Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye ‘HDP’ Yanıtı

MHP Lideri Bahçeli’nin “HDP’yi meşru organ görmek demek, PKK’yı muhatap almak demektir” açıklamasına yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “O zaman o Sayın Genel Başkan’a söyleyelim, HDP’nin TBMM Başkanvekilliği yaptığı zaman el kaldırıp söz istemesinler. Söz istiyorlarsa, nasıl istiyorlar? Biraz mantık olur” dedi.

Haber Merkezi / Ankara’da Gaziler Haftası Buluşması’na katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Kürt sorununa çözümü ve HDP tartışmaları kapsamında yeni açıklamalarda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, gazetecilerin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “HDP’yi meşru organ görmek demek, PKK’yı muhatap almak demektir. CHP yönetimi siyasi ikbal ve istikbalinin çürük şifrelerini Kandil mağaralarının pespaye karanlığında bulmak üzere harekete geçmiştir” açıklamasını hatırlatması üzerine, şunları söyledi:

“Eğer millete hizmet edeceksek, her politikacının samimi ve dürüst olması lazım. Bu ülkenin sorunları var mı? Evet, sorunları var. Bu sorunlar kronikleşmiş mi? Evet, kronikleşmiş. Bugüne kadar çözülmemiş mi? Evet, çözülmemiş. Bir sorun varsa, bu sorunu çözecek organ hangisi? TBMM. TBMM’den daha büyük bir güç yoktur.

“Bu ülkeye huzuru, bu ülkeye barışı birlikte getireceğiz”

Milli Kurtuluş Savaşı’nı veren Meclis, bizim TBMM’dir. Dolayısıyla, ‘adres şöyleydi, adres böyleydi, şu sorun vardı, bu sorun vardı.’ Türkiye’de dünya kadar sorun var. Biz sorunlardan korkmuyoruz. CHP’nin Genel Başkanı olarak da bütün millete açık ve net söylüyorum, sizin oylarınızdan çok sizin sorunlarınıza talibim. Bu sorunları, samimi ve dürüst olarak çözeceğim. Bu ülkeye huzuru, bu ülkeye barışı birlikte getireceğiz. Dostlarımızla beraber getireceğiz.

Yeter artık bu millet bıktı. Kavgadan bıktı. Açlık var, sefalet var, yoksulluk var. Öğrenciler mezun olmuş, yurt bulamıyorlar yaptıkları tartışmalara bak. Bu tartışmalar Türkiye’yi kısır bir sürecin içine sokar. Dürüst ve namuslu olan siyasetçi, ahlaklı olan siyasetçi halkına güven veren siyasetçi doğruları her yerde her ortamda dillendirmek zorundadır, ben de bunu dillendiriyorum. Bunu söylüyorum.

“Söylediğiniz şeylerin mantığı olur”

Sorun var, evet. Bu sorun nerede çözülecek? TBMM’de çözülecek, bu kadar açık bu kadar net. ‘Öbür Genel Başkan şunu söylemiş, şu Genel Başkan bunu söylemiş’ o zaman o Sayın Genel Başkan’a söyleyelim, HDP’nin TBMM Başkanvekilliği yaptığı zaman el kaldırıp söz istemesinler. Söz istiyorlarsa, nasıl istiyorlar. Biraz mantık olur. Söylediğiniz şeylerin mantığı olur, mantık çerçevesinde hareket edersiniz.

“Bütün sorunlarını çözmeye kararlıyım, dostlarımızla beraber çözeceğiz”

Onu düşmanlaştır, bunu düşmanlaştır, kamplaşma yap. Bu kadar dert varken bunların derdi mi yok ya. Çocuklar yatağa aç giriyor. Sen 20 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’nde görev yapıyorsun, yönetiyorsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, 20 yılda yurt sorununu çözemedin. Bir yılda çözülecek sorunu çözemedin. Şimdi kalkmış bana bir sürü laf ediyorlar. İstediklerini etsinler yine söz veriyorum, bu ülkenin bütün sorunlarını çözmeye kararlıyım, dostlarımızla beraber çözeceğiz.

Sorunlarla boğuşan değil, nefes alan bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Sorunlarıyla ‘nereye gidiyor bu memleketin hali’ diye sormayacak vatandaş, o sorunlardan sıyrılacak, görkemli, güzel, ahlaklı, temiz bir siyaseti ve onun büyüttüğü Türkiye’yi görecek. Hedefimiz bu.”

Paylaşın

Karamollaoğlu: Cumhur İttifakı’nın İçinde Yer Alamayız

“Millet İttifakı içinde değiliz” açıklamasıyla ilgili değerlendirmede bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, “Geçen seçimde de biz, son ana kadar Millet İttifakı’nın içinde miyiz, dışında mıyız bu konu hiç gündemimizde değildi. Somut gelişmeler olunca tavrımızı aldık. Ki o zaman da bize Cumhur İttifakı’nda da teklif vardı. Biz dedik ki, prensiplerimize bağlıyız, ilkelerimize bağlıyız; bundan dolayı da Cumhur İttifakı’nın içinde yer alamayız” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “İktidar değişirse muhafazakârlar kazanımlarını kaybeder” yönündeki tartışmaları değerlendirdi.

PolitikYol’dan Murat Aksoy’a konuşan Karamollaoğlu, “Siyasi iktidar çevrelerinde şu tartışılıyor; iktidar değişirse, muhafazakârlar kazanımlarını kaybedebilir. Böyle bir şey mümkün mü?” sorusuna “Ben böyle bir şeyin olabileceğine inanmıyorum, ihtimal de vermiyorum. Bizim tersine kazanımları bir kesimin değil, herkese eşit biçimde hak ve özgürlüklerden yararlanmasını sağlamız gerekiyor” yanıtını verdi.

‘Ortada bir seçim kararı yokken…’

Cumhurbaşkanı adayı tartışmalarıyla ilgili konuşan Karamollaoğlu, şunları söyledi: Bu konular yandaş medyada sıkça tartışılsa da, kanaatime göre çok erken bir tartışma. Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir konunun henüz seçimlerle ilgili bir takvim yokken, tartışılması çok anlamlı değildir. Bu aşamada sadece Cumhur İttifakı adayı bellidir o da mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. MHP de destekleyeceğini açıkladı. Millet İttifakı’nın adayının kim olacağı tartışması erken bir tartışmadır. Ortada bir seçim kararı yokken ‘Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı kim olacak?’ tartışması abesle iştigaldir.

‘Büyük ihtimalle önümüzdeki senenin sonunda bir erken seçim olacak’

“Cumhur İttifakı adayı Erdoğan, bu açık. Peki seçim Erdoğan’ın dediği gibi zamanında olursa hukukçular Erdoğan’ın 3. kez aday olamayacağını söylüyor. Ne dersiniz bu yoruma?” sorusuna ise Karamollaoğlu, şu yanıtı verdi: Eğer erken seçim olmaz ise cumhurbaşkanı Erdoğan üçüncü sefer aday olamaz. Bu konu çok açık ve net. Meclis erken seçime gitmek için bir karar alırsa -ki onun süresi de belirtilmemiş aynı yıl içinde de olabilir- diyelim Mart 2023’te bir seçim olsa, o zaman sayın cumhurbaşkanının aday olması mümkündür. Ama benim şahsi kanaatim büyük ihtimalle önümüzdeki senenin sonunda bir erken seçim olacağı yönünde.

Karamollaoğlu, “Millet İttifakı içinde değiliz” açıklamasıyla ilgili şunları söyledi: Şuradan başlayalım, şu anda hiçbir ittifak somut olarak gündemimizde yok. Çünkü ortada alınmış seçim kararı yok. İttifaklar seçim kararı alındığında ya da seçime gidildiğinde somut olarak konuşulacak, tartışılacak konular. O zaman partilerle görüşür, kendimize en yakın olan ile bir uzlaşma metni üzerinde anlaşır yerimizi alırız.

Geçen seçimde de biz, son ana kadar Millet İttifakı’nın içinde miyiz, dışında mıyız bu konu hiç gündemimizde değildi. Somut gelişmeler olunca tavrımızı aldık. Ki o zaman da bize Cumhur İttifakı’nda da teklif vardı. Biz dedik ki, prensiplerimize bağlıyız, ilkelerimize bağlıyız; bundan dolayı da Cumhur İttifakı’nın içinde yer alamayız.

‘İki seçenek var, üçüncüsü yok’

Karamollaoğlu, cumhurbaşkanlığı seçiminde partilerin ortak aday çıkarması yönünde kanaati bulunduğunu söyledi: Zaten iki seçenek var, üçüncüsü yok. Birincisi tek bir aday üzerinde anlaşmak, ikincisi her parti kendi adayını çıkarması. Benim kanaatim süreci uzatmamak için tek aday üzerinde ittifak edilebilmesi. Bunun daha doğru olabileceğini düşünüyorum.

 

Paylaşın

Babacan, “DEVA’ya En Çok Hangi Partiden Oy Geldiğini” Açıkladı

Partilerine üye olan vatandaşlar arasında yaptıkları anketin sonuçlarını açıklayan DEVA Partisi Lideri Babacan, en çok kaymanın yüzde 30 ile AK Parti’den olduğunu söyledi. Babacan, Türkiye genelinde ise bir anket çalışması henüz yapmadıklarını ifade etti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Haber Global’de yayınlanan Candaş Tolga Işık ile Az Önce Konuştum programına konuk oldu. Program kapsamında parti politikalarını ve yaptıkları çalışmaları anlatan Babacan, merak edilen anket rakamlarına da değindi.

Partilerine üye olan vatandaşlar arasında yaptıkları anketin sonuçlarını açıklayan Babacan, en çok kaymanın yüzde 30 ile AK Parti’den olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bize üye olmak isteyen vatandaşlarımıza bir baktığımızda bir araştırma yaptık ve şunu gördük. Türkiye geneli yaptığımız bir anket henüz yok. Siyasi görüş olarak bize ilgi gösteren vatandaşların yüzde 30’u daha önceden AK Parti’ye oy vermiş insanlar.

“Her siyasi görüşten ilgi görüyoruz”

Yüzde 20’si de daha önceden CHP’ye oy vermiş insanlar. Her kesimden ilgi görüyoruz. Yüzde 10 daha önce MHP, yüzde 10 HDP, yüzde 10 İyi Parti, yüzde 20 de daha önce hiçbir siyasi partiye oy vermemiş insanlar. Teşkilatta görev almak istiyorlar. Bu Türkiye’de bir ilk. Daha önceden hiçbir siyasi parti her siyasi görüş ve her siyasi partiden hiç bu kadar aynı derecede ilgi görmemişti.”

 

Paylaşın

Akşener’in ‘Tek Aday’ Önerisine Kılıçdaroğlu’ndan Yanıt

Akşener’in “ittifak ilk tura tek adayla gitmeli” açıklamasına cevap veren Kılıçdaroğlu, “Kafamda yüzde yüz şu olsun diye belirlenmiş bir model yok. Meral Hanım’ı dikkatle dinliyorum. Tek adayla gitmenin avantajından söz ediyor. Olabilir. İttifak olarak bir araya gelip tek aday üzerinde anlaşabilirsek tek aday üzerinden gidilebilir. Bir sakıncası yok.” ifadelerini kullandı.

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı. Kılıçdaroğlu’na İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “ittifak ilk tura tek adayla gitmeli” yorumunu da anımsattım. Şu karşılığı verdi:

“Kafamda yüzde yüz şu olsun diye belirlenmiş bir model yok. Meral Hanım’ı dikkatle dinliyorum. Tek adayla gitmenin avantajından söz ediyor. Olabilir. İttifak olarak bir araya gelip tek aday üzerinde anlaşabilirsek tek aday üzerinden gidilebilir. Bir sakıncası yok.

Hangisinde daha başarılı olunur bugünden kestirmek zor. Önümüzdeki süreç içinde kamuoyu yoklamalarıyla ya da bu işi iyi bilen kişilerle oturup konuşmak lazım.

