CHP’li Salıcı: İktidar Ekonomik Krizi Yönetemedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Samsun’da partisinin 11. Bölge toplantısında yaptığı konuşmada, “2018 Ağustos ayından beri Türkiye net bir şekilde ekonomik krizin içinde. İktidar ekonomik krizi yönetemedi” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Samsun’da partisinin 11. Bölge toplantısında yaptığı konuşmada, iktidarın Paris İklim Anlaşması’nı onaylamaması çağrısı yaparak, “Yangınlar, seller, doğal afetler, depremler ilk defa olmuyor. Olması gereken bu afetler gerçekleşmeden önce tedbir almak. Adalet ve Kalkınma Partisi, bizim geleceğimizi yok edecek bir aymazlık içinde” dedi.

Salıcı, Türkiye’nin sığınmacı politikasını da eleştirerek, “Adalet ve Kalkınma Partisi sığınmacılarla ilgili siyaseti tam anlamıyla Avrupa Birliği ile rüşvet pazarlığına dönüştürdü. Türkiye rüşvet pazarlıklarına mahkum edilebilecek bir ülke değil. Biden (ABD Başkanı) ile görüştü ya, o görüşmede muhtemelen bizim bilmediğimiz, devletin kayıtlarına girmeyen bazı sözler var. O gizli anlaşma Türkiye Cumhuriyeti’nin bundan sonraki iktidarını kuracak CHP’yi bağlamaz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi, 11. Bölge Toplantısı’nı Amasya, Samsun ve Sinop illerinin katılımı ile Samsun’da yaptı. Toplantıya Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol, Ayancık Belediye Başkanı Hayrettin Kaya ile Samsun Milletvekilleri Neslihan Hancıoğlu ve Kemal Zeybek katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı toplantının açılış konuşmasında özetle şunları söyledi:

“2018 Ağustos ayında kur şoku ile beraber biz bir krize girdik. Diyorlardı ki, ‘Rahip Brunson’dan kaynaklandı, dış güçlerin müdahalesi’. Rahip gitti ama kriz kaldı. 2018 Ağustos ayından beri Türkiye net bir şekilde ekonomik krizin içinde. İktidar ekonomik krizi yönetemedi. İşsizlik arttı, enflasyon arttı, kendi hayatına kıymak zorunda kalan yurttaşlarımızın sayısı arttı. Sonra Aralık ayı sonunda pandemi ortaya çıktı. 70 gün sonra ilk vaka görüldü ve ilk vaka görülene kadar iktidar her hangi bir önlem almadı. Sonraki süreci nasıl yürüttüğünü de hepimiz çok iyi biliyoruz. En son ülkenin güneyinde ve batısında hepimizin yüreğini yakan yangınlar başladı. İktidar yangınlara sadece seyirci kaldı.

Biz Sayın Genel Başkanımızla beraber hem Antalya, hem Muğla’ya yangınların yol açtığı hasarı yerinde tespit etmek ve belediye başkanlarımızın verdiği mücadeleyi tetkik etmek için gittik. Gördüğümüz tablo gayet vahimdir. İtfaiyelerimiz, belediyelerimizin personeli, arozözlerimiz çalıyor ama yangınlar orman içi bölgelerde başlamış. Yerleşim yerlerine yakın yerlerde itfaiye, arozöz, personel işe yarıyor ama iç bölgelere itfaiye araçlarını sokma şansımız yok. Akşam oluyor helikopterlerin hiç biri çalışamıyor. Çünkü gece görüş imkanı yok. Yangın söndürme uçağı Tarım Orman Bakanı’nın dili ile söyleyeyim “envanterimizde yok”. Dolayısıyla akşam olduktan sonra ne helikopter ne de uçak çalışabildi. O yangınları söndürmek için havadan müdahale şart.

Bu iktidar 2002 yılında iktidara geldi. 2002 yılında İktidara geldiğinde Türk Hava Kurumu’nun envanterinde 16 yangın söndürme uçağı, üç tane keşif uçağı vardı. 2002 yılında 176 farklı yerde yangın çıktı ve itfaiyelerin de desteği ile ağırlıklı olarak uçaklarla, geniş bir alana yayılmadan, Türkiye’nin ana gündemine girmeden söndürüldü. 2002, AKP’nin iktidara geldiği, “eski Türkiye” dediği Türkiye’nin üretmiş olduğu yapının, Cumhuriyet Kurumu olan Türk Hava Kurumu’nun bu ülkenin birikimleri sonucu aldığı uçaklar. Bu gün çok ciddi bir alan yandı gitti.

“İktidarın yapması gereken şey tedbir almak”

Hepimizin içi yandı. Doğamız, hayvanımız, insanımız, ekonomik hayatımız, canımız, malımız yandı gitti. İktidar bu yangın sürecini, bu krizi de yürütemeyen iktidara dönüştü. Önümüzde karşılaştığımız hiçbir krizi yönetemeyen bir siyasi iktidar var. Bu iktidar artık Türkiye’nin canına da, malına da zarar gelirken sadece seyirci kalan, hatta canla başla mücadele edip söndürmek isteyen insanları da yeri geldiğinde başka sıfatlarla suçlayan iktidara dönüştü. Yangınlar, seller, doğal afetler, depremler ilk defa olmuyor. Olması gereken bu afetler gerçekleşmeden önce tedbir almak. İktidarın yapması gereken şey tedbir almak. Adalet ve Kalkınma Partisi bu tedbiri almıyor.

Öyle ilginç zamanlardan geçiyoruz ki, şu anda Muğla’da, Aydın’da yangınlar devam ediyor dün akşam Ordu’da sel oldu. Bir yandan Karadeniz’de, Van’da sellerle boğuşuyoruz, bir yandan da yangınlarla boğuşuyoruz. Bir küresel iklim krizi ile karşı karşıyayız. Bunlara genel tedbir almak için Paris İklim Anlaşması metni ortaya çıktı. Dünyadaki devletlerin büyük kısmı bu anlaşmayı onayladı. Adalet ve Kalkınma Partisi halen Paris İklim Anlaşması’nı onaylamıyor. Meclis’te defalarca dile getirdik, grup başkanvekillerimiz gitti Meclis Başkanı ile görüştü, biz bunu Genel Merkez olarak defalarca dile getirdik.

