35,7 Milyon Kişinin Sırtında 1 Trilyon Liralık Borç

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) verilerine göre 35,7 milyon kişinin bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlara olan borcu bir yılda yüzde 21 artarak 1 trilyon 65 milyon liraya çıktı.

TBB verilerine göre Şubat 2021 itibarıyla bireysel kredi kullanan kişi sayısı son bir yılda 1,3 milyon kişi arttı.

Bu kişilerin 800 bini 2022’nin Ocak-Şubat aylarında bankalara borç yaptı. Böylece konut, ihtiyaç ve taşıt kredilerinden oluşan bireysel kredilere borçlu kişi sayısı 35,7 milyona çıktı. Kişi başına düşen kredi borcu ise 29 bin 815 liraya çıktı. Bu tutar bir yıl önce 25 bin 582 lira seviyesindeydi. TBB verilerine göre 35,7 milyon kişinin bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlara olan borcu bir yılda yüzde 21 artarak 1 trilyon 65 milyon liraya çıktı.

Sözcü’de yer alan habere göre; bireysel kredilerin yüzde 45’ini ihtiyaç kredileri, yüzde 29’unu konut kredileri, yüzde 20’sini kredi kartları ve yüzde 5’ini taşıt kredileri oluşturdu. Şubat ayında 165 bin kişi ilk defa kredi kartı, 93 bin kişi tüketici kredisi kullanırken, konut kredisi kullanan kişi sayısı 15 bin oldu. 121 bin kişi ise ilk defa kredili mevduat hesabı kullandı.

Ticari krediler yüzde 51 artışla 4,3 trilyonu aştı

Şubat 2022 itibarıyla tasfiye olunacak alacak oranı en yüksek olan sektör yüzde 7,5 ile inşaat oldu. Bu sektörü yüzde 5,3 ile enerji sektörü ve yüzde 4,9 ile turizm sektörü takip etti.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Elektriği Kesildi

Elektrik zamlarına tepki göstermek amacıyla faturasını ödemeyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği bu sabah EnerjiSA ekiplerince kesildi.

Haber Merkezi / Şubat ayında sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, zamlar geri alınana kadar faturasını ödemeyeceğini duyurmuştu.

Kılıçdaroğlu o dönemden bu yana Şubat, Mart ve Nisan ayı faturalarını ödemedi. Yönetmelik kapsamında 65 yaş üstü vatandaşlara üç ay süre tanındığı için Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği bugüne kadar kesilemiyordu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “Eşimden az önce haber geldi, bugün elektriğimizi kesmişler. Buna maruz kalan milyonlar için çıktım bu yola. Bu eylemim bir sivil itaatsizlik çağrısı değildir. Bir direniştir. Eylemim ülkenin karanlıkta kalan ailelerine, çocuklarına ses olmak içindir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Rekor Kırdı

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, tarımsal girdi fiyat endeksi, şubat ayında hem aylık hem de yıllık bazda rekorunu egale ederek endeksin oluşturulduğu 2016 yılından bu yana zirveyi gördü.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Şubat 2022 verilerini açıkladı.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Tarım-GFE’de, 2022 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 16,69, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 28,50, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde, 80,99 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 36,85 artış gerçekleşti. Böylece Tarım-GFE, hem aylık hem de yıllık bazda rekorunu egale ederek endeksin oluşturulduğu 2016 yılından bu yana zirveyi gördü.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 9,60, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 17,69 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 47,24, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 86,59 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 23,88 ile veteriner harcamaları ve yüzde 27,91 ile malzemeler oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 138,11 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 121,77 ile enerji ve yağlar oldu.

Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 3,62 ile makine bakım masrafları ve yüzde 5,50 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 32,75 ile tarımsal ilaçlar ve yüzde 31,15 ile hayvan yemi oldu. Bir önceki aya göre gübre ve toprak geliştiriciler yüzde 0,41 ve veteriner harcamaları yüzde 0,21 azalış gösterdi.

Paylaşın

Türkiye’nin Dörtte Üçü ‘Yolsuzluk Arttı’ Diyor

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin “Türkiye’de Yolsuzluk: Neden? Nasıl? Nerede?” adlı araştırmasına göre Türkiye’de toplum genelinde yolsuzluğun arttığı fikri hakimken, yolsuzluk iddiaları sandık üzerinde belirleyici olacak. Araştırmaya göre, hükümetin yolsuzlukla mücadelede başarılı olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 27’de kalıyor.

Derneğin 14-17 Ocak tarihlerinde KONDA Araştırma şirketi aracılığıyla gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmasına 2 bin 780 kişi katıldı. Araştırma, Türkiye’de yolsuzluğun hangi kurumlarda ve kamunun hangi alanlarında yaygın olduğu, hükümetin bu konudaki performansı ve seçmen tercihlerine ilişkin temel bulguları içiyor.

Çalışmanın bulgularına göre Türkiye’de dört kişiden üçü son iki yılda yolsuzluğun arttığı görüşünde. DW Türkçe’den Pelin Ünker’e konuşan Uluslararası Şeffaflık Örgütü Türkiye Temsilcisi Oya Özarslan, bu bulgunun toplumun, ülkenin kurumlarına karşı ciddi bir güven bunalımı içerisinde olduğunu gösterdiğini vurguluyor.

Aynı araştırmayı 2016’da yaptıklarında yolsuzluğun arttığını düşünenlerin yüzde 55 oranında olduğunu ifade eden Özarslan, “Şimdi yüzde 74’e çıkmış durumda. Oranın yüzde 20’ye yakın artması bu konuda olumsuz yöndeki algının ciddi bir şekilde pekiştiğini gösteriyor. Araştırmaya katılanların sadece yüzde 16’sı yolsuzluğun arttığı yargısına katılmıyor” diyor.

Araştırmaya göre, yolsuzlukla mücadele edileceği ve bu gidişatın tersine döneceği konusunda da bir umutsuzluk söz konusu. Buna göre Türkiye’de üç kişiden ikisi gelecek iki yıl içinde yolsuzluğun artacağını düşünüyor.

AKP ve MHP seçmenine göre de yolsuzluk arttı

Çalışmanın bulguları, iktidar ve muhalefet partilerinin seçmenleri arasında ise gözle görülür bir farka işaret ediyor. Diğer yandan iktidar partisine oy verenler açısından da yolsuzluğun arttığı fikrinin oldukça belirgin olması dikkat çekiyor. Buna göre AKP seçmeninin yüzde 44’ü, MHP seçmeninin yüzde 63’ü son iki yılda yolsuzluğun arttığını düşünürken bu oran, CHP seçmenleri arasında yüzde 97, İYİ Parti seçmenleri arasında yüzde 91, HDP seçmenleri arasında ise yüzde 92’ye çıkıyor.

Toplumun yüzde 60’ı ise hükümeti yolsuzlukla mücadele konusunda başarısız buluyor. Ancak parti tercihlerine göre AKP seçmeninin eğilimi diğerlerinden oldukça farklı. İYİ Parti seçmeninin yüzde 91’i, CHP seçmeninin yüzde 86’sı, HDP seçmeninin yüzde 85’ine göre hükümet yolsuzlukla mücadelede başarısız. Bu oran MHP seçmeninde yüzde 46, AKP seçmeninde ise yüzde 19’a düşüyor.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Türkiye Temsilcisi Oya Özarslan, “AKP ve MHP seçmeninin, genel olarak ülke içinde yolsuzluğun arttığını ifade ederken, soru hükümetle ilgili bir konuya gelince burada görüş değiştirip sorumluyu hükümetten başka yerlerde arama yöneliminde olduğunu görüyoruz” diyor. Ancak Özarslan’a göre oran kutuplaşmadan dolayı düşse de AKP seçmeninin beşte biri, MHP seçmeninin de yüzde 45 civarının hükümetin başarısız olduğunu düşünmesi önemli bir bulgu.

Siyasi partilerde yolsuzluk öne çıktı

Çalışmanın bulgularına göre toplumun yüzde 82 gibi büyük bir çoğunluğu siyasi partilerde yolsuzluk olduğunu düşünürken, yüzde 77 belediye ve yerel yönetimlerde, yüzde 75 kamu kurumlarında, yüzde 74 medyada, yüzde 73 ise özel sektörde ‘yolsuzluk var’ diyor.

Araştırmaya katılanlar en çok yolsuzluk yapılan kamu kurumlarının yüzde 57 ile gümrük-dış ticaret olduğu görüşünde. Bunu yüzde 53 ile vergi dairesi, ruhsat ve imar, yüzde 47 ile tapu dairesi, yüzde 44 ile yargı, yüzde 43 ile hazine ve para politikası, yüzde 40 ile eğitim izliyor. Toplumun görece daha çok güvendiği alanlar ise dini kurumlar, diyanet, sağlık, emniyet ve iç güvenlik. Toplumun üçte biri bu kurumlar ve alanlarda yolsuzluk yapıldığını düşünüyor. Toplumun yüzde 17’si ise orduyu, kamuda en çok yolsuzluk yapılan alanlardan biri olarak gösteriyor.

En çok yolsuzluk yapılan işlem: İhaleler

Oya Özarslan, en çok yolsuzluk yapılan işlemler sorulduğunda cevabın ihaleler olduğunu söylüyor. Buna göre toplumun yüzde 85’i ihaleleri en çok yolsuzluk yapılan işlem olarak görüyor. İhaleleri ise yüzde 83 ile gümrük işlemleri ve yüzde 82 ile imar ve ruhsat işlemleri takip ediyor.

Araştırmaya katılanlar Türkiye’de yolsuzluğun nedenlerini yüzde 80 ile cezasızlık, ihale sistemleri, yüzde 77 ile kurumların şeffaf olmaması, yüzde 76 ile siyaset sermaye ilişkisi, dokunulmazlıklar, yüzde 71 basının özgür olmaması ve yüzde 43 ile kamuda maaşların yetersiz olması şeklinde sıralıyor.

AKP seçmeninin yüzde 62’si, MHP seçmeninin yüzde 68’si ihale sistemlerinin yolsuzluk üzerinde etkili veya çok etkili olduğunu düşündüğünü belirtirken bu oran, İYİ Parti seçmeni için yüzde 88, CHP seçmeni için yüzde 91, HDP seçmeni için yüzde 94’e çıkıyor.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Türkiye Temsilcisi Özarslan’a göre büyük yolsuzluk skandallarının soruşturulmaması, aksine bu skandalları gündeme getiren kamu görevlilerinin ya da gazetecilerin cezalandırılması, hukuk devleti ilkesinin önemli ölçüde zedelenmesine ve cezasızlık kültürünün yaygınlaşmasına neden oluyor.

Yolsuzlukla karşılaşan sessiz kalıyor

Toplum genelinde yolsuzluğa dair fikirler ve algılar oldukça fazla olsa da kendisi veya bir tanıdığının hiç usulsüz ödeme yapıp yapmadığı ya da dolaylı yoldan böyle bir durumu yasayıp yasamadığı sorusuna yanıt vermeyenlerin oranı yüzde 89,5’i buluyor. Yolsuzlukla karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 11’de kalıyor.

Oya Özarslan, toplumun bu soruda büyük ölçüde sessiz kalmasının ifade özgürlüğü üzerindeki baskılarla ilgili olduğu görüşünde: “İnsanlar bununla ilgili görüş geliştirmekten çekiniyor, karşılaştılar ise şikâyette bulunmaktan çekiniyor. Yargı yollarının şikâyet yollarının da kapalı olduğunu düşünüyor.”

Çalışmanın bulguları, yolsuzlukla karşılaşmasına rağmen şikâyette bulunmayanların yüzde 53’ünün yasal şikâyette bulunmanın bir faydası olmayacağını düşündükleri için, yüzde 32’sinin de ihtiyaç duymadıkları için şikâyette bulunmadıklarını gösteriyor. Geri kalanların ise yüzde 10’u olumsuz bir tepki almaktan çekiniyor.

Oy tercihlerini nasıl etkileyecek?

Araştırmaya göre yolsuzluk iddiaları toplumun yüzde 79’unun sandıktaki tercihlerini de etkileyecek. Bu oran 18-32 yaş arası seçmende yüzde 83’e çıkıyor. Yine 18-32 yaş aralığında bulunan gençlerin yüzde 76’sı son iki yılda yolsuzluğun arttığını, yüzde 67’si gelecek iki yıl içinde artacağını düşünürken, yüzde 62’si de hükümeti başarısız buluyor.

Yolsuzluk iddialarının oy tercihini kesinlikle etkileyeceğini söyleyenlerin oranı, hayat tarzını modern olarak tanımlayan kişilerde yüzde 66 iken, dindar muhafazakâr kesimde yüzde 49’da kalıyor.

Özarslan, “Üniversite mezunlarının ve modernlerin hükümete yolsuzluk konusundaki güvenleri oldukça az olmasının yanı sıra daha önce adı yolsuzluk iddialarına karışmış herhangi bir partiye oy verme eğilimleri de oldukça az. Eğitim seviyesi azaldıkça, hayat tarzı muhafazakârlaştıkça ve dindarlık seviyesi arttıkça bu eğilimde de bir artış ortaya çıkıyor” diye konuşuyor.

Seçmen davranışlarına bakıldığında ise kararsızların 94’ünün oy verdikleri parti hakkındaki yolsuzluk iddiasının, oy tercihlerini “kesinlikle” veya “kısmen” etkileyeceğini söylediği görülüyor. Bu oran AKP seçmeninde yüzde 61, MHP seçmeninde yüzde 67, CHP seçmeninde yüzde 79, HDP seçmeninde yüzde 83, İYİ Parti seçmeninde yüzde 84.

Paylaşın

Türkiye’de Çiftçi Sayısı 500 Binin Altına Düştü

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), ‘Ocak 2022 İstihdam İzleme Raporu’nu yayınladı. Üretim maliyetlerindeki artışın tarıma vurduğu darbeyi gözler önüne seren rapora göre; çiftçi sayısı son yılların en düşük seviyesine gerilerken, sigortalı ücretli çalışanların yüzde 52,5’ini oluşturan 3 ana sektördeki istihdam artışları da son bir yıl içinde gerçekleşen en düşük seviyelerde bulunuyor.

Haber Merkezi / Rapora göre ocak ayında sigortalı çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 5,1 oranında (1,1 milyon) artarak, 22,2 milyon olarak gerçekleşti. SGK ocak ayı verilerine yer verilen raporda, toplam sigortalı çalışanların yüzde 71,9’unu oluşturan sigortalı ücretli çalışan grubunun (4/a/sigorta işkolu) yıllık olarak yüzde 5,9 (885 bin) oranında arttığı belirtildi. Kamu sektöründe sigortalı çalışan (4/c) sayısındaki artış ise yüzde 1,6’da kaldı.

Esnaf-çiftçi grubundaki (4/b) değişim yüzde 4,7 artış yönünde olmakla beraber alt sınıflarda eğilimler farklılaştı. Bu dönemde esnaf sayısında yüzde 9,1 (210 bin) artış, çiftçi sayısında ise yüzde 13,2 (75 bin) düşüş görüldü. Raporda söz konusu rakamlara ilişkin “Çiftçi sayısında uzun süreli düşüş eğiliminin yanı sıra, esnaf sayısında son aylardaki yüksek oranlı artışlar dikkat çekmektedir” değerlendirmesi yapıldı.

Toplam sigortalı ücretli çalışanların yüzde 27,7’sinin imalat, yüzde 15,6’sının toptan/perakende ticaret ve yüzde 9,2’sinin inşaat sektörlerinde istihdam edildiği aktarılan raporda, şu bilgiler şu bilgiler yer aldı:

“Yıllık değişimlere bakıldığında imalatta yüzde 7,4, toptan ve perakende ticaret sektöründe yüzde 3, inşaat sektöründe ise yüzde 0,2 artış gözlenmekle beraber söz konusu artışlar yılın en düşük düzeylerine işaret etmektedir. Özellikle inşaat sektöründe Nisan 2021’den itibaren gözlenen hızlı gerileme eğilimi dikkat çekmektedir. Diğer taraftan, sigortalı ücretli çalışanların yüzde 8,5’ini oluşturan dördüncü ana sektör olan idari ve destek faaliyetindeki istihdam son bir yılın 9 ayında gerilerken, kasımda başlayan sınırlı artış trendi aralık (yüzde 1,7) ve ocak (yüzde 1,2) aylarında devam etti.

Hizmet sektörleri istihdamında da artışlar göreli olarak sınırlı kaldı. İnsan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetlerinde yüzde 2,8, kamu yönetimi ve savunma; zorunlu sosyal güvenlikte ise yüzde 12,1 yıllık istihdam artışları gerçekleşti. Öte yandan, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinde (yüzde 17,1), eğitim (yüzde 14,7) ve ulaştırma ve depolama (yüzde 9,9) sektörlerinde yüksek oranlı istihdam artışları devam etti.

89 alt sektörün 12’sinde sigortalı ücretli çalışan sayısında azalış görüldü. En çok daralan sektör 17 binlik istihdam kaybı ile bina ve çevre düzenleme faaliyetleri sektörü oldu. Ev hizmetlerinde 10 günden fazla çalışanlar (14 bin), idari danışmanlık faaliyetleri (10 bin) ve bilgisayar ve kişisel ev eşyaları onarımı faaliyetleri (3 bin) de istihdamı çalışan sayısı olarak en çok daralan diğer sektörler olarak öne çıktı.

Oransal olarak bakıldığında ise istihdam en hızlı hanehalkları tarafından kendi ithalat faaliyetleri sektöründe (yüzde 28,5) geriledi. Bu sektörü yüzde 22,2’lik azalışla ev hizmetlerinde 10 günden fazla çalışanlar sektörü ile yüzde 9,8’lik azalışla kiralama ve leasing faaliyetleri sektörleri takip etti. Sinema filmi ve ses kaydı yayımcılığı, suyun toplanması arıtılması ve dağıtımı ve idari danışmanlık faaliyetleri de istihdam kaybı yaşayan diğer sektörler oldu.

Kadın çalışan sayısı geçen yıla göre yükselirken, aralık ayına göre azaldı. Ocak 2022’de sigortalı kadın çalışan sayısı bir yıl öncesine göre 490 bin artarken, aralık ayına göreyse 4,7 bin azaldı ve 5,1 milyona ulaştı. Kadın çalışanların toplam istihdam içindeki payı da yüzde 32,1’e yükseldi. Sigortalı ücretli kadın çalışan sayısında eylül ayından bu yana devam eden artış trendi son bulurken, kadın istihdamı aralık ayında ulaştığı sayı olarak en yüksek tarihsel istihdam seviyesinin altına indi. Buna rağmen, kadın istihdamı, istihdam payı olarak en yüksek tarihsel düzeyine ulaştı. Kadın istihdamının en çok arttığı sektör ise eğitim oldu.

Ocak ayında altı ilde istihdam yıllık olarak geriledi. Ocak ayı itibarıyla 15,9 milyona ulaşan sigortalı ücretli çalışanların yarısının ekonomik aktivite ve nüfus yoğunluğuna bağlı olarak 5 büyük ilde istihdam edildiği görüldü. Bu iller istihdam payına göre sırasıyla; İstanbul (yüzde 27,9), Ankara (yüzde 7,8), İzmir (yüzde 6,3), Bursa (yüzde 4,8) ve Kocaeli (yüzde 3,7)’dir.

Bu dönemde, çalışan sayısında en fazla artış 212 bin ile İstanbul’da yaşanmıştır. İstanbul’u 81 bin artışla Ankara, 60 bin artışla İzmir, 49 bin artışla Antalya ve 43 bin artışla Bursa takip etti. Sıralamalarda yüksek çalışan nüfusa sahip büyükşehirler ilk sıraları almakla beraber, Antalya’nın dördüncü sırada, Mersin’in de altıncı sırada yer alması dikkat çekti. Diğer taraftan, Ocak ayında Elazığ, Yozgat, Artvin, Karaman, Gümüşhane ve Tunceli’de istihdam geriledi.

Ocak ayında en hızlı istihdam artışı ise Batman’da gerçekleşti. Batman’ı yüzde 11 artışla Mersin takip etti. Batman ve Mersin’in ardından en hızlı istihdam artışı yaşanan iller Osmaniye (yüzde 10,8) ve Antalya (yüzde 9,8) oldu. Bitlis (yüzde 9,6) ve Van (yüzde 9,4) yüksek yıllık istihdam artışları gösteren diğer iller olarak öne çıktı. Bunun yanı sıra, Elazığ (yüzde 8,8), Gümüşhane (yüzde 2,3), Artvin (yüzde 2,2), Yozgat (yüzde 1,9), Tunceli (yüzde 1,5) ve Karaman
(yüzde 0,8) istihdamı daralan altı il olarak sıralandı.

Raporun tamamına ulaşmak için TIKLAYIN

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinin Gündeminde Hangi İttifak Senaryoları Var?

İttifak yapan siyasi partilerin çıkaracağı milletvekili hesaplama sistemini, oy oranı düşük partiler aleyhine değiştiren yeni Seçim Yasası, cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday çıkarma ve parlamento seçimlerinde de çoğunluğu sağlamayı hedefleyen muhalefet partilerinde, hesapların değişmesine neden oldu.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, parlamenter sistem mutabakatı açıklayan 6 muhalefet partisi, parlamento seçimlerinde daha fazla milletvekili çıkarabilecek senaryolar üzerinde çalışıyor.

Aritmetik olarak daha fazla getirisi olan formüllerin, “siyasi karşılığının olmayabileceği” endişesi, muhalefeti, iki seçeneği buluşturabilecek formüllere yoğunlaştırmış durumda. Olası formüllerin, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın evsahipliğinde Pazar günü yapılacak 6’lı masa toplantısının ana gündem maddesi olması bekleniyor.

Seçim işbirliği ve ittifak planlarını, yeni Seçim Yasası’na göre yapmaya hazırlanan 6 muhalefet partisinin bu konuda henüz ortaklaşmış bir çalışması yok.

Ancak her parti kendi içinde, akademisyen, kamuoyu araştırmalarından destek alarak veya bizzat kendileri saha analizleri üzerinden seçenekli formüller üzerinde çalışıyor.

Son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinde de bu yönde hazırlıklar olduğunu belirterek, halen 8 senaryo üzerinde çalışıldığını ve 6’lı masa toplantısına da önerilerini getirebileceklerini açıkladı.

CHP kulislerinden yansıyan bilgiye göre Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği 8 seçenekli senaryo Ankara Üniversitesi’nden bir akademisyen grubu tarafından hazırlandı.

Parti kaynakları, bu yönde Kılıçdaroğlu’na birçok çalışma geldiğini, ancak esas verinin, partinin il il yaptıracağı saha analizleri ile ortaya çıkacağını belirterek, “Seçime nasıl bir sistemle gidileceğine, ittifakların nasıl şekilleneceğine parti tek başına karar vermeyecek, 6’lı masada, tarafların önerilerine göre netleşecek” görüşünü dile getiriyor.

Kulislerde ittifak veya seçim işbirliği seçeneklerine ilişkin konuşulan formüller ile bunların “artı ve eksileri” ise şöyle sıralanıyor:

Aritmetik avantajı en yüksek seçenek: Tek liste

Yeni seçim sistemi büyük partilere daha fazla milletvekili çıkarma olanağı sağladığı için bir partiden tek listeyle seçime gidilmesi aritmetik olarak “en avantajlı” sonuç verecek formül olarak görülüyor.

CHP’de yapılan simülasyonlarda, 6’lı masada yer alan siyasi partilerin tek bir parti listesinden, örneğin CHP listesinden seçime girmesi, 43 milletvekili daha fazla çıkarması yolunu açıyor ve ittifak 300’e yakın milletvekili çıkarabiliyor.

Bununla birlikte seçime ayrı girecek olan HDP’nin çıkaracağı milletvekilleriyle birlikte muhalefet parlamentoda çoğunluğu sağlıyor.

Bu formül CHP içinde, “liste sancısı” yaratacak olmasına karşın, seçim kazanmak için en avantajlı formül olarak değerlendiriliyor ve “cumhurbaşkanı adayı çıkaracak parti olarak, milletvekili listeleri konusunda daha özverili olunabileceği” yorumu yapılıyor.

Ancak sadece matematik hesabıyla “en avantajlı” görünen bu senaryonun açmazı olarak, siyasi olarak uygulamasının son derece zor ve tabanda karşılık bulmama olasılığı görülüyor.

Başta İYİ Parti olmak üzere, ağırlıklı olarak sağ ve muhafazakar seçmen tabanına sahip siyasi partilerin liderlerinin, CHP çatısı altında seçime girmeye sıcak bakmayacağı ve parti tabanlarında da kabul görmeyeceği ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı adayının CHP’li bir isim olacağı konusunda 6’lı masada neredeyse ortak bir görüşün oluştuğu ifade edilerek, CHP’nin bir başka siyasi partinin listesinden seçime girmesi de “uygulanamaz” bir formül olarak dile getiriliyor.

CHP’nin böyle bir tercih yapması halinde, seçmenin ittifak dışı partilere yönelmesinin kaçınılmaz olacağı vurgulanıyor.

Muhazakar partiler, ittifak içinde ittifak yapabilir

Kulislerde en çok konuşulan formüllerin başında ise Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun da gündeme getirdiği “ittifak içinde ittifak” geliyor.

6’lı masada yer alan siyasi partilerin, 2018 seçimlerindeki gibi SP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve DP’nin Millet İttifakı’nın iki büyük partisi CHP ve İYİ Parti listelerinden seçime girmesi bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

İkinci seçenek olarak da DP’nin İYİ Parti listesinden, muhafazakar tabana sahip DEVA ve Gelecek Partisi’nin, SP çatısı altında seçime girmesi formülü.

2018 seçimlerinde Millet İttifakı’na avantaj sağlayan bu formülün, çok iyi saha analizleriyle ile uygulanabilir hale gelebileceği ifade ediliyor.

Muhafazakar partilerin SP çatısı altında seçime girmesi halinde, muhafazakar seçmenin yoğun olduğu yerlerde, “eli CHP’ye oy vermeye gitmeyen” seçmenin tercihini olumlu yönde etkileyebileceği yorumu yapılıyor.

Özellikle SP, bu formüle yakın duruyor. Ancak, ilk kez seçime girecek olan DEVA Partisi, kendi ad ve amblemiyle seçime girmek istediklerini her fırsatta vurguluyor. CHP ve İYİ Parti çatısı altında seçime girilmesi halinde oy bölünmesi daha az olacağı için, matematiksel olarak milletvekili çıkarma olasılığı daha yüksek.

SP, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin Millet İttifakı içinde tek listeyle seçime gitmesi halinde, muhafazakar seçmenden daha fazla karşılık bulabilecek olması “avantaj” olarak görülse de, milletvekili sayısı düşük olan seçim çevrelerinde baraj otomatik olarak yükseleceği için milletvekili çıkaramama riski de bulunuyor.

Her parti kendi listesiyle seçime gidebilir

Yeni Seçim Yasası’yla ittifak içindeki partilerin çıkaracağı milletvekili sayısı d’hont sistemine, yani her partinin bir seçim çevresinden aldığı oy oranına göre hesaplanacağı için yüzde 7 olan ülke barajını geçmek için 6 parti muhalefet partisinin ittifak yapması yüksek olasılık olarak görülüyor.

Ancak ittifak oylarının milletvekili sayısına bir etkisi olmaması nedeniyle, her siyasi partinin ayrı olarak seçime de girmesi olası.

Özellikle DEVA Partisi bu seçeneğe sıcak bakıyor. Oy oranı düşük partilerin milletvekili çıkarabilmesi için, güçlü oldukları seçim çevrelerinde, diğer ittifak partilerinin desteğiyle en az bir milletvekili çıkarmasının sağlanması da bir seçenek olarak görülüyor.

Ancak bunun için çok iyi saha analizi yapılması, her seçim çevresinin eğilimlerinin iyi tahmin edilmesi gerekiyor.

CHP’de yapılan değerlendirmelerde, bu formülün uygulanması halinde, Millet İttifakı’nın milletvekili sayısı umulandan çok daha düşük gelebilir. Hatta bazı siyasi partiler parlamentoya hiç milletvekili gönderemeyebilir.

Gelecek ve DEVA Partisi’nde ise bu formülün iyi dizayn edilmesi halinde, her partinin güçlü olduğu yerlerden parlamentoya temsilci gönderebileceği ifade ediliyor.

Hatta özellikle CHP’nin milletvekili çıkaramadığı muhafazakar seçmenin yoğun olduğu, başta İç Anadolu olmak üzere bazı bölgelerden, Millet İttifakı’nın daha fazla milletvekili çıkarabileceği yorumu yapılıyor.

Üçüncü ittifak veya ittifaksız formüller

6’lı masada yer alan siyasi partilerin, Millet İttifakı dışında “üçüncü” yeni bir ittifakla seçime gitmesi veya her partinin ayrı ayrı seçime girmesi, en düşük olasılık olarak görülüyor.

CHP ve İYİ Parti’nin ittifakı sürdürmekte kararlı olduğu, çok olağanüstü bir gelişme olmadıkça da ittifakla seçime gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.

DP ve SP’nin de Millet İttifakı’na karşı olmadığı biliniyor. 6’lı masada yer alan partilerin, CHP ve İYİ Parti’den ayrı olarak yeni bir ittifak kurmaları halinde, yüzde 7 barajını aşamama riski bulunuyor ve bu nedenle de çok önemli bir görüş ayrılığı olmadığı sürece partilerin bu yöntemi tercih etmeyeceği ifade ediliyor.

Cumhur İttifakı’nın biçimlenmesine göre senaryolar değişebilir

6’lı masada yer alan muhalefet partileri yeni seçim sistemine göre olası senaryolar üzerinde çalışma yaparken, erken seçim ve AKP ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın izleyeceği tutuma göre de alternatif seçenekleri değerlendiriyor.

Sonbaharda bir erken seçime gidilmesi halinde, yeni seçim yasası uygulanmayacağı için, ittifak senaryolarının da buna göre şekilleneceğine dikkat çekiliyor.

Böyle bir seçenekte, milletvekili dağılımı siyasi partilerin oylarına bölünerek hesaplanacağı için, isteyen partilerin kendi listesiyle seçime girmesi formülünün daha ağırlık kazanması olası görülüyor.

MHP ve BBP’nin AKP çatısı altında tek listeyle seçime girmesi halinde formüllerin buna göre dizayn edileceği ifade ediliyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP’nin AKP listelerinden seçime gireceği iddialarına, “Ağzıma bile almam. Bizim seçmen üç hilali görecek kardeşim” sözleriyle nokta koymasına karşın, muhalefet hala bu seçeneği olasılık dahilinde değerlendiriyor.

Böyle bir durumda, Cumhur İttifakı’nın avantajlı olacağına dikkat çekilerek, bu durumda muhalefetin de “tek liste” seçeneğinin güçleneceği yorumu yapılıyor.

6’lı masanın gündeminde

Yeni seçim yasasının yürürlüğe girmesi nedeniyle, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın evsahipliğinde Pazar günü yapılacak 6’lı toplantıda da olası seçim senaryolarının gündeme gelmesi bekleniyor.

Katılımcı partiler, buradan bir ittifak kararı çıkmayacağını, ittifak ve cumhurbaşkanlığı seçiminin, seçim takvimi açıklandığında gündeme geleceğini, ancak yeni seçim yasasına göre en fazla milletvekili çıkarmaya dönük formülleri konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunulacağı ifade ediliyor.

Paylaşın

Tüketici Güven Endeksi Tarihin En Düşük Seviyesinde

Tüketici güven endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında azaldı; mart ayında 72,5 olan endeks, nisan ayında 67,3 oldu. Böylece endeks 67,3 değeriyle veri setinin en düşük seviyesini gördü.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, nisan ayı verileri yayımlandı.

Buna göre, tüketici güven endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında azaldı; mart ayında 72,5 olan endeks, nisan ayında 67,3 oldu. Böylece endeks 67,3 değeriyle veri setinin en düşük seviyesini gördü.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu,100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

IMF, Türkiye’nin Büyüme Oranını Aşağı Çekti

Uluslararası Para Fonu (IMF), Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle bu yıla ilişkin küresel büyüme tahminini yüzde 4,4’ten yüzde 3,6’ya indirdi. Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahmini ise bu yıl için yüzde 2,7 ve gelecek yıl için yüzde 3 olarak belirlendi.

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Nisan 2022 sayısını “Savaş Küresel Toparlanmayı Geciktiriyor” başlığı ile yayımladı.

Raporda, Ukrayna’daki savaşın maliyetli bir insani krizi tetiklediği, çatışmadan kaynaklanan ekonomik hasarın 2022’de küresel ekonomik büyümede önemli bir yavaşlamaya katkıda bulunacağı aktarıldı.

Savaşın büyümeyi azaltacağı, enflasyonu ise artıracağına işaret edilen raporda, merkez bankalarının para politikalarını sıkılaştırmasıyla faiz oranlarının artmasının beklendiğini, birçok ülkenin ise savaşın ekonomileri üzerindeki etkisini yumuşatmak için sınırlı maliye politikası alanına sahip olduğu kaydedildi.

Küresel görünüme yönelik aşağı yönlü riskler hakim
Raporda, dünyanın birçok bölgesi için yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizinin akut aşaması geçiyor gibi görünse de özellikle aşılanmamış kişiler arasında ölümlerin yüksek seyrettiği, Çin’deki kilit üretim ve ticaret merkezlerindeki son dönemde uygulanan karantina önlemlerinin başka yerlerdeki arz kesintilerini artırabileceği ifade edildi.

Belirsizliğin yüksek, küresel görünümeyse aşağı yönlü risklerin hakim olduğuna dikkatin çekildiği raporda, Ukrayna’daki savaşın yüksek gıda ve enerji fiyatları nedeniyle daha geniş sosyal gerilimler yaşanması olasılığını artırdığı ve bunun da görünüm üzerinde daha fazla baskı oluşturacağı kaydedildi.

Enflasyon uzun süre düşmeyecek

Raporda, enflasyonun savaş kaynaklı emtia fiyatlarındaki artışlar ve genişleyen fiyat baskıları nedeniyle tahmin edilenden daha uzun süre yüksek kalmasının beklendiği aktarıldı.

Dünya ekonomisinin geçen yıl yüzde 6,1 büyüdüğü kaydedilen raporda, küresel ekonominin 2022 ve 2023’te yüzde 3,6’şar büyümesinin beklendiği bildirildi. IMF, ocak ayında yayımladığı raporda, küresel ekonominin bu yıl yüzde 4,4 ve 2023’te yüzde 3,8 büyüyeceğini öngörmüştü.

2022 büyüme tahmini: ABD yüzde 3,7’ye, Avro Bölgesi yüzde 2,8’e indirildi

ABD: IMF raporuna göre, geçen yıl yüzde 5,7 büyüdüğü tahmin edilen ABD ekonomisinin 2022 yılı büyüme tahmini yüzde 4’ten yüzde 3,7’ye indirildi. Ülke ekonomisinin 2023 yılı büyüme tahmini de yüzde 2,6’dan yüzde 2,3’e düşürüldü.

AB: Avro Bölgesi’ne yönelik büyüme beklentisi de 2022 için yüzde 3,9’dan yüzde 2,8’e çekilirken, 2023 için yüzde 2,5’ten yüzde 2,3’e düşürüldü. Bölge ekonomisinin geçen yıl yüzde 5,3 büyüdüğü tahmin edildi.

Almanya: Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinden Almanya’nın 2022 yılına ilişkin büyüme tahmini yüzde 3,8’den yüzde 2,1’e, Fransa’nın yüzde 3,5’ten yüzde 2,9’a, İtalya’nın yüzde 3,8’den yüzde 2,3’e ve İspanya’nın yüzde 5,8’den yüzde 4,8’e düşürüldü.

Almanya’nın 2023 yılı büyüme tahmini ise yüzde 2,5’ten yüzde 2,7’ye çıkarılırken, gelecek yıl için Fransa’nın ekonomik büyüme tahmini yüzde 1,8’den yüzde 1,4’e, İtalya’nın yüzde 2,2’den yüzde 1,7’ye ve İspanya’nın yüzde 3,8’den yüzde 3,3’e indirildi.

İngiltere: ekonomisi için de 2022 yılı büyüme tahmini yüzde 4,7’den yüzde 3,7’ye ve 2023 tahmini yüzde 2,3’ten yüzde 1,2’ye çekildi.

Söz konusu revizyonlarla gelişmiş ülkeler grubuna yönelik büyüme beklentisi 2022 yılı için yüzde 3,9’dan yüzde 3,3’e indirilirken, 2023 için yüzde 2,6’dan yüzde 2,4’e düşürüldü.

Rusya ekonomisi için yüzde 8,5’lik daralma beklentisi

Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomilerinin büyüme tahminlerine de yer verilen rapora göre, Çin ekonomisinin 2021’de yüzde 8,1 büyüdüğü tahmin edildi.

Çin: Bu yıla ilişkin olarak Çin’in ekonomik büyüme beklentisi yüzde 4,8’den yüzde 4,4’e düşürülürken, gelecek yıla ilişkin beklenti yüzde 5,2’den yüzde 5,1’e çekildi.

Rusya: Rusya ekonomisinin ise bu yıl yüzde 8,5 ve gelecek yıl 2,3 küçüleceği öngörüldü.

Türkiye: Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahmini ise bu yıl için yüzde 2,7 ve gelecek yıl için yüzde 3 olarak belirlendi. IMF’nin ocak ayında yayımladığı tahminlerinde, Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl yüzde 3,3’er büyümesi öngörülüyordu.

Bu revizyonlarla yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomilerine yönelik büyüme beklentisi, 2022 için yüzde 4,8’den yüzde 3,8’e düşürülürken, 2023 için yüzde 4,7’den 4,4’e çekildi.

Paylaşın

Sivasspor, Kupada Avantajı Kaptı

Ziraat Türkiye Kupası yarı final ilk maçında Demir Grup Sivasspor ile Alanyaspor, Alanya Bahçeşehir Okulları Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Demir Grup Sivasspor, son yarım saatini 10 kişi oynadığı mücadeleden 2-1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Sivasspor’a galibiyeti getiren golleri 32. dakikada Mustapha Yatabare ve 90+2. dakikada Kerem Atakan Kesgin kaydederken, Alanyaspor’un tek golünü 6. dakikada Emre Akbaba attı. İki takım 10 Mayıs’ta Sivas’ta rövanş maçına çıkacak, eşleşmenin galibi Trabzonspor – Kayserispor eşleşmesinin galibiyle 26 Mayıs’ta final maçında karşı karşıya gelecek.

Karşılaşmadan dakikalar

6. dakikada kaleci Ali Şaşal’ın hatasında Alanyaspor, ceza sahası içinde çift vuruş kazandı. Umut Güneş’in pasında Emre Akbaba topu filelerle buluşturdu (1-0). 12. dakikada Alanyaspor’un sol kanattaan Novais’in kullandığı köşe atışında kafalardan seken top ceza sahası dışında Tayfur Bingöl’ün önüne düştü. Bu futbolcunun uzaktan sert şutunu kaleci Ali Şaşal Vural uzanarak kontrol etti.

32. dakikada Fajr’ın sağ köşeden kullandığı köşe atışında ceza sahası içinde Yatabare kafayla topu ağlara gönderdi (1-1). 33. dakikada sol çizgi üzerinden ceza sahası içine giren Borja’nın pası Sivassporlu Aapindangoye çarparak kaleye yöneldi. Kaleci Vural son anda kurtardı.

57. dakikada sağ kanattan son çizgiden ceza sahasına giren Efecan Karaca’nın pasında Eduardo’nun şutunu kaleci Ali Şaşal Vural parmak ucuyla kornere çeldi. 59. dakikada Yatabare, Emre Akbaba’ya yaptığı faul nedeniyle sarı kart gördü. Yatabare kartın ardından hakeme yaptığı itirazdan dolayı ikinci sarıdan kırmızı kartla oyun dışı kaldı.

71. dakikada sağ taraftan Efecan Karaca’nın köşe atışında ceza sahası içinde Awaziem’in kafa vuruşu az farkla auta çıktı. 89. dakikada ceza sahası sağ çaprazdan Juanfran’ın ortasında defanstan dönen topa Fatih Aksoy’un kafa vuruşunda kaleci Ali’nin müdahalesine rağmen direğe çarparak kornere çıktı.

90+2. dakikada orta sahada başlayan Sivasspor kontratağında ceza sahası yayına kadar sokulan Faycal’ın pasında geriden gelen Atakan Kesgin ceza yayından sert bir vuruşla topu ağlara gönderdi (1-2).

Stat: Bahçeşehir Okulları

Hakemler: Ali Şansalan, Mustafa Emre Eyisoy, Hakan Yemişken

Alanyaspor: Marafona, Juanfran, Fatih Aksoy, Furkan Bayır (Awaziem dk. 68), Borja, Novais, Efecan (Eren Yardımcı dk. 84), Umut Güneş (Efkan Bekiroğlu), Emre Akbaba, Tayfur Bingöl (Candeias dk. 68), Eduardo (Oğuz Aydın dk. 77)

Sivasspor: Ali Şaşal Vural, Ahmet Oğuz, Aapindangoye, Caner Osmanpaşa, Uğur Çiftçi, Hakan Arslan, Ulvestad (Cofie dk. 85), Fajr, Erdoğan Yeşilyurt (Atakan Kesgin dk. 79), Gradel (Moussa dk. 90), Yatabare

Goller: Emre Akbaba (dk. 6) (Alanyaspor), Yatabare (dk. 32) Atakan Kesgin (dk. 90+2) (Sivasspor)

Kırmızı kart: Yatabare (dk. 59) (Sivasspor)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 18 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 3 bin 668 yeni vaka tespit edilirken, 18 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,42 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,13 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 158 bin 523 test yapılırken, 3 bin 668 yeni vaka tespit edildi. 18 kişi hayatını kaybederken, 17 bin 857 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,42 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,13 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 147 milyon 386 bin 767’ye yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Manisa ve Zonguldak takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 20 Nisan verilerine göre, 162 bin 855 test yapılmıştı. 4 bin 217 vaka tespit edilirken, 23 kişi hayatını kaybetmiş ve 16 bin 561 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın