Edirne: İtalyan (Katolik) Kilisesi

İtalyan (Katolik) Kilisesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Barutluk Mahallesi, Sv. Georgi kilisesi Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1852 yılında inşa edilmiştir. Yapının giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin sağında ve solunda İtalyan üslubunda iki vazo ve içinden çıkan güller kitabeyi sınırlandırmıştır. Yapının kitabesi dikdörtgen şeklindedir. Kitabenin üstünde tanrıyı simgeleyen klasik tarzda bir güneş motifi yer alır.

Madenden yapılmış giriş kapısı üzerinde altı tane elips madalyon içlerinde rozet taşırlar. Bu madalyonlar girland biçimindedir.Kapının sınırlandığı noktada, klasik tarzda bezemeli küçük köşe payeleri yer alır. Kapının hemen üzerinde çelenkler içinde yer alan iki kol ve bu kollar üzerinde İsa’nın motifi haç görülür.

Bu da tanrıyı simgelemektedir. Yapıya iki basamaklı merdivenle girilir.Girişin en üstünde İtalyan hacı yer alır. Bazilika üzerinde yapılmış olan kilisenin cephesi tapınak cephesi gibi klasik tarzda düzenlenmiştir.Girişin ön cephesinde demir korunaklı iki pencere bulunur.Bu hücreler kule şeklinde yükselmektedir.

Pastaforion hücresinin doğu ucunda birer tane demir korunaklı pencere yer alır.Güney pastaforion hücresinde dışarıya geçit veren bir kapı bulunur.Bu kapıdan hemen yanındaki müştemilata geçiş sağlanır.Yapının bahçesinde bulunan kitabeden anlaşıldığı kilise, Katolik kilisesidir.Kilisede süsleme unsuru olarak fresko ve mozaikler kullanılmıştır.Apsis dıştan düz bir duvarla örülmüş ve bu düz duvarın köşelerinde birer İtalyan haçı bulunmaktadır.

Paylaşın

Edirne: Fatih Camii (Enez Ayasofyası)

Fatih Camii (Enez Ayasofyası); Edirne’nin Enez İlçesi, Gaziömerbey Mahallesi, Plaj Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Fatih Camii adıyla bilinen, bazen de Ayasofya olarak adlandırılan bu cami kale içindedir. Bizans devrinde önemli bir liman şehri olan Enez 1355’te Cenova idaresine geçmiş ve Gattelusi ailesi tarafından idare edilmişti. Fatih Sultan Mehmed’in donanma kumandanı Has Yûnus Bey tarafından 1455’te fethedilen Enez’deki büyük kilise Fatih vakfı olarak camiye çevrilmiştir.

XVIII. yüzyıl başlarında çok harap durumda olan cami, 1122 (1710) tarihli bir kayıttan öğrenildiğine göre büyük bir tamir görmüştür. Bu kayıtta, “İnoz (Enez) Kalesi dahilinde vâki, merhum ve mağfur Ebü’l-feth Sultan Mehmed Han’ın bina eylediği câmi-i şerîf mürûr-ı eyyâm ile harâba müşrif ve eşedd-i ihtiyaç ile tâmire muhtaç olmakla…” denilmektedir.

Son yıllarda yeniden çok harap duruma giren ve duvarları tehlikeli şekilde çatlayan caminin rivayete göre Balkan Harbi’nde minaresi de yıktırılmıştır. Birkaç defa tamiri için teşebbüslerde bulunulduğu ve keşfi yapıldığı halde 1962’de tehlikeyi önleyici hiçbir tedbir alınmamış olmasına rağmen Enez’deki tek cami olduğundan ibadete açık bulunuyordu. Fakat tarihi yapı birkaç yıl sonra tamamen çökmüştür. Bugün duvarlarının bir kısmı ayakta olmakla birlikte mimari özelliklerini kaybetmiş bir yıkıntı halindedir.

Enez Ayasofyası çok büyük ölçüde bir Yunan haçı planlı yapı olarak inşa edilmişti. Son Bizans devrinde batı tarafına paye ve sütunlarla bölünmüş kemerli bir cephe teşkil eden bir dış narteks eklenmişti. Bilinmeyen bir devirde kubbe yıkılmış olduğundan kubbe boşluğu ahşap bir tavanla kapatılmış, bütün binanın üstü kiremitle örtülmüştü.

Mihrap güney duvarına inşa edilmiş, kesme taştan olan minare ise güneydoğusunda ana apsis ile yan apsis arasında yapılmıştır. 1962’de minarenin kürsü ve pabuç kısımları ile gövdesinin bir parçası duruyordu. İçeride duvarlarda, kemerlerde ve kubbe yerindeki ahşap tavanda XIX. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kalem işi nakışlar vardı. Ayrıca kubbe eteğini çepeçevre dolaşan bir ayetin kalıntıları da görülebiliyordu.

Paylaşın

Edirne: Evliya Kasım Paşa Camii

Evliya Kasım Paşa Camii; Edirne’nin Merkez İlçesi, Talatpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tunca Nehri kıyısındadır. Fatih Sultan Mehmet ve Sultan II.Beyazit dönemlerinde Rumeli Beylerbeyi olan ve daha sonraları başvezirlik yapan Kasım Paşa tarafından 1478 yılında yaptırılmıştır. Cami tek kubbeli olup tek minarelidir.

Cemaatin alınmasını sağlamak için nehre 14 basamak taş merdiven yapılmışsa da günümüzde sadece 2 basamak bulunmaktadır. Evliya Kasım Paşa’nın mezarı da caminin kabristanındadır.

Evliya Kasım Paşa Kimdir?

Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid Han dönemi devlet adamlarından ve velilerindendir. Evliya Kasım Paşa Hazretleri’nin birçok kerameti söylenmekte olup, bir tanesi şöyledir:

Kasıp Paşa Hazretleri, Edirne’de Tunca Nehri kenarında yaptırdığı camiyi kurban bayramına yetiştirmeye çalışırken, II. Bayezid Han, bu veli ku­mandanına cemile (ikram) olsun diye, Yeni İmaret’ten aşçı Yahya Baba Haz­retleri’nin pişirdiği yemekleri, geniş bir sini ile cami çalışanlarına göndermiş.

Kendisi de veli bir kimse olan Aşçı Yahya Baba’nın Tunca Nehri’ne bıraktığı sini akıntıya kapılıp gidivermiş. Evliya Kasım Paşa Camii su merdivenlerine gelince alınarak yemekler çalışanlara dağıtılmış. Yemekler yenilip dua edil­dikten sonra boş kaplar tekrar siniye konmuş ve yine Tunca Nehrine bırakılmış.

Evliya Kasım Paşa Hazretleri’nin kerametiyle, sini akıntıya ters olarak, Edir­nelilerin gözleri önünde Yeni İmaret’e, aşçı Yahya Baba’ya ulaşırmış. Bu ve buna benzer rivayetler hâlâ ağızlarda dolaşır durur. Evliya Kasım Paşa Hazretleri’nin kabri de yaptırdığı caminin yanında bulunmaktadır.

Paylaşın

Edirne: Hacılar Ezanı Çeşmesi

Hacılar Ezanı Çeşmesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, 1. Murat Mahallesi, Talat Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kesme tüf taş malzemeden inşa edilmiş, tek cepheli, haznesiz bir cephe çeşmedir. Gerek mimari yapısı nve gerekse boyutu ile Edirne çeşmeleri içinde farklılık arz eden Hacılar Ezanı Çeşmesi, yatay dikdörtgen formlu bir plan üzerine oturmaktadır.

Çeşme cephesinde inşa ve tamir kitabeleri bulunmaktadır. Cephede üst gtarafta bulunan inşa kitabesine göre, yapı, Ahmet Ağa tarafından M.1798 senesinde yaptırılmıştır. Daha sonra çeşme, 1903 yılında Cezzar Mustafa Efendi tarafından onarılmıştır.

Hacılar Ezanı Çeşmesi, arka cephesindeki namazgahı ile birlikte Edirne’nin simgesi durumundaydı. Hacı adayları hacca gitmeden önce buraya gelip ezan okurlar ve kurban keserlerdi. Bu nedenle de çeşme ismini buradan almaktaydı.

Paylaşın

Edirne: Tütünsüz Ahmet Paşa Türbesi

Tütünsüz Ahmet Paşa (Ahmet Rıdvani) Türbesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Çavuşbey Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Türbeye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Edirneli olup (Ohri kökenli olduğu da söylenir.) halk arasında Tütünsüz Ahmet olarak tanınmıştır. Şairdi ve şiirlerinde Rıdvani Mahlasını(imzası) kullanıyordu. Sultan II.Beyazid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde yaşamıştır.

Bazı kitaplar kendisinin Sultan II. Beyazid’e Defterdarlık yaptığını yazarlar. Ayrıca Sancak Beyi olarak çeşitli yerlerde görev yaptığı; ancak Sultan II.Beyazid’in oğulları arasındaki taht mücadelesinde taraf olduğu için bu görevinden alındığı ve 1528 – 1538 tarihleri arasında Edirne’de vefat ettiği söylenir.

