Açlık Sınırı Asgari Ücrete 754 Lira Fark Attı

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 17 bin 756 lira, açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan yani yoksulluk sınırı 61 bin 418 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 28 bin 458 lira oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal İş Sendikası (BİSAM), açlık – yoksulluk sınırı araştırmasının Nisan 2024 sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, araştırmada esas alınan gider gruplarında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Nisan 2024 için 17 bin 756 lira olarak ölçüldü. Böylece açlık sınırı 17 bin 2 TL’lik asgari ücrete 754 TL ile fark attı.

Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 61 bin 418 lira olarak gerçekleşti. Yoksulluk sınırı mart ayında 57 bin TL olarak hesaplanmıştı.

Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 28.458 lira olmalıdır. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 28.458 lira olarak tespit edildi.

Günlük harcamalarda Nisan 2024’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 172.07 liralık harcama gereksinimi oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 124.81 lira olarak hesaplandı.

Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 155.14 liraya ulaşırken, ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 40.25 lira oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 31.20 liralık masraf yapılması gereken ürün grubu olurken, yumurta için 8.98, şeker, bal, reçel ve pekmez için yapılması gereken harcama ise 13.77 lira oldu.

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifalar Sürüyor: Milletvekili Sayısı 37’ye Düştü

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve seçimlerde büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de Adana Milletvekili Bilal Bilici, partisinden istifa etme kararı aldı.

Haber Merkezi / Bilal Bilici’nin istifasıyla İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) milletvekili sayısı 37’ye düştü.

Öte yandan Gazeteci İsmail Saymaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “İYİ Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, partisinden istifa etti. Bilici, AK Parti’ye geçebilir” ifadelerine yer verdi.

Bilal Bilici kimdir?

1984 yılında Adana’da dünyaya gelen Bilal Bilici’nin babası, iş insanı ve üç dönem Adana milletvekili olarak TBMM’de yer almış siyasetçi Mehmet Ali Bilici’dir. Bilal Bilici, yükseköğrenimini Boston Üniversitesi Ekonomi bölümünde tamamladı.

Boston Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde lisans, Bahçeşehir Üniversitesi – Global İlişkiler – Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Bilal Bilici, Ernst & Young ve Accenture şirketlerinin Cincinnati ve Boston ofisinde üst düzey danışmanlık görevlerinde bulundu.

Petrol ve Petrokimya alanında Dubai’de özel sektörde yönetici olarak görev alan Bilal Bilici, Ernst & Young ve Accenture şirketlerinin Boston ofisinde danışmanlık görevinde bulundu. Bilal Bilici, Dubai’de petrol ve petrokimya sektöründe çalıştı.

Türkiye’de Bilici Holding Yönetim Kurulu’nda yer alan Bilal Bilici, Bahçeşehir Üniversitesi’nde Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans programına devam etti. Bilal Bilici, “Popülizmin ve radikal sağın Avrupa siyasetinde yükselişi: Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) örneği” başlıklı tezi (2020) ile yüksek lisans derecesi aldı.

2020’de Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’na katılan Bilal Bilici, Ekonomi Bakanlığı’na bağlı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda yer aldı. 2021’de İstanbul’a Guatemala Fahri Konsolosu olarak atanan Bilal Bilici, Türkiye’de görev alan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı fahri konsolosların üye olduğu Dünya Fahri Konsoloslar Derneği yönetim kurulunda görev aldı.

2022’de İyi Parti’nin ABD temsilciliğine genel başkan danışmanı olarak atanan Bilal Bilici, 2023 Türkiye genel seçimlerinde İyi Parti’den Adana’dan milletvekili seçildi.

Bilal Bilici, DEİK -Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Üyesi, DEİK Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu – Orta Amerika-Karayipler İş Konsey Başkan Yardımcısı, Guatemala Cumhuriyeti İstanbul F. Konsolosu, Dünya Konsoloslar Derneği Mütevelli Heyet Üyesi, İyi Parti Genel Başkan Danışmanı, İYİ Parti Washington DC Temsilcisi görevlerini yürüttü.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Mesajı: Yıl Sonu Hedefine Ulaşmakta Kararlıyız

Mehmet Şimşek, “Yıl sonu enflasyon hedefine ulaşmakta kararlıyız. Mali disiplini güçlendirmek için aldığımız kararlarda dezenflasyon hedefimizi göz önünde bulunduruyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ ve önümüzdeki süreçte atacağımız diğer adımlarla maliye politikası olarak enflasyonla mücadeleye desteğimiz artarak devam edecek.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Şimşek’in açıklaması şöyle:

“Köprü ve otoyollardaki son fiyat artışlarının yıllık enflasyona etkisinin yaklaşık 0,05 puan (taşımacılık maliyetleri kaynaklı tüm dolaylı etkiler dahil) ile sınırlı olacağını öngörüyoruz.

Yıl sonu enflasyon hedefine ulaşmakta kararlıyız. Mali disiplini güçlendirmek için aldığımız kararlarda dezenflasyon hedefimizi göz önünde bulunduruyoruz.

‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ ve önümüzdeki süreçte atacağımız diğer adımlarla maliye politikası olarak enflasyonla mücadeleye desteğimiz artarak devam edecek.”

Paylaşın

Evrenin En Eski Yıldızları Samanyolu’nun Halesinde Keşfedildi

Bilim insanları, Samanyolu’nu halesinde galaksilerin şekillendiği ilk döneme ait 3 yıldızı keşfetti. Dünya’dan 30 bin ışıkyılı uzaklıkta olan yıldızların yaklaşık 12 ila 13 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Bu yıldızların bir zamanlar kendi galaksilerine sahip olduğunu, daha sonra genişleyen Samanyolu Galaksisi tarafından emdiğine inanan bilim insanları, bu yıldızlardan daha fazla olabileceğini ifade ediyorlar.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) araştırmacı ve öğrenciler, Büyük Patlama’dan kısa süre sonra oluşan eski yıldızları ararken Las Campanas Gözlemevi’ne ait Magellan Kil Teleskobu’nun verilerinden yararlandı.

Bilim insanları, yıldızların içerdiği elementlere baktıktan sonra teleskobun 10 yıl önce gözlemlediği üç yıldızın kriterlerine uyduğunu fark etti. Evren ilk zamanlarında büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluştuğu için bu dönemde meydana gelen yıldızlar stronsiyum ve baryum gibi metalleri çok düşük miktarda barındırıyor.

İlk yıldızların, yaklaşık 13,8 milyar yaşındaki evren 100 milyon yaşındayken oluştuğu düşünülüyor. Araştırma ekibi, bu elementleri düşük miktarda içeren üç yıldızın 12 ila 13 milyar yaşında olduğu sonucuna vardı.

Galaksinin çevresindeki yıldız kümesini ifade eden Samanyolu halesindeki bu yıldızlar, Dünya’ya 30 bin ışık yılı uzakta bulunduğundan nispeten yakın kabul ediliyor.

Bulgularını Monthly Notices of the Royal Astronomical Society adlı hakemli dergide dün yayımlayan ekip, yıldızların ilginç bir özelliğini de fark etti.

Metal bakımından fakir bu eski yıldızlar, haledeki diğer yıldızların tersi yönünde hareket ediyordu. Araştırmacılar bunun, üç gökcisminin başka bir galaksiden gelmesinden kaynaklandığını düşünüyor.

Araştırmanın ortak yazarı Anna Frebel, bu bulguyu şöyle açıklıyor: Yıldızların ekibin geri kalanına göre yanlış yöne gitmesinin tek yolu, yanlış yönde fırlatılmaları.

Bilim insanları hem metal miktarı hem de yanlış yönde gitmelerinden dolayı yıldızların bir zamanlar cüce galaksilerin parçası olduğu görüşünde. Samanyolu’na rasgele açılarla giren farklı galaksiler, geride bu üç yıldızı bırakmış olabilir. Milyarlarca yıl geçmesine karşın yönlerini değiştirmeyen bu yıldızlar çok hızlı hareket ediyor.

Haledeki diğer eski yıldızların da böyle bir davranış sergileyip sergilemediğini merak eden araştırmacılar, akışın tersi yönde ilerliyor gibi görünen 65 yıldız daha buldu. Daha önce gözlemlenen bu yıldızlar da stronsiyum ve baryumu çok düşük miktarlarda içeriyordu.

MIT’den astrofizikçi Frebel “İlginç bir şekilde hepsi epey hızlı; saniyede yüzlerce kilometre hızla yanlış yöne gidiyorlar” diyerek şöyle ekliyor: Kaçıyorlar! Bu durumun nedenini bilmiyoruz fakat bulmacanın bu parçasına ihtiyacımız vardı ve başladığımızda bunu pek tahmin edememiştim.

Bilim insanları Samanyolu’nda benzer özelliklere sahip yıldızları araştırmaya devam etmeyi planlıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Dört Aylık Bütçe Açığı 691 Milyar 312 Milyon Lira

2024 yılının ilk dört aylık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 2 trilyon 924,3 milyar lira, bütçe gelirleri 2 trilyon 233 milyar lira ve bütçe açığı 691,3 milyar lira oldu.

Haber Merkezi / 2023 yılının ilk dört aylık döneminde merkezi yönetim bütçesi 382 milyar 496 milyon lira açık vermişti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Nisan 2024 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri raporunu açıkladı.

Buna göre; 2024 yılı Nisan ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 773,6 milyar TL, bütçe gelirleri 595,8 milyar TL ve bütçe açığı 177,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 659,6 milyar TL ve faiz dışı açık ise 63,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2023 yılı Nisan ayında 132 milyar 471 milyon TL açık vermiş iken 2024 yılı Nisan ayında 177 milyar 830 milyon TL açık verildi. 2023 yılı Nisan ayında 97 milyar 974 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2024 yılı Nisan ayında 63 milyar 802 milyon TL faiz dışı açık verilmişti.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Nisan ayı itibarıyla 773 milyar 643 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 114 milyar 27 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 659 milyar 615 milyon TL olarak gerçekleşti.

