AİHM, Türkiye’yi Bir Kez Daha Mahkum Etti

AİHM, Vedat Şorli adlı kişinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasının ‘ifade özgürlüğü ihlali’ olduğuna hükmederek, Türkiye’yi Şorli’ye 7 bin 500 euro tazminat ödemeye mahkum etti.

Kararda söz konusu davada Şorli’nin gözaltına alınmasının yargılama öncesi tutukluluk halini gerektirecek bir durum olmadığı vurgulandı. Mahkeme ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 299’ncu maddesiyle düzenlenen Cumhurbaşkanına Hakaret suçunun “ifade özgürlüğü” ile uyumlu olmadığına karar verdi.

Kararda devlet, hükümet veya herhangi bir yürütme, yasama, yargı organının, medyada eleştiri konusu olabileceği ifade edildi. Özel kanunlarla hakaretle ilgili daha fazla koruma sağlamanın konvansiyonun ruhuna aykırı olduğuna vurgu yapan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), devletin cumhurbaşkanının itibarını savunmak için ona özel bir ayrıcalık geliştiremeyeceği belirtildi.

Emsal niteliğinde bir karar

Mahkeme Türkiye’yi Şorli’ye 7 bin 500 euro tazminat ödemeye mahkum etti. Ayrıca mahkeme Türkiye’den TCK 299’u AİHM içtihatlarıyla uyumlu hale getirilmesini istedi

Kararda Avrupa Konseyi’ne üye birçok devletin hakaret için hapis cezasını kaldırdığını vurgulayan mahkeme, Azerbaycan ve Türkiye gibi devletlerin buna devam etmesinden endişe duyulduğunu kaydetti. Cumhubaşkanına hakaret davaları ile ilgili verilen bu ilk karar emsal niteliği taşıması açısında önem arz ediyor.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

Berna Laçin ‘Kiraz Pahalı’ Dediği İçin İfadeye Çağırıldı

Oyuncu Berna Laçin, sosyal medya hesabından ‘kiraz pahalı’ dediği için ifadeye çağrıldığını duyurdu. Laçin, paylaşımda, “Beni ifadeye çağırdılar yine, kiraz pahalı dedim diye” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Berna Laçin, paylaşımda Orhan Veli’nin bir şiirine de atıfta bulunarak, “Beni ifadeye çağırdılar yine Kiraz pahalı dedim diye; kiraz alınmamış sana ne. Bilinen biri değil isim vermeyeyim de harçlığını alamasın. Kısaca ‘pahalı’ diyene sopa Orhan Veli ne demiş, ‘Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava” dedi.

Berna Laçin kimdir?

20 Ağustos 1970’de İzmir’de dünyaya gelen Berna Laçin, İstanbul Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünde eğitim görmüştür. Laçin, Gökkuşağı, Böyle mi Olacaktı, Ateş Dansı, Uğurlugiller, Evdeki Yabancı, ve Belalı Baldız gibi pek çok unutulmaz dizide ve 3 sinema filminde rol almıştır. 1996 yılında Tolga Eşiz ile evlenen Laçin, Her Şey İçin Berna Laçin adlı programın sunuculuğunu da üstlenmiştir.

Berna Laçin’in rol aldığı dizi ve filmler;

Sevdiğim Adam, Koltuk Belası, Yarına Gülümsemek , Kızılırmak Karakoyun, Gökkuşağı, Sahte Dünyalar, Bir Kadının Anatomisi, İlk Aşk, Böyle mi Olacaktı, Ateş Dansı, Evdeki Yabancı, Aslı, Seni Yaşatacağım, Bir Dilim Aşk, Belalı Baldız, Yıldızlar Savaşı, Aşk Ekmek Hayaller, Merhaba Güzel Vatanım

Berna Laçin’in rol aldığı tiyatro oyunları;

Hoşgeldin Boyacı: Donald Churchill, Dönme Dolap : Eric Assous, Yeni Baştan \ “Chapter Two” : Neil Simon, Kadınlar da savaşı yitirdi : Curzio Malaparte, Teope : Çoşkun Büktel, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım : Haldun Taner

