Nevşehir: Roma Kalesi ve Mezarı

Roma Kalesi ve Mezarı; Nevşehir’in Merkez İlçesi’ne bağlı Göreme Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Mezar ve kale Roma dönemine aittir. Romalıların savaşçı özelikleri nedeniyle kale onlar için çok önemlidir. Bu savaşlarda ölen askerler için mezarlar yapılmıştır.

Özelikle üst rütbedeki kişiler için mezar biraz daha gösterişli olur ve hazineleri ile birlikte gömülürdü.

Ayrıca rivayete göre burada bulunan kale Roma askerlerin ipek yolu geçişini burada kontrol ettiklerini söylüyorlar. Kale ve mezar çevresinde yapılan kazılarda binlerce yıl önceye ait kemik ve eserler bulunuyor.

Paylaşın

Nevşehir: Tatlarin Kilisesi ve Yeraltı Şehri

Tatlarin Kilisesi ve Yeraltı Şehri; Nevşehir’in Acıgöl İlçesi’ne bağlı Tatlarin Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

“Kale” olarak adlandırılan tepenin yamacında yer alır. İki nefli, iki apsisli, beşik tonozlu olan kilisenin narteksi yıkılmıştır. Oldukça iyi korunmuş olan fresklerdeki sahneler bantlarla birbirinden ayrılmıştır.

Zeminde koyu gri, tasvirlerde ise mor, hardal ve kırmızı renkler kullanılmıştır. 1991 yılında ziyarete açılan yeraltı şehri ise, mekânlarının büyüklüğü, erzak depolarının sayısının ve kiliselerin çokluğu nedeniyle askeri garnizon ya da manastır kompleksini akla getirir.

Yeraltı şehri oldukça geniş alanlara yayılmış, ancak küçük bir kısmı temizlenebilmiştir. Halen iki katı gezilebilen yeraltı şehrinin en önemli özelliği diğer yeraltı şehirlerinde pek bulunamayan tuvalete sahip olmasıdır.

Paylaşın

Nevşehir: Atatürk Evi

Atatürk Evi; Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi, Zir Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Gazi Mustafa Kemal Paşa ‘Sivas Kongresi’ sonrasında Ankara’ya dönerken 22-23 Aralık 1919 tarihinde Hacıbektaş’a gelmiş ve söz konusu evde bir gece konaklamıştır.

Atatürk Evi, 19. yüzyılda kerpiç arasına hatıl atılarak inşa edilmiş olup, kamulaştırılma işleminin ardından, 2001 yılı içinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yeniden inşası sağlanarak müze olarak hizmete açılmıştır.

Müzede etnografik eserler sergilenmektedir. Müze, Pazartesi günü dışında her gün açık olup, ücretsiz olarak hizmet vermektedir.

Paylaşın

Nevşehir: Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri;  Nevşehir’in Derinkuyu İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu sayesinde inşa edilmiş sekiz katlı Derinkuyu Yeraltı Şehri, büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekanlardan oluşuyor. Bölgede bulunan bir diğer örnek olan Kaymaklı Yeraltı Şehri’nden farklı olarak Derinkuyu’da bir misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ilgi çekici bir kuyu da bulunuyor.

Derinkuyu’nun ilk yerlileri Asur kolonilerine kadar uzanıyor. II. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun zulmünden kaçan ilk Hıristiyanlar Antakya ve Kayseri üzerinden Kapadokya’ya gelerek buraya yerleşmişler. Bölgedeki yeraltı şehirlerini kuran ilk Hıristiyanlar, girişleri kolayca fark edilemeyecek şekilde yapılmış bu şehirlerde saklanarak Romalı askerlerin zulmünden kurtulabilmişler.

