Amasya: Alçak Köprü

Alçak Köprü; Amasya’nın Merkez İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kale ve çevresini Yeşilırmak’ın karşı kıyısına, yani kentin yerleşim yerine bağlamak üzere inşa edilmiştir. 

Düzgün kesme taşlarla dört yüksek kemer oluşturacak biçimde inşa edilen köprünün bu yüksek ayakları zaman içinde Yeşilırmak’ın yükselen yatağına gömülmüş, kemerlerin sadece üst kısımları görünür kalmıştır.

Kemerlerin üzerindeki köprü tablası da su yüzeyine yaklaştığından halk bu zamandan sonra köprüyü, bugün de kullandığımız haliyle “Alçak Köprü” olarak adlandırmıştır. 19. yy.’a kadar bu haliyle kullanılagelen köprünün tehlike oluşturabileceğini düşünen Mutasarrıf Ziya Paşa 1865 yılında köprünün bu alçak kemerleri üzerine on bir ayaklı, ahşap, yeni bir köprü kurdurmuştur.

Ancak bu yeni köprü çok uzun ömürlü olmamış, 1881 yılında aşanan taşkında Yeşilırmak’ın sularında kaybolup gitmiştir. Mutasarrıf Atıf Bey zamanında eski kemerlerin üzerine bir kez daha yeni bir köprü kurulmuş, bu yeni köprü bir önceki ahşap köprüden daha sağlam inşa edilmiştir. Kullanılmayan bir kilisenin taşlarından faydalanılarak yapılan bu ikinci köprü, 1965 yılında biraz daha güçlendirilerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Paylaşın

Amasya: Kral Kaya Mezarları

Kral Kaya Mezarları; Amasya’nın Merkez İlçesi, Hatuniye Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Helenistik Dönemde, Amasya’yı İÖ. 333’den İÖ. 26’ya kadar başkent olarak kullanan Pontus Krallarına ait olan Kral Kaya Mezarları, Amasya Kalesi eteklerinde düz bir duvar gibi dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmıştır. Hatuniye Mahallesi’nin dar sokaklarından, tren yolunu geçerek çıkılan mezarların arasında, kayaya oyulmuş yollar ve merdivenler bulunmaktadır.

Yeşilırmak Vadisi boyunca, irili ufaklı 21 mezar olduğu bilinmekle birlikte bunlardan sadece birkaç tanesi günümüze gelebilmiştir. Kaya Mezarları’nın içlerinden çok arkalarına oyulmuş geçitler dikkat çekicidir. Bu bölgedeki büyük mezarlardan birinin yanında, nehre kadar uzandığına inanılan bir tünelin başlangıcı bulunmaktadır.

Kral Kaya Mezarları’nın en büyüğü, galeri ve merdivenlerle çıkılan, batı yönündeki en son mezardır. Bu mağaranın yüksekliği 15 m, genişliği 8 m, derinliği ise 6 m’dir. Mezar odasına girişi, diğer mezarlardaki kapılardan daha yüksektir. Büyük Kral Mezarı olarak da adlandırılan mağara, cephe itibariyle pek çok tahribata uğramıştır. Kızlar Sarayı üzerinde yer alan üçlü kral mezarı birbirine çok yakın oyulmuştur.

En solda yer alan mezar, ortadaki mezar sahibini gölgede bırakmak amacıyla ön plana çıkarılmıştır. Kızlar Sarayı’nın alt kısmında ve demiryolu tünelinin hemen üzerinde bulunan mezar da diğerleri gibi blok kaya oyularak yapılmıştır. Diğer kaya mezarlarından farklı olarak etrafı oyulmamıştır. Ayrıca mezar odasına çıkmayı kolaylaştıracak taş merdivenler de yapılmamıştır.

Mezar odasının sağ ve sol kenarlarında yapılan sütunlar daha sonra kırılmıştır. Mağaraların bütününde görülen kapaksız, 2-3 metre arasında değişen yükseklikte, kapıya benzeyen girişler, bu mağaraların ortak özelliğidir. Kral Kaya Mezarları bazı dönemlerde hapishane ve cezalandırma mekanı olarak da kullanılmışlardı. 1075’te Amasya’yı fetheden Melik Ahmed Danişmend Gazi, mezarların içindeki Pontus Devrinden kalma gömüleri kaldırtmıştır.

Paylaşın

Amasya: Ferhat Su Kanalı

Ferhat Su Kanalı; Amasya’nın Merkez İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Geç Hellenistik – Erken Roma Dönemine aittir. Antik Amasya Kenti’nin su ihtiyacını karşılamak üzere yapılmıştır. Kayalar oyulup tüneller açılarak, yer yer duvar şeklinde tonozlu bir biçimde arazi eğimine göre, su terazisi sistemine uygun olarak yapılmıştır.

Bu durumuyla, ünlü “Ferhat ile Şirin Efsanesi”ne konu edilmiş olup, halk arasında “Ferhat Su Kanalı” olarak bilinmektedir. Kanalın Ferhatarası Mevkii’nde, karayoluna paralel olarak yaklaşık 2 km. Uzunluğundaki bölümü görsel olarak izlenebilmektedir

Paylaşın

Amasya: Aynalı Mağara

Aynalı Mağara; Amasya’nın Merkez İlçesi’ne bağlı Ziyaret Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şehir merkezine 3,3 km. uzaklıktadır. Kaya mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır. Yerden dört basamakla çıkılan mezar düz bir kayaya oyulmuştur. Genişliği 9,8 metre Yüksekliği 13 metre’dir. Dış cepheden bakıldığı zaman usta bir taş işçiliği ile yapıldığı görülebilir.

Mağaranın tamamı parlatılmıştır. Buraya Aynalı Mağara denmesinin nedeni de, güneş vurduğu zaman mağaranın cephesinin parlamasıdır. Buranın, mezar olarak değil ibadet amacıyla oyulmuş olduğu da düşünülmektedir. Mağaranın içinin çok geniş olması ve duvarlarda yer alan renkli resimler ve mağaranın alınlığında yazan ‘Büyük Rahip Tes’ yazısı bu düşünceyi destekler.

Mağaranın içinde, biri dikdörtgen, diğeri kare biçiminde iki oda vardır. Dikdörtgen olanı asıl mezar odasıdır. Kare şeklindeki odada ise, 11. yy.’da Bizanslılar tarafından yapıldığı tahmin edilen renkli duvar resimleri bulunmaktadır. Tonoz kısmında altısı sağda, altısı solda olmak üzere on iki havari tasvirleri vardır.

Kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadın ve erkek figürleri bulunmaktadır. Doğu cephesinde ise Hz. İsa, Hz. Meryem ve Iohannes’ten oluşan Deisis kompozisyonu görülmektedir. Hz. İsa’nın on iki havarisinden birinin, Hıristiyanlığı bu mağarada yaydığı söylenmektedir

Paylaşın

Amasya’nın İncisi ‘Amasya Kalesi’

Amasya Kalesi; Amasya’nın Merkez İlçesi Yuvacık Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Harşena Dağı üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Amasya Kalesi, Harşena Kalesi adıyla da bilinir. Amasya Kalesi’nin üzerinde inşa edildiği kaya denizden 700, Yeşilırmak’tan ise 300 metre yüksekte bulunmaktadır. Bazı tarihçilere göre kaleyi Pontus Kralı Mithridates yaptırmıştır. Bazılarına göre ise Kumandan Karsan veya Harsana yaptırdığı için kale Harşana / Harşena ismini almıştır.

Amasya Kalesi, tarihi mücadeleler içinde birçok kez el değiştirmiş ve bunların çoğunda tahrip olmuştur. Persler, Romalılar, Pontus ve Bizanslıların egemenlikleri döneminde birçok saldırıya uğrayan Kale her seferinde yeniden inşa edilmiştir. Kale 1075’te Türklerin Amasya’yı fethetmesinden sonra önemli bir onarım görmüştür. 18. yy.’a kadar kullanılan kale, bu yüzyıldan sonra askeri önemini kaybetmiştir. Kalenin tepe noktası kesme, sur duvarları moloz taşlardan yapılmıştır.

Yeşilırmak’ın kıyısına kadar sekiz savunma kademesine sahip olan kalede Cilanbolu adı verilen ve kalenin orta yerinde yüksekçe bir yerden kayaya oyulmuş 150 basamakla aşağıya inilen 8 metre çapında bir dehliz vardır. Kalede sarnıçlar, su depoları, Osmanlı Dönemine ait hamam kalıntıları ve kayaya oyulmuş Pontus Kral Mezarları bulunmaktadır. Sur duvarlarının önemli bir kısmı ayakta kalmıştır. Kale, İçeri Şehir (Hatuniye Mahallesi), Kızlar Sarayı ve Yukarı Kale (Harşena) olmak üzere üç bölümden oluşur.

Yeşilırmak kıyısı boyunca, İstasyon Köprüsü ile Hükümet köprüsü arasında uzanan yaklaşık 800 metrelik bir alanı kaplayan Hatuniye Mahallesi’nde Yeşilırmak’ın kuzeyinden yükselen antik sur duvarları üzerinde Amasya Evleri, hamamlar ve camiler inşa edilmiştir. Aşağı Kale olarak da adlandırılan bu bölüme Alçak Köprü’den, İstasyon Köprüsü’nden, Sultan Bayezid Camii karşısında bulunan Madenüs Köprüsü’nden ve Hükümet Köprüsü’nden girilebilmektedir. Kızlar Sarayı demiryolu ile İçeri Şehir’den (Hatuniye Mahallesi) ayrılmıştır.

İç Kale

Enderun Kalesi olarak da bilinir. Destek duvarlarından başka günümüze gelebilen bir kalıntısı yoktur. Bu kısımda bulunan sarayın 16. yy.’a kadar kullanıldığı düşünülmektedir. Sarayın dış bölümünün taştan, iç kısmının tuğla ve ahşaptan olduğu sanılır. 1146’da İç Kale’yi onartan Selçuklu Sultanı I. Mesud, Amasya’yı merkez yapıp İç Kale’de cami, medrese, hamam ve saray yaptırmış, ölünceye kadar da burada oturmuştur.

Kızlar Sarayı

Kızlar Sarayı, İç Kale’nin üzerinde bulunan mağaraların altındadır. Sinop mutasarrıfı İsfendiyar Bey’in torunu Doğrak Hatun Amasya’ya geldiği zaman, Selçuk Sarayı’na giremeyince, Kızlar Sarayı yaptırılmıştır. Bu sarayın yapımından sonra İsfendiyar Beyleri, çevrede yaptıkları fetih ve savunmalarda Amasya’yı bir üs gibi kullanmışlar ve Kızlar Sarayı’nda ikamet etmişlerdir.

Kızlar Sarayı, 150 yıldan uzun bir süre Osmanlı şehzadelerine, hatunlarına ve valilerine mekan olmuştur. 1852 yılına kadar faal bir biçimde hizmet vermiştir. Bu tarihten sonra Amasya ayanına terk edilen saray bir süre sonra kendi kaderine bırakılmıştır. Bugün tamamen harap durumdadır.

Cilanbolu Kuyusu

Amasya Kalesi’nde çok sayıda dehliz ve su kuyuları bulunmaktadır. Bu kuyuların en ünlüsü Cilanbolu diye isimlendirilen yerdir. Cilanbolu Kuyusu, Harşena Kalesi’nin orta yerinde, büyük kapının hizasında bulunan yüksek yerde, güneyden kuzeye doğru gitmektedir. Yüz elli kadar basamakla aşağıya inilir. Daha aşağılarda tahribat sonucu merdivenler kaybolmuştur. Kuyunun girişi geniş ve yuvarlaktır. Önce kargir olarak başlayan kuyu, daha aşağılarda kayaların oyulması biçiminde devam etmektedir.

Paylaşın

Amasya: Merzifon Taşhan

Taşhan; Amasya’nın Merzifon İlçesi, Gazimahbup Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Merzifon’da Kara Mustafa Paşa Camii ile Bedesten’in hemen yanında yer alır. Yapım kitabesi bulunmadığı için yapım tarihi tam olarak bilinmese de mimari özellikleri 17. yy.’da yapıldığını göstermektedir.

Duvarlarında kesme taş ve tuğlanın kullanıldığı han dikdörtgen planlı olup iç mekana güney cephesindeki yuvarlak kemerli büyük bir kapıdan girilir.

İki katlı hanın alt katında dış cephede dükkanlar bulunur. Bunlar, sivri kemerli küçük bölümler halinde birbirlerinden ayrılırlar. Hanın iç kısmı üzeri açık avlu biçimindedir.

Avlunun kuzey kısmında taş sütunlar üzerindeki sivri kemerlerin oluşturduğu revaklar, bunların arkasında da büyük taş konsollar üzerine oturan cumba biçiminde odalarla odaların altında hayvanlar için yapılmış ahırlar bulunur.

Hanın doğu ve batı cephelerinde de avluya açılan odalar yer alır. İkinci kat da revaklıdır. Doğu ve batı cephelerdeki taş sütunların taşıdığı tuğla kemerli revakların üzeri çapraz tonozlarla örtülüdür.

Bunların arkasında birer pencere ve kapısıyla kubbeli odalar yer alır. Kuzey ve güney cephedeki revakların kemerlerinin içleri taş duvarlarla örülmüş, buralara kuşevleri yerleştirilmiştir.

Kuzey cephede revakların hemen önüne yapılmış iki çeşme iç mekana ayrı bir güzellik katmaktadır. Restorasyon çalışmaları devam eden Merzifon Taş Han’ı gelecekte ziyaretçilerinin hizmetinde olacaktır.

Paylaşın

Amasya: Ezine Pazar Hanı

Ezine Pazar Hanı; Amasya’nın Merkez İlçesine bağlı Ezine Pazar Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Amasya Merkeze 35 kilometre mesafededir.

Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Selçuklu sultanlarından Alaaddin Keykubat’ın eşi Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır. Orijinal kitabesi kaybolduğu için yapıldığı yıl tam bilinemese de Mahperi Hatun’un yaptırdığı kabul edilen diğer altı hanın yapım tarihleri düşünüldüğünde bu hanın 1238-1246 yılları arasında yapıldığı söylenebilir.

Hanın giriş kapısı çift kanatlı ahşaptır. Kapının kemeri ve üst kısmı düzgün kesme taşlardan yapılmıştır. Burada hanın onarım kitabesi yer alır. Daha yukarıda ve bunun iki yanında yer alan küçük pencerelerden akşam güneşi hanın içlerine süzülür.

Dikdörtgen yapılı kapalı avlu tipindeki hanın yan duvarlarında yer alan çıkıntılar destek niteliğindedir. İç mekan uzunlamasına üç koridora ayrılmıştır. Bu paralel koridorlar da kemerlerle yedişer ayrı bölüme ayrılır. Yan koridorlardaki her bölümde ocak ve oyuklar bulunur. Buralarda, ziyaretçilerin oturmaları veya uyumaları için yapılmış platformlar yer alır.

Asıl olarak bir Selçuklu eseri olan bu han Osmanlı Döneminde gerçekleştirilen bir çok onarımdan sonra inşaat teknikleri bakımından daha çok bir Osmanlı eserine benzemiştir. Uzun yıllar boyunca kullanılmayan, bakımsız kalan ve yarı yarıya toprağa gömülü olan han 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce restore edilerek ziyaret edilebilir hale getirilmiştir.

Paylaşın

Amasya: Taşhan

Taşhan; Amasya’nın Merkez İlçesi, Dere Mahallesi, Taşhan Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1699 yılında Mutasarrıf Rahtuvan Hacı Mehmet Paşa tarafından Mimar Mehmet Kalfa’ya yaptırılmıştır. Dışarıya doğru bir çıkıntı oluşturan ana giriş kapısı üzerinde ince uzun bir dikdörtgen içerisinde hanın kitabesi yer alır.

Kitabenin ortasında ve kapı kemerinin kilit taşında birer rozet motifi görülmektedir. Kapının her iki yanına dükkanlar sıralanmıştır. Kapıdan girildiğinde etrafı farklı mekanlarla çevrelenmiş geniş bir avlu bulunur.

İki katlı hanın ikinci katı bu avlunun kemerleri üzerine oturtulmuştur. Amasya Valiliği’nce yürütülen restorasyon çalışmaları 2012 yılı sonunda tamamlanmıştır.

Paylaşın

Amasya: Gümüşhacıköy Bedesteni

Gümüşhacıköy Bedesteni; Amasya’nın Merkez İlçesi, Hacıyahya Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1660 yılında, kendi adına yapılmış olan caminin yanına bir de külliye yapılmasını isteyen Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapıldığı zamanda bir kervansaray ve bir bedestenden oluşan bu külliyenin kervansaray kısmı zaman içinde yıkılmış, bedesten kısmı ise önemli onarımlardan geçerek günümüze ulaşabilmiştir.

Uzun bir diktörgen şeklindeki bedestenin dört kapısı bulunur. Bedesten asıl olarak, batı ve doğu kapıları arasında uzanan yaklaşık 80 metre uzunluğunda ve 3 buçuk metre genişliğindeki bir koridor ve bu koridorun etrafına dizilmiş dükkanların yer aldığı arastadan oluşmaktadır.

Kırmızı-beyaz renkli kesme taşlardan yapılmış geniş ve derin kemerli kapılardan sadece kuzey kapısı orijinal halini koruyarak günümüze ulaşmıştır. Koridorun iki kenarında dizilmiş dükkanların üst kısımları da sivri kemerlidir ve araları payandalarla süslüdür.

Bedestenin Ekin Pazarı meydanına bakan doğu kapısı üzerinde yine kesme taştan yapılmış daire şeklinde bir saat kulesi bulunur. Bedestenin genel bir onarımının yapıldığı 1900 yılında Yanyalı Mustafa Paşa’nın oğlu Ali Rıza Bey tarafından yaptırılan orijinal saat kulesi zaman içinde yıkıldığından bu kule daha sonraki bir zamanda tekrar yapılmıştır.

Paylaşın

Amasya: Merzifon Bedesteni

Merzifon Bedesteni; Amasya’nın Merzifon İlçesi, Gazi Mahbup Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bedesteni yaptıran ve yapım yılı kesin olarak bilinmese de mimari özellikleri 17. yy.’da yapıldığını göstermektedir. Bu yüzyılda Kara Mustafa Paşa ile en hareketli zamanlarını yaşayan Merzifon’un bu canlılığının merkezi olan birkaç binadan biridir.

Dikdörtgen yapılı bedestenin dört tarafında dışarıya doğru çıkıntılı kesme taştan yapılmış dört büyük kapı vardır. İç mekana bu anıtsal kapılardan girilir. İçeride, üst örtüyü taşıyan kalın sütunlar (payeler) birbirlerine sivri kemerlerle bağlıdır.

Bu şekilde oluşmuş dokuz bölümün her birinin üzeri kubbelerle örtülmüştür. Kapıların arasında ise bedesteni çevreleyen dükkanların bulunduğu arasta vardır. Yapıldığı zamanlarda kentin ticari merkezi konumundaki bedesten bugün de benzer işlevini sürdürmektedir

Paylaşın