CHP, Elektrik Zammını Yargıya Taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından kademeli fiyat uygulaması kararı ile birlikte yılbaşında yapılan zamların yürürlüğünün durdurulması istemiyle Danıştay’a başvurdu.

Haber Merkezi / CHP’li Akın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun yılbaşında aldığı fahiş zamla ilgili Danıştay’da açtığı dava konusunda CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. CHP’li Akın, şunları dile getirdi:

“AK Parti iktidarının elektrik faturalarındaki zam kurnazlığını yargıya taşıdık. Cumhuriyet tarihinin en büyük elektrik zammına dönüşen, EPDK kararının iptal edilmesi ve yürütmesinin hemen durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açtık. Yeni yılın ilk gününde, bütün vatandaşlarımızı mağdur eden, hayat pahalılığı karşısında yalnız bırakan, büyük oranda elektriğe yapılan hukuksuz zamlara, Türk yargısının hukuksal zeminde izin vermeyeceğine inanıyorum”

Elektrikten doğalgaza, akaryakıttan köprü geçiş ücretlerine, harçlardan vergilere kadar, her şeye zam yapıldığını kaydeden CHP’li Akın; “Hayat pahalılığı ile vatandaşımız yoksullaştırılıyor, mağdur ediliyor ve ezdiriliyor. Vatandaşın, pazar fileleri boş. Tencereleri boş. Cüzdanları boş! Kaybeden vatandaşımız. Kazanan, saray ve eşrafıdır! İktidar vatandaşımızın bu sıkıntılarına rağmen ne yapıyor? Zam yapıyor! Vatandaşın mali yükünün azaltılması gerekçesiyle Meclis’ten geçirilen kanunla, ‘kademeli tarife’ adı altında elektrikte tarihin en büyük zammını yaptılar” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu yasa teklifinin TBMM’de görüşülürken halkın kürsüsünde defalarca uyarıda bulunduklarını söyleyen CHP’li Akın; şöyle devam etti:

“Kademeli tarife, sosyal tarife olmalı dedik. ‘Elektrik insan hakkıdır, ulaşılabilir ve insani yaşam koşullarında ödenebilir bir ücreti olmalıdır’ diye uyardık! Kanun çıktı. Peki EPDK ne yaptı? Yılın son kurul toplantısında karar alarak kademeli tarifeyi “kademeli zamma” hatta “kademeli zulme” dönüştürdü. AK Parti iktidarının, yanlış ekonomik politikaları ve yanlış enerji politikaları yüzünden her geçen gün artan hayat pahalılığı, EPDK kurul kararıyla elektrik faturalarına yeni bir yük olarak vatandaşımızın sırtına yüklendi.”

“Eskiden elektrik çarpardı, şimdi AK Parti bu zamlarla vatandaşı çarpıyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, elektrik faturalarına yüzde 127’ye kadar varan fahiş zammın asla kabul edilemez olduğunu dile getirdi. CHP’li Akın; şunları dile getirdi:

“Bu zam; vicdani değildir, insani değildir, hukuki değildir. Kademeli zam olarak hayata geçirilen tarifede dört kişilik bir ailenin asgari tüketimi olan 230 kilovatsaat yerine 150 kilovatsaatin ilk kademe olarak belirlenmesi de ne bilimseldir ne de insanidir. EPDK kademeli tarifeyi getirmiş ve ilk kademeye de yüzde 52 oranında zam yapmıştır. Bu yetmemiş ikinci kademeye yani 150 kilovatsaatin üstündeki tüketime de yüzde 127 zam yapmıştır.Yani AK Parti iktidarı elektrik faturalarıyla vatandaşımızı adeta çarpmıştır. Eskiden elektrik çarpardı, şimdi AK Parti bu zamlarla vatandaşı çarpıyor.”

Aralık ayında asgari tüketim olan 230 kilovatsaatin faturası 210 lirayken, şimdi kademeli zamla 370 liraya çıktığına dikkat çeken CHP’li Akın, şunları söyledi:

“Enerji Bakanı Fatih Bey, ‘Az tüketen az bedel ödeyecek’ dedi. Bu bir aldatmacadır. İktidar doğruyu söylemiyor. İktidarın doğruyu söylemediğini bundan iki hafta sonra yüksek faturalarla çarpılan vatandaşlarımız da görecek. Enerji Bakanı’nın dile getirdiği ‘az tüket az öde’ söylemi tam bir aldatmacadır. Asgari tüketim olan 230 kilovatsaatin 75 kilovatsaat düşürülmesi durumunda bile aboneler daha fazla fatura ödeyecekler. Tüketiciler bu fahiş zamdan kaçamayacaklar. Vatandaşı rahatlatması gereken kademeli tarife, zam aracına dönüştürülmüş ve amacından tamamen saptırılmıştır. İşte biz bu haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği yargıya taşıdık. Ticarethane ve sanayi elektrik tarifelerine yapılan fahiş zamlar da hayat pahalılığı olarak vatandaşlarımıza çarşıda, pazarda, markette alışveriş yaparken geri dönecek. Yani AK Parti vatandaşlarımıza katmerli bir hayat pahalılığını reva görüyor.”

“AK Parti iktidarı asla doğru söylemiyor”

Zamların derhal geri çekilmesi ve enerji faturalarında indirim yapılması gerektiğini söyleyen CHP’li Akın, “Elektrikte kademeli tarife en az 230 kilovatsaatten başlatılmalı, sosyal tarife olmalıdır. Ayrıca doğalgazda da planladıkları kademeli tarife mevzuatı bir sosyal tarife olmalı, zam aracı olarak kullanılmamalıdır. Elektrik ve doğalgazdaki yüzde 18 KDV oranı yüzde 1’e indirilmelidir. Doğalgazdan alınan ÖTV kaldırılmalıdır. Fedakârlık yaptığını iddia eden AK Parti iktidarı asla doğru söylemiyor. Fedakârlığı yapan bu fahiş zamları göğüslemek zorunda bırakılan vatandaşımızın ta kendisidir” diye konuştu.

Paylaşın

JP Morgan, Türkiye’de Yüzde 50 Enflasyon Bekliyor

Uluslararası yatırım bankası JP Morgan, Türkiye’de Aralık ayındaki enflasyondan sonra 2022 ve 2023 için enflasyon beklentilerini revize ederek Mayıs ayında enflasyonun yüzde 55 seviyesine ulaşmasını ve Kasım ayına kadar yüzde 50 civarında seyredeceğini öngördü.

Bloomberg HT haberine göre, JP Morgan yayımladığı bir araştırma raporunda, heterodoks politika yapıcıların görüşlerinin, önden yüklemeli ve erken yapılan faiz indirimlerinin, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın ve kurdaki değer kaybının Aralık ayında enflasyonda keskin bir yükselişe neden olduğunu belirtti.

Aralık ayındaki sürpriz enflasyondan sonra 2022 ve 2023 için enflasyon beklentilerini revize ettiklerini belirten banka, Mayıs ayında enflasyonun yüzde 55 seviyesine ulaşmasını ve Kasım ayına kadar yüzde 50 civarında seyredeceğini öngördü.

2022’nin sonunda enflasyonun yüzde 35 seviyesine düşebileceğini söyleyen JP Morgan, 2023 yıl sonu enflasyon beklentilerini de yüzde 15 olarak revize ettiklerini duyurdu.

“Politika yapıcılardan hiçbir pişmanlık işareti görmüyoruz ve bundan dolayı gelecek aylarda sıkı para politikası izleneceğini düşünmüyoruz” diyen JP Morgan, buna rağmen daha fazla parasal genişlemenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için bile gerçek üstü olacağını söyledi.

Goldman ilk çeyrek için Türkiye enflasyon beklentisini açıklamıştı

JP Morgan’dan önce Goldman Sachs da Türkiye’ye ilişkin enflasyon beklentilerini açıklamıştı.

Goldman Sachs müşterilerine gönderdiği notunda “Mevsim etkisinden arındırılmamış aylık enflasyonun sürpriz biçimde yüzde 13,6 seviyesine yükselmesiyle Türkiye’de enflasyonun birinci çeyrekte yüzde 40 seviyesini aşacağını ve yılın büyük bölümünde o seviyede kalacağını tahmin ediyoruz” ifadesi yer almıştı.

Reuters’ın haberine göre Goldman Sachs notunda “TL’deki volatilite dikkate alındığında enflasyon tahminlerindeki belirsizlik olağandışı şekilde yüksek ve yukarı yönlü. İdari ve kısmi mali önlemlerle desteklenen yüzde 14 seviyesindeki politika faizinin TL’yi sürdürülebilir biçimde dengeleyebilme konusunda başarılı olamayacağına yönelik görüşümüzü sürdürüyoruz” denildi.

Notta ayrıca, “Yetkililerin TL’ye istikrar kazandırmak için seçtiği olağandışı politika tercihlerini sürdürdükleri göz önüne alındığında bunun gerçekleşeceğine yönelik inancımız güçlü olmasa da, tahminlerimiz ikinci çeyrekte faiz oranlarının sert biçimde yükseleceği yönünde” denildi.

