CHP Ve İYİ Parti’den “Instagram” Hamlesi

CHP ve İYİ Parti, BTK’nın sosyal medya platformu Instagram’a erişimin engellenmesi kararının iptali iptali için dava açtı: Erişim engeli kararı subjektif ve aynı zamanda keyfi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) sosyal medya platformu Instagram’a erişimi engelleme kararına karşı dava açtı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da kararın iptali için Ankara 10. İdare Mahkemesi’ne başvurduğunu aktardı. Tanal, “Erişim engeli kararı somut gerekçelere dayanmamaktadır. Karar subjektif ve aynı zamanda keyfi bir karardır. Karar Anayasamızın 2, 26 ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesine açıkça aykırıdır. Ankara İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma istemiyle davası açtık” dedi.

İYİ Parti’den yapılan yazılı açıklamaya göre, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu yargıya başvurarak kararın iptali için dava açtı.

Dervişoğlu “İfade özgürlüğü demokrasinin ve insan haklarının anası olarak kabul edilen bir haktır. Bu hakkın fütursuzca engellenmesi düşünce özgürlüğünün ve insan haklarına dayanan demokratik hukuk devletinin tahrip edilmesi hatta ortadan kaldırılması demektir. Demokratik ve kalkınmış bir Türkiye için yola çıkan İYİ Parti olarak; ülkemize bu kötülüğün yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu karanlık zihniyete karşı mücadelemizi arttırarak devam edeceğiz” dedi.

Açtıkları davanın sadece basit bir idari işlemin iptali talebini içermediğini hukuk devletinin, demokratik düzenin ve insan haklarının korunmasını amaçladığını belirten Dervişoğlu, “Engelleme kararının gerekçesi belirtilmemiş, kamu düzeni ile milli güvenliğin korunması için bu kararın alındığı söyleniyor, fakat gün içerisinde ise kararın katalog suçlarla ilgili olduğu belirtildi. Bu da gerçekte erişim engellemesinin başka bir maksat ve gaye ile yapıldığını göstermektedir. Bu maksat da bir kişinin keyfiliğinden başka bir şey değildir. Açmış olduğumuz bu dava, işte bu tek adam rejiminin keyfiliğine karşı da mücadelemizin bir parçasıdır. Bu yasaklama hukuk bilmezliğin ve hak tanımazlığın göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu’nun dava dilekçesinde erişim engeli kararının sansür anlamına geldiği, Anayasa Mahkemesi’nin benzer kararlarda belirtmiş olduğu ağır hak ihlalinin bir benzeri olduğu bu nedenlerle kararın başta Anayasa olmak üzere, hukuka aykırı olduğu için yürütmenin durdurulması talep edildi.

Avukatlar BTK’ye dava açtı

Ayrıca, Avukat Hakları Grubu, BTK’nin, Instagram’a erişimin engellenmesi kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın dilekçesinde, Anayasa başta olmak üzere ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuattaki düzenlemelere yer verildi.

Erişimin engellenmesi kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davaya ilişkin dilekçede, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) basın özgürlüğüne ilişkin kararlarına işaret edildi.

Dilekçede, “Sadece toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü ‘haber’ ve ‘düşüncelerin’ değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekir” ifadesine yer verildi.

Dava dilekçesinde, “BTK tarafından Instagram üyeliği olan birtakım yayıncıların TCK’da sayılan katalog suçları işlediği gerekçesiyle platformun tamamen erişilemez hale gelmesinin, Anayasa ile teminat altına alınmış çok sayıda temel hakkı da bertaraf etmesi bakımından hukuka uyarlık arz etmediği” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması ve iptali istendi.

Paylaşın

Türkiye İle İsrail Arasında “Bayrak” Krizi

Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçiliği ve Filistin nezdindeki Kudüs’teki Başkonsolosluğu’ndaki bayrağın, İsmail Haniye için ilan edilen milli yas nedeniyle yarıya indirilmesi İsrail ile Türkiye arasında yeni bir krizi tetikledi.

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Büyükelçilik temsilcileri yas tutmak istiyorsa Türkiye’ye gitmeli ve terör örgütü Hamas’ı kucaklayan, onun cinayet ve terör eylemlerini destekleyen Erdoğan’ın yanında yas tutmalı” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli ise, Israel Katz’ın açıklamalarına, “Müzakerecileri öldürerek, diplomatları tehdit ederek barışa ulaşamazsınız” şeklinde yanıt verdi.

Türkiye’nin, Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin Tahran’da suikasta uğraması üzerine ilan ettiği 1 günlük milli yas nedeniyle Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçiliği ve Filistin nezdindeki Kudüs’teki Başkonsolosluğunda bayrağın yarıya indirilmesi İsrail’le yeni bir kriz yarattı.

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın tepki olarak İsrail’deki Türk maslahatgüzarı bakanlığa çağırdığını bildirdi.

Israel Katz, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı yetkililerine, terör örgütü Hamas’ın lideri İsmail Haniye’nin ortadan kaldırılmasına yanıt olarak Tel Aviv’deki Türkiye Büyükelçiliği’nde Türk bayrağının yarıya indirilmesinin ardından, Türkiye’nin Büyükelçi vekilini ağır bir kınama için çağırmaları talimatını verdim” dedi.

Israel Katz, açıklamasına şöyle devam etti: “İsrail Devleti, 7 Ekim’de Hamas’ın zulmüne öncülük eden ve televizyondaki korkunç görüntüleri izlerken arkadaşlarıyla birlikte dua ederek, katillere başarılar dileyen İsmail Haniye gibi bir katil için yas ifadelerine tolerans göstermeyecektir. Büyükelçilik temsilcileri yas tutmak istiyorlarsa Türkiye’ye gitmeli ve terör örgütü Hamas’ı kucaklayan, onun cinayet ve terör eylemlerini destekleyen efendileri Erdoğan’ın yanında yas tutmalılar.”

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın açıklamalarına yanıt veren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Müzakerecileri öldürerek, diplomatları tehdit ederek barışa ulaşamazsınız” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Birgün)

Paylaşın

DEM Partili Belediye Eşbaşkanları: Daha Çok Kürtçe Çalışma Yapacağız

Batman Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük, Kürtçeye yönelik saldırı olduğunu belirterek, “Bizler demokratik belediyeler olarak, sadece yollarda değil, yaşamın her alanında Kürtçeye yer vereceğiz, Kürtçe konuşacağız ve Kürtçe çalışmalar yapacağız” dedi ve ekledi:

“Çünkü Batman halkının yüzde 95 Kürt’tür ve anadilleri Kürtçedir. O nedenle eğer herkese eşit bir şekilde bir hizmet yapılıyorsa Kürtlere de anadillerine göre, kültürlerine göre bir hizmet yapılmalı. Bütün saldırılara rağmen bizler daha çok Kürtçe çalışma yapacağız ve daha çok Kürtçe konuşacağız.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki belediyelerin yaya geçitlerine yazdıkları “Pêşî Peya/Önce Yaya” ve “Hêdî/Yavaş” uyarı yazıları İçişleri Bakanlığı talimatıyla birçok yerde silindi. Uyarı yazılarının silinmesine, ‘standartlara uymuyor’ gerekçesi gösterildi. Ancak belediyeler, silinen yazıların yerine yenilerini yazdı.

Batman Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük ve Diyarbakır-Yenişehir Belediye Eşbaşkanı Safiye Akdağ, çok dilli çalışmalarının devam edeceğini vurguladı. Sönük, demokratik ve halkçı bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti. Sönük, seçim sürecinden bu yana çok dilli çalışmalar yaptıklarına işaret ederek, “Bütün çalışmalarımız çok dilli olacak, sadece bir dille çalışma yürütmeyeceğiz’ dedik. Kentin anadili ne ise hizmetinin de öyle olması gerektiğinin şiarıyla yürüdük. Bu çalışmamıza da ilk olarak yolların üzerinde uyarıları yazmakla başladık. Aslında saldırı politikası ilk olarak Kürtçe uyarılar ile başlamadı. Mersin’de Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çeken gençlerin hedef gösterilmesi ve ardından tutuklanmasıyla başladı. Bu sıralı ırkçı saldırı daha sonra birçok kente sirayet etmeye başladı” dedi.

Sönük, Batman’da da Kürtçeye yönelik saldırı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yazıları silme gerekçeleri ‘karayolları müdürlüğünün standartlarına uymaması.’ Fakat bizler tek tek karayollarının maddelerini okuduk, orada dil farklılıkları adına bir madde yok. Bu durum bize bir kez daha şunu gösterdi; Türkçe dışında başka bir dili tanımıyorlar. Fakat bizler demokratik belediyeler olarak, sadece yollarda değil, yaşamın her alanında Kürtçeye yer vereceğiz, Kürtçe konuşacağız ve Kürtçe çalışmalar yapacağız. Çünkü Batman halkının yüzde 95 Kürt’tür ve anadilleri Kürtçedir. O nedenle eğer herkese eşit bir şekilde bir hizmet yapılıyorsa Kürtlere de anadillerine göre, kültürlerine göre bir hizmet yapılmalı. Bütün saldırılara rağmen bizler daha çok Kürtçe çalışma yapacağız ve daha çok Kürtçe konuşacağız.”

“Her alanda Kürtçe”

Yenişehir Belediye Eşbaşkanı Safiye Akdağ ise, Kürtçe hizmet vermeye devam edeceklerini vurguladı. Akdağ, “Kürt halkı varlığına, kültürüne ve diline yapılan bu zorbalığı kabul etmez ve buna karşı mücadele eder. Bizler kentlerimizde ismi değiştirilen sokakların, parkların ve kurumların isimlerini yeniden Kürtçe yapacağız. Kürtçeye ilişkin şu an mevcut çalışmalarımız var çocuklar ve gençler için Kürt dili kursları açtık. Kentin her alanında Kürtçeyi yaşatacağız” diye belirtti.

Saldırılara karşı Kürtçeyi yaşatacaklarını ifade eden Akdağ, tasarruf genelesine ve bütün engellemelere rağmen çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Akdağ, “Güçlü ve komin bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kürtçe çalışmalarda yer alan gönüllü öğretmenler bizimle çalışmak ve destek çıkmak istediler. Kültür, sanat ve dil alanında bize destek çıkan onlarca gönüllü genç arkadaşımız var. Halkımızla beraber, halkımızdan güç olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Kamuda Tasarruf Yine Sözde Kaldı

Mehmet Şimşek’in ekonomiden sorumlu bakan olarak atanmasından sonra, sık sık duyduğumuz “kamuda tasarruf” söylemleri yine sözde kaldı. Bütçenin tümü üzerindeki harcamalarda geçen yıla göre yüzde 93.7 oranında artış yaşandı.

Örneğin: Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcamasındaki artış yüzde 137.3 oldu. Diyanet’in altı aylık harcaması geçen yıla göre 19.6 milyar liradan 46.7 milyar liraya çıktı. Cumhurbaşkanlığı’nın 6 aylık harcaması geçen yıla göre yüzde 176.8 oranında artarak 2.1 milyar liradan 6.1 milyar liraya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, ‘Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu’nu yayımladı. Cumhurbaşkanlığı’nın altı aylık bütçe verileri geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında harcamalarda büyük artış yaşandığı görüldü.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile AFAD dışında bütün kurumların harcamaları arttı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcamasındaki artış da yüzde 137.3 oldu. Diyanet’in altı aylık harcaması geçen yıla göre 19.6 milyar liradan 46.7 milyar liraya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı’nın 6 aylık harcaması geçen yıla göre yüzde 176.8 oranında artarak 2.1 milyar liradan 6.1 milyar liraya çıktı. Bütçenin tümü üzerindeki harcamalarda da geçen yıla göre yüzde 93.7 oranında artış yaşandı.