“Erken seçime ihtiyacımız var”

Paris İklim Anlaşması imzaladığında bir ülkenin kendi başına çözemeyeceği doğal afetleri veya iklimi tetikleyen olumsuzlukların tedbirini tüm dünya beraber aşacak. İçinde yaşadığımız ülke, dünyadan bağımsız değil. Yunanistan’daki yangın da bizi etkiliyor, İspanya’daki yangınlarda başka ülkeleri etkiliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, bizim geleceğimizi yok edecek bir aymazlık içinde. Bu iktidarın değişmesi lazım. Değişmesi içinde acilen Türkiye’nin daha fazla hasar görmemesi için erken seçime ihtiyacımız var.

İkinci konumuz sığınmacı konusu. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında çok yanlış bir Suriye politikası izlendi. O yanlış Suriye politikası sonucu resmi rakamlara göre 3 milyon 700 gayrı resmi rakamlara göre çok daha fazla Suriyeli Türkiye’ye geldi ve kendi ülkesinde iç savaştan kaçtı. Biz tabi ki onları misafir eder, ekmeğimizi onlarla bölüşüyoruz. Ama Suriyelilerin Türkiye’ye gelmiş olmasının nedeninin ne olduğunu bilmemiz lazım. Eğer Adalet ve Kalkınma Partisi bu kadar yanlış bir Suriye politikası izlememiş olsaydı, komşusunun evindeki yangını körüklememiş olsa 4-5 milyon Suriyeli kendi ülkesini bırakıp Türkiye’ye gelir miydi, başka bir ülkelere gitme ihtiyacı duyar mıydı? Bizim sığınmacılara karşı bir nefret dilini tasvip etmemiz mümkün değil, doğru da değil. Tabi ki onları kendi ülkemizde misafir edeceğiz, geçici bir süre için onlara destek vereceğiz ama bir yandan da bunun kalıcı hale dönüşmemesini sağlamamız lazım. Diğer ülkelerin de desteğini alarak Suriye’de savaşı bitirip, ülkenin imarını tamamlayıp, yaşanabilir bir yere dönüştürüp, can güvenliğini sağlayıp Suriyeli misafirlerimizi kendi ülkelerine misafir edeceğiz. Genel Başkanımızın söylediği gibi davulla zurnayla yolcu edeceğiz. Yani gitmekten mutlu olacakları hale getireceğiz.

Sadece Suriye’den gelenler mi var? Irak, İran, Afrika ülkelerinden var, geçmişte gelen Afganlar var, bu gün İran sınırına kadar otobüslerle taşınan ve oradan koşarak Türkiye’ye giren Afganlar var. Adalet ve Kalkınma Partisi sığınmacılarla ilgili siyaseti tam anlamıyla Avrupa Birliği ile rüşvet pazarlığına dönüştürdü. “Biz bu işin finansmanını daha iyi yönetiriz” diyor Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı. Avrupa’ya “Bizim istediğimiz kaynağı ver, biz onlara burada bakalım” diyor. Türkiye rüşvet pazarlıklarına mahkum edilebilecek bir ülke değil. Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü başka, Dış İşleri kaynakları başka, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı başka konuşuyor. Anlaşılan o ki partisinin de, devletin de haberdar olmadığı bir gizili anlaşmanın içinde. Biden ile görüştü ya, o görüşmede muhtemelen bizim bilmediğimiz, devletin kayıtlarına girmeyen bazı sözler var.

“Gizli anlaşma bizi bağlamaz”

Şu açık; Türkiye geçmişte de göçler aldı, komşu ülkelerden göçlerle gelenlere kucak açtı ama Türkiye hiçbir zaman bunu rüşvet pazarlığı haline getirmedi. Türkiye hiçbir zaman, “Ben sizi korurum ama karşılığında şu kadar para alırım” diyen bir Cumhurbaşkanı veya Başbakan tarafından yönetilmedi. Aralarında gizli bir anlaşma varsa, Sayın Genel Başkanımız da ifade etti o gizli anlaşma bizi bağlamaz. O gizli anlaşma Türkiye Cumhuriyeti’nin bundan sonraki iktidarını kuracak, yönetecek olan, Türkiye’yi refaha taşıyacak olan CHP’yi bağlamaz. Tıpkı Kanal İstanbul’la yapılacak yatırım ve verilecek olan kredilerin, geleceğin iktidarı CHP’yi bağlamayacak olduğu gibi. Tıpkı beşli çetenin bazı ilişkiler üzerinden almış oldukları Londra’daki tahkim mahkemeleri üzerinden devlet garantisi verilen, döviz üzerinden geçiş garantisi verilmiş olan projelerin CHP tarafından iktidara geldiğimizde kamulaştıracak olması gibi. Mesele bizim için çok açık. Biz Türkiye’ye zarar verecek, Türkiye’yi sıkıntıya sokacak her hangi bir işin içinde olmayız. Bunu iktidara gelince yapacağız.

Üzerimize çok büyük görevler düşüyor, zorlu bir dönemdeyiz. Doğru. 100 yıl önce, çok daha zorlu bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ilk adımının atıldığı Cumhuriyet kenti Samsun’da, çok ağır koşullarda Ulusal Kurtuluş mücadelesi başlatıldı ve başarılı oldu. Şu anda Türkiye yine ağır koşullarla karşı karşıya. Ama biliyoruz ki bugün örgütlü bir CHP, duyarlı bir toplum, aydın bir kesim var. Bu yaşananları gören halk kitlesi var. Onları örgütleyerek, onları bir araya getirerek, onları il, ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz, Genel Merkezimiz önderliğinde örgütleyerek iktidara gelmek mümkün.”

Paylaşın

Nötron Yıldızlarında Milimetre Boyunda ‘Dağlar’

Nötron yıldızları, Evren’deki en yoğun yapıya sahip nesnelerden bazılarıdır: Yaklaşık Güneş kadar ağırlığa sahip, ancak büyük bir şehir büyüklükte, yaklaşık 10 km çapındadırlar. Kompakt olmaları nedeniyle nötron yıldızları, Dünya’dan milyarlarca kat daha güçlü muazzam bir kütleçekimsel çekime sahiptir.

Haber Merkezi / Nötron yıldızların önemli özelliklerinden olan bu muazzam kütleçekimsel çekim, yıldızın yüzeydeki her şeyi çok küçük boyutlara sıkıştırır ve yıldız kalıntısının neredeyse mükemmel bir küre olmasını sağlar.