Paylaşın

Koca’dan ‘Ziyaret ve Kalabalık Ortam’ Uyarısı

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, açıklamasında, “Vakalar artıyor. Yapılması mecburi olmayan ziyaretlerden ve görüşmelerden, kalabalık ortamlardan kaçınalım” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından, Omicron varyantına karşı tedbir çağrısı yaptı.

Bakan Koca, “Vakalar artıyor. Yapılması mecburi olmayan ziyaretlerden ve görüşmelerden, kalabalık ortamlardan kaçınalım. Daha sakin ve tedbirli davranalım. Bizim hareketliliğimiz azaldıkça virüsün daha hızlı yayılan varyantının da hızı kesilecek. Omicron varyantının hızını keselim” dedi.

Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin 5 Ocak 2022 verilerine göre, 417 bin 787 test yapılırken, 66 bin 467 yeni vaka tespit edildi. 143 kişi hayatını kaybederken, 29 bin 316 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Omicron varyantıyla birlikte vaka sayılarındaki artışa rağmen hastaneye yatışlarda endişe verici bir yükselme söz konusu değil. Öte yandan, hastaneler riskin arttığı ortamlar; kendimiz kadar sağlık çalışanlarını da korumak zorundayız. HASTANEYE GİTTİĞİNİZDE lütfen dikkatli olun.

Paylaşın

Kadına Yönelik Hak İhlalleri Tavan Yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Kazanımları Kaybetmeme ve Hak Mücadelesi’nin Özneleri: 2021’de Kadınlar Raporu” hazırladı.

Rapora göre, pandemide ve ekonomik krizde artan hak ihlallerinden en olumsuz etkilenen kesimlerden biri kadınlar. Ayrıca raporda, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının ardından kadına yönelik hak ihlallerinin arttığına vurgu yapıldı.

Bianet’ten Evrim Kepenek’in derlediği raporda öne çıkanlar şöyle:

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararıyla hak ihlalleri arttı. Karakollara yapılan şikâyetlerde acil ve gerekli müdahalelerin yapılmadığı görüldü. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadının insan haklarını yok sayan politikaların benimsenmesi, kadını güçsüz kılmaya neden oldu.

Yaklaşık 12 milyon kadın koronavirüs sürecinde doğum kontrol yöntemlerine erişemedi ve bu, dünyada 1,4 milyon istenmeyen gebeliğe yol açtı. Her yıl 570 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konuluyor ve Türkiye’de HPV aşısı Ulusal Aşı Programı’na dahil değil.

Metal sektöründeki kadınlar erkeklere göre daha fazla hasta oluyor, dört kadından biri kas ve iskelet hastalıkları yaşıyor. Kadınların sağlık hizmetine erişimde zorlandıkları, yoksullaştırıldıkları, ücretsiz bakım emeğinin dramatik biçimde arttığı görüldü. Salgın, döneminde aile içindeki şiddet yaygın şekilde devam etti.

Türkiye, parlamentolarda kadın milletvekili oranı sıralamasında 122. sıradan 129’a geriledi. Bakanlıklardaki kadın istihdam oranı yüzde 16’da, yerel yöneticiler arasında ise yüzde 3’te kaldı.

Tartışma programlarının yüzde 77’sinde hiç kadın konuk yer almadı. Üniversitelerde kadın profesörlerin oranı yüzde 32,5 olurken, kadrolardan yalnızca 3,94’ü yöneticilik görevinde.

13 üniversitede kadın profesör yok, rektörlerin ise yüzde 8’i kadın. Kadın gazetecilerin maruz kaldığı şiddet yüzde 150’den fazla artarken, 11 kadın gazeteci öldürüldü.

Kadınların dörtte biri çalışma yaşamında asgari ücrete bile ulaşamadı. Ev işçisi kadınlar sosyal güvenceden mahrum kaldı. Salgın başından bu yana 600 bin ev işçisi kadın işsiz kaldı.

Tarım alanında çalışan kadınların yüzde 94’ünün sigortası yok. Hükmedilen nafakaların yüzde 79’u kadınlara ödenmedi. Kadınların sorunlarına ilişkin haberler yetersiz kaldı.

LGBT+’ların yapmak istediği en az 18 toplantıya kolluk güçleri müdahale etti. Bu nedenle 164’ten fazla kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. Beyoğlu Kaymakamlığı 19. Onur Yürüyüşü’nü yasakladı, onlarca insan yürüyüşten saatlerce önce gözaltına alındı, darp edildi. Eskişehir’deki yürüyüşte 20 kişi gözaltına alındı.