Yeraltı şehirlerinde uzun süre dışarı çıkmadan yaşamak zorunda kalabilecekleri için erzak depoları, havalandırma bacaları, şarap imalathaneleri, kiliseler, manastırlar, su kuyuları, tuvaletler ve toplantı odaları yaparak alanlarını genişletmişler. Birbirine bağlı odalardan oluşan bu şehirlerde bazı odalar ancak bir insanın geçebileceği kadar dar tünellerle birbirine bağlanıyor. Tünellerin giriş çıkışlarında güvenlik nedeniyle tüneli kapatmak için kullanılan büyük taş silindirler var.

Paylaşın

Nevşehir: Azize Catherine Şapeli

Azize Catherine Şapeli; Nevşehir’in Merkez İlçesi’ne bağlı Göreme Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Karanlık Kilise ile Çarıklı Kilise arasında yer alan Azize Catherine Şapeli’nde, hem narteks, hem de naos serbest haç planlı, merkezi kubbelidir; haç kolları beşik tonozlu ve apsis templonludur.

Narteks zemininde mezar bulunmaktadır. Şapelin sadece naos kısmında figürler vardır. Pandantifler kabartma geometrik süslemelerle bezenmiştir. Anna adında bir kişi tarafından yaptırılan Azize Catherine Şapeli, 11. yüzyıla tarihlenmektedir.

Sahneler; apsiste Deesis, bunun altında madalyonlar içinde kilise babaları (Gregory, Basil, John Chrysostom), kuzey haç kolunun güney duvarında at üzerinde Aziz George; karşısında Aziz Theodore, Azize Catherine ve diğer aziz tasvirleridir.

Paylaşın

Nevşehir: Hacıbektaş Veli Müzesi

Hacıbektaş Veli Müzesi; Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi, Zir Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Hacı Bektaş Veli Külliyesi,13.yüzyılda, Türk mutasavvıfı Hacı Bektaş Veli tarafından kurulmuş, eklemeler ve onarımlarla bugünkü şeklini almıştır.1248 yılında Horasanda doğduğu ve 1337 yılında eski adı Sulucakarahöyük olan bugünkü Hacıbektaş’ta hakka yürüdüğü kabul edilen Hacı Bektaş Veli, Hoca Ahmet Yesevi ocağında yetişmiş daha sonra İran, Irak, Arabistan ve Suriye üzerinden Anadolu’ya gelmiştir.

Antep, Antakya, Maraş, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Yozgat ve Kırşehir’den sonra Sulucakarahöyük ‘e yerleşen Hacı Bektaş Veli, burada hoşgörü, insan sevgisi ve toplumsal eşitliği temel alan felsefesini yaymıştır. Külliye, Orhan Gazi, Murat Hüdavendigar, Yıldırım Bayezid ve II. Abdülmecit dönemlerinde onarılmıştır. Mimarlık tarihi yönünden M.13. yy. ve 20.yüzyıllar arasında tamamlanmış olan Hacıbektaş Veli Dergahı, tarihsel süreç, içinde birçok kez restorasyon(onarım) görmüştür.

Mimari terminoloji bakımından, külliyeden daha ziyade bir manzume niteliği taşımaktadır. Dergah 30 Kasım 1925 tarihinde T.B.M.M’nin 677 sayılı kanunuyla diğer tekke ve zaviyeler birlikte kapatılmış, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir restorasyon projesi dahilinde 1957-1964 yılları arasında onarımı yapılmış ve 16 Ağustos 1964 tarihinde Etnografya Müzesi biçiminde düzenlenerek, ziyarete açılmıştır.

Kapadokya bölgesinde önemli bir yerleşim yeri olan Hacıbektaş,M.13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli’nin varlığıyla gelişen, sürekli eklerle oluşmasının ilginç bir örneğini yansıtır. Müze, plan bakımından birbirine geçmeli ve hafif bir meyil verilerek oluşturulan üç ana bölümden(avlu) oluşmaktadır. Bu biçimde mimari bir bütünlük sağlanmak istenmiştir.

Üçler Çeşmesi ve Mühr-ü Süleyman Motifi Üçler Çeşmesi: Çeşme, 1902 yılında Feyzullah Dedebaba döneminde, Sadrazam Halil Paşa’nın eşi Fatma Nuriye Hanım tarafından vakfedilmiştir. Çeşmeyi inşa eden usta Nevşehirli Mustafa Vasfi’dir.