Dünya’dakinden milyarlarca kat daha küçük olmalarına rağmen, mükemmel bir küreden gelen bu deformasyonlar yine de dağlar olarak bilinir. 

Southampton Üniversitesi’nde doktora öğrencisi Fabian Gittins tarafından yönetilen bir ekip, yaptıkları bir araştırmada, gerçekçi nötron yıldızları oluşturmak için hesaplama modellemesini kullandı ve dağların nasıl oluşturulduğunu belirlemek için onları bir dizi matematiksel kuvvete tabi tuttu.

Ekip ayrıca ultra-yoğun nükleer maddenin dağları desteklemedeki rolünü de inceledi ve üretilen en büyük dağların, önceki tahminlerden yüz kat daha küçük, yalnızca bir milimetre boyunda olduğunu buldu.

Geçmişte yapılan çalışmalar, nötron yıldızlarının mükemmel bir küreden bir milyonda birkaç parçaya kadar sapmaları sürdürebileceğini öne sürüyordu, bu da dağların birkaç santimetre kadar büyük olabileceğini anlamına geliyordu.

Bu hesaplamalar, nötron yıldızının kabuğunun her noktada kırılmaya yakın olduğu şekilde gerildiğini varsayıyordu. Ancak yeni çalışmalar, bu tür koşulların fiziksel olarak gerçekçi olmadığını gösteriyor.

Fabian Gittins, araştırma sonucuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Du sonuçlar, nötron yıldızlarının gerçekten dikkate değer ölçüde küresel nesneler olduğunu gösteriyor. Ek olarak, dönen nötron yıldızlarından gelen kütleçekim dalgalarını gözlemlemenin önceden düşünülenden çok daha zor olabileceği” dedi.

Tekil nesneler olmalarına rağmen, yoğun yerçekimleri nedeniyle, hafif deformasyonlarla dönen nötron yıldızları, yerçekimi dalgaları olarak bilinen uzay-zaman dokusunda dalgalanmalar üretmektedir.

Tek nötron yıldızlarının dönüşlerinden kaynaklanan yerçekimi dalgaları henüz gözlemlenmedi, ancak gelişmiş LIGO ve Başak gibi son derece hassas dedektörlerdeki gelecekteki gelişmeler, bu benzersiz nesneleri araştırmak için anahtar olabilir.

Paylaşın

Daha Sağlıklı Gözler İçin 8 Besin

Görme yeteneğiniz beş duyunuzdan muhtemelen en önemlisidir. Göz sağlığı genel sağlıkla el ele gider, ancak birkaç besin maddesi gözleriniz için özellikle çok önemlidir. Bu besinler göz fonksiyonunun korunmasına yardımcı olur.

Haber Merkezi / Ayrıca bu besinler gözlerinizi zararlı ışığa karşı korur ve yaşa bağlı dejeneratif hastalıkların gelişimini azaltır. İşte gözlerinize fayda sağlayan 8 besin.

1. A vitamini;

A vitamini eksikliği dünyadaki körlüğün en yaygın nedenlerinden biridir. Bu vitamin, gözlerinizin fotoreseptörler olarak da bilinen ışık algılayan hücrelerini korumak için gereklidir.

Yeterince A vitamini tüketmiyorsanız, eksikliğinizin şiddetine bağlı olarak gece körlüğü, kuru gözler ve hatta daha ciddi durumlarla karşılaşabilirsiniz.

A vitamini sadece hayvansal kaynaklı gıdalarda bulunur. En zengin A vitamini kaynakları arasında karaciğer, yumurta sarısı ve süt ürünleri bulunur.

Bununla birlikte, bazı meyve ve sebzelerde yüksek miktarda bulunan provitamin A karotenoidleri adı verilen antioksidan bitki bileşiklerinden de A vitamini alabilirsiniz.

Provitamin A karotenoidleri, insanların ortalama A vitamini ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılar. Bunların en etkilisi, lahana, ıspanak ve havuçta yüksek miktarda bulunan beta-karotendir.

2 ve 3) Lutein ve Zeaksantin;

Lutein ve zeaksantin, maküler pigmentler olarak bilinen sarı karotenoid antioksidanlardır. Göz kürenizin arka duvarındaki ışığa duyarlı hücrelerin bir tabakası olan retinanızın orta kısmı olan makulada yoğunlaşırlar.

Lutein ve zeaksantin, doğal bir güneş kremi işlevi görür. Gözlerinizi zararlı mavi ışığa karşı korumada merkezi bir rol oynadıkları düşünülmektedir. Çalışmalar, lutein ve zeaksantin alımının retinanızdaki seviyeleriyle orantılı olduğunu göstermektedir.

Lutein ve zeaksantin genellikle gıdalarda birlikte bulunur. Ispanak, pazı, lahana, maydanoz, antep fıstığı ve yeşil bezelye en iyi kaynaklar arasındadır. Dahası, yumurta sarısı, tatlı mısır ve kırmızı üzüm de lutein ve zeaksantin bakımından yüksek olabilir.

Aslında, yumurta sarısı, yüksek yağ içeriği nedeniyle en iyi kaynaklardan biri olarak kabul edilir. Karotenoidler yağ ile yenildiğinde daha iyi emilir, bu nedenle yapraklı sebze salatanıza biraz avokado veya sağlıklı yağlar eklemek en iyisidir.

4. Omega-3 Yağ Asitleri;

Uzun zincirli omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA göz sağlığı için önemlidir. DHA, göz fonksiyonunun korunmasına yardımcı olabileceği retinada yüksek miktarlarda bulunur. Bebeklik döneminde beyin ve göz gelişimi için de önemlidir. Bu nedenle, DHA eksikliği özellikle çocuklarda görmeyi bozabilir.

Kanıtlar ayrıca omega-3 takviyeleri almanın kuru göz hastalığı olanlara fayda sağlayabileceğini gösteriyor. Göz kuruluğu olan kişilerde yapılan bir araştırma, üç ay boyunca günlük EPA ve DHA takviyesi almanın gözyaşı sıvısı oluşumunu artırarak kuru göz semptomlarını önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur.