Raporun tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Özelleştirilen Limanların İşletmesi İhalesiz 49 Yıla Uzatılabilecek

Stokçulukla mücadele kapsamında uygulanan para cezalarının artırılmasını ve daha önce özelleştirilen limanların işletme sürelerinin ihalesiz uzatılmasını da içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edildi.

Kanuna göre; Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne ait olan ve işletme hakkı daha önce özelleştirilen bazı limanların işletme süreleri 49 yıla kadar uzatılabilecek.

Süre uzatımına karar verilmesi halinde taraflar arasında ek sözleşme düzenlenecek ve sözleşme bedeli Sermaye Piyasası Kanunu’na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş tarafından belirlenecek.

2001’de kapatılan ETİBANK, Türkiye Elektrik Kurumu ve elektrik dağıtım şirketleri adına kayıtlı tesislerin, faaliyet alanlarına göre Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) veya Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye (TEDAŞ) devri, mükerrer harç, döner sermaye gibi hizmet bedeli ödenmeden sağlanacak.

Stokçulara 2 milyon liraya kadar ceza

Yapılan düzenleme ile Perakende Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu’nda da değişikliğe gidildi. Buna göre; üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulması durumunda öngörülen cezalar artırıldı. Kanunla bu cezanın alt sınırı 50 bin liradan 100 bin liraya, üst sınırı da 500 bin liradan 2 milyon liraya yükseltildi.

Kanuna göre; Odalar ve Borsalar Kanunu uyarınca tahsil edilmesi gereken tutarlar için oda ve borsa üyeleri hakkında başlatılan icra takip işlemleri 31 Aralık 2023 tarihine kadar durdurulacak.

Muhalefetin itirazları reddedildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti tarafından hem komisyon aşamasında hem de Genel Kurul’da verilen değişiklik önergeleri ise AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

HDP tarafından verilen şerhte, limanlara dair özelleştirmeyi içeren maddeye şu ifadeler yer almıştı:

“Kamu ihalelerinin gözde şirketleri olan LİMAK, AKFEN, CİNER Grubu, Albayrak, Çelebi ve Doğuş Grubu’nun aralarında olduğu şirketler ile Antalya Limanı’nın işletmesini devralan QTerminals isimli şirkete 10, 13 ve 19 yıl olmak üzere yeni işletme süreleri verilecektir. Bu durumda sözleşmesi 20 yıl olan ve 2028’de sona erecek Katarlı şirketin sözleşme süresi 19 yıl daha uzatılarak Antalya Limanı’nı 2047 yılına kadar işletmesi sağlanacaktır.

“Park Denizcilik Ciner, Doğuş Bilgili, Ulusoy, Marmaris Liman İşletmeciliği, Albayrak, Ceyport, Riport, Giresun Port, Siport, Mehmet Güneş İnş. ve Dikili Port’un devraldıkları limanları 13 ile 19 yıl arasında değişen uzatma süreleri ile 49 yıl süreyle işletmesinin önü açılmış olacaktır. TCDD Genel Müdürlüğünün özelleştirilen 5 limanı, PSA Singapur-Akfen, Limak, Çelebi, Ceynak, Safiport şirketleri de işletmelerindeki limanlar için 10 ile 13 yıl arasında değişen ek süre alacaktır.

“Böylelikle Türkiye’nin en stratejik limanları en erken 2046, en geç ise 2067 yılına kadar aralarında yabancıların da olduğu şirketler tarafından işletilecektir.”

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

‘Süper Kupa’ Beşiktaş’ın

2020-2021 yılı Süper Lig şampiyonu Beşiktaş ile Ziraat Türkiye Kupası finalisti Antalyaspor, Süper Kupa için Katar’ın başkenti Doha’da karşı karşıya geldi. Normal süresi ve uzatma dakikaları 1-1 eşitlikle tamamlanan maçta siyah-beyazlılar penaltı atışları sonucunda rakibini 4-2 mağlup ederek kupanın sahibi oldu.

Haber Merkezi / 1966 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kupası adı altında oynanan ve Türkiye Kupası kazananı ile 1. Lig kazananını karşı karşıya getiren bu karşılaşma, 1998’de sonlandıktan sonra 2006’da Süper Kupa adıyla tekrar geri dönmüştü. Beşiktaş bu kupayı da en son o yıl kazanmıştı.

Beşiktaş bugünkü zaferiyle müzesindeki Süper Kupa sayısını 9’a çıkararak kupayı en çok kazanan takımlar sıralamasında Fenerbahçe ve Trabzonspor’la birlikte 2.liğe yerleşti. Bu sıralamada zirvede ise 16 kupayla Galatasaray bulunuyor.