Biz illa çok adayla ya da tek adayla gidin gibi bir dayatma içinde olmayacağız. Zaten ittifakımızın özelliği de demokratik olması, liderlerin rahatlıkla birbirleriyle konuşabilmesi, düşüncelerini paylaşabilmeleri. Biz bu özelliğimizle Cumhur İttifakı’ndan ayrışıyoruz.”

Deniz Zeyrek’in “Kılıçdaroğlu: Seçim yasasını değiştiren iktidar gidicidir” başlıklı yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN

 

Paylaşın

Ahmet Türk: Kürt Sorunu Bir Türkiye Sorunudur

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu HDP’yle çözebiliriz” şeklindeki açıklamasını değerlendiren Ahmet Türk, bu açıklamayı olumlu bulduğunu belirterek, “Kürt sorunu çözülmediği zaman sadece Kürtler bunun acısını çekmiyor veya sadece Kürtler demokrasiden uzaklaşmıyor aynı zamanda Türkiye halkları da demokrasiden uzaklaşmış oluyor. Bu nedenle Kürt sorunu bir Türkiye sorunudur, bütün halkların sorunudur” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı seçilen, ancak daha sonra yerine kayyum atanan Ahmet Türk, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu HDP’yle çözebiliriz” şeklindeki açıklamasını değerlendirdi.

Bianet’ten Ruken Tuncel’in haberine göre CHP liderinin sözlerini olumlu bulduğunu belirten Türk, Kürt sorununun sadece Kürtlerin sorunu olmadığını belirterek “Kürt sorunu çözülmediği zaman sadece Kürtler bunun acısını çekmiyor veya sadece Kürtler demokrasiden uzaklaşmıyor aynı zamanda Türkiye halkları da demokrasiden uzaklaşmış oluyor. Bu nedenle Kürt sorunu bir Türkiye sorunudur, bütün halkların sorunudur” diye konuştu.

Türk, Tuncel’in “Peki, ne olacak, bu sorun nasıl çözülecek, böyle mi devam edecek?” sorusu üzerine “Bir ülkenin barışa ihtiyacı varsa, bir sorun varsa, siyasetçi risk almak zorundadır, gelecekle ilgili hesap yapmalıdır” ifadesini kullandı.

“Ama bugün maalesef bugünden yararlanma hesabı etrafında siyaset yapılıyor. ‘Kürtler konusunda çok açık bir şeyler söylersem, ulusalcı kesim benden kopar, oy kaybederim’ kaygısı var bazılarında” diyen Türk, şöyle devam etti:

“Oysa ki doğruyu savunmak demokrasiye inananların görevidir, doğru projeler etrafında halkı buluşturmak görevdir. ‘Türkiye halkı ulusalcıdır, ulusalcıları desteğini kaybederiz’ anlayışını doğru bulmuyoruz. Ana muhalefet partisinin bunu aşması gerekir, bunu aştığı zaman, Kürtler kiminle demokrasi için birlik olacağının kararını verir.

Tabi ki bugün iktidarın yarattığı bu tablo karşısında Kürtlerin AK Parti ile bir geleceği olmaz, bir görüşmesi olmaz. Birileri bizden uzak bile dursa, biz bize düşen rolü Kürtler olarak oynayacağız, ama bu nereye kadar gider. Bu sorunun çözümü için yeterli olur mu?

‘Yan cebime koy mantığı hiçbir sorunu çözmez’

Biz yerel seçimlerde destekledik, 10-11 ilde bizim desteğimiz olmasaydı seçimi alamazlardı. Ancak ana muhalefet partisi gelecekle ilgili projelerini daha açık ve net ortaya koymalı, Kürtlerin beklentisi de budur, ‘yarın için ne yapacak.’ Yan cebime koy mantığı hiçbir sorunu çözmez.”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Çok Dikkatli Olun

Kovid 19’da son 24 saatte 354 bin 854 test yapıldı. 29 bin 338 yeni vaka tespit edilirken, 260 kişi hayatını kaybetti. Bakan Koca’dan “Sosyal ortamlarda çok dikkatli olun. Maskenizi kullanın. Yaptırmadığınız aşılarınızı mutlaka yaptırın. Kritik bir dönemdeyiz” uyarısı geldi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı.

Açıklanan verilere göre, son 24 saatte 354 bin 854 test yapıldı. 29 bin 338 yeni vaka tespit edilirken, 260 kişi hayatını kaybetti. Öte yandan, 23 bin 361 kişi de sağlığına kavuştu.

Koca’dan “çok dikkatli olun” uyarısı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini yaparken vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bugünkü vaka sayısı 29.338. Yeni can kaybımız 260. Vaka sayılarında 20.000’i kritik eşik kabul ederken, şimdi neredeyse 30.000’e yaklaşmış durumdayız. Sosyal ortamlarda çok dikkatli olun. Maskenizi kullanın. Yaptırmadığınız aşılarınızı mutlaka yaptırın. Kritik bir dönemdeyiz” dedi.

Paylaşın

28 yıllık Vartinis Davası’nda Zamanaşımı Uyarısı!

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Yargıtay’ın bozma kararı vermesinin ardından bugün Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen Vartinis Davası’nda zaman aşımı riskine dikkat çekti.

Haber Merkezi / 3 Ekim 1993’te Muş’un Vartinis (Altınova) Beldesi’nde dokuz kişinin yanarak can verdiği olayı hatırlatan Yeneroğlu şunları söyledi:

“1993 yılından beri sürüncemede kalan soruşturma ve yargılama süreci nedeniyle dosya halen kesinleşmedi. Eğer 3 Haziran 2023’e kadar karar verilmezse dosya zamanaşımına uğrayacak. Bu elim olayın sorumlularının cezalandırılabilmesi için geç kalındı. En azından emri verenin cezalandırılabilmesi için Yargıtay’ın bozma kararı derhal kesinleştirilmeli.

Askeri mercilerin intikam hissiyle hareket etmesi, masum insanları hedef alması asla kabul edilemez. Köylerin yakılması ve insanların yanarak ölümüne sebep olunması vicdanları yaralayan ağır bir suçtur. Görevsizlik, yetkisizlik kararları ile güvenlik gerekçeleri gösterilerek farklı illere taşınan ve oldukça yavaş işleyen yargılamalarla olayın üzerinden 30 yıl geçirilmesi ve zamanaşımına yaklaşılması devletin askeri mercileri ile yargı organlarının adeta iş birliği içerisinde emri veren kişileri ve suçu işleyen kişileri koruma güdüsüyle hareket ettiği izlenimi vermektedir. DEVA Partisi olarak bugün duruşması gerçekleşen dosya hakkında en kısa sürede karar verilerek, dosyanın kesinleştirilmesi çağrısında bulunuyoruz.”

“Yetkisizlik kararları ve dosyanın sümenaltı edilmesiyle aradan 10 sene geçti”

Yaptığı açıklamada 3 Ekim 1993’te yaşanan olaya ve ardından görülen yargı sürecine dair bilgiler de paylaşan Yeneroğlu şu ifadeleri kullandı:

“2 Ekim 1993 tarihinde yakalanmış bir teröristin Altınova Beldesi’nde terör örgütü PKK’ya ait depoların yerini göstereceğini ifade etmesi üzerine beldeye giden Korkut İlçe Jandarma Komutanı Bülent Karaoğlu ve Astsubay Mustafa Uçar pusuya düşürülmüş ve Astsubay Mustafa Uçar şehit edilmiştir. Bunun üzerine Yargıtay kararının gerekçesine göre; Jandarma Komutanı Bülent Karaoğlu beldeden araçla ayrılırken ‘Bu gece gelip köyünüzü yakacağız!’ söyleminde bulunmuştur. O gece saat 3 sularında köye gerçekleştirilen askeri operasyon sırasında ise köyde birçok yer ateşe verilmiş, rastgele atış yapılmıştır. Çıkarılan yangınlar sonucunda Öğüt ailesinin evi de yanmış ve yangın sırasında evde bulunan Öğüt ailesinin 9 ferdi Mehmet Nasır Öğüt, Eşref Oran, Sevim Öğüt, Sevda Öğüt, Mehmet Şakir Öğüt, Mehmet Şirin Öğüt, Cihan Öğüt, Aycan Öğüt ve Cinal Öğüt feci şekilde can vermişlerdir.

