Merkez Bankası’ndan “Enflasyon” Açıklaması: Bayram Etkisi

Nisan ayı fiyat gelişmeleri raporunu yayımlayan Merkez Bankası, raporunda, “Son dönemde öne çıkan alt gruplara ek olarak, güçlü artış kaydeden ulaştırma hizmetleri aylık enflasyonunda bayram etkisi hissedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Raporun devamında, “Temel mal grubunda mevsimsel etkilerden arındırılmış aylık fiyat artışı yavaşlamıştır. Bu gelişmede, otomobil fiyatlarındaki ılımlı fiyat artışı kaynaklı olarak dayanıklı mal grubu etkili olmuştur. Gıda grubunda, aylık fiyat artışını işlenmemiş gıda alt grubu sürüklemeye devam etmiş, işlenmiş gıda enflasyonundaki ılımlı seyir korunmuştur” denildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Nisan Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu yayımlandı. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 3,18 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 1,30 puan artarak yüzde 69,80 oldu. B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 0,83 ve 0,60 puan artarak yüzde 72,72 ve yüzde 75,81 olarak gerçekleşti. Bu dönemde doğal gazın aylık tüketici enflasyonuna mekanik etkisi -0,14 puan oldu.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, bir önceki aya göre alkol-tütün-altın, temel mallar, enerji, hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,47; 0,39; 0,38; 0,36 puan artarken gıda grubunun katkısı 0,30 puan azaldı.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, B ve C endekslerinin aylık artışları bir önceki aya kıyasla bir miktar zayıfladı. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada ılımlı seyrini sürdürürken, temel mal ve hizmet gruplarında yavaşlama kaydedildi.

Hizmet fiyatları nisan ayında yüzde 4,16 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 0,51 puan yükselişle yüzde 96,99 oldu. Aylık bazda fiyat artışları alt gruplar geneline yayılırken ulaştırma hizmetleri belirgin fiyat artışı ile öne çıkan alt grup oldu. Yıllık enflasyon haberleşme alt grubunda gerilerken diğer hizmetlerde görece yatay seyretmiş, ulaştırma başta olmak üzere diğer alt gruplarda ise yükseldi.

Ulaştırma hizmetleri fiyatlarında gözlenen yüksek aylık artışta Ramazan Bayramı kaynaklı olarak karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı (yüzde 34,24) ve havayolu ile yolcu taşımacılığı (yüzde 17,69) belirleyici oldu. Başta et olmak üzere gıda fiyatlarının etkilediği lokanta-otel alt grubunda aylık enflasyon yüzde 4,69 ile önceki aya kıyasla güçlendi.

Kiralar aylık bazda yüzde 4,61 artış oranıyla yavaşlama eğilimini devam ettirmiş, bu alt grupta yıllık enflasyon 0,52 puan artışla yüzde 124,47’ye ulaştı. Bu dönemde, haberleşme hizmetlerinin aylık fiyat artışı yüzde 4,45 ile yüksek seyrini sürdürdü. Diğer hizmetler alt grubunda aylık fiyat artışları bir önceki aya kıyasla yavaşladı. Bu alt gruptaki fiyat artışında, sigorta ve eğlence-kültür kalemleri öne çıktı.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,68 puan artışla yüzde 57,14 oldu. Nisan ayında yıllık enflasyon dayanıklı mallarda gerilerken diğer alt gruplarda yükseldi. Dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları yüzde 2,28 oranında artarken, alt grup yıllık enflasyonu 1,21 puan düşüşle yüzde 59,90 olarak gerçekleşti. Otomobil fiyatlarındaki ılımlı artış (yüzde 1,20) alt grup aylık enflasyonunu sınırlarken, mobilya (yüzde 6,37) ve beyaz eşya (yüzde 2,67) kalemlerinde fiyat artışları gücünü korudu.

Diğer temel mallar alt grubunda fiyatlar yüzde 3,01 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 2,94 puan artışla yüzde 58,19 seviyesine ulaştı. Alt grup aylık enflasyonunda ev ile ilgili temizlik malzemeleri, kişisel bakım ürünleri ile konutun bakım ve onarımı kalemleri belirleyici oldu. İndirim sezonundan çıkılması sonucu mevsimsel etkilerle giyim ve ayakkabı fiyatları nisan ayında yüzde 4,60 oranında yükselmiş, alt grup yıllık enflasyonu 1,15 puan artarak yüzde 50,27 olarak gerçekleşti.

Enerji fiyatları nisan ayında yatay seyretmiş, grup yıllık enflasyonu düşük bazın etkisiyle 5,51 puan artarak yüzde 42,83 oldu. Türk lirası cinsi petrol fiyatlarındaki gelişmelerle akaryakıt fiyatları yüzde 2,82 oranında arttı. Tüp gazda fiyat artışları yüzde 1,72 ile önceki aya kıyasla zayıflarken, doğal gaz fiyatları tüketimdeki düşüşe bağlı olarak mevsimsel geçiş etkisiyle yüzde 5,75 oranında geriledi.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları nisan ayında yüzde 2,78 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,91 puan düşerek yüzde 68,50 seviyesine geriledi. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 6,29 puan düşerek yüzde 77,85 oranında gerçekleşirken, işlenmiş gıdada 1,22 puan artışla yüzde 60,19 oldu. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, sebze fiyatlarındaki düşüş kaynaklı olarak taze meyve sebze fiyatları bu ay yataya yakın seyretti.

Diğer işlenmemiş gıda grubunda kırmızı ve beyaz et fiyatlarındaki artış güçlü seyrini nisan ayında da korumuş, grupta izlenen yüksek aylık enflasyonda (yüzde 5,83) belirleyici oldu. Böylelikle, işlenmemiş gıda aylık enflasyonu yüzde 3,85 oranında gerçekleşti. İşlenmiş gıda grubu aylık enflasyonu ise yüzde 1,75 ile ılımlı görünümünü korurken, şekerleme ve çikolatalar ile konserve sebze ürünlerinde görece belirgin fiyat artışları kaydedildi.

