Yeni İttifakta Son Düzlüğe Girildi: Anıtkabir’de İlan Edilecek

Cumhur İttifakı, Millet İttifakı ile Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ardından, Memleket Partisi, Zafer Partisi, Doğru Parti ve Adalet Partisi’nin dördüncü ittifakı ne zaman ilan edileceği ve dört siyasi partinin genel başkanlarının ne zaman ortak fotoğraf vereceği merak konusu oldu.

Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, “Biz zaten yan yanayız, beraberiz. İnşallah basın önüne de önümüzdeki haftadan sonra çıkacağımızı düşünüyorum. Biz açıklamamızı Anıtkabir’de yapacağız. Çünkü bizim partimizin kırmızı çizgileri var. Atatürkçü, cumhuriyetçi, Kuvâ-yi Milliyeci ruhla yola çıkıyoruz. Hiç taviz yok” diye konuştu.

Memleket Partisi, Zafer Partisi, Doğru Parti ve Adalet Partisi’nin oluşturduğu ittifak son düzlüğe girdi. Partilerin uzun istişarelerinin ardından dört parti birlikte yol yürüme kararı aldı.

Yürüttükleri ittifak çalışmalarına dair bilgi veren Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, dört siyasi parti genel başkanlarının önümüzdeki haftalarda yan yana basının karşısına çıkacağını söyledi, “Biz açıklamamızı Anıtkabir’de yapacağız” dedi.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre; Vecdet Öz, “İsmi ve programının oluşturulmasının ardından açıklama safhasına girilecek” diye konuştu.

Memleket Partisi, Zafer Partisi, Doğru Parti ve Adalet Partisi olarak ittifakı kuracaklarını, başka bir siyasi partinin ittifakta yer almadığını belirten Öz, “İttifak dikey olarak oluştu. Ama bize bir sürü parti destek veriyor. Yatay olarak büyümemiz gerçekleşiyor. Örneğin Adalet Partisi’ni destekleyen iki üç siyasi parti var. Bu ittifakta yer almayabilirler ama destekleri bizimle. Biz ittifakımızı dört partiyle yapıyoruz. Mutabık kaldık” diye konuştu.

Dört siyasi partinin genel başkanlarının ne zaman ortak fotoğraf vereceği de merak konusu. Bunun çabası içerisinde olduklarını söyleyen Öz, “Biz zaten yan yanayız, beraberiz. İnşallah basın önüne de önümüzdeki haftadan sonra çıkacağımızı düşünüyorum. Biz açıklamamızı Anıtkabir’de yapacağız. Çünkü bizim partimizin kırmızı çizgileri var. Atatürkçü, cumhuriyetçi, Kuvâ-yi Milliyeci ruhla yola çıkıyoruz. Hiç taviz yok” diye konuştu.

“Hedefimiz Türkiye’nin kuruluş kodlarına Türkiye’yi geri çevirmek”

İttifakın ismi konusundaki çalışmaların devam ettiğini, bunun da önümüzdeki hafta içerisinde belli olacağını söyleyen Vecdet Öz, “Amacımızı ifade eden güzel bir ismimiz olacaktır” dedi. Öz ittifakın amacına dair ise şunları kaydetti:

Türkiye’nin kuruluş kodlarına, Kurtuluş Savaşı felsefesine, Atatürk’e, cumhuriyete uygun olacaktır. Türkiye’nin en büyük eksiği de bence bu. Bizim en önemli farkımız milli vicdanımız, yerli ve milli oluşumuz. ‘Kırmızı çizgilerimizi ihlal etmek pahasına büyüyelim’ demiyoruz. Türkiye’nin kuruluş felsefesine ters düşecek hiçbir fikriyatı benimsemiyoruz. Bizimle birlikte olacak kim varsa Atatürk ile yan yana duracak bir ölçekte olması lazım. Atatürk karşıtları, laiklik karşıtları bizimle beraber olamaz. Hedefimiz Türkiye’nin kuruluş kodlarına Türkiye’yi geri çevirmek, milli bir ekonomi, milli bir kalkınma ve milli çizgiden taviz vermeden, cumhuriyet nasıl kurulmuşsa bayrağı düştüğü yerden kaldırmak.

İttifak çalışmaları sürecinde baskı engelleme girişimleriyle de karşılaştıklarını aktaran Öz, bu duruma ilişkin ise, “Münferit aramalar oluyor. Çeşitli partilerden ‘yapmayın, etmeyin’ diye arıyorlar. ‘Bize katılın’ diyorlar. Böyle bir şey yok. Bizim felsefemize uygun olmayan bir yere icabet etmemiz uygun olmadığı gibi bizim kurduğumuz yapıya kolay kolay bunun dışındaki partinin bizimle beraber olması mümkün değil” diye konuştu.

Paylaşın

Konda Genel Müdürü Ağırdır: Kürt Seçmenden Erdoğan’a Destek Yok

Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden bakıldığında, ikinci altılı masayı oluşturan HDP ve diğerlerinin Erdoğan’ı destekleme ihtimali neredeyse imkansız görünüyor” dedi ve ekledi:

“Kürt seçmenin yüzde 70’inin de Erdoğan’a vaatleri ne olursa olsun kimliklerinden, son beş yılda yaşananlarından, kayyum politikalarından, sınır harekatlarından dolayı destekleme ihtimalleri yok.”

Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Gazete Oksijen’de yayımlanan yazısında, “Siyasi tercihlerin dışında, her 100 seçmenin 80’i ekonominin gidişatından, 70’i yönetim sisteminden memnuniyetsiz. Öte yandan hala bir kesim seçmen kimliğinden, karşı tarafa olan duygusal mesafesinden düşünmeye ve siyasal pozisyon almaya devam ediyor. Yayınlanan araştırmalara bakıldığında muhalefete dönük yüzde 60-65, iktidara dönük 35-40 gibi iki büyüklük açık biçimde gözleniyor” ifadelerini kullandı.

Siyasi tabloyu henüz kararını vermemiş yüzde 35 belirleyecek

“Öte yandan anketlerdeki siyasi tercihlere dair sayılara bakınca seçmenin yüzde 65-70’inin kararı belli” diyen Ağırdır, “Bu seçmenlerin hastalık, seyahat gibi zorunlu haller dışında sandığa gidecekleri de anlaşılıyor. Geri kalan 30-35 seçmenin sandığa gitme arzusu ya da isteksizliği siyasi tabloyu belirleyecek” yorumunu yaptı.

İttifakların oy oranları

Ağırdır, “Yayınlanan anketlere yani bugünü esas alarak bakınca, sandığa gidip gitmeyeceklerini dikkate almadan ve nihai istatistiki hesaplamayı yaparak bugünkü tablo[nun] şu seviyelerde” olduğunu ileri sürdü:

Cumhur İttifakı yüzde 40-42
Altılı Masa yüzde 42-44
Emek ve Özgürlük İttifakı’nın yüzde 11-13
Diğerleri yüzde 4-5

Ağırdır, tabloyu şöyle değerlendirdi:

“Bu sayıların ima ettiği şu: Meclis’te iktidar blokunun veya Altılı Masa’nın sayısal milletvekili çoğunluğunun olamayacağı bir tablo yüksek ihtimal. Yani Cumhurbaşkanı kim seçilirse seçilsin Meclis çoğunluğuna sahip olamayacak. Özelikle de iktidar blokunun Meclis’te çoğunluğa ulaşma ihtimali oldukça düşük. Bu durumda Meclis’te her bir yasa değişikliği için ya iki büyük blokun uzlaşması ya da HDP ile uzlaşma gerekecek.”

Kürt seçmenden Erdoğan’a destek yok

“Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden bakıldığında ise, ikinci altılı masayı oluşturan HDP ve diğerlerinin Erdoğan’ı destekleme ihtimali neredeyse imkansız görünüyor” diyen Ağırdır, “Kürt seçmenin yüzde 70’inin de Erdoğan’a vaatleri ne olursa olsun kimliklerinden, son beş yılda yaşananlarından, kayyum politikalarından, sınır harekatlarından dolayı destekleme ihtimalleri yok” ifadelerini kullandı.

Kürtlerin oyu belirleyici

“Fakat bu seçmenin henüz içine sinerek, güvenerek muhalefetin Cumhurbaşkanı adayına oy vereceğine dair emareler de oldukça düşük. Altılı Masa’nın adayının kim olacağına ve adayın Kürt meselesine nasıl cevaplar ürettiğine bağlı olarak karar verecekleri anı bekliyorlar. Cumhurbaşkanı seçimini bir bakıma Kürtlerin oyu belirleyecek diyebiliriz.”

Paylaşın

Babacan, ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ Kriterlerini Açıkladı: Öncelikle…

Cumhurbaşkanı adayı kriterlerini açıklayan DEVA Partisi Lideri Babacan, “Öncelikle dürüst, sözüne inanılır, sözünde duran, güvenilir bir insan olsun. Bu çok önemli. Çünkü seçime giderken birçok taahhütte bulunuyorsunuz, vaatlerde bulunuyorsunuz. Dolayısıyla sözünde duran, güvenilir bir isim olması önemli” dedi ve ekledi:

“İkincisi gerçekten demokrasiyi inanması lazım. Yani demokrasiyi içselleştirmesi lazım. Yani bizim çalıştığımız Güçlendirmiş Parlamenter Sistemi sözde değil özde desteklemesi lazım, sahiplenmesi lazım. Çok çok önemli. Eğer demokrasiye inanmayan, demokrasiyi araç olarak kullanmak isteyen -ki daha önce yaşadık siyasi tarihimizde- böyle bir şey olmaması lazım.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TV100’de Gürkan Hacır’ın sunduğu “Yüzler Kulübü” programına konuk oldu, gazeteciler Gürel, Erdoğan Aktaş ve Pınar Işık Ardor’un sorularını yanıtladı.

“Altılı Masa”nın aday belirleme kriterinin ne olacağı ve DEVA Partisi’nin bir adayı olup olmadığı sorulan Babacan, “Bugün itibariyle Altılı Masa’da herhangi bir isim konuşmadık. Herhangi bir isimle ilgili olumlu ya da olumsuz bir değerlendirmede bulunmadık. Çünkü biz baştan biz bir sıralama ilan etmiştik, bu işi hangi sırayla götüreceğiz diye. İlk önce yapmamız gereken geçiş sürecinin yol haritasını tamamlamak ve seçim sonrası kurulacak hükümetin programını bitirmek. Bir bakıma ortak cumhurbaşkanı adayımızın seçim beyannamesini altı partinin ortak bir şekilde yazıp bitirmesi. Bu şunun için çok önemli. İlk defaya yaşıyoruz, Türkiye’de bir örneği yok, bu sürecin. Bunlar bitmeden adayı konuşmanın yanlış olacağını düşünüyoruz” yanıtını verdi.

Partilerin kendi içinde cumhurbaşkanı adayı konusunda değerlendirmeler yapıyor olabileceğini söyleyen Babacan, “Her parti kuşkusuz kendi içinde bir değerlendirme süreci yapıyor olabilir. Ama bu partilerin iç süreçleri. Altılı Masa’nın bu konuyla ilgili henüz bir süreci yok. Biz mesela parti içinde ilk defa geçtiğimiz salı yaptığımız genel merkez yönetim kurulu toplantımızda arkadaşlarıma, ‘Artık zamanı geliyor bu işin, herkes yavaş yavaş kendi zihninin içinde şöyle bir muhtemel isimleri değerlendirmeye başlasın, kim olur kim olmaz diye herkes bir zihinsel egzersize başlasın çünkü biz aralık ayından itibaren parti içinde bir istişare süreciz başlatacağız’ dedim” şeklinde konuştu.

“Sizin aklınızda isimler dolaşmaya başladı mı, siz de kendi içinizde bir fikir teatisinde bulunmaya başladınız mı?” sorusu üzerine Ali Babacan, “Aklımda tabi dolaşıyor ama aklımda dolaşanları henüz hiç kimseyle paylaşmadım, eşim dahil. Ama bir zihni değerlendirme var. Bir de ben çok dinliyorum insanları. Ama bu dinleme süreci bir yerde değerlendirme ve kendi isimlerimizi yani Altılı Masa’ya götüreceğimiz isimleri belirleme süreci başlayacak” dedi.

“Teorik olarak şunu söylüyoruz hep: 6 genel başkandan hepsi tek tek potansiyel cumhurbaşkanı adayıdır diyoruz” diyen Babacan, “Bizim parti teşkilatımıza sorun kim cumhurbaşkanı adayı olsun diye hepsi beni söyler. Ama bir başka partinin teşkilatı da kendi genel başkanını söyleyebilir. Aynı zamanda dışarıdan da isimler olabilir. Şu anda biz o havuzu küçültmüyoruz” ifadelerini kullandı.

Aday kriterleri

Aklındaki adaylarda kriterinin ne olduğuna dair soru üzerine Babacan, şunları söyledi:

“Öncelikle dürüst, sözüne inanılır, sözünde duran, güvenilir bir insan olsun. Bu çok önemli. Çünkü seçime giderken birçok taahhütte bulunuyorsunuz, vaatlerde bulunuyorsunuz. Dolayısıyla sözünde duran, güvenilir bir isim olması önemli. İkincisi gerçekten demokrasiyi inanması lazım. Yani demokrasiyi içselleştirmesi lazım. Yani bizim çalıştığımız Güçlendirmiş Parlamenter Sistemi sözde değil özde desteklemesi lazım, sahiplenmesi lazım. Çok çok önemli. Eğer demokrasiye inanmayan, demokrasiyi araç olarak kullanmak isteyen -ki daha önce yaşadık siyasi tarihimizde- böyle bir şey olmaması lazım.”

Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili istişare sürecini yeni başlatmalarına karşın “Bugün seçim olsa adayımız hazır” ya da “Açıklayacağız” dedikleri belirtilen Babacan, “Diyelim ki, bugün bir baskın seçim kararı açıklandı. Karar açıklandıktan sonra ancak 1-2 gün sonra parlamentoda görüşülür, sonra seçim takvimi belli olur. Biz ne diyoruz Altılı Masa olarak: Seçim takvimi belli olduktan 2 gün sonra adayımızı açıklarız. Biz ne yaparız hemen bütün kurullarımızı olağanüstü toplantıya çağırırız, herkes dağarcığındaki bütün isimleri döksün deriz. Altılı Masa’ya kısa bir liste götürürüz. Herkes herhalde benzer bir şey yapar, sonra listelerdeki isimler çakıştı mı, tamam beyaz duman hemen tüter” karşılığını verdi.

Hızla belirlenecek bir adayın 20 yıldır iktidarda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında ne kadar başarılı olabileceği sorulan Babacan, şu yanıtı verdi:

“3-5 günde belirlenmesi adayın zayıf olduğu anlamına gelmez. Bizim hızlı bir şekilde belirleyeceğimiz aday, şu andaki iktidarın cumhurbaşkanı adayının en önemli alternatifidir. Şu anda Türkiye’ye bakın Altılı Masa’dan başka, bir alternatifi var mı bu hükümetin? Altılı Masa diye bir şey olmasa, şu andaki iktidarın bir alternatifi var mı? Şöyle bir yoklayın zihninizi, yok öyle bir şey. Altılı Masa, şu anda bugünkü iktidarın tek alternatifi, bir tek alternatif bu. Ve altı parti artık pek çok konuda politikalarını birleştiriyor. Ayrı ayrı partiler olmamıza rağmen yarınların Türkiye’sinde buluşuyoruz. Bununla ilgili çok geniş bir çalışma başlattık. 72 tane başlık tespit ettik ve bugün itibariyle 36’sında tam mutabık kalmış durumdayız.”

‘Bizim yaptığımız koalisyon değil’

“Eski koalisyonlar dönemi vardı, 1990’lar falan. Yaptığımız öyle bir şey değil, bazen karıştırılıyor. Bu koalisyon değil başka bir şey. Koalisyonlar diyorsanız AK Parti ve MHP’nin yaptığı ne Allah aşkına. AK Parti kendi başına mı iktidar? Eski koalisyonlar nasıl oluyordu? Partiler ayrı ayrı seçime giriyordu. Seçim öncesi bir iş birliği yok. Karşılıklı hakaretler, birbirini incitmeler oluyordu. Seçimden sonra oturup bir bakıyorlardı parlamentoya hiç kimsenin çoğunluğu yok. Ortaklık görüşmesine başlıyorlardı. Biz ne yapıyoruz? 12 Şubat’ta başlayan bir beraber çalışma kültürü oluşturduk. Biz Türkiye’nin yarınlarında buluşuyoruz.”

Erdoğan Aktaş’ın “Başkanlık sisteminin değiştirilmesini halka sormayacak mısınız? 400’den fazla vekiliniz varsa direkt Meclis’te mi anayasa değişikliği yapacaksınız?” sorusuna Ali Babacan “Şu anda altı partinin ortak anlayışı ‘Buna gerek olmasın’ diyoruz. Hatta bu konudaki mutabakatımızı yazılı hale getirip, geçiş süreciyle ilgili 32 başlık belirledik, karar verilmesi gereken hususlardan biri de bu. Ama bu 32 başlıkla ilgili her şeye karar verdikten sonra biz bunu kamuoyuyla paylaşacağız. 400 üzerinde bir oyla Meclis’ten geçerse, referanduma gerek kalmadan geçişi yapacağız. Çünkü seçimden sonra oluşacak Meclis, taze bir iradenin temsili olacak. Zaten oylanmış yeni bir meclis” yanıtını verdi.

‘Yavaş ve İmamoğlu’nun adaylığı bizi ilgilendiren bir konu değil’

Cumhurbaşkanı adayları arasında isimleri anılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında da konuşan Ali Babacan, “İki belediye başkanı konusu bizi ilgilendiren bir konu değil. Mesele CHP’nin meselesidir. O partinin adaylarıdır. Bizim bu konuyla ilgili bir şey söylememiz başka bir partinin iç meselesine müdahil olmamızdır, bunu doğru görmem. Kendileri parti içerisinde değerlendirirler” diye konuştu.

Paylaşın

Sırrı Süreyya Önder, Selahattin Demirtaş’ı Doğruladı: Süreçte…

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Abdullah Öcalan’ın yerine geçmem teklif edildi” iddiasını doğruladı: Süreçte bir görüşme talebi olduğu doğrudur. Görüşmenin başlığı sürecin ve tarafların rol ve işlevlerine; ve genel gidişatın değerlendirilmesine dairdir. 

Sırrı Süreyya Önder, halktv.com.tr yazarı İsmail Saymaz’la Demirtaş’ın MİT Başkanı Fidan’ın kendisiyle görüşmek istediğini açıklaması hakkında konuştu.