Keramet sahibi olduğuna inanılan Tütünsüz için Tütsüsüz adı da kullanılır. İnanışa göre, savaşa giden askerlere acil olarak yemek pişirmek gerektiğinde bu işi dumanı tütmeyen bir ateşte gerçekleştirmiş ve askerlerin doyurulmalarını sağlamıştır.

Paylaşın

Edirne: Hıdır Baba Türbesi

Hıdır Baba Türbesi; Edirne’nin Merkez İlçesine bağlı Hıdır Baba Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbesi 1990 yıllarında köylülerin yardımıyla yapılmıştır. Bir anıt mezarı andıran türbenin etrafı beton duvarla çevrilidir. Sanduka biçiminde olan mezar iki basamaklı olup kaide üzerine oturtulmuştur. Üzeri açık olan Hıdır Baba türbesi alışıla gelen Türk türbe geleneği dışında yapılmış olmasına rağmen plan olarak ise Türk-İslam anıt mezarı geleneğine uygundur.

Yöre halkında bir kısmı bu zatın İslam ordularının Anadolu’ya yaptıkları akınlar sırasında burada şehit olduğunu söylerler. Büyük bir ihtimalle, Battal Gazi veya Abdulvehhap Gazi’nin kumandanlık yaptığı İslam ordularında bir askerdir.

Ziyaret, Hıdır Baba köyünde yüksekçe bir tepede yer aldığından daha çok sıcak mevsimlerde haftanın her günü ziyaret edilmektedir. Buraya, daha çok vücudunun çeşitli yerlerinde ağrısı bulunan hastalar, çocuğu olmayan kadınlar ve felçli hastalar tarafından rağbet edilir.

Gelen kişiler şifa bulmak amacıyla Kur’an okuyup bağışlamakta, dua etmekte ve kurban adağında bulunmaktadırlar. Hastalıklarının iyileşmesi durumunda ise buraya gelip kurbanlarını kesip tasadduk etmektedirler. Ayrıca çocuğu olmayıp da ziyarete gelip çocuğu olan kadınlar eğer çocukları erkek olursa ismini Hıdır koymaktadır.

Paylaşın

Edirne: Sinan Ağa Çeşmesi

Sinan Ağa Çeşmesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Yeniimaret Mahallesi, Beyazit Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bu çeşme dörtgen plan esasına göre yapılmış, “üç yüzlü” meydan çeşmesidir. Cami yönündeki yüzü sağırdır. Kesme taş malzemeden inşa edilmiş, üç cepheli, hazneli, piramidal taş çatılı bir meydan çeşmesidir. Dr. Rıfat Osman’a göre Yeniimaret’teki çeşmelerin tamamında ve külliye suyunda olduğu gibi, bu çeşmenin suyu da, Aynalı Tabya bağlarındaki kaynaktan gelir.

Edirneli tarihçi Badi Efendi kaynak konusunda şunları yazmaktadır: “…Bu çeşme uzun süre kullanışmış olup, şehre yarım saat uzaklıkta bulunan Buğdaycı Çeşmesi kaynağından demir borularla su getirilerek (H.1312) seferinin 29. gününe rastlayan 1310 ağustosunun  19. gününde padişah tahta çıkış yıldönümünde akıtıldı.” Yapının caddeye bakan köşelerinde kum saati şeklinde kaide ve başlıkları olan birer sütunce yer almaktadır.

Üç cephede de sivri kemer kilit taşı üzerinde birer rozet bulunmaktadır. Sinan Ağa, Padişah Avcı Mehmet döneminde, önce Bostancıbaşı, sonra paşa olmuştur. Bazı kaynaklar, Yeniimaret’teki çeşmelere, su getirme işini O’nun gerçekleştirdiğini anlatsa da, bazı kaynaklara göre ise, Sinan Ağa bu suyu getiren ilk kişi olmayıp zaten var olan su yollarını tamir ettirmiştir.

Paylaşın

Edirne: Nazır Çeşme

Nazır Çeşme; Edirne’nin Merkez İlçesi, Talat Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kesme taş malzemeden inşa edilmiş, tek cepheli, hazneli, hazne örtüsü piramidal taş çatılı bir meydan çeşmesidir. Kare şeklindeki bir kütleye sahip olan çeşme 3.71 m yüksekliğinde ve 3.70 m genişliktedir. Oldukça sade ve nişsiz bir meydan çeşmesi olan yapıda ön cephe haricindeki diğer cepheler sade tutulmuştur. Çeşmede hiç bir süsleme unsuru bulunmamaktadır.

