HDP’li Oluç: Çok Büyük Kaybettireceğiz

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, apatma kararı çıkarsa bağımsız aday olarak seçime girmeyeceklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “O en uç nokta ama şu anda onu tartışmıyoruz bile. Sonuç olarak şu; demokratik siyaset alanını terk etmeyeceğiz ve bu durumda mutlaka bize kapatma ve siyasi yasak yoluyla bir şey kaybettireceğini düşünen anlayışın karşısında tutumumuzu net olarak ortaya koyacağız ve çok büyük kaybettireceğiz. Seçmeni de seçeneksiz bırakmayacağız ve kaybettireceğiz. Seçmenlerimiz bu konuda net bir fikre sahip” ifadelerini kullandı.

HDP’li Oluç, parti kapatılırsa veya kapatılmazsa mevcut ittifakların neresinde olacaklarına dair yaptığı açıklamada ise “Cumhurbaşkanı adayı tartışmasına başlamadık. Genel olarak bunu konuşuyoruz ama “Biz aday çıkartır mıyız?” gibi bir konuyu kurullarımızda konuşmadık. Ama tartışacağız tabii” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davası açtığı Halkların Demokratik Partisi (HDP), davanın kabulü sonrasında bir yandan ülke genelinde “HDP’liyiz Her Yerdeyiz” adı altındaki ziyaretlerle seçmeninin nabzını tutarak yol haritası belirlemeye çalışırken bir yandan da savunmaya dönük hazırlıklarını sürdürüyor.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç; Artı Gerçek, BBC Türkçe, Gazete Duvar ve Mezopotamya Ajansı’ndan gazetecilerle bir araya gelerek gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. HDP’li Oluç’un BBC Türkçe’de yayınlanan Ayşe Sayın ile yaptığı röportajı ise şöyle:

Kapatma davasında gelinen aşama nedir, bir ek savunma süresi istediniz, verilmeyeceğini düşünüyor musunuz?

Başvuruyu yaptık ama henüz bir cevap almadık. Hazırlıklarımızın son aşamasına yaklaştık. Ön savunma bizim açımızdan önemliydi. İlkesel bazı konularda görüşlerimizi yoğunlaştırdığımız bir savunma oldu. Aslında bu iddianamenin bu haliyle kabul edilmemesi gerektiğini çok net verilere dayanarak hukuki açıdan ele aldık ve söyledik. Son hali verildikten sonra ön savunma göndereceğiz.

Usul açısından da yasa açıdan da verilmesi gerekir. Çünkü ek süre istememiz de gerçekten iddianamenin haliyle ilgili bir şey. O kadar karmaşık bir iddianame ki; siz sadece basına düşen 800 küsur sayfasını görüyorsunuz ama ekler var, yaklaşık 70 klasör flash diskle verilmiş belgeler var. Ve bunlar tasnif edilmeden verilmiş vaziyette, karma karışık, tam bir çorba vaziyetinde. Bunların tasnif edilmesi gerekli, ilgili kişilere iletilmesi gibi çok ciddi çalışma gerektiriyor. Aslında bu çalışmayı bizim değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yapması gerekiyordu. Ama her şeyi doldurmuş ve göndermiş bir şekilde. Normal olarak hem usul hem yasa açısından ek süre verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama ne karar verirler o Anayasa Mahkemesi’nin takdiri.

Savunmanızın ana çerçevesi ne olacak?

Ön savunma ile esas savunma arasında fark olacak. Ön savunmada daha çok hukuki alanda değerlendirmeler yaptık. Hukuken bu iddianamenin neden kabul edilmemesi gerektiğini anlattık. Ama esas savunmada bu iddianamelerin hepsine tek tek cevap vereceğiz. Milletvekillerinin her biri kendi savunmalarını yapacak, yasak istenenler de kendi savunmalarını yapacaklar. Hepsine cevap vereceğiz, cevapsız hiçbir şey bırakmayacağız. Çünkü Türkiye’de hukuk işliyor olsa bu iddianamenin kabul edilmesi söz konusu olmazdı. Hukuk olsa; iddianame kabul edilse bile buna dayanarak parti kapatmak söz konusu olmazdı. Bunların hepsi politik olduğu için biz hukukla yetinemeyeceğimizi düşünüyoruz.

Epey kapsamlı bir çalışmamız var. Bu tarihe bir belgedir. Aynı zamanda çıkacak sonucun ne olduğunu şimdiden bilmiyoruz ama biz uluslararası alanda da hukuken de politik olarak da bu savunmaları oralara da ileteceğiz ve oralarda da gereken adımları atıyoruz. Ayrı bir büro kurduk, orada bir hukukçu ekibi çalışıyor zaten. Daha evvel İstanbul’da bir toplantı yapmıştık akademisyen ve hukukçularla birlikte. O önemli ve verimli bir toplantı olmuştu. Oralardan çok önemli öneriler gelmişti, onlara savunma yazarken de görüş soruldu, önerileri alındı, öyle bir organik ilişkiyi sürdürüyoruz.

