İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı Açıklandı: En Yüksek Artış Kırklareli’nde

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok artan 10 ilin Elazığ, Uşak, Iğdır, Tokat, Kırklareli, Rize, Kırıkkale, Isparta, Bayburt, Manisa olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 22-28 Ocak tarihleri arasında illere göre vaka sayılarını açıkladı.

100 bin kişide görülen Kovid 19 vaka sayısı 15-21 Ocak haftasına kıyasla İstanbul’da 1245,73’ten 889,58’e düşerken, Ankara’da 725,62’den 1003,30’a, İzmir’de ise 729,81’den 961,57’ye yükseldi.

Vaka yoğunluğu 22-28 Ocak tarihleri arasında en çok artan 10 il Elazığ, Uşak, Iğdır, Tokat, Kırklareli, Rize, Kırıkkale, Isparta, Bayburt, Manisa oldu.

Bakan Koca’nın paylaştığı verilere göre 15-21 Ocak arasında vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok Erzurum, Bursa, Çankırı, Yalova, Erzincan, Uşak, Batman, Elazığ, Siirt, Bayburt’ta artmıştı.

Bir önceki hafta vaka yoğunluğuna göre en çok artış Bingöl, İstanbul, Bolu, Rize, Kocaeli, Erzurum, Ankara, Bilecik, Tunceli ve Trabzon olmuştu.

Paylaşın

Açlık Sınırı 3 Bin 809, Yoksulluk Sınırı 10 Bin 939 TL

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından her ay düzenli olarak yapılan açlık-yoksulluk araştırmasına göre Ocak ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 3.809.3 TL, yoksulluk sınırı ise 10.939.1 TL olarak tespit edildi.

Haber Merkezi / Memur-Sen’e göre; ocak ayında aralık ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 7.51’lik bir artış yaşandı. Ocak ayında aralık ayına göze çarpan en büyük artışlar yüzde 54.95 artışla patlıcan, yüzde 54.18 artışla dolmalık biber, yüzde 44.92 artışla kabak, yüzde 39.17 artışla nane, yüzde 38.88 artışla kraker; en çok göze çarpan düşüşler ise yüzde 35.77 azalışla muz, yüzde 13.07 azalışla dondurma, yüzde 11.91 azalışla turşu, yüzde 11.41 azalışla portakal, yüzde 11.29 azalışla hazır et yemekleri madde fiyatlarında yaşandı.

Ocak ayında aralık ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 11.54’lük bir artış gözlenirken; ocak ayında aralık ayına göre barınma madde fiyatlarında yüzde 3.12’lik bir artış oldu. Aydınlanma madde fiyatında ise ocak ayında aralık ayına göre yüzde 69.67’lik bir artış gözlemlendi.

Memur-Sen Konfederasyonu ‘Ocak Ayı Açlık Ve Yoksulluk Sınırı’ araştırma verilerini açıkladı. Buna göre Ocak ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 3.809,3 TL, yoksulluk sınırı ise 10.939,1 TL olarak tespit edildi. Yapılan araştırmaya göre Ocak ayında Aralık ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 7,51’lik bir artış yaşandı.

Ocak ayında Aralık ayına göze çarpan en büyük artışlar yüzde 54,95 artışla patlıcan, yüzde 54,18 artışla dolmalık biber, yüzde 44,92 artışla kabak, yüzde 39,17 artışla nane, yüzde 38,88 artışla kraker; en çok göze çarpan düşüşler ise yüzde 35,77 azalışla muz, yüzde 13,07 azalışla dondurma, yüzde 11,91 azalışla turşu, yüzde 11,41 azalışla portakal, yüzde 11,29 azalışla hazır et yemekleri madde fiyatlarında yaşandı.

Isınma ve aydınlanma madde fiyatları arttı

Ocak ayında Aralık ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 11,54’lük bir artış gözlenirken; Ocak ayında Aralık ayına göre barınma madde fiyatlarında yüzde 3,12’lik bir artış oldu. Aydınlanma madde fiyatında ise Ocak ayında Aralık ayına göre yüzde 69,67’lik bir artış gözlemlendi.

Ocak ayında Aralık ayına göre giyim fiyatlarında ise ortalama yüzde 6,72’lik bir artış gözlendi. Giyim madde fiyatlarında Aralık ayına göre en göze çarpan değişimler yüzde 26,03 artışla çorap, yüzde 22,31 artışla gömlek, yüzde 19,47 artışla spor ayakkabı, yüzde 17,88 artışla bebek tulumu madde fiyatlarında oldu. Bununla birlikte giyim madde fiyatlarında yüzde 22,08 azalışla eşarp, yüzde 5,13 azalışla terlik, yüzde 4,78 azalışla kazak maddelerinde düşüş olduğu tespit edildi.

Eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 6,02’lik bir artış oldu. Eğitim-kültür madde fiyatlarında Aralık ayına göre değişimin yüzde 29,17 artışla okul kitapları, yüzde 22,48 artışla televizyon, yüzde 21,06 artışla yazım ve çizim kağıtları madde fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte eğitim-kültür madde fiyatlarında Aralık ayına göre yüzde 18,5 azalışla bilgisayar ekipmanları, yüzde 6,77 azalışla bilgisayar madde fiyatlarında değişim gözlemlendi.

Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında yüzde 6,11’lik bir artış gözlendi. Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Aralık ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 34,55 artışla bebek bezi, yüzde 25,36 artışla saç bakım ürünleri, yüzde 23,22 azalışla tuvalet ve güzellik sabunu, yüzde 17,98 azalışla misafir kolonyası madde fiyatlarında olduğu tespit edildi.

Ulaşım ve haberleşme madde fiyatları arttı

Ocak ayında Aralık ayına göre ulaşım madde fiyatlarında yüzde 9,5’lik bir artış olduğu belirlendi. Aralık ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 55,25 artışla şehirlerarası otobüs ücreti, yüzde 54,21 artışla otoban geçiş ücreti fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte ulaşım madde fiyatlarında yüzde 5,62 azalışla uçak bileti ücretinde düşüş olduğu tespit edildi.

Ocak ayında Aralık ayına göre haberleşme madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 6,19’luk bir artış olarak yansıdı. Haberleşme madde fiyatlarında Aralık ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 53,67 artışla telefon yedek parçaları, yüzde 2,43 azalışla cep telefonu görüşme ücreti madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

Çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 8,87’lik bir artış yaşandı. Çevre ve su madde fiyatlarında Aralık ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 20,47 artışla yangın, hırsızlık ve diğer afetler için sigorta, yüzde 20,04 artışla fayans madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

Ocak ayında Aralık ayına göre sağlık madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 6,23’lük bir artış olarak gözlenirken, en göze çarpan değişimlerin yüzde 23,83 artışla diş dolgu ücreti, yüzde 15,12 azalışla emar ücreti fiyatlarında olduğu tespit edildi.

Paylaşın

Muhalefette ‘İttifak Mı, İş Birliği Mi?’ Tartışması

Altı liderin 12 Şubat’ta ilk kez bir araya gelerek parlamenter sistem modeliyle ilgili üzerinde uzlaştıkları çalışmayı nasıl açıklayacakları merak edilirken, partiler arasında “İttifak mı, iş birliği mi?’ tartışmasının yaşandığı belirtildi.

Kulislerde yaklaşan 2023 seçimleri için de ittifakların nasıl yol izleyeceği konuşulurken, muhalefette ittifak konusuna ilişkin iki görüşün olduğu iddia edildi.

6 muhalefet lideri 12 Şubat’ta ilk kez bir araya gelerek parlamenter sistem modeliyle ilgili üzerinde uzlaştıkları çalışmayı nasıl açıklayacaklarını konuşurken ittifak konusunu da ele alacak.

Gazete Duvar’da yer alan kulis haberine göre, ittifaka ilişkin muhalefette iki tartışma yaşanıyor. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“2018 seçimlerinde CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu ittifakın yeni kurulan DEVA ve Gelecek partilerinin katılımı ile genişlemesi bekleniyordu. Ancak Gelecek Partisi “esnek seçim iş birliği” şeklinde yürüyen ittifakın, seçim sonrasının planlarının da bugünden belirlendiği yapısal bir ittifaka dönüşmesi önerisi getirdi.

Yeni kurulan DEVA Partisi de ittifaka katılım için seçim sonrasına dair yol haritasında yüzde 100 anlaşma şartı getirdi. 6 muhalefet lideri 12 Şubat’ta ilk kez bir araya gelerek parlamenter sistem modeliyle ilgili üzerinde uzlaştıkları çalışmayı nasıl açıklayacaklarını konuşurken ittifak konusunu da ele alacak.

Kulislere göre ittifakın itici güçleri CHP ve İYİ Parti’de yeni öneriye mesafeli çok sayıda kişi var. Millet İttifakı’nın mevcut esnek yapısı ile devam etmesi gerektiğini savunanlar ittifakın aslında bir seçim iş birliği olduğuna/olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kulislerde, “Biz farklı partileriz. Seçim geldiğinde iş birliği yaparız. Bu iş birliği de ortak cumhurbaşkanı adayı ve önceki seçimde olduğu gibi bir protokolle olabilir. Ama seçim öncesi, seçim dönemi, seçim sonrası işleri planlamak, bunlar için komisyonlar kurmak, ayrıntılı çalışmalar yapmaya çalışmak ihtilaf alanlarını çoğaltır. 2 partiyle bile anlaşmanın zor olduğu konuları 6 partiyle ortaklaştırmaya çalışmak birlik değil, ayrışma getirir.

Yapılması gereken her konuda oy birliği isteyen bir ittifak değil; sistem değişikliği, demokrasi ve hukuk alanında vaatlerle iş birliği yapmak” görüşü savunuluyor. İttifakın seçim sonrası iktidar olunması durumunda büyük bir sorumluluk getirdiğine dikkat çekip hazırlıkların bugünden yapılması gerektiğini savunanlar ise her konuda detaylı çalışmanın şart olduğunu söylüyor.”