Paylaşın

Buldan: HDP Demokratik Siyasete Yön Vermeye Devam Edecek

Partisinin Ağrı’da düzenlediği “Demokrasiye Çağrı” mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “HDP’nin yarattığı umudu ve cesareti görmek isteyenler, HDP’yi engellemeye ve durdurmaya çalışanlar gelsinler, bu meydanlara baksınlar, kararlarını ondan sonra versinler. Her bijî hevalino. Onlara inat HDP büyüme devam edecek, HDP genişlemeye devam edecek. HDP milyonların partisi olmaya devam edecek. Demokratik siyasete yön vermeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Buldan’ın Ağrı programında iktidarın olası Suriye operasyonu, ekonomik tablo, Kürt sorunu ve muhalefete çağrı vardı. AKP’nin Suriye’ye askeri operasyon planladığını söyleyen Buldan, “Dolar 10 liraya yaklaştı, onlar ne yapıyor? Suriye’ye gitmek için bir kez daha yol aramaya başladılar. Bu ülkeyi savaş politikaları ile düzlüğe çıkaramazsınız. Doların düşmesini de krizlerin bitmesini de ancak savaş politikalarını bitirerek yapacaksınız” dedi.

HDP’nin 9’ncı yılını geride bıraktığını hatırlatan Buldan, “HDP kurulduğu günden beri her gün baskı, engelleme ve her türlü anti demokratik uygulamalarla karşı karşıya kalan bir partiyiz ama 9 yıldır hiçbir şekilde taviz vermedik, boyun eğmedik. Bundan sonra da boyun eğmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz. HDP gümbür gümbür geliyor” diye konuştu.

Buldan, muhalefete açık çağrısında ise, “Kapımız bugün muhalefette olan bütün partilere açıktır. Muhalefet partileri bir araya gelirse, birlik olursa AKP hükümetinin bir daha iktidara gelmesini engelleyebiliriz. HDP böyle bir yoldadır. Kapımızın herkese açık olduğunu söyledik, ama HDP bugün bütün bileşenleri ile birlikte daha da büyümenin ve daha da genişlemenin, iktidara gitmenin yollarını ve yöntemlerini arar, bulur ve bunu da gerçekleştirir” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın partisinin Ağrı’da düzenlediği “Demokrasiye Çağrı” mitinginde yaptığı konuşma şöyle;

“Merhaba gelê me yê hêja, dayikên bi rûmet, ciwanên hêja. Hûn bi xêr hatine, ser seran ser çavan! Sizlerle gurur duyuyoruz. Bugün bu alanda toplanan Ağrı halkı başta olmak üzere, bölgenin dört bir yanından gelen başta yönetici arkadaşlarımız ve siz değerli halkımıza en derin sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz. HDP’nin başlatmış olduğu ‘Demokrasiye Çağrı’ mitingine hepiniz sefalar getirdiniz.

Bu 27 Eylül tarihinde Ankara’da gerçekleştirmiş olduğumuz ‘Demokrasiye Çağrı’ deklarasyon metnimizin halkımızla buluşturma faslını geliştiriyoruz. İlk buluşmamızı da Ağrı’da gerçekleştiriyoruz. Bu miting önemli ve anlamlıdır. HDP’nin yarattığı umudu ve cesareti görmek isteyenler, HDP’yi engellemeye ve durdurmaya çalışanlar gelsinler, bu meydanlara baksınlar, kararlarını ondan sonra versinler. Her bijî hevalino.

Onlara inat HDP büyüme devam edecek, HDP genişlemeye devam edecek. HDP milyonların partisi olmaya devam edecek. Demokratik siyasete yön vermeye devam edecek. Onlar bizi engellemeye çalışıyorlar. Onlar bizi durdurmaya çalışıyorlar. Yürüdüğümüz yolun doğru bir yol olduğunu bildikleri için bu yolun önünü kesmeye çalışıyorlar. Ama onlara inat bir kez daha diyoruz ki “gittiğimiz ve durduğumuz yolda asla tökezlemeyeceğiz, asla durmayacağız, asla bu kararlılığımızı yitirmeyeceğiz”. Bu da onlara dert olsun, bu da onlara ders olsun.