Demirtaş’ın iddiasını Önder’e sorduğunu belirten Saymaz, “2014’te oluyor bu olay. 2014’te MİT’in İmralı görüşme heyetinde yer alan Sırrı Süreyya Önder üzerinden Selahattin Demirtaş’a böyle bir haber gönderdiği iddia ediliyor. Bu iddiayı dile getiren Demirtaş’ın kendisi. Demirtaş diyor ki ‘tarih vermiyor ama 2014 yılında Sırrı Süreyya Önder üzerinden çözüm sürecinin lideri sen ol diye bana haber gönderdi ve ben bunu reddettim'” ifadelerini kullandı.

Önder: Bu meseleyi konuşacak hukuki ve demokratik düzlem kalmadı

Önder’i yayına da davet ettiğini belirten Saymaz, Önder’in bu teklifi reddettiğini söyledi. Önder’in “Türkiye’de bu meseleyi konuşacak hukuki ve demokratik düzen kalmadı. Ne söylenirse söylensin işin spekülasyon boyutuyla ilgileniliyor. Oysa bizim çözülmesi gereken koca bir sorunumuz var. Buna spekülasyonla değil çözümü gerçekleştirecek bir perspektifle bakmak gerekiyor. Maalesef böyle bir perspektif yok. Bu yüzden katılamıyorum” dediğini aktaran Saymaz şunları söyledi:

“Dönemin arka planı şöyle; 2014 yılı MİT ile Öcalan arasında görüşmeler sıklaşmış, tutanaklar var. Arada bir heyet var; İmralı heyeti; Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan, İdris Baluken, Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk. O kadar iç içe geçmiş ki süreç Öcalan-MİT görüşmesi o kadar iç içe geçmiş ki HDP o görüşme sürecinde kuruluyor. MİT görevlisinin de bulunduğu masada HDP kuruluyor, HDP’nin adını Öcalan veriyor. Adaylar yerel seçimde bulunuyor, MİT görevlisi de masada o da ‘iyi olmuş’ falan diyor. Hiçbir şeyden haberimiz yoktu diyenler duysun bunu. HDP’nin ismi konulurken MİT görevlisi de o masadaydı.

O günlerden bir gün Selahattin Demirtaş bir seyahate gidecek o esnada Sırrı Süreyya Önder üzerinden bir görüşme talebi iletiliyor. Benim duyduğum kadarıyla Demirtaş, kendisinin partisinin eş başkanı olduğunu MİT ile böyle görüşmesinin doğal görülemeyeceğini söyleyerek reddediyor.”

Önder görüşme talebini doğruladı

Saymaz, Sırrı Süreyya Önder’in şu ifadeleri kullandığını aktarıyor:

“Süreçte bir görüşme talebi olduğu doğrudur. Görüşmenin başlığı sürecin ve tarafların rol ve işlevlerine; ve genel gidişatın değerlendirilmesine dairdir. Selahattin Bey de İmralı heyetinin yeterince görüştüğünü ve bir eş başkan olarak kendisinin çok hayati bir gündem olmadıkça görüşmesinin ahlaki olarak yanlış, siyaseten de doğru olmayacağını belirtmiştir.”

“Öcalan Demirtaş’ın MİT ile görüşmemesine kızıyor”

Saymaz “Bunun üzerine İmralı heyeti Abdullah Öcalan ile görüşmeye gidiyor. Benim duyduğum kadarıyla Öcalan Demirtaş’ın MİT ile görüşmemesine kızıyor, öfkeleniyor. Bu yüzden bu sürecin sonunda Demirtaş İmralı görüşme heyetinden çıkarılıyor ve bir daha görüşmeye gidemiyor diye biliyorum. Demirtaş da -iddia o ki-; bu teklifi reddetmesi üzerine Öcalan’ı kendisine karşı doldurduklarını düşünüyor” dedi.

Paylaşın

Dünya Kupası: Son 16 Eşleşmeleri Belli Oldu

Katar’ın ev sahipliği yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası grup eleme maçları sona ererken, son 16’ya kalan takımlar belli oldu: Hollanda, Senegal, İngiltere, ABD, Arjantin, Polonya, Fransa, Avustralya, Japonya, İspanya, Fas, Hırvatistan, Brezilya, İsviçre, Portekiz ve Güney Kore.

Haber Merkezi / Grup etabının ardından 3, 4, 5 ve 6 Aralık tarihlerinde son 16 turu mücadeleleri oynanacak. Dünya Kupası’nda final 18 Aralık Pazar günü, 17 Aralık Cumartesi günü ise üçüncülük karşılaşması yapılacak.

Grup aşamasında, Almanya, Danimarka, Belçika ve Uruguay gibi futbol ekolü ülkeler turnuvaya erken veda eden takımlar oldu.

Ev sahibi Katar turnuvaya veda eden ilk ülke oldu. Böylece Katar düzenlediği turnuvaya en erken veda eden ev sahibi olarak kayıtlara geçti.

2022 FIFA Dünya Kupası’nda grup maçlarının ardından son 16 eşleşmeleri ise şöyle oldu:

3 Aralık

  • Hollanda – ABD
  • Arjantin – Avustralya

4 Aralık

  • Fransa – Polonya
  • İngiltere – Senegal

5 Aralık

  • Japonya – Hırvatistan
  • Brezilya – Güney Kore

6 Aralık

  • Fas – İspanya
  • Portekiz – İsviçre
Paylaşın

Dünya Kupası: Sırbistan’ı Deviren İsviçre Son 16’da

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası G Grubu üçüncü maçında Sırbistan ile İsviçre, Stadyum 974’te karşı karşıya geldi. Arjantinli hakem Fernando Andres Rapallini’nin yönettiği karşılaşmadan İsviçre 3-2 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Bu sonuçla ikinci galibiyetini alan İsviçre, grubu 6 puan ve averajla ikinci sırada tamamladı. İsviçre, Dünya kupalarında üst üste 3. kez (2014, 2018, 2022) adını son 16 turuna yazdırdı. Grup aşamasında sadece bir puan elde edebilen Sırbistan ise dördüncü ve son sırada kalarak Katar 2022’ye veda etti.

İsviçre’yi galibiyeti getiren golleri 20. dakikada Xherdan Shaqiri, 44. dakikada Breel Embolo ve 48. dakikada Remo Freuler kaydederken, Sırbistan’ın gollerini ise 26. dakikada Aleksandar Mitrovic ve 35. dakikada Dusan Vlahovic attı.