“Kesinlikle alternatifsiz bırakmayacağız”

Bu süreçte çok fazla il ziyareti toplantısı yapıyorsunuz, orada bu konuları konuşuyorsunuz, siz ne diyorsunuz, seçmeniniz ne öneriyor?

Biz bu çalışmayı, “HDP’liyiz Her Yerdeyiz” başlığıyla yaptık. Yapmamızın birinci amacı il ilçe örgütlerimizin olduğu her yerde eş genel başkanlar, parti yöneticileri ve milletvekillerimizle, halkla buluşmalar gerçekleştirdik. Gittiğimiz neredeyse her yerde müthiş bir sahiplenme olduğunu gördük. Bunu abartarak söylemiyorum, hem Batı’da hem Kürt coğrafyasında çok ciddi sahiplenme oldu. Halk çok farkında olan bitenin ve kesinlikle sizin yanınızdayız mesajını çok net olarak veriyorlar. Eleştirileri yok mu? Var, politik olarak zaman zaman dile getirenler oldu. Şunu daha iyi yapabilirdik, genel politik eleştiriler. Biz de bunları engellemedik tam tersine dinlemek istedik. Ama genel olarak baktığımızda müthiş bir sahiplenme gördük biz. Şu konuda herkesin kafası net: Diyorlar ki, parti ne derse onu yapacağız. Çünkü biz şunu söyledik, “en kötü ihtimal kapatılmak” ve yaklaşık 520 kişiye yakın siyasi yasak isteniyor. “Peki ne yapacaksınız?” dediler. Biz “demokratik siyasette kararlıyız, bir yol mutlaka bulacağız, mutlaka bir yol açacağız. Kesinlikle alternatifsiz bırakmayacağız” dedik.

“Siz ne istiyorsunuz?” diye de sorduk. Bir tane, “demokratik siyaseti bırakın” diyen olmadı. Tam tersine herkes çok kararlı bir şekilde, “parti ne diyecekse biz onu yapacağız” mesajını net olarak verdi.

Seçmeniniz seçeneksiz kalma kaygısı yaşıyor mu?

O vardı. Benim gördüğüm çeşitli yerlerde bu sorular samimi sorulardı. Acaba kapanacak, herkese siyasi yasak gelecek de çekilecek misiniz ortadan, gibi bir ruh hali kimilerinde var hakikaten. Ama sordular, biz açık yüreklilikle bunu anlatınca herkes çok rahatladı. Kimseden demokratik siyasetle niye uğraşıyoruz, buradan bir şey çıkmaz, gibi bir yaklaşım gelmedi. Tam tersine çok kararlı şekilde, parti ne diyorsa, ne öneriyorsa biz onun arkasındayız, birlikte hareket edeceğiz ve siyasi olarak mutlaka hesabını soracağız, ruh hali çok yaygın ve net.

Siz parti olarak ‘Biz aslında en kötü senaryo dahil yolumuzu belirledik’ diyecek noktada mısınız?

En kötüsüne göre de bir yol belirledik kendimize. En kötüsü olmaz ama başka türlü de olursa ona göre de yol haritası belirledik. Ama kesinlikle siyasi alanı boş bırakmayacağız. Bu konudaki tutumumuz çok net. Ve seçime gidiliyor, seçim öncesinde en kötü ihtimali harekete geçirebilirler seçime girmemizi engellemek için. Bunların hepsini aşacak bütün formülleri hazır.

“Seçmenlerimiz bu konuda net bir fikre sahip”

Kapatma kararı çıkarsa bağımsız aday olarak seçime girme gibi gibi bir seçenek gündeme gelir mi?

O en uç nokta ama şu anda onu tartışmıyoruz bile. Sonuç olarak şu; demokratik siyaset alanını terk etmeyeceğiz ve bu durumda mutlaka bize kapatma ve siyasi yasak yoluyla bir şey kaybettireceğini düşünen anlayışın karşısında tutumumuzu net olarak ortaya koyacağız ve çok büyük kaybettireceğiz. Seçmeni de seçeneksiz bırakmayacağız ve kaybettireceğiz. Seçmenlerimiz bu konuda net bir fikre sahip.

Daha büyük nasıl kaybettireceksiniz?

Valla onların kaybı bizden fazla olacaktır. Kapatmanın yaratacağı sonuç bizim seçmende daha kararlı bir tutuma yol açacaktır. Ayrıca AKP’nin seçmeninde çok ciddi bir kırılma yaratacaktır. Yani AKP’nin Kürt seçmeni açısından söylüyorum, onlar ne yaparlar AKP’ye oy vermediklerinde, onu göreceğiz hep birlikte. Ama onların kayıplarının büyük olacağını net olarak söyleyebilirim. Kabul edilebilir bir şey değil bu.

Mesela geçmiş partilere baktığımızda tabii hepsinin kapatılması kötü bir şey, biz ilkesel olarak parti kapatmaya karşıyız; ama geçmiş partilere baktığımızda hiçbirisi HDP kadar demokratik siyaset içinde kurumsallaşmış bir parti olmadı. HDP demokratik siyaset alanında yer tuttu ve Türkiye’nin demokratik siyaseti açısından baktığımızda kalıcı bir pozisyonu oldu.

2014’ten bu yana bu kadar çok seçime girdi ve seçmen çok benimsedi partiyi. Daha önce diğerlerinde bu kadar büyük bir sahiplenme olmamıştı doğrusu. Dolayısıyla seçmenin tepkisi diğer partilerin kapatılmasından çok daha köklü bir tepki olacaktır. Hakikaten aidiyet hissediyor bizim seçmenimiz. Geçmişte de vardı elbette ama şimdi daha kalıcı ve güçlü bir bağ kurulmuş oldu. Dolayısıyla bunun faturası yasakçı zihniyetler açısından ağır olacaktır.

“Gençler arasında ciddi bir destek var”

Bazı anketlerde partiniz yüzde 10 barajının altında gibi görünüyor, kapatma davası oy düşüşüne yol açar mı?

Yaptırdığımız araştırmalarda ve ciddi bazı araştırmaları da görüyoruz, onlarda öyle bir sonuç ortaya çıkmıyor. Daha çok iktidara yakın şirketler manüplatif sonuçlar çıkarıyor. Ama onlarda bile kararsızlar dağıtıldıktan sonra barajın üstünde çıkıyor hepsi. Bizim yaptığımız araştırmalarda çok daha iyi sonuçlar çıkıyor. Yüzde 13’lerin üzerinde görünen araştırmalar var. Ama kapatma halinde sonuçların çok daha farklı olacağını görüyoruz. Özellikle Kürt coğrafyasında yaptırdığımız araştırmalarda sahiplenme ve artış güçlü bir şekilde görülüyor. Gençler arasında ciddi bir destek var. O nedenle kapatılmasının yaratacağı sonuçlar kapatma zihniyetine sahip olanlar açısından ağır olacaktır.

Dava kapatma ile sonuçlanırsa veya kapatılmazsa mevcut ittifakların neresinde yer alırsınız? Bağımsız bir cumhurbaşkanı adayı çıkarır mısınız?

Cumhurbaşkanı adayı tartışmasına başlamadık. Genel olarak bunu konuşuyoruz ama “Biz aday çıkartır mıyız?” gibi bir konuyu kurullarımızda konuşmadık. Ama tartışacağız tabii.

Eylül’ün ikinci yarısında bir deklarasyon yayımlayacağız. O deklarasyon için toplantılarımızı yapıyoruz. Saha çalışmalarını büyük ölçüde tamamladık. Bu çalışmalar ay sonunda tamamlanmış olacak. Bu hafta il eş başkanları toplantımızı yapıyoruz. Arkasından Parti Meclisi ve sonrasında milletvekili grubumuzu toplayacağız. Oralarda da bu konuları konuşacağız.

Deklarasyonun temel amacı şu: Bir cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacak kişiden beklentiler nedir, bunu açıklayacağız. İkincisi; yerel demokrasisi güçlü bir parlamenter sistem diyoruz. Böyle bir parlamenter rejimde hangi konularda hangi adımlar atılması gerekir, onu biraz tarif edeceğiz. Geçiş sürecini tarif edeceğiz. Herhalde 15-20 madde arası bir deklarasyon olur.

Cumhurbaşkanı adayının hangi partiden olduğu önemli, nasıl olmalı? İlkesel olarak nasıl bir pozisyonu savunmalı ve bu geçiş sürecinde yapılması gerekenler nelerdir? Bunu anlatan bir deklarasyon olacak. Onun üzerine konuşmak hem bizim açımızdan hem de diğer partiler açısından daha rahat olacak. Bu deklarasyonu herkese açık yapacağız. Hem topluma hem de bütün siyasi partilere açık yapacağız.

İttifaklara dönük de bir mesaj mı?

Tabii. Herkes burada görmüş olacak. Herhalde bir pozisyon belirtirler, görüşlerini açıklarlar. Ama orada şu-bu ittifak diye bir şey olmayacak.

Partinizden ‘HDP kolay lokma olmayacak’ açıklamaları geldi. Herkese mesaj derken, kapınız herkese açık mı olacak?

Bizim genel yaklaşımımız şöyle: Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bazı demokratik değişim ve dönüşümler var. Herkese mesaj derken bu anlamda söylüyorum. Herkes buna nasıl baktığımızı bilmeli. Yargı, yerel yönetimler, idari sistemde neler yapılmalı. Bunun içinde bizim kendi sorunlarımıza dair konular da var. Yargı alanını tartışırken kapatma davası, çeşitli siyasi davalar, AİHM’de 18. Madde ihlali kararında olduğu gibi bize yönelik açılmış siyasi davalar var. Yargı alanında yapılacak demokratik değişim dönüşümler mutlaka bizi de kapsayacak bir şey olmalı.

AKP’ye de kapıları kapatan bir yaklaşım olmuyor sanki…

Şununla bununla pazarlık yapıyoruz diye bir şey yok. Türkiye’de demokratik değişim yapmak isteyenlerin atması gereken adımlar şunlardır diyerek fikirlerimizi ortaya koyuyoruz. Bunların içinde eleştirecek, yanlıştır diyecekler de olabilir ama bu fikirleri ortaya koyuyoruz. Bunları tartışmak istiyoruz. Ve seçmenlerimize demiş oluyoruz ki, bunları düşünen tartışan ve görüş bildiren kimler onlara bakın bakalım. Sonuçta bu bir seçim, insanlar gidip oy verecek. Partilerin kararları önemlidir ama seçmenler de içlerine sinen adımlar atmak isterler. Herkes bunu görmeli.

Bizim önemli konularımızdan biri Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün gerçekleşmesi için atılacak adımlar. Toplumda son dönemde yaşananlara bakılırsa alttan alta kaynayan bir ırkçılık var. Bu çok tehlikeli. O nedenle demokratik değişim ve dönüşümün hangi alanlarda nasıl yapılması gerektiği konusunda ilkesel duruşu bir kez daha ifade etmek ve diğer siyasi partilerin tutumlarını görmek, dinlemek bizim açımızdan önemli. Seçmen açısından da önemli.

“2022’de seçim olma ihtimali vardır, illa 2023 Haziran’ına kadar sürmez”

Erken seçim beklentiniz var mı?

Bütün kamuoyu yoklamaları şu anda milletvekillerine seçimlerine bakıyor herkes ama esas mesele yüzde 50 artı 1, cumhurbaşkanlığı seçimi… Bütün kamuoyu yoklamaları şu anda iktidarın kaybettiğini gösteriyor. Şu anda seçim olsa yüzde 50 artı 1’i tutturamıyorlar. Dolayısıyla böyle bir durumda iktidarın erken seçim kararı almasının ben kendi açısından intihar gibi olduğunu düşünenlerdenim. O nedenle ben beklemiyorum şu anda. Ama Türkiye’nin konjonktürü nereye doğru gelişir, ne olur, elbette onu bilemeyiz ama ben apar topar bir erken seçim beklemiyorum.
Bir de seçim yasasını bu haliyle koruyarak seçime gitmek istediklerinden de emin değilim. Yaptıkları çalışmalar basına zaman zaman yansıyor filan. Seçim yasasında değişiklik yapılırsa ancak bir yıl sonra uygulamaya alınabiliyor. Ama 2022’de seçim olma ihtimali vardır, illa 2023 Haziran’ına kadar sürmez. O da erken denilebilir ama ondan önce ben bir apar topar seçim beklemiyorum.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan’dan Dikkat Çeken Sözler

Yakın zamanda başlayacak olan yüz yüze eğitim ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullanan DEVA Lideri Babacan, “Üniversite öğrencilerinin yurt veya ev bulması gerekiyor. Fakat ücretler ödenemeyecek düzeylerde. Ekonominin şahlandığını iddia eden iktidar acaba öğrencilerin bu fiyatları ailelerine söylerken ne kadar sıkıldıklarını biliyor mu?” dedi.

Haber Merkezi / Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını nedeniyle ara verilen ve yakın zamanda başlayacak olan yüz yüze eğitim ile ilgili dikkat çeken sözler söyledi.

Babacan, paylaşımında, “Yüz yüze eğitime geçiyoruz. Üniversite öğrencilerinin yurt veya ev bulması gerekiyor. Fakat ücretler ödenemeyecek düzeylerde. Ekonominin şahlandığını iddia eden iktidar acaba öğrencilerin bu fiyatları ailelerine söylerken ne kadar sıkıldıklarını biliyor mu?” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: İçim Acıdı, Canım Yandı

Çorum’da bir kişinin CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik tavrına sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, “Biz bu değiliz. Biz alçakgönüllü, kocaman yürekli, asil bir milletiz. Nefret tohumları ekmeye çalışanlara inat; sevgiden, güzellikten ve iyilikten vazgeçmeden, kardeşliği yeniden tesis edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik Çorum’da bir kişinin sergilediği davranışla ilgili sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla tepki gösterdi.

“Kardeşliği yeniden tesis edeceğiz”

İYİ Parti Lideri Akşener, paylaşımında, “İçim acıdı, canım yandı. Biz bu değiliz. Biz alçakgönüllü, kocaman yürekli, asil bir milletiz. Nefret tohumları ekmeye çalışanlara inat; sevgiden, güzellikten ve iyilikten vazgeçmeden, kardeşliği yeniden tesis edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Koca: Bu Şehirlerden Birindeyseniz, Daha Az Güvendesiniz

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) vaka sayılarının bir önceki haftaya göre en çok arttığı illeri paylaşarak, “Bu şehirlerden birindeyseniz, öncesine göre daha az güvendesiniz. Çözüm belli” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi /  Bakan Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) vaka sayılarının bir önceki haftaya göre en çok arttığı illeri paylaştı.

