Sakarya: Orhan Gazi Camii

Orhan Gazi Camii; Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Osmanlı Devleti Padişahı Orhan Bey zamanında Orhangazi’nin silah arkadaşı olan Konuralp’in Akyazı’yı ve Sakarya’nın iki tarafındaki küçük kaleleri zapt ettiği sırada ormanlık ve suluk olan bu yerlere bir miktar Türkmen iskân ederek şimdiki şehrin bulunduğu yerde bir köy kurulur ve bugün “Orhan Camisi” diye anılan caminin yerinde de Orhan Bey namına bir cami yaptırılır.

Sultan Hamid döneminin yüksek pencereli üslubuyla çatılı olarak yapılan cami, muhtemelen eski binasından daha büyüktür. Minarede üzerindeki 1316/1318 tarihi bu ikinci inşanın yılını göstermektedir.

Günümüzde yeni bir yapı olan cami; Adapazarı’nın daha köy olduğu dönemde “Orhan Gazi” adına yaptırılmış ve zamanla yıkılınca yerine yine aynı adı taşıyan “Orhan Cami”, 1893-1894 yıllarında Adapazarı’nda kaymakamlık yapan Nüzhet Paşa’nın girişimi ve halkın yardımlarıyla inşa edilmiştir.

Orhan Cami’nin çatısı ahşap olup, kiremit ile örtülüdür. Tek minaresi bulunmaktadır. 1967 depreminde yıkılan minare 1968 yılında “Akyazılı Ali Akyüz” adlı usta tarafından yeniden yapılsa da 1999 depreminden sonra minare yeniden restore edilmiştir.

Paylaşın

Sakarya: Kerem Ali Türbesi

Kerem Ali Türbesi; Sakarya’nın Handek İlçesinin güneyinde bulunan Keremali Dağı’nda yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Kerem Ali Türbesi ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır: Anadolu’nun İslamlaşmasında büyük yararlılıklar gösteren yedi kardeş evliyadan dördü ölünce geriye kalan Kerem, Ali ve Hasan bir kayıkla bugünkü Keremali Tepesi’nin eteğine gelirler.

Kerem ile Ali kayıktan inmelerine rağmen, Hasan inmez. Diğerleri arkasından “Dur Hasan” diye bağırırlar, ancak Hasan durmaz ve suda kaybolup gider. O günden sonra buraya “Durhasan” denilir.

Sonrasında Kerem ile Ali savaşa savaşa yaralı bir halde tepeye kadar tırmanırlar ve tepede şehit olurlar. Onun için tepeye “Keremali Tepesi” denir. Bugün, çıktıkları yerlerdeki kan ve ayak izleri ile oturup ağladıkları yerler hâlâ bellidir. Rivayetlere göre savaşlarda Kerem Ali’nin Türbesi’nde top patladığına, Kıbrıs Savaşı’nda da bunu görenler olduğuna inanılmaktadır.

Paylaşın

Sakarya: Justinianus Köprüsü

Justinianus Köprüsü; Sakarya’nın Serdivan İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir. Şehir merkezine uzaklığı 8 kilometredir.

Sapanca Gölü’nün sularını Sakarya Nehri’ne boşaltan Çark Deresi (Melas Çayı) üzerinde yer alan Justinianus Köprüsü, Erken Bizans Dönemi’nin Anadolu’daki en görkemli anıtsal yapılarındandır.

Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından MS 558-560 yıllarında yaptırılan bu taş köprü, 365 metre uzunluğunda, 9,85 metre genişliğinde olup toplam 12 kemerlidir. Köprünün batı ucunda tak izi, doğu ucunda apsisli yapı ve köprü ile ilgili tonozlu yapı kalıntıları bulunmaktadır. Önceleri Latince “pons” (köprü) denen köprünün kendine özgü başka bir adı yoktu.

Sonradan, “pons”un Latincede “köprü” demek olduğunu bilmeyen Rumlaşmış halk, bu sözcüğü bir özel ad olarak algılayıp köprüyü, “Pons Köprüsü” anlamında Pontogephyra diye anmaya başlamıştır. Daha sonraları, bu ad Pentegephyra’ya (Beş Köprü) dönüşmüşse de köprü şu veya bu biçimde beş parçalı olmadığı gibi, beş kemerli de değildir.

Paylaşın

Sakarya: II. Bayezıd Köprüsü

II. Bayezıd Köprüsü; Sakarya’nın Alifuatpaşa kazasını Geyve ilçesine bağlayan kısımda, Sakarya Nehri üzerinde yer almaktadır. Köprünün boyu 150 metre, genişliği 5,60 metre, korkulukların genişliği ise 35’er santimetredir.

Kitabesinde, “Bu köprü tarihte devir açan Fatih’in oğlu II. Bayezıd tarafından H. 901 (M. 1495) yılında yaptırılmıştır” ifadesi Türkçe olarak yer almaktadır. Köprünün Alifuatpaşa kısmında dokuz küçük kemer bulunmaktadır. Köprünün tam orta altında lahit biçiminde büyük ayak ve sağ yanında iki büyük kemer, ayağın diğer tarafında da büyük bir kemer bulunmaktadır.

İkinci Bayezıt’ın mimar ve mühendisi Fakir Abdullah tarafından tasarlanan on dört ayak üzerine kemerli kesme taş köprünün ayaklarından dördü Sakarya Nehri üzerindedir. Tarihi menzil yollarının üzerinde bulunan köprünün boyu 150 metre, genişliği 5,60 metre, korkulukların genişliği ise 35’er santimetredir. Böylece köprü dıştan dışa 6,30 metreyi bulmaktadır.

Korkulukların yüksekliği 1,05 metredir. Tamamı on dört gözlü olan köprünün kemerlerinden ikisi sonradan yıkılmış olup demir malzeme ile tamir edilmiştir. Diğer üç sivri kemer durmaktadır. Dokuz adet yuvarlak kemer kara tarafında olup küçük ebattadır. Ayakların menbâ yönünde üçgen, mansab yönünde beşgen selyaranları vardır. Günümüzde bir tek boşaltma gözü mevcuttur. Esas kitabe köprünün Geyve tarafında kalan mihrabın arka cephesindedir.

Geyve II. Bayezid Köprüsü tarih köşkünün bir önemi de 1495/96 (Hicri 901) yılını veren kitabenin çerçevesinde yer alan hatayi üslubundaki süslemedir. XV. yüzyılın sonunda belirli bir tarihte Türk süsleme sanatındaki tercihler ve yönelişler bu eserle sergilenmiştir. 0,10 metre genişliğindeki çerçeve kuşağında, rumili ve şakayık süslemeli kıvrımlı birer dalla verilen süsleme, şakayık süslemeli XV. yüzyılın ilk yarısındaki bir geleneği sürdürürken, genel görünüşü ile dönemin süsleme anlayışını yansıtır.

Cumhuriyet dönemi de ana köprünün altına çelik iskelet konarak köprü önceki yıllarda iki kez restore edilmiştir. Yine Bizans Dönemi’ne ait köprü kalıntıları II. Bayezıd Köprüsü’nün kuzey tarafındaki adacık içerisinde yıkılmış durumdaki köprü kalıntıları bugün de varlığını sürdürmektedir.

Paylaşın

Sakarya: Hasan Fehmi Paşa Camii

Hasan Fehmi Paşa Camii; Sakarya’nın Sapanca İlçesi, Mahmudiye Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Osmanlı Veziri Hasan Fehmi Paşa tarafından yaptırılmıştır. Caminin yapı şekli taş-tuğla-ahşaptır ve içi çok güzel işlemelerle süslüdür. Cami girişindeki yeni Türkçe kitabede, “Hasan Fehmi Paşa Camii Y. Tarihi (1303) 1887” tarihi bulunmaktadır. Caminin içine dört basamaklı bir merdivenden girilmektedir. Bahçesinde de eski bir şadırvan bulunmaktadır. Caminin minaresi camii içinden yukarıya yükselmektedir.