Goller

20. dakikada Ruben Vargas’ın pasıyla sol kanatta hareketlenen Ricardo Rodriguez’in içeri çevirdiği topu, Sırbistan savunması çıkardı. Savunmadan gelen topu penaltı noktasında alan Djibril Sow, sağ tarafındaki Xherdan Shaqiri’yi gördü ve tecrübeli oyuncu, sol ayağına çekerek yaptığı sert vuruşla takımını öne geçirdi: 0-1.

26. dakikada İsviçre’nin çıkarken kaybettiği top sonrası sol kanattan Dusan Tadic’in ortasında Aleksandar Mitrovic, yaptığı düzgün kafa vuruşuyla takımına beraberliği getirdi: 1-1.

35. dakikada İsviçre’nin yine çıkarken yaptığı pas hatası sonrası topu alan Dusan Tadic, ceza sahasına hareketlenen Dusan Vlahovic’i gördü ve golcü oyuncu, sol ayağıyla yaptığı vuruş ile takımını öne geçirdi: 2-1.

44. dakikada topu taşıyan Xherdan Shaqiri’nin pasında topla buluşan Djibril Sow, sağ kanattaki Silvan Widmer’i gördü. Widmer’in rahat pozisyonda içeri çevirdiği topa bomboş durumda vuruşunu yapan Breel Embolo, skoru eşitledi: 2-2.

48. dakikada Sırbistan ceza sahası dışı sağ çaprazda topla buluşan Xherdan Shaqiri, ceza sahası içindeki Ruben Vargas’ı gördü. Vargas’ın şık şekilde bıraktığı topta Remo Freuler’in yaptığı vuruş, İsviçre’yi bir kez daha öne geçirdi: 2-3.

Stat: 974

Hakemler: Fernando Andres Rapallini, Juan Pablo Belatti, Diego Yamil Bonfa (Arjantin)

Sırbistan: Milinkovic, Milenkovic, Veljkovic (Dk. 55 Gudelj), Pavlovic, Zivkovic (Dk. 78 Radonjic), Milinkovic-Savic (Dk. 68 Maksimovic), Lukic, Kostic, Tadic (Dk. 78 Djuricic), Vlahovic (Dk. 55 Jovic), Aleksandar Mitrovic

İsviçre: Kobel, Widmer, Akanji, Schar, Rodriguez, Freuler, Sow (Dk. 69 Fernandes), Xhaka, Shaqiri (Dk. 69 Zakaria), Vargas (Dk. 83 Fassnacht), Embolo (Dk. 90+6 Okafor)

Goller: Dk. 20 Shaqiri, Dk. 44 Embolo, Dk. 48 Freuler (İsviçre), Dk. 26 Aleksandar Mitrovic, Dk. 35 Vlahovic (Sırbistan)

Paylaşın

Dünya Kupası: Brezilya Galibiyeti Kamerun’a Yetmedi

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası G Grubu üçüncü maçında Kamerun ile Brezilya karşı karşıya geldi. Lusail Stadyumu’nda oynanan mücadeleyi Kamerun 1-0 kazandı.

Haber Merkezi / Kamerun’un bu galibiyeti tur için yeterli olmadı. Kamerun’a galibiyeti getiren golü atan Vincent Aboubakar, formasını çıkardığı için ikinci sarı kartını görerek oyun dışı kaldı. Brezilya gruptaki ilk yenilgisinin ardından 6 puanla ilk sırada son 16’ya kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar

14. dakikada Fred’in sağ kanattan ceza alanına gönderdiği ortasına yükselen Martinelli’nin kafa vuruşunda Epassy topu kornere çelmeyi başarıyor.

34. dakikada  kazanılan serbest vuruşu kullanan Dani Alves’in doğrudan kaleye gönderdiği şutunda top kalenin üstünden auta çıkıyor.

38. dakikada  Fred’in pasıyla ceza alanında topla buluşan Antony’nin sağ çaprazdan yaptığı vuruşta Epassy topa hakim oldu.

45+1. dakikada  Martinelli’nin ceza yayından kaleye gönderdiği şutunda Epassy topu kornere çeldi.

45+3. dakikada  Tolo’nun sol kanattan ceza alanına gönderdiği ortasına yükselen Mbeumo’nun kafa vuruşunda Ederson son anda topu uzaklaştırmayı başarıyor.

51. dakikada  Mbeumo’nun pasıyla ceza alanında topla buluşan Aboubakar’ın sağ çaprazdan yaptığı vuruşta top kalenin uzak kale direği dibinden az farkla dışarda.

53. dakikada  ceza alanında topla buluşan Jesus’un karşı karşıya pozisyonda yaptığı vuruşta açıyı iyi kapatan Epassy başarılı.

54. dakikada Kunde’nin ceza sahası dışından kaleye gönderdiği şutunda top kalenin üstünden farklı şekilde auta çıkıyor.

56. dakikada ceza alanında topla buluşan Martinelli’nin sol çaprazdan kaleye gönderdiği şutunda Epassy gole izin vermedi.

58. dakikada Antony’nin ceza sahası dışından kaleye gönderdiği şutunda Epassy topu kornere çelmeyi başarıyor.

73. dakikada Martinelli’nin pasıyla topla buluşan Guimaraes’in ceza yayından kaleye gönderdiği şutunda top kalenin üstünden auta çıkıyor.

78. dakikada Ekambi’nin pasıyla topla buluşan Ntcham’ın uzaktan şutunda Ederson topa hakim olmayı başarıyor.

90+2. dakikada  sağ kanattan yapılan ortayı ceza alanı içinde Vincent Aboubakar iyi değerlendiriyor, kafa vuruşunu yapıp Ederson’u mağlup etmeyi başarıyor. Kamerun 1-0 önde.

Stat: Lusail

Hakemler: Ismail Elfath, Corey Parker, Kyle Atkins (ABD)

Kamerun: Epassy, Fai, Wooh, Ebosse, Tolo, Kunde (Dk. 68 Ntcham), Anguissa, Mbeumo (Dk. 64 Ekambi), Choupo-Moting, Ngamaleu (Dk. 86 Mbekeli), Aboubakar

Brezilya: Ederson, Dani Alves, Militao, Bremer, Telles (Dk. 54 Marquinhos), Fabinho, Fred (Dk. 55 Guimaraes), Antony (Dk. 79 Raphinha), Rodrygo (Dk. 55 Ribeiro), Martinelli, Gabriel Jesus (Dk. 64 Pedro)

Gol: Dk. 90+2 Aboubakar (Kamerun)

Kırmızı kart: Dk. 90+3 Aboubakar (Kamerun)

Paylaşın

Uruguay’dan Dünya Kupası’na Erken Veda

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası H Grubu karşılaşmasında Gana ve Uruguay Al Janoub Stadı’nda karşı karşıya geldi. Almanya’dan hakem Daniel Siebert’in yönettiği karşılaşmadan 2-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Uruguay, Güney Kore ile grubu aynı puanda tamamlarken rakibine göre daha az gol attığı için turnuvaya veda etti.