Omega-3 yağ asitleri ayrıca diğer göz hastalıklarını önlemeye yardımcı olabilir. Diyabetli orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerde yapılan bir araştırma, günde en az 500 mg uzun zincirli omega-3 almanın diyabetik retinopati riskini azaltabileceği bulundu.

Aksine, omega-3 yağ asitleri AMD için etkili bir tedavi değildir. EPA ve DHA’nın en iyi beslenme kaynağı yağlı balıklardır. Ek olarak, balık veya mikroalglerden elde edilen omega-3 takviyeleri yaygın olarak bulunur.

5. Gama-Linolenik Asit;

Gama-linolenik asit (GLA), modern diyette küçük miktarlarda bulunan bir omega-6 yağ asididir. Diğer birçok omega-6 yağ asidinin aksine, GLA’nın anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu görülmektedir.

GLA’nın en zengin kaynakları, çuha çiçeği yağı ve yıldız çiçeği yağıdır. Bazı kanıtlar, çuha çiçeği yağı almanın kuru göz hastalığının semptomlarını azaltabileceğini düşündürmektedir.

Bir randomize kontrollü çalışma, kuru gözlü kadınlara 300 mg GLA ile günlük bir çuha çiçeği yağı dozu verdi. Çalışma, semptomlarının 6 aylık bir süre içinde düzeldiğini kaydetti.

6. C vitamini;

Gözleriniz yüksek miktarda antioksidan gerektirir, diğer birçok organdan daha fazla. Göz sağlığındaki rolüne ilişkin kontrollü çalışmalar eksik olsa da, antioksidan C vitamininin özellikle önemli olduğu görülmektedir.

C vitamini konsantrasyonu, gözün sulu mizahında diğer vücut sıvılarından daha yüksektir. Sulu mizah, gözünüzün en dış kısmını dolduran sıvıdır. Sulu mizahtaki C vitamini seviyeleri, diyet alımı ile doğru orantılıdır. Başka bir deyişle, takviye alarak veya C vitamini yönünden zengin besinler yiyerek konsantrasyonunu artırabilirsiniz.

Gözlemsel çalışmalar, kataraktı olan kişilerin düşük bir antioksidan durumuna sahip olma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, C vitamini takviyesi alan kişilerin katarakt olma olasılığının daha düşük olduğunu belirtiyorlar.

C vitamini gözlerinizde koruyucu bir rol oynuyor gibi görünse de, takviyelerin eksik olmayanlar için ek faydalar sağlayıp sağlamadığı açık değildir. Biber, narenciye, guava , lahana ve brokoli dahil olmak üzere birçok meyve ve sebzede yüksek miktarda C vitamini bulunur.

7. E Vitamini;

E Vitamini, yağ asitlerini zararlı oksidasyondan koruyan yağda çözünen bir antioksidan grubudur. Retinanız yüksek konsantrasyonda yağ asitlerine sahip olduğundan, optimal göz sağlığı için yeterli E vitamini alımı önemlidir.

Şiddetli E vitamini eksikliği retina dejenerasyonuna ve körlüğe yol açabilse de, zaten diyetinizden yeterince alıyorsanız, takviyelerin herhangi bir ek fayda sağlayıp sağlamadığı açık değildir. Bir analiz, günde 7 mg’dan fazla E vitamini tüketmenin yaşa bağlı katarakt riskinizi yüzde 6 oranında azaltabileceğini öne sürüyor.

Buna karşılık, randomize kontrollü çalışmalar, E vitamini takviyelerinin katarakt ilerlemesini yavaşlatmadığını veya önlemediğini göstermektedir. E vitamininin en iyi besin kaynakları arasında badem, ayçiçeği çekirdeği ve keten tohumu yağı gibi bitkisel yağlar bulunur.

8. Çinko;

Gözleriniz yüksek düzeyde çinko içerir. Çinko, bir antioksidan olarak işlev gören süperoksit dismutaz da dahil olmak üzere birçok temel enzimin bir parçasıdır.

Ayrıca retinanızda görsel pigmentlerin oluşumunda rol oynuyor gibi görünüyor. Bu nedenle çinko eksikliği gece körlüğüne neden olabilir.

Bir çalışmada, erken makula dejenerasyonu olan yaşlı yetişkinlere çinko takviyesi verildi. Maküler bozulmaları yavaşladı ve görsel keskinliklerini plasebo alanlara göre daha iyi korudular.

Bununla birlikte, güçlü sonuçlara varılmadan önce daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Doğal beslenmede çinko kaynakları arasında istiridye, et, kabak çekirdeği ve yer fıstığı bulunur.

Paylaşın

Öztrak’tan Mehmet Şimşek yorumu: Allah akıl fikir versin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) sonrası açıklamalarda bulunan parti sözcüsü Faik Öztrak, CHP’nin Mehmet Şimşek ile görüştüğü iddiasın ilişkin, “Yeni bir suni gündem harekatı başlatmaya, milletin asıl gündemini çalmaya çalışıyorlar. Allah akıl fikir versin, başka bir şey söylemeye gerek yok” dedi.

Haber Merkezi / Açıklamasında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi eleştiren Öztrak, “Yangının en başında ‘Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok’ diyen kifayetsiz Tarım ve Orman Bakanı dün çıktı, ‘Yunanistan’a uçak göndermeyi değerlendiriyoruz’ dedi. Beyefendi herhalde milletin aklıyla alay ediyor” ifadelerini kullandı.

Faik Öztrak, başta orman yangınları olmak üzere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu:

“Bölgemizdeki diğer ülkeler, havadan yangın söndürme işini, yandaşlara ihale edilecek ticari bir iş olarak değil, kamu görevi olarak ele almışlar. Kendilerine ait, havadan yangın söndürme uçak filolarını, devletin bünyesinde hazır etmişler. Burada bir yönetim ve organizasyon açığına izin vermemişler. Bizde ise kişisel egolar, devlet aklının önüne geçmiş.

Tarım ve Orman Bakanı ihale şartnamesiyle oynamış. Sadece Türkiye’de değil, İsrail’de, Gürcistan’da yangınla mücadele eden, Türk Hava Kurumu’nun Ateş Kuşlarını, beş damacana eksik su atıyor diyerek, söndürme ihalelerine sokmamış. Elimizdeki uçakları, Etimesgut’ta öylece çürümeye terk ettirmiş.