Paylaşın

Muhalefetten Davutoğlu’na ‘İsim Değişikliği’ Tepkisi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun “Millet İttifakı’nın adını değiştirmek için konuşuyoruz’ sözleri sonrası güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasında yer alan diğer muhalefet partilerinden bu sözlere tepki geldi.

Başkent kulislerine göre, parti temsilcileri “Davutoğlu’nun Millet İttifakı üzerindeki hamlesinin anlamı nedir? İttifaka ne fayda getirecek? Nereye varmak istediğini anlayamıyoruz” yorumunu yaptı.

Ayrıca parti temsilcileri, “kamuoyuna daha önce aralık ayı sonu, ocak ayı başında açıklanacağı ilan edilen güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasının da Davutoğlu’nun Millet İttifakı’na yönelik bu tutumundan dolayı açıklanamadığına” dikkat çekiyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre muhalefet temsilcileri, “Davutoğlu’nun uzun süredir Millet İttifakı’nın yeniden kurulmasını, bu kapsamda yeni kurulan ittifakta ‘her partinin eşit şekilde yer almasını ve eşit sayıda milletvekili çıkaracak şekilde seçimlere hazırlanılmasını istediği’ vurgulandı. Ancak diğer partilerin “Millet İttifakı’nda değişikliğe yönelik bir talebinin bulunmadığı” da ifade edildi. Parti temsilcileri, “Davutoğlu’nun Millet İttifakı üzerindeki hamlesinin anlamı nedir? İttifaka ne fayda getirecek? Nereye varmak istediğini anlayamıyoruz” yorumunu yaptı.

Muhalefet partileri, “2023’e giden süreçte, güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasıyla kamuoyuna birlik, beraberlik mesajı verilmişken, Davutoğlu neden şimdi Millet İttifakı’nı kamuoyu önünde tartıştırıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Parti temsilcileri, “kamuoyuna daha önce aralık ayı sonu, ocak ayı başında açıklanacağı ilan edilen güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasının da Davutoğlu’nun Millet İttifakı’na yönelik bu tutumundan dolayı açıklanamadığına” dikkat çekiyor.

‘İttifakın ana çatısının CHP olması gerekiyor’

Siyasi parti temsilcileri, “bir ittifak kurulacaksa, bu ittifakın ana çatısının CHP olması gerektiğini” de ifade ediyor. “Çünkü CHP, ana muhalefet partisidir ve mazisi diğer bileşenlerden daha eskidir. Oy oranı da diğer muhalefet partilerinden yüzde olarak daha yüksektir” değerlendirmeleri yapılırken, şu görüşler dile getiriliyor:

“Diyelim ki yeni bir ittifak kuruldu ve ittifakın adı değişti. Peki ittifak bileşenleri partiler nasıl eşit sayıda milletvekili çıkaracak? Vekil sayısı sandıkta belirlenir, millet karar verir. Ne olacak mesela? CHP parti amblemiyle 2023 seçimlerinin oy pusulasında yer almayacak mı? CHP ya da İYİ Parti seçmeni bunu kabul eder mi? Sayın Davutoğlu’nun partisi 2023’te ilk kez seçimlere katılacak. Ne kadar oy alacak? CHP ve İYİ Parti’nin ise alacağı asgari oy oranları belli. Şimdi CHP ve İYİ Parti bileşiminden oluşan Millet İttifakı’na katılmak yerine başka bir ittifak kurup adına ne diyeceğiz? ‘Büyük Millet İttifakı’ mı?”

Paylaşın

Beşiktaş, Evinde Antalyaspor’a Takıldı

Süper Lig’in 24. haftasında Beşiktaş İle Antalyaspor Vodafone Park’ta karşılaştı. Karşılaşma başladığı gibi gollsüz sona erdi. Beşiktaş’ta Miralem Pjanic, 90+7. dakikada çift sarıdan kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

Haber Merkezi / Bu sezon 10 galibiyeti bulunan ve 7. kez sahadan beraberlikle ayrılan Beşiktaş, puanını 37’ye yükseltti. Antalyaspor ise ligdeki puanını ise 25’e çıkardı. Beşiktaş, Süper Lig’in 25. haftasında son dönemin formda takımı olan Adana Demirspor’a konuk olacak. Antalyaspor ise Fatih Karagümrük’ü ağırlayacak.

Karşılaşmadan dakikalar;

9. dakikada Pjanic’in pasında topla buluşan Batshuayi’nin kaleyi karşısına alıp ceza yayı gerisinden yaptığı plase vuruş kaleci Boffin’in müdahalesiyle kornere gitti. Pjanic’in sol taraftan kullandığı köşe vuruşunda arka direğe gelen topa iyi yükselen Montero’nun kafa vuruşu üst direkten dışarı gitti.

14. dakikada Poli’nin savunma arkasına attığı topa Alessano Ndao hareketlendi. Doğru zamanda kalesini terk eden Ersin, tehlikeyi uzaklaştırdı. 24. dakikada Savunma arkasına atılan topta sol kanattan hareketlenen Luiz Adriano, ceza sahasına girip pasını Ndao’ya aktarmak istedi ancak savunma araya girdi. Dönen topu önünde bulan Bünyamin’in pasında Fernando’nun kaleyi cepheden gören pozisyonda gelişine çektiği şutu kaleci Ersin parmaklarının ucuyla kornere çeldi.