Gana, ilk yarıda Darwin Nunez’in yaptığı faul sonrası kazandığı penaltıyı değerlendiremedi. Uruguay birkaç dakika sonra Giorgian De Arrascaeta’nın golüyle durumu 1-0 yaptı. De Arrascaeta 32. dakikada tekrar topu ağlarla buluşturdu.

Karşılaşmadan dakikalar

15. dakikada Inaki Williams’ın pasında sol kanatta topla buluşan Jordan Ayew’in içeri kat ederek yaptığı vuruşu, kaleci Sergio Rochet çıkardı.

15. dakikada Jordan Ayew’in Sergio Rochet tarafından çıkarılan şutu sonrası Muhammed Kudus’un Rochet’in müdahalesiyle yerde kaldığı pozisyona ilişkin VAR incelemesi sonucunda maçın hakemi Daniel Siebert, penaltı noktasını gösterdi. 21. dakikada Andre Ayew’in kullandığı penaltıyı kaleci Sergio Rochet çıkardı.

23. dakikada Uruguay’da Darwin Nunez, Gana savunmasından topu kaptı. Giorgian De Arrascaeta’nın da pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Darwin Nunez’in aşırtma vuruşu kaleye giderken son anda Mohamed Salisu, topu kornere uzaklaştırmayı başardı.

26. dakikada Uruguay’ın sağ kanattan gelişen atağında yapılan ortayı Gana savunmasında iki oyuncu ıska geçti ve topla buluşan Luis Suarez’in vuruşu kaleci Lawrence Ati-Zigi çıkarırken dönen topu altı pasta Giorgian De Arrascaeta kafayla tamamladı ve takımını öne geçirdi: 0-1.

32. dakikada Gana ceza sahası önünde paslaşan Uruguay’da Luis Suarez’in sola verdiği pasta Giorgian De Arrascaeta, ceza sahası içinde yaptığı sert vuruşla kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydetti: 0-2.

37. dakikada Gana’da Muhammed Kudus’un ceza sahası dışından sert şutu Jose Gimenez’e çarparak kornere gitti. 64. dakikada Gana’da sol kanattan Kamaldeen Sulemana’nın ortasına arka direkte Osman Bukari dokunamadı.

65. dakikada sol kanatta etkili paslaşan Uruguay’da Luis Suarez’in bıraktığı topta Facundo Pellistri’nin ceza sahası içinde uygun pozisyonda yaptığı vuruş, az farkla dışarı gitti. 79. dakikada savunmanın arkasına seken topta altı pasın sol çaprazında kaleciyle karşı karşıya kalan Antoine Semenyo’nun vuruşu yandan auta gitti.

80. dakikada Uruguay’da Darwin Nunez ve iki golün sahibi Giorgian De Arrascaeta oyundan çıkarlarken Trabzonsporlu Maxi Gomez ve Agustin Canobbio oyuna dahil oldular.

81. dakikada Gana’da Muhammed Kudus’un ceza sahası dışından sert şutu, kaleci Sergio Rochet’in müdahalesi sonucunda direğe de çarparak kornere gitti. 90+5. dakikada hızlı gelişen Uruguay atağında Maxi Gomez’in ceza sahası dışından sert şutunu kaleci Lawrence Ati-Zigi köşeden çıkararak kornere yolladı.

Stadyum: Al Janoub

Hakemler: Daniel Siebert, Jan Seidel, Rafael Foltyn (Almanya)

Gana: Ati-Zigi, Seidu, Amartey, Salisu, Baba, Partey, Abdul Samed (Dk. 72 Kofi Kyereh), Kudus (Dk. 90+8 Issahaku), Andre Ayew (Dk. 46 Bukari), Jordan Ayew (Dk. 46 Sulemana), Williams (Dk. 72 Semenyo)

Uruguay: Rochet, Varela, Gimenez, Coates, Olivera, Bentancur (Dk. 34 Vecino), Valverde, De Arrascaeta (Dk. 80 Gomez), Pellistri (Dk. 66 De La Cruz), Nunez (Dk. 80 Canobbio), Suarez (Dk. 66 Cavani)

Goller: Dk. 26 ve 32 De Arrascaeta (Uruguay)

Paylaşın

Dünya Kupası: Portekiz’i Deviren Güney Kore Son 16’da

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası H Grubu karşılaşmasında Portekiz ile Güney Kore, Education City Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Arjantinli hakem Facundo Tello’nun yönettiği karşılaşmada Güney Kore, Portekiz’i 2-1’lik skorla geçti.

Haber Merkezi / Güney Kore’ye galibiyeti getiren golleri 27. dakikada Kim Younggwon ve 90+1. dakikada Hwang Heechan kaydetti. Portekiz’in golü ise 5. dakikada Ricardo Horta’dan geldi. Bu sonucun ardından Portekiz, H grubunu 7 puan ile lider bitirirken Güney Kore ise 4 puanla gruptan 2’nci çıkarak son 16 turuna adını yazdıran takımlar oldu.

Karşılaşmadan dakikalar

5. dakikada Pepe savunmadan uzun topu yolladı, Dalot sağ kanattan içeri girdi, yerden çevirdi ve Horta yakın mesafeden golü attı. Portekiz 1-0 önde…

27. dakikada Güney Kore korneri kullandı, ceza alanında Ronaldo’nun sırtından seken topa kale dibinde Young-Gwon Kim vurdu ve fileleri sarstı: 1-1.

35. dakikada Joao Mario sol kanattan korneri kullandı, Güney Kore savunmasının uzaklaştırmaya çalıştırdığı topta Vitinha gelişine vurdu, kaleci Kim Seung-Gyu başarılı.

4. dakikada savunmadan seken topu önünde bulan Vitinha gelişine vurdu, bu kez kaleciden seken topu Ronaldo tamamlamak istedi ancak top az farkla dışarda.

40. dakikada Son Heung-Min’in ceza sahası yayından sol ayağıyla yaptığı yerden plase vuruşunde kaleci Diogo Costa gole izin vermedi.

44. dakikada Horta’nın ceza sahası çizgisinden yaptığı vuruşunda top kaleci Kim Seung-Gyu’da kalıyor.

66. dakikada Son Heung-Min’i,n ceza sahası dışından çektiği yerden vuruşta savunmaya da çarpan topta kaleci Diogo Costa’da kaldı.

67. dakikada Hwang In-Beom’un ceza sahası dışından çektiği sert şutunda kaleci Diogo Costa üstüne gelen topu plonjon ederek uzaklaştırıyor.

72. dakikada Portekiz kontra atağında Leao’nun ceza sahası dışı sağ çaprazdan yaptığı yerden vuruş farklı bir biçimde yandan auta gidiyor.

90+2. dakikada Son kontra atağa çıktı, hızla rakip alanı geçti, pasını verdi, Hwang ağları sarstı. Kore 2-1 öne geçti.

Stat: Education City

Hakemler: Facundo Tello, Ezequiel Brailovsky, Gabriel Chade (Arjantin)

Güney Kore: Seunggyu Kim, Moonhwan Kim, Younggwonm Kim (Dk. 81 Junho Son), Kyungwon Kwon, Jinsu Kim, Inbeom Hwang, Wooyoung Jung, Kangin Lee (Dk. 81 Uijo Hwang), Jaesung Lee (Dk. 66 Heechan Hwang), Heungmin Son, Guesung Cho (Dk. 90+3 Yumin Cho)

Portekiz: Costa, Dalot, Antonio Silva, Pepe, Cancelo, Neves (Dk. 65 Leao), Vitinha (Dk. 81 Bernardo Silva), Nunes (Dk. 65 Palhinha), Joao Mario (Dk. 81 William), Ronaldo (Dk. 65 Andre Silva), Horta

Goller: Dk. 5 Horta (Portekiz), Dk. 27 Younggwon Kim, Dk. 90+1 Heechan Hwang (Güney Kore)

Paylaşın

Akşener’den Dikkat Çeken “Cumhurbaşkanı Adaylığı” Açıklaması

İYİ Parti Lideri Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adaylığının konuşulmasıyla ilgili, “Ne Sayın Mansur Yavaş’ın benimle ne de benim Sayın Mansur Yavaş’la böyle bir konuşmam… Hatta bizim ikimizin telefon görüşmesine yaptığına dair kulis bilgisi yayıldı. En son Mansur Bey’le görüşmemiz, kalabalıklarda bir araya geliyoruz ayrıca… Partimize Kurban Bayramı öncesinde bir program için Allah razı olsun davetiye getirdi. Oturduk, resmi biçimde davetiyeyi verdi ve gitti. Onun dışında ne bir telefon görüşmesi ne biz özel bir yerde görüştük” dedi ve ekledi:

“Başka bir iddia İstanbul’da çağırmışım, gelmiş konuşmuş. Bunların hiçbiri olmadı. Mansur Bey’e de adı geçtiği için Ekrem Bey’e de hem CHP’nin hem İYİ Parti’nin hem o masada oturan diğer siyasi partilerin seçmenlerinin de sevgisi ve saygısı var. Bütün anketlere ikisi birden konuluyor. Hatta ben aleni bir biçimde, Altılı Masa’nın mensuplarına da söylemiştim, iki arkadaşımızdan biri bu masada aday gösterilirse hayır demeyeceğiz dedim.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk’te soruları yanıtladı. İYİ Parti’nin kamuoyu araştırmalarında oylarına değinen Akşener, “Batı ve İç Anadolu’da bizi mutlu edecek bir ilerleme var” dedi. Akşener, “Şu anda İzmir’de ikinci partiyiz. Bursa, Balıkesir, Aydın, Mersin benzer bir durum. AKP’den ağırlıklı oylar geliyor” diye ekledi.

Bir akademisyen olarak seçmenin davranışlarını incelediğini vurgulayan Akşener, “İddia ediyorum, HDP’den CHP’ye oy geçer. HDP’nin seçmeni, SHP’nin seküler seçmeni. HDP’nin Kürt sabit seçmeninin bir kısmı CHP’ye gider. Seküler Kürtler geçmişte SHP’nin, kök itibariyle CHP’nin seçmeni. ANAP ve DYP’nin muhafazakar seçmeni AKP’de yer alıyordu. Batı illerinde Trakya’da ise ANAP ve DYP’nin seküler seçmeni de CHP’ye gitti. Bizim CHP’den oy alalım diye bir gayretimiz yok” şeklinde konuştu.

Altılı Masa’yla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Akşener, “O masada asıl tehdit ne biliyor musunuz? O masanın seçmeni, eğer biz birbirimize düşersek ve inatlar uğruna bir yanlışlık olursa o zaman seçmen başımızı yolar” dedi. Akşener, “Bu masanın sahibi biziz” sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve “Masanın ev sahibi” anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

Erdoğan’ın teklifini neden reddettiğini anlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini sürekli Cumhur İttifakı’na davet etmesine sert çıkan Akşener, teklifi neden reddettiğini kesin bir dille anlattı.

Akşener, “Sayın Erdoğan habire davet ediyor bizi. Muhalefetin insanı olduğunu iddia eden kanaat önderleri her dakika benim hemen kalkıp gideceğimi düşünüyor. ‘Onlar gider, seçmen kalır’ diyorlar. Her ikisi de yalan. Birincisi seçmeni en sadık parti biziz. Muhtemel olarak gidermişiz gibi bir hava estiriyorlar. Seçmene hakaret ediyorlar. ‘Akşener gider seçmen kalır’ diye bir durum yok” ifadelerini kullandı.

“Biz o masadan kalkmayacağız” diyen Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz Sayın Erdoğan tarafından 2001 yılından beri davet ediliyoruz. 20 yıl içinde 2015’te de davet edildim. Ona da hayır dedim. 2017’den beri de zaman zaman davet ediliyoruz.

Sayın Erdoğan’ın davetine niye icabet etmiyorum? Sayın Erdoğan yandaş zengin ediyor. Ben milletin zengin olması gerektiğini istiyorum. Sayın Erdoğan canı sıkıldığı zaman gençleri kovuyor. Ben gençlerin geri dönmesini istiyorum. Ben her kelimeyi düşünerek konuşmanızı istemiyorum. Sayın Erdoğan her şeyi bir kişiye biat eden bir dünya yaratmak istiyor.