“Yandaşlara peşkeş çekmiş”

Ülkeyi 20 yıldır yöneten Erdoğan hükümetleri, itibarlarını parlatmak için 13 uçan saray alırken, THK’nın uçaklarını hurdaya çıkarmış. Kurumu borca batırmış, malını mülkünü de yandaşlara peşkeş çekmiş.

Milli servetimiz ormanlarımızı koruyacak, yangın söndürecek uçan araç ihtiyacını, düzensiz yıllık ihalelerle, eksik gedik teminlerle çözmeye çalışmışlar. Sonuç, karşımızda duran korkunç bilanço. 20 yılda yanan orman alanı, 10 günde yandı.

“Türkiye’yi uçuracak” denen, ucube tek adam vesayet rejiminin, zamanında uçuracak uçak bulamamasının, milletimize maliyeti bu. Şu son tecrübe gösterdi ki, bunların “Yangında ilk kurtarılacaklar” listesinde ormanlarımız yok. Tarlalarımız, bağ ve bahçelerimiz yok. Köylerimiz, evlerimiz yok. Erdoğan hükümetleri için, ne olursa olsun, ilk kurtarılacak şey cakaları… Sarayın sözde itibarı. Kendi beceriksizlikleri ve kifayetsizlikleri nedeniyle, yangın kontrolden çıktı.

Yangının en başında “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” diyen kifayetsiz Tarım ve Orman Bakanı dün çıktı, “Yunanistan’a uçak göndermeyi değerlendiriyoruz” dedi. Beyefendi herhalde milletin aklıyla alay ediyor. Son marifetleri de yangın bölgelerine gönüllüleri sokmamak.

2007’de Güvercinlik koyunda yangın çıktı. Ardından da üç tane otel konduruldu. Ne Anayasa dinlendi, ne de vicdan? Peki, o dönemde Muğla Orman Bölge Müdürü kim? Bugün Orman Genel Müdürlüğü’nün helikopterine binip, yanan ormanları inceleyen AK Parti Antalya Milletvekili.

“Her tedbir mutlaka alınmalıdır”

Kuzu kurda, ormanlarımız da bunların rant iştahına emanet edilemez. Bu işler öyle, felaketzedelerle pazarlık yaparak olmaz. Kim, yangında ne kaybettiyse, tastamam kendilerine geri verilmesi gerekir. Yanan bölgelerin demografik yapısının değişmemesi için, Muğla’nın köylerinde ve Toroslar’da yaşayan yurttaşlarımızı ata yurtlarında tutmak için her tedbir mutlaka alınmalıdır.

Bir çağrımız da yurttaşlarımıza… Özellikle Muğla, yerli turistin rağbet gösterdiği bir ilimiz. Yangın nedeniyle otel rezervasyonlarının iptal edildiğini öğreniyoruz. Ne olur, tatil planlarını değiştirmeyelim. Otel rezervasyonlarını iptal etmeyelim.

Ormanlık alanlarımızın talan edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. İklim değişikliği, ne yazık ki önümüzdeki yılların en büyük sorunlarından biri olacak. Ranta, taşa, betona ve borca dayalı büyüme modelini değiştireceğiz. Yeşil Mutabakat’a uyum, Paris İklim Değişikliği Anlaşması’na taraf olma konusunda gereken siyasi iradeyi göstereceğiz.

Paylaşın

Galatasaray’da St. Johnstone Mesaisi

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Üçüncü Ön Eleme Turu’nda St. Johnstone ile oynayacağı rövanş maçının hazırlıklarına yaptığı antrenmanla başladı. Sarı kırmızılılar, St. Johnstone maçının hazırlıklarına yarın yapacağı antrenmanla devam edecek.

Haber Merkezi / Galatasaray Futbol Takımı, UEFA Avrupa Ligi Üçüncü Ön Eleme Turu’nda İskoçya temsilcisi St. Johnstone ile oynayacağı rövanş maçının hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla başladı.

Florya Metin Oktay Tesisleri’ndeki antrenmanda St. Johnstone ile oynanan ilk maçta 45 dakikadan fazla süre alan oyuncular günü yenilenme çalışmasıyla tamamladı.

Diğer oyuncular ise antrenmana ısınma hareketleri ile başlandı. Daha sonra sınırlı alanda dayanıklılığa yönelik dar alan oyunları oynandı.

Antrenmanın ana bölümünde ise taktik varyasyonların üzerinde durulan bir çift kale oyun gerçekleştirildi. Antrenman, dayanıklılık koşusu ve soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı.

Galatasaray, St. Johnstone maçının hazırlıklarına pazar akşamı Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla devam edecek.

(Görseller: galatasaray.org)

Paylaşın

Transseksüel halterci Olimpiyatlarda tarih yazdı

Yeni Zelandalı halterci Laurel Hubbard, olimpiyatlarda yarışan ilk transseksüel atlet olarak tarihe geçti. Tokyo Olimpiyatları’nda kadınlar 87 kilogramın üzerindeki yarışan Hubbard, yarışmada ilk üç asansörünü tamamlayamadığı için elendi.

Haber Merkezi / 43 yaşındaki Laurel Hubbard, bir röportajında, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne ve Uluslararası Halter Federasyonu’na olimpiyatlarda yarışmasına izin verdikleri için teşekkür etmişti.

Olimpiyatlara katılımının yarattığı tartışmanın farkında olduğunu söyleyen Laurel Hubbard, röportajda, “Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin olimpizm ilkelerine bağlılıklarını gerçekten teyit ettikleri ve sporun tüm insanlar için bir şey olduğunu gösterdikleri için özellikle teşekkür etmek istiyorum” demişti.

Yeni Zelanda Olimpiyat Komitesi Haziran ayında Laurel Hubbard’ın ülkenin olimpiyat takımında olacağını duyurmuştu. 2015 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin trans sporcuların olimpiyatlarda yarışmaları için yeni kurallar oluşturduğu duyurulmuştu.

Paylaşın

Babacan’dan Erdoğan’a ‘itibar’ eleştirisi

Samsun’da partisinin 1. Olağan Bafra İlçe Kongresi’nde konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Sayın Erdoğan, itibarı yanlış yerlerde arıyorsunuz. İtibar gösterişle olmaz; adaletle, özgürlüklerle, refahla olur. Gençlerin kendi geleceklerini bu ülkede hayal etmesi bu ülkenin itibarıdır. Başka ülkelerde arıyorlarsa o ülkenin itibarı sıfırlanmıştır. İstediğiniz kadar saraylarla, konvoylarla itibar oluşturmaya çalışın, bitmiştir.” dedi.