Tütün ürünleri fiyatları üretici firma kaynaklı gelişmelere istinaden nisan ayında yüzde 10,53 oranında artmış, bu grupta yıllık enflasyon 17,19 puan artışla yüzde 80,47 oldu. Yurt içi üretici fiyatları nisan ayında yüzde 3,60 oranında artmış, yıllık enflasyon 4,19 puan yükselerek yüzde 55,66 oldu.

Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji, dayanıksız tüketim ve dayanıklı tüketim kalemlerinde aylık fiyat artış oranları sırasıyla yüzde 5,08, yüzde 4,77 ve yüzde 3,63 olarak gerçekleşti. Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, fiyat artışlarının genele yayıldığı izlenirken, tütün ürünleri, metal cevherleri, elektrik-gaz, ham petrol ve doğal gaz, diğer metalik olmayan mineral ürünler, giyim eşyası ve gıda ürünleri öne çıkan alt gruplar oldu.”

Paylaşın

‘Üç Fidan’ın İdam Edilmelerinin 52. Yıl Dönümü

’68 Kuşağı’nın en önemli isimleri arasında yer alan ve Türkiye solunun sembolleri haline gelen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmelerinin 52. yılı. Gezmiş, Aslan ve İnan, idam edildikleri gün her yıl etkinliklerle anılıyor.

Haber Merkezi / O dönem 25 yaşında olan Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan ile 23 yaşındaki Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972 tarihinde sabaha karşı idam edildi.

1970 yılında Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan ile birlikte Ankara’da Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. Gezmiş ve Aslan, 12 Mart 1971’deki muhtıradan 4 gün sonra Sivas’ın Gemerek ilçesinde yakalanırken, bundan bir hafta sonra da İnan, Kayseri’de yakalandı.

Gezmiş, Aslan ve İnan; Ankara 1 No.’lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından yargılandı. Yapılan yargılama sonucunda, eski haliyle Türkiye Cumhuriyeti “teşkilatı esasiye kanununun tamamını veya bir kısmını” ortadan kaldırma suçuna idam cezası öngören Türk Ceza Kanunu’nun 146’ncı maddesi uyarınca suçlu bulundular ve idam cezasına çarptırıldılar.

Daha sonra idam kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından da onaylandı. O günkü meclis tutanaklarında 450 üyeli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) oylamaya 323 milletvekilinin katıldığı ve 273 ‘evet’e karşı 48 ‘hayır’ oyu ile idam cezasının onaylandığı belirtiliyor. CHP’den 30 ‘evet’, 47 ‘hayır’, 2 ‘çekimser oy çıkarken 52 CHP’li de oylamaya katılmadı.

Bu şartlarda tüm CHP’liler katılmış ve red oyu vermiş olsaydı da idamı durdurmak mümkün olmayacaktı ancak oylamanın CHP adına bu rakamlarla gerçekleşmiş olması bugün tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Süleyman Demirel, İsmet Sezgin, Alparslan Türkeş, Hüseyin Balan, Yusuf Ulusoy gibi isimler idama ‘Evet’ oyu verirken, Necmettin Erbakan, Osman Bölükbaşı ve Seyfi Günbeştan gibi isimler oylamaya katılmadı.

Deniz Gezmiş kimdir?

Deniz Gezmiş, Ankara’nın Ayaş ilçesinde 27 Şubat 1947’de doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve orta öğrenimini gördü. Liseyi İstanbul’da bitirdi.

1966’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Gezmiş, lise yıllarında sol düşünceyle tanıştı ve 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nin Üsküdar İlçesine üye oldu. 30 Ocak 1968’de Hukuk Fakültesi’nde Devrimci Hukukçular Örgütünü kuran Gezmiş, 12 Haziran 1968’de İstanbul Üniversitesi’nin işgal edilmesine önderlik etti.

İstanbul’a gelen 6. Filo’yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz’da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül’de serbest bırakıldı. 1 Kasım 1968’de Samsun’dan İstanbul’a Mustafa Kemal Yürüyüşü’nü düzenledi.

1969 Haziran’ında Filistin’e giderek Eylül’e kadar Filistin gerilla kamplarında kalan Gezmiş, 20 Aralık 1969’da yakalandı ve Cihan Alptekin’le birlikte 18 Eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı.

Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. 4 Mart 1971’de dört ABD’li erin kaçırılması eyleminde bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan’la birlikte yakalandı.

9 Ekim 1971’de idam cezasına çarptırılan Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

Hüseyin İnan kimdir?

Hüseyin İnan, 1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız’da, liseyi Kayseri’de okudu.

1966’da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü’ne kayıt oldu. 1968’de TİP ve daha sonra Milli Demokratik Devrim (MDD) içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen illegal ve dar örgütçülük fikri etrafında çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme fikrini geliştirmeye çalıştı. Özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan’ın attığı bu grup daha sonra, THKO’nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı.

14 Ekim 1969’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün El Fetih kamplarına gitti ve orada İsrail’e karşı savaştı. 1 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, Amerikan askeri tesislerinin basılarak bir Amerikalının kaçırılması ve daha sonra dört Amerikalının kaçırılması eylemlerinde yer aldı. 24 Mart 1971’de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, 9 Kasım 1971’de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la birlikte idama mahkum edildi. 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

Yusuf Aslan kimdir?

Yusuf, 1947’de Yozgat’ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.

1966’da ODTÜ’ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. Bu dönemden itibaren önce hazırlık okulunda, sonra da mühendislik fakültesinde patlak veren boykotların ve hemen ardından ODTÜ işgalinin önde gelen örgütçülerinden oldu. İlk yargılandığı eylem, CIA ajanı, Amerikan Büyükelçisi Commer’in arabasının yakılmasıydı.