Olay ile ilgili yürütülen soruşturmalar önce Devlet Güvenlik Mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcılıklarında başladı. Yetkisizlik kararları ve dosyanın sümenaltı edilmesiyle aradan 10 sene geçti. 2003 yılında savcılığa yeniden şikâyet dilekçesi verildi. Bunun üzerine Muş Cumhuriyet Savcılığı 2004 yılında görevsizlik kararı verdi. Görevsizlik kararının ardından dosyayı inceleyen Elâzığ Askeri Savcılığı ise 7 yıl bekletti. Neticede yasa değişikliği ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi üzerine ancak 2011 yılında Muş Cumhuriyet Savcılığı konuyu soruşturmaya başladı. Muş Cumhuriyet Savcılığı’nın 3 Haziran 2013 tarihinde düzenlediği iddianame ile zamanaşımı süresi kesildi. Tam 20 yıllık süreçte dosyanın gereği devlet organlarınca yerine getirilmedi.”

Paylaşın

Tokat Niksar’da Korkutan Deprem!

Kandilli Rasathanesi, Tokat’ın Niksar ilçesinde 4.3 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini duyururken, AFAD, depremin 14.34 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi.

Haber Merkezi / Kandilli Rasathanesi, Tokat’ın Niksar ilçesinde 19.15’te 4.3 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini duyurdu. Kandilli, açıklamasında, depremin 5 km. derinlikte gerçekleşti bilgisine yer verdi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ise, depremin saat 19.09’da Niksar ilçesine bağlı Şahinli köyünde 14.34 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi. AFAD, açıklamasında depremin büyüklüğünün 4.3 olarak ölçüldüğü bilgisine yer verdi.

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Gençler, Çok Özgür Bir Dönem Sizi Bekliyor” Paylaşımı

Sosyal medya hesabından gençlere seslenen, CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Çok parlak, çok yaratıcı, çok eğlenceli, çok zengin ve çok özgür bir dönem sizi bekliyor” paylaşımında bulundu.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından gençlere seslenerek bir paylaşımda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, paylaşımında, “‘CHP gelirse ne olacak’ değil, CHP geliyor sevgili gençler. Sizden hayat enerjinizi çalanların inadına, benim önceliğim hayat enerjinizi geri vermek olacak. Çok parlak, çok yaratıcı, çok eğlenceli, çok zengin ve çok özgür bir dönem sizi bekliyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Selahattin Demirtaş: Çözümün Adresi TBMM’dir

Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu HDP’yle çözebiliriz” şeklindeki açıklaması siyasetin sıcak gündem başlığı olmaya devam ediyor. Konu hakkında bir açıklama yapan Demirtaş, “HDP, Kürt sorunu dahil olmak üzere, Türkiye’nin tüm sorunlarının çözümüne taliptir, irade sahibi siyasi bir aktördür ve elbette muhataptır. Çözümün adresi de doğal olarak TBMM’dir” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu HDP’yle çözebiliriz” şeklindeki açıklamasına HDP Milletvekili Sezai Temelli, “Çözümün adresi İmralı’dır” yanıtını vermişti.

Tartışmaya, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katıldı.  Demirtaş’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarda şöyle denildi:

“Benim bildiğim HDP, Kürt sorunu dahil olmak üzere, Türkiye’nin tüm sorunlarının çözümüne taliptir, irade sahibi siyasi bir aktördür ve elbette muhataptır. Çözümün adresi de doğal olarak TBMM’dir.

Tabii ki HDP, Kürt sorununun çözümünde tüm tarafların ve her kesimin, açık ve şeffaf katılımını, muhataplığını bilecek siyasi birikime ve deneyime sahiptir. Faydasız ve çoktan tükenmiş tartışmalar gündeme getirmek çözüme katkı sunmaz.”

Paylaşın