Kılıçdaroğlu: Ekonomide Daha Kışımız Başlamadı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Türkiye’de daha büyük sorunlarla karşılaşacağız. Şu anda ekonomik olarak baharı yaşıyoruz. Daha kışımız başlamadı. Üretici enflasyonu çok yüksek ve bu daha fiyatlara tam yansımadı” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kocaeli Sanayici İş Adamları Derneği’nin (KOSİAD) daveti üzerine bugün Kocaeli’ye geldi. KOSİAD geçtiğimiz ay Ankara’ya giderek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.

KOSİAD Başkanı Atalay Kaya ve yönetiminin Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettiği günlerde dolar kuru sürekli artıyordu ve bu ziyaret “KOSİAD’ın iktidarı Kılıçdaroğlu’na şikayet etmesi” olarak yorumlanmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu ise bugün iade-i ziyaret yapmak için Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Wellborn Otel’de iş insanları ile bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, burada bir konuşma yaptı.

Duvar’dan Cansu Albayrak’ın haberine göre, siyasetin sürekli insanların hayatında olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Otobüse binerken bile siyasetle biniyorsunuz. Otobüs zamlarını siyaset belirliyor. Bir iş yeri açtığınız zaman harçlar vergiler hepsi siyaset. Siyaset hepimizin hayatında oldukça önemli” diye konuştu.

Kocaeli’nin vergi ödemede önemli bir şehir olduğunun altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, “Verginin ödenmesi kadar vergiyi kullananın da size hesap vermesi gerekiyor. ‘Benim vergim nereye harcandı?’ diye sormazsak ülkede demokrasi gelişmez. Demokrasinin çıkış kaynağı bu cümlede yatar” ifadelerini kullandı.

Ülkede ekonomik ve siyasal sorunların olduğunu, gün geçtikçe bu sorunların daha çok büyüdüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ülke olarak önümüze daha büyük sorunlar çıkacak. Ürünlere daha çok zam gelecek mi? Evet gelecek. Vatandaş daha çok sorunla karşılaşacak mı? Evet karşılaşacak” dedi.

Zamların devam edeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Türkiye’de daha büyük sorunlarla karşılaşacağız. Kış gibi görünse bile bahar aylarındayız. Şu anda ekonomik olarak baharı yaşıyoruz. Daha kışımız başlamadı. Üretici enflasyonu çok yüksek ve bu daha fiyatlara tam yansımadı. Önümüzdeki süreçte kaçınılmaz olarak daha çok zam gelecek” ifadelerini kullandı.

Üretici ve tüketici fiyatları arasında çok büyük bir açık olduğunu dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, “Ülkede izlenmesi gereken bir strateji var. Can ve mal güvenliği bir ülkede yoksa, bağımsız değilseniz, yargı savcılar bağımsız değilse o ülke büyümez” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Aralık Ayında ‘ABD Doları’ Kazandırdı

TÜİK, Aralık ayı finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıkladı. TÜFE ile indirgenmiş reel getiri oranı ABD dolarında yüzde 11,67, euroda yüzde 10,66, altında ise yüzde 10,23 oldu. BIST 100 endeksinde ise getiri yüzde 2,87’de kaldı. 2021 genelinde ise dolar yüzde 29,19, altın yüzde 25,42, euro yüzde 19,99, BIST100 ise yüzde 4 getiri sağladı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Aralık 2021 Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’ verilerini açıkladı. Buna göre; En yüksek aylık reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 6,51, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise %11,67 oranlarıyla Amerikan dolarında gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Euro yüzde 5,55 ve külçe altın %5,14 oranlarında yatırımcısına kazandırırken; BIST 100 endeksi %1,88, mevduat faizi (brüt) yüzde 14,97 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 19,09 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde ise Euro yüzde 10,66, külçe altın yüzde 10,23 ve BIST 100 endeksi yüzde 2,87 oranlarında yatırımcısına kazandırırken; mevduat faizi (brüt) yüzde 10,86 ve DİBS yüzde 15,17 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,47, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 33,37 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 30,24, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 20,12 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre Amerikan doları; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 6,80, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 25,46 oranında yatırımcısına en yüksek kazancı sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 31,10, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 19,06 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri Amerikan dolarında gerçekleşti

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde Amerikan doları; TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 29,19 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı olurken; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,27 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 5,12, Euro yüzde 9,23, BIST 100 endeksi yüzde 21,32, mevduat faizi (brüt) yüzde 36,26 ve DİBS yüzde 44,30 oranlarında yatırımcısına kaybettirmiştir.

TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 25,43, Euro yüzde 19,99 ve BIST 100 endeksi yüzde 4,00 oranlarında yatırımcısına kazandırırken; mevduat faizi (brüt) yüzde 15,73 ve DİBS yüzde 26,37 oranlarında yatırımcısına kaybettirmiştir.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan 10,6 Milyar Dolarlık Rekor Satış

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 17 Aralık tarihinde yaptığı beşinci doğrudan müdahalesinde döviz satım tutarının 2,1 milyar dolar olduğunu açıkladı. Banka, Aralık ayında beş farklı müdahalede toplam 7,3 milyar dolarlık satış yaptı. Ayrıca aynı ay içerinde KİT’lere de 3,4 milyar dolarlık satış yapan banka, toplamda 10,6 milyar dolarlık satış yapmış oldu.

Haber Merkezi / TCMB 1 Aralık’taki ilk döviz müdahalesinde 844 milyon dolar, ikinci müdahalesinde 504 milyon dolar, üçüncü müdahalesinde 687 milyon dolar, dördüncü müdahalesinde ise 3,12 milyar dolarlık döviz satmıştı. TCMB 1 Aralık’ta Ocak 2014’ten sonra ilk kez döviz satış müdahalesi gerçekleştirmeye başlamıştı.

TCMB, aralık ayında 1 Aralık, 3 Aralık, 10 Aralık, 13 Aralık ve 17 Aralık olmak üzere toplam 5 doğrudan satış müdahalesinde bulunmuştu. TCMB, yaptığı tüm müdahaleleri, “Döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edilmektedir” açıklaması ile duyurmuştu.

TCMB verilerine göre brüt rezervler 31 Aralık haftasında 111 milyar 52 milyon dolara yükseldi. Bir önceki hafta bu rakam 110 milyar 926 milyon dolardı. Swaplar hariç tutulduğunda ise net rezervlerin eksi 56,4 milyar dolara kadar düştüğü izlendi. Bir önceki hafta bu rakam eksi 55,7 milyar dolardı.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Eski HDP Milletvekili Abdullah Zeydan Hakkında Tahliye Kararı

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 26. Dönem Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan hakkında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tahliye kararı çıktı. Zeydan, 62 aydır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunmaktaydı.

Haber Merkezi / Tahliye kararına ilişkin BBC Türkçe’ye konuşan avukatı Mahsuni Karaman, Zeydan’ın bugün akşam saatlerinde tahliye edilmesini beklediklerini söyledi. Zeydan’ın yargılama için Edirne Cezaevi’nden Elazığ’a getirildiğini söyleyen Karaman, tahliye işleminin de Elazığ’dan yapılacağını ifade etti.

Zeydan hakkında “örgüte yardım etmek” suçlamasından 5 yıl ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamasından da 1 yıl 15 gün hapis cezası verilmişti. Zeydan, HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile birlikte Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde bulunuyordu.

Avukat Karaman, “Zeydan’ın cezaevinde geçirdiği sürenin göz önüne alınarak tahliye kararının verildiğini ve hatta aldığı cezanın infazınının da neredeyse gerçekleştirildiğini” söyledi.

Bundan sonraki süreç hakkında da bilgi veren Karaman, infaz kararının bozulması için Yargıtay’da temyize gideceklerini belirtti ve şöyle konuştu: Yargıtay, esasa ilişkin bir inceleme yapmış değil. Temyize gideceğiz. Verilen ceza haksız bir ceza. Örgüte isteyerek yardım etmek gibi bir suçlama yapılmışsa bile biz Yargıtay’ın bu adli hatayı da düzelteceğini umuyoruz.

Ne olmuştu?

Zeydan, HDP eş genel başkanları ve milletvekillerine yönelik 4 Kasım 2016’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 12 kişiyle birlikte gözaltına alınıp, sonrasında ise tutuklandı.

