Erdoğan-Bahçeli Görüşmesi: Seçim Tarihi İçin ‘Ön Uzlaşma’ Sağlandı

Dün gerçekleştirilen Erdoğan, Bahçeli görüşmesinde, 18 Haziran’da yapılması öngörülen seçimlerin öne çekilmesinin ele alındığı ve üzerinde durulan tarihin de ilk tur seçimler için 30 Nisan olduğu öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre 30 Nisan’da milletvekili genel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunun yapılması konusunda Devlet Bahçeli’den de bir itiraz gelmedi. Erdoğan-Bahçeli görüşmesi sonrası Beştepe’deki zirvede Erdoğan, kurmayları ile 30 Nisan seçeneği ön planda olmak üzere bu konuda çalışmaların yapılmasını da istedi.

Ankara’da siyasetin en önemli gündem başlığı seçim tarihi. Cumhur İttifakı’nın paydaşları Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 2023 yılına saatler kala dün bir araya geldi. Bu görüşmenin ana gündemini seçim tarihinin oluşturduğu ve 30 Nisan için “ön uzlaşmanın” sağlandığı öğrenildi. Bu tarihle ilgili olarak her iki parti kurmaylarının çalışma yapacağı belirtildi.

Beştepe’de Cumhurbaşkanlığında gerçekleşen görüşme “beklenenden erken” bir görüşme olarak değerlendirilirken DW Türkçe’den Kıvanç El‘in AK Parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre buluşmada seçim tarihlerine dair senaryolar ele alındı. Erdoğan, Beştepe’deki Bahçeli görüşmesinin ardından AK Parti yöneticisi ve Meclis yönetiminde yer alan kurmayları ile yaklaşık iki saatlik bir toplantı yaptı.

30 Nisan için uzlaşma

Erdoğan, Bahçeli görüşmesine dair kurmaylarına bilgi verirken toplantıda, 18 Haziran’da yapılması öngörülen seçimlerin öne çekilmesinin ele alındığı ve üzerinde durulan tarihin de ilk tur seçimler için 30 Nisan olduğunu söylediği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre 30 Nisan’da milletvekili genel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunun yapılması konusunda Devlet Bahçeli’den de bir itiraz gelmedi.

Erdoğan-Bahçeli görüşmesi sonrası Beştepe’deki zirvede Erdoğan, kurmayları ile 30 Nisan seçeneği ön planda olmak üzere bu konuda çalışmaların yapılmasını da istedi. Bu durumda seçimler ikinci tura kalırsa da 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleşecek. AK Parti kurmaylarına göre Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması “çok büyük olasılık.”

Bu nedenle tarihler belirlenirken iki haftalık ara dikkate alındı.

18 Haziran seçimi niye öne çekiliyor?

Seçim tarihi belirlenmesinde diğer önemli bir unsur ise bayram tatili ve hac işlemleri. Ramazan Bayramı 20-23 Nisan tarihleri arasında. 23 Nisan Pazar ayrıca Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bu nedenle bu tarihte bir seçim gündemde değil.

Bayramdan sonraki ilk hafta 30 Nisan ise “en uygun” tarih olarak AK Parti -MHP liderleri tarafından ele alındı. 18 Haziran’dan seçimlerin öne çekilmesinin bir nedeni de hac. 18 Haziran’da seçim olursa ikinci tur 2 Temmuz tarihinde olacağından bu dönem hac dönemine denk gelecek.

“Seçim için 10 seçenek var”

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, sosyal medya hesabı Twitter’dan seçim tartışmalarını değerlendirdi. Erdoğan-Bahçeli görüşmesi öncesi yapılan paylaşımda Uçum, seçim kanununda yapılan değişiklikleri hatırlattı ve bu düzenlemelerin geçerli olabilmesi için seçimlerin 6 Nisan’dan sonra yapılmasının şart olduğunu vurguladı.

Uçum, “Bu nedenle seçimler en erken 9 Nisan’a en geç 11 Haziran’a alınabilir. Bu periyotta seçim için 10 seçenek gün var. Buna göre 30 Ocak- 7 Nisan arası (hafta sonu karar alınırsa 9 Nisan’a kadar) seçimlerin yenilenmesi kararı alınabilir. 30 Ocak’tan önce karar alınmaz çünkü yüzde 7 barajı yürürlüğe girmez. 9 Nisan’dan sonra karar alınamaz, çünkü o durumda 18 Haziran yasal seçim günü geriye çekilemez” değerlendirmesi yaptı.

Bu durumda seçim kararının Şubat-Mart ayı içinde alınması gerekecek.

Seçime nasıl gidilecek, kararı kim alacak?

Seçim tarihi için AK Parti ve MHP’nin ön uzlaşmasını yapıp çalışmaya başladığı gibi 30 Nisan 2023 kesinleştirilirse önce Meclis’te grubu bulunan muhalefet partileri ile temas kurulacak.

Muhalefetten bu tarihe destek gelirse Meclis’te seçim kararı alınması için gereken 360 çoğunluğuna ulaşılacak ve seçim kararı alınabilecek. Muhalefet destek vermemesi durumunda ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla seçime gidilebilecek. Alınacak kararın ardından Mart ayının ilk haftasında YSK’nın da seçim takvimini başlatması bekleniyor.

“6 Nisan” hesabı

Muhalefet ise seçimin 6 Nisan tarihinden önce yapılmasını istiyor. Çünkü seçim kanunlarında değişikliği içeren düzenlemeler 6 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe girdi. Seçime dair düzenlemenin uygulanabilmesi için bir yıl geçmesi gerekiyor. Bu nedenle 6 Nisan 2023’ten sonra yapılacak seçimlerde milletvekili hesabında değişikliğe gidilecek.

Oluşturulan ittifaklarda “artık oy”lar milletvekili seçimine eklenmeyecek. Bu durumda mevcut son seçim dikkate alındığında muhalefetin milletvekili sayısı olumsuz etkileniyor. Her parti aldığı oy oranı kadar milletvekili çıkartabiliyor. Ancak muhalefetin Meclis çoğunluğu 6 Nisan’dan önce bir seçim kararı almasına yetmiyor.

Şentop: Öne çekme erken seçim değil

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda “18 Haziran’dan önce yapılacak her seçim erken seçimdir ama siyasi olarak erken seçim gündemden çıktı” açıklaması yapmıştı. Şentop, seçim kanunundaki değişikliklerin yürürlüğe girmeden, yani 6 Nisan tarihinden önce bir seçim beklemediğini de söylemişti.

Paylaşın

Açlık Sınırı 8 Bin 130, Asgari Ücret 8 bin 506 TL

Aralık ayında açlık sınırı kasım ayına göre 343 lira artarak 8 bin 130 liraya, yoksulluk sınırı da bin 119 lira artarak 26 bin 483 liraya yükseldi. Asgari ücret bir hafta önce hükümet ve işverenler tarafından 8 bin 506 lira olarak belirlenmişti.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Aralık ayına dair açlık ve yoksulluk sınırı verilerini paylaştı. Buna göre açlık sınırı Kasım ayına göre 343 TL artarak 8 bin 130 TL’ye, yoksulluk sınırı da bin 119 TL artarak 26 bin 483 TL’ye yükseldi.

TÜRK-İŞ’in yıllık çizelgesine göre açlık sınırının, yılın başından beri her ay ortalama olarak 300-400 TL civarında arttığı görülüyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçiyi temsil eden TÜRK-İŞ 9 bin TL talebinde bulunmuş, ancak teklifleri kabul edilmediği için son toplantıya katılmamıştı. Hükümet ve işverenlerin imzasıyla 2023 asgari ücreti 8 bin 506 TL olarak belirlenmişti. TÜRK-İŞ’in açıkladığı Aralık rakamlarına göre yeni asgari ücret açlık sınırından sadece 376 TL fazla ve yoksulluk sınırı asgari ücretin yaklaşık 3 katına denk geliyor.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı açlık sınırı olarak tanımlanırken yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalar da hesaba katılıyor.

“Fiyat artışlarının önüne geçilmeli”

TÜRK-İŞ Aralık ayı verilerine göre aylık gıda harcamalarının tutarı yetişkin erkeklerde 2 bin 452, yetişkin kadınlarda bin 951, 15-19 yaş grubunda 2 bin 422 ve 4-6 yaş grubundaki çocuklarda bin 306 TL olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ’in açıklamasında, ücret gelirlerindeki artışın kısa vadede ferahlık sağladığı, önceliğin fiyat artışlarının önüne geçilmesi olduğu vurgulanarak “Vatandaş, geçen aya göre -yüzde 138 olan ve baz etkisi ile 39 puan azalan yıllık gıda enflasyonuna değil- cebinden çıkan ek harcamaya bakmaktadır” denildi.

“Çocuk sağlığı” vurgusu

Özellikle çocukların beslenmeleri konusunda yaşanan sıkıntılara dikkat çeken TÜRK-İŞ, “Türkiye’de çocuklarına beslenme koymaya maddi durumu yetmeyen aileler, okul kantinlerindeki yiyecekleri satın almakta zorlanan çocuklar, marketlerde bebek mamalarına konulan alarmlar ve çocuk ürünlerinde gerçekleşen polisiye vakalar bunun göstergeleri niteliğindedir” dedi.

Açıklamada, yetersiz beslenmenin bodurluk gibi yansımalarına dikkat çekilerek gelecek nesillerin fizyolojik ve bilişsel gelişimindeki sıkıntıların tüm ülkenin geleceğini olumsuz etkileyeceğine vurgu yapıldı.

Paylaşın

20 Yılda 1668 Gazeteci Öldürüldü: Türkiye, Avrupa’da En Tehlikeli Üçüncü Ülke

2003-2022 yılları arasında dünya genelinde bin 668 gazeteci görevi nedeniyle öldürüldü. Rusya, son 20 yılda öldürülen 25 gazeteciyle Avrupa’nın gazeteciler için en tehlikeli ülkesi oldu. Rusya’yı 20 ölümle Ukrayna izledi. Türkiye, 9 ölümle Avrupa’da gazeteciler açısından en tehlikeli üçüncü ülke olarak sıralandı. 

Dünya çapında gazeteci cinayetlerinin neredeyse yarısı Amerika kıtasında işlendi. Son 20 yılda Meksika’da 125, Brezilya’da 42, Kolombiya’da 31 ve Honduras’ta 26 gazeteci görevi nedeniyle öldürüldü.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), son 20 yılda dünya çapında bin 668 gazetecinin görevi nedeniyle öldürüldüğünü bildirdi. RSF’nin 2003-2022 yıllarını kapsayan verilerine göre dünyada gazeteciler açısından en tehlikeli ülkeler Irak ve Suriye oldu. Bu iki ülkede son 20 yılda toplam 578 gazeteci öldürüldü. Irak ve Suriye’yi 125 cinayetle Meksika, 107 cinayetle Filipinler izledi. Pakistan’da 93, Afganistan’da 81 ve Somali’de 78 gazeteci öldürüldü.

RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire, 2003-2022 döneminin haber alma özgürlüğü açısından en ölümcül dönemlerden biri olduğunu belirterek “Rakamların arkasında yüzler, kişilikler, yetenekler var. Haber alma, gerçeği arama ve gazetecilik aşkı uğruna canlarını verenlerin kararlılığı var” diye konuştu.

“En karanlık yıllar 2012 ve 2013”

RSF raporunda gazeteciler açısından “en karanlık dönemin”, büyük ölçüde Suriye savaşına bağlı olarak 2012 ve 2013 yılları olduğu belirtildi. 2012’de 144 ve 2013 yılında 142 gazetecinin öldürüldüğü, ardından gelen dönemde cinayetlerde düşüş yaşandığı ve 2019’da en düşük seviyesine gerilediği belirtildi.

Ancak Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırmasıyla başlayan savaş, öldürülen gazeteci sayısında yeniden artışa yol açtı. RSF, 2021’de 51, 2022’de ise şimdiye kadar 58 gazetecinin görev başında öldürüldüğünü bildirdi. Ukrayna’da son 19 yılda toplam 12 medya mensubu öldürülürken bu yıl savaşın başlangıcından sonra 8 gazeteci ölümü kaydedildiği belirtildi.

Türkiye Rusya ve Ukrayna’nın ardından üçüncü

Rusya, son 20 yılda öldürülen 25 gazeteciyle Avrupa’nın gazeteciler için en tehlikeli ülkesi oldu. Rusya’yı 20 ölümle Ukrayna izledi. Türkiye, 9 ölümle Avrupa’da gazeteciler açısından en tehlikeli üçüncü ülke olarak sıralandı. Türkiye’nin ardından Fransa, 2015 yılındaki Charlie Hebdo saldırısı nedeniyle dördüncü sırada yer aldı.