1969’da arkadaşlarıyla birlikte Filistin’e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.

1970 yılında kurulan THKO’nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş’le birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla’da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı. 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan’la birlikte idam edildi.

Paylaşın

Galatasaray, Adım Adım Şampiyonluğa Gidiyor

Süper Lig’in 35. haftasında Galatasaray ile Sivasspor, Ali Sami Yen’de karşı karşıya geldi. Hakem Arda Kardeşler’in yönettiği karşılaşmadan Galatasaray, 6-1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Galatasaray’a galibiyeti getiren golleri 11 ve 60. dakikalarda Hakim Ziyech, 59 ve 85. dakikalarda Mauro Icardi, 38 ve 73. dakikalarda Dries Mertens kaydetti. Sivasspor’un tek golünü ise 54. dakikada Caner Osmanpaşa attı.

Ligde üst üste 16. galibiyetini alan Galatasaray puanını 96’ya çıkarıp liderliğini sürdürdü. 4 maç sonra kaybeden Sivasspor ise 48 puanda kaldı.

Goller

11. dakikada Kerem Demirbay’ın ara pasında topla buluşan Barış Alper’in ceza sahası içi sol kenardan ortaya çevirdiği topta Ziyech’in gelişine vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-0

38. dakikada Barış Alper Yılmaz’ın sol taraftan çevirdiği pasta Icardi’nin hamle yapmadığı topu Mertens, yerden ağlara gönderdi. 2-0

54. dakikada Turgunboev’in sağ taraftan kullandığı kornerde Manaj, ön direkte topu arkaya doğru aşırttı. Caner Osmanpaşa, arka direkte meşin yuvarlağa dokunarak ağları havalandırdı. 2-1.

59. dakikada Mertens’in sağ kanattan açtığı ortada Icardi, penaltı noktasında topa dokunarak meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 3-1.

60. dakikada Torreira’nın pasında Appindangoye, meşin yuvarlağa müdahale etti. Dönen topu önünde bulan Ziyech’in ceza yayı önündeki şutunda meşin yuvarlak, ağları havalandırdı. 4-1.

73. dakikada Barış Alper’in pasında topla buluşan Icardi, kafayla pasını geriye çıkardı. Pozisyonu iyi takip eden Mertens’in sert vuruşunda meşin yuvarlak filelere gitti. 5-1

85. dakikada Kerem Aktürkoğlu’nun sağ taraftan kullandığı serbest vuruşta Icardi’nin penaltı noktasına yakın bir yerden vuruşunda meşin yuvarlak sağ kale direğinin dibinden ağlarla buluştu. 6-1

Stat: Ali Sami Yen

Hakemler: Arda Kardeşler, Esat Sancaktar, Serkan Olguncan

Galatasaray: Muslera, Kaan Ayhan, Nelsson (Sanchez dk. 74), Abdülkerim Bardakcı, Köhn, Torreira (Vinicius dk. 82), Kerem Demirbay (Berkan Kutlu dk. 74), Ziyech (dk. 82), Mertens (Kerem Aktürkoğlu dk. 74), Barış Alper Yılmaz, Icardi

Sivasspor: Ali Şaşal Vural, Murat Paluli (Kerem Atakan Kesgin dk. 78), Poungouras (Caner Osmanpaşa dk. 46), Appindangoye Camara, Uğur Çiftçi, Charisis, İbrahim Akdağ (Caktas dk. 77), Bartuğ Elmaz (Turgunboev dk. 46), Koita, Manaj

Goller: Hakim Ziyech (dk. 11 ve 60), Dries Mertens (dk. 38 ve 73), Mauro Icardi (dk. 59 ve 85) (Galatasaray) Caner Osmanpaşa (dk. 54) (Sivasspor)

Paylaşın

Erdoğan’dan AK Parti’de ‘Değişim’ Mesajı

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de genel başkan Erdoğan, “Değişim beklentileri de var. Ama bir değişim yapacaksak, bu değişim bizim belirlediğimiz şartlarda ve takvimde olacak” dedi ve ekledi:

“Birilerinin yönlendirmesine göre hareket etmeyeceğiz. Bu tartışmalar yapılırken, tefrikaya düşmeyeceğiz. Aramıza fitne ve fesat sokmayacağız. Hepimiz bu davanın mensuplarıyız. Medya üzerinden konuşup, birbirinizi suçlar nitelikte davranmayın.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinde seçim sonuçlarına ilişkin yapılan istişare toplantılarında Cumhur İttifakı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, kamuoyunda gündeme gelen değişim tartışmalarını değerlendirdi.

Erdoğan, “Bu dava ve partimizin geleceği, ben dâhil hepimizin geleceğinden daha önemlidir. Hiçbirimiz kendi geleceğimizi partinin geleceğinin önünde tutamayız. Milletin beklentileri neyse ona göre hareket edeceğiz” dedi.

“Şu anda, seçim sonuçlarına ilişkin birçok tartışma yapılıyor” diyen Erdoğan, şunları söyledi: “Değişim beklentileri de var. Ama bir değişim yapacaksak, bu değişim bizim belirlediğimiz şartlarda ve takvimde olacak. Birilerinin yönlendirmesine göre hareket etmeyeceğiz. Bu tartışmalar yapılırken, tefrikaya düşmeyeceğiz. Aramıza fitne ve fesat sokmayacağız. Hepimiz bu davanın mensuplarıyız. Medya üzerinden konuşup, birbirinizi suçlar nitelikte davranmayın.”