Zeydan, ‘Örgüt propagandası’, ‘suçu ve suçluyu övmek’, ‘kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek’ ve ‘örgüte üye olmakla’ suçlandı. Hazırlanan iddianamede Zeydan’ın 20 yıla kadar hapsi istendi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada heyet, eyleme katıldığı için Zeydan’a ‘örgüte yardım’dan 5 yıl, “PKK sizi tükürüğünde boğar” sözleri nedeniyle de ‘örgüt propagandası yapmak’tan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verdi. Toplamda 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Söz konusu cezayı Yargıtay 16. Ceza Dairesi 26 Mayıs 2021’de bozdu ve Zeydan yeniden yargılanmaya başladı.

Abdullah Zeydan hakkında

13 Mart 1972 Yüksekova doğumlu. Babası Mustafa Zeydan eski AK Parti milletvekiliydi. Uluslararası Amerikan Üniversitesi Mimarlık Fakültesini bitirdi. Mimar, şantiye şefi, müteahhit olarak çalıştı. 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde kardeşi Rüstem Zeydan AK Parti’den, kendisi ise HDP’den milletvekili seçildi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Mülakatta Elenenlere Başvuru Çağrısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KPSS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından sözlü mülakat nedeniyle mağduriyet yaşayan gençler için paylaşımda bulundu.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, KPSS’de yüksek puan alıp, sözlü mülakatta elenen gençleri hukuksal destek almaları için ‘torpileson.com’ isimli siteye üye olmaya çağırdı.

Kılıçdaroğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bu torpil işinin peşini bırakmayacağımı söylemiştim. KPSS’de yüksek puan alıp, sözlüde elenen gençlerimizi, bizden hukuksal destek almak üzere, bu siteye başvurmaya davet ediyorum”

‘torpileson.com’ isimli siteye giriş yaptığınıza şu ifadelerle karşılanırsınız;

“Geleceğini Çalanlara Sessiz Kalma!”

Yıllardır hazırladıkları torpil listeleriyle, haksız mülakatlar ile geleceğini çaldılar. Sen okul sıralarında dirsek çürütürken, onlar senin emeklerini yok saydılar.

Senin ve binlerce arkadaşının mağduriyetine son vermek, yaşanan bu adaletsizlik ve haksızlık karşısında sana destek olmak için biz buradayız!

Hakkını yiyenlerden yargı önünde hesap soracak; torpile, kayırmacılığa son vereceğiz. Kamuya şeffaflığı getireceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi gelecek, bu düzen bitecek!

‘torpileson.com’a erişmek için TIKLAYIN

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 70 Sınırında

Kovid 19’da son 24 saatte 68 bin 413 yeni vaka tespit edilirken, 156 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Tedbirlerin önemi fazlasıyla artmış durumda.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 418 bin 823 test yapılırken, 68 bin 413 yeni vaka tespit edildi. 156 kişi hayatını kaybederken, 25 bin 502 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Kapalı, havalandırması kısıtlı ortamlarda, maske kullanılmayan restoran ve kafeteryalarda uzun süre kalınmamalı. Katılımın fazla olduğu toplantılar, ev içi kalabalık ve uzun süreli buluşmalar, eğlence mekânları bulaşmayı artırmaktadır. Tedbirlerin önemi fazlasıyla artmış durumda.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

HDP’den Dikkat Çeken ‘Seçim Önergesi’ Çağrısı

HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, “Ekonomik kriz, yönetememe sorununun sonucu olduğu için iktidarın istifa etmesi ve erken seçime gitmesi gerekiyor. Muhalefetin bu konuda bu ortak önerge ile tavrını ortaya koyması gerekiyor. Bu konuda üzerimize düşeni yapacağımızı söylemiştik.” dedi.

Haber Merkezi / Günay, “Türkiye’de yönetememe krizinin sonucu olarak ekonomik kriz can yakıyor. Türkiye yeni yıla zamlarla girdi. Asgari ücrete yüzde 50 zam yaptık diye övünenler elektriğe bir gecede yüzde 50-127 arasında zam yaptı. Doğalgaza, akaryakıta yaptıkları zamlarla asgari ücrete yapılan zammı anlamsızlaştırdılar. Türkiye halklarını açlıkla, sefaletle ve yoksullukla yüz yüze bıraktılar.” ifadelerini kullandı.