Raporda savaş ve silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerin en riskli bölgeler olduğu, ancak bunun diğer bölgelerin daha güvenli durumda olduğu anlamına gelmediği vurgulandı. RSF, “Son 20 yılda gerçekte ‘barış’ bölgelerinde, ‘savaş’ bölgelerinden daha fazla gazeteci öldürüldü. Vakaların çoğu, organize suç ve yolsuzlukların araştırılmasıyla bağlantılıydı” vurgusu yaptı.

Bu bağlamda Amerika’nın medya mensupları için en tehlikeli kıta olduğunu belirten RSF, dünya çapında gazeteci cinayetlerinin neredeyse yarısının Amerika kıtasında işlendiğine işaret etti. Rapora göre son 20 yılda Meksika’da 125, Brezilya’da 42, Kolombiya’da 31 ve Honduras’ta 26 gazeteci görevi nedeniyle öldürüldü.

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan ‘Aday’ Açıklaması: 5 Ocak’ta Konuşulabilir

CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan ‘Altılı Masa’nın 5 Ocak’ta gerçekleşmesi beklenen toplantısına işaret eden SP Lideri Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı aday konusunun bu tarihte konuşulabileceğini söyledi.

Karamollaoğlu ayrıca “İmamoğlu’nu ya da Yavaş’ı istiyoruz, onlardan biri aday olurlarsa mutlaka kazanır demek cahilce bir iddia. Erdoğan’ın politik birikimini mali imkanlarını yargıdaki imkanlarını hafife alıyorlar. Erdoğan buldozer gibi ezip geçer” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Habertürk’ten Nihal Bengisu Karaca’ya değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İyi Parti de anayasa değişikliğine evet vereceğini söyledi. Bu durumda referanduma götürme için gereken sayıya ulaşılabilir. CHP’li vekiller hayır verirse ne olacak? Bu durum altılı masanın akıbetini nasıl etkiler sizce? 5 Ocak’ta bu konu konuşulacak mı?

Varsayımlar üzerinden konuşacaksak ben derim ki CHP bu konuda böyle güçlü bir adım attıktan sonra böyle bir tavır koymaz. Çünkü tavır koymayı gerektiren bir ifade yok teklif metninde. Benim kanaatim o. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar sergilemiş olduğu uzlaşma zemini oluşturma çabasına bakarak bunu söylüyorum

Ancak bir de ‘aile’ maddesi var

Evet ama tabii bir şey söylüyor. Aile kadın ve erkekten meydana gelir. Zaten öyle değil mi? Toplumun temeli olan ailenin kadın ve erkekten meydana geldiğine itiraz eden var mı?

Eşcinsel evliliklerin önünü kapatamayız diyen insan hakları savunucuları itiraz ediyor.

Bunlar bir avuç insan. Çıkardıkları yaygaraya bakarsanız insanlığın yüzde 90’ı böyleymiş gibi düşünürsünüz, ama gerçekte bir avuç insan. Aileyi tahrip ederek medeniyet inşa edemezsiniz.

Aday konusu kesin olarak Cumhur İttifakı’nın seçim takvimine mi bağlandı şimdi?

Biz bugüne kadar aday konusunu hiç konuşmadık. Önce politikaları belirleyelim dedik. Bu konuda doğru da yaptığımız düşünüyorum.

Ama masada konuşulmayınca dışarıda konuşuluyor. Adayı masaya yatırmanız gerekmiyor mu artık? Meral Hanım’a bu açıkça soruluyor, o da kanaatlerini belli ediyor mesela. Aday konusu netleşirse muhalefetteki bu kafa dağınıklığı giderilebilir ve aday etrafında birleşme meydana gelebilir.

Birleşme olabileceği gibi ayrışma isteyenler adayı ayrışma konusu haline de getirebilir. Ayrıca Meral Hanım konusu… Biliyorsunuz Meral Hanım belirli zorluklar yaşıyor. Yakın olsalar da birbirinden farklı dinamikler var ve partide , onları bir arada tutmak zor. Ayrıca ben bugüne kadar altılı masanın ilişkilerinin olumlu yönde yürüdüğünü düşünüyorum.

Adayı ilan etmek ayrışma da aratabilir diyorsunuz ama ayrışma olacağı kadar oldu, farkında mısınız bilmiyorum bu konuda muhalefet tabanında bir depresyon oluştu.

O depresyonu oluşturanlar Erdoğan ve onun oyununa gelenler. Başka kimse değil. Nedir yani, seçim bir ay sonra mı? Seçime ne zaman gireceğiz o bile belli değil. Şu an Erdoğan bir oyun oynuyor muhalefet de bu oyuna geliyor. Şu ana kadar seçim sathına mailine girilmeden aday ilan edilmesi doğru değildi. Yıpratılırdı. 20 yıllık iktidar birikimine karşı daha netleşmemiş bir taahhütle çıkamazdı aday.

Yıpranmadan korkacak kişiden aday olur mu?

Korku meselesi değil. Bugüne kadar bunu gündemimize almamamız doğruydu. Ancak Ocak ayından itibaren seçim sathı mailine girmiş oluyoruz. 5 Ocak’ta altılı masa yeniden toplanacak. Orada artık bu konu konuşulabilir.

Adayı konuşmak artık elzem hale geldi diyorsunuz yani siz de…

Ben sürekli aday kim diyerek mugalata yapan mangalda kül bırakmayanlara bakmıyorum. Ama Erdoğan ortalığı karıştırmak istedi ve karıştırdı. Buna gücü vardı ve yaptı. Karamollaoğlu ayrıca “İmamoğlu’nu ya da Yavaş’ı istiyoruz, onlardan biri aday olurlarsa mutlaka kazanır demek cahilce bir iddia. Erdoğan’ın politik birikimini mali imkanlarını yargıdaki imkanlarını hafife alıyorlar. Erdoğan buldozer gibi ezip geçer” dedi.

Söyleşinin tamamı için TIKLATIN

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi, 6 Ocak’ta HDP’ye Hazine Yardımı Kesintisini Görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin tarafından yapılan Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) Hazine yardımının kesilmesi talebini 6 Ocak’ta görüşecek.

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin, 2023 bütçesi kapsamında partiye 10 Ocak 2023’te yapılacak Hazine yardımı öncesi partinin hesaplarına bloke konulmasını talep etti. Yargıtay talebi üzerine Anayasa Mahkemesi, Hazine yardımının kesilmesi konusunu 6 Ocak’ta görüşecek.