35. dakikada Pjanic’in sağ kanattan kullandığı serbest vuruşta iyi yükselen Montero, topu içeri çevirdi. Vida’nın yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşunda top Güray Vural’dan döndü. Pozisyon, VAR’dan izledi. Beşiktaşlı futbolcular, topun Güray’ın eline çarptığı itirazlarında bulunsa da pozisyonu inceleyen VAR, penaltıya sebebiyet verecek bir müdahale olmadığını tespit etti.

42. dakikada Necip Uysal’ın sağ kanattan yaptığı ortaya hareketlenen Montero, topu arka direğe çevirdi. Emirhan’dan önce araya giren Antalyaspor savunması, tehlikeyi uzaklaştırdı. 49. dakikada Fernando’nun ara pasında savunma arkasına sarkan Ndao, ceza sahasında kaleciyle karşı karşıya kaldı. Bu oyuncunun şutunu kaleci Ersin ayaklarıyla oyun alanına çeldi.

53. dakikada Fredy’nin ara pasına hareketlenen Ndao, ceza sahasında boş durumda olan Luiz Adriano’ya pasını aktardı. Brezilyalı forvet, yaptığı tek vuruşla topu ağlara gönderdi ancak gol ofsayt nedeniyle geçersiz sayıldı.

75. dakikada Ceza sahasının önünde topu kontrol eden Batshuayi, boş durumda olan Oğuzhan’ı gördü ve pasını aktardı. Tecrübeli oyuncunun gelişine vurduğu top, Naldo’dan kornere gitti. Pjanic’in kullandığı kornere ön direkte iyi yükselen Vida’nın yaptıpğ kafa vuruşunda top üstten auta çıktı.

80. dakikada Rıdvan’ın ceza alanı için sağ tarafından kale önüne yaptığı ortada Batshuayi’nin kafa vuruşunu Boffin parmaklarının ucuyla çeldi. Dönen topa altıpas önü sol çaprazından Larin’in röveşatasını Naldo kafayla çizgiden uzaklaştırdı.

83. dakikada Beşiktaş, sol kulvarı etkili kullanan Rıdvan Yılmaz’la tehlike yaratıyor. Milli oyuncunun penaltı noktasına yaptığı ortaya hareketlenen Larin, boş durumda topa vuramadı. 88. dakikada Beşiktaş, son dakikalarda yükleniyor. Ceza sahasında topu kontrol eden Ghezzal, penaltı noktasına doğru koşu yapan Pjanic’i gördü. Boşnak yıldızın yerden sert vuruşunda kalesinde devleşen Boffin, topu çelmeyi başardı.

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Abdulkadir Bitigen, Serkan Ok, Osman Gökhan Bilir

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Necip Uysal (Oğuzhan Özyakup dk. 73), Domagoj Vida, Francisco Montero, Valentin Rosier, Can Bozdoğan (Cyle Larin dk. 63), Miralem Pjanic, Rıdvan Yılmaz, Alex Teixeira (Josef de Souza dk. 73), Emirhan İlkhan (Rachid Ghezzal dk. 63), Michy Batshuayi (Güven Yalçın dk. 83)

FT Antalyaspor: Ruud Boffin, Bünyamin Balcı, Veysel Sarı, Naldo, Güray Vural, Andrea Poli (Hakan Özmert dk. 85), Fernando, Alassane Ndao (Haji Wright dk. 75), Fredy (Bahadır Öztürk dk. 86), Doğukan Sinik (Gökdeniz Bayrakdar dk. 68), Luiz Adriano (H.Eddine Ghacha dk. 68)

Kırmızı kart: Miralem Pjanic (dk. 90+7) (Beşiktaş)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Aşı Çağrısı

Kovid 19’da son 24 saatte 87 bin 934 yeni vaka tespit edilirken, 201 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Tedbirli olalım. Yaşlı, genç hatırlatma dozu aşılarımızı yaptıralım.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 412 bin 352 test yapılırken, 87 bin 934 yeni vaka tespit edildi. 201 kişi hayatını kaybederken, 76 bin 552 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Virüsün hızlı yayılan, hastalığın daha hafif seyretmesine yol açan varyantıyla mücadele ediyoruz. Bu durum sizi ihmalkarlığa sevk etmemeli. Sağlık şartları Covid-19’u ağır geçirmesine neden olacak insanlar var. Tedbirli olalım. Yaşlı, genç hatırlatma dozu aşılarımızı yaptıralım.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 84,60 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 92,62 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaş sayısı toplamda 142 milyon 910 bin 46’ya yükseldi.

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre yüzde 88,8 ile Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre yüzde 61,5 ile Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

Mithat Sancar: Demokrasi İttifakına İhtiyacımız Var

“HDP de HDP’nin oluşturulmasını istediği demokrasi ittifakı da büyüyor, yani umut büyüyor” ifadelerini kullanan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Demokrasi ittifakını bütün ezilenlerin, mağdurların ortak mücadelesi olarak tanımladık ve bunu inşa etmek için elimizden gelen çalışmaları yürütmeye başladık. Demokrasi ittifakına ihtiyacımız var” dedi.