2024 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 11 trilyon 89 milyar 37 milyon TL ödenekten
Nisan ayında 773 milyar 643 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 400 milyar 444 milyon
TL harcama yapılmıştı.

Nisan ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 93,2 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 7,2 iken 2024 yılında yüzde 7 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 80,2 oranında artarak 659 milyar 615 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 7,4 iken 2024 yılında yüzde 6,7 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Nisan ayı itibarıyla 595 milyar 813 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 487 milyar 856 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 94 milyar 722 milyon TL oldu.

2023 yılı Nisan ayında bütçe gelirleri 267 milyar 973 milyon TL iken 2024 yılının aynı ayında yüzde 122,3 oranında artarak 595 milyar 813 milyon TL olarak gerçekleşmişti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Nisan ayı gerçekleşme oranı 2023 yılında yüzde 5,4 iken 2024 yılında yüzde 7,1 olmuştu.

2024 yılı Nisan ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 109,6 oranında artarak 487 milyar 856 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 5,4 iken 2024 yılında yüzde 6,6 oldu.

2024 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 2 trilyon 924,3 milyar TL, bütçe gelirleri 2 trilyon 233 milyar TL ve bütçe açığı 691,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 2 trilyon 559,8 milyar TL ve faiz dışı açık ise 326,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2023 yılı Ocak-Nisan döneminde 382 milyar 496 milyon TL açık vermiş iken 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde 691 milyar 312 milyon TL açık verildi. 2023 yılı Ocak-Nisan döneminde 247 milyar 342 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde 326 milyar 808 milyon TL faiz dışı açık verildi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 2 trilyon 924 milyar 323 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 364 milyar 504 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 2 trilyon 559 milyar 819 milyon TL olarak gerçekleşti.

2024 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 102,3 oranında artarak 2 trilyon 924 milyar 323 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 95,4 oranında artarak 2 trilyon 559 milyar 819 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 2 trilyon 233 milyar 11 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 831 milyar 816 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 328 milyar 652 milyon TL oldu.

2023 yılı Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri 1 trilyon 62 milyar 701 milyon TL iken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 110,1 oranında artarak 2 trilyon 233 milyar 11 milyon TL olarak gerçekleşmişti. 2024 yılı Ocak-Nisan dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 112,1 oranında artarak 1 trilyon 831 milyar 816 milyon TL oldu.

Paylaşın

Erdoğan: Fitne Ve Nifak Odaklarına Göz Açtırmayacağız

Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, “FETÖ’ye diyet borcunu ödemek için Yenikapı ruhunu baltalamak isteyenleri görüyoruz ki asla boş durmuyor. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz.” dedi ve ekledi:

“İhanete varmayan her dostluk bizim için bakidir. Yeter ki samimiyet, hüsnü niyet olsun. Diğer her şey hal yoluna konulur. Siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu, Cumhur İttifakı’nda gedik açmak isteyenler olduğunu biliyoruz. Fitne ve nifak odaklarına göz açtırmayacağız. Cumhur İttifakı güçlenerek, saflarını sıklaştırarak yoluna devam edecek.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Dün Genişletilmiş İl Başkanları toplantımızı coşku ve heyecanla icra ettik. Bu ilk il başkanları toplantısında son 5 ayın muhasebesini yaptık, illerimizin röntgenini çektik. Teşkilatımızın kararlılığı, dinamizmi karşısında hakikaten büyük bir gurur duydum. Yolumuza pekleşe pekleşe devam ediyoruz. Partimizin kuruluşundan itibaren daima ortak akılla hareket ettik. Bunu güçlendirerek sürdüreceğiz.

Seçimler dolayısıyla istişare kamplarımızı yapamamıştık. Önümüzdeki haftalarda gerçekleştiriyoruz. Milletvekillerimizle 7-8 Haziran’da, belediye başkanlarımızla 1-2 Temmuz’da bir araya geleceğiz. Bu toplantıların şimdiden partimiz ve davamız için hayırlı olmasını diliyorum. Kongrelerimizle ilgili takvimimizi yakında ilan edeceğiz.

Her kongre sürecini kadrolarımız arasındaki bayrak yarışı olarak görüyoruz. Yorulan, motivasyonunu yitiren varsa hatası, kusuru olan varsa kardeşlik hukukumuzu koruyarak onları dinlenmeye alacağız, yeni, dinamik arkadaşlarla yolumuza devam edeceğiz. Tazelenerek, yenilenerek geliyoruz.

14 Mayıs’ta yapılan Genel Seçim’in üzerinden 1 yıl geçti. TBMM bu 1 yıl içinde gece gündüz demeden çalıştı ve milletimizin beklentilerini karşılayan yasaları çıkardı. Hükümetimiz de tüm kabine üyelerimizle ülkemizin refahı, kalkınması ve güvenliği için ter döküyoruz. Yurtiçinde ve dışında pek çok programa katıldık. Dış politikada özellikle yoğun bir dört haftayı geride bıraktık.

Diplomaside olduğu gibi iç siyasette yoğun gayret içindeyiz. Geniş bir yelpazede kanunlaşma sürecinde olan teklifler var. Hayat pahalılığı ve öğretmenlerimize yönelik şiddetle mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. MHP ile işbirliği ve eşgüdüm içinde bu konuları takip etmesini bekliyorum. Meclis tatile girmeden yasal düzenlemeleri çıkarmamız gerekiyor.

Yeni anayasa konusunda Meclis Başkanı’na destek vermemiz önemlidir. Sivil anayasanın günlük tartışmalara kurban edilmemesi kanaatindeyiz. İstişari temasları bitirip somut adımlarda fayda görüyoruz. Yapıcı ve uzlaşmacı tutumumuzu koruyacağız. Dört yılın her gününü ilk günkü aşkla dolu dolu geçirecek, ülkemizi her alanda yeni rekorlarla buluşturacağız.

14 Mayıs seçimlerinde iktidar olma yetkisini bizlere tevdi etmiş, 31 Mart’ta bizlere bir ikazda bulunmuştur. 31 Mart bir güven oylaması değildir. Bir kırılma, değişiklik olmamıştır. Önce 14 Mayıs’ta sonra 28 Mayıs’ta seçmen kararlı bir şekilde hükümeti Cumhur İttifakı’na emanet etmiş, yerel seçimde tercihini farklı yansıtmıştır. İkisini birbirinden ayırmak durumundayız. Milletin verdiği mesajı duymazdan gelecek değiliz. O mesajı aldık. Gereğini yapmaya başladık.

Bakanlarımız, milletvekillerimiz, teşkilatımız aziz milletimizin bize 14 Mayıs’ta yüklediği emanetin idrakinde olacağız. İçimizde, kadrolarımızda yanlış değerlendirmeler yapanlar varsa atalete veya tembelliğe tevessül eden olursa onlarla yollarımızı ayırırız.

AK Parti’nin çalışma usulü bellidir. Yarın seçim olacakmış gibi hazırlıklıyız. Aynı zamanda biz hiç seçim olmayacakmış gibi kendimizi seçim tarihleriyle kısıtlamadan çalışan bir kadroyuz. Ne teşkilatımızda ne bürokraside rehavete, tembelliğe, gevşemeye, gönülsüzlüğe tahammülümüz olamaz.

Kanunun dışına çıkan, hatası, kastı olan kim varsa hukuk zemininde hesabını soruyoruz. Ülkeye ve millete karşı vazifesini yapmamanın hiçbir bahanesi olmaz. Bürokratik vesayetin tekrar nüksetmesine asla fırsat vermeyiz. Son 22 yılda AK Parti ile ilgili hükümetlerimizle ilgili de kötümser senaryolar yazanlar oldu. Süre biçenler oldu. Bu davaya ihanet edenler, korkanlar, hırslarına yenilenler oldu. Onlar artık yoklar, esamileri okunmuyor.

Türkiye’de siyasetin yumuşamaya ihtiyacı var. Üzerimize düşeni yapıyoruz, yapacağız. Biz hiçbir zaman kutuplaşmanın, kamplaşmanın tarafı olmadık. Türkiye’yi bir gördük, beraber gördük. Siyasetimizi gerilim ve kutuplaşma üzerine değil; hedefler, projeler üzerine inşa ettik.

Haksızlık, adaletsizlik karşısında elbette öfkelendik. Milletimizle irtibatımızda kucaklayıcı olduk. Önümüzdeki dört yıl hoşgörüyle geçsin. Muhalefet yıkıcı değil, yapıcı olsun. Arzumuz odur ki Türkiye’nin meseleleri polemiklerin üzerinde ele alınsın. Siyaseti yüksek gerilim hattına hapsetmek isteyenler olacaktır ama olmasını istemiyoruz.

FETÖ’ye diyet borcunu ödemek için Yenikapı Ruhunu baltalamak isteyenler boş durmuyor. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz. Ne kadar da çirkinleşirse çirkinleşsinler biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Biz kucaklayıcı ve kuşatıcı olacağız.

Partimizin kapıları ilkeleri, bizim ilkelerimizle örtüşen herkese açıktır. Biz milletimizin, devletimizin çıkarları için kin tutarız. Siyasette kin kavramını asla kabul etmeyiz. İhanete varmayan her dostluk bizim için bakidir. Yeter ki samimiyet, hüsnü niyet olsun. Diğer her şey hal yoluna konulur.

Siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu, Cumhur İttifakı’nda gedik açmak isteyenler olduğunu biliyoruz. Fitne ve nifak odaklarına göz açtırmayacağız. Cumhur İttifakı güçlenerek, saflarını sıklaştırarak yoluna devam edecek.

“Nekbe’nin 76’ncı yıldönümü”

Bugün 15 Mayıs, tüm Filistinliler için, son derece anlamlı bir gün. Bugün büyük felaket anlamındaki Nekbe’nin 76’ncı yıldönümü. Siyonistler bu toprakları adım adım işgale başladı. Filistin topraklarında ilk kitlesel katliam Osmanlının çekilmesiyle başladı. Siyonist çeteler toplu cinayetler işleyerek, Filistinlileri göç etmeye zorladı.

Filistinliler, İsrail devletinin kurulmasının ertesi günü büyük felaket olarak ilan ettiler ve her yıl 15 Mayıs’ta evlerine kavuşma umudunu tazeliyorlar. Er ya da geç Filitinliler evlerine dönecekler.

Bugün burada bazı gerçekleri açık açık konuşmak durumundayım. Hitler, Yahudi soykırımını yaparken yalnız değildi. Avrupa’daki pek çok ülke Hitler’i destekliyordu. Hitler katliam yaparken kendisini çok güçlü, yenilmez hissediyordu. Kafasına bir kurşun sıktı, yanmış cesedi Almanya gibi harabeye dönmüş sığınağında bulundu.

Dünyanın gözü önünde 8 bin 372 Boşnak kardeşimizi şehit ettiler. Yenileceklerini asla düşünmüyorlardı. Ne oldu? Mahkemeye çıktılar ve bir zamanların o soykırımcı generalleri hesap verdiler. Er ya da geç Gazze kasabı Netanyahu’yu ve onunla birlikte soykırıma ortak olanları aynı akıbet bekliyor.

Soykırımcıların hukuka hesap vermesi için enselerinde olacağız. Artık tüm dünyanın bir hakikati kabullenmesi lazım. Gazze soykırımının hesabını sormadan, dünya temiz kalamaz. Kimse bizden susmamızı, sözümüzü yumuşatmamızı beklemesin.

Bunlar cani oldukları kadar küstahlar. Bombalarla, mermilerle, en ölümcül silahlarla, açlıkla, susuzlukla insan öldürdüler. Hastaneleri vurdular. Güvenli bölgelerde sivil katlettiler. Annelere evlatlarının parçalarını toplattılar. Hitler bile tarihe kara bir leke olarak geçen holokostu yaparken bu kadar aleni yapmadı, bu kadar cüretkar değildi. Bunlar o kadar pervasız ki kameralar önünde, canlı yayında gazetecileri, doktorları, sivilleri, bebekleri katlettiler. Bundan kaçamazlar. Mahkeme-i kübraya çıkmadan, dünyada bunun hesabını verecekler.

Uluslararası mahkemeyi baskı altına almaya çalışıyorlar. BM kürsüsünde, BM şartını parçalayarak dünyaya meydan okuyorlar. Nesin sen? Bu işten yırtacağını mı zannediyorsun? Bedelini ödeyeceksiniz. Ne yaparlarsa yapsınlar insanlık bu katillerin yakasını bırakmayacak. Biz bu katillerin, soykırımcıların, cinayet şebekesinin peşini bırakmayacağız.

Hamas’ı destekliyoruz diye bizi eleştiriyorlar. Sizde hiç mi vicdan yok? Gazze’de açlıktan ölmek üzere olanlara yardımı kabul edemeyecek kadar, bu terör devletini savunacak kadar kişiliğinizi, kimliğinizi kaybettiniz? Bu azgın devlet eğer durdurulmazsa vaad edilmiş topraklar hezeyanıyla gözünü Anadolu’ya dikecekler.

Hamas, Gazze’de Anadolu’nun ileri hat savunmasını yapıyor. Bunu göremeyecek kadar kör müsünüz? Bunu anlamayacak kadar mı idrakiniz kapandı. Ben Hamas’ı Kuva-i Milliye’ye benzetince rahatsız olanlar oldu. Kuva-i Milliye’ye de hain, isyancı demediler mi? Hamas’ın yanında durmaya devam edeceğiz. Ruhunu, aklını ve vicdanını Siyanist katillere kiraya verenlere itibar etmeyeceğiz.

Hak bildiğimiz kutlu yolda azimle, sabırla yürüyeceğiz. Tayyip Erdoğan olarak tek başına kalsam da Filistinli, Sudanlı mazlumların hakkını savunmaya devam edeceğim. Siyonist katillerin ve piyonların bizi hedefe koyması ürkecek bir şey değil, bir şeref madalyasıdır. Korkaklar zafer anıtı dikemez.

Gün oldu vesayetçilere, gün oldu terör örgütlerine, gün oldu FETÖ’cü alçaklara meydan okuduk. İstiklal ve istikbalimize kim kast ederse karşısında durmaya devam edeceğiz.

Hükümetimiz, ittifakımız ve devletimiz her zamankinden daha güçlü, kararlı. Gazze’de soykırım bitince ve katiller hesap verinceye kadar Filistin halkına sahip çıkacağız. Nekbe Günü’nde her zerremizle Filistin’in yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.”