Mahkeme, yardımın kesilmesi yönünde karar verirse, HDP, 10 Ocak’ta siyasi partilere yapılan Hazine yardımından yararlanamayacak.

Anayasa Mahkemesi, Şahin’in daha önce aynı yönde yaptığı başvuruyu, kararla birlikte değerlendirileceği için reddetmişti. Şahin, geçtiğiz günlerde yaptığı başvuruda da , Hazine yardımının kesilmesi talebini şu gerekçelere dayandırmıştı:

“Davalı partinin terör örgütü ile organik bağını gösteren eylem ve söylemlerine devam ettiği anlaşılmakla, sadece partinin ihtiyaçları veya parti çalışmalarında kullanılmak gayesiyle verilen devlet yardımlarının parti faaliyetleri dışında terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılmasının engellenmesi bakımından bu yardımların geri alınmasındaki olası güçlükler gözetilerek, devlet yardımlarının bulunduğu banka hesabına tedbiren bloke konulmasına karar verilmesini yeniden talep etmek zarureti hasıl olmuştur.”

HDP hakkındaki kapatma davasını, 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla, yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmî Gazete’de yayımlanacak.

Anayasa Mahkemesi’nin siyasi yasak istenen partililerin beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde bu kişiler, kesin kararın Resmî Gazete’de gerekçeli yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamayacak.

Siyasi yasak istenen isimlerin tamamı

Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Figen Yüksekdağ Şenoğlu, Pervin Buldan, Sezai Temelli, Mithat Sancar, Adil Zozani, Meral Danış Beştaş, Nursel Aydoğan, Selma Irmak, Ertuğrul Kürkçü, Mehmet Emin Adıyaman, Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, Berdan Öztürk, Bengi Yıldız, Demir Çelik, Esat Canan, Halil Aksoy, Hasip Kaplan, Hüsamettin Zenderlioğlu, Kemal Aktaş, Özdal Üçer, Aysel Tuğluk, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encu, Nursel Aydoğan, Abdullah Zeydan, Dilek Öcalan, İdris Baluken, Adem Geveri, Ahmet Yıldırım, Lezgin Botan, Aycan İrmez,

Altan Tan, Behçet Yıldırım, Burcu Çelik Özkan, Çağlar Demirel, Enise Çoban Güneyli, Gülser Yıldırım, Yüksel Mutlu, Çilem Küçükkeleş, Leyla Zana, Dirayet Dilan Taşdemir, Hatice Kocaman, Emine Beyza Üstün, Kadri Yıldırım, Kıznaz Türkeli, Leyla Birlik, Mehmet Ali Aslan, Mehmet Emin İlhan, Mizgin Irgat, Nihat Akdoğan, Osman Baydemir, Saadet Becerikli, Seher Akçınar Bayar, Taşkın Aktaş, Şafak Özanli, Ergün Koç, Alican Önlü, Abdullah Levent Tüzel, Ayşe Acar Başaran, Feleknas Uca, İmam Taşçıer, Leyla Güven, Mahmut Toğrul, Hüda Kaya, Asiye Kolçak, Edip Berk,

Ziya Çalışkan, Sibel Yiğitalp, Ziya Pir, Besime Konca, Tuğba Hezer Öztürk, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Erdal Aydemir, Erol Katırcıoğlu, Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Tulay Hatımoğulları Oruç, Musa Piroğlu, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Hakkı Saruhan Oluç, Kemal Bülbül, Murat Çepni, Murat Sarısaç, Ömer Öcalan, Remziye Tosun, Sıdık Taş, Necibe İlhan, Gürü Toprak, Hayrettin Şen, Müslüm Acar, Yücel Demirer, Özgür Müftüoğlu, Alp Altınörs, Fatma Gök, Ferhat Tunç Yoslun, Kuvvet İhsan Lordoğlu, Mehmet Rıza Türkay, Çiğdem Kılıçgün Uçar, Gonca Yangöz, Mehmet Şamil Altan,

Serap Hasibe Akpınar, Günfer Karadeniz, Seçkin Kır, Pınar Aydınlar, Aleddin Erdoğan, Gögerçin Aras, Gültekin Koçdemir, Halef Yiğit, Hatice Akdağ, Hatice Büşra Kuyun, Hamza Ağırman, Hazal Karabey, Helin Yılmaz, Mehmet Ali Yiğit, Mehmet Eşref Mamedoğlu, Metin Özbadem, Murat Kalmaz, Muzaffer Tunç, Naci Sönmez, Ömer Aşkara, Ömer Faruk Kırınç, Rabia Tekas, Selahattin Yılmaz, Serdar Batur, Sevim Akdağ, Seyithan Kırmızı, Maşallah Beyret, Murat Şahin, Nadire Kılıç, Sinem Varlı Hanazay, Şerif Adlım, Tahsin Yeşildere, Abdulmelik Okyay, Baran Nayır,

Burhan Karakoç, Fırat Yaman, Gülçin İsbert, Hatice Kavran, Hatice Ödemiş Bayram, Hatip Çaplık, Hişyar Özsoy, Hüsamettin Özdem, Hüseyin Güngör, Hüseyin Gür, Hüseyin Koçuk, Hüseyin Tak, Hüseyin Vural, Hüseyin Yıldız, Hüseyin Yılmaz, İbrahim Sinemillioğlu, İbrahim Binici, İhsan Coşkun, Abdullah Alagöz, Abdullah Koç, Abdulselam Demirkıran, Abdurrahman Doğar, Abdurrahman Öztürk, Adalet Aydın Sözkesen, Ahmet Aday Hakkında, Ahmet Karataş, Ahmet Şık, Ahmet Telli, Ahmet Turan Demir, Ali Atalan, Ali Deniz Esen, Ali Haydar Konca, Ali Kenanoğlu,

Ali Oruç, Ali Özkan, Ali Ürküt, Abdulhakim Gülmez, Adar Taş, Alişan Şahin, Alper Öztürk, Arife Çınar, Arife Köse, Aydın Erdoğan, Ayfer Fatma Çelik, Aylin Hacaloğlu, Aynur Seyrek, Ayşe Erdem, Ayşe Yolkesen, Barış Karabıyık, Berfin Can, Berfin Özgü Köse, Berkat Kar, Betül Ünsal, Bircan Yorulmaz, Burcu Çiçek, Bülent Taşan, Bülent Durukan, Cem Kirazoğlu, Celal Doğan, Cemil Çelik, Cengiz Koyuncu, Cevdet Konak, Cevriye Aydın, Cihan Erdal, Deniz Lodos Mutlu, Devrim Turgay Yılmaz, Dicle Öztürk, Dilek Yağlı, Dilşat Canbaz, Diyar Orak, Doğacan Yılmaz, Doğan Özkan, Ekim Veyisoğlu, Elif Gevez, Emine Ülker, Ender İmrek, Erdal Ataş, Erkan Cengiz, Erkan Karabay,

Erol Dora, Ertuğrul Barka, Esen Güldemir, Eylem Pınar, Feray Mertoğlu, Ferdane Sibel Erduman, Feride Peynirci, Fırat Epözdemir, Filiz Kerestecioğlu Demir, Garo Paylan, Gülbahar Gündüz, Gülfer Akkaya, Gürsel Şenşafak, Habip Eksik, Hakim Aydın, Haluk Çeliktaş, Hasan Kıyafet, Hatice Altınışık, Hatem Deniz Öztekin, Helin Yağmur Üci, Hüseyin Kaçmaz, İlkay Yenigün, İsmail Şengül, İsmet Süzer, İsmet Yalçınkaya, Kadir Selamet, Kadriye Özgüç, Kemal Peköz, Kenan Yıldız, Kıvanç Eliaçık, Lale İnci Hekimoğlu, Leyla Uyar, Lezgin Altan, Macide Erkmen, Mahmut Akbaş, Mahmut Çavlı,

Mahmut Celadet Gaydalı, Mehmet Akgül, Mehmet Elbistan, Mehmet Öner, Mehmet Özcan, Mehmet Salih Taşdemir, Mehmet Yardımcı, Mehmet Tarhan, Mehmet Ruştu Tiryaki, Mehmet Zeki Altın, Meliha Varışli, Melise Mine Tantan, Muazzez Orhan Işık, Muhammet Zengin, Muharrem Ender Öndeş, Murat Demirkıran, Murat Türk, Mustafa Sarısülük, Mutlu Öztürk, Müslüm Doğan, Müşerref Geçer, Naciye Çiğdem Atalay, Nazmi Gür, Nesimi Aday, Nimetullah Erdoğmuş,

Nuran İmir, Nuray Türkmen Canlı, Nurcan Karasu, Nuriye Taka, Nusrettin Maçin, Oğuz Uğur Olça, Oya Ersoy, Ömer Güven, Özgür Oran, Özgür Zeydanoğlu, Pelin Alpşar, Perihan Hoşoğlu, Perihan Karakoç, Perihan Berivan Saydan, Pınar Akdemir, Remzi Çiftçi, Remzi Kozakçı, Remzi Özgökçe, Remziye Dündar, Reşat Aşan, Rıdvan Yavuz, Sadık Orçun Masatçı, Salim Kaplan, Salman Kaya, Samet Mengüç, Semra Güneş, Serbay Köklü, Serhat Aktumur, Sevda Çetinkaya,

Sevgi Evren Köroğlu, Sevgi Örüç, Sevtap Akdağ Karahalı, Sinem Coşkun, Sultan Özcan, Suzan Karabaş, Şaziye Köse, Şadiye Kırmızıgül, Şerife Yıldırım, Şevin Coşkun, Tayip Temel, Tevfik Kaçar, Tuğçe Özsoy, Tuma Çelik, Ünal Yusufoğlu, Veysel Mete Elçi, Yağmur Yurtsever, Yavuz Önen, Yılmaz Topaloğlu, Yuhanna Aktaş, Yunus Parım, Yusuf Çetin, Yusuf Karaçay, Yüksel Budak, Zarife Atik, Zehra Şahin Yeşil, Zeyni İpek, Zülal Nazan Üstündağ, Züleyha Gülüm, Adnan Selçuk Mızraklı, Ayhan Bilgen, Ahmet Türk, Cihan Karaman, Mehmet Demir, Mehmet Fatih Taş, Melike Göksu,

Remziye Yaşar, Yıldız Çetin, Rojda Nazlıer, Keziban Yılmaz, Orhan Ayaz, Semire Nergiz, Mehmet Zırığ, Caziye Duman, Nilüfer Elik Yılmaz, Gülistan Öncü, Azim Yacan, Belgin Diken, Orhan Çelebi, Songül Erden, Mülkiye Esmez, Nalan Özaydın, Hatice Çevik, Osman Karabulut, Erkan Acar, Yılmaz Şalan, Yakup Almaç, Adnan Topçu, Ülkü Karaaslan, Dilaver Kesik, Feyme Filiz Buluttekin, Ahmet Kaya, Mustafa Akkul, Tarık Mercan, Naşide Toprak, Hasan Safa, Hikmet Taşdemir, Serhat Çiçek, Bekir Polat, Yaşar Akkuş, Bülent Parmaksız, Günay Kubilay, Pervin Oduncu, Yurdusev Özkösmenler, Zeynep Karaman, Gülseren Tural, Suphiye Bayav, Mehmet Tutuş, Mehmet Eren, Mahmut Arık, İmam Gözel,

Gülseren Öner, Abuzer Küçükkelepçe, Ali Alper, Osman Demirci, Semra Akçalı, Zeliha Karınca, Mehmet Selim Özbek, Cafer Bulut, Ferhat Temel, Remzi Boztaş, Maşuk Arpaç, Mustafa Celep, Nigar Duru, Sabri Batur, Birgül Demirel, Adnan Ertuğrul, Yücel Yetişkin, Özlem Tunç, Barış Göze, Osman Vargün, Mubarek Babat, Şükrü Kagır, Yunus Gürbey, Miryekta Adıbelli, Metin Göze, Filiz Akılçağı, Murad Öndeş, Halis Erol, Meşhet Sırımsı, Murat Balyeci, Mehmet Şirin Dinar, Selahattin Karatoprak, Müzeyyen Belke, Beşir Belke, Murat Kılınç, Ayfer Yılmaz, Semra Çelik,

Mehmet Kaya, Songül Salman, Kenan Yıldırım, Serhat Göze, Yaşar Arat, Güner Kökat, Yaşar Yılmaz Altunbilek, Karip Erdovan, Mehmet Sait Bor, Ramazan Efendioğulları, Mustafa Koyuncu, Şahin Çoban, Sıraç Turğa, Güngör Didar Gül, Türkan Poyraz, Abdurrahman Abıc, Nevzat Can, Kemal Çakmak, Mehmet Sürer, Niyazi Yalçınkaya, Seyithan Kılıç, Sevgi Tekten, Sinan Odabaş, Bahar Ekinci, Fikret Fuat Kart, Servet Ziyanak, Sadık Turan, Osman Azak, Seydi Pektaş,

Abdulhamit Keskin, Ahmet Aslan, Kemal Koç, Aydın Oruç, Mustafa Dayan, Mehmet Bayram, Nahide Doğan, Şerafettin Keklik, Veysel Saka, Vedat Duru, Zeki Alaca, Zeki Çelepkolu, Selvi Güngörmüş, İbrahim Kasun, Cihan Amaç, Halil Akbaş, İbrahim Halil Kılıç, Mikail Gözek, Mustafa Görer, Ahmet Yılmaz, İsmail Demir, Özgür Aras, Handan Karakoyun, Yadişen Karabulak, Feyyaz Başak, Muhittin Yılmaz, Ercan Palta, Rifat Sarıkaya, Şengül Duman, Erdal Morkoç, İsmail Morkoç, Ercan Yıldırım, Erkan Yılmaz, Ersoy Erdoğan, Eyyup Kurt, Fahri Pıçak, Memet Hanifi Bartan,

Bedri Arslan, Kadriye Tören, Metin Eren, Abdulgani Alkan, Ahmet Aslan, Ahmet İlan, Ahmet Karakoç, Ali Atman, Aygül Alagündüz, Belgin Diken Laçin, Birgül Eser, Bişar Tutuş, Cuma Ali Kaya, Demet Özkaran, Emine Aydın, Erkan Erenci, Eylem Ceylan, Eyyüp Koşar, Fahri Kaplama, Fatih Kağanarslan, Fesih Balbey, Fesih Karataş, Giyasettin Duman, Hatice Makas, Hikmet Altuğ, Hülya Biçen, Kadriye Akalın, Kemal Baran, Latif Eminoğlu, Leyla Tekdağ, Mehmet Abidin Karaman, Mehmet Ali Altınkaynak, Mehmet Ateş, Mehmet Menge, Mehmet Sait Demir, Mehmet Sıdık Menge,

Mehmet Şerif Çamçi, Mehmet Şirin Karakaş, Mehmet Taş, Mehmet Yaşar Tanrıkulu, Mehtap Metin, Muhsedin Narin, Murat Kılıç, Hasan Çiçek, Murat Soner, Mustafa Akengin, Mustafa Alım Terin, Muzaffer Ulaş, Nevroz Reşitoğlu, Nevzat Sertaç Özgen, Niyazi Erdoğan, Nurettin Bakan, Pınar Tekin, Ramazan Kaval, Remziye Sızıcı, Salih Peksu, Salime Zinğil, Sedat Demirtaş, Selam Taş, Selma Metin, Semra Akgül, Sercan Doğan, Sevim Coşkun, Sinan Ekinci, Suat Mustafa Şenci, Şafii Hayme, Türki Gültekin, Ülkü Karaaslan, Vahap Günay, Cafer Çelik, Sıtkı Güngör, Semra Demir,

Ali Aslan, Aydın Çetinkaya, Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu, Benazir Coşkun, Berna Çelik, Bülent Uyguner, Celalettin Can, Coşkun Üsterci, Dilan Çetin, Elif Torun Öneren, Emine Kaya, Fatma Doğan, Gençay Gürsoy, Gülay Bilici, Gülşen Özer, Halef Keklik, Hidayet Enmek, Hürriyet Kaytar, İbrahim Akın, İlknur Birol, İzzet Karadağ, Mahfuz Güleryüz, Mazlum Karagöz, Mehmet Hüsamettin Yürek, Nadiye Gürbüz, Nurettin Turğut, Ömer Önen, Ramazan Holat, Roza Kahya, Şehriban Zuğurli, Tuna Aydın, Yeliz Bahçeci, Zahide Besi, Zelal Yerlikaya, Zübeyda Zümrüt, Alican Uçarcan,

Ayşe Yağcı, Ayşe Merva Aytemür, Ayşe Nüket Eralp, Ayşenur Vaizoğlu, Bahar Şimşek Day, Bayram Yılmaz, Bercan Aktaş, Betül Yarar, Beycan Taşkıran, Cafer Koluman, Can Memiş, Ekber Kaya, Elmas Çinar, Hacay Yılmaz, Ahmet Cavit, Dilek Aykan, Ercan Arslan, Erdem Yörük, Ferhat Tarhan, Filiz Koçali, Gülay Koca Öztürkoğlu, Hamit Geylani, Hüseyin Gözen, Ayten Yılmaz, İbrahim Ergin, Abdulkadir Demir, Hüseyin Daş, Kasım Çalışkan, Mahmut Çiftçi, Memet Doymaz, Meryem Koray, Mustafa Cem, Muzaffer Kaya, Nilay Etiler Lordoğlu, Nimet Sezgin, Nuri İşbilir, Osman Ergin, Perihan Ağaoğlu, Ruhşen Mahmutoğlu, Süleyman Kemal Atakan, Şeyma Kantarcı, Yasemin Özgün, Zarife Karasungur,

Zeki Çelik, Ahmet Saymadi, Cengiz Çiçek, Gönül Karaman, Ömer Özkan, Mehmet Emin Kılıcarslan, Gülsimet Önal, Halit İpekyüz, Keziban Bulak, Yüksel Seyitvan, Kazım Köse, Zeliha Kocaman, Halide Türkoğlu, Erhan Basut, Abdurrahman Çağan, Seval Çadırcı, Diba Keskin, Mecit Sargut, Mehmet Nuri Çiçek, Şaban Elbir, Turgut Bayramhan, Muammet Deveci, Sait Taycı, Yüksel Akgün, Seher Kadiroğlu Ataş, Ayfer Demirel, Bedriye Yorgun, Cahit Kırkazak, Cengiz Topbaşlı, Ekrem Savcı, Çiçek Arıç, Doğan Erbaş, Esra Keskin, Fırat Keser, Aycan Altın, Bahar Behice Orhan, Barış Caniş, Mahmut Duman, Mehmet Cüneyt Anar, Menican Gülmez, Necla Tartan, Sinan Ok, Ümit Öner.

Paylaşın

Can Dündar Arananlar Listesinde: Gri Kategori

İçişleri Bakanlığı, yurt dışında olan Cumhuriyet gazetesinin eski yayın yönetmeni gazeteci Can Dündar’ı ‘terör arananlar’ olarak adlandırdığı listeye ekledi. Gri kategoriye konan Dündar için Bakanlık FETÖ suçlaması yöneltti.

Devlet, gri listeden arananlar için 500 bin liraya kadar ödül veriliyor. Dündar, listeye eklenmesine  “Erdoğan’ın uçağındaki gazeteciler listesi’ne girmekten iyi böylesi… Her muhalifin bir gün geleceği gerçek adresi…” diyerek tepki gösterdi.

Daha önce Türkiye’deki mal varlıklarına el konulan Can Dündar 2015’teki MİT TIR’ları haberi nedeniyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince ‘casusluk’ ve ‘silahlı terör örgütüne yardım’ suçlasıyla 27 yıl 6 ay hapis cezasına çaptırılmıştı. Mahkemenin başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet Bakan Yardımcılığına atadığı, birçok siyasi davada verdiği tartışmalı kararlarla çokça gündeme gelen Akın Gürlek’ti.

Ne olmuştu?

Can Dündar 29 Mayıs 2015’te Cumhuriyet’te “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle Suriye’ye gönderilen MİT TIR’larının haberini yaptı.

Bu nedenle de hakkında “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme”, “siyasi ve askeri casusluk”, “gizli kalması gereken bilgileri açıklama”, “terör örgütünün propagandasını yapma” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan MİT TIR’ları haberinin ardından TRT’de katıldığı canlı yayında isim vermeden Can Dündar’ı tehdit etti. Erdoğan, “Öyle zannediyorum bu özel haberi yapan kişi bunun bedelini çok ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu” dedi.

Ardından da 26 Kasım 2015’te Can Dündar ve eski Ankara Temsilcisi Erdem Gül, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak” ile ”silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla tutuklandı.

25 Şubat 2016’da Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlali” kararı vermesinin ardından, Dündar ve Gül cezaevinden tahliye edildi.

Kararın ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Saygı duymuyorum, karara uymuyorum” dedi.

Başsavcılıkça hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Mayıs 2016’da “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçlamasıyla Dündar’a 5 yıl 10 ay, Gül’e ise 5 yıl hapis cezası verdi.

Dündar ve Gül’e “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlamalarından ise beraat veren Mahkeme, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan dosyayı ayırdı.

Duruşmanın görüldüğü gün, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde Can Dündar’a yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Dündar yara almazken, NTV muhabiri Yağız Şenkal bacağından yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren Murat Şahin, 10 ay hapis ve 4 bin 500 TL para cezasına çarptırıldı. Mahkeme sanığa iyi hal indirimi uygularken, “teşebbüs aşamasında kalan eylem nedeniyle cezalandırılamayacağına” karar verdi.

Dündar ve Gül’ün, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçlarından verilen hapis cezası kararlarının Yargıtay tarafından 9 Mart 2018’de bozulmasının ardından yargılama İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Nisan 2018’de yeniden başladı ve mahkeme Dündar hakkında kırmızı bülten çıkartılmasını istedi.

17 Eylül 2020’de görülen duruşmada mahkeme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, Can Dündar’ın 15 gün içinde mahkemeye gitmemesi durumunda “kaçak” sayılarak tüm mallarına el konulmasına karar verdi.

7 Ekim 2020’de görülen ara duruşmada mahkeme Can Dündar’ın tanınan sürede teslim olmaması nedeniyle mal varlıklarına el koydu.

Bir hafta görülen duruşmada mütalaasını veren savcı Dündar’ın “siyasal veya askeri casusluk” ile “terör örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla 22 yıl 6 aydan 35 yıla kadar hapsini istedi.

23 Aralık 2020’deki duruşmada ise Can Dündar 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 98,82

Hizmet üretici enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 76,24, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 98,82 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 88,69 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım 2022’ye ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verilerini açıkladı. Kasım ayında H-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 0,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 76,24, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 98,82 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 88,69 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 111,71, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 103,81, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 70,88, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 87,16, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 82,11, idari ve destek hizmetlerde yüzde 96,25 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 0,37 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 1,67 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,90 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 3,39 azalış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 1,09 azalış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 1,05 azalış gerçekleşti.

H-ÜFE sektörlerinden telekomünikasyon hizmetleri yüzde 44,73, hukuk ve muhasebe hizmetleri yüzde 46,67, diğer mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 64,52 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 133,74, programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 127,93, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 124,95 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri yüzde 8,60, konaklama hizmetleri yüzde 5,82, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 5,55 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık sinema filmi, video ve televizyon programı yapımcılık hizmetleri, ses kaydı ve müzik yayımlama yüzde 8,60, telekomünikasyon hizmetleri yüzde 4,13, yiyecek ve içecek sunum hizmetleri yüzde 3,64 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

“İmamoğlu’na Siyasi Yasak İsteyen Savcıya Yeni Görev Verildi” İddiası

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na hapis cezası ve siyasi yasak isteyen savcı Furkan Okudan’nın yeni bir göreve getirildiği iddia edildi.

Gazeteci Barış Pehlivan, Halk TV’de İpek Özbey’in sunduğu Sansürsüz programında, “İmamoğlu’na siyasi yasak isteyen, İmamoğlu’nun cezalandırılmasını isteyen savcı Furkan Okudan’a İstanbul Anadolu Adliyesi’nde İdari İşler’den sorumluluk görevi verildi ya. Görevlerinden birisini size okuyorum” dedi.

Pehlivan’ın duruşma savcısıyla ilgili iddiasını şöyle açıkladı:

“İmamoğlu’nun duruşma savcısına bugünden itibaren verilen görevlerden birisi şu; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın resmi e-posta adresine ihbar niteliğinde veya ilgili birime gönderilmek üzere iletilen e-postalarla ilgili gereğinin yapılması.

Yani siz bir vatandaş olarak İstanbul Anadolu Başsavcılığı gibi Avrupa’nın en büyüğü diye övündüğünüz o adalet sarayına bir suçla ilgili, bir suç şüphesiyle ilgili ihbarda bulunursanız o maile ilk bakacak, o maile soruşturma savcılarını gönderip göndermemeye karar verecek ya da sümenaltı edecek yani kapatacak ‘ya bu gereksiz’ diyecek kişi İmamoğlu’nun duruşma savcısı oldu.

İmamoğlu’na siyasi yasak isteyen savcı oldu yani AKP’li belediye başkanının yeğeni oldu. Yani AKP’li büyükşehir belediye başkanının nikahını kıydığı isim. Yani TÜGVA koordinatörleriyle birlikte fotoğraf çeken isim İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen ihbarlarla ilgili karar verme merciine oturtuldu.”

Paylaşın

Eylül Ayında Türkiye’nin Brüt Dış Borcu 442 Milyar Dolar Oldu

Eylül ayında Türkiye’nin brüt dış borç stoku 442,9 milyar dolar oldu. Net dış borç stoku 220,6 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Hazine garantili dış borç stoku ise 15,2 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye’nin brüt dış borç stoku eylül ayı itibarıyla 442,9 milyar dolar oldu. Açıklama göre net dış borç stoku  220,6 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Hazine garantili dış borç stoku ise 15,2 milyar dolar oldu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“‘Türkiye Brüt Dış Borç Stoku’, 30 Eylül 2022 tarihi itibarıyla 442,9 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı ise yüzde 52,6 olmuştur. Aynı tarihte, ‘Türkiye Net Dış Borç Stoku’ ise 220,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 26,2 olmuştur.

‘AB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku’, 30 Eylül 2022 tarihi itibarıyla 4.351 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 34,8 olmuştur. Aynı tarihte, ‘Kamu Net Borç Stoku’ ise 2.297 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 18,3 olmuştur.

Hazine garantili dış borç stoku 30 Eylül 2022 tarihi itibarıyla 15,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.”

Paylaşın

Türkiye – Suriye Görüşmesi: Sınır Güvenliği Konuşuldu

Türkiye, Suriye ve Rusya Savunma Bakanlarıyla istihbarat şefleri arasında Moskova’da gerçekleşen görüşmelere ilişkin bilgiler kamuoylarına yansımaya başladı. Görüşmeler genel anlamda pozitif olarak değerlendirildi.

Reuters haber ajansına konuşan bir Türk yetkiliye göre Suriye ve Türkiye savunma bakanları arasında Moskova’da yapılan görüşmelerde sınır güvenliği ve Türkiye’nin Kürt milislere karşı nasıl ortak hareket edebileceği ele alındı.

Dün yapılan görüşme Suriye savaşının 10 yıldan uzun süre önce başlamasından bu yana en üst düzey temas oldu. Türkiye, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’a karşı savaşan muhalifleri desteklemiş ve ülkenin kuzeyine asker göndermişti.

Esat’ın önde gelen müttefiki Rusya’nın teşvikiyle yapılan temas girişimi savaşın gidişatını değiştirebilir. Ancak engeller arasında Türkiye’nin desteklediği savaşçıların ve Esat rejiminden kaçmak için Türkiye’ye sığınan milyonlarca sivilin durumu yer alıyor.

Türk yetkili görüşmeyi “pozitif” olarak değerlendirdi.

İsminin açıklanmasını istemeyen Türk yetkili, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terörle mücadele için Türk tarafının “YPG ve IŞİD gibi terör örgütlerine” karşı nasıl ortak hareket edebileceğinin değerlendirildiğini kaydetti.

Yetkili, “Türkiye’nin önceliğinin sınır güvenliği olduğunun altı çizildi” dedi.

Suriye’nin kuzeyindeki Kürt özerk yönetimi yetkililerinden Badran Jia Kurd, toplantıdan Suriyeliler’in çıkarlarına aykırı yeni bir dizi anlaşma ve planın çıkmasını beklediğini söyledi.

Reuters’a konuşan Kürt yetkili bu durumun Kürtler’in Suriye’nin kuzeyinde ve doğusunda edindiği kazanımları ellerinden almasından kaygı duyulmasına neden olduğunu kaydetti.

Türkiye, Suriye’de Kürt YPG milislerine karşı üç harekat yürüttü. Kürtler ülkenin kuzeyinde savaşın başladığı 2011’den bu yana büyük ölçüde özerklik sağlamıştı.

Türkiye, YPG’yi PKK’nın uzantısı olarak görüyor ve güvenlik tehdidi olarak algılıyor. Geçen ay İstanbul’da düzenlenen terör saldırısının ardından Türk yetkililer Suriye’nin kuzeyine yeni bir harekatı da gündeme getirdi.

Rusya ve Suriye’de IŞİD’le mücadelede Kürtler’in liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri ile ortak olan ABD, Türkiye’nin yeni bir kara harekatı başlatmasına karşı olduklarını belirtiyor.

Ara ara yaşanan çatışmalara rağmen, YPG ve Şam, savaş sırasında genelde birbirlerinin yoluna çıkmaktan kaçındılar ve Türkiye’nin desteklediği gruplar dahil ortak düşmanları paylaştılar.

Şam, Kürtler’in özerklik taleplerini reddediyor. Siyasi uzlaşı çabalarında da bugüne kadar ilerleme sağlanamadı.

Türkiye-Suriye arasında bir yakınlaşma savaşın önceki dönemlerinde imkansız görünüyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esat için terörist ifadesini kullanıyor ve kendisi görevde olduğu sürece Suriye ile barış olmayacağını söylüyordu. Esat ise Erdoğan’ın Suriye topraklarını “çaldığını” söyleyerek “hırsız” ifadesini kullanmıştı.

Hükümet yanlısı Suriye gazetesi El Vatan, bazı kaynakların, savunma bakanları toplantısının yapılmasının, önceki toplantılarda işler Şam’ın istediği seviyeye geldiği için mümkün olduğunu söylediklerini aktardı.

Suriye devlet haber ajansı SANA, tarafların terörle mücadele, Suriye’deki durum ve mülteciler sorununu ele aldıklarını bildirdi.

SANA, üç bakanın Suriye ve bölgedeki durumun istikrarı için ortak diyaloğun sürdürülmesinin önemini vurguladıklarını kaydetti.

Türk yetkili, Suriye’den Türkiye’ye göçün de bundan böyle hoş karşılanmayacağının belirtildiğini aktardı. Türkiye yaklaşık 3 milyon 700 bin Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu dünyanın en büyük mülteci nüfusuna işaret ediyor. Ancak ülkede yaşanan ekonomik kriz toplumun mültecilere karşı tepkisine yol açıyor.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi profesörü Hüseyin Bağcı, ilk hedefin güven oluşturmak olduğunu ve her iki tarafın da kazanç elde etmeye çalışacaklarını belirterek görüşmeyi ilişkilerin normalleşmesinde önemli bir adım olarak değerlendirdi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın