Denemeniz Gereken Beş Güzellik Trendi

Günümüzde bir mağarada yada bir kayanın altında yaşamıyorsanız, moda ve güzellik trendlerinin altın döneminin (pek çoğumuz için) geri döndüğünü bilirsiniz! Boncuklu takılar, slip elbiseler, saç bantları, parlak dudaklar…

Haber Merkezi / Sizi daha çekici ve etkileyici yapacak denemeniz gereken beş  güzellik trendi için okumaya devam edin…

İnce kaşlar; 

Son birkaç yılı kaşlarımızı doldurmak ve dolgun göstermek için harcarken, bu yeni trend çabalarımızı adeta boşa çıkardı. İnce kaşlar tekrar moda olsa da, herkes kaşlarını almaya istekli değil. Kaşlarınızı kurşun kalem inceliğinde cımbızlamak yerine, kaşlarınızın doğal şekillerinde uzamasına izin verin ve ardından ince görünmeleri için kapatıcı tüyoyu kullanın.

Görünür dudak kalemi;

90‘ların sonu ve 2000’lerin başı parlak dudaklar ve koyu, görünür dudak kalemleri oldukça modaydı. Sonrasında geri düşsede son dönemde yeniden popüler hale gelmiş durumda. Dudaklarınızı koyu kahverengi bir astarla hizalayın ve bu etkiyi yeniden yaratmak için ten rengi bir dudak parlatıcısı sürün. 

Mavi göz farı;

2000’li yılların makyaj trendlerinde fuşya pembesi, mandalina sarısı vb. cesur ve eğlenceli renkleri öne çıkmışken, günümüzün cesur rengi ise mavi ren. Pastel mavi renk, kalabalıkların yeni favorisi…

Ağır allık;

Yoğun allık, 2000’li yıların en sevilen güzellik trendlerinden biriydi. Trend, biraz daha iyi harmanlanmış olarak son dönemde tekrar moda oldu. Güzellik meraklıları, bu görünümü yaratmak için krem ​​ve jel bazlı formülleri tercih ediyor. Dürüst olmak gerekirse, oldukça şaşırtıcı görünüyor!

Siyah göz kalemi;

Avril Lavigne’in 2000’li yıllarda çektiği müzik videolarında siyah gözlerini hatırlıyor musunuz? Eh işte… Siyah göz trend geri döndü ve podyumlarda da görüldü.

 

Paylaşın

Seramidlerin Beş Etkileyici Güzellik Faydası

Tüketicilerin, artan farkındalık sayesinde, cilt bakım ürünlerindeki bileşenler konusunda daha dikkatli hale geldiği bir sır değil. Oldukça uzun bir süredir var olan, ancak son zamanlarda ilgi odağı haline gelen bir bileşen de seramidlerdir. Seramidler cildi hasarlardan korumaya, nemin tutulmasını sağlamaya kadar, tüm cilt tipleri, özellikle kuru ciltler için bir kurtarıcıdır.

Haber Merkezi / Bilimsel olarak ifade edersek, seramidler cildin en üst katmanlarında bulunan yağlardır ve cildin bileşiminin yüzde 50’sinden fazlasını oluştururlar. Bu nedenle aranan bir cilt bakım bileşeni olmaları şaşırtıcı değildir. İşte seramidlerin etkileyici beş güzellik faydası…

Nemi hapseder;

Seramidler inanılmaz nemlendiricilerdir! Diğer moleküllerle bağlantı kuran ve hücresel fonksiyonları destekleyen uzun zincirli yağ asitlerinden oluşurlar. Geçirgenliği önleyen ve nemi cildinize hapseden koruyucu bir cilt bariyeri oluştururlar. 

Yaşlanma belirtilerini azaltır;

Daha önce de belirtildiği gibi, seramidler cilt bariyeri fonksiyonunu geliştirir ve cildin lipid bariyerinin güçlenmesine yardımcı olur. Bileşik, cilt bariyerini güçlendirerek yaşlanma belirtilerini azaltır ve cildin parlak, genç ve ışıltılı görünmesini sağlar.

