Seçmenlerin Yüzde 68’i “Duruşmalar TRT’ten Yayımlansın” Diyor

“Belediye Başkanlarının Yargılandığı Davalar TRT’den Canlı Yayımlansın mı” sorusuna, seçmenlerin yüzde 68’i, “halkın her şeyi görmeye hakkı var” diyerek TRT’den canlı yayımlamasını istiyor.

GÜNDEMAR Araştırma’nın 20-26 Temmuz tarihlerinde yaptığı “Türkiye Gündemi” araştırmasına göre seçmenin yüzde 46’sı CHP belediyelerine yönelik tutuklamaların “haksız ve siyasi olduğunu” belirtirken, her dört seçmenden biri “kararları hukuka uygun” olarak değerlendiriyor. 

Araştırmanın Türkiye genelinde CATI (Bilgisayar Destekli Telefonla Görüşme) ve CAWI (Bilgisayar Destekli Çevrimiçi Anket) yöntemleri bir arada 60 il ve 539 ilçede 2 bin 256 kişi ile yapıldı.

Anket sonuçlarına göre; “Belediye Başkanlarının yargılandığı davalar TRT’den canlı yayımlansın mı” sorusuna her dört kişiden üçünün “duruşmalar TRT’den canlı yayımlansın” yanıtını verdiği görüldü. Katılımcıların yüzde 61’i ise Tele1, Halk TV, Sözcü TV ve Now TV gibi televizyon kanallarına yönelik yayın durdurma ve kapatma cezalarını “basın özgürlüğüne müdahale” olarak değerlendirdi. 

Araştırma şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tamer Bolat araştırma sonuçlarını şöyle açıkladı: 

”Araştırma’nın “Belediye Başkanlarının Yargılandığı Davalar TRT’den Canlı Yayımlansın mı” sorusuna her dört kişiden üçü, yani yüzde 68’i, “Halkın her şeyi görmeye hakkı var” diyerek duruşmaların TRT’den canlı yayımlamasını desteklediği görülmüştür. Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 23’ü böyle bir yayın sürecinin “yargıyı siyasallaştıracağı” kanaatini belirtirken yüzde 9’luk bir kesim de fikrini belirtmemiştir.  

Duruşmaların TRT’den yayımlanması talebi yalnızca CHP, İYİ Parti veya DEM Parti seçmeninde güçlü bir talep değildir, AK Parti ve MHP seçmeninde de güçlü bir taleptir. CHP seçmenin yüzde 69’u, İYİ Parti seçmenin yüzde 81’i, DEM Parti seçmenin yüzde 80’i, AKP seçmeninin 66’sı, MHP seçmeninin de yüzde 64’ü “duruşmalar canlı yayımlansın” talebini desteklemektedir. 

Bu sonuçlar iktidar bloğu içinde de şeffaflık yönünde güçlü bir talebin varlığını ortaya koymaktadır. 

Seçmenin çoğu TRT’ye güvenmiyor

TRT yayınlarına güveni de ölçen araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı. “TRT yayımlarını genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna katılımcıların yalnızca üçte biri, yüzde 33’ü “TRT’nin tarafsız ve objektif yayın yaptığını” belirtirken, katılımcıların yaklaşık yarısı, yüzde 47’si “TRT’nin iktidar yanlısı yayın yaptığını” belirtmektedir. “Fikrim yok / Cevap yok” diyenlerin oranı ise yüzde 20.

AK Parti seçmeninin yüzde 52’si, MHP seçmenin ise yalnızca yüzde 35’i “TRT’nin tarafsız yayın yaptığını” belirtirken, AK Parti seçmenin yüzde 25’i, MHP seçmenin yüzde 52’si “TRT’nin iktidar yanlısı yayın yaptığına” inanmaktadır. Bu oran CHP seçmenin de yüzde 64, İYİ Parti seçmenin de ise 74.