Haber Merkezi / Mithat Sancar, “Bu demokrasi ittifakını ortak mücadele temelinde oluşturmaya ihtiyacımız olacak. Ayrılıklarımız, fikri farklılıklarımız şüphesiz olacak, dünyaya bakışımızda ayrılıklar olacak ama hedefi ortak olarak belirlersek yan yana yürümekten bizi alıkoyacak hiçbir gerekçe olamaz. Farklılıklarımızla birbirimizi güçlendirerek bu ülkeye eşit ortak yaşamı demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı getirmek zorundayız, başka yolu yoktur” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP Dersim 4’üncü Olağan Kongresi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhalefete ve sol güçlere seslenen ve “Yan yana yürürken birbirimizi eleştiririz, tartışmalar da yürütürüz ama yeter ki sahada birlikte olalım” diyen Sancar’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle;

“Burada yaşanan baskılar, Türkiye’de yaşanan sistemin bir modelidir. Her açıdan kimliğe, doğaya, emeğe saldırıların kesintisiz devam ettiği bir şehirdeyiz. Dersim’e yönelik bu baskıların kökü de eskidir, şimdi devam eden şekli de ülkedeki genel zihniyetin yansımasıdır. Munzur’a yapılan her saldırı Dersim kimliğine yapılmaktadır.

Munzur dağlarına, suyuna, inanç merkezlerine yapılan saldırı, bir kültüre ve geleneğe yapılan saldırıdır. Bu gelenek Kırklar Meclisi geleneğidir. Kırklar Meclisinde herkesin sözünün bir ve eşit olduğu bir dünyadan duyulan korkunun esedir bu korkular. İşte biz bu geleneğin bu gelenek üzerine kurulan mücadelenin devamı olan partiyiz. Bu geleneği kendi mücadelesinde her dem canlı tutan bir hareketin temsilcileriyiz ve bundan onur duyuyoruz.

“Demokrasi ittifakına ihtiyacımız var”

Biliyoruz ki sadece HDP ve bizlerin mücadelesi ile bu baskıları aşmak, zulmü bitirmek mümkün olmaz. Bugün Dersim’e, Munzur’a saldıran Kaz dağlarını da talan ediyor. Munzur suyuna saldıranlar Karadeniz derelerini de tahrip ediyor. Siirt’ten Edirne’ye Mardin’den Artvin’e her yerde kimliklere emeğe, doğaya saldıran talancı sömürücü, yalancı bir iktidar düzenini ve bu düzenin temelini oluşturan rejimi ancak hep birlikte durdurabilir, değiştirebiliriz. Buna kesin ve samimi inancımız var. O nedenle demokrasi ittifakı diye yola çıktık.

Demokrasi ittifakını bütün ezilenlerin, mağdurların ortak mücadelesi olarak tanımladık ve bunu inşa etmek için elimizden gelen çalışmaları yürütmeye çalışmayı yürütmeye başladık. Demokrasi ittifakına ihtiyacımız var. Bu ittifakı ortak mücadele temelinde oluşturmaya ihtiyacımız olacak.

“Barışı getirmek zorundayız”

Ayrılıklarımız, fikri farklılıklarımız şüphesiz olacak, dünyaya bakışımızda ayrılıklar olacak ama hedefi ortak olarak belirlersek, yan yana yürümekten bizi alıkoyacak hiçbir gerekçe olamaz. Farklılıklarımızla birbirimizi güçlendirerek bu ülkeye eşit, ortak yaşımı, demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı getirmek zorundayız. Başka yolu yoktur.

Bu kış sert geçiyor. ‘Zemheri uzadıkça uzadı’ diyor ozanımız Ahmed Arif. Her yer buz tuttu ama sadece iklim anlamında değil, iktidarın insafsız sömürü anlayışıyla halklarımız soğuğa ve karanlığa mahkum edildi. Elektrik faturalarına yansıyan rakamlar insanları karanlığa, soğuğa mahkûm eti. Bu iktidar, zihniyeti gibi ülkeyi de karanlığa mahkûm etmek istiyor. Buna ‘Dur’ diyeceğiz ve bunu mutlaka başaracağız.

“Cemevlerini ticarethane gibi görülüyor”

Ekmek ile özgürlük, inanç ile demokrasi nasıl birbirine bağlıdır? Nasıl bu hedefler için mücadele birbirinden koparılamaz sorusuna en çarpıcı örnekle cevap verebilir. Elektriğe yapılan zamlar bir avuç sermayedarı zengin etmeye devam ediyor ama bir yandan da ayrımcılığın aracı olarak kullanılıyor. Galip Dede Cemevi’ne gelen fatura 30 bin TL, Şahkulu Dergahı’na gelen fatura daha yüksek. Çünkü buralar ibadethane olarak kabul edilmiyor.

Eğer ibadethane olarak tanınsaydı, suyu ve elektriği vergilerden karşılanacaktı. Tıpkı camilerin, kiliselerin, sinagogların karşılanması gibi. Cemevi’ni ibadethane tanınmadığı için faturaları kendileri karşılamak zorunda kalıyor. Cemvevlerini ev olarak bile kabul etmiyorlar. Hangi tarifeden yazılmış bu faturalar?

Ticarethane tarifesinden. Cemevlerini ticarethane statüsüne sokmuşlar. Faturayı buna göre kesmişler. Bu ayrımcılıktır alevi inancına karşı yürütülen ayrımcı politikaların en rezil örneklerinden biridir. Bu faturalar ödenmezse Cemevleri faaliyetlerine devam edemeyecek. Bir inanç merkezi faturalarını ödeyemediği için kapanırsa bunun adı ayrımcılıktır, zulümdür.

“3 gündür Isparta’ya elektrik gitmiyor”

Aynı şeyleri elektrik zamları ve soygun üzerinden Isparta’da başka bir şekilde yaşıyoruz. 3 gün boyunca Isparta’ya elektrik gitmiyor, çünkü elektrik şirketleri özelleştirildi. Tek dertleri servetlerini büyütmek. Ne hatların bakımı ne de halkın ihtiyaçları onların derdi değil. Sırf kar etmek için sömürüde sınır tanımayan şirketlerin uygulamaları bir şehri bu soğukta 3 gün karanlıkta bırakıyor. İnsanlar hastasına nasıl bakacak, ekmeği nasıl alacak.

Bir tarafta ayrımcılık, öbür tarafta halkı karanlığa soğuğa mahkum etme… İnançlarımızın özgürlüğü ve kimlik haklarımızın güvenceye alınması için yürütülen özgürlük mücadelesi iş ve aş mücadelesinden koparılamaz. Halklar, inançlar için özgürlük, emeğin hakları için adalet, bütün ezilenler için hukuk, demokrasi, ülkenin tamamı için barış mücadelesini birleştirmemiz gerekiyor. Bu bizim görevimizdir.

Ortak mücadele

Kurabileceğimiz ittifak, seçimleri de mutlaka etkileyecektir. Seçimleri önemsiz görmüyoruz. Seçimler erken olsun ya da zamanında yapılsın fark etmez, tarihi olacaktır. Sadece seçimlere odaklanmak, seçim pazarlıkları yapmak gibi bir lüksümüz yok. Ortak mücadele zemininde seçim ittifaklarını da oluşturacağız.

Bu ülkeye iki seçenek dışında bir yolun da mevcut olduğunu göstereceğiz. Bu ülkede kurtuluşun, eşitliğin, adaletin yolu vardır. Bunu inşa etmek için güç vardır, deneyim vardır. Bize düşen bütün bunları somut bir faaliyet programı ve yola dönüştürmektir. Bu yolda birlikte yürümektir. Başarıya, halklarımızın ihtiyacı olan kazanımlara doğru kararlı şekilde yürümektir, bunu başarmak zorundayız.”

Paylaşın

TİP Başkanı Erkan Baş: Birlik Sağlanırsa Erdoğan Yenilir

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair açıklamalarda bulunan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Muhalefete birlik sağlanırsa ilk turda Erdoğan büyük bir farkla yenilir” dedi. Baş, ayrıca, “AKP’yi var eden temel sorunlara ilişkin köklü bir hesaplaşmaya giremezsek bu Türkiye’nin 30-40 yılının daha kaybedilmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TİP milletvekilleri Ahmet Şık ile Sera Kadıgil, İstanbul Taksim’de gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıda gündemin öne çıkan başlıkları değerlendirildi.

Gerçek Gündem’den Fırat Fıstık’ı haberine göre, TİP milletvekili Ahmet Şık, olası bir sağ ittifakın TİP’i ve kurulacak sol ittifakı etkilemeyeceğini ifade ederek, “CHP umarım buradan mesajı alır, kendi pozisyonunu masaya yatırır diye düşünüyorum. (Sol ittifak görüşmeleri için) Kendi adıma söylüyorum, bizim bu konuda diğer partilerle ilgili bir şey söylememiz çok yakışık almaz ama biz gittiğimiz her yerde şunu söylüyoruz. İki ittifak var, çaresiz hissedebilirsiniz ama buna mahkum değilsiniz. Bir ittifak olacak ve TİP de bunun bir parçası olacak” dedi.

Milletvekili Sera Kadıgil de “Hiçbir sol partiye rezervimiz yok” derken “En geniş üçüncü ittifaka ihtiyaç duyduğumuzu hissediyoruz. Öyle bir noktadayız ki ayrıştığımız değil birleştiğimiz noktalar üzerinden hareket etmek önemli” diye konuştu.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, parlamentonun işlevsiz hale getirilmesinin reddedilmesi gerektiğini dile getirerek, “Parlamento sokaktaki mücadeleyi oraya taşıdığımız sürece anlamlı olur. Gelecek açısından da çok önemli. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine kilitlenildi fakat Erdoğan bir yenilgiye uğratılacaksa ve seçilen kişi bunu ortadan kaldıracaksa parlamento çok önemli olacak. İddialı olacak ama önümüzdeki seçimi sadece bir seçim olarak değerlendirmiyoruz. Geride kalan 100 yıla baktığımızda emekçiler, kürtler, gençler, aleviler siyasal temsil noktasında kendilerini var edemediler. Siyaset dar bir elite sıkıştı. Memleket sağa yatan bir gemiye benziyor. AKP ile bu gemi de battı. Önümüzdeki 50-100 yıl boyunca sol burada olacak mı? Soru bu” dedi.

Baş, özellikle sistem tartışmalarıyla ilgili ‘Nasıl çıkarsak çıkalım’ anlayışının çok hakim olduğunu belirterek diğer muhalefet partilerinin önerdiği güçlendirilmiş parlamenter sisteminin ne vaat ettiğinin tartışılması gerektiğini söyledi.

Baş, “AKP’den kurtulabiliriz fakat AKP’yi var eden temel sorunlara ilişkin köklü bir hesaplaşmaya giremezsek başka bir versiyonu iktidara gelir ve bu Türkiye’nin 30-40 yılının daha kaybedilmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

‘Millet İttifakı’na açık çek veriyoruz’

Toplantının sonlarına doğru Baş, cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair açıklamalarda bulundu. Baş, önceki seçimlerden ders çıkarılması gerektiğinin özellikle altını çizerek şunları söyledi:

“Daha önce sağcı aday koydunuz, sonuçlarını gördük bunu yapmayın diyoruz. Ekmeleddin İhsanoğlu örneği var. İkinci turda zaten oy verebileceksek ilk turda oy verelim bitirelim bu işi istiyoruz. Açık konuşayım bir taraftan Millet İttifakı’na açık çek veriyoruz, bir taraftan da tehdit ediyoruz. Yanlış yapmayın, bizi halka sordurmak zorunda bırakmayın. Ama böyle bir hata yapılırsa da sorumluluk bizden gitti.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmede cumhurbaşkanlığı adaylığına dair konuşulanlar için de Baş, şöyle konuştu:

“CHP yönetimine şunu söyledik, biz bir daha sizinle görüşmek istemiyoruz. Ekrem İmamoğlu’na oy verdik. Ne Ekrem beyi telefonla aradık, ne CHP’den herhangi birisiyle görüştük. Hiçbir temasımız olmadı. Bir şeye inandık. AKP’nin yenilmesi gerekiyordu, hiçbir görüşme yapmadan Ekrem İmamoğlu’na oy verdik. Şimdi de halkın AKP’ye karşı öfkesini, kendi kişisel ikbali için değil de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini ortadan kaldırmak için kullanmak isteyen, buna aday çıkarsa, ben bu koltuğa oturmak değil, bu koltuğu yakmak istiyorum, bu koltuğu kaldırmak istiyorum diyen bir aday çıkarsa TİP hiçbir pazarlığa girmez, görüşme ihtiyacı duymadan o adaya oy verir, işi bitiririz.”

Geçen seçimlere dair “Muhalefet iktidarla kavga etmek yerine birbirinden oy devşirmeye odaklandı” diyen Baş, sözlerini şöyle noktaladı: “Buna gerek yok. Bu birlik sağlanırsa ilk turda Erdoğan büyük bir farkla yenilir. Cumhurbaşkanlığı seçimine dair net tutumumuz bu.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Halk Perişan

Isparta’da perşembe gününden itibaren yaşanan elektrik kesintisine tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Beceriksiz yönetimin sonucu halk perişan! Yaşanan skandalın sebebi; özelleştirilmiş elektrik dağıtımı ve yollar. Araştırma önergesi vereceğiz, reddedecekler” dedi.

Haber Merkezi / CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yoğun kar yağışının hayatı felç ettiği Isparta’da günlerdir yaşanan elektrik kesintisini sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile eleştirdi.

Açıklamasında ana muhalefet partisine mensup milletvekillerinin günlerdir Isparta halkı ile birlikte olduğunu belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Beceriksiz yönetimin sonucu halk perişan! Yaşanan skandalın sebebi; özelleştirilmiş elektrik dağıtımı ve yollar. Araştırma önergesi vereceğiz, reddedecekler” dedi.

Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İngiliz Büyükelçi Dominick Chilcott ile yediği yemeğe dair MOBESE kayıtlarının basına servis edilmesine göndermede bulunarak şunları kaydetti: “Mobese’lerden ses yok tabii. Trollerde büyük sessizlik.”

Belediye başkanı iddiaları yalanladı

Öte yandan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, CNN Türk yayınına katılarak “akşama kadar tüm şehre elektrik verileceğini” açıkladı. Bir kişinin soğuktan donarak öldüğü iddialarını da yalanladı.

Ara tatil sonrası ülke genelinde 7 Şubat’ta okullar yeniden açılıyor. Isparta’da ise Pazar günü açıklanan kararla, şehirde ilk ve orta dereceli okullar bir hafta daha tatil edildi.

“Yüzde 95’ine elektrik verildi”

Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.’den ise kentteki elektrik kesintisi ve yapılan çalışmalar hakkında Cumartesi günü yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada “saatlerce hiç durmadan yağan karın yarattığı yük ve aşırı buzlanmanın etkisiyle” önemli sayıda enerji nakil hattının ağır hasar aldığı belirtildi.

“Isparta ili genelinde 299 bin abonemiz bulunmakta olup abonelerimizin yüzde 95’ine an itibari ile enerji sağlanmıştır” ifadesinin yer aldığı açıklamada kesinti ve arızayla mücadele edildiği aktarıldı:

“İl merkezindeki 582 alçak gerilim kesinti ihbarına, 201 saha personelimiz ve 75 araç ile müdahale edilmektedir.”

Şirket ilk anda Isparta ili, ilçe ve köylerinde 113 bin aboneye enerji verilemezken bu sayının 16 bin aboneye kadar indiğini belirtti.

CHP’li Cesur konuyu TBMM’ye taşıdı

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Isparta’da kar yağışı ile başlayan ve elektrik kesintisi ile devam eden krizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı.

Cumhuriyet gazetesine konuşan Cesur, ulaşımda ciddi sıkıntılar bulunduğunu ve oksijen tüpüyle yaşayanlar için endişelendiklerini söyledi.

Paylaşın

Davutoğlu: Erdoğan’ın Talimatıyla Bana Darbe Yapıldı

Pelikan Dosyası adlı metin ardından başbakanlık görevinden istifa etmesi hakkında konuşan GP Lideri Ahmet Davutoğlu, “Bana darbe yaptılar. Bu darbe Erdoğan’ın talimatıyla yapıldı. Erdoğan’ın bilgisi dışında bu yapılamazdı” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Halk TV’de kanalın Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın sunduğu ‘Liderler Özel’ programına konuk oldu.

Millet İttifakı’nın ismini değiştirmeyi konuştuklarını söyledi. Bugün için altı partinin ittifakı söz konusu olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Biz bu ittifakı detaylandırıyoruz. Oturup konuşacağız. Asıl bizim seçime kadar ne yapacağımız önemli. Sayısal artış olacak ama bu yetmez. Bunun içeriği ne olacak? Onu netleştireceğiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin aksaklıkları ortaya daha net şekilde çıktı. Artık Türkiye’nin kurumlarının yeniden inşa edilmesi gerekecek” ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı’nın adı ve işlevi hakkında bilgi veren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu “Şu ana kadar bu çerçeveye olumsuz yaklaşan olmadı ve süreç işliyor. Türkiye’de erken seçim bir anda ilan edile bilinir. O seçim telaşına girmeden elimizde ne varsa ortaya koymalıyız. Millet İttifakı’nın adının değiştirilmesi için konuşuyoruz. Masada farklı isimler var ama bunu açıklamam doğru olmaz” dedi.

‘Kılıçdaroğlu’nun anlayışını takdir ediyorum’

İttifak görüşmeleri hakkında bilgi de veren Davutoğlu, “Herhangi bir kesimi dışlamadan yeni bir döneme hazırlık yapıyoruz. Seçim olduğunda partiler kazanır kaybeder ama hiçbir kesim bu seçimi biz kaybettik dememeli. AK Parti’ye oy veren kesimler için de diğer partilere oy veren kesimler için de öyle olmalı. Biz bu siyasal iklimi oluşturmak için çalışıyoruz. 1 ay içinde ciddi bir mesafe aldık. En önemlisi bütün siyasilerin birbirine güven duymasıdır. Sayın Kılıçdaroğlu’nun anlayışını takdir ediyorum. Eşitler arası bir ilişki olmalı. Türkiye’yi inşa edecek olan da budur” ifadelerini kullandı.

‘Bana darbe yaptılar’

Davutoğlu, Pelikan Dosyası adlı metin ardından başbakanlık görevinden istifa etmesi hakkında da konuştu. “Bana darbe yaptılar” diyen Davutoğlu, “Bu darbe Erdoğan’ın talimatıyla yapıldı. Erdoğan’ın bilgisi dışında bu yapılamazdı” dedi.

Suat Toktaş’ın troll yapısını kastederek, “O mekanizma sizin döneminizde de var mıydı?” sorusuna yanıt veren Davutoğlu, “Dik alası vardı. Yani muhalefet, başka partilere yapmak… Nihayet bu tür şeyler, mekanizmalar işler. Ama kendi başbakanına karşı Pelikan Dosyası ile yapılan çalışma bunların bir parçası” dedi. Davutoğlu, bu konuda bir uyarısının bulunup bulunmadığına dair soruya ise, “Tabii ki uyardım. Birçok kez uyardım” dedi.

‘MOBESSE meselesi çok ciddi bir konudur’

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da kar yağışının etkili olduğu sırada İngiliz Büyükelçi Dominick Chlcott ile yaptığı görüşmeye ilişkin Davutoğlu “Sayın Erdoğan da belediye başkanıyken büyükelçilerle görüştü. Görüşmesi çok normal. Kimse buradan bir dış mihrak çıkarmasın. Açıkçası görüşmenin zamanlaması tartışılıyor. Bu görüşme afet döneminde olmasaydı daha iyi olurdu. Ama MOBESSE meselesi çok ciddi bir konudur.” dedi.

Paylaşın