Akneyi önler;

Seramidlerin sadece kuru ciltler için işe yaradığını, pul pul dökülmesini ve yaşlanma belirtilerini azalttığını düşünüyorsanız, tekrar düşünün. Seramidler bakterilerin cildinize girmesini önleyen bariyeri onarır ve eski haline getirir. Bakteri olmaması sivilce olmadığı anlamına gelir.

Cildi yumuşatır ve pürüzsüzleştirir;

Artan hidrasyon ve daha iyi bir cilt bariyeri, gözle görülür şekilde daha az çizgi ve kırışıklığa sahip ve dehidrasyon olmadan daha dolgun, daha pürüzsüz, daha sıkı bir cilt anlamına gelir. Bunun nedeni, seramid kullanmanın cildinizdeki kayıp yağları geri kazandırması ve genel görünümü iyileştirmesidir.

İltihabı yatıştırır;

Cildin bariyeri tehlikeye girerse, cilt kurur ve susuz kalır. Sadece düzenli kuruluktan da bahsetmiyoruz; iltihap, kaşıntı, pul pulluk ve hatta egzama, sedef hastalığı veya rozasea gibi durumlardan bahsediyoruz. Bunun olmasını önlemek için seramid kullanın! Kelimenin tam anlamıyla, kahraman bileşeninin düzeltemeyeceği hiçbir şey yoktur…

 

Paylaşın

Daha Dolgun Dudaklara Sahip Olmanın En Kolay Yolu

Kylie Jenner, dolgun dudaklarıyla ortaya çıktığında hepimizi heyecanlandırdı. Peki Kylie Jenner’ın dolgun dudakları gibi dudaklara sahip olmak için dudak dolgusu yaptırmanın dışında, her şeyi denediniz ve hiçbiri işe yaramadı mı? 

Haber Merkezi / Tabi ki daha dolgun dudaklarla sahip olmanıza yardımcı olacak doğru yöntemlerimiz var. Nasıl daha dolgun dudaklara sahip olacağınızı öğrenmek için okumaya devam edin.

Dudaklarınızı nemlendirin ve temizleyin;

Bu bir numaralı adım ve çok önemli. Başka yöntemleri denemeden önce dudaklarınıza peeling (ölü hücrelerden kurtulun) yapın. Pul pul dudaklar ışığı daha az  yansıtır, bu da dudaklarınızı olduğundan daha küçük göstermesine neden olabilir. Dudağınızın üstündeki ölü hücrelerden kurtulmak için diş fırçasıyla hafifçe fırçalayın. Bu aynı zamanda dolaşımı hızlandırarak makyajsız makyajsız pembe bir ton verir.

Dudak boyası kullanın;

Hala dudak kalemi ile dudaklarınızın üstünü çizmeye mi çalışıyorsunuz? Bu iyi ve güzel olabilir, ancak kendinize bir iyilik yapın ve bunun yerine dudak boyasına geçin. İyi bir fırça ile dudak boyası, daha dolgun dudaklara sahip olmak söz konusu olduğunda en yakın arkadaşınız olmaya aday.

Dudaklarınızı şekillendirin;

Artık dudak boyanız olduğuna göre başlayalım. Dudaklarınıza kapatıcı uygulayarak başlayın. Fırçayı boya kabına daldırın ve doğal dudak çizginizin biraz üzerine çıkarak dudaklarınızın ana hatlarını çizin.

Karıştırın;

Dudaklarınızı boyamadan önce dudaklarınıza biraz boyut eklemek için yüzük parmağınızı kullanarak kapatıcıyı ve dudak boyasını karıştırın. Ardından bu karışım ile dudaklarınızı boyayın; dudaklarınızın ortasını daha açık ve kenarlarını daha koyu tonda tuttuğunuzdan emin olun. Çünkü bu, 3D benzeri bir etki yaratmaya ve dudaklarınızın şeklini daha iyi göstermeye yardımcı olacaktır.

Doldurun;

Şekillendirmeyi tamamladığınızda, dudaklarınızın geri kalanını dudak boyası ile doldurun! Merkezin daha açık, kenarların daha koyu olduğundan emin olun ve çizgilerin dışını çıkmamaya özen gösterin. 3D parlaklığın devrim niteliğindeki özelliğine sahiptir ve dudaklarınıza ihtiyaç duydukları ekstra bir çekicilik verecektir.

Paylaşın

Menopoz cildi ve saçı nasıl etkiler?

