüzde 26,9’u Euro, yüzde 25,5’i Türk lirası ve yüzde 13,9’u diğer döviz cinslerinden oluşuyor.

Kalan vadeye göre KVDB stokunda ise yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’deki bankalardaki mevduatları 68,7 milyar dolara yükselirken, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri toplamda 71,0 milyar dolara ulaştı.

Uzmanlar, kısa vadeli dış borçta yaşanan artışın finansal istikrar açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Paylaşın

Özgür Özel: Turbun Büyüğü Recep Tayyip Erdoğan

CHP lideri Özgür Özel, TBMM grup toplantısında hem ekonomi hem yargı üzerinden iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Akaryakıt zamlarından yargıya güvene, mal varlığı iddialarından İBB davasına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada ekonomi, yargı ve siyaset gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Özel, zamların yeni bir enflasyon dalgasını tetikleyebileceğini söyledi. Hükümete çağrıda bulunan Özel, “Cumhurbaşkanı Erdoğan bir imzayla KDV’yi yüzde 1’e indirebilir. Bu adım atılırsa hem pompa fiyatları düşer hem de mazot fiyatlarını yüzde 20 bandında tutabiliriz. Kısa vadede vergi kaybı olur ama uzun vadede enflasyonun önüne geçilir” dedi.

Yargıya güven konusuna da değinen Özel, Türkiye’de yargıya duyulan güvenin ciddi biçimde eridiğini belirtti. “Yargıya güven yüzde 18’e düşmüşse, artık hiçbir şeye güven kalmamıştır” diyen Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Gürlek’in mal varlığına ilişkin iddialarını yineleyen Özel, 16 taşınmaza dair belgelerin ellerinde olduğunu söyledi. “Bu malların ID numaraları ortada ve yalanlanamıyor. Gösterilen tapularda yer almayan taşınmazlar var. Açıklamalarla belgeler çelişiyor. Bu farkın hesabı verilmelidir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında yargı süreçlerine müdahale iddialarını gündeme getiren Özel, bazı isimler üzerinden yürütülen ilişkileri eleştirdi. Adalet Bakanlığı çevresinde gayriresmi yapılanmalar olduğunu öne süren Özel, bu yapıların kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığını iddia etti.

Özel, Gezi davası tutuklularına ve çeşitli yargı süreçlerine de değinerek, “Bu ülkede adalet duygusu ağır yara almıştır. İnsanlar ailelerinden koparılıyor, hukukun temel ilkeleri yok sayılıyor” dedi. Tayfun Kahraman ve diğer tutuklular üzerinden örnekler veren Özel, yaşananların vicdanları yaraladığını ifade etti.

İktidarın “terörsüz Türkiye” söylemini de eleştiren Özel, mevcut yargı anlayışıyla bu hedefin gerçekleşemeyeceğini savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, “Bu iddialar size hiç ulaşmadı mı? Her şey sizin bilginiz dahilinde yürütülüyor. Turbun büyüğü Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyerek sözlerini sertleştirdi.

İBB davasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, kamuoyunda gündeme getirilen birçok iddianın iddianamede yer almadığını belirtti. Gizli tanık tartışmalarına dikkat çeken Özel, davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savundu.

Dış politika başlığında ise iktidarın İsrail-ABD-İran hattındaki tutumunu eleştiren Özel, Türkiye’nin edilgen bir pozisyonda olduğunu öne sürdü. “Tarafsızlık görüntüsü altında aslında başkalarının planının parçası olunuyor” diyen Özel, Türkiye’nin daha aktif ve bağımsız bir politika izlemesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen Özel, “Bu ülke zorla yönetilemez. Türkiye’yi daha fazla yıpratmadan en kısa sürede sandığın gelmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Türkiye, Gıda Enflasyonunda Dünya Liderleri Arasında

Türkiye, yıllık yüzde 36,44 gıda enflasyonu ile dünya genelinde Arjantin’i geride bıraktı. Artan fiyatlar, sağlıklı beslenmeyi toplum için lüks hâline getirdi.

Haber Merkezi / Türkiye’nin mutfak harcamalarındaki kronik artış, küresel istatistiklerde üst sıralara tırmanmaya devam ediyor. TÜİK’in Şubat 2026 verilerini analiz eden Sözcü yazarı ve vergi uzmanı Ozan Bingöl, gıda fiyatlarındaki yıllık yüzde 36,44’lük artışın Türkiye’yi 175 ülke arasında en yüksek enflasyona sahip üçüncü ülke konumuna getirdiğini belirtti.

Ocak ayında dünya sıralamasında dördüncü olan Türkiye, Şubat ayında bir basamak yükselerek Arjantin’in önüne geçti. Bingöl’ün paylaştığı verilere göre Türkiye, Avrupa ve G20 ülkeleri arasında gıda enflasyonu liderliğini açık ara koruyor.