İleriki süreçlerde demokratik iktidarın bir parçası olacağız

Biz iki gün önce HDP’nin 9’uncu kuruluş yıl dönümünü kutladık. HDP 9. yılına girdi. Kurulduğu günden beri her gün engellemeler ve baskılarla, her türlü anti demokratik uygulamalarla karşı karşıya kalan bir partiyiz. Ama 9 yıldır hiçbir şekilde taviz vermedik, diz çökmedik, boyun eğmedik. Bundan sonra da boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz. Bütün bu baskılara rağmen HDP gümbür gümbür geliyor. İşte buraya geldik. Bu hava neyin havası, bu rüzgar neyin rüzgarı? Elbette HDP’nin havası, HDP’nin rüzgarı.

Allah da bizimle, Ağrı halkı ile beraber. Şimdilik demokratik bir muhalefet yürütüyoruz. Ancak bu böyle devam etmeyecek. İleriki dönemlerde, ileriki süreçlerde demokratik iktidarın bir parçası olacağımıza bir kez daha Ağrı halkının huzurunda söz veriyoruz. Biz bu yola büyük bedeller ödeyerek, büyük emekler vererek çıktık. Kadınlar ayrı emek verdi, ayrı bedel ödedi, annelerimiz ayrı bedeller ödedi.

Halkımız ayrı emek verdi ve bedeller ödedi. Ödediğimiz bedellerin ve verdiğimiz emeklerin elbette karşılığı olacaktır. Bunun karşılığında, önümüzdeki seçimlerde HDP bu ülkeyi yöneten bir parti olacaktır. Hiç kimsenin bundan kuşkusu olmasın. Çünkü bu ülkeyi yönetenler büyük zulümler yaptılar. Sarayın, iktidarın penceresinden bu ülkeyi güllük gülistanlık görebilirler. Ama o sarayın penceresinden Ağrı’ya bir baksınlar. Ağrı halkının yaşadığı yoksulluğu, sefaleti, işsizliği oradan göremezler.

Gençler, kadınlar ve halklar sandıkta hesap soracak

Buraya gelmeden, halkın içine girmeden Ağrı halkının yaşadıklarını asla göremez, bilemezler. Burada da, Türkiye’de de; işçiyi, emekçiyi, esnafı açlığa, yoksulluğa ve sefalete mecbur ve mahkum edenlerin sandıklarda verecekleri hesaplar var. Bu hesap mutlaka ama mutlaka sandıklarda ve seçimlerde sorulacaktır. Ağrı halkı da, Türkiye halkı da bu hesabı soracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Çünkü hak ihlallerini, insan kaçırmayı, ağzını açanı tutuklamayı kendilerine bir yol edindiler. Bu ülkede adalet diye bir şey bırakmadılar, demokrasinin kırıntılarını bile bırakmadılar. Bu ülkede gençlerin geleceğini çaldılar, kadınların sokaklarda dolaşmasını güvenli olmaktan çıkardılar. Onun için gençlerin de, kadınların da, tüm halkımızın da AKP iktidarından soracağı hesap sandıklarda ve seçimlerde olacaktır.

Bu kentte iradesine, kimliğine, geleceğine sahip çıkan bir halk var

Biz Ağrı halkının ekonomik anlamda nasıl sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Geçen hafta ekonomi komisyonumuz Ağrı’ya geldi, Ağrı halkıyla görüştü. İşçilerle görüştü, esnafla görüştü ve Ağrı halkının kan ağladığının tespitini yaptı. Esnaf dükkanını açamıyor, siftah yapamıyor. İşçi ve çifti yem, saman alamıyor; hayvanını besleyemiyor. Bu kentte saman ve yem fiyatları, hayvan fiyatlarından daha pahalı olmuş. Arkadaşlarımız bunun tespitini yaptılar. Ama burada, bu kentte bir şey daha var. Bu kentte iradesine, kimliğine, kültürüne sahip çıkan bir halk var, siz varsınız. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız. Hepinizin emeğine sağlık!