Erdoğan, şöyle devam etti: “Seçim sonuçları, bir anlamda, biriken problemlerin gün yüzüne çıkmasıdır. Bu problemleri çözmek için teşhisi doğru yapmalıyız. ‘Teşhis, tedavinin yarısıdır’ ilkesi ile hareket edeceğiz. Tespitlerimizi de buna göre yapacağız. Hassas ve titiz davranacağız.”

Erdoğan, “Cumhur İttifakı içinde sıkıntı var” söylentilerine değinerek, “Son günlerde sanki Cumhur İttifakı içinde bir problem varmış gibi algı oluşturuluyor. Cumhur İttifakı’nda hiçbir sorun yok. Sayın Bahçeli ile görüşmede de bunu bir kez daha teyit ettik” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: Her 10 Polisten 3’ü İntiharı Düşünüyor

Yapılan yeni bir araştırmada, “hiç intihar etmeyi düşündünüz mü” sorusuna emniyet mensuplarının yüzde 64,8″i ‘hayır’ cevabını verirken, intihar etmeyi düşünenlerin oranı ise yüzde 35,2 oldu.

Araştırmaya göre, Emniyet Teşkilatı personelinin intiharların temel sebebi olarak ilk sırada yüzde 99 oran ile “mobbing (bezdiri, amir baskısı)”, ikinci sırada ise yüzde 98,5 ile “çalışma saatleri ve görev stresi” yer aldı.

Emniyet Teşkilatı Sendikası, Emniyet Teşkilatı’ndaki intiharlar ve yaşanan sorunlara yönelik anket çalışması yaptı. 15 bin 375 emniyet mensubunun katılımıyla yapılan anketin sonuçları ortaya çıktı.

15 bin 375 emniyet mensubunun katılımıyla yapılan ankete göre, “Emniyet teşkilatı personeli olmaktan memnun musunuz” sorusuna ankete katılan emniyet mensuplarının yüzde 23 ‘hiç memnun değilim’, yüzde 50,3 ‘memnun değilim’, yüzde 3,9 ‘memnunum’, yüzde 7,1 ise ‘çok memnunum’ cevabını verdi. Kararsız kalanların oranı ise yüzde 15,7 oldu.

“Hiç intihar etmeyi düşündünüz mü” sorusuna ise emniyet mensuplarının yüzde 64,8″i ‘hayır’ cevabını verirken, intihar etmeyi düşünenlerin oranı ise yüzde 35,2 oldu.

Araştırmaya göre, Emniyet Teşkilatı personelinin intiharların temel sebebi olarak ilk sırada yüzde 99 oran ile “mobbing (bezdiri, amir baskısı)”, ikinci sırada ise yüzde 98,5 ile “çalışma saatleri ve görev stresi” yer aldı.

Ankette emniyet personelinin yüzde 74’ünün intiharlardan doğrudan etkilendiği, yüzde 72’sinin ise ekonomik sorunlar çektiği belirtildi.

Emniyet Teşkilatı personelinin yüzde 76,8’i başka bir meslek seçme şansı olsa istifa edeceğini belirtirken, ‘Hayır istifa etmem’ diyenlerin oranı yüzde 13,8 oldu. Kararsızların oranı ise yüzde 9,5 olarak açıklandı.

“Teşkilatta mesleki bir sorun yaşadığınızda nereye müracaat edersiniz” sorusuna ise ankete katılanların yüzde 52.20’si “Sosyal medyada etkin kişiler yada sayfalarla paylaşırım”, yüzde 12’si “Nüfuzlu ve etkili kişilere”, yüzde 11,20’si “Tarikat veya cemaatlere”, yüzde 7,20’si “Siyasi partilere veya siyasilere”, yüzde 4,30’u “Amir veya yöneticilere”, yüzde 3,2’si “Adalet ve yargı makamlarına” müracaat edeceği cevabını verdi. “Hiçbir başvuru yapmam” diyenlerin oranı yüzde 9,5 oldu.

“Sorunların çözümü, Emniyet Teşkilatı’nın kronikleşen konularında adım atma noktasında mevcut İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan umutlu musunuz” sorusuna ise ankete katılanların yüzde 56,1’i ‘umutlu’ olduğunu, yüzde 43,9’u ise ‘umutsuz’ olduğunu belirtti.

Anketin sonuç kısmında ise sırasıyla şu tespitlere yer verildi:

1. Emniyet Teşkilatı personelinin büyük bölümü, ekonomik sebeplerle görev yapmaktadır.
2. Emniyet Teşkilatı personelinin kurumdan memnuniyet oranı çok düşüktür.
3. Uzun ve düzensiz mesai saatleri görev esnasında karşılaşılan en büyük sorundur.
4. Görev esnasında mobbing en büyük stres faktörü olarak yer almaktadır.
5. Emniyet Teşkilatı personeli intihar vakalarından çok yüksek oranda etkilenmektedir. Her 4 personelden 3’ünün tanıdığı bir personelin intihar haberini aldığı görülmüştür.

6. Her 10 personelden 3’ü intihar fikrini aklından geçirmiştir.
7. Her 10 personelden 7’si istifa etmeyi düşünmektedir.
8. Her 10 personelden 8’i başka bir alternatifleri olması durumunda istifa edeceğini belirtmiştir.
9. Her 10 personelden 8’i mesleklerini tanıdıklarına önermiyor.
10. Emniyet Teşkilatı personelinin büyük bölümü intiharlarının temel nedenini mobbing olarak görüyor.

11. Her 10 personelden 2’si psikolojik değerlendirmelerde gerçekçi cevaplar veriyor.
12. Emniyet Teşkilatı personelin büyük bölümü bir sorun yaşadığında sosyal medyaya başvuruyor.
13. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya 10 personelden 6’sı güveniyor.
14. Emniyet Teşkilatı personeli sorunlarının çözümü olarak sendika hakkını görüyor.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

TBB’de Yönetim Değişiyor: Ekrem İmamoğlu’mu Mansur Yavaş Mı?