Bingöl durumu şöyle özetliyor: “Ocak ayında yüzde 6,59, Şubat ayında ise yüzde 6,89 olan sadece bir aylık gıda enflasyonumuz, dünyadaki 145 ülkenin yıllık toplam enflasyonunun üzerine çıkmıştır. Bu tablo, mevcut tarım ve bütçe politikalarının gıda enflasyonunu durdurma noktasında yetersiz kaldığının kanıtıdır.”

Gıda arz güvenliğinin yalnızca bir ekonomi başlığı olmadığını vurgulayan Bingöl, sağlıklı gıdaya erişimin kısıtlanmasının toplumsal yapı üzerinde kalıcı hasarlar bırakabileceğine dikkat çekti. Ona göre, sağlıklı ve erişilebilir gıda arzı sağlamak, iktidarların en öncelikli milli güvenlik görevi olmalı.

Bingöl ayrıca tarım politikalarındaki tercihlerin ve bütçe dağılımının gıda fiyatlarını düşürmeye yönelik bir ufuk sunmadığını savunuyor. Artan fiyatların toplumun büyük kesimi için yeterli beslenmeyi lüks hâline getirdiği ifade ediliyor.

Paylaşın

Tüketicinin Ekonomiye Güveni Mart’ta Geriledi

Şubat ayında 85,7 puan olan tüketici güven endeksi, Mart ayında 85,0 seviyesine geriledi. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketinin sonuçları, Mart ayında tüketici güveninde hafif bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Şubat ayında 85,7 puan olan tüketici güven endeksi, Mart ayında yüzde 0,8 azalarak 85,0 seviyesine geriledi.

Endeksin alt kalemlerine bakıldığında, mevcut dönemde hanenin maddi durumu 71,3’ten 72,8’e yükselerek olumlu bir tablo çizdi. Ancak gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi 86,8’den 85,6’ya düşerken, genel ekonomik durum beklentisi 81,4’ten 79,1’e geriledi.

Dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama düşüncesi ise 103,2’den 102,7’ye hafif bir azalış gösterdi. Uzmanlar, tüketicilerin mevcut mali durumlarındaki iyileşmeye rağmen ekonomik belirsizliklerin gelecek beklentilerini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.

Ekonomistler, Mart ayındaki bu küçük düşüşün endeksin genel olarak istikrarlı seyrini bozmadığını, ancak önümüzdeki dönemde küresel ve iç ekonomik gelişmelerin tüketici güveni üzerinde belirleyici olacağını belirtiyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini /  beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Bakırhan’’dan Kürtler Arasında Birlik Çağrısı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürt partilerine ve kurumlarına birlik çağrısında bulunarak, “Kaderimizin belirlendiği bu süreçte hiçbir Kürt partisi birlikten kaçmamalıdır. Bu yol mutlaka başarıya ulaşacaktır” ifadelerini kullandı.

İstanbul’dan Urfa’ya, İzmir’den Batman’a kadar 25 farklı noktada eş zamanlı olarak kutlanan Newroz, Van’da sağanak yağmur ve soğuk havaya rağmen büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Newroz ateşinin yakılmasının ardından halka hitap eden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van halkının baskılara ve kayyım politikalarına karşı duruşunu selamlayarak konuşmasına başladı.

Bakırhan, 2026 Newrozu’nun sembolik önemine dikkat çekerek, bu yılki kutlamaların sadece bir anma değil, geleceği kurma iradesi olduğunu belirtti. Alanı dolduran kitleye seslenen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı: “2026 Newrozu başka bir Newroz’dur. Bu Newroz, kurucu bir Newroz’dur; yeni bir dönemin Newrozudur. Biz çatışmaların ve şiddetin olmadığı, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüldüğü bir yaşamı inşa etmeye çalışıyoruz. İnşallah Ankara’da esen barış rüzgarları Van’a da uğrar.”

“Ne Emperyalizm Ne Molla Rejimi”

Ortadoğu’daki sıcak gelişmelere ve İran’daki duruma da değinen Bakırhan, demokratik değerleri benimsemeyen ülkelerin dış müdahalelere açık hale geldiğini savundu. İran’daki “Jîn Jiyan Azadî” direnişine destek veren Bakırhan, çözümün halkların kimlik haklarının tanınmasından geçtiğini söyledi. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının önemine vurgu yaparak, bu çağrının tüm bölge ülkeleri için bir “aydınlık ışığı” olduğunu ifade etti.