Çeşme ile ilgili yazılı kaynaklarda bazı bilgiler bulunmaktadır. Bu konuda en açıklayıcı bilgii veren A. Badi, çeşmenin Aydınlı Mehmet Bey tarafından inşa ettirildiğini belirtmektedir. Bu kişi Edirne’de Sultan III. Murad zamanında kadılık yapmış olup H.933/ M.1585 senesinde bu çeşmeyi yaptırmıştır.

A. Badi, zamanla su yollarının harap olması ve çeşmenin akmaması gibi nedenlerden ötürü H. 1279/ M. 1862 senesinde Edirne’de kadı olan Kenkırı Abdullah Efendi Zade Mevlana Salih Efendi’nin o yıllarda vefat eden kızı Zeliha Kamile Hanım için bu çeşmeyi tamir ettirdiğini de belirtmektedir. Aynı zamanda Kıbrıs Mogosa Fatih ve Muhafızı Muzaffer Paşa’nın mezarı da bu çeşmenin bitişiğindedir.

Paylaşın

Edirne: Askeri Hastane Çeşmesi

Askeri Hastane Çeşmesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Sabuni Mahallesi, Talat Paşa Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Günümüzde Kadınlar Parkı olarak bilinen alan içinde bulunan tarihi çeşme, yatay dikdörtgen bir plan üzerine oturmaktadır. Yüksekliği 2.86 m, genişliği 1.29 m ve derinliği 0.88 m’dir. Mülkiyeti Edirne Belediyesi’ne ait olan çeşme günümüzde akar vaziyettedir. İlk olarak Edirne’nin kuzeyinde Eski Askeri Merkez Hastanesi’nin bahçesine inşa edilen eser, yıkılmaya yüz tutunca 1971 yılında Edirne Belediyesi tarafından bulunduğu yerden bugünkü yerine nakledilmiştir.

Tarihi çeşme, kitabesinden de anlaşılacağı üzere hayatını Edirne’ye adamış ve Edirne hakkında çeşitli araştırmaları ve yayınları bulunan Eski Askeri Merkez Hastanesi Başhekimi Dr. Rıfat Osman Tosyavizade tarafından H. 1330 / M. 1911 senesinde Edirne’de kolera ve tifo salgını nedeniyle halktan birçok kişinin ölmesi ve hastane personeli üç doktorun ölmesi üzerine H. 1334 / M.1915 senesinde ölen bu insanlar adına yaptırılımıştır. Bu bakımından çeşme, Edirne’nin üzüntü dolu yıllarını hatırlatmaktadır.

Çeşmedeki yazılarda salgın hastalığın 1913 yılı temmuz ayında başlayıp 1914 yılı mayıs ayında bittiği belirtilmektedir. Aynı yazılarda bu salgın hastalıklar döneminde, koleradan 1070, tifüsten 984, hummadan 801 kişinin hastaneye yattığını öğrenmekteyiz. Hastaneye yatırılan toplam hastalardan 1588 kişi iyileşmiş; ancak 581 kolera hastası ile 344 tifüs hastası ve hummadan 72 kişi ölmüştür. Edirne’ye 1904 yılında görevli olarak gelen Dr. Rıfat Osman, Edirne’nin tarihi ve kültür dünyasına yönelerek bu beldeyi en çok araştırıp en iyi bilen biri olmuştur.

Paylaşın

Edirne: Dertli Mustafa Efendi Çeşmesi

Dertli Mustafa Efendi Çeşmesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, İkinci Beyazıd Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Eski yıllarda Saraçhane Köprüsü’nün güney ucunda (Tunca Kışlası veya Sırkmeydanı denilen alanda) Saraçhane Karakolu bulunmaktaydı ve bu çeşme karakol yanındaydı. Dertli Mustafa, çeşmeyi yaptıran değil tamir ettiren kişidir. Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte tamiri 1906 yılındadır. Dertli Mustafa’nın Edirne’de çeşme türü hayır işlerine çok önem verdiği de kaynaklarda anlatılır.

Dertli Mustafa Efendi1851-1930 yılları arasında yaşamış olup asıl adı Süleyman Cemil’dir. Zengin toprak sahibi olarak ün yapmış; şimdiki Zorlutuna Konağı’nın ilk sahiplerindedendir. Oğlu Mehmet Nuri 1913 yılında Bulgarlar tarafından kaçırılarak öldürülmüş ve bu olay sonrasında, olaydan duyduğu üzüntü ile ilgili olarak Dertli Mustafa lakabını almıştır.

Paylaşın