Bu konuda benzer bir sonuç da “TRT, belediye başkanlarına yönelik davaları yayımlaması durumunda bu süreci tarafsız ve kesintisiz biçimde aktarır mı?” sorusunda ortaya çıkıyor. Bu soruya katılımcıların yalnızca yüzde 37’si “evet” derken, yüzde 49’u “TRT’nin böyle bir süreçte taraflı yayın yapacağına” inanıyor.  Bu sonuçlara rağmen Türkiye genelinde her 4 kişiden 3’ü (yüzde 74) TRT’de böyle bir yayın olursa izleyeceğini belirtmiştir. Böyle bir yayını “izlemeyeceğini söyleyenlerin” oranı ise yalnızca yüzde 18’dir. 

Partiler düzeyinde ise AK Parti seçmeninin yüzde 76’sı, CHP seçmeninin yüzde 74’ü, MHP seçmeninin yüzde 65’i, İYİ Parti ve TİP seçmeninin yüzde 70’i “izlerim” derken DEM seçmeninde bu oran yüzde 100’e yaklaşmaktadır. 

Katılımcılara Tele1, Halk TV, Sözcü TV ve Now TV gibi televizyon kanallarına yönelik yayın durdurma ve kapatma cezalarını “nasıl değerlendiriyorsunuz” diye soran GÜNDEMAR Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 61’i bu cezaları “basın özgürlüğüne müdahale” olarak değerlendirmiştir. Katılımcıların yüzde 27’si ise bu cezaların “yayın ilkelerinin ihlali nedeniyle” gerekli olduğunu belirtmiştir. Yüzde 12’lik bir kesim ise fikir belirtmemiştir. 

Bu oranların partilere dağılımında ise CHP seçmeninin yüzde 82’si, İYİ Parti seçmenin yüzde 76’sı, DEM Parti seçmeninin yüzde 94’ü yayın durdurma ve kapatma cezalarının basın özgürlüğü ihlali olduğunu belirtmiştir. AK Parti seçmeninin yüzde 37’si, MHP seçmenin yüzde 58’i de kararları basın özgürlüğü ihlali olarak değerlendirmiştir. 

Katılımcılara “bazı gazetecilerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz” diye soran GÜNDEMAR Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 52’si, bu gözaltı ve tutuklamaları siyasi bir susturma aracı olarak değerlendirirken, yüzde 34’ü de bu müdahaleleri hukuki gerekçelere dayanan gerekli uygulamalar olarak görmektedir. 

Bu sonuç toplumun yarısından fazlasının gazetecilere yönelik bu tür işlemleri hukuktan ziyade politik bir baskı aracı olarak algıladığını göstermektedir. Nitekim bu sonuç muhalefet seçmenin de açıkça görülüyor. CHP seçmeninin yüzde 77’si, İYİ Parti seçmenin yüzde 75’i, DEM Parti seçmenin yüzde 58’i gazetecilere yönelik göz altıları ve tutuklamaları “siyasi bir susturma aracı” olarak görüyor. Bu oran AK Parti seçmeninde yüzde 32’i, MHP seçmeninde yüzde 43. 

Araştırmanın diğer bir sonucu da medyaya ve gazetecilere yönelik yaptırımlarda “Çifte Standart” algısının hakim olduğunu ortaya koyuyor. Nitekim “Medya kuruluşlarına yönelik cezaların ve gazetecilere açılan soruşturmaların herkese eşit şekilde uygulandığına inanıyor musunuz” şeklindeki soruya katılımcıların yüzde 62’si “hayır bu yaptırımlar eşit şekilde uygulanmıyor, çifte standart var” diye cevap vermiştir. Yalnızca yüzde 25’lik bir kesim bu uygulamaları eşit bulurken, yüzde 13’lük kesim ise görüş belirtmemiştir. 

CHP seçmeninin yüzde 86’sı,  İYİ Parti seçmeninin yüzde 91’i, DEM Parti seçmeninin yüzde 53’ü, “medya yaptırımlarının eşit uygulanmadığını düşünürken”, AK Parti seçmeninin yüzde 47’si yaptırımların eşit şekilde uygulandığını, yüzde 36’sı da çifte standart olduğunu ifade etmiştir. MHP seçmeninde ise “eşit uygulandığına inanların oranı yalnızca yüzde 14, çifte standart olduğuna inanların oranı yüzde 58’dir. 