Ben ise demokrasinin var olduğu, bizim gibilerin eleştirilebildiği bir dünya, bir Türkiye istiyorum. Ben Enes’lerin, Ecrin’lerin Furkan’ların evlerinin yerine pudra şekeri çeken, tuhaf ceketli, tuhaf sakatlı, tuhaf arabalı o gençlerin olmasını istemiyorum. Enes’in, Furkan’ın Ecrin’in obez olmasını istemiyorum. Ben öğrencilere öğlen yemeğinin devlet tarafından ücretsiz verilmesini istiyorum.

“Türkiye’nin geleceğini Erdoğan ‘kumar masasına’ sürüyor” diyen Akşener, Cumhur İttifakı’nı da ‘kumar masasına’ benzeterek “Ben, o Cumhur İttifakı’nın oluşturduğu o birlikteliği, Türkiye’nin geleceğiyle oynayan bir kumar masası olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

Tartışılan açıklamalar hakkında konuştu

İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu’nun Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla ilgili açıklamaları, ardından CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın cevabına değinen Akşener, şöyle konuştu:

“Bizim partimizin hiçbir üyesi bir televizyona çıkarken beni arayıp, bırakın izin almayı, söyleyeceğiniz bir şey var mı sormaz. Her birimiz başka alanlardan geldik.

Bulunduğumuz siyasi partilerde nereye kafana göre çıkacaksın, sizin yaptığınız televizyona çıkma teklifini dahi sormak mecburiyetindeydik. Bu travmatik nedenlerden dolayı bizim partimizin özelliği, insanların partinin genel çerçevesinin dışına çıkmadan kendi fikirlerini söyleyebilme özgürlüğü.

Yavuz Bey kendi fikrini söylemekte özgürdür. Bugüne kadar onu hep yaptı. Sadece Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili değil. Her konuda, beni de eleştirir televizyonda sayın Ağırailoğlu. Kendi fikridir, bu fikirler İYİ Parti’nin görüşleri olarak serdedilemez.

Engin Altay’ın da konuşmasını yanlış buldum. Yavuz Bey’i tanıyorum. Keşke yapmasaydı diyorum. Paylaşmıyorum. Bu kadar önceden bunların konuşulmasını doğru bulmuyorum. O fikirlerini ben söyletmedim, o fikirlerini söylemiş olmasının benim açımdan kendi fikri olmasında bir sakıncası yok.

CHP’de de fikir serdeden çok kişi var. Bizde de konuşulur. Ama sayın Kılıçdaroğlu’nun kulağını çekmesi istenmez. O yüzden Engin Bey’in yaptığı yanlış. Biz bir siyasi partiyiz, geçmişteki uygulamaları beğenmediğimiz için siyasi parti kurduk.

Akşener, Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili konuşmasına şöyle devam etti:

“Adayların bu kadar konuşulmasını doğru bulmuyorum. Çünkü o masada adaylarla dair tek kelime yok. 6 siyasi partinin genel başkanlarının, yöneticileri, o partinin mensuplarını hepimizin Cumhurbaşkanı adayı olmasını isterler, bu normal.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun, Sayın Babacan’ın, Sayın Davutoğlu’nun, Sayın Uysal’ın, Sayın Karamollaoğlu ve benim aday olmamı isterler. Bu normal. Cumhur İttifakı sürekli olarak masayı adaylık için dürtüp duruyor. Önce güçlendirilmiş parlamenter sistemini çalıştık. Bunu kamuoyuyla paylaştık. Geri bildirimlerle yeniden düzenliyoruz. Sonra dönüldü, bunun anayasaya uygulanmış haline çalışıldı. Bir şey daha çalışılıyor. Biz adayı gösterdiğimiz gün.

Sayın Erdoğan ve arkadaşlarına sesleniyorum; pazartesi seçim kararını alsınlar salı günü adayımızı açıklayalım. Biz İYİ Parti olarak Macaristan seçimlerini de çalıştık. Biz öğrenen bir organizasyonuz. Bizim çalışmalarımız aday göstereceğimiz arkadaşımızın da elinde. O da imzasını atacak.

Diyelim sizi aday gösterdik. Siz bizim sizden ne istediğimizi bilerek geleceksiniz. Bir sistem bozukluğu üzerinden bir araya geldik. Ortak olduğumuz noktalarda birleşebiliyoruz, farklılıklarımıza saygı duyuyoruz. Ekonomist arkadaşlarımız 9 madde ile başladı 72 konu başlığına dönüldü.

Adaylıkla ilgili tarih verdi

Aday olacak arkadaşımızın seçim bildirisini, vaatlerini, programını, projelerini hazırlıyor. Aralık ayın sonunu bulur herhalde. Dediğim çalışmada, bizim de ve diğer partilerin ekonomi, eğitim, hukuka dair ortak görüşleri var. Herhangi partinin değil hepimizin.”

İYİ Parti lideri Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adaylığının konuşulmasıyla ilgili şunları söyledi:

“Ne Sayın Mansur Yavaş’ın benimle ne de benim Sayın Mansur Yavaş’la böyle bir konuşmam… Hatta bizim ikimizin telefon görüşmesine yaptığına dair kulis bilgisi yayıldı. En son Mansur Bey’le görüşmemiz, kalabalıklarda bir araya geliyoruz ayrıca… Partimize Kurban Bayramı öncesinde bir program için Allah razı olsun davetiye getirdi. Oturduk, resmi biçimde davetiyeyi verdi ve gitti. Onun dışında ne bir telefon görüşmesi ne biz özel bir yerde görüştük.

Başka bir iddia İstanbul’da çağırmışım, gelmiş konuşmuş. Bunların hiçbiri olmadı. Mansur Bey’e de adı geçtiği için Ekrem Bey’e de hem CHP’nin hem İYİ Parti’nin hem o masada oturan diğer siyasi partilerin seçmenlerinin de sevgisi ve saygısı var. Bütün anketlere ikisi birden konuluyor. Hatta ben aleni bir biçimde, Altılı Masa’nın mensuplarına da söylemiştim, iki arkadaşımızdan biri bu masada aday gösterilirse hayır demeyeceğiz dedim.”

Paylaşın