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) yönetimini İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ın da istediği konuşuluyor.

Parti yöneticileri, “Bu durum bir kriz konusu olur mu” sorusuna ise “Hayır olmaz, aralarında bir çözüm bulur, anlaşmaya varırlar” yanıtını veriyor.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) yönetimi de değişecek. Bütçesi belediyelerden kesilen paylardan oluşan ama kaynakların “partizanca kullanımı” nedeniyle eleştirilen birliğin yerel seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından yönetimi yenilenecek.

Önümüzdeki 1-2 ay içinde yapılması beklenen birlik seçiminde CHP’li belediyelerin başkanı belirleyecek çoğunlukta olduğu kaydediliyor. Kulislere göre daha önce eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da başkanlığını yaptığı Türkiye Belediyeler Birliği yönetimini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da istediği konuşuluyor.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Parti yöneticileri, “Bu durum bir kriz konusu olur mu” sorusuna ise “Hayır olmaz, aralarında bir çözüm bulur, anlaşmaya varırlar” yanıtını veriyor.

Bütçesinin yarısından fazlası CHP’li belediyelerden kesilmesine karşın kaynaklarının tamamına yakınının yıllarca Cumhur İttifakı belediyelerine aktarıldığını söyleyen parti yöneticileri, “Türkiye Belediyeler Birliği de değişecek. Çoğunluk belki muhalefette olacak ama tüm partilerin güçleri ölçüsünde, adil şekilde temsil edildiği, kaynakların hakkaniyetli bir şekilde dağıtıldığı bir yapıya dönüşecek” diyor.

Erdoğan – Özel görüşmesi

Öte yandan Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşen görüşmeydi. Tarihi, içeriği ve yeri günlerce konuşulan görüşme AK Parti Genel Merkezi’nde yapıldı, toplam 95 dakika sürdü.

CHP Genel Başkanı Özel, görüşmenin Çankaya Köşkü ya da AK Parti Genel Merkezi’nde yapılmasından memnuniyet duyacaklarını ancak randevu Cumhurbaşkanlığı’nda verilirse de reddetmeyeceklerini söylemişti. Görüşme yeri olarak AK Parti Genel Merkezi’nin belirlenmesi CHP’nin bu ricası üzerine bir “jest” olarak nitelendirildi. Ancak Meclis’in muhalefet kulisinde farklı değerlendirmeler de vardı.

Erdoğan-Özel zirvesinin yerinin Erdoğan’ın Bahçeli ziyaretinden sonra netleştiğine dikkat çekenler, “Erdoğan Sayın Bahçeli’yi Beştepe’de, Cumhurbaşkanlığında kabul ediyor. Bahçeli hiç AK Parti Genel Merkezi’ne gitmedi. İki lider bir anlamda ‘devlet katında’ görüşme gerçekleştiriyor. Özel’le görüşmenin Cumhurbaşkanlığında değil AK Parti’de yapılmasını ‘Özel’e değil Bahçeli’ye jest’ olarak da yorumlamak mümkün” değerlendirmesini yapıyor.

Paylaşın

Avrupa’nın En Pahalı İkinci Kenti: İstanbul

Gelir ve kiraya göre İstanbul, Münih’le birlikte Avrupa’nın en pahalı ikinci kenti. Bu iki şehirde yaşayanların yalnızca yüzde 10’u, kendi şehirlerinde uygun fiyata oturabilecekleri bir daire bulduğu görüşünde.

Kiracıların yüzde 90’ı memnun değil. Münih’te iki odalı bir dairenin ortalama kirası 1770 Euro iken İstanbul’da ortalama 650 Euro oldu.

İstanbul’da kira Münih’in neredeyse üçte biri ama maaşlar da o orandan daha düşük. Bir İstanbullunun ortalama geliri, Münihlinin 4’te biri ile 6’da biri arasında değişiyor. Münih ve İstanbul’un ardından en yüksek kiranın ödendiği kentler Hamburg, Zürih ve Stockholm oldu.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun araştırmasında İstanbul, kira sorununda zirvede yer aldı. Gelir ve kiraya göre İstanbul, Münih’le birlikte Avrupa’nın en pahalı ikinci kenti oldu.

Münih’te küçük bir daire kirası 1770 Euro olurken İstanbul’da 650 Euro oldu. Bununla birlikte bir İstanbullunun maaşı, bir Münihlinin ortalama beşte biri.

Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa’nın bir çok şehrinde kiracılar için uygun daire bulmanın zorluğunu inceledi. Komisyon, 700 bin kişiye Avrupa kentlerindeki yaşam kalitesi ve konut kiralama konularını sordu.

AB Komisyonu’nun raporuna göre, Avrupa’nın kiracı için en pahalı kenti Cenevre. İsviçre’nin lüksle anılan şehrindeki kira ortalaması, ülke ortalamasının hayli üstünde ve bir dairenin metrekaresi 372 Frank’ı buluyor.

Sözcü’de yer alan habere göre, onu İstanbul ve Münih izliyor. Bu iki şehirde yaşayanların yalnızca yüzde 10’u, kendi şehirlerinde uygun fiyata oturabilecekleri bir daire bulduğu görüşünde. Kiracıların yüzde 90’ı memnun değil. Münih’te iki odalı bir dairenin ortalama kirası 1770 Euro iken İstanbul’da ortalama 650 Euro oldu.

İstanbul’da kira Münih’in neredeyse üçte biri ama maaşlar da o orandan daha düşük. Bir İstanbullunun ortalama geliri, Münihlinin 4’te biri ile 6’da biri arasında değişiyor. Münih ve İstanbul’un ardından en yüksek kiranın ödendiği kentler Hamburg, Zürih ve Stockholm oldu.