Koca, paylaşımında, Bayburt, Gümüşhane, Kayseri, Gaziantep, Kilis, Bolu, Hakkâri, Nevşehir, Sinop, Kars’ta vaka sayılarının bir önceki haftaya göre en çok arttan iller olduğunu, bu illerde yaşayanların daha az güvende olduğunu mesajını verdi. Bakan Koca’nın konuya ilişkin paylaşımı şöyle;

“BU 10 ŞEHİRDEN BİRİNDEYSENİZ! Bayburt, Gümüşhane, Kayseri, Gaziantep, Kilis, Bolu, Hakkâri, Nevşehir, Sinop, Kars: 14-20 Ağustos arasında vaka sayıları bir önceki haftaya göre en çok artan 10 ilimiz! Bu şehirlerden birindeyseniz, öncesine göre daha az güvendesiniz. Çözüm belli.”

Bakan Koca, bu paylaşım öncesi yaptığı paylaşımda ise, “”14-20 Ağustos arasında, 100.000 kişi içinde bir haftalık toplam yeni Covid-19 vaka sayısı neydi? Yaşadığınız veya gidip geldiğiniz ildeki durumu haftalık İnsidans haritamızdan öğrenebilirsiniz. Son haritaya göre yeni vaka yoğunluğunun en yüksek olduğu il Rize.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Paylaşın

Koca’dan İstanbul Yorumu: Hepimiz Sevinebiliriz

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından Kovid 19 aşı olanların oranının yüzde 75’e ulaştığını açıkladı. Bakan Koca’da bu açıklama sonrası yaptığı paylaşımda, “Hepimiz birden sevinebiliriz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 27 Ağustos saat 20.00 itibarıyla İstanbul’da aşılama oranının yüzde 75’e ulaştığını açıkladı.

Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İstanbul’umuza mavi renk çok yakıştı. 27 Ağustos saat 20.00 itibarıyla aşılama oranımız yüzde 75. Birinci doz 8 milyon 699 bin 243, ikinci doz 6 milyon 491 bin 74, üçüncü doz 1 milyon 97 bin 798, toplam 16 milyon 288 bin 115 doz aşı yapıldı. Aşısını yaptıran hemşehrilerime teşekkür ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

Vali Yerlikaya’nın açıklaması sonrası sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Hepimiz birden sevinebiliriz: İstanbul’umuz Mavi” dedi.

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a Sert Sözlerle Yüklendi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a sert sözlerle yüklendi. Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın öfke nöbetleri alarm veriyor; söylediklerine azami ihtiyatla yaklaşmak gerekir” dedi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert sözlerle yüklendi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, CHP’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan videolu paylaşımı alıntılayarak şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan ülkeyi yönetemiyor. Küfürbaz trolleri yetmemiş olacak ki, kendisi bir trol gibi konuşmuş. Ben Erdoğan ve hakaretlerini elbette ciddiye almıyorum ancak ülkem için kaygılıyım. Erdoğan’ın öfke nöbetleri alarm veriyor; söylediklerine azami ihtiyatla yaklaşmak gerekir.”

Paylaşın

İçişleri’nden 81 İl Valiliğine ‘Eğitim Yılı’ Genelgesi

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını gölgesinde okulların açılmasına kısa bir dönem kala İçişleri Bakanlığı, yeni eğitim ve öğretim yılında alınacak tedbirleri bildiren bir genelge gönderdi. Genelgede, “Okul servis araçlarında Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından hazırlanan rehberler esas alınacak.” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine ‘2021-2022 Eğitim Öğretim Yılında Alınacak Trafik Tedbirleri’ konulu genelge gönderdi. Genelgede, yeni eğitim öğretim yılına ilişkin tedbirler şu şekilde sıralandı:

“Okul servis araçlarında Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından hazırlanan rehberler esas alınacak.

Bu kapsamda;

Servis şoförleri, rehber personel, öğrenciler ve servisle ulaşım sağlayan öğretmen/çalışanların kişisel temizlik kurallarına uygun şekilde hareket edecek ve aracın içinde mutlaka tıbbi maske kullanılacak. Araçlarda giriş kapısının yanına el antiseptiği konulması ve araç içinde öğrenciler için tıbbi maske bulundurulacak.

Servislerde oturma listesi oluşturulacak 

Servislerde koltuklara numara verilecek ve oturma listesi oluşturulacak. Bu liste serviste görünür yerde asılı olacak, böylelikle servis kullananlar aynı yerde oturması sağlanacak.

Her servis turu tamamlandıktan sonra, sık dokunulan yüzeyler (kapı kolları, kol dayama/kolçaklar, tutacaklar, cam açma düğmeleri, emniyet kemeri tokaları) önce su ve deterjanlı bezle silinecek, daha sonra 1/100 oranında sulandırılmış çamaşır suyu veya %70’lik alkol ile dezenfekte edilecek.  Servisin genel iç temizliği gün sonunda su ve deterjan ile yapılacak. Ayrıca servislerde Sağlık Bakanlığı “COVID-19 Kapsamında Personel Servis Araçlarıyla İlgili Alınması Gereken Önlemler”e de titizlikle uyulacak.

Eğitim faliyetleri

Taşımalı eğitimlerde kullanılan araçlar dahil, tüm okul servis araçları, şoförleri ve rehber personeline yönelik trafik güvenliği farkındalığının artırılması sağlanacak. “Okul Servis Araçları Şoförleri ve Rehber Personeline Yönelik Bilgilendirme Eğitimleri”nin her gruba bir gün olacak şekilde düzenlenecek.