Paylaşın

Mehmet Şimşek Borçlanmayla Övündü

Mehmet Şimşek, Dünya Bankası’nın toplam 657,7 milyon avroluk bir finansman paketini onaylamasına ilişkin yaptığı açıklamada, bu onayın Türkiye’nin ekonomi programına olan güvenin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Dünya Bankası, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek amacıyla “Türkiye İletim Sisteminin Dönüştürülmesi Projesi” (İSDP) için toplam 657,7 milyon avro tutarında bir finansman paketini onayladı. Bu paket, Türkiye’nin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji entegrasyonu hedeflerini destekleyecek.

Söz konusu finansman paketi şu bileşenlerden oluşuyor:

625 milyon avro Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) kredisi
32,798 milyon avro (yaklaşık 38 milyon dolar eşdeğeri) Temiz Teknoloji Fonu (CTF) kredisi
2 milyon dolar tutarında CTF hibesi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bu onayın Türkiye’nin ekonomi programına duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Şimşek, “Ekonomi programımıza duyulan güven sayesinde uluslararası kuruluşlardan temin edilen uzun vadeli ve uygun koşullu dış finansman artıyor. Kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda 2025 yılında sağladığımız kaynak tutarı 7 milyar dolara ulaştı” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İmam Hatip Ve Meslek Liseleri Boş Kaldı

Sınavla öğrenci alan 837 Anadolu imam hatip lisesinin 236’sının kontenjanı doldurulamadı. Benzer bir tablo mesleki ve teknik Anadolu liselerinde de yaşandı. Tercih edilebilen meslek liselerinden 294’ünde boşluklar oluştuğu belirtildi.

Liselere Geçiş Sistemi kapsamında düzenlenen sınavın 14-24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen tercih dönemi tamamlandı. LGS Sınavı’nın tercih sonuçlarına göre, Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler liselerine ayrılan kontenjanların tamamı doldu.

Türkiye genelinde, sınavla öğrenci alan 533 Anadolu lisesinin yalnızca yedisinde kontenjan boşlukları oluştu. Anadolu liselerindeki boş kontenjan sayısının yalnızca 143 olduğu bildirildi.

Sayıları giderek artırılan Anadolu imam hatip liseleri ise tercih edilmedi. Buna göre, sınavla öğrenci alan 837 Anadolu imam hatip lisesinin 236’sının kontenjanı doldurulamadı. Anadolu imam hatip liselerindeki toplam boş kontenjan sayısı kayıtlara, 3 bin 825 olarak geçti.

Benzer bir tablo mesleki ve teknik Anadolu liselerinde de yaşandı. Tercih edilebilen meslek liselerinden 294’ünde boşluklar oluştuğu belirtildi. Mesleki eğitim veren liselerdeki boş kontenjan sayısı ise 4 bin 898 ile ifade edildi.

“Her yıl karşılaşılan olağan tablo”

Eğitim Uzmanı Salim Ünsal, tercih sonuçlarına ilişkin BirGün’den Mustafa Bildirici‘ye değerlendirmelerde bulundu. Tabloyu, “Her yıl karşılaşılan olağan tablo” olarak değerlendiren Ünsal, şunları söyledi:

“Mesleki ve teknik Anadolu liseleri ile Anadolu imam hatip liselerinde her yıl genel anlamda boşluklar oluşuyor. Bu okulların proje okul olarak adlandırılmasının toplumdaki beklentiyi karşılayamadığı görülüyor. Öğrencilerin büyük bölümünün fen, sosyal bilimler ve Anadolu liselerini tercih ettiği net şekilde sonuçlarla ortaya konuluyor.

Eğitimle ilgili planlama ne ise kontenjanlar da ona göre belirleniyor. Kontenjanlar yalnızca öğrencilerin tercihleri doğrultusunda belirlenseydi imam hatiplerin ve mesleki eğitim veren liselerin kontenjanının daha az olması gerekirdi.”

Ünsal, 4-6 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek nakil tercihleriyle ilgili de konuştu. Nakil döneminde büyük hareketlilik beklenmemesi gerektiğini kaydeden Ünsal, “Nakillerin gerçekleşmesi için üst sıralardaki okulların boşalması gerekiyor ki yukarı doğru kaymalar olsun. Genel olarak 285’lik puana kadar bir kontenjan boşluğu olmadığını görüyoruz” dedi.

Paylaşın

Türkiye’deki İşsiz Sayısı AB’nin İşsiz Sayısını Geride Bıraktı

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre; Türkiye’deki geniş tanımlı işsiz sayısı tek başına tüm Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin toplam işsiz sayısını geride bıraktı.

AB’de işsizlik ortalaması yüzde 5,9 olarak ölçülürken, Türkiye’de iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayanların ve atıl işgücünün sayısını kapsayan geniş tanımlı işsizlik 13,8 milyona ulaştı. AB’nin tamamında haziran ayındaki toplam işsiz sayısı ise 12,967 milyon olarak kaydedildi.

Ekonomik daralma, artan iflaslar ve konkordatolar, Türkiye’deki işsizlik oranını yükseltmeye devam ediyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre, Türkiye yüzde 8,6’lık işsizlik oranıyla Avrupa’da en yüksek işsizliğe sahip üçüncü ülke konumuna geldi. Türkiye’nin önünde yalnızca yüzde 10,4 ile İspanya ve yüzde 9,9 ile Finlandiya yer alıyor.

Rapora göre, Türkiye’deki geniş tanımlı işsiz sayısı tek başına tüm Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin toplam işsiz sayısını geride bıraktı. AB’de işsizlik ortalaması yüzde 5,9 olarak ölçülürken, Türkiye’de iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayanların ve atıl işgücünün sayısını kapsayan geniş tanımlı işsizlik 13,8 milyona ulaştı. AB’nin tamamında haziran ayındaki toplam işsiz sayısı ise 12,967 milyon olarak kaydedildi.

Haziran 2024’te yüzde 29,2 olan geniş tanımlı işsizlik oranı, Haziran 2025’te yüzde 32,9’a yükselerek son bir yılda 3,7 puan arttı. Aynı dönemde geniş tanımlı işsiz sayısı 11,7 milyondan 13,8 milyona çıkarak bir yılda 1 milyon 643 bin kişi daha işsizler ordusuna katıldı.

Paylaşın

Konferans Ligi: Başakşehir’in Play-off Turu Muhtemel Rakibi Belli Oldu

Başakşehir, Viking’i elemesi durumunda Konferans Ligi play-off turunda Spartak Trnava – Univ Craiova eşleşmesinin galibi ile karşılaşacak. Play-off turunda ilk maçlar 21 Ağustos, rövanşlar ise 28 Ağustos tarihlerinde oynanacak.

UEFA Avrupa Ligi’nde play-off turu kuraları, İsviçre’nin Nyon kentinde yapılan törenle çekildi. Başakşehir, Viking’i elemesi durumunda Konferans Ligi play-off turunda Spartak Trnava – Univ Craiova eşleşmesinin galibi ile karşılaşacak.

Konferans Ligi 3. eleme turunda St Patrick’s Athletic ile mücadele edecek olan Beşiktaş, rakibini elemesi halinde bu turda Lausanne – Astana eşleşmesinin galibi ile grup aşamasına kalmak için mücadele edecek.

Play-off turunda ilk maçlar 21 Ağustos, rövanşlar ise 28 Ağustos tarihlerinde oynanacak.

Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turunda Hollanda ekibi Feyenoord’u geçmesi halinde play-off turunda Fransa takımı Nice ile Portekiz temsilcisi Benfica eşleşmesinin galibi ile karşılaşacak.

Fenerbahçe, play off turuna kalırsa rakibiyle ilk maçını 19 ya da 20 Ağustos’ta Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda oynayacak. Rövanş maçı ise 26 ya da 27 Ağustos’ta deplasmanda oynanacak.

Samsunspor, UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Shakhtar Donetsk (Ukrayna) ile Panathinaikos (Yunanistan) arasındaki 3. eleme turu eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.

Samsunspor, lig etabına katılabilmek için ilk maçını 21 Ağustos’ta deplasmanda oynayacak. Rövanş karşılaşması ise 28 Ağustos’ta Samsun’da oynanacak.