Haber Merkezi / Konuşmasında cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan tasarruf tedbirleri genelgesiyle bir hafta olmadan bazı yerel gazetelerin kapandığını veya haftalığa döndüğünü belirten Babacan, yerel basının sesinin kısıldığını savundu.

DEVA Lideri Babacan, konuşmasının devamında, “Kamu kaynakları, krizlerin ortağı Bahçeli’nin parti bültenlerine aktarılıyor. Musluk, akraba bakanın abisinin kanalına doğru açılmış. Bu paralar; ekonomik kriz, enflasyon, hayat pahalılığı konuşulmasın diye aktarılıyor” ifadelerini kullandı.

Babacan’ın kongrede yaptığı konuşmada öne çıkan kısımlar şöyle;

“Sayın Erdoğan ‘Hepiniz tasarruf edeceksiniz ama ben istediğim gibi harcayacağım’ diyor. Niye? Keyfi öyle istiyor. Basın yayın organlarına ilan ve reklam verilmesin, kamu kurumları günlük gazete satın almasın diye tasarruf tedbiri yayınlıyor. Genelge yayınlanalı daha bir hafta olmadı; bazı yerel gazetelerin kapandığı, bazı günlük gazetelerin ise masrafları azaltmak için haftalığa döndükleri haberleri geliyor. Sayın Erdoğan’ın harcamalarına gelince ‘itibardan tasarruf olmaz’ deniyor ama iş yerel basının sesine gelince birden akıllarına tasarruf geliyor.

Sayın Erdoğan, itibarı yanlış yerlerde arıyorsunuz. İtibar gösterişle olmaz; adaletle, özgürlüklerle, refahla olur. Gençlerin kendi geleceklerini bu ülkede hayal etmesi bu ülkenin itibarıdır. Başka ülkelerde arıyorlarsa o ülkenin itibarı sıfırlanmıştır. İstediğiniz kadar saraylarla, konvoylarla itibar oluşturmaya çalışın, bitmiştir.

Tasarruf diye, yerelde alnının teriyle parasını kazanan insanların rızkına göz dikeceğinize İletişim Başkanlığına bakın. Yüz milyonlarca liralık ödenekle çalışıyor. Devletin kaynakları bir siyasi partinin propagandasına harcanıyor. Cin fikirle yerel basını zayıflatmakla meşgul. Dertleri tasarruf değil. Yerel basının ekonomik yönden zayıflatılması; binlerce gazetecinin işsiz kalması, yerel demokrasinin sesinin kısılması demek. Yerel basın, demokrasi için su gibi önemlidir. Bu nedenle her ilde yerel basının temsilcileriyle bir araya geliyoruz.

‘İktidar ve medyası milletin yaşadığı sıkıntıları inkâr ediyor’

Gerçek tabloda zam, enflasyon, hayat pahalılığı, israf, yozlaşma, işsizlik, çete, mafya var. Bu gerçekler yandaş kanallarda gösterilmiyor. Yandaş kanallara bakın, ‘Bu anlattıkları Türkiye mi?’ diyorsunuz. İktidar ve medyası milletin yaşadığı sıkıntıları, gerçeği inkâr ediyorlar. Bunun için kamu kuruluşları üzerinde yandaş medyaya destek vermeleri için yoğun baskı var.

Bunun için kamu kuruluşları iktidarı farklı yayın politikası izleyen basına destek vermeye olumsuz bakıyor. Kamu kaynakları, krizlerin ortağı Bahçeli’nin parti bültenlerine aktarılıyor. Musluk, akraba bakanın abisinin kanalına doğru açılmış. Bu paralar; ekonomik kriz, enflasyon, hayat pahalılığı konuşulmasın diye aktarılıyor. Şatafat harcamaları tartışılmasın, usulsüzlük iddialarının üstüne gidilmesin, kamuoyunda ‘Bunlar çetelerle, mafyayla ne yapıyor’ sorulmasın diye akıtılıyor.

İktidarımızın ilk 90 ve 360 gününde uygulayacağımız, ayağı yere basan, somut eylem planlarını şimdiden hazırlıyoruz. Bizde mızmızlanmak yok. Sadece şikâyet, sorunları dillendirmek yok. Biz çözüm paketlerimizi de hazırlıyoruz, duyuruyoruz. Çözümlerimizi cebimize koyuyoruz, seçime doğru yürüyoruz.

‘Rant peşin, borç gelecek nesillere’

Kaynakları alelacele niye Kanal İstanbul’a yönlendiriyorlar? Dert rant. Kanal İstanbul’a bakınca gözlerinde dolar işaretleri oluşuyor. Onun için acele ediyorlar. Bir de vakit yaklaşıyor, görüyorlar. Onun için ‘Bir an önce Hazine’yi borçlandıralım, nasılsa bunlar ödemek zorunda’ diyor. ‘Söke söke sizden alacaklar’ diyor. ‘Siz’ dediği; bu ülkenin gençleri. Rant peşin alınıyor, borç sonra ödeniyor. Rant peşin, borç gelecek nesillere.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a ‘uçak’ yanıtı: Korkma

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘uçak’ açıklamasına yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bir yere tarifeli uçakla gitmeyi, metroya, trene binmeyi korkunç bir şey gibi görüyorsun. Korkma, o kadar kötü değil. Halkınla birlikte olabiliyorsun, dert dinleyebiliyorsun. Bu aralar senin çok ihtiyacın var bunlara, benden söylemesi.” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısına sarf ettiği, “Neymiş, uçakları satacakmış. Dünyayı dolaşacaksın, neyle, tarifeli uçaklarla mı? Trene binersin, otobüslerle beraber seyahat edersin” sözlerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yanıt geldi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu; 3 Haziran 2021 tarihinde Ankara’dan İzmir’e gittiği uçakta birlikte yan yana yolculuk yaptığı ve bulmaca çözdüğü gençle fotoğrafını da paylaşarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan “Kılıçdaroğlu iktidar olunca uçakları satacak mı göreceğiz” demişsin. Gel diyoruz er meydanına, kaçıyorsun. Gelirsen görürsün satacak mıyım, satmayacak mıyım! Sen kaç, biz kovala, nereye kadar Erdoğan? Bir de anlaşılan bir yere tarifeli uçakla gitmeyi, metroya, trene binmeyi korkunç bir şey gibi görüyorsun. Korkma, o kadar kötü değil. Halkınla birlikte olabiliyorsun, dert dinleyebiliyorsun. Bu aralar senin çok ihtiyacın var bunlara, benden söylemesi.”