Aslanlı Çeşme: Renkli kesme taşlardan yapılmış olan çeşme, 1554 yılında Silistre (Bulgaristan’da bir şehirdir.) Valisi Malkoç Bali Bey’in yakınları tarafından yaptırılmıştır. Klasik Mısır Çağı stilinde, İskenderiye mermerinden yapılmış olan aslan heykeli ise, Mısır prenseslerinden Kara Fatma Sultan tarafından yaptırılarak 1853 tarihinde Dergaha gönderilmiş ve daha sonra çeşme aslanlı çeşme olarak anılmıştır.

Meydan Havuzu: Havuz, kitabesinden anlaşıldığına göre; Beyrut Valisi Halil Paşa’nın eşi Zehra Hanım tarafından 1908 yılında yaptırılmıştır. Havuzun alınlık kısmının tepesinde mermerden yapılmış Derviş Tacı “Hüseyin Tacı” bulunmaktadır.

Mihman Evi: Mihman, misafir, konuk anlamına gelmektedir. Mihman Evi ise, Dergahın faal olduğu dönemde, hem konukların ağırlandığı, hem de konukların ağırlanmasından sorumlu (Mihmandar) Mihman Evi Babası’nın yaşadığı ev idi.

Meydan Evi: Dergah döneminin en önemli bölümlerinden biridir. Kitabesinden anlaşıldığına göre, M.1367 de Ahi soyuna mensup Murat Hüdavendigar (I.Murat döneminde ) tarafından yaptırılmıştır.

Paylaşın

Nevşehir: Aziz Jean Kilisesi

Aziz Jean Kilisesi; Nevşehir’in Gülşehir İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kilise, 2 katlıdır. Alt katında şarap mahzenleri, su kanalları ve mezarlar bulunmaktadır. Üst katı ise kilise olup duvarları İncil’den alınmış sahnelerle süslenmiştir.

1995 yılında restore edildikten sonra bugünkü haline gelmiştir. Hz. İsa ve İncil’den alınan konuların tasvirlerini içeren kilisede sahneler bantlar içinde frizler halindedir.

Siyah zemin üzerine sarı ve kahverengi renkler kullanılmıştır. Niş tonozlarında ve cephelerinde bitkisel ve geometrik motiflere rastlanmaktadır.

Batı ve güney duvarlarında ise Kappadokia bölgesinde çok az rastlanan “Son Yargı” sahnesi yer almaktadır. Kilise apsisinde yer alan yazıta göre, 1212 yılına tarihlenmektedir.

Paylaşın

Nevşehir: Açık Saray Müzesi

Açık Saray Müzesi; Nevşehir’in Gülşehri İlçesi, Fatih Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Açık Saray Müzesi, tüf kayalar içine oyulmuş Roma Dönemi kaya mezarları, IX. ve X. yüzyıla ait kaya kiliseleri ile önemli bir piskoposluk merkezi…

Gülşehir’in simgesi olan “mantarkaya” oluşumları da bu bölgede bulunuyor.İlk çağlardan kalma çok katlı yeraltı şehirleri ve mağaralarla birlikte Boğalı Kilise, Manastır, Tavla (At Damı), Küçük Saray (Çok Katlı Yerleşim Alanı), Dört Sütunlu Manastır, Beşik Tonozlu Yapı, On iki Sütunlu Kilise ve Merdivenli Mesken mutlaka görülmesi gereken yerler arasında…

Açık Saray Müzesi, günümüzde daha çok trekking için tercih ediliyor. Ayrıca Çat Vadisi’ni de içine alan 7 km uzunluğundaki parkuru ile kültür ve spor merkezi konumunda…

Paylaşın

Nevşehir: Bektaş Efendi Türbesi

Bektaş Efendi Türbesi; Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi, Bala Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Bektaş Efendi Türbesi, Nevşehir Koruma Kurulu tarafından 08/02/1991 tarih ve 949 sayılı karar ile tescillenmiş olup, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ ne aittir. Bugün ziyarete açık olan türbe kitabesinden anlaşıldığı üzere, Osmanlı Dönemi’ne ait olup, hicri 1012, miladi 1603 yılında inşa edilmiştir.