Kupa takvimi nasıl işleyecek?

UEFA Şampiyonlar Ligi‘nde 2025-2026 sezonunda üçüncü eleme turu maçları 5/6 ve 12 Ağustos’ta oynanacak.

Devler liginde Play-Off turu maçları 19-20 ve 26-27 Ağustos’ta oynanacak. Lig aşamasının ilk maçları ise 16–18 Eylül’de gerçekleşecek. Final ise 30 Mayıs 2026’da Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yapılacak.

UEFA Avrupa Ligi‘nde 2025-2026 sezonunda ikinci eleme turu maçları 24-31 Temmuz’da; üçüncü eleme turu maçları 7-14 Ağustos’ta; Play-off turu ise 21-28 Ağustos tarihlerinde oynanacak.Ligin grup aşaması ise 24-25 Eylül’de başlayacak.

Turnuvanın finaline ise 20 Mayıs 2026’da İstanbul ev sahipliği yapacak. Final maçı için Beşiktaş Tüpraş Stadyumu kapılarını açacak.

UEFA Avrupa Konferans Ligi‘nde 2024-2025 sezonu 3. Eleme Turu maçları 7 ve 14 Ağustos’ta oynanacak. Takımlar Play-off Turu için 21-28 Ağustos’ta sahaya çıkacak. Lig aşaması ise 2 Ekim’de başlayacak.

Turnuva finaline ise 27 Mayıs 2026’da Almanya’nın Leipzig kenti ev sahipliği yapacak.

Paylaşın

1302 Kanun Teklifi Gündeme Alınmadı: Meclis İşlevsizleştirildi

Son iki senede CHP’nin 774, DEM Parti’nin 331, İYİ Parti’nin 114, Yeniden Refah Partisi’nin ve Yeni Yol Grubu’nun ise 83 yasa teklifinin tek bir tanesi bile TBMM gündemine alınmadı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) muhalefet partilerim kanun tekliflerinin yok sayıldığını söyledi.

TBMM Genel Sekreterliği’nden alınan verileri paylaşan Kış, “Son iki senede CHP 774, DEM Parti 331, İYİ Parti 114, Saadet-Yeniden Refah Grubu ise 83 yasa teklifi sundu. Toplamı 1.302 kanun teklifi. Bu tekliflerden tek bir tanesi bile gündeme alınmadı.” dedi.

Gülcan Kış, Meclis’te 16 partinin temsil edildiğini belirterek “Ancak karar alma süreçleri Saray’dan yürütülüyor” ifadelerini kullandı. Gülcan Kış, ardından da şunları ekledi:

“Meclis’teki muhalefet partileri olarak geçim derdi, barınma sorunu, adalet arayışı için mücadele ettik. Asgari ücretin artırılması, emekli maaşlarının insanca seviyeye çıkarılması, öğrencilere barınma ve burs desteği, işçilere sosyal güvence, gençlere istihdam…

Bu teklifler halk için hazırlandı ama Saray halktan yana hiçbir adıma izin vermedi. Erdoğan halkın taleplerini yok sayarak Meclis’i devre dışı bıraktı. Muhalefetin sözü susturuldu, Meclis işlevsizleştirildi. Bu bir yetki devri değil; doğrudan halk iradesinin gasp edilmesidir.”

Paylaşın

“Selahattin Demirtaş Tahliye Edilebilir” Açıklaması

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Mesut Özer, Demirtaş’ın önümüzdeki ay tahliye edilebileceğini söyledi.

DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu aracılığıyla kamuoyuna mesaj gönder “Umut ediyoruz ki barışla birlikte Türkiye’de yeni bir sayfa açılacak ve aydınlık bir geleceği hep birlikte inşa etmek için çok daha güçlü bir zemin oluşacaktır” demişti.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Mesut Özer, Demirtaş’ın önümüzdeki ay tahliye edilebileceğini söyledi.

Avukat Özer, kurdistan24.net’e yaptığı açıklamada, TBMM kurulacak komisyonun, değişmesi gereken yasaları değiştirmeye ve düzeltmeye hazırlandığını belirterek, “Komisyon, öneriyi Meclis’e sunacak ve onaylanması için 301 milletvekilinin oy kullanması gerekiyor” dedi.