Menopoza boşuna “değişim” demiyorlar. Bir kadının son adet döneminden 12 ay sonra başlayan bu yaşam dönemi, vücuttaki değişiklikleri tetikler. Bu değişikliklerden bazılarını memnuniyetle karşılayabilirsiniz ama diğerleri o kadar eğlenceli olmayabilir.

Haber Merkezi / Örneğin, menopozdan sonra cilt ve saçınızdaki değişimi ele alalım. Makalemizde menopoz, dönemleriniz bittikten sonra cildinizin ve saçınızın nasıl farklı görünebileceğini ve bu konuda neler yapabileceğinizi ele aldık.

Östrojen saçı ve cildi nasıl etkiler?

Menopoz sonrası saçınızda ve cildinizde değişiklikler görüyorsanız, bu durum genellikle östrojen hormonunun hızla düşmesinden kaynaklanmaktadır.

Östrojen ciltte su tutulmasını ve dolgunluğu destekler. Östrojen düştüğünde, cildin nemli kalmasına yardımcı olan bazı molekülleri kaybedersiniz. Östrojen ayrıca saç büyümesine ve dolgunluğuna da katkıda bulunur. Onsuz, saçlarınız daha ince hale gelebilir.

Yaygın menopoz cilt ve saç değişiklikleri;

Menopoz sonrası insanların ciltlerinde ve saçlarında bekleyebilecekleri en yaygın değişiklikler şunlardır?

Cildin gençliğini kaybetmesi;

Kolajen, vücudun dokularını bir arada tutan bir proteindir. Östrojen düştüğünde cildinizin kolajen üretimi de azalır. Kollajen kaybı, cildin gençliğini kaybetmesi anlamına gelir.

Bu sorunla mücadele etmek için birçok insan kolajen takviyeleri alır veya kemik suyu gibi yüksek kolajenli gıdalar tüketir.

Evde basit bir yüz masajı ile kolajen kaybıyla savaşmaya yardımcı olabilirsiniz. En sevdiğiniz nemlendiriciyi veya yüz yağınızı almanızı ve her gece kendinize yüz masajı yapmanızı öneririz. Masaj hareketi cildinizin kolajen üretimini uyadırır.

Kuruluk, pul pul dökülme ve kaşıntı;

Menopoz sonrası cilt kuruluğunu evde bakım rutini ile giderebilirsiniz;

  • Cildi nazikçe temizleyin; Cildiniz kuru olsa bile, makyajı ve günlük kiri çıkarmak için cildinizi her gün temizleyin. Ancak yüzünüz yağlı değilse köpüren temizleyici kullanmayın. Hassas ciltler için tasarlanmış, köpürmeyen, nazik bir temizleyici kullanın.
  • Cildinizi günlük nemlendirin; Menopoz sonrası birçok kadın cildinin nemini yükseltmesi gerekir. Hyaluronik asit içeren nemlendiriciler cildi nemli tutmakta daha iyidir. Antioksidan içeren kremler de yardımcı olabilir.
  • Tahriş edici maddelerden kaçının; Cildinizi kötüleştiren maddelerle cilt sorunlarını daha da kötüleştirmek istemezsiniz. Koku, renk ve alkol içeren ürünlerden kaçının.
  • Sıcak değil, ılık duş alın; Duşunuzu kısa ılık suyla yapın. Sıcak suyla duş olmak cildinizi doğal yağlarından arındırır ve kurumasına neden olur. Duştan çıktıktan sonra hafif kurulanın ve hemen sonra nemlendirici kullanın.

Kızarıklık görürseniz, doktorunuza görünün. Bir dermatolog, egzama, rosacea veya alerjik reaksiyonlar gibi sorunları ekarte edebilir ve bir çözüm bulmanıza yardımcı olabilir.

Lekeler;

Bazen yaşlılık lekeleri olarak adlandırılan bu sinir bozucu koyu lekeler genellikle menopozdan sonra ortaya çıkar ve evde tedavi edilmesi zordur. Lekeleri gidermek için bir doktora görünmelisiniz.

İstenmeyen tüyler;

Hormonlar değiştikçe, üst dudakta veya çenede kıl fark edebilirsiniz. Cımbız, ağda, tüy dökücü kremler tekrar büyüyene kadar sizi kurtulacaktır.