Kart borçları ödenemiyor 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) raporuna göre İstanbul’un gündemi ekonomi oldu. Kentte yaşayanların tamamına yakını ekonomiden kötü etkilenirken yurttaşlar kredi kartları borçlarını ödeyemedi.

İstanbul Barometresi Mart 2024 raporuna göre: Katılımcıların yüzde 42,7’si 31 Mart yerel seçimlerin, yüzde 32,5’i ekonomik sorunların, yüzde 2’si ise ailevi sorunların ev içerisinde konuşulduğunu belirtti.

Katılımcıların yüzde 70,1’i bayramı genellikle İstanbul’da geçirdiğini belirtti. İstanbul dışında geçiren katılımcıların yüzde 2,1’i ekonomik sebeplerden dolayı İstanbul’da olduğunu belirtti.

Katılımcıların yüzde 65,9’u 31 Mart yerel seçimleri mart ayında İstanbul’un gündemi olduğunu belirtti. İkinci sırada ise yüzde 20,4 ile ekonomik sorunlar yer aldı.

Katılımcıların yüzde 67’si 31 yerel seçimlerinin konuşulduğundan bahsetti. İkinci sırada, yüzde 22,7 ile ekonomik sorunlar, üçüncü sırada ise yüzde 4,1 ile İsrail’in Gazze’yi İşgali yer aldı.

Katılımcıların yüzde 33,9’u kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti. Kredi kartı kullananların yüzde 48’i aylık kredi kartı borcunun tamamını, yüzde 33,9’u ise borcun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti. Yüzde 5,4’ü asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda, yüzde 4,1’i asgariden az miktarda ödeme yapabildiğini belirtirken, yüzde 8,6’sı hiç ödeyemediğini ifade etti.

Mart ayında katılımcıların yüzde 47,4’ü kıt kanaat geçinebildiğini belirtti. Mart ayında katılımcıların yüzde 17,9’u bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 13,7’si aslında pek geçinemediğini, yüzde 47,4’ü kıt kanaat geçinebildiğini, yüzde 21’i ise geçinebildiğini ve kenara da para koyabildiğini belirtti.

Katılımcıların yüzde 60,9’u satın aldığı gıda miktarının azaldığını belirtti. Katılımcıların yüzde 58,7’si indirime giren gıdaları tercih etme sıklığının arttığını belirtti. Katılımcıların yüzde 97,8’i ekonomik sebeplerle gıda çeşidinin azalttığını belirtti. Yüzde 59,1’i geçen seneye göre satın aldığı gıda çeşidinin azaldığını belirtti.

Katılımcıların yüzde 85,3’ü kırmızı et, yüzde 43,3’ü beyaz et, yüzde 33,7’si süt ve süt ürünü çeşitlerinde satın aldığı gıda çeşidinin azaldığını belirtti.

Katılımcılara göre İstanbul’un ilk üç sorunu yüzde 57,9 ile ulaşım, yüzde 49,4 ile ekonomik sorunlar ve yüzde 47,3 ile sığınmacı ve mülteciler olarak belirlendi. Katılımcıların yüzde 97,8’i ekonomik sebeplerle gıda çeşidini azalttığını belirtti.

Paylaşın

Erdoğan’dan AK Partili Vekillere Uyarı

Toplantılarda, yerel seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmaya devam eden Erdoğan’ın, Meclis çalışmaları ve milletvekillerinin yeterince etkin olmadığına ilişkin uyarılarda bulunduğu belirtildi.

Grup yönetiminin, yasa görüşmeleri uzayacağı gerekçesiyle AKP milletvekillerinin konuşmasına izin vermediği şikayetlerini anımsatan Erdoğan’ın, “Gerektiği yerde arkadaşlar çıksın konuşsun. Herkes derdini anlatsın. Yasa çıkmıyorsa ya da görüşmeler uzarsa uzasın. Arkadaşlara konuşma imkanı verin” dediği aktarıldı.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, “Erdoğan’dan ilginç mesajlar…” yazısında AK Parti’deki son gelişmeleri aktardı. Babacan’ın yazısından öne çıkan bölümler şöyle:

Seçim sonuçlarından oldukça etkilenen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Marmaris tatilinin ardından düzenlediği toplantılarda, yapılan hatalara ilişkin değerlendirmelerde bulunmaya devam etti. Erdoğan’ın seçim sonuçlarını, “Biriken sorunların su yüzüne çıkması” olarak nitelendirdiği öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre Erdoğan son MYK toplantısı dahil, parti kurmaylarıyla yaptığı görüşmelerde, AKP’nin oy kaybı ve vatandaşın tepki gösterdiği uygulamalarla ilgili saptamalarda bulunuyor. Erdoğan’ın son günlerde art arda yaptığı görüşmelerdeki değerlendirmeleri özetle şöyle:

“Şu anda, seçim sonuçlarına ilişkin tartışmalar yapılıyor. Değişim beklentileri var. Ama bir değişim yapacaksak, bizim belirlediğimiz koşullarda ve takvimde olacak. Birilerinin yönlendirmesine göre hareket etmeyeceğiz.

Aramıza fitne ve fesat sokmak isteyenlere karşı uyanık olacağız. Hepimiz bu davanın mensuplarıyız. Medya üzerinden konuşup, birbirimizi suçlar nitelikte davranmayın. Seçim sonuçları bir anlamda, biriken problemlerin gün yüzüne çıkmasıdır.

“Cumhur İttifakında hiçbir sorun yok”

O nedenle ‘teşhis, tedavinin yarısıdır’ diyerek tespitlerimizi buna göre yapmalıyız. Son günlerde sanki Cumhur İttifakı içinde bir problem varmış gibi algı oluşturuluyor. Cumhur İttifakında hiçbir sorun yok. Bahçeli ile görüşmede de bunu bir kez daha teyit ettik.