Karşılaşmadan dakikalar;

9. dakikada Pjanic’in savunma arkasına attığı topta Larin’in kontrolü iyi olmadı. Kale sahasına seken topa hamle yapan Josef de Souza’nın vuruşunda top dışarı çıktı. 18. dakikada Montero’nun rakip alana havalandırdığı top Antalyaspor savunmasından sekti. Topu önünde bulan Batshuayi vuruş imkanı arasa da son anda Kudryashov’un müdahalesi topun kornere çıkmasını sağladı.

22. dakikada Beşiktaş’ın hızlı gelişen atağında sol kanatta topla buluşan Larin, sol ayağıyla topu altıpasa çevirdi. Ceza sahasına koşu yapan Kenan Karaman, bu pozisyonda topa dokunamadı. 26. dakikada savunmadan çıkarken Vida’nın pas hatasında topla buluşan Doğukan uzak mesafeden kaleyi yokladı. Falsolu vuruşta top kaleci Ersin’in avuçları arasında kaldı.

28. dakikada ceza yayı üzerinden Ghacha şutunu çekti, kaleci Ersin köşeye giden topu kontrol etti. 33. dakikada sağ kanattan Rosier’in kale önüne yerden pasında Atiba’nın şutu filelerle buluştu (1-0). 45+1. dakikada Beşiktaş serbest vuruş kazandı. Ceza sahasına gelen ortada Atiba’nın kafa vuruşu az farkla auta gitti.

52. dakikada Kenan’ın pasında kale önünde topla buluşan Larin, bomboş durumda meşin yuvarlağı auta gönderdi. 64. dakikada sağ kanattan ceza sahasına sokulan Atiba’nın pasında sol çaprazdan Josef’in şutunu kaleci Boffin kurtardı. 65. dakikada Güray’ın ortasında penaltı noktası üzerinde Crivelli’nin şutunda top kalenin üstünden dışarı çıktı.

74. dakikada Antalyaspor eşitliği yakaladı. Kullanılan kornerde savunmanın karşıladığı topa Güray çok sert vurdu, Atiba’nın yaptığı hamleyle top filelerle buluştu. Atiba, böylelikle hem rakip fileleri hem de kendi ağlarını havalandırmış oldu.

110. dakikada Umut’un ön direğe ortasında savunmadan seken topla penaltı noktası üzerinde buluşan Josef’in şutunu kaleci Boffin iki hamlede kontrol etti. 112. dakikada Antalyaspor kontratağında Amilton, kendi yarı alanında aldığı topu rakip ceza sahasının yakınlarına kadar sürdü. Sert vuruşunda kaleci Ersin gole izin vermedi.

Penaltı atışları;

Atanlar: Güray, Hakan Özmert (Antalyaspor), Teixeira, Batshuayi, Atiba, Vida (Beşiktaş),
Kaçıranlar: Mustafa Erdilman, Sherel Floranus (Antalyaspor)

Stat: Ahmed Bin Ali

Hakemler: Halil Umut Meler, Süleyman Özay, Candaş Elbil

Beşiktaş: Ersin, Rosier, Vida, Montero, Rıdvan (Welinton dk. 104), Josef, Atiba, Pjanic (Umut Meraş dk. 68), Kenan (Emirhan İlkhan dk. 80), Larin (Teixeira dk. 80), Batshuayi

Antalyaspor: Boffin, Bünyamin, Veysel, Kudriashov, Eren (Mukairu dk. 46), Doğukan (Mustafa Erdilman dk. 94), Poli (Floranus dk. 95), Milosevic (Hakan Özmert dk. 64), Güray, Ghacha (Amilton dk. 64), Crivelli (Gökdeniz Bayrakdar dk. 75)

Goller: Atiba (dk. 33) (Beşiktaş), Atiba (dk. 74 k.k.) (Antalyaspor)

Paylaşın

Bakan Koca’dan Yüz Yüze Eğitim Ve Karantina Açıklaması

Bilim Kurulu toplantısı sonrası yazılı açıklama yapan Bakan Koca, açıklamasında, “Okullarımızda yüz yüze eğitim devam edecektir. Ülkemizdeki tüm müesseseler kapanmadan okullarımız kapanmayacaktır. Tedbirlere uyarak eğitime devam edilecektir… Hiç aşı olmayan ya da hatırlatma dozu üzerinden 3 ay geçmiş temaslı kişilere de 7 gün karantina kuralı uygulanacak. Beşinci gün kuralı da yine geçerli olacak.” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Bilim Kurulu bugün kritik bir toplantı daha gerçekleştirdi. Artan vakalar, yüz yüze eğitim ve karantinanın ele alındığı toplantı sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, açıklamalarda bulundu.  Bakan Koca, açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“Bilim Kurulumuz, salgının seyri, karantina kuralları, tedbirler ve aşı programı gündemi ile toplandı. Toplantımızda alınan kararlar maddeler halinde aşağıda sıralanmıştır.

1. Omicron varyantı beklendiği üzere önemli bir vaka artışına neden olmuş durumda. Vaka sayılarındaki artış hastanelere henüz benzer oranda yansımamıştır. Omicron varyantının en çok yayıldığı İstanbul’da hastane yükünde belirgin bir artış gözlemlenmemiştir. Omicron varyantının diğer varyantlarla karşılaştırıldığında daha az hasta ettiğini söyleyebilmek için yeterli veri olmamakla birlikte mevcut işaretler endişeye sebep olmamaktadır.

Karantina süresi değişti

2. Karantina sürelerinin mevcut koşullar dikkate alındığında yeniden düzenlenmesinin uygun olacağına karar verilmiştir. Pozitif vakaların karantina süresi 7 gün olarak belirlenmiştir. 7. günden sonra hafif ya da hiç semptom göstermeyen kişiler için karantina süresi sona erer. Pozitif vakalar 5. Gün test yaptırmaları durumunda ve test sonucu negatife dönmüşse karantina süresi sona erer. Temaslı kişiler son 3 ay içinde hatırlatma dozu aşısını olmuş ya da hastalığı geçirmiş ise karantinaya alınmaz. Semptom takibi yaparak maske kullanımı ile günlük yaşamına devam eder. Aşısız ya da hatırlatma dozu aşısı üzerinden 3 ay geçmiş temaslı kişiler 7 gün karantinaya alınır. Semptom takibi yapılır. 5. gün test yaptırıp negatif olan kişiler karantinayı erken sona erdirebilirler.

3. Yeni durumda kişisel tedbirlerin önemi artmıştır. Kişisel koruyucu ekipman kullanımı, kapalı ve havalandırması kısıtlı ortamlarda uzun süre geçirilmemesi ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerekmektedir.

4. Salgının yönetimi açısından hatırlatma dozu aşılarının önemi artmıştır. Mevcut aşı programımıza uygun olarak vatandaşlarımızın hatırlatma dozu aşılarını olması son derece önemlidir. Aşı olmuş kişilerin virüse karşı koruma altında olduğu, hastalığa yakalansa bile hastalığı hafif geçirdiği unutulmamalıdır.

5. Vakaların kolay bulaştığı kapalı ve kalabalık ortamlar;
A) Kalabalık toplantılar
B) Ev içi kalabalık ve uzun süreli buluşmalar
C) Havalandırması sınırlı eğlence mekanları
D) Restoran ve kafeteryalarda geçirilen maskesiz uzun sürelerdir.
Bu ortamlarda maske kullanımından taviz verilmemeli ve mümkün olan en büyük sosyal mesafeye uyulmalıdır.

Yüz yüze eğitim açıklaması

6. Eğitim kurumlarımızda alınması gereken tedbirleri içeren çalışma rehberine tam riayet edilerek hareket edilmelidir. Okullarımızda maske kullanımı, hijyen kurallarına uyum ve ortam havalandırma kurallarına tam uyum gerekmektedir. Okullarımızda yüz yüze eğitim devam edecektir. Ülkemizdeki tüm müesseseler kapanmadan okullarımız kapanmayacaktır. Tedbirlere uyarak eğitime devam edilecektir.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısında Rekor

Kovid 19’da son 24 saatte 66 bin 467 yeni vaka tespit edilirken, 143 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Hastaneler riskin arttığı ortamlar; kendimiz kadar sağlık çalışanlarını da korumak zorundayız. HASTANEYE GİTTİĞİNİZDE lütfen dikkatli olun.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 417 bin 787 test yapılırken, 66 bin 467 yeni vaka tespit edildi. 143 kişi hayatını kaybederken, 29 bin 316 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Omicron varyantıyla birlikte vaka sayılarındaki artışa rağmen hastaneye yatışlarda endişe verici bir yükselme söz konusu değil. Öte yandan, hastaneler riskin arttığı ortamlar; kendimiz kadar sağlık çalışanlarını da korumak zorundayız. HASTANEYE GİTTİĞİNİZDE lütfen dikkatli olun.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

Babacan’dan Erdoğan’a Dikkat Çeken ‘Köpük’ Yanıtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kurdaki köpüğü aldık, enflasyondaki köpüğü de alacağız” sözlerine yanıt veren DEVA Partisi Lideri Babacan, “Bu köpüğü üreten kim, görmek lazım. 2015 yılında tüketici enflasyonunu yüzde 7’yle devretmişiz. Bugün makyajlanmış rakamı yüzde 36, gerçek yüze 80. ÜFE devrettiğimizde yüzde 6’ymış. Bugün TÜİK’in açıklamak zorunda kaldığı rakam yüzde 80. 2015’te hazinenin borçlanma faizi yüzde 10. Bugün beş yıllık tahvilde yüzde 25’in üstünde borçlanıyor. Kötü olan ne varsa hepsi köpürtülmüş durumda.” dedi.

Haber Merkezi / Babacan, konuya ilişkin yaptığı açıklamanın devamında, “Kuru da enflasyonu da kendisi köpürttü. ‘Erdoğan konuşurken kur çıkıyor’ demesinler diye Merkez Bankası’nın arka kapısından, gece yarısı cayır cayır dolar sattılar. Yani önce doları köpürtüyorlar, sonra da o köpüğü almak için milyarlarca dolar harcıyorlar. Aynı 130 milyar doları yaktıkları gibi, 20 Aralık haftasında, 9 milyar doları daha yaktılar. Hiç acımadılar. İnsafsızca, gizli saklı, cayır cayır yaktılar.” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık değerlendirme toplantısında konuştu. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı’nın temel hak ve özgürlüklerden haberi yok. Sokağa çıkanlara 15 Temmuz’daki gibi ders verecekmiş. 15 Temmuz’da dersini alanlar darbecilerdi. Ders verenler de demokrasimize sokaklarda sahip çıkan vatandaşlarımızdı. Hiç kimse o kıymetli mücadeleyi böyle günlük siyasetle kirletmeye kalkmasın. Ama varsa yoksa tehdit. Sayın Erdoğan sizin maksadınız nedir? Bu ülkenin insanlarını ayrıştırmaktan, kutuplaştırmaktan bıkmadınız mı? Huzursuzluktan beslenmek yetmedi mi? Gece yarısı kararname imzalamaktan artakalan zamanda artık kabadayılığa mı başladınız?

Kimsenin sokağa çıktığı yok. Gölge boksu yapıyor. Zihninde hayali düşmanlar üretmiş. Onlarla oyalanıyor. Dahası, 15 Temmuz’da demokrasiyi korumak adına sokağa çıkarak canını feda eden halkımıza haksızlık ediyor. Sayın Erdoğan’a demokrasilerde, barışçıl protestoların anayasal bir hak olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bir ara Anayasayı tekrar okumasını, sakin olmasını tavsiye ediyorum. Niyetiniz bu ülkede karışıklık çıkartıp bundan nemalanmaksa, boşuna uğraşmayın. Bu millet tuzağınıza düşmez.

“Şimdi de arka kapıdan para mı basıyorsunuz?”

30 Aralık gecesi Merkez Bankası bilançosunda 70 milyar TL zarar görünüyordu. 31 Aralık bilançosunu açıkladılar, bir günde 60 milyar kara geçmiş. Bir günde 130 milyarlık kalem oynattılar. Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? Eğer Merkez Bankası’ndan Hazine’ye doğrudan para transferi için bunu yaptıysanız, bunun adı karşılıksız para basmaktır. Arka kapıdan döviz satışına alıştınız, şimdi de arka kapıdan para mı basıyorsunuz? Bir ülkenin parasının değeri, para basma yetkisine sahip olan Merkez Bankası’nın namusuna teslim edilmiştir. 30 Aralık gecesi 70 milyar lira zararda olan Merkez Bankası bir günde nasıl 60 milyar kâra geçti? Çıkın açıklayın. Kaçamazsınız, yakalarız. Er geç ortaya çıkar.

Babacan’ın gündeminde Erdoğan’ın “Kurdaki köpüğü aldık, enflasyondaki köpüğü de alacağız” sözleri de vardı. 2015 yılındaki enflasyon oranlarını ve hazine faizini güncel verilerle kıyaslayan Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu köpüğü üreten kim, görmek lazım. 2015 yılında tüketici enflasyonunu yüzde 7’yle devretmişiz. Bugün makyajlanmış rakamı yüzde 36, gerçek yüze 80. ÜFE devrettiğimizde yüzde 6’ymış. Bugün TÜİK’in açıklamak zorunda kaldığı rakam yüzde 80. 2015’te hazinenin borçlanma faizi yüzde 10. Bugün beş yıllık tahvilde yüzde 25’in üstünde borçlanıyor. Kötü olan ne varsa hepsi köpürtülmüş durumda.

“Önce doları köpürtüyor, sonra köpüğü almak için milyarlarca dolar harcıyorlar”

Kuru da enflasyonu da kendisi köpürttü. ‘Erdoğan konuşurken kur çıkıyor’ demesinler diye Merkez Bankası’nın arka kapısından, gece yarısı cayır cayır dolar sattılar. Yani önce doları köpürtüyorlar, sonra da o köpüğü almak için milyarlarca dolar harcıyorlar. Aynı 130 milyar doları yaktıkları gibi, 20 Aralık haftasında, 9 milyar doları daha yaktılar. Hiç acımadılar. İnsafsızca, gizli saklı, cayır cayır yaktılar.

Memuru, emekliyi azıcık düşünüyorsanız; maaş zamlarında TÜİK’in açıkladığı rakamları dikkate almayın. Onlar gerçek değil. Gerçek enflasyonu baz alın. Sadece önceki yılın enflasyonunu telafi etmekle kalmayın, maaşları 2022’nin tamamına ilişkin gerçekçi bir enflasyon beklentisine göre arttırın. İlgili sendikayla yaptığınız 6. toplu sözleşmeyi de derhal yırtıp, Beştepe’de gördüğünüz ilk çöp kutusuna atın. Toplu sözleşmeyi derhal güncelleyin.

“2023 hedefi mi kaldı?”

Utanmadan hâlâ 2023 hedeflerinden bahsediyorlar. 2023 hedefi mi kaldı? Daha burnunuzun ucunu göremiyorsunuz. Hangi 2023’ten bahsediyorsunuz? Ortak akıl ve istişare varken, yönetim emin ellerdeyken cumhuriyetimizin 100. yılında kişi başı milli geliri 25 bin dolar olarak belirlemiştik. İhracatta 500 milyar dolar hedef koyduk. Dün, ‘2021’de 220 milyar dolara geldik, rekor’ diye açıklıyor. Çizdiğimiz rotadan sapılınca, hukuktan eğitime kadar her alan dökülünce 25 bin dolar hedefi hayal oldu. Önce ‘12 bin dolar’, arkasından ’10 bin 700’ dediler. Durum ne? 8 bin dolarlara civarında. Kendilerine tavsiyem var. Siz en iyisi plan açıklamayın. Hiçbir planınız tutmuyor.

Erdoğan sebep; yüksek faiz, yüksek enflasyon sonuç. Kendisi çaresizlik içinde kumanda panelindeki tüm tuşlara rastgele basıyor. Bu sebeple ülkeyi toparlanamıyor. Bu iktidar iş başında olduğu sürece yapamayacaklar. Çünkü çözümü başka yerlerde arıyorlar. Çözüm, sisteme format atmaktan geçiyor. Çözüm, sisteme format atıp, özgür ve demokratik bir hukuk devletini kurmaktan geçiyor.”

Paylaşın

TFF’den Statlara Girişte Üçüncü Aşı Şartı

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), resmi sitesi üzerinden statlara girişte üçüncü doz aşı şartının getirildiğini açıkladı. Açıklamada, üçüncü aşısını yaptıran kişilerde 14 günlük bağışıklık süresinin aranmayacağının belirtildi.

Haber Merkezi / TFF tarafından maçlara giriş şartıyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: Tüm dünyada, özellikle de Avrupa’da Covid-19 vaka sayılarını hızla yükselten Omikron varyantı ülkemizde de etkili olmaya başlamıştır.

Sağlık Bakanlığımızın, bizzat Sayın Bakanımızın ifadeleri ile önümüzdeki günlere dair beklentisi vaka sayılarının hızla artacağı yönündedir. O nedenle aşılanma ve uygun takvimle destek dozlarının (3 veya 4. dozlar) yapılması daha büyük önem taşımaktadır.

Bilindiği üzere karşılaşmalara seyirci olarak sadece aşı takvimini (T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanan aşılardan iki doz aşı olmak ya da Covid-19 hastalığını geçirmiş olup, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanan aşılardan bir doz aşı olmak) tamamlamış olan kişiler veya Covid-19 hastalığını geçirip üzerinden 180 gün geçmemiş olan kişiler katılım sağlayabilmektedir.

Aşı takviminin tamamlanmasını takip eden 180 günü doldurmuş olan kişilerin kombine veya bilet almak sureti ile karşılaşmalara girebilmesi için hatırlatma aşılarını olmaları gerekmektedir. 180 günlük süreyi tamamlamış olmasına rağmen hatırlatma aşılarını olmayanların müsabakalara katılmaları mümkün olmayacaktır. 3. aşılarını veya daha sonraki aşılarını yaptırmış olan kişiler için 14 günlük bağışıklık süresi aranmayacaktır.

Paylaşın