Camii balkonlu olup, üste tek merdivenle çıkılmaktadır. Camiye ait kitabede şunlar yazılıdır: “Selamün aleyküm tıbtüm fedhüluhü halildîyn. (Zümer Süresi 73. Ayet) Selam (ve seamet) size! Tertemiz geldiniz! Artık ebedi kalmak üzere girin buraya” denilir. Yan cephesinde sol tarafta altta ve üstte ikişer kemerli pencere, sağ tarafında üç büyük kemerli pencere bulunmaktadır.

Caminin mihrap tarafındaki duvarında üstte iki büyük kemerli pencere yer almaktadır. Çatısı kiremit ile örtülü olup, ahşap saçakları bulunmaktadır. Caminin sahanlık kısmından, esas cemaat yerine geçerken, yine büyük bir kapı konmuş ve kapının her iki yanı demir kafeslerle örtülmüştür. Ayrıca orijinal bir avizesi bulunmaktadır. Cami içten kubbeli olup, orijinal süslemeleriyle ve bir büyük dört küçük orijinal avizesiyle dikkat çekmektedir.

Caminin içi tezyinat olarak oldukça zengindir. Yan duvarlardan kubbeye geçişte mukarnaslardan yararlanılmıştır. 17 Ağustos depreminde caminin kubbeye geçiş kısmındaki süslemelerde bozulmalar, ayrıca ve özellikle balkon kısmında, tavanda önemli hasarlar meydana gelerek, tavan süslemelerini bozmuştur. Caminin çoğu şeyi orijinal durumdadır. Caminin toplam arsa alanı 2.150m², iç alanı 250m²’dir. 1888 yılında ibadete açılmış olup, cami 500 kişiliktir.

Paylaşın

Sakarya: Hacı Atıf Hanı

Hacı Atıf Hanı; Sakarya’nın Taraklı İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

İpek yolu üzerinde olan ve geçmişte kervanların konakladığı Hacı Atıf Hanı, Alt katlar dükkân, üst katlar otel olarak kullanıldığı han iki katlı ve “U” biçimindedir. ve “U”nun açık kısmı kuzeye bakmaktadır. Temeli moloz taş üzerine hımışık duvar (ahşap ve çamur karışımı) olarak yapılmıştır. Ana giriş kapısının sağ tarafında bir, sol yanında iki büyük penceresi yer almaktadır.

Binanın üstü de ahşap çatı olup, kiremitle örtülüdür. Sol tarafındaki bölümde, büyük bir hol bulunmaktadır. Üzeri balkon tarzında ve revaklarla düzenlenmiş, hanın üst katında odalar yer almaktadır. Orta bölümün üzeri yuvarlak ahşap kemerlerle dışa açılır. Kemerler Bağdadi tekniği ile yapılmıştır. Kemer biçimlerinden ve yapı elamanlarından, XIX. yüzyılın sonu ile XX. yüzyılın başına tarihlenir.

Hanın doğu kanadı yıkılarak dükkân yapılmıştır. Batı kanadı ise eve dönüştürülmüştür. Üst kat odalarının tavan ve taban döşemeleri tamamen ahşaptır. 1950-1965 yılları arasında postane olarak kullanılmıştır. Ancak Evliya Çelebi Seyahatnamesinde de Taraklı’da bir handan söz edilmektedir. Muhtemelen yapının ikinci kez yaklaşık olarak günümüzden 200 yıl önce tekrar yapıldığı sanılmaktadır.

(Görseller: tarakliajans.com)

Paylaşın

Sakarya: Göl Park

Göl Park; Sakarya’nın Serdivan İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir. İlçe merkezine uzaklığı 11 kilometredir.

Gölpark 2013 yılında hizmete girmiştir. Şehre yakınlığı açısından önemli bir konumda bulunan Göl Park’da çocuk oyun alanları da bulunmaktadır. Özellikle yaz akşamlarında göl kıyısında dostlarla çay ya da kahve muhabbetleri ile keyifli bir gece geçirmeniz mümkün.

Çevresinde bulunan göller ve ormanlık alanlar sebebiyle Türkiye’nin ve Marmara’nın en güzel coğrafyalarından biri olan Sakarya bölgesi neredeyse Sapanca Gölü ile özdeşlemiştir. Ancak son yıllarda göl çevresinde artan betonlaşma ve doğal yapının hızla bozulması sebebiyle bölgenin yerli turizmi için farklı arayışlara girilmiş ve Serdivan Belediye Başkanlığınca Serdivan Göl Park projesi hazırlanarak birkaç yıllık çalışma sonucunda vatandaşların kullanımına sunulmuştur.

Sapanca Gölü’nün kuzeydoğusunda bulunan Serdivan İlçesi’nde, gölün batı kesimlerine göre çok daha az yapılaşma görülmektedir. Aileleri ile göl kenarında zaman geçirmek isteyen kişilerin gezinti, piknik ve dinlenmeleri için bakir kalan tek yer olan Serdivan sahilinde kurulu Serdivan Göl Park konumu itibariye de her kesimin kolayca ulaşabileceği bir lokasyonda bulunmaktadır.

Paylaşın

Sakarya: Çark Değirmen

Çark Değirmen; Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Kent Park sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Bugünkü Çark Suyu üzerine 1581-1585 tarihleri arasında Ada Karyesinin ihtiyacına yönelik olarak bir değirmen yapılır.

Yaklaşık 250 yıla yakın hizmet veren bu değirmen yerine, 1734 yılında hayırsever Devoğlu Mustafa tarafından İlkel de olsa bir “dönme dolap”/“çark” yapılarak ve arklar-kanallar açılarak, Çark suyu Orta Camii çeşmesine ve Adapazarı’na içme suyu olarak taşınır.

Paylaşın

Sakarya: Orhan Camii

Orhan Camii; Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Büyü Esence Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Tamamen ahşaptan yapılmış, tahtalar ve kerestelerin üzeri samanlı harçla örtülüdür. Dışta cephesi samanlı çamurla örtülüdür. Çok küçük bir camii olup, şadırvanı bulunmayıp, minaresi mevcuttur. İç alana yaklaşık 60-70 m²’dir. Caminin içi de ahşaptır.

Hatta minber dahi ahşap olup, herhangi bir süslemesi yoktur. Basık olan binada, balkon mevcut olup, kubbe kullanılmamıştır. Çatı kiremit ile örtülüdür. Ön cephede duvara destek için tahtalar koruma amaçlı sonradan olarak ilave edilmiştir. Camii şu anda ibadete kapalıdır. Hemen yanına aynı isimle yapılan camii kullanıma açıktır.

Paylaşın

Sakarya: Ağa Camii

Ağa Camii; Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Ağa Camii’nin içinde de bir sadelik göze çarpmaktadır. Duvarları süslü olmayıp, çerçeveler içinde dini yazılar bulunmaktadır. Taş temel üzerine inşa edilen yapı kâgirdir. Adapazarı’ndaki küçük camiilerden biridir. İki kat biçiminde yapılmış ve minaresi sonradan eklenmiştir.

200 yıllık olduğu söylenen camiinin üstü çatılı olup, kiremit döşelidir ve kubbesi bulunmamaktadır. Camiinin ön bahçesinde bulunan şadırvan 2001 yılında yıkılmış, yerine arka bahçede yeni bir şadırvan yapılmıştır. Mihrabında aşırı süse kaçılmamış olup, çini süslemesine rastlanmamıştır.

Yalnızca yağlı boya ile biraz şekil verilmiştir. Tavanı ahşap döşeme olup, tavan ortasındaki elips biçiminde ahşap süsleme ilgi çekicidir. Camiiyi yaptıranın kimliği ve yapılış tarihi ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak camii alanının önceden mezarlık olduğu, mezarlığın iptal edilerek yerine bu camiinin yapıldığı bilinmektedir.

Ön bahçede tek kalan mezarın taşının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere; söz konusu mezarda yatanın bir asker olduğu ve bayraktarlık yaptığı, adının Mustafa olduğu ve 1774 yılında şehit düştüğü ifade edilmektedir. Camii inşası da muhtemelen bu tarihten önceye tekabül etmektedir.

Paylaşın