Konuşmasında Kürt halkının taleplerini net bir şekilde sıralayan Bakırhan, çözümün anahtarının inkar değil tanınma olduğunu belirtti:

Kimliklerin anayasal güvence altına alınması,
Anadilinde eğitim hakkı,
Kayyım siyasetine son verilerek yerel demokrasinin tesisi,
Siyasi tutsakların özgürlüğü ve Sayın Öcalan’ın statüsünün netleşmesi.

Demokrasi mücadelesinin sadece Kürtleri değil, tüm Türkiye’yi kapsadığını hatırlatan Bakırhan, batıdaki yurttaşlara da seslendi. Bu sürecin Türkiye’yi bölen değil, aksine birleştiren ve kardeşleştiren bir süreç olduğunu ifade ederek Karadeniz’den Trakya’ya kadar herkesi barışa katkı sunmaya davet etti.

Ulusal Birlik Çağrısı

Konuşmasının sonunda Kürt partilerine ve kurumlarına “Ulusal Birlik” çağrısı yapan Bakırhan, Ortadoğu’da kartların yeniden karıldığı bu dönemde Kürtlerin ortak bir stratejiyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. “Kaderimizin belirlendiği bu süreçte hiçbir Kürt partisi birlikten kaçmamalıdır,” diyen Bakırhan, Van halkının kararlı duruşunun başarıya ulaşacağını belirterek sözlerini noktaladı.

Paylaşın

Hatimoğulları: Yasal Adımları Derhal Hayata Geçirmeli

İstanbul Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen Newroz kutlamasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Artık temenniler bitmeli, somut adımlar atılmalıdır. Ankara barışın sesine kulak vermeli ve yasal adımları derhal hayata geçirmelidir” dedi.

İstanbul’daki 2026 Newrozu, “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla milyonları bir araya getirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, alanları dolduran halkı selamlayarak, ezilenlerin, kadınların, işçilerin ve emekçilerin barış ve demokrasi taleplerini dile getirdi.

Hatimoğulları konuşmasına, “Merhaba ezilenlerin, kadınların, işçilerin, emekçilerin kenti İstanbul! Dün Newroz’un kalbi Amed’de, Mahabad’da, Hewlêr’de, Süleymaniye’de ve Kobanî’de attı. Bugün ise İstanbul’da atıyor. Aç kalana aş, çaresiz kalana derman, dışlanana yuvasın sen İstanbul” sözleriyle başladı. Ayrıca, Sırrı Süreyya Önder ve Salih Müslim’i saygıyla andı, Kobanî’den selamlar getirdiklerini belirtti.

Tülay Hatimoğulları, Newroz’un sadece iktidara değil bölge ve dünyadaki tüm güçlere mesaj verdiğini vurgulayarak, “Bu Newroz, isyandan inşaya geçişin ilk eşiğidir. Demokratik cumhuriyeti hep beraber inşa edeceğiz. Artık çatışma değil müzakere, inkar değil demokratikleşme zamanı. Temenniler bitmeli, somut adımlar atılmalıdır” dedi.

Hatimoğulları, Amed ile İstanbul’un birbirinin ikizi olduğunu belirterek, “Amed’in barışı, İstanbul’un demokrasisinin kendisidir. Mahkeme salonları değil, halk meydanları barışı ve demokrasiyi gösterir. Ankara halkın sesini duymalı ve hukuksuzluklar sona ermeli” diye konuştu. Belediye başkanları ve eşbaşkanlarının görevlerine iade edilmesi, cezaevindekilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Konuşmasında Kürt halkının tarihsel mücadelesine değinen Tülay Hatimoğulları, “Bu başarı Newroz meydanlarını dolduran, direnen, bedel ödeyen halkın, Mazlumların ve 12 metrekarelik hücresinde Türkiye’ye barışı ve Kürtlere özgürlüğü sunan Sayın Abdullah Öcalan’ın başarısıdır. Newroz pîroz be!” dedi. Konuşma, “Sayın Abdullah Öcalan’a özgürlük!” sloganlarıyla karşılık buldu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, muhalefeti Kürt sorununun demokratik çözümüne katkı sunmaya çağırdı: “Bu rolü oynamak sadece iktidara yürümek değil, gelecek yüzyıla damga vurmak demektir.” Ayrıca topluma, Ankara’yı beklemeden Türkiye’nin tüm kentlerinde barış taleplerini yükseltme çağrısı yaptı.

2026’da Barış ve Demokrasi Meşalesi

Hatimoğulları, halkın mücadelesine güvenini vurgulayarak, 2026 yılında milyonlarla beraber barışın ve demokrasinin meşalesini yakacaklarını söyledi: “Cemre toprağa, suya ve havaya düştü. Bugün Newroz meydanından barış cemresini bu topraklara armağan ediyoruz. Özgürlük ve demokrasi için hep birlikte el ele olmaya devam edeceğiz. Bekle bizi İstanbul, sen bize yakışırsın, biz sana yakışırız.”

Paylaşın