Bu dava ve partimizin geleceği ben dahil hepimizin geleceğinden daha önemlidir. Hiçbirimiz kendi geleceğimizi partinin geleceğinin önünde tutamayız. Milletin beklentileri neyse ona göre hareket edeceğiz.”

Erdoğan’ın, Meclis çalışmaları ve milletvekillerinin yeterince etkin olmadığına ilişkin uyarılarda bulunduğu belirtildi.

Grup yönetiminin, yasa görüşmeleri uzayacağı gerekçesiyle AKP milletvekillerinin konuşmasına izin vermediği şikayetlerini anımsatan Erdoğan’ın, “Gerektiği yerde arkadaşlar çıksın konuşsun. Herkes derdini anlatsın. Yasa çıkmıyorsa ya da görüşmeler uzarsa uzasın. Arkadaşlara konuşma imkanı verin” dediği aktarıldı.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Kadınlar Süper Lig’inde Şampiyon Galatasaray

Kadın Futbol Süper Ligi 30. hafta maçında Galatasaray ile ALG Spor, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı 2-0 kazanan Galatasaray, 2023-2024 Kadın Futbol Süper Lig Şampiyonu oldu.

Haber Merkezi / Galatasaray’a galibiyeti getiren golleri, 21. dakikada Eda ve 90. dakikada Kipoyi kaydetti. Galatasaray, gelecek yıl Türkiye’yi Şampiyonlar Ligi’nde temsil edecek.

Trabzonspor deplasmanına konuk olan Ankara Büyükşehir Belediyesi GSK, rakibini 2-0 mağlup etti ve 69 puan toplayarak ligi ikinci sırada tamamladı. Adana İdmanyurduspor deplasmanına çıkan Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı, rakibini 6-0 yendi ve 66 puanla üçüncü sırada yer aldı.

1207 Antalyaspor Kadın Futbol Kulübü’nü konuk eden Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımı ise maçı 9-0 kazandı ve 59 puanla dördüncü sırayı aldı. Fatih Karagümrük ile 2-2 berabere kalan Beylerbeyi Spor Kulübü, 57 puanla beşinci oldu.

Ataşehir Belediye Spor deplasmanından 4-1’lik galibiyetle dönen Hakkarigücü Spor, 43 puanla ligi 8. sırada tamamladı. Fatih Vatan Spor, sahasında Gaziantep Asya Spor’u 3-2 yendi. Amed Sportif Faaliyetler ile Karadeniz Ereğli Belediye Spor, 2-2 berabere kaldı.

Düşenler ve çıkanlar

Ataşehir Belediye Spor, 1207 Antalyaspor Kulübü ve Adana İdmanyurduspor; Kadın Futbol Süper Ligi’ne geçen hafta veda etmişlerdi. Kadınlar 1. Ligi’nden Ünye Gücü Futbol Kulübü ve Bornova Spor ise gelecek yıl Kadın Futbol Süper Ligi’nde mücadele etme hakkı kazanmıştı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi GSK’da forma giyen Armisa Kuç, attığı 24 golle sezonun Gol Kraliçesi oldu. Armisa Kuç’u Fenerbahçe’den 22 golle Yağmur Uraz, Hakkarigücü Spor’dan 19 golle Marie Gisele Divine Ngah Manga takip etti.

Paylaşın

Cevdet Yılmaz, Tek Haneli Enflasyon İçin Tarih Verdi!

Enflasyonla mücadeleye ilişkin soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 3 yıllık perspektifle hazırlanan Orta Vadeli Program’ın (OVP) kararlı şekilde uygulandığını ve sonuçlarının görüldüğünü dile getirdi.

Yaz aylarında enflasyonda ivme kaybı yaşanacağını belirten ve “Yıllık bazda rakamların zirve yapacağı ay, mayıs enflasyonu” diyen Yılmaz, sonraki dört ayda hızlı bir düşüşün olacağını kaydetti. “Ne kadar düşer?” sorusu üzerine Yılmaz, “20 puanlık bir düşüş bekliyorum” ifadesini kullandı.

Düşüşün esas etkisinin program olduğunu aktaran Yılmaz, “Aylık bazda ciddi düşüşler göreceğiz sonra da yıllık düşüşleri göreceğiz.” dedi. Yılmaz, enflasyonun gelecek yıl daha da düşeceğini, 2026 yılında ise tek haneye ulaşılacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kanal 7’de canlı yayımlanan Başkent Kulisi programında gündemi değerlendirdi ve soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görüşmesinin sorulması üzerine Yılmaz, görüşmeyi çok olumlu değerlendirdiğini vurguladı.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından Türkiye’nin seçimsiz bir döneme girdiğini, bu dönemin ülke için tarihi bir fırsat olduğunu ifade eden Yılmaz, bu sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Siyaset alanında rekabetçi işbirliğine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, “Hem rekabet edeceksiniz hem de ülkenin geleceği adına işbirliği yapacaksınız ortak menfaatlerimiz ve milletin beklentileri için. Yeni anayasa tartışmalarından tutun ekonomik reformlara, sosyal konulara varıncaya kadar bir çok alanda iktidarıyla muhalefetiyle yapmamız gerekenler var. Dış politikada çok önemli gündemlerimiz var. Bütün bu konularda siyasi kutuplaşmanın azalması, siyasi diyaloğun artması son derece faydalı. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu zaten ‘Türkiye’nin ihtiyacı’ şeklinde ifade etti” diye konuştu.

“Görüşmelerin arkası gelir mi?” sorusuna Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız da iadeiziyarette bulunacağını ifade etti. Bu diyaloğun devam etmesinde büyük fayda var. Ama bu rekabetin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor, mutlaka siyasi rekabet de devam edecektir” yanıtını verdi.