Ebur Günay, “Kendileri saraylarda ışıltılar içinde yaşamaya devam ederken, Türkiye halklarına karanlık bir gelecek, ödenemeyen faturalar, zam dolu bir gelecek bıraktılar. TMMOB’u verilerine göre temel ihtiyaç fatura bedelleri 997 TL, Ankara’da ise 1025 TL. Bu birçok şeyi ifade ediyor. Bu yoksulun, işçinin cebine, sofrasına yansıması ve açlıkla yüz yüze kalmasını ifade ediyor.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Sözcüsü Ebru Günay, partinin genel merkezinde düzenlenen haftalık basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Günay’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Kadın özgürlük mücadelesinin önemli temsilcileri ve öncülerini yitirişimizin yıl dönümündeyiz. Sakine Cansız, Leyla Şaylemez, Pakize Nayır, Sêvê Demir, Fatma Uyar, ve Fidan Doğan’ın katledilişlerinin yıl dönümündeyiz. Bir kez daha yürüttükleri kadın mücadelesi ve anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Katledilişlerinin yıl dönümünde her birini minnetle anıyoruz. Bizlere büyük bir direniş mirası bıraktılar ama maalesef bütün kadın cinayetlerinde olduğu gibi dosyaları cezasızlıkla yüz yüze bırakıldı, failler korundu. Ama bizler her bir fail ortaya çıkıncaya, her bir kadın cinayeti aydınlatılıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğimizin bir kez daha sözünü veriyoruz.

“Partimize saldıranlar eğitilmiş ve azmettirilmiş kişiler”

Bizler yeni yıla partimize yönelik saldırılarla girdik. Deniz Poyraz Davasının görüldüğü günden bir gün önce Bahçelievler ilçe binamıza bir saldırı gerçekleştirildi. Bir kez daha fail korundu ve daha sonra serbest bırakıldı. Partimize yönelik yapılan bütün saldırılarda saldırganlar eğitilmiş, azmettirilmiş saldırganlardır. Biz hiçbir saldırıyı tekil, serserinin tekinin saldırısı olarak asla kabul etmiyoruz, bütün saldırılar örgütlü, planlanmış ve taammüden hazırlanmış saldırılardır. Partimize yönelik düşmanlık politikaları, yapılan saldırılar ve iktidarın sürekli partimizi hedef göstermesi partimizi hedef haline getiriyor. Bu saldırılar azmettirici olarak iktidarı ve ortağını gösteriyor. Bir tweet attığı için insanları günlerce gözaltına alınan yargı, partimize silahla girenlere ve arkadaşlarımızı katletme girişimine rağmen herhangi bir etkin soruşturma yürütmeden, arkalarındaki gizli güçleri ortaya çıkarmadan onları serbest bırakıyor. Bu yargının da failleri koruduğu ve cezasızlık politikası uygulandığının göstergesi.

“Partimize yönelik saldırılardaki karanlık güçleri tanıyoruz”

Bizler Deniz Poyraz dosyasında da katilin ne kadar profesyonel ve eğitilmiş olduğunu duruşma salonundaki aymazlığı, pişkinliği ve soğukkanlılığı ile gördük. Her bir saldırı örgütlüdür, partimizi güçlendirerek o katillerin arkasındaki karanlık güçleri açığa çıkaracağız. Bizler o karanlık güçleri tanıyoruz, Hrant Dink cinayetinden tanıyoruz, Hatun Tuğluk’un cenazesine yönelik saldırılardan tanıyoruz. Bizler onlara karşı mücadele etmeye, kirli yüzlerini her yerde Türkiye toplumuna anlatmaya devam edeceğiz. HDP geleneği direnişten gücünü alır, asla korkularla yılmaz ve geri atmaz, mücadele etmeye ve dimdik ayakta durmaya devam eder.

“Nefret dilinden başka söyleyecek sözü olmayanlar çareyi HDP’ye saldırmakta buluyor”

İktidarın küçük ortağı bir kez daha partimizi hedef gösterdi. Bir kez daha sağa sola talimatlar buyurdu. Türkiye’deki sorunlarına dair Türkiye toplumunun yaşadığı sorunlara dair söyleyecek tek bir sözü olmayanlar partimize saldırıyor. Sorunlara çözüm önerisi olmayanlar, halkın taleplerine kulak tıkayanlar, çözümü olmayanlar partimize saldırmaya çalışıyor. HDP sizin geliştirmeye çalıştığınız faşizminiz önündeki en büyük engeldir. HDP bu topraklarda direniş ve hakikattir, demokrasinin teminatı, kadınların ve gençlerin teminatıdır. İşçinin, yoksulun geleceğidir. Bu nedenledir ki HDP ayakta ve siz HDP’den korkuyorsunuz. HDP hakikatleri yüzünüze söylemeye devam edecek. HDP’nin haykırdığı hakikatler Türkiye toplumunda karşılık buluyor. Halkımız cevabını size sandıkta verecektir. Bunun korkusuyla partimize saldırıyorlar, gittiklerinin ve gideceklerinin farkındalar. Türkiye toplumuna söyleyecek sözü olmayanlar, nefret dilinden başka söyleyecek sözü olmayanlar, çareyi HDP’ye saldırmakta, HDP kapatılsın demekte buluyorlar. Bu yüzden HDP her gün büyüyerek bugüne geldi. Türkiye’nin demokratikleşmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizler gücümüzü hakikatten, bize miras kalan direnişten alıyoruz. Biz bu mirası asla yere bırakmayacağız. Bu ülkeye barış, kardeşlik ve demokrasi gelene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizler HDP olarak sizlerin korkulu rüyanız olmaya devam edeceğiz, sizlerin önünde engel olmaya devam edeceğiz. Bunu bu ülkenin haklarına sözümüz olarak yineleyelim.

“Cezaevleri ölüm evlerine dönmesin”

Türkiye’nin kangrenleşmiş sorunları devam ediyor. Cezaevleri, Türkiye’nin aynası olarak can yakıcı biçimde çözüm bekliyor. Önceki gün grup toplantımıza çocukları cezaevinde olan anneler Türkiye’nin dört bir tarafından gelip taleplerini dile getirdiler. Cezaevlerinin ölüm evlerine dönmesinden kaynaklı kaygılarına çözüm bulmanın muhatabını arayıp durdular ama Adalet Bakanı ve iktidar anneleri dinleme gereği bile duymadılar. Ama anneler buna rağmen STK’larla ve siyasi partilerle görüştüler. Bu ülkenin vicdanı olan kesimlerle görüştüler ve seslerini duyurdular. Anneler çocuklarının infazlarının ertelenmesini istemiyor, hasta çocuklarının tahliye edilmesini, cezaevlerinin ölüm evlerine dönüşmesini istemiyor. Bu konuda bir açıklama dahi yapmayan Adalet Bakanı kaygılı anneleri dinlemedi, anneleri polisin şiddeti ile karşı karşıya bıraktı. Bu aynı zamanda sorunlara yaklaşımın göstergesiydi. Ama cezaevlerinde yaşananlar ve annelerin haykırışları bir hakikat ve iktidarı rahatsız etmeye devam edecek.

“Ekonomik kriz yönetememe sorununun sonucudur, iktidar istifa etmelidir”

Bütün bunlar yaşanırken Türkiye’de yönetememe krizinin sonucu olarak ekonomik kriz can yakıyor. Türkiye yeni yıla zamlarla girdi. Asgari ücrete yüzde 50 zam yaptık diye övünenler elektriğe bir gecede  yüzde 50-127 arasında zam yaptı. Doğalgaza, akaryakıta yaptıkları zamlarla asgari ücrete yapılan zammı anlamsızlaştırdılar. Türkiye halklarını açlıkla, sefaletle ve yoksullukla yüz yüze bıraktılar. Kendileri saraylarda ışıltılar içinde yaşamaya devam ederken, Türkiye halklarına karanlık bir gelecek, ödenemeyen faturalar, zam dolu bir gelecek bıraktılar. TMMOB’u verilerine göre temel ihtiyaç fatura bedelleri 997 TL, Ankara’da ise 1025 TL. Bu bir çok şeyi ifade ediyor. Bu yoksulun, işçinin cebine, sofrasına yansıması ve açlıkla yüz yüze kalmasını ifade ediyor. Bu konuda çözüm önerilerimizi defalarca ifade etmiştik, bir kez daha ifade edelim. Temel ihtiyaç faturalarının hane başına düşen ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz karşılanması, en düşük emekli maaşının asgari ücret sınırına getirilmesi, öğrenci burslarına zam yapılması gibi temel, toplumu rahatlatacak ihtiyaçlar söz konusu. Ekonomik kriz, yönetememe sorununun sonucu olduğu için iktidarın istifa etmesi ve erken seçime gitmesi gerekiyor. Muhalefetin bu konuda bu ortak önerge ile tavrını ortaya koyması gerekiyor. Bu konuda üzerimize düşeni yapacağımızı söylemiştik.