Milli Eğitim Müdürlükleriyle işbirliği içerisinde, öğretmen, öğrenci ve velilerden tespit edilen gönüllü kişilerin müracaatları okul idarelerince  alınacak.  Bu kişilere “Okul Geçidi Görevlisi Eğitimleri”nin Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri doğrultusunda “Hatalı Sürücüye Kırmızı Düdük” kampanyası ile birlikte düzenlenecek. Tüm okul geçidi görevlilerine kırmızı düdük verilecek.

Okullarda  trafik güvenliği konusunda uygulamalı ve teorik dersler verilecek.

“Çocuklar İçin Trafik Eğitimi (Trafik Dedektifleri) Projesi” kapsamında trafik kuruluşları eğiticileri tarafından okullarda 2021-2022 eğitim-öğretim yılı eğitim dönemleri boyunca trafik güvenliği konusunda öğrencilere uygulamalı ve teorik dersler verilecek. Yol kullanıcılarına yönelik sürücü,  yaya eğitimleri  yıl boyunca verilecek.

Mobil Trafik Eğitim Tırı ile okullarda verilecek eğitimler  İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile  koordine edilerek önceden planlanacak ve eğitimler  mevsim şartlarına göre düzenlenecek. İçişleri Bakanlığınca mevcut çocuk trafik eğitim parkları modernize edilecek ve  bu parklarda verilen uygulamalı eğitimlerin  il ve ilçelerde verilmesine devam edilecek.  Yıl içerisinde kurulması planlanan çocuk trafik eğitim parklarına yönelik çalışmalara gerekli destek verilecek.

“Umuma Açık Yerlerde Verilen Trafik Eğitimleri” kapsamında vatandaşlara yönelik verilen eğitimlere aralıksız devam edilecek.

Denetim faaliyetleri

Eğitim kurumlarının açılış tarihleri esan alınarak okul servis araçlarına yönelik denetimler hafta boyunca kesintisiz yapılacak. Eğitim öğretim yılı süresince planlı denetimlere devam edilecek. Okul idareleri ile irtibat kurularak, okul giriş ve çıkış saatlerinde, okul önlerinde, çevresinde ve güzergahlarında gerekli trafik tedbirlerinin alınması için ekip/personel görevlendirilecek.

“Rehber personel” ve “Okul Geçidi Görevlileri”nce tespit edilen trafik kural ihlallerine ilişkin olarak düzenlenen Trafik Kural İhlali Tespit/İhbar Tutanaklarının trafik birimlerince kontrolü yapılarak trafik idari para cezası karar tutanağına dönüştürülecek.

Yaya veya okul geçitlerinden geçen veya geçmek üzere bulunan öğrencilere ve diğer yayalara ilk geçiş hakkını vermeyen sürücüler hakkında gerekli cezai işlem uygulanacak.

Okul ve çevresinde; yatay ve düşey trafik işaretlemeleri, hız kontrol elemanları, indirme bindirme cepleri, aydınlatma, okul önü bariyerleri, butonlu sinyalizasyon sistemleri vb. fiziki tedbirler kontrol edilecek. Eksiklik görülmesi halinde yolun yapım ve bakımından sorumlu olan kurum ve kuruluşlar ile irtibata geçilerek eksikliklerin giderilmesi sağlanacak.

Okul servis araçlarının denetiminde;

Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği ile Okul Servis Araçları Yönetmeliği hükümlerine uygun hareket edilecek. Belediyelerce düzenlenen “Okul Servis Aracı Özel İzin Belgesi” ve “Okul Servis Aracı Bakım ve Onarım Takip Formu”bulundurulacak.

Yönetmelikte belirtildiği şekilde standartlara uygun “OKUL TAŞITI” yazısının ve “DUR” kırmızı ışık veren lambanın araç üzerinde ve çalışır vaziyette olacak. Araç ön ve arka tarafında kalan alanları gösteren görüş ve sesli ikaz sistemi ile geri vites lambaları ve bağlı sesli ikaz sistemleri, oturacak yer adedini gösteren etiket donanımları kullanılır ve çalışır durumda olacak. Araç kapıları şoför tarafından açılıp kapatılabilecek şekilde otomatik veya araç şoförü tarafından elle kumanda edilebilir şekilde (mekanik) olacak. Araçlarda en az otuz gün süreli kayıt yapabilen araç takip sistemi bulundurulacak. Okul servis aracının camlarının sabit olacak ve camların üzerine renkli film tabakası yapıştırılmayacak. Aracın her koltuğunda emniyet kemeri bulunacak ve bu kemerler kullanılacak. Taşıtlar temiz, bakımlı ve güvenli durumda olacak. Okul öncesi ve ilköğretim öğrencilerinin taşınması sırasında araçlarda rehber personel bulundurulacak. Şoför ve rehber personelin Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nde belirtilen şartları taşıyacak. Şoför araçta sigara içmeyecek ve içilmesine müsaade etmeyecek. Taşıma hizmeti sırasında görüntü ve müzik sistemleri kullanılmayacak. Taşıma sınırının üzerinde öğrenci taşınmayacak. Servis şoförleri, indirme ve bindirme kuralları başta olmak üzere diğer tüm trafik kurallarına ve yükümlülüklerine uyacak. Her araç için “Okul Servis Araçları Denetim Formu”nda yer alan hususlar titizlikle kontrol edilecek ve eksikliği veya kural ihlali tespit edilenlere mevzuatın öngördüğü cezai işlemler uygulanacak.

Servis şoförü ve rehber personel; “Okul Servis Araçları Yönetmeliği”nde belirtilen şoför ve rehber personel bölümünde yer alan şart, görev ve sorumluluklarını yerine getirilmediğinin tespit edilmesi durumunda, mülki idare amirleri vasıtasıyla ilgili belediyeye bildirimde bulunacak,  özel izin belgesi iptal edilecek ve gerekli tedbirler alınacak.

Okul Servis Araçları Yönetmeliği hükümlerine göre eksiklik tespit edilmesi veya cezai müeyyide uygulanması halinde, doldurulan formlar İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri kanalıyla ilgili okul müdürlüğüne, bir suretinin de servis aracının bağlı olduğu odaya en geç yedi (7) iş günü içerisinde gönderilecek.

Trafik güvenliği ile ilgili diğer hususlar

Okul çevrelerinde yaşanan kazalara ilişkin risk analiz değerlendirilerek, bu bölgelerde ilave tedbirler planlanacak. Sürücülerin yaya ve okul geçitleri öncesinde dikkatlerini daha üst düzeye çıkarılarak yavaşlamaları ve yayalara ilk geçiş hakkını vermelerini sağlamak için tüm ışıksız okul ve yaya geçitlerine araçların yaklaşım yönünde “Önce Yaya” görsellerinin çizdirilmesinin ivedilikle tamamlanacak.

Okul, hastane, alışveriş merkezi gibi yayaların yoğun olduğu ya da trafik akımının yayalara risk oluşturduğu yerlerde ve bu yerlerin çevresindeki cadde, sokak ve güzergâhlarda azami hız sınırının 30 km/s hıza düşürülmesi sağlanacak.

Okul servis taşımacılığı faaliyetlerinin düzenli ve güvenli olarak yürütülmesi amacıyla; okul servis araçlarının çalışma şartları ve karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik eğitim öğretim dönemi başlamadan önce Vali ve Kaymakamların başkanlığında ilgili paydaşların katılımıyla toplantı düzenlenecek.

Rehber personel ve okul geçidi görevlilerince düzenlenen ihlal tespit tutanakları, tespit tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde okul yönetimlerince teslim alınacak. Bu tutanaklar takip eden üç iş günü içerisinde de trafik denetleme birimine veya ekiplerine tutanak karşılığı teslim edilecek.

Rehber personel veya okul geçidi görevlileri yalnız “DUR” veya “GEÇ” işareti verebileceğinden, görevlilerce hazırlanan ihlal tespit tutanaklarına istinaden 2918 sayılı Kanun’un 47/1-a maddesine göre Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı tanzim edilecek.

Tespit tutanağında yer alan bilgilerin PolNet veri tabanındaki araç bilgileriyle karşılaştırılacak.

Öncelik dereceli okullar başta olmak üzere okullarda güvenliğin azami ölçüye çıkarılması, okullarda kurulan güvenlik kameralarının çalışabilirliğinin kontrol edilecek  ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemine (KGYS) entegrasyonu tamamlanacak. Diğer okullarda ise KGYS’ye entegre şartı aranmaksızın öncelik derecelerine ayrılan okullardan başlanarak okul güvenlik kamera sistemleri tamamlanacak. Okul çevrelerinde metruk olduğu tespit edilen binalara ilişkin alınacak tedbirler gözden geçirilecek. Hassas olduğu belirlenen okulların bulunduğu yerlerde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele konusu başta olmak üzere açık sigara satışının önlenecek. Okul çevrelerinde bulunan internet cafe/oyun salonları vb. yerleri denetlenecek.

Paylaşın

Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Rakipleri Belli Oldu

UEFA Avrupa Ligi grup aşamasında kuralar bugün İstanbul’da çekildi. D Grubu’nda yer alan Fenerbahçe, Olympiakos, Frankfurt ve Antwerp ile eşleşirken, F Grubu’nda yer alan Galatasaray, Lazio, Lokomotiv Moskova, Marsilya ile eşleşti.

Haber Merkezi / UEFA Avrupa Ligi Play-off turunda HJK Helsinki’yi eleyen Fenerbahçe ile Randers’ı turnuva dışına iten Galatasaray Avrupa Ligi gruplarında mücadele etmeye hak kazanmışlardı.