Anıtsal görünümdeki yapı, duvar ile çevrili bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Yapının dış cephesi kesme taş malzeme ile yapılmış olup, iç mekân duvarlarında alçı sıva üzerine beyaz renk boya uygulaması yapılmıştır. Yapı kare planlı giriş ile sandukanın yer aldığı türbe kısmından oluşmaktadır. Yapının portalı, yuvarlak kemerli olup, dairevi motiflerle bezelidir. Yine yuvarlak kemerin alt kısmında kitabe yer almaktadır.

Kare planlı giriş kısmının üst örtüsü, içten kemerlerle geçişlerin sağlandığı tonoz, dıştan ise kırma çatı ile örtülüdür. Giriş bölümünün her bir cephesinde kemerler bulunmakla birlikte, kuzey cephede dikdörtgen şekilli eyvan yer alır. Güney cepheye ise iki adet büyükçe niş yerleştirilmiştir. Türbe bölümüne geçişin sağlandığı kapının kemer kısmında dikdörtgen levha içerisinde hat süslemeler yer alır.

Türbe bölümünün girişi, yuvarlak kemerli olarak tasarlanmış kapıdan sağlanmaktadır. Üst örtüsü, içten tromplarla geçişlerin sağlandığı kubbe, dıştan ise külah şeklindedir. Türbe bölümünün kuzey güney ve batı cephe duvarlarında, yuvarlak kemerli nişler içerisinde küçük birer pencere ve bu pencerelerde ayetlerin yer aldığı süslemeler bulunmaktadır.

Kubbe ve duvarlarda bitkisel motiflerle bezenmiş kalem işi süslemeler ve tromp geçişlerinde ise yıldız motifli süslemeler yer almaktadır. 1975 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarım görmüş olan bahse konu türbe ziyareti, talep doğrultusunda müzemiz personelinden bir kişinin idaresinde ziyarete açılmaktadır.

Paylaşın

Nevşehir: Çarıklı Kilise

Çarıklı Kilise;  Nevşehir’in Merkez İlçesi’ne bağlı Göreme Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

İki sütunlu (diğer sütunlar duvar köşelerinde paye şeklindedir), çapraz tonozlu, üç apsisli ve dört kubbelidir. Sahnelerde Hz. İsa’nın hayatını konu alan tasvirler, İbrahim Peygamber’in misafirperverliğini gösteren Tevrat sahnesi, aziz ve bani tasvirleri iyi muhafaza edilmiştir.

Elmalı ve Karanlık Kilise’ye benzemekle beraber, Hz. İsa’nın çarmıha gerilişi ve çarmıhtan alınış sahneleri kilisenin farklı özelliğidir. Figürler genelde büyük ve uzundur. Hz. İsa’nın göğe yükseliş sahnesinin altında bulunan ayak izlerinden dolayı kiliseye “Çarıklı Kilise” adı verildiği sanılmaktadır.

Kilise 12. yüzyıl sonu, 13. yüzyıl başına tarihlenmektedir. Ana kubbenin ortasında Pantokrator İsa, madalyonlarda melek büstleri bulunmaktadır. Ayrıca ana apsiste Deesis, kuzey apsiste Meryem ve çocuk İsa, güney apsiste ise Melek Mikael tasviri yer alır.

Sahneler; “Doğum”, “Üç Müneccimin Tapınması”, “Vaftiz”, “Lazarus’un Diritilmesi”, “Başkalaşım”, “Kudüs’e Giriş”, “İhanet”, “Kadınlar Boş Mezar Başında”, “Hz. İsa’nın Göğe Çıkışı” ve aziz tasvirleri.

Paylaşın