Elektroliz kalıcı bir epilasyon çözümüdür. Kıl köklerindeki büyüme hücrelerini yok eder, böylece kıllar tekrar büyüyemezler.

Lazer epilasyon yüzdeki istenmeyen tüylerden sizi kurtulabilir; ancak bir uyarı; istenmeyen tüyleriniz hafifse lazer işe yaramaz.

Menopoz sonrası sivilceler;

Ne yazık ki menopoz sivilcelerin bittiği anlamına gelmiyor. Bazı kadınlar hayatları boyunca sivilce yaşarken, diğerleri menopozdan sonra östrojen seviyeleri düştüğünde daha fazla sivilce sorunu yaşarlar. Sorunun çözümü için doktorunuza başvurabilirsiniz.

Saç dökülmesi ve incelmesi;

Östrojen saç büyümesini, yoğunluğunu ve dolgunluğunu destekler. Menopoz sırasında insanlar saçlarının inceldiğini, daha az dolduğunu veya daha fazla döküldüğünü fark edebilir.

Saç büyümesi için saç deriniz kuruysa, nazik, nemlendirici şampuanlar kullanın ve daha az sıklıkta yıkayın. Ancak saç deriniz yağlıysa, her gün şampuanla yıkamak isteyebilirsiniz. Bu kişiden kişiye değişir.

Son olarak, bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza başvurun;

  • Kafa derisinde belirgin daire şeklinde kel noktalar
  • Kaşıntı, yanma veya ağrı ile ortaya çıkan saç dökülmesi
  • Saç çizgisinde sivilce benzeri şişlikler
  • Saçlar kümeler halinde çıkıyorsa
  • Döküntü

Güneşten korunma şart;

Ne olursa olsun, güneş kremi arkadaşınızdır. Tüm yıl boyunca her gün sürmeye çalışın. Güneşten korunma yaşlanma belirtilerini önleyebilir ve cilt kanserini önleyebilir. SPF 30 veya daha yüksek geniş spektrumlu bir güneş kremi kullanın. Beğendiğiniz birini seçin, böylece her sabah uygulamanız daha olası olacaktır.

Kendinize iyi bakın;

Zaman ve hormon değişiklikleri cildimize ve saçımıza yaptıklarından hoşlanmayabiliriz. Ancak yaşam düzeyini en üst düzeye çıkarma gücünüz var. Sağlıklı beslenin, düzenli egzersiz yapın, sigara içmeyin ve düzenli olarak doktorunuza görünün.

Paylaşın

Güneş yanığı nasıl tedavi edilir?

Güneş kremi ve giysilerden oluşan koruma olmadan çok fazla güneş ışınlarına maruz kaldığınızda cildiniz yanabilir. Yanan cildi iyileştirmeye ve yatıştırmaya yardımcı olmak için, güneş yanığını fark ettiğiniz andan itibaren tedavi etmeye başlamanız önemlidir.

Haber Merkezi / Yapmanız gereken ilk şey güneşten kaçınmak, kapalı bir ortama girmektir. İçeri girdikten sonra, dermatologların önerdiği ipuçları rahatsızlığı gidermeye yardımcı olabilir:

  • Ağrıyı hafifletmek için sık sık soğuk banyo veya duş alın. Küvetten veya duştan çıkar çıkmaz kendinizi nazikçe kurulayın, ancak cildinizi biraz nemli bırakın. Ardından bir nemlendirici uygulayın. Bu, kuruluğu hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Güneşten yanmış cildi yatıştırmaya yardımcı olması için aloe vera veya soya içeren bir nemlendirici kullanmayı tercih edin. Belirli bir bölge özellikle yanmışsa, bir hidrokortizon kremi uygulamak isteyebilirsiniz.
  • Şişliği, kızarıklığı ve rahatsızlığı azaltmak için aspirin almayı düşünün.
  • Bolca su için; Güneş yanığı, sıvıyı cildin yüzeyine çeker ve vücudun geri kalanında su azalır. Güneş yanığı olduğunuzda fazladan su içmek dehidrasyonu önlemeye yardımcı olur.

  • Cildiniz kabarırsa, kabarcıkların iyileşmesine izin verin. Kabarık cilt, ikinci derece güneş yanığı olduğu anlamına gelir. Cildinizin iyileşmesine ve sizi enfeksiyondan korumasına yardımcı olmak için kabarcıklar oluştuğundan kabarcıkları patlatmamalısınız.
  • İyileşirken güneşten yanmış cildi korumak için ekstra özen gösterin. Dışarıdayken cildinizi kapatan giysiler giyin. Sıkı dokunmuş kumaşlar en iyi sonucu verir; kumaşı parlak bir ışığa tuttuğunuzda, gelen ışığı görmemelisiniz.

Geçici bir durum gibi görünse de, cildin güneşin ultraviyole (UV) ışınlarına çok fazla maruz kalmasının bir sonucu olan güneş yanığı, cilde uzun süreli hasar verebilir. Bu hasar, kişinin cilt kanserine yakalanma riskini artırarak cildi güneşten korumayı kritik hale getirir.

Güneş yanığınız hakkında sorularınız için veya cildinizi güneşten nasıl daha iyi koruyacağınızı öğrenmek için bir dermatologla görüşebilirsiniz.

Paylaşın

Ailenizi köpek almaya ikna etmenin 7 yolu

Herkes tüylü arkadaşları sever. Hepimiz sabah bizi uyandıracak güzel bir golden retriever isteriz. Ancak çoğumuz için evimizde evcil hayvan beslemek kolay değil. Ebeveynlerimizi köpek almaya ikna etmek için çeşitli hileler denemeliyiz. 

Haber Merkezi / Bir evcil hayvana sahip olmak her zaman eğlenceli değildir; özellikle köpekler çok fazla bakım gerektirir ve bu büyük bir sorumluluktur. Yani bir köpek almaya karar verdiyseniz, işte ailenizi ikna etmenin birkaç yolu;

Önce araştır;

Pek çok köpek ırkı vardır ve bunların dikkatli bir şekilde ele alınması gerekir. Bir Corgi isteyebilirsiniz, ancak bir Lhasa size en uygun olabilir. Farklı ırklar hakkında araştırma yapın; bulunduğunuz yer, iklim, yiyecek bulunabilirliği vb. gibi faktörleri göz önünde bulundurun. 

Bir plan hazırlayın;

Alacağınız köpeğin cinsine karar verdikten sonra, köpek için günlük bir rutin planlayın ve bunu ailenizle paylaşın; yürüyüşü, yemeği, eğitimi ve hatta egzersizi. 

Nasıl yardım edeceksin?

Köpek hastaysa oynamak için dışarı çıkmayı bırakır mısın? Hiç şikayet etmeden ona her gün yemek verecek misin? Başlangıçta hepimiz evcil hayvan için bir şeyler yapma eğilimindeyiz, ancak daha sonra bu sadece ebeveynlerin sorumluluğu haline geliyor. Onlara sorumluluğu almaya istekli olduğunuzu gösterin.

Sorumlu olduğunuzu nasıl kanıtlayacaksınız?

Ebeveynlere yardım etmek için harekete geçin; bulaşıkları yıkamak, yemek pişirmeye yardım etmek vb. Sorumluluk sahibi olduğunuzu kanıtlayın. Sabırlı olun ve yakında en iyi tüylü bir arkadaşınız olacak. 

Bakımı için katkıda bulunabilir misiniz?

Bir köpek, çok fazla bakım ve eğitim gerektirir. Yiyecekleri ve ilaçları bile pahalı. Masraflar konusunda yardımcı olabileceğiniz bir yol planlayın; masrafların tamamını değil, ama küçük bir kısmını. 

Köpek almanın artılarını anlatın;

Köpek edinmenin birçok faydası vardır. Bu, ailenizle geçirdiğiniz zaman için eğlenceli bir partnere sahip olmak gibidir. Köpekler, size sorumluluk, fedakarlık, şefkat vb. gibi çeşitli yaşam becerileri öğretirler. Bunu ebeveynlerinize anlatın.

Dinlemeyi unutma;

Ebeveynlerinizin bakış açılarını dinleyin ve anlayın ve onlara sakince cevap verin. Acele etmeyin; sen kendini ispatlarken onlar da düşünsünler.

Paylaşın

İşyerinde fark edilmenin 7 yolu

Hepimiz işte başarılı olmak istiyoruz. Sonuçta rahat bir hayata giden yol budur; iyi bir banka hesabı, geniş bir ev, lüks bir araba ve ihtiyacınız olan diğer materyaller. İşyerlerinde rekabet zamanla kat kat artmış ve işyerlerinde kolayca fark edilmek zorlaşmıştır.

Haber Merkezi / İşte tanınmanın başarının ilk adımı olduğu konusunda hiç şüphe yok. İşyerinde fark edilmek için mücadele ediyorsanız, bunu gerçekleştirmenin 7 yolu var. İşte size yardımcı olacak o yollar…

İnisiyatif alın

Kimsenin üzerinde çalışmak istemediği karmaşık bir konu veya proje var mı? Ya da patronunuzun haftalardır planlamaya çalıştığı ama uğraştığı bir şey mi?

Bunu yapmak için inisiyatif alın. Fark edilmenin harika bir yolu, kimsenin üstesinden gelmek istemediği, ancak yapılması gereken bir projeyi üstlenmektir.

İlişki kurun

Başarıyı elde edenlerin, insanları tanıyan insanlar olduğuna şüphe yoktur. Bu nedenle, ağ becerilerinizi geliştirmek çok önemlidir.

En küçük jestler bile size yardımcı olabilir – bir fincan kahve alıyorsanız, meslektaşınız için de bir tane alın. Ağ oluşturma, tamamen nezaket ve karşılıklı destek ile ilgilidir.

Etkinliklere katılın

Ofis etkinliklerine katılın. Ancak, sarhoş olmayarak sınırlarınız içinde olun. Kişisel ve profesyonel karasındaki sınırın azalmasına izin vermeyin.

İşi geliştirin

Daha fazla iş getirirseniz, kesinlikle fark edilirsiniz. Bir varlık olarak görülme şansınızı arttırmak sizi çevreleyen fırsatların farkında olun.

Takım oyuncusu olun

İş arkadaşlarınızın ihtiyaçlarına karşı tetikte olmak ve iş yükleri bunaltıcı olduğunda yardım teklifinde bulunmak, kendinizi bir takım oyuncusu olarak kabul ettirmenin en iyi yoludur.

Asla kimseyi kötülemeyin

İş arkadaşlarınızın veya arkadaşlarınızın arkasından konuşmayın, dedikodu yapmayın. Her ikisi de patronunuzun kulağına giden bir yol bulursa işinize veda edebilirsiniz. Dedikodu ve kötü konuşma sizi hiçbir yere götürmez.

Fikirlerinizi paylaşın

Fikirlerinizi patronunuzla paylaşmayı unutmayın. Fikirleriniz, ekibinizin yaptığı işi dönüştürebilir ve ekipteki rolünüzün daha önemli hale gelmesine yol açabilir.

Paylaşın

Uyku Maskesinin Güzelliğe Faydaları

Cilt bakımı birçokları için her zaman karmaşık ve zor olmuştur. Cilt yapısının inceliklerini anlamak, o cilt tipini hedefleyen ürünleri satın almak ve sonuçların ortaya çıkması için uzun süre beklemekle başlar.

Haber Merkezi / Cilt bakımı rutini her zaman 8 veya 12 adımlık uzun bir temizlik, tonlama, nemlendirme, güneş kremi ve daha fazlasını içeren bir ritüel olmak zorunda değildir.

Piyasadaki minimalist cilt bakımı rutinleri bile 5 aşamalıdır. Neyse ki basitleştirilmiş aynı sonuçlara tek adımda ulaşabileceğiniz çözümlerde mevcuttur; uyku maskesi

Cildimiz, bedenimizi gün içerisinde UV ışınlarından, kirlilikten, stresten, asidik ortamdan vb. korunmak için çalışır. Geceleri ise vücudunuzun iyileşeceği ve siz uyurken kendini onaracağı onarım moduna geçer.

Uyku maskeleri cilde nasıl fayda sağlar?

Gece uyku maskeleri, yatmadan hemen önce uygulanır ve gece boyunca kalır. Taze ve gençleşmiş bir cilt ile güne başlarsın.

Cildi nemlendirir

Cilt yaşla birlikte nemini kaybeder. Uyku maskesi, aktif bileşenlerle cildi nemlendirir ve mineraller, vitaminler ve cildi güçlendiren bileşenlerle yatıştırır.

Uyku maskesi siz uyurken cildinizin kurumasını engeller ve ayrıca kir ve diğer kirleticilerin gözeneklere girmesini önlemeye yardımcı olur.

Cildi canlandırır

Uyku maskesi hücre yenilenmesinde katalizör görevi görür ve yaşlanma belirtilerini yavaşlatarak cildin ihtiyaç duyduğu beslenmeyi sağlar. Aktif bileşenlerin tam potansiyelleriyle çalışması için ekstra zaman verir ve daha derin bir uyku için yüzü rahatlatır.

Uyku maskesi cildin mikrobiyomunu dengede tutmaya yardımcı olur. Sağlıklı bir cilt için dengeli bir mikrobiyom şarttır. Uyku maskesi, cilt mikrobiyomunu dengeleyerek cildinizi gençleştirebilir, onarabilir ve koruyabilir.

Araştırmalar, prebiyotikler içeren cilt bakımının, cildin bağışıklığını iyileştirmek için sağlıklı mikropların yenilenmesine yardımcı olduğunu gösteriyor.

Ek olarak, uyku maskesinde kullanılan benzersiz lipozomal teknoloji, cilde özdeş moleküllerin en kısa sürede verilmesine yardımcı olur. Lipozomlar, formülasyonun doğru yerde ve zamanda korunmasına, taşınmasına ve serbest bırakılmasına yardımcı olur.

Gece cilt bakımı, cildinize sunabileceğiniz en iyi besindir. Öyleyse kendinizi şımartın! Uyku maskenizi takın ve sağlıklı bir cilde uyanın.

Paylaşın

Pancar suyu detoksu kilo vermede etkili midir?

Detoks suyu kavramı, vücut sistemini temizlemek ve vücuttaki tüm toksinleri atmak için kullanılır. Bu süreç otomatik olarak fazla kiloları kaybetmeye yardımcı olur. Vücutta depolanan fazla yağın, sağlıksız beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının bir sonucu olan toksinlerden başka bir şey olmadığı bilinir. 

Haber Merkezi / Bugün sizlere közlenmiş pancarla yapılan ve etkili bir sonuç için aç karnına tüketilmesi önerilen basit ve etkili pancar detoks suyundan bahsedeceğiz.

Neye ihtiyacın var?

  • 3 su bardağı su
  • 2 dal nane yaprağı
  • 2 tatlı kaşığı elma sirkesi
  • 1/2 misket limonu
  • 1/2 kavrulmuş pancar

Pancar detoksu suyu nasıl yapılır?

Bir karıştırıcı alın, suyu, nane yaprağını, elma sirkesini, limon küplerini ve pancarı ekleyin. İyice karıştırın ve 5-10 dakika dinlenmeye bırakın, süzün. Aç karnına 5 gün boyunca sürekli içilmesi önerilir.

Pancar detoksu suyunun faydaları;

Su içeriği zengin ve kalorisi düşük olan bu mevsimsel lezzet, aç karnına tüketildiğinde sağlıklı bir kilonun elde edilmesine ve korunmasına yardımcı olan protein ve lif içeriğiyle doludur. Bir Japon araştırmasına göre aç karnına vücudunuza 1 veya 2 yemek kaşığı elma sirkesi eklemek kilo vermenize yardımcı olabilir.

Ayrıca vücut yağ yüzdesini azalttığı, göbek yağını erittiği ve kandaki trigliseritleri azalttığı tespit edilmiştir. Nane bu detoks suyuna ferahlatıcı bir aroma verirken, limon suyundaki sitrik asit metabolizmayı hızlandırır, kalori yakar ve daha az yağ depolamanıza yardımcı olur.

(Görseller; istockphoto.com)

 

Paylaşın

Güneşlenme hakkında bilmeniz gereken her şey!

Dünya’da yaşam Güneş olmadan düşünülemez. Doğal ışık sağlığımız için çok önemlidir. Güneş ışığı vücudumuzun doğal ritmini düzenlemeye yardımcı olur. Bedenimiz yeterince güneş ışığı almadığı zaman sağlığımız şaşırtıcı şekillerde etkileyebilir.