“Türkiye içeride ve dışarıda savaş politikalarına son versin”

Bizler HDP olarak Türkiye’nin içerde ve dışarda bir savaş hükümetine dönüştüğünü, buradan beslenerek güç yaratmaya çalıştığını bir çok kez ifade ettik. Bu politikalara karşı bulunduğumuz her zeminde tavır aldık. Barış siyasetinden yana tavrımızı ortaya koyduk. Hükümetin meclise getirildiği savaş tezkerelerine hayır dedik. Kuzeydoğru Suriye’de işlenen savaş suçlarını yüksek sesle ifade ettik. Bu konudaki en çarpıcı gelişme James Jeffrey’in yaptığı itiraftı. 20019 yılında Türkiye’nin Girê Spî ve Serakaniye’de düzenlediği askeri operasyonlarda Türkiye ile birlikte hareket eden silahlı grupların savaş suçu işlediğini itiraf etti. Bunu defalarca söylemiştik. Türkiye dış politika siyaseti ile savaş suçu işliyor, halklar lehine sonuçlar yaratmıyor. Bunun NATO üyesi bir ülkenin yetkilisi tarafından itiraf edilmesi önemlidir, hakikati dile getiriyor. Türkiye yöneticilerine sesleniyoruz; Kuzeydoğu Suriye halklarına karşı savaşa son verin ve Kuzeydoğu Suriye halklarının taleplerine kulak verin, barışçıl bir politika yürütün. Aksi halde yürüteceğiniz politika çetelere, IŞİD’e, ÖSO’ya yarayacak, kadınlar, gençler ve çocuklar için ölüm ve gözyaşından başka bir şey ifade etmiyor.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Net Rezervleri 8,3 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri 31 Aralık haftasında sınırlı bir değişim kaydetti. 10 Aralık haftasında 21,2 milyar dolar, önceki hafta da 8,6 milyar dolar olan net rezervler ise 8,3 milyar dolara geriledi.

Haber Merkezi / TCMB verilerine göre brüt rezervler 31 Aralık haftasında 111 milyar 52 milyon dolara yükseldi. Bir önceki hafta bu rakam 110 milyar 926 milyon dolardı. Swaplar hariç tutulduğunda ise net rezervlerin eksi 56,4 milyar dolara kadar düştüğü izlendi. Bir önceki hafta bu rakam eksi 55,7 milyar dolardı.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Hakkında İddianame Hazırlandığı İddialarına Yanıt

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında iddianame hazırlandığı iddialarına ilişkin, “Hukukçu olarak güzel espri olur bunlar. Bu esprileri her gün görüyoruz, yaşıyoruz, takip ediyoruz. Gerekli işlemleri yapıyoruz” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM grup toplantısında İBB’deki terör soruşturması ile ilgili yaptığı “İddialar doğru çıkarsa İBB Başkanı’nın bir saniye o koltukta durmaması gerekir” açıklamasıyla ilgili olarak da İmamoğlu, “Bizim gündemimizde değil. Hiç gündemimizde değil. Açıkçası sözlerini de muhatap almıyorum” dedi.

İçişleri Bakanlığı, İBB’de çalışan yüzlerce personelin “terör örgütleri ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönündeki ihbar ve tespitler üzerine” özel teftiş başlatıldığını duyurmuştu. Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ da katıldığı bir canlı yayında, İmamoğlu için iddianame hazırlandığını iddia etmişti.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Başakşehir Veri Laboratuvarı’nın açılışında gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, açıklamasında özetle şu ifadeleri kullandı:

Belediyeler Birliği, tarihin en utanç verici dönemini yaşatıyor. Yani Belediyeler Birliği İstanbul’a Türkiye’deki tüm Cumhuriyet Halk Partili belediyelere tarihinin en utanç verici dönemini yaşatıyor.

Yüzde 50 bütçesini sağlayan Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yüzde 3-5 oranında bile katkı sunmadan.

Başındaki belediye başkanı kendi iline sağladığı faydaların listesini çıkarsın yayınlasın. Utanç verici.

Daha ileri gideyim. Sayın başkanı ben Gaziantep’te ziyaret ettim. İBB, Belediyeler Birliği’nin en üst seviyede bütçesini sağlayan belediyedir.

İstanbul’a gelip muhtelif bazı ilçelerde görüntü vereceğine önce gelsin, Belediyeler Birliği başkanı olarak cesaretle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı ziyaret etsin. Bu Türkiye’deki yerel yönetimin ne kadar tahakküm altında olduğunun bir göstergesidir.

Kendisini sorgulaması gerektiğini düşünüyorum. Belediyeler Birliği konusunda CHP’nin  attığı adım değerlidir, tarihidir. Çok kötü işler yapıyorlar, utanç verici bir dönem.

İddianame iddiası. Hukukçu olarak güzel espri olur bunlar. Bu esprileri her gün görüyoruz, yaşıyoruz, takip ediyoruz. Gerekli işlemleri yapıyoruz.

Devletin her kademesindeki insanları, müfettişleri, valileri, vali yardımcılarını, adına kim derseniz deyin, bakanları, herkes görevini layıkıyla yapsın. Biz de layıkıyla yapalım.

Bizi soruşturmaya, daha doğrusu incelemeye gelmişlerdir. Başımızın üstüne yerleri var. Müfettişler her zaman bizi teftiş etsinler, denetlesinler, incelesinler. Zaten incelemeliler. Bizim de burada hiçbir sıkıntımız yok.

Onları en iyi şekilde ağırlıyoruz. Yeter ki herkes görevini saygın kamu ahlakı düzeni içerisinde yapsınlar. Bizim kapımız ardına kadar açık. Yazışmalar yapıyoruz.

Bizim yazdığımız yazıların ciddiyetinde yazıları diğer kurumlardan da bekliyoruz. Şu anda bizim gündemimiz bu.

Bir de işte böyle gençliğe, teknoloji merkezi açmak. Ne yazık ki ülkenin yoksulluğuyla mücadelede Türkiye’nin en büyük ekmek fabrikasını açmak üzereyiz. Yüzde 90-95 seviyelerine geldi. Mart ayında açacağız. Bizim gündemimiz bu.

“Bizimle ilgisi yok”

Gazetecilerin “Fırıncılar biraz kızacak” demesi üzerine de “Fırıncıların kızacağı yer; Türkiye’de enflasyonu yüzde 36 açıklayan ama gerçek enflasyonun yüzde 60’da olduğu, üretici fiyatlarının ise yüzde 85-90’lar seviyesinde olduğu ekonomiyi yönetenler, hükümet. Bizimle ilgisi yok” karşılığını verdi.

Paylaşın

Süper Lig’de 20. Haftanın Hakemleri Açıklandı

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Süper Lig’de 20. Hafta karşılaşmalarını yönetecek hakemleri açıkladı. Buna göre, ligin zirvesini ilgilendiren Trabzonspor – Yeni Malatyaspor  maçında Fırat Aydınus düdük çalacak.

Haber Merkezi / Yine ligde üst sıraları ilgilendiren Galatasaray  – Giresunspor karşılaşmasını Arda Kardeşler, Çaykur Rizespor – Beşiktaş maçını Alper Ulusoy, Fenerbahçe  – Adana Demirspor karşılaşmasını ise Halil Umut Meler yönetecek.

İşte Süper Lig’de 20. haftanın maçlarını yönetecek hakemler:

7 Ocak Cuma

20:00 Trabzonspor – Yeni Malatyaspor (Fırat Aydınus)

8 Ocak Cumartesi

13:30 Gaziantep FK – Fatih Karagümrük (Zorbay Küçük)

16:00 Alanyaspor – Başakşehir FK (Mustafa Kürşad Filiz)

16:00 Kasımpaşa – Hatayspor (Sarper Barış Saka)

19:00 Galatasaray  – Giresunspor (Arda Kardeşler)

9 Ocak Pazar

13:30 Konyaspor – Demir Grup Sivasspor (Cüneyt Çakır)

16:00 Göztepe – Antalyaspor (Hüseyin Göçek)

16:00 Kayserispor – Altay (Yaşar Kemal Uğurlu)

19:00 Çaykur Rizespor – Beşiktaş (Alper Ulusoy)

10 Ocak Pazartesi

20:00 Fenerbahçe  – Adana Demirspor (Halil Umut Meler)

Paylaşın