Paylaşın

Kulüpler Birliği’nin başkanı Ahmet Ağaoğlu oldu

Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı’na seçilen Ahmet Ağaoğlu, “İvedilikle çözmemiz gereken sorunlar içerisinde ekonomik ve sportif sorunlar var. Bütün kulüplerle birlikte el ele vererek en az hasarlı bir şekilde buradan çıkmak için çalışacağız” dedi.

Haber Merkezi / Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı’nın yeni başkanı Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu oldu. Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı sonrası açıklama yapan Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, “6 ay önce kendi isteğim ile başladığım Kulüpler Birliği başkanlığından ayrıldım. Yeni başkan Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu oldu” diyerek yeni dönemi duyurdu.

“İvedilikle çözmemiz gereken sorunlar var”

Ahmet Nur Çebi sonrası konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Ahmet Ağaoğlu, “Türk futbolunun en sıkıntılı sürecinde başkanlık yapan hem Ahmet Nur Çebi başkanıma hem de bir önceki başkan Mehmet Sepil’e çok teşekkür ediyorum. İvedilikle çözmemiz gereken sorunlar içerisinde ekonomik ve sportif sorunlar var. Bütün kulüplerle birlikte el ele vererek en az hasarlı bir şekilde buradan çıkmak için çalışacağız” dedi.

Ahmet Ağaoğlu, açıklamasının devamında Kulüpler Birliği’nde bir an önce profesyonellik gelmesi gerektiğini kaydeden  “Bir sonraki adımda Süper Lig AŞ olması yolunda genel kurulda 21 kulübün mutabakatını aldık. Bir sonraki süreçte, profesyonel bir yapıya kavuşmak için çalışmalarımıza başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Miyokardit (kalp kası iltihabı) nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Miyokardit, kalp kasının (miyokard) iltihaplanması durumudur. Miyokardit, kalp kasınızı ve kalbinizin elektrik sistemini etkileyerek kalbinizin pompalama yeteneğini azaltabilir ve hızlı veya anormal kalp ritimlerine (aritmiler) neden olabilir. Viral bir enfeksiyon genellikle miyokardite neden olur, ancak bir ilaca verilen reaksiyondan kaynaklanabilir veya daha genel bir inflamatuar durumun parçası olabilir.

Haber Merkezi / Belirti ve semptomlar göğüs ağrısı, yorgunluk, nefes darlığı ve aritmileri içerir. Şiddetli miyokardit kalbinizi zayıflatır, böylece vücudunuzun geri kalanı yeterince kan pompalanmaz. Kalbinizde pıhtılar oluşabilir ve bu da felç veya kalp krizine neden olabilir.

Belirtileri;

Hafif bir miyokardit vakanız varsa veya erken evrelerdeyseniz, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi hafif semptomlarınız olabilir veya semptomlarınız olmayabilir. Ciddi durumlarda, miyokarditin belirti ve semptomları, hastalığın nedenine bağlı olarak değişir. Yaygın miyokardit belirtileri ve semptomları şunlardır;

  • Göğüs ağrısı
  • Hızlı veya anormal kalp ritimleri (aritmiler)
  • Dinlenirken veya fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı
  • Bacaklarınızın, ayak bileklerinizin ve ayaklarınızın şişmesi ile sıvı tutulması
  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı, vücut ağrıları, eklem ağrısı, ateş, boğaz ağrısı veya ishal gibi viral bir enfeksiyonun diğer belirtileri ve semptomları

Çocuklarda miyokardit;

Çocuklarda miyokardit geliştiğinde, aşağıdakileri içeren belirti ve semptomlar olabilir;

  • Ateş
  • Bayılma
  • Nefes alma zorlukları
  • Hızlı nefes alma
  • Hızlı veya anormal kalp ritimleri (aritmiler)

Ne zaman doktora görünmeli?

Özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi miyokardit semptomlarınız varsa doktorunuzla iletişime geçin. Bir enfeksiyon geçirdiyseniz, miyokardit belirtileri konusunda dikkatli olun ve ortaya çıkarsa doktorunuza bildirin. Şiddetli semptomlarınız varsa, acil servise gidin veya acil tıbbi yardım arayın.

Nedenleri;

Çoğu zaman, miyokarditin nedeni tanımlanmaz. Olası nedenler şunlardır;

  • Virüsler; Soğuk algınlığına neden olan virüsler (adenovirüs); COVID-19; hepatit B ve C; genellikle çocuklarda hafif bir kızarıklığa neden olan parvovirüs (beşinci hastalık); ve herpes simpleks virüsü
  • Gastrointestinal enfeksiyonlar (ekovirüsler), mononükleoz (Epstein-Barr virüsü) ve Alman kızamığı (kızamıkçık) da miyokardite neden olabilir. AIDS’e neden olan virüs olan HIV’li kişilerde de yaygındır
  • Bakteriler; Stafilokok, streptokok, difteriye neden olan bakteri ve Lyme hastalığından sorumlu kene kaynaklı bakteri de dahil olmak üzere çok sayıda bakteri miyokardite neden olabilir
  • Parazitler; Bunlar arasında Trypanosoma cruzi ve toksoplazma gibi parazitler vardır ve bazıları böcekler tarafından bulaşan ve Chagas hastalığı denilen bir duruma neden olabilen parazitlerdir
  • Mantarlar; Candida gibi maya enfeksiyonları; aspergillus gibi küfler; ve genellikle kuş pisliklerinde bulunan histoplazma gibi diğer mantarlar, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bazen miyokardite neden olabilir

Miyokardit bazen şu nedenlerlede oluşabilir;