Fenerbahçe ve Galatasaray’ın rakiplerinin de belli olduğu UEFA Avrupa Ligi grup aşamasında kuralar bugün İstanbul’da çekildi ve eşleşmeler şu şekilde gerçekleşti:

A Grubu; Lyon, Rangers, Sparta Prag, Brondby

B Grubu; Monaco, PSV, Real Sociedad, Sturm Graz

C Grubu; Napoli, Leicester, Spartak Moskova, Legia

D Grubu; Olympiakos, Frankfurt, Fenerbahçe, Antwerp

E Grubu; Lazio, Lokomotiv Moskova, Marsilya, Galatasaray

F Grubu; Braga, Kızılyıldız, Ludogorets, Midtjylland

G Grubu; Bayer Leverkusen, Celtic, Betis, Ferencvaros

H Grubu; Dinamo Zagreb, Genk, West Ham, Rapid Wien

UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde Sivasspor, Danimarka temsilcisi Kopenhag’a elenirken Trabzonspor ise Roma’ya elenmişti. Türki’den UEFA Konferans Ligi’nde takım bulunmamakta.

Paylaşın

Açlık Sınırı 2 bin 927 TL’ye Yükseldi

Türk-İş, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 927 yoksulluk sınırının 9 bin 533 TL’ye yükseldiğini, bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin ise aylık 3572 lira olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından 34 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan, “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının sonuçlarına göre, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 927 yoksulluk sınırı 9 bin 533 TL oldu.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı ise yüzde 22,78 olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 2 bin 926,72 TL oldu.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 9 bin 533,28 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3 bin 572,79 TL oldu.

Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması geçen aya göre 23 TL, yılbaşına göre 337 TL ve geçen yıla göre 543 TL arttı. Aile bütçesi ise aylık 76 TL, sekiz aylık 1.097 TL ve yıllık 1.769 TL tutarında arttı.

Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,80 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk sekiz ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 13 oranında gerçekleşti. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 22,78 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 19,06 olarak hesaplandı.

Paylaşın

CHP’den Elektrik Faturalarının Şeffaf Olması Çağrısı

Son bir yılda yüzde 30, son üç yılda ise yüzde 122 oranında artan elektrik faturalarının şeffaf olmadığına dikkat çeken CHP’li Akın, “Vatandaşlardan elektrik faturalarında ne ödediği gizleniyor. Vatandaşın ödediği faturadaki her ayrıntıyı bilmeye hakkı var” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, art arda gelen zamlarla son bir yılda yüzde 30, son üç yılda ise yüzde 122 oranında artan elektrik faturalarının vatandaşı isyan ettirirken; elektrik faturalarının şeffaf olmadığına dikkat çekti.

CHP’li Akın, “Vatandaş elektrik faturasını öderken yalnızca kullandığı elektriğin bedeli değil; enerji şirketlerine dağıtım bedeli ve desteklerden oluşan bedelleri de ödüyor. Faturaların yaklaşık yüzde 30’u dağıtım bedeli, yaklaşık yüzde 25’i ise şirketlere verilen desteklere gidiyor. Vatandaştan elektrik faturalarında ne ödediği gizleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşa ödetilen pek çok bedelin elektrik faturalarında gizlendiğini söyleyen CHP’li Akın, yaptığı yazılı açıklamada şunları dile getirdi:

“Türkiye’de elektrik faturaları son bir yılda yaklaşık yüzde 30 oranında artmıştır. Ekonominin şahlanacağı iddiasıyla hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin üçüncü yılında elektrik faturalarındaki artış yüzde 122 oranını bulmuştur. Vatandaşlarımızın özellikle 1 Temmuz 2021 tarihinde yapılan yüzde 15 oranındaki zammın ardından gelen faturalara haklı olarak tepki göstermiştir.

“Vatandaşın ödediği faturadaki her ayrıntıyı bilmeye hakkı var”

Elektrik faturalarının sürekli artması günümüzde temel bir hak olan elektrik hizmetinin vatandaşlarımıza kamusal değil, adeta bir müşteri mantığıyla ulaştırıldığını göstermektedir. İktidar elektrik hizmetinde vatandaşı müşteri olarak görmektedir. İktidarınızda ucuzlayacağı ve hizmetin kalitesinin artacağı vaadiyle elektrik dağıtımı özelleştirilmiştir. 21 bölge halinde özelleştirilen elektrik dağıtımı, faturaları daha da artırmış, dağıtım hatlarında yeterli yatırımın yapılmaması nedeniyle sık sık elektrik kesintileri yaşanmaya başlanmıştır.

Elektrik faturalarına yansıyan dağıtım bedeli, elektrik üretim şirketlerine verilen YEKDEM desteği gibi doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaştan alınan bedeller de gizlenmektedir. Dağıtım bedelinin faturanın neredeyse yüzde 30’unu oluşturduğu, , enerji şirketlerine verilen desteğin payının ise yüzde 25’i bulduğu ifade edilmektedir. Başka bir deyişle vatandaşa fatura edilen bedelin yarısından fazlası elektrik tüketim maliyeti değil, şirketlere verilen dağıtım bedeli ve destekleme ödemesine gitmektedir. Vatandaşlardan elektrik faturalarında ne ödediği gizleniyor. Vatandaşın ödediği faturadaki her ayrıntıyı bilmeye hakkı var.”

Paylaşın