Haber Merkezi / Güneş ışığına aşırı maruz kalmanın cilde zarar verebileceğini duymuş olabilirsiniz, ancak Güneş ışınlarına belirli bir zamanda ve belirli bir şekilde maruz kalmanın oldukça faydalı olabileceğini biliyor musunuz?

Çok sayıda cilt hastalığını iyileştirebilir ve ayrıca ruh halinizi yükseltmeye yardımcı olabilir. Güneş ışınlarına maruz kalma, aynı zamanda güneş banyosu tedavisi olarak da adlandırılır, hastalıklarla mücadelede eski çağlardan beri kullanılmaktadır. Gelin birlikte güneşlenmenin faydalarının neler olduğunu öğrenelim.

Güneş ışığı, vücudun sirkadiyen ritmini korumak için gerekli olan vücuttaki melatonin üretimini düzenlemeye yardımcı olur. Melatonin beynimizin epifiz bezi tarafından salgılanan temel bir hormondur. Bu hormon uyku-uyanıklık döngümüzü düzenler. Melatonin üretimi güneş ışığının yoğunluğundan etkilenir. Geceleri artar, gündüzleri düşer.

Güneşlenme, hormonal seviyeyi kontrol altında tutmaya yardımcı olur ve rahatsızlıkları uzak tutar. Ayrıca güneş ışığına maruz kalmanın azalmasının fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar geliştirebileceği bulunmuştur. Güneş ışınlarına maruz kalmak cildinizi yakmak anlamına gelmez. Kendinizi güneş ışınlarına sağlıklı bir şekilde maruz bırakmanız yeterli. Kendinizi sağlıklı maruziyetten mahrum bırakmak da vücutta D vitamini eksikliğine neden olabilir.

Güneş ışınlarının sağlığa faydaları;

Güneşlenmek vücuttaki kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olur ve toksinleri vücuttan atar. Kalsiyumun kemikler tarafından emilmesi için de gereklidir. Araştırmalar ayrıca UVB ışınlarının insan vücudunda kan basıncını artırmak için çok önemli olan D3 vitamini sentezini desteklediğini gösteriyor. Bebekler bile güçlü kemikler ve dişler için güneş ışığına maruz kalmalılar.

Güneş ışınlarının benzersiz iyileştirme gücü vardır ve hatta sedef hastalığı, akne ve egzama gibi cilt bozukluklarını tedavi etmek için de faydalıdır. Güneşin ışığı, kan damarlarını temizlemek için cildin derinliklerine nüfuz eder.

Güneşlenme Yöntemleri;

Aklınızda bulundurmanız gereken ilk şey, çok kuvvetli güneş ışığı altında güneşlenmemeniz gerektiğidir. Üstelik terlemeye başlar başlamaz güneş ışınlarından uzaklaşmalısınız.

Güneşlenmek için önce başınızı ıslak bir havluyla örtün. Cildinizin güneş ışığını daha iyi emmesi için iç çamaşırınızla olmalı veya hafif pamuklu giysiler giymelisiniz. Ya uzanın ya da güneşin altında bir yere oturun ve bir süre rahatlayın. Terlemeye başladığınızda, güneş ışınlarından uzaklaşın ve soğuk suyla banyo yapın.

Süre;

Yaz aylarında süre 10-15 dakika, kış aylarında ise 20-30 dakika olmalıdır. Ancak rüzgarlı bir yerde güneşlenmekten kaçınılmalıdır. Güneşlenmek için en iyi zaman sabah 8’den önce ve akşam 5’ten sonradır çünkü bu saatlerde güneş ışınları çok sert değildir.

Dikkat etmeniz gerekenler;

Güneşlenirken aklınızda bulundurmanız gereken birkaç önemli şey var;

  • Bol su için ve güneşlenirken kendinizi nemli tutun
  • Güneşlenirken başınızı ıslak havluyla örtün
  • Güneşlendikten sonra bol su ile banyo yapın
  • Güneşlendikten hemen sonra bir şey yemeyin
  • Bir saatten fazla güneşlenmeyin
  • Güneşlenmeden 2 saat önce hiçbir şey yemeyin
  • Kalp rahatsızlığı olan veya ışığa alerjisi olan kişiler güneşlenmemelidir

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Paylaşın