Paylaşın

EBRD, Türkiye İçin Büyüme Tahminini Yüzde 2,7’ye Çekti

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), “Bölgesel Ekonomik Görünümler” raporunda, Türkiye ekonomisi için 2024 yılı büyüme tahminini yüzde 3’ten yüzde 2,7’ye indirdi.

EBRD, 1991 yılında kurulmuş olan uluslararası finans kurumudur. Çok taraflı kalkınma bankası olarak, EBRD yatırımı market ekonomileri inşa etmek için alet olarak kullanır.

Başlangıçta eski Doğu Bloku ülkelerine odaklanırken kalkınma desteği merkez Avrupa’da merkez Asya’ya 30 ülkeye genişlemiştir. Avrupa’ya nazaran, EBRD’ye üye olan ülkeler 5 kıtaya yayılmaktadır ve en büyük pay Birleşik Devletler’e aittir. Merkezi Londra’da olan EBRD’nin mülkiyeti 71 ülke ve iki AB kurumuna aittir.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD),faaliyet gösterdiği ekonomileri kapsayan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunu yayımladı. Buna göre, EBRD geçen yıl eylüldeki bölgesel ekonomik büyüme tahminini yüzde 0,2 aşağı yönlü revize ederek, yüzde 3’e çekti. Geçen yıl EBRD ekonomilerinde büyüme yüzde 2,5 olmuştu.

Dünya’da yer alan habere göre banka, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme öngörüsünü de eylüldeki yüzde 3 seviyesine göre aşağı yönlü revize ederek yüzde 2,7 olarak güncelledi. Büyüme beklentisindeki düşüşte, enflasyonla mücadele kapsamında para ve maliye politikasında sıkılaşmanın devam edeceği beklentisi etkili oldu.

Banka, Türkiye ekonomisinin 2025’te ise yüzde 3 büyüyeceğini öngördü. Rapora göre, Türkiye ekonomi politikası, vergi artışları ve daha güçlü makro ihtiyati politika tedbirleriyle sıkılaşırken, geçen yıl ekonomik büyüme deprem sonrası yeniden yapılandırma çabalarının etkisiyle hizmet sektörü tarafından yönlendirildi.

Haziran 2023’ten bu yana daha ortodoks politikalara geri dönüş, yerli ve uluslararası yatırımcılar arasında güveni artırdı ve Türkiye kısa süre önce bir büyük derecelendirme kuruluşundan 10 yılı aşkın süre sonra ilk ülke not artışını aldı.

Öte yandan, yüksek enflasyon, Avrupa’da daha yavaş büyüme, bölgede jeopolitik gerginliğin artması ve yüksek kısa vadeli dış finansman ihtiyaçları ışığında daha sıkı küresel finansman koşullarına bağlı olarak, riskler sürüyor. EBRD’nin Türkiye’de 2009’dan bu yana 442 projeye ve ticaret finansmanı girişimlerine yaptığı 19,8 milyar avro yatırımın yüzde 93’ü özel sektöre sağlandı.

Paylaşın

Kredi Kartlarından Nakit Çekimler Yüzde 26,32 Azaldı

16 Mart’ta yüzde 5 faizin devreye girmesinin etkisiyle martta kredi kartından nakit çekim tutarı şubat ayına göre yüzde 26,32 geriledi ve 89.34 milyar liraya indi.

Nakit çekim işlem adedi de şubat ayına göre yüzde 18,44 azaldı. Martta yılsonuna göre nakit çekim işlemi tutarı ise yüzde 14,43 geriledi. Faizin etkisinin nisan ve mayıs aylarında da devam etmesi bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kredi kartlarından ve kredili mevduat hesaplarından nakit çekim faizini mart ortasında ramazan bayramı haftasından hemen önce yüzde 5’e yükseltti. 16 Mart’ta devreye giren yüzde 5 faiz uygulaması kredi kartından nakit çekimde etkili oldu.

Ancak kredili mevduat hesaplarında ise artış devam ediyor. Bankalararası Kart Merkezi (BKK) verilerine göre kredi kartından nakit çekim martta 89.34 milyar liraya indi, yılsonuna göre yüzde 14,43, şubat ayına göre ise yüzde 26,32 düşüş gösterdi.

Ekonomim’den Şebnem Turhan‘ın haberine göre, yeni ekonomi yönetimi göreve geldiği günden itibaren kredi kartı harcamalarına çeki düzen ver- me yönünde adımlar atıyor. Geçen yıl haziran öncesinde kredi kartı azami faiz ile nakit çekim, kredili mevduat hesabı faizleri oldukça düşük seviyelerde idi. Bu durum kredi kartı harcamalarının ve nakit çekimin oldukça hızlı büyümesini sağladı. Ardından politika faizi artışıyla birlikte bu faiz oranları da yükseldi.

Kasımda politika faizi artışları kredi kartına yansıtılmamaya başlasa da 6 Nisan’dan itibaren faiz oranları yükseltildi. Kredi kartından nakit çekim ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının hesaplama yönteminde ise Merkez Bankası 16 Mart’ta değişiklik yaptı. Yeni yönteme göre, hesaplanan aylık azami akdi faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e çıkarıldı.

Merkez Bankası’nın faizini yüzde 5’e çıkarması kredi kartından nakit çekimde etkili oldu. BKM aylık verilerine göre kredi kartından nakit çekim tutarı geçen yıl haziran ve temmuz ayında mayısa göre yüzde 43 gerilese de ağustos ile birlikte yeniden yönünü yukarıya çevirdi. Haziran ve temmuzda 40 milyar lira seviyelerinde olan kredi kartından nakit çekim ağustosta 60 milyar lirayı aştı yılı ise 104.4 milyar lirada tamamladı. Bu yılın ilk iki ayında ise rekor seviyeler görüldü kredi kartından nakit çekim işlemlerinde.

Hem işlem sayısı hem de işlem tutarı olarak rekorlar kırıldı. Ocakta 116.15 milyar lira, şubatta ise 121.25 milyar lira kredi kartından nakit çekim gerçekleştirildi. 16 Mart’ta yüzde 5 faizin devreye girmesinin etkisiyle martta kredi kartından nakit çekim tutarı şubat ayına göre yüzde 26,32 geriledi ve 89.34 milyar liraya indi. Nakit çekim işlem adedi de şubat ayına göre yüzde 18,44 azaldı. Martta yılsonuna göre nakit çekim işlemi tutarı ise yüzde 14,43 geriledi. Faizin etkisinin nisan ve mayıs aylarında da devam etmesi bekleniyor.

Kredili mevduat hesapları kullanımında ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre haftalık artış devam ediyor. Henüz bir düşüş yok. BDDK haftalık verilerine göre bireysel kredili mevduat hesapları bakiyesi 3 Mayıs itibariyle 237 milyar 320 milyon liraya yükseldi. Bu yıl sonuna göre yüzde 41 artışa işaret ediyor.

16 Mart’ta açıklanan yüzde 5 faizin devreye girmesiyle nisanın ilk haftasında haftalık olarak yüzde 3,67 gerileme gerçekleşti bireysel KMH bakiyesinde. Ancak takip eden haftalarda yüzde 5,5’in üzerinde haftalık artış yeniden devreye girdi. 3 Mayıs itibariyle ise bir önceki haftaya göre yüzde 2,3’lük büyüme gerçekleşti. Tüzel kişilerin KMH bakiyesi ise 3 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 3,9 artışla 122 milyar 841 milyon liraya yükseldi.

Paylaşın

İçişleri Bakanı Yerlikaya: Cumhurbaşkanımıza Oyun Kurulmaya Çalışılıyor

Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Ali Yerlikaya, açıklamasının devamında, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de organize suç örgütlerine, şehir eşkıyalarına, uluslararası kartel haline gelmiş zehir tacirlerine, uluslararası örgütlenmiş göçmen kaçakçılarına, yabancı istihbarat servisleriyle irtibatlı illegal yapılara ve suç odaklarına göz açtırmadık, açtırmıyoruz ve açtırmayacağız” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu mücadelemizi kimler engellemeye çalışıyorsa, kimler FETÖVARİ gizli tanık taktikleriyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını istiyorsa, onların o düzenlerini de başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz” ifadeleriyle açıklamasına devam etti.

Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında 3 polis müdürünün gözaltına alınmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gece yarısı MİT Başkanı Kalın ve Adalet Bakanı Tunç Beştepe’ye çağırıldı. Bu görüşmede yer almayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan açıklama geldi. Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:

“Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli “oyun kurmaya” çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de organize suç örgütlerine, şehir eşkıyalarına, uluslararası kartel haline gelmiş zehir tacirlerine, uluslararası örgütlenmiş göçmen kaçakçılarına, yabancı istihbarat servisleriyle irtibatlı illegal yapılara ve suç odaklarına göz açtırmadık, açtırmıyoruz ve açtırmayacağız.

Bu mücadelemizi kimler engellemeye çalışıyorsa, kimler FETÖVARİ gizli tanık taktikleriyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını istiyorsa, onların o düzenlerini de başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz. Hangi kurum içinde Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize yönelik bir yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceğiz. Mülkiye Müfettişlerinin ilgili raporu kısa süre içinde tamamlanacak. Atılan her adımı, telefon kayıtlarını tek tek inceliyorlar. Hazırlanan bu raporu en ince ayrıntısına kadar kamuoyu ile de paylaşacağız. Ve gereğini yapacağız. Aziz Milletimiz müsterih olsun; Nasıl Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) ve FETÖ ile mücadelede hainlerin inlerine kadar girdiysek; bu suç odaklarını da saklandıkları her delikten bulup çıkartacağız.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de organize suç örgütlerine, şehir eşkıyalarına, uluslararası kartel haline gelmiş zehir tacirlerine, uluslararası örgütlenmiş göçmen kaçakçılarına, yabancı istihbarat servisleriyle irtibatlı illegal yapılara ve suç odaklarına göz açtırmadık, açtırmıyoruz ve açtırmayacağız. Mücadelemizi kimler engellemeye çalışıyorsa, kimler FETÖVARİ gizli tanık taktikleriyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını istiyorsa, onların o düzenlerini de başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz.”