CHP’den görüşmeye ilişkin farklı seslerin duyulduğunun hatırlatılması üzerine Yılmaz, “Farklı sesler de duyduk. Sayın Özel’in gösterdiği tavır, doğru bir tavır. Türkiye’nin ihtiyacı neyse siyasetin bunu görmesi, halkın beklentilerini görmesi lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonla mücadeleye ilişkin yapılan çalışmalara ilişkin soruları da yanıtladı. Yılmaz, 3 yıllık perspektifle hazırlanan Orta Vadeli Program’ın (OVP) kararlı şekilde uygulandığını ve sonuçlarının görüldüğünü dile getirdi.

Yaz aylarında enflasyonda ivme kaybı yaşanacağını belirten ve “Yıllık bazda rakamların zirve yapacağı ay, mayıs enflasyonu” diyen Yılmaz, sonraki dört ayda hızlı bir düşüşün olacağını kaydetti. “Ne kadar düşer?” sorusu üzerine Yılmaz, “20 puanlık bir düşüş bekliyorum” ifadesini kullandı.

Düşüşün esas etkisinin program olduğunu aktaran Yılmaz, “Aylık bazda ciddi düşüşler göreceğiz sonra da yıllık düşüşleri göreceğiz.” dedi. Yılmaz, enflasyonun gelecek yıl daha da düşeceğini, 2026 yılında ise tek haneye ulaşılacağını belirtti.

Finansal göstergelerde Türkiye’nin iyileşme sürecinde olduğunu ifade eden Yılmaz, “Halk ne zaman hissedecek” sorusu üzerine de “Yaz döneminden sonra bunu daha fazla görmüş olacağız. Aslında otomotivde, bir takım alanlarda görmeye başladık bunları. Ama gıda ve hizmetlerde katılık var, onu kırmaya çalışıyoruz. Onlarla birlikte halkımızın hayatında daha fark edilir hale gelecek. Bu, enflasyon negatif olacak anlamında değil, artış hızında çok ciddi bir yavaşlama olacak” diye konuştu.

“Kredi derecelendirme kuruluşları not artırımı yaptılar. Bunlar ne anlam ifade ediyor?” sorusuna Yılmaz, “Esas olan yatırımların gelmesi. Yatırımlar Türkiye’ye gelmeye başladı. Özellikle portföy yatırımlarında ciddi bir artış görüyoruz. Doğrudan sermayede de çok umut verici sinyaller görüyoruz. Yatırımcı ilgisinin arttığını görüyoruz” yanıtını verdi.

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin, seçim süreçlerinin bitmesiyle siyasi güven ortamını, istikrarı, öngörülebilirliği sağladığına işaret ederek, Orta Vadeli Program ve diğer dokümanlarla da politika belirsizliklerini giderdiklerini söyledi.

“Türkiye’de reel sektör, yüksek faiz ortamından gelecek süreçte nasıl etkilenir?” sorusu üzerine Yılmaz, tüketimi dengeleyip, tasarrufları artırıp, bunu üretken alanlara kanalize etmeye çalıştıklarını anlattı.

“Bütün kesimler elini taşın altına koymalı”

İşgücü piyasalarındaki reformlarının, mesleki eğitim alanındaki planlarının istihdama önemli katkı sunacağının altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

Önümüzdeki günlerde Yatırım Ortamını İyileştirme Kurulu’nu tekrar topluyoruz. Kamu ve özel kesim olarak oraya Milli Eğitim Bakanımızı davet edeceğiz. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız mesleki eğitimle ilgili geniş bir tedbir setini orada Milli Eğitim Bakanımız sunacak.

Çalışma Bakanlığımız, Strateji Bütçe, Maliye, bütün kurumlarımızla ve özel kesimin temsilcileriyle birlikte bunları değerlendireceğiz, orada çeşitli adımlar atacağız. Sadece makro politikalar değil, mikro müdahaleler de önemli. İstihdam açısından KOBİ politikamız çok önemli. Bölgesel kalkınma, tarım politikamız, hizmetlerde farklı çalışma modellerini geliştirmemiz bütün bunlarla birlikte düşünüyoruz.

Yılmaz, “Türkiye’de alınabilecek tasarruf tedbirlerine” ilişkin soruya, “Enflasyonla mücadele topyekun mücadeledir. Kamusuyla, özel sektörüyle, sivil toplumuyla bu mücadelede bütün kesimlerin elini taşın altına koyması gerekiyor. Gereksiz harcamalardan, ihtiyaç duymadığımız tüketimden kaçınmamız gerekiyor” cevabını verdi.

Artan tasarrufun, Türkiye’nin geleceğini güçlendirecek alanlara kanalize edilmesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, “Bu anlayışla kamuda da bir çalışma başlatmış durumdayız. Koordineli bir çalışma yapıyoruz. İyi bir izleme sistemi kurmak istiyoruz. Sadece ilan etmekle kalmayacağız, uygulamanın takibi anlamında da daha etkili bir sistem kurmayı öngörüyoruz” görüşünü paylaştı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, araçlardan kamu binalarının kullanımına, doküman basımından tören, eğitim faaliyetlerinin nerede, nasıl yapıldığına kadar her şeyi kalem kalem değerlendirdiklerini, netleştiğinde bunun kamuoyuyla paylaşılacağını aktardı.

“Araç kullanımı azaltılacak mı?” sorusuna Yılmaz, “Elbette, araçlarla ilgili tartışmalar var. Sadece araç değil, bina… İhtiyaç yoksa niye yeni bina yapalım? Mevcutları daha verimli nasıl kullanabiliriz diye bakıyoruz. En büyük tasarruf verimlilik. Harcama azaltmanın yanı sıra hangi alanda harcamamız varsa, bunu nasıl verimli hale getiririz diye bakıyoruz” sözlerini sarf etti.

Paylaşın