  • Alerjik veya toksik reaksiyona neden olabilecek ilaçlar veya yasa dışı ilaçlar; Bunlar, kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçları içerir; penisilin ve sülfonamid ilaçları gibi antibiyotikler; bazı nöbet önleyici ilaçlar; ve kokain gibi bazı yasa dışı maddeler
  • Kimyasallar veya radyasyon; Karbon monoksit ve radyasyon gibi belirli kimyasallara maruz kalmak bazen miyokardite neden olabilir
  • Diğer hastalıklar; Bunlara lupus, Wegener granülomatozu, dev hücreli arterit ve Takayasu arteriti gibi bozukluklar dahildir

Komplikasyonları;

Şiddetli miyokardit, kalp kasınıza kalıcı olarak zarar verebilir ve muhtemelen aşağıdakilere neden olabilir;

  • Kalp yetmezliği; Tedavi edilmeyen miyokardit, kalbinizin kasına zarar vererek kanı etkili bir şekilde pompalayamaz. Şiddetli vakalarda, miyokarditle ilişkili kalp yetmezliği bir ventriküler destek cihazı veya kalp nakli gerektirebilir
  • Kalp krizi veya felç; Kalbinizin kası yaralanırsa ve kan pompalayamazsa, kalbinizde biriken kan pıhtı oluşturabilir. Bir pıhtı kalbinizin atardamarlarından birini tıkarsa kalp krizi geçirebilirsiniz. Kalbinizdeki bir kan pıhtısı yerleşmeden önce beyninize giden bir atardamara giderse, felç geçirebilirsiniz
  • Hızlı veya anormal kalp ritimleri (aritmiler); Kalp kasınızın zarar görmesi aritmilere neden olabilir
  • Ani kalp durması; Bazı ciddi aritmiler kalbinizin durmasına neden olabilir (ani kalp durması). Hemen tedavi edilmezse ölümcüldür

Önleme;

Miyokardit için özel bir önleme yoktur. Bununla birlikte, enfeksiyonları önlemek için aşağıdaki adımları atmak yardımcı olabilir;

  • İyileşene kadar viral veya grip benzeri bir hastalığı olan insanlardan kaçının. Viral semptomlardan hastaysanız, başkalarına maruz bırakmaktan kaçının
  • Hijyen; Düzenli el yıkama, hastalığın yayılmasını önlemeye yardımcı olabilir
  • Riskli davranışlardan kaçının; HIV ile ilişkili miyokard enfeksiyonu kapma şansınızı azaltmak için güvenli seks yapın ve yasa dışı uyuşturucu kullanmayın
  • Kenelere maruz kalmayı en aza indirin; Kenelerin bulaştığı bölgelerde vakit geçiriyorsanız, cildinizin mümkün olduğu kadar çoğunu örtmek için uzun kollu gömlekler ve uzun pantolonlar giyin. Kene veya böcek kovucular uygulayın
  • Aşılarınızı yaptırın; Miyokardite neden olabilen kızamıkçık ve grip hastalıklarına karşı koruma sağlayanlar da dahil olmak üzere önerilen aşılar konusunda güncel kalın

Teşhis;

Erken teşhis, uzun süreli kalp hasarını önlemenin anahtarıdır. Fizik muayeneden sonra doktorunuz miyokarditiniz olduğunu doğrulamak ve şiddetini belirlemek için bir veya daha fazla test isteyebilir. Testler şunları içerebilir;

  • Elektrokardiyogram (EKG); Bu noninvaziv test, kalbinizin elektriksel modellerini gösterir ve anormal ritimleri tespit edebilir
  • Göğüs röntgeni; Bir röntgen görüntüsü, kalbinizin boyutunu ve şeklini ve ayrıca kalp yetmezliğini gösterebilecek kalbin içinde veya çevresinde sıvı olup olmadığını gösterir
  • MR; Kardiyak MR, kalbinizin boyutunu, şeklini ve yapısını gösterecektir. Bu test, kalp kası iltihabı belirtileri gösterebilir
  • Ekokardiyogram; Ses dalgaları, atan kalbin hareketli görüntülerini oluşturur. Bir ekokardiyogram, kalbinizin büyümesini, zayıf pompalama işlevini, kapak problemlerini, kalp içinde bir pıhtı veya kalbinizin etrafındaki sıvıyı tespit edebilir
  • Kan testleri; Bunlar, beyaz ve kırmızı kan hücresi sayımlarının yanı sıra kalp kasınıza zarar veren belirli enzimlerin seviyelerini ölçer. Kan testleri, virüslere ve miyokarditle ilişkili bir enfeksiyonu gösterebilecek diğer organizmalara karşı antikorları da tespit edebilir
  • Kalp kateterizasyonu ve endomiyokardiyal biyopsi; Bacağınızdaki veya boynunuzdaki bir damara küçük bir tüp (kateter) yerleştirilir ve kalbinize geçirilir. Bazı durumlarda doktorlar, iltihaplanma veya enfeksiyon olup olmadığını kontrol etmek için laboratuvarda analiz için küçük bir kalp kası dokusu örneğini (biyopsi) çıkarmak için özel bir alet kullanırlar

Tedavi;

Çoğu durumda, miyokardit kendi kendine veya tedavi ile iyileşir. Miyokardit tedavisi, kalp yetmezliği gibi nedene ve semptomlara odaklanır.

Hafif vakalarda, kişiler en az üç ila altı ay boyunca rekabetçi sporlardan kaçınmalıdır. Vücudunuzun miyokardite neden olan enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olacak dinlenme ve ilaç tedavisi ihtiyacınız olan tek şey olabilir.

Antiviral ilaçlar mevcut olmasına rağmen, çoğu miyokardit vakasının tedavisinde etkili oldukları kanıtlanmamıştır.

Dev hücreli ve eozinofilik miyokardit gibi bazı nadir viral miyokardit türleri, bağışıklık sisteminizi baskılamak için kortikosteroidlere veya diğer ilaçlara yanıt verir. Lupus gibi kronik hastalıkların neden olduğu bazı durumlarda, tedavi altta yatan hastalığa yöneliktir.

Miyokardit kalp yetmezliğine veya aritmilere neden oluyorsa, doktorunuz sizi hastaneye yatırabilir ve ilaçlar veya başka tedaviler reçete edebilir. Bazı anormal kalp ritimleri veya ciddi kalp yetmezliği için, kalbinizde kan pıhtılaşması riskini azaltmak için size ilaçlar verilebilir.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Paylaşın