Bu ülkeyi nasıl yönettiklerini biliyoruz. Bu ülkede savaş politikalarını barışın önüne koydular. İşte savaş politikaları olduğu için bugün ekonomide bir patlama var; ekonomik, sosyal ve siyasi krizler var. Türkiye halkları savaş istemiyor, bu ülkenin kaynaklarının barışa yatırılmasını istiyor. Savaş politikalarının barış politikalarının önüne konulmasına rıza göstermiyor. Bugün dolar 10 liraya yaklaştı.

Onlar ne yapıyorlar? Suriye’ye gitmek için bir kez daha yol aramaya başladılar. Bu ülkeyi savaş politikalarıyla düzlüğe çıkaramazsınız. Bu ülkede doların düşmesini de, ekonominin düzelmesini de, krizlerin sonlanmasını da ancak ve ancak savaş politikalarına son vererek yapacaksınız. Bunun başka bir çaresi yok, alternatifi yok. Barışa yatırım yapacaksınız. Bu ülkeye barışı getirmek zorundasınız. İşte HDP bunun için vardır. HDP iktidara bunun için yürüyecek. Barış, özgürlük, adalet için yürüyecek. Bu ülkeye barış ve özgürlük gelsin diye yürüyecek.

Halkların iradesini gasp ederek ve hapsederek Kürt sorununu çözemezler

Her gün televizyonlara çıkıp bin bir yalan söyleyerek halkı bu yalanlarla kandıracaklarını zannediyorlar. Ama artık Türkiye halklarının yalanlara karnı tok. Sizin yalanlarınızın ne anlama geldiğini bilen bir Türkiye toplumu var. Televizyonlarda, çıktıkları programlarda söyledikleri en birinci yalan: Kürt sorununu çözdük, artık böyle bir sorun yok diyorlar.

O zaman size soruyoruz. Bir halkın iradesini gasp ederek, belediyelerini gasp ederek, kayyım atamakla Kürt sorununu çözdünüz mü? Peki Figen Yüksekdağ’ı, Selahattin Demirtaş’ı hala cezaevlerinde tutarak mı Kürt sorununu çözüyorsunuz? Kürt çocuklarını her gün panzerlerle ezerek mi Kürt sorununu çözüyorsunuz? Bir halkın dilini, kültürünü, kimliğini tanımayarak mı Kürt sorununu çözüyorsunuz? Artık sizin yalanlarınıza Türkiye halkının da Kürt halkının da karnı tok.

Bu ülkeyi yönetmeye gelirken şöyle söylediler; Türkiye’yi uçuracağız, Türkiye’yi şahlandıracağız. Ama uçan da, şahlanan da kendileri oldu. Çünkü kendilerinden, yandaşlarından başka, kendi adamlarından başka hiç kimseye ne hayat hakkı ne de ekonomik anlamda hiçbir şey tanımadılar. Varsa yoksa kendi yandaşları, kendi akrabaları. Bu ülke sanki varsa yoksa AKP’den ibaretmiş gibi kendilerine yatırım yaptılar. Oysa bu ülkede başka partiler, başka halklar var. Kürtler var, Aleviler var, Ermeniler var, Çerkezler var, Süryaniler var.

En önemlisi de bu ülkede kadınlar var, gençler var. Kadınların geleceğine yatırım yapmadan bir ülkenin düzlüğe çıkması mümkün değil. Bir ülkede gençlerin geleceğini düşünmüyorsan, o zaman sen bu ülkeye hiçbir yatırım yapmamışsın demektir. Ağrılı gençler Ağrı’da iş bulamıyor. Ağrılı gençler başka illere göç ediyor, oralarda iş bulmaya çalışıyor. Bu Ağrı halkına reva görülen yaşam biçimdir. Bu yaşam biçimini Ağrı halkı kabul etmiyor, Ağrılı gençler kabul etmiyor, Ağrılı kadınlar hiç kabul etmiyor.

Deklarasyon metnimize hep beraber sahip çıkalım

Bir deklarasyon yayınladık. Bu deklarasyon bizim tutum belgemizdir. Bu tutum belgemiz iyi bir karşılık buldu. Bir çok kesimden bu deklarasyonun Türkiye’nin yol haritası olduğuna dair önemli mesajlar aldık. Şimdi bu deklarasyona sahip çıkma zamanıdır. Türkiye’yi kurtaracak olan, Türkiye’yi düzlüğe çıkaracak olan, Türkiye’deki bütün krizlerin ve kaosların önüne geçecek olan 11 maddeden oluşan bir tutum belgemizi yayınladık.

Şimdi bu tutum belgemizle birlikte, kendisine insanım diyen ve vicdanı olan tüm kesimlere, demokratlara, kanaat önderlerine, STK’lara, kadın hareketlerine, gençlere çağrımızdır: Gelin hep birlikte el ele vererek, bu tutum belgesini esas alarak Türkiye’nin barışa, demokrasiye ve özgürlüklere olan ihtiyacına karşılık bu tutum belgesine sahip çıkalım. Türkiye’nin demokratikleşme yolundaki en önemli adımlarından birini hep birlikte atalım. Bu çağrımızı Ağrı halkına, Türkiye’nin her yerine yapıyoruz.

Kapımız bugün muhalefette olan bütün partilere açıktır

Kapımız bugün muhalefette olan bütün partilere açıktır. Muhalefet partileri bir araya gelirse, birlik olursa AKP hükümetinin bir daha iktidara gelmesini engelleyebiliriz. HDP böyle bir yoldadır. Kapımızın herkese açık olduğunu söyledik, ama HDP bugün bütün bileşenleri ile birlikte daha da büyümenin ve daha da genişlemenin, iktidara gitmenin yollarını ve yöntemlerini arar, bulur ve bunu da gerçekleştirir.

Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bir kez daha hepinize partinize sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum. Sadece partiye değil, yayınlamış olduğumuz tutum belgemize de sahip çıkmanızı önemle rica ediyorum. Tutum belgemiz, özgürlüklere, demokrasiye giden yolun ilacıdır. Bu ülkeyi kurtaracak olan HDP’nin yol haritasıdır diyor ve hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok Bölge İçin Sağanak Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Marmara, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Karadeniz’inde bulunduğu bir çok bölge için sağanak yağış uyarısında bulundu. MGM, sağanak yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Marmara’nın doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Kırklareli kıyıları, İstanbul’un kuzeybatısı, Çanakkale’nin iç, Balıkesir’in kuzey kesimleri, Çankırı, Yozgat ve Sivas çevreleri ile bu akşam saatlerinde Adana ve Osmaniye’nin güney kesimleri ile Hatay çevrelerinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının kuzey, iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri altında, güney kesimlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin edilirken, rüzgarın genellikle kuzey yönlerden, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, yağış alan yerlerde yağış anında kuvvetli esmesi bekleniyor.

Yağışların, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, heyelan, su baskını, yıldırım, dolu yağışı, yerel kuvvetli rüzgar ve fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, doğusu ile Kırklareli kıyıları, İstanbul’un kuzeybatısı, Çanakkale’nin iç, Balıkesir’in kuzey kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu geçeceği bekleniyor. Akdeniz Bölgesi’nin ise parçalı yer yer çok bulutlu, bu akşam saatlerinde Adana ve Osmaniye’nin güney kesimleri ile Hatay çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı yer yer çok bulutlu, Çankırı, Yozgat ve Sivas çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Batı Karadeniz’in çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Orta ve Doğu Karadeniz’in ise, çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; bölgenin kıyı kesimlerde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Yağışların Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuzeydoğusunun yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı yer yer çok bulutlu, Siirt çevrelerinin kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği bekleniyor.

Paylaşın

10 Ülkeden Osman Kavala’yı Serbest Bırakın Çağrısı

Aralarında Almanya, ABD, Danimarka, Finlandiya gibi ülkelerinde bulunduğu 10 ülkenin büyükelçiliği, Türkiye’ye Osman Kavala’yı serbest bırakın çağrısında bulundu. Çağrı metninde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kavala kararı hatırlatıldı.

Haber Merkezi / Almanya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda Büyükelçilikleri 4 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkındaki kararın hatırlatıldığı çağrı metninde şu ifadelere yer verildi;

“Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden dört yıl geçti. Davanın, farklı dosyaların birleştirilmesi ve beraat kararından sonra yeni davaların yaratılması yoluyla sürekli geciktirilmesi, Türk yargı sisteminde demokrasiye saygıyı, hukuk devleti ve şeffaflık ilkelerini gölgelemektedir.

“Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması…”

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda Büyükelçilikleri olarak Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle ve milli kanunlarıyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Motorin Zammına Sert Tepki: Milletimiz Kaderine Terk Edilmiştir

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, motorine üst üste yapılan zamlara tepki göstererek, “Bu millet için birlikte ne yapabileceğimizi konuşmak üzere acilen toplanmamız lazım. Milletimiz kaderine terk edilmiştir!” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, motorine üst üste yapılan zamlara, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

“Akaryakıta yine zam geldi. Kara Kış Fonu hemen kurulmalı,” mesajını paylaşan Kılıçdaroğlu, yarın enerji sektörü paydaşları ve CHP’li belediyelere davet mektubu göndereceğini ifade etti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “Bu millet için birlikte ne yapabileceğimizi konuşmak üzere acilen toplanmamız lazım. Milletimiz kaderine terk edilmiştir!” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Saadet Partisi’nden Dikkat Çeken ‘Dolar’ Paylaşımı

Türk Lirası (TL) karşısında defalarca rekor kıran dolar, halkın bir numaralı gündemi olurken, Saadet Partisi (SP), konuya ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

Haber Merkezi / NTV’nin 2011 yılında yaptığı ”1,84’ü geçerek tarihi rekor kıran doların nereye kadar yükseleceği merak ediliyor” haberini alıntılayan Saadet Partisi, paylaşımına “Bir Zamanlar Anadolu’da” notunu düştü.

Saadet Partisi’nin paylaşımı şöyle:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamalar sırasında yükselişe geçen dolar, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nda (TCMB) gece yarısı yapılan görevden almalarla rekor üstüne rekor kırmaya başlamıştı.

Haberi hazırladığımız saatlerde, dolar, 9.32 TL’ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesinde işlem görmekteydi. Euro ise, 10,81 TL ile yine tüm zamanların en yüksek seviyesinde işlem görmekteydi.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Can Kaybında Korkutan Artış

Kovid 19’da son 24 saatte 29 bin 240 yeni vaka tespit edilirken, 214 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Dünya salgından çıkış yolu olarak aşıya odaklanmış durumda. Aşı ihmal edilmemeli!” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 351 bin 165 test yapılırken, 29 bin 240 yeni vaka tespit edildi. 214 kişi hayatını kaybederken, 26 bin 539 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan açıklama

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Kronik hastalığı olanlar ve büyüklerimiz Covid-19’u ağır geçiriyor. Tam doz aşı olmalarını ısrarla öneriyoruz. Gençlere çağrımız devam ediyor. 18-25 yaş arası grupta tam doz aşılı olma oranı %53,77. Dünya salgından çıkış yolu olarak aşıya odaklanmış durumda. Aşı ihmal edilmemeli!” ifadelerini kullandı.

Aşılamada son durum

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Muğla’yı, Kırklareli, Ordu, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Osmaniye, Edirne, Balıkesir ve Burdur takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Diyarbakır, Muş, Siirt, Mardin, Bitlis, Bingöl, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken ‘Çözüm Süreci” Açıklamaları

HDP Eski Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Çözüm sürecini bitirdiği için Erdoğan’ın bin pişman olduğundan da eminim. Çünkü o günden beri bir daha toparlayamadı. Kaybettiği meşruiyetini otoriterleşerek