Raporda bu yılın temmuz-aralık dönemine ilişkin beklenti ve hedeflere de yer verildi. Buna göre bütçenin bu yıl sonunda 2 trilyon 1 milyar 975 milyon TL açık vereceği tahmin ediliyor.

Faiz giderlerinin bu yılın sonunda 1.2 trilyon lira olması öngörülüyor. Bu yılın ocak-haziran döneminde vergi gelirlerinde 3 trilyon 213 milyar 365 milyon TL tahsilat yapılmıştı. Temmuz-Aralık döneminde ise 4 trilyon 323 milyar 334 milyon TL vergi geliri tahsil edilmesi bekleniyor.

Bütçede bu yılın tamamında beklenen vergi geliri 7.4 trilyon liraydı. Vergide yıl sonu beklentisi 7.5 trilyon liraya çıktı.

Paylaşın

Esmer Ekmek Mi Tam Buğday Ekmeği Mi: Kilo Vermek İçin Hangisi Daha Sağlıklı?

Hem esmer ekmek hem de tam buğday ekmeği beyaz ekmeğe göre daha sağlıklı olsa da, tam buğday ekmeği genellikle kilo vermek isteyenler için daha iyi bir alternatiftir.

Haber Merkezi / Tam buğday ekmeğinin, daha yüksek lif içeriği ve daha yüksek besin yoğunluğu, kilo yönetimi ve genel sağlık için daha faydalı olmasını sağlar.

Kilo vermek için ekmek seçerken, en fazla besinsel faydayı elde ettiğinizden emin olmak için yüzde 100 tam buğday olduğunu belirten etiketleri arayın.

Esmer ekmek: Esmer ekmek genellikle kepeği ve ruşeymi kısmı alınmış rafine buğday unundan yapılır.

Tam buğday ekmeği: Öte yandan tam buğday ekmeği, tahılın kepeğini, ruşeymini ve endospermini koruyan tam buğday unundan yapılır. Bu, esmer ekmeğe göre daha az işlenmiş olduğu ve buğdayda bulunan doğal besin ve liflerin çoğunu koruduğu anlamına gelir.

Tam buğday ekmeği, daha uzun süre tok hissetmenize ve sindirime yardımcı olabilen daha yüksek lif içeriği nedeniyle genellikle kilo vermek isteyenler için daha iyi bir seçenek olarak kabul edilir.

Beslenme Karşılaştırması:

Lif içeriği: Tam buğday ekmeği genellikle esmer ekmeğe göre daha fazla lif içerir. Lif, iştahı düzenlemeye ve sağlıklı sindirimi desteklemeye yardımcı olduğu için kilo vermek için önemlidir.

Besin değerleri: Tam buğday ekmeği, birçok esmer ekmeğe kıyasla B vitaminleri, demir ve magnezyum gibi vitamin ve mineraller açısından daha zengindir.

Kalori içeriği: Her iki ekmek türü de kalori içeriği açısından benzerdir, ancak tam buğday ekmeğindeki daha yüksek lif, tokluk hissini artırabilir ve genel kalori alımını azaltabilir.

Paylaşın

BTK’dan Instagram’a Erişim Engelli

Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), “katalog suçlara uymadığı gerekçesiyle” gerekçesiyle Instagram’a erişim engeli getirdi. BTK, erişim engelinin ne kadar süreceğine dair herhangi bir bilgi vermedi.

Haber Merkezi / Türkiye’nin dünya genelinde en çok Instagram kullanıcısı olan beşinci ülkesi olduğu belirtiliyor. We are social isimli kurumun 2024 yılı çeyrek verilerine göre Türkiye’de 57 milyon 100 bin Instagram kullanıcısı bulunuyor. Verilere göre Türkiye’de en çok Youtube ikinci sıra Instagram üçüncü sıradaysa TikTok uygulaması abonesi bulunuyor.

Sitede, “instagram.com, 02/08/2024 tarihli 490.05.01.2024.-608983 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kararıyla erişime engellenmiştir.” ifadeleri yer alıyor.

Geçtiğimiz yıllarda farklı gerekçelerle YouTube, Wikipedia ve şimdi adı X olan Twitter gibi sitelere de erişim yasakları uygulanmıştı.

Fotoğraf ve video paylaşım sitesi Instagram’a erişim engeli getirildi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sitesinde yer alan ilanda erişim engelinin 2 Ağustos itibarıyla uygulandığı bilgisi yer alırken yaptırımın gerekçesi veya ne kadar süreceğine dair açıklama yapılmadı. Erişim engeli bir mahkeme kararı ile değil, BTK aracılığıyla uygulandı.

Buna mukabil, geçtiğimiz günlerde Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin İsrail tarafından İran’ın başkenti Tahran’da suikaste uğramasının ardından Instagram’ın Haniye ile ilgili paylaşımları engellediği iddia edilmiş, İletişim Başkanı Fahrettin Altun konuya dair bir açıklama yayınlamıştı.

Altun, açıklamasında “İsrail ne kadar Filistinli öldürürse öldürsün, Filistin’in haklı davası tarihten silinmeyecektir. İsrail devleti de yargısız infazların, suikastların, işgalin ve soykırımın faili olarak tarihe geçecektir. Ayrıca, Heniye’nin şehadeti dolayısıyla insanların taziye mesajı yayınlamasını herhangi bir gerekçe göstermeden engelleyen sosyal medya platformu Instagram’ı da şiddetle kınıyorum. Bu çok açık ve net bir sansür girişimidir.” ifadelerini kullanmıştı.

Siber hukuk uzmanı Yaman Akdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, erişim engelinin gerekçesinin “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” olduğunu öne sürdü. Yaman Akdeniz, şunları yazdı: “Güne Instagram platformunun erişime engellenmesi ve sansürlenmesiyle başlıyoruz. Gerekçesi milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması.

Instagram bu sabah saat 03.00 civarı Türkiye’den BTK tarafından bir idari tedbir kararı ile erişime engellendi. Kararı ya Cumhurbaşkanlığı veya bir bakanlık talep etti. BTK, kararını bir sulh ceza hakimliğine onaylatmak zorunda. Takipteyiz. Instagram’a uygulanan sansür keyfidir, herhangi bir açıklaması veya gerekçesi de asla olamaz. Hiç bir hakim de böyle bir talebi onaylamamalıdır.”

Geçtiğimiz yıllarda farklı gerekçelerle YouTube, Wikipedia ve şimdi adı X olan Twitter gibi sitelere de erişim yasakları uygulanmıştı.

Türkiye’nin dünya genelinde en çok Instagram kullanıcısı olan beşinci ülkesi olduğu belirtiliyor. We are social isimli kurumun 2024 yılı çeyrek verilerine göre Türkiye’de 57 milyon 100 bin Instagram kullanıcısı bulunuyor. Verilere göre Türkiye’de en çok Youtube ikinci sıra Instagram üçüncü sıradaysa TikTok uygulaması abonesi bulunuyor.

Erişim engeli kararı uluslararası basında

Uluslararası basın, BTK’nın erişim engeli kararını geniş bir şekilde ele aldı.

Reuters: “Türkiye, sosyal medya platformu Instagram’a erişimi engelledi, ancak bilgi teknolojileri düzenleyicisi herhangi bir sebep veya yasak süresi belirtmedi. Bu hamle, çarşamba günü Türk İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, Hamas’ın kilit yetkililerinden İsmail Heniyye’nin öldürülmesiyle ilgili taziye mesajlarını engelleme kararı nedeniyle platformu eleştirmesinin ardından geldi.

Altun, bu durumu “sansür” olarak nitelendirerek, Instagram’ın herhangi bir politika ihlali belirtmeden bu kararı aldığını belirtti. Instagram’ın ana şirketi Meta Platforms Inc. ise konuya ilişkin henüz bir yorum yapmadı. Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2 Ağustos tarihli kararı web sitesinde yayımladı.”

Bloomberg: “Türkiye’nin internet düzenleyicisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üst düzey danışmanının, sosyal medya platformunun Hamas’ın siyasi lideri İsmail Heniyye’nin ölümüyle ilgili gönderileri sansürlediği iddiasıyla Instagram’ı eleştirmesinin ardından erişimi engelledi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, bu adımın gerekçesini açıklamadı. Meta Platforms Inc. ve BTK, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.

Türkiye, daha önce terör olayları ve büyük doğal felaketler sırasında sosyal medya platformlarına erişimi kısıtlamıştı. Hükümetin sosyal medya üzerindeki sıkı denetimi, insan hakları örgütleri, muhalefet politikacıları ve diğer eleştirmenler tarafından ifade özgürlüğünü zayıflattığı gerekçesiyle endişeyle karşılanıyor.”

AFP: “Türkiye, ABD’li şirketin üst düzey bir Türk yetkilisi tarafından sansürle suçlanmasının ardından cuma günü Instagram sosyal medya ağına erişimi engelledi. BTK, “02/08/2024 tarihli karar gereği instagram.com’a erişim engellenmiştir” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de yaşayan birçok kullanıcı, Instagram akışlarını yenileyemediklerini belirterek şikayetçi oldu. Türk Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörü Fahrettin Altun, çarşamba günü Meta’ya ait Instagram’ı, Hamas lideri Heniyye’nin ölümüyle ilgili taziye mesajlarının yayınlanmasını engellemekle suçladı. Altun, bu durumu “çok açık bir sansür girişimi” olarak nitelendirdi.

Bu karar, Türkiye’de 50 milyondan fazla kullanıcısı olan Instagram’a erişimi engelledi. Bu, Türkiye’nin sosyal medya sitelerine erişimi ilk engellemesi değil. Wikipedia, Nisan 2017’den Ocak 2020’ye kadar iki makale nedeniyle erişime kapatılmıştı. Bu durum, Erdoğan hükümetinin sivil özgürlüklere saldırmakla suçlandığı bir ülkede şok etkisi yaratmıştı.”

Paylaşın

Otomotiv Satışlarında Sert Düşüş!

Temmuz ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,04 azalarak 73 bin 396 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 22,2 azalarak 20 bin 641 adet oldu.

Haber Merkezi / Öte yandan otomobil satışları, 2024 yılının ilk yedi aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 3,4 oranında artarak 563 bin 351 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 11,1 azalarak 135 bin 667 adet oldu.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), 2024 yılının ilk yedi aylık dönemi ile temmuz ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılının ilk yedi aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 oranında artarak 672.018 adet olarak gerçekleşti.

Otomobil satışları, 2024 yılının ilk yedi aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 3,4 oranında artarak 563 bin 351 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 11,1 azalarak 135 bin 667 adet oldu.

2024 yılı Temmuz ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2023 yılı Temmuz ayına göre yüzde 17,5 azalarak 94bin 37 adet oldu.

Temmuz ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,04 azalarak 73 bin 396 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 2 yüzde 2,2 azalarak 20 bin 641 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık temmuz ayı ortalama satışlara göre yüzde 43,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık temmuz ayı ortalama satışlara göre yüzde 43,8 artış gösterdi.

Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık temmuz ayı ortalama satışlara göre yüzde 41,1 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 87,3’ünü vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 298.779 adetle yüzde 55,7 pay, B segmenti otomobiller 166.928 adetle yüzde 31,1 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller ( yüzde 55,3 pay, 296 bin 786 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 26,3 pay ve 141 bin 195 adet satış ile Sedan, yüzde 17,2 pay ve 92 bin 253 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 349 bin 583 adetle yüzde 65,2 pay, hibrit otomobil satışları 79 bin 525 adetle yüzde 14,8 pay, dizel otomobil satışları 58 bin 334 adetle yüzde 10,9 pay, elektrikli otomobil satışları 45 bin 342 adetle yüzde 8,5 pay ve otogazlı otomobil satışları 3 bin 567 adetle yüzde 0,7 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 186 artarak yüzde 7,1 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 10,5 artarak yüzde 1,3 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 7,6 azalarak yüzde 75,9 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 0,4 azalarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 4,5 azalarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 141 bin 010 adetle yüzde 26,3 pay, 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 138 bin 464 adetle yüzde 25,8 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 485 bin 096 adetle yüzde 90,4 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 51 bin 255 adetle yüzde 9,6 pay aldı.

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 72,1 pay ve 97 bin 763 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 15,1 pay ve 20 bin 450 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi, İletişim Başkanlığının İki Yetkisini İptal Etti

Anayasa Mahkemesi (AYM), 17 Eylül 2020 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, İletişim Başkanlığı’na basın ve ifade özgürlüğüne müdahale yetkisi veren mevzuat hükümlerinin iptali ettiğini duyurdu.

Yüksek mahkeme “Anayasa’nın 104. maddesinde Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle düzenlenemeyeceğinin belirtildiğini” vurguladı.

Anayasa Mahkemesi, dava konusu kurallar uyarınca alınacak tedbirler ve yapılacak faaliyetlerin Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın hürriyetine müdahale teşkil edeceğinin açık olduğuna hükmetti. Kararda, “Bu bağlamda kuralların, kapsamları itibarıyla Anayasa’nın İkinci Kısım İkinci Bölümü’nde yer alan kişi hakları ve ödevleri ile ilgili düzenlemeler içerdiği görülmüştür” denildi.

Sonuç olarak da kuralların Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ile düzenlenemeyecek yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiğinin anlaşıldığı, kuralların konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verildiği kaydedildi.

İptal kararı, gerekçesinin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte bugün yürürlüğe girdi. Karara, üyeler İrfan Fidan ve Muhterem İnce muhalefet etti.

Bu arada AYM’nin iptal kararını duyurduğu sosyal medya paylaşımı kısa süre sonra silindi. Bir süredir AYM’nin internet sitesine de girilemiyor. AYM’den yapılan açıklamada, “66 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Bazı Kurallarını iptal eden 2020/88 esas sayılı kararımız 2/8/2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış olup erişime açıktır. İnternet trafiğindeki yoğunluk nedeniyle sitemize erişim şu anda sağlanamamaktadır” denildi.

İletişim Başkanlığı, iptal edilen düzenlemeyi dayanarak yaparak bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Merkezi kurmuştu.

Bu merkez, her hafta “dezenformasyon bülteni” çıkarıyordu. Ayrıca sosyal medya üzerinden bazı mesajların doğru olup olmadığına yönelik açıklamalarda bulunuyordu. Burada görevli editörler, 24 saat esasıyla sosyal medya taraması yapıyor, yayımlanan haberleri inceliyordu. Bu araştırmalar sırasında merkez, yapay zekadan da yararlanıyordu.

Paylaşın

Konferans Ligi: Başakşehir Rahat Turladı

UEFA Konferans Ligi 2. eleme turu rövanş maçında La Fiorita ile Başakşehir, karşı karşıya geldi. Başakşehir, sahadan 4 – 0 galip ayrılarak adını bir üst tura yazdırdı.

Haber Merkezi / Başakşehir’e galibiyeti getiren golleri, 13. ve 90+1. dakikada Piatek, 31. dakikada Ömer Ali Şahiner ve 35. dakikada Hamza Güreler kaydetti.

Başakşehir, ilk karşılaşmayı da 6 – 0 kazanmıştı. Başakşehir’e galibiyeti getiren golleri, 5. dakikada Berkay Özcan, 13. dakikada Davidson, 29. ve 49. dakikada Figueiredo, 43. dakikada Kemen, 71. dakikada Piatek, La Fiorita’nın tek golünü ise 58. dakikada Greco kaydetmişti.

Başakşehir, UEFA Konferans Ligi 3. ön eleme turunda Gürcistan temsilcisi Iberia Tiflis ile karşılaşacak. Iberia Tiflis, 2. ön eleme turunda ilk maçta Partizani’yi 2-0 mağlup etti. Deplasmanda ise mücadele 0-0 sona erdi.

Paylaşın

Uluslararası Af Örgütü: Binlerce Ezidi Hala Kayıp

Uluslararası Af Örgütü, IŞİD’in Ezidi toplumuna yönelik saldırısının 10. yıl dönümü öncesi yaptığı açıklamada, saldırılardan kurtulan binlerce Ezidinin hala kayıp olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi / Uluslararası Af Örgütü’nün kıdemli danışmanı Lauren Aarons, “Ezidi toplumu İslam Devleti’nin elinden akıl almaz zararlar gördü” dedi.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Ağustos 2014 yılında Irak’ta 3 binden fazla Ezidi erkek, kadın ve çocuğu öldürdü, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan en az 6 bin 800 kişiyi kaçırdı.

IŞİD, Mart 2019’da ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından bölgesel olarak yenilgiye uğratıldı. SDG, yüzlerce Ezidi’yi kurtarmayı başardı, ancak birçok Ezidi hala kayıp.

Duhok’taki Kaçırılan Ezidiler Ofisi’nin verilerine göre, yaklaşık 2 bin 600 Ezidi’nin kayıp olduğu tahmin ediliyor.

Uluslararası Af Örgütü, ABD ve İngiltere hükümetlerini, kayıp Ezidilerin tespit edilmesine yönelik, mağdurların haklarını ve özgürlüklerini gözeten tüm girişimlere destek sağlamaya çağırdı.

Af Örgütü ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), BM Kadın Birimi ve Suriye Kayıplar Bağımsız Enstitüsü gibi BM kuruluşlarına da kayıp Ezidiler adına çabalarını önemli ölçüde artırmaları çağrısında da bulundu.

3 Ağustos 2014’te, IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin sözde “hilafet” ilan etmesinden birkaç ay sonra, IŞİD militanları Suriye sınırına yakın Irak’ın Ninova Eyaletindeki Ezidi topluluğuna saldırdı. Saatler içinde Ezidiler toplu halde yerlerinden edildi ve çoğunluğu yakındaki Sincar Dağı’na (Şengal) sığındı.

IŞİD, üç gün sonra, Sincar bölgesinin çoğunu kontrol altına aldı. Sadece dağın kendisi daha güvenli alan durumdaydı. Sincar Dağı’nın zirvelerinde, binlerce Ezidi kavurucu yaz güneşinde yiyecek, su olmadan mahsur kaldı. Ancak, geride kalanlar için daha karanlık bir hikaye anlatılmak üzereydi.

Sincar Dağı’nın doğusunda ve güneyindeki köylerde bir katliam yaşanıyordu. Yaşlılar, hem erkekler hem de kadınlar, IŞİD militanları tarafından anında öldürüldü. Ezidi kızlar “seks kölesi” olarak satılmak üzere kaçırılırken, erkekler ise IŞİD’a katılmaya zorlandı.

Paylaşın