“Soylu, Erdoğan’a, ‘komplo var’ dedi” iddiası

Öte yandan Sözcü yazarı Aytunç Erkin, suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan davasıyla ilgili görevden uzaklaştırılan 3 polisin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüştüğünü aktardı.

Erkin görüşmeyi aktardığı yazısında şu ifadeleri kullandı: “Geçen cumartesi günü Ankara’da sürpriz bir görüşme yaşandı. İçişleri eski Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la buluştu. Soylu’nun ziyaret nedeninin, Kaplan davasıyla ilgili 9 Mayıs’ta görevden alınan üç polis şefi olduğunu söylediler. Çünkü, Ayhan Bora Kaplan’ın Süleyman Soylu’ya yakın bir isim olduğu medyada sıkça işlendi.

İçişleri eski Bakanının Erdoğan’a “Bana ve diğer arkadaşlara kurulmak istenen komplonun sadece üç polis şefiyle sınırlı olduğunu düşünmüyorum. Arkasında kim ya da kimler var? Bunlar ortaya çıkarılmalı” dediği iddia edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Soylu’ya “Konuyu yakından takip ettiğini, İçişler Bakanı Ali Yerlikaya’yı çağırıp konuştuğunu” söylediği Ankara koridorlarında konuşuluyor.”

Paylaşın

Mahkeme, Osman Kavala’nın Yeniden Yargılanma Talebini Reddetti

13. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Parkı Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Osman Kavala’nın yeniden yargılama talebini oybirliğiyle reddetti. Davaya bakan 13. Ağır Ceza Mahkeme’sinin heyeti değiştirilmişti.

Haber Merkezi / Heyet değişikliği, CMK’nın 23’üncü maddesinde yer alan ‘Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz’ hükmü gereği yapılmıştı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Ceza Muhakemeleri Kanununun (CMK) 23/3’üncü maddesi uyarınca “yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapıp karar veren hakimin yargılanmanın yenilenmesi işleminde görev alamayacağı”na işaret etmişti. Bundan dolayı Başkan olarak Mesut Özdemir ve üye hakim Murat Bircan’ın yargılanmanın yenilenmesi talebinin değerlendirilmesi ve incelenmesi aşamasında görev alamayacağı kaydetmişti.

İstanbul 14’üncü Ceza Mahkemesi, davaya bakmak üzere 24. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Senal Kartal’ın Başkan olarak, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde halihazırda görev yapan, ancak Kavala dava dosyasında görev almamış üye hakimler Mücahit Kemal Yamak ve Enes Budak’ın görevlendirilmeleriyle yeni bir heyet oluşturulmasına oy birliğiyle karar verilmişti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyareti sonrası sonrası “Gezi davasında cezaevinde olanlar nasıl tahliye olabilir” sorusu gündeme gelirken davanın hükümlülerinden Osman Kavala, yeniden yargılanmayı talep etmişti.

Osman Kavala, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bariz hak ihlalleri içeren, delillere dayanmayan mahkûmiyet kararlarının verildiği, suçsuz insanların yıllar boyu hapis kalmalarına yol açan davaların yeniden görülmesi temel hukuk ilkelerinin ve insan haklarına saygının gereğidir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları sadece başvuranların değil her yurttaşın adalet talep etme hakkıyla doğrudan ilgilidir. Adalet herkes için gereklidir. Her yurttaşın hayatı ve hakları eşit derecede değerlidir” ifadelerini kullanmıştı.

Anadolu Kültür Derneği’nin kurucusu ve işinsanı Kavala, Gezi Davası sürecinde üçüncü kez yargılanması sonucunda, 25 Nisan 2022’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Davada tutuksuz yargılanan diğer sanıklar Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ile Yiğit Ali Ekmekçi’nin de 18’er yıl hapis cezasına çarptırılmalarına ve tutuklanmalarına karar verilmişti.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi ise, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Gezi Davası’nın üçüncü yargılanmasında verdiği bu hapis cezalarını 28 Aralık 2022 tarihinde onamıştı. Ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise, 28 Eylül 2023’te aldığı kararıyla Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku hakkındaki hapis cezası kararlarını onadı ancak Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen hapis cezalarını bozmuştu.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından Gezi Davası’yla ilgili bu üçüncü yargılama sonucundaki onama kararı, Türkiye’de Can Atalay’ın milletvekilliği durumu nedeniyle Türkiye’de “anayasa krizi” sürecine yol açmıştı.

Paylaşın