Selahattin Demirtaş’ın durumu hakkında da konuşan Özer, Demirtaş’ın önümüzdeki ay tahliye edilebileceğini ifade etti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin üçüncü kez hak ihlali kararı vermesinin ardından avukatları tarafından Demirtaş hakkında yapılan tahliye talebi temmuz ayında reddedilmişti.

“Özgürlük dolu günlere”

Demirtaş, DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu aracılığıyla kamuoyuna mesaj gönderdi. “Umut ediyoruz ki barışla birlikte Türkiye’de yeni bir sayfa açılacak ve aydınlık bir geleceği hep birlikte inşa etmek için çok daha güçlü bir zemin oluşacaktır” diye Demirtaş’ın mesajının tamamı şu şekilde:

“Değerli vekilimiz Sn. Gergerlioğlu aracılığıyla selam ve dayanışma duygularını ileten tüm dostlara bizden de yürek dolusu selam, sevgiler. Herkes için gerçek bir adalet, eşitlik ve demokrasi mücadelesine yılmadan devam ederken ısrarla barış demeye de devam edeceğiz. Umut ediyoruz ki barışla birlikte Türkiye’de yeni bir sayfa açılacak ve aydınlık bir geleceği hep birlikte inşa etmek için çok daha güçlü bir zemin oluşacaktır. Özgürlük dolu günlere.”

Paylaşın

Türkiye’de Her 10 Kişiden 8’i Geçinemiyor

ASAL Araştırma’nın anketin katılan vatandaşların yüzde 53’ü zar zor geçindiğini, yüzde 29,4’ü “hiç geçinemediğini, borçlandığını söyledi. Bu, vatandaşların yüzde 82,4’ünün ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

ASAL Araştırma ve Danışmanlık tarafından yapılan “Türkiye Siyasi Gündem Temmuz 2025” araştırması, Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların toplumsal etkilerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. 7-13 Temmuz 2025 tarihleri arasında 26 ilde 1985 kişiyle yapılan anket, halkın büyük çoğunluğunun geçim sıkıntısı yaşadığını ortaya koydu.

Ankete göre, vatandaşların yüzde 53’ü “zar zor geçindim” derken, yüzde 29,4’ü “hiç geçinemedim, borçlandım” yanıtını verdi. Bu iki yanıt birlikte değerlendirildiğinde, Temmuz ayında toplumun yüzde 82,4’ünün ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı görülüyor.

Ankete katılanların sadece yüzde 9,5’i ekonomik olarak zorluk yaşamadığını, “geçim konusunda sorun yaşamadım” diyerek ifade etti. “Geçindim ve kenara para da ayırabildim” diyenlerin oranı ise yüzde 4,2 ile sınırlı kaldı. Öte yandan, herhangi bir görüş belirtmeyen ya da soruya yanıt vermeyenlerin oranı yüzde 3,9 olarak kayıtlara geçti.

Araştırma sonuçlarına göre, geçim sıkıntısı yaşayanların oranı her 10 kişiden 8’i aşarak yüzde 82,4’e ulaştı. Bu durum, temel ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan zorlukların geniş kitleler üzerinde etkili olduğunu gösterdi.

ASAL’ın yayımladığı bilgilere göre araştırma, Türkiye genelinde 26 ilde, 18 yaş ve üzeri seçmen nüfusu temsil eden 1985 kişiyle bilgisayar destekli telefon görüşmeleri (CATI) yöntemiyle gerçekleştirildi. yüzde 95 güven düzeyi ve ±2,45 hata payı ile yapılan çalışmada, örneklem dağılımı TÜİK NUTS-2 sistemine göre belirlendi.

Paylaşın

Ekmek Fiyatları Son İki Yılda Yüzde 153 Arttı

1 Ağustos’tan itibaren geçerli olan düzenlemeyle 200 gram ekmek 15 liraya, 270 gram ekmek ise 20 liraya yükseldi. Bu zamla birlikte, ekmek fiyatlarındaki artış son iki yılda yüzde 153’e ulaştı.

2025 yılı için net 22 bin 104 lira olarak belirlenen asgari ücrete yıl içinde herhangi bir ara zam yapılmazken, temel gıda maddelerinden biri olan ekmekte yeni bir fiyat artışı daha yaşandı. 1 Ağustos’tan itibaren geçerli olan düzenlemeyle 200 gram ekmek 15 TL’ye, 270 gram ekmek ise 20 TL’ye yükseldi. Böylece ülke genelinde ekmeğin kilogram fiyatı 75 lira olarak belirlendi.

Fiyat artışı, ocak ayında belirlenen 62,5 liralık kilogram tavan fiyatına göre yüzde 20’lik bir zamma işaret etse de, çalışanların alım gücü açısından etkisi bununla sınırlı kalmadı. Çünkü aynı asgari ücretle, zam öncesi dönemde 12 TL olan ekmek fiyatı üzerinden 1.842 adet ekmek alınabiliyorken, zam sonrası bu sayı 1.473’e düştü. Yani, asgari ücretli yalnızca bu zam nedeniyle 369 adet daha az ekmek alabilir hâle geldi.

Ekonomist İnan Mutlu tarafından kamuoyuyla paylaşılan grafik, bu farkı görsel olarak da ortaya koydu. Temmuz 2023’ü 100 kabul eden endekse göre, Temmuz 2025’te ekmek fiyatları 252,92 puana yükselirken, asgari ücret endeksi 193,86 puanda kaldı. Mutlu, paylaşımında “Temmuz 2023’ten beri asgari ücret yüzde 94 arttı, ekmek fiyatlarındaki artış ise yüzde 153’e ulaştı” ifadelerine yer verdi. Endeksler başlangıçta aynı seviyede olmasına rağmen, iki yıl içinde yaklaşık 60 puanlık bir fark oluştu.

Bu tablo, yalnızca fiyat artışlarını değil, aynı zamanda çalışanların temel gıdaya erişimindeki kademeli kaybı da gözler önüne seriyor. Aynı maaşla daha az ekmek alınabiliyor olması, yalnızca zam oranlarıyla değil, yaşamsal ihtiyaçlarla doğrudan ilgili bir sorun hâline geliyor.

Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, yapılan artışın maliyetlere göre hesaplandığını ve yıl sonuna kadar yeni bir zam öngörülmediğini açıkladı. Ocak ayında 62,5 lira olarak uygulamaya konan kilogram tavan fiyatının, Temmuz sonu itibarıyla 75 liraya çıkarıldığını belirten Balcı, bu artışın “yüzde 20 ile sınırlı” olduğunu söyledi. Ancak açıklanan oran, son iki yıllık eğilimlerle birlikte değerlendirildiğinde çalışanlar açısından daha geniş bir alım gücü kaybına işaret ediyor.

Paylaşın

Demirtaş: Silahların Bırakılması Gerekiyor

“Silahların bırakılması gerekiyor” diyen Selahattin Demirtaş, “Barışa ulaşmanın başka yolu yok. Radikal adımlar atılmalı ve barışın yolu bir şekilde açılmalı” ifadelerini kullandı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevinden umut ve barış çağrıları içeren mesajlar gönderdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Edirne Cezaevi’ne yaptığı ziyaretin ardından aktardığına göre, Demirtaş çözüm süreci ve barış konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Silahların bırakılması gerekiyor” diyen Demirtaş, “Barışa ulaşmanın başka yolu yok. Radikal adımlar atılmalı ve barışın yolu bir şekilde açılmalı” dedi.

Cezaevinden çıkma ihtimaliyle ilgili de konuşan Demirtaş, “Mutlaka bir gün çıkacağım. Yeter ki barış sağlansın. Benim çıkmam önemli değil; önemli olan, herkese adalet ve özgürlük diyen erdemli bir toplumun inşa edilmesi. Bu acıların bir daha yaşanmaması gerekir” dedi.

Gergerlioğlu ise ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, “Barış umudunu yitirmemiş, halkını ve toplumu düşünen olgun bir Demirtaş gördüm. Derin analizler yaptı ve oldukça umut doluydu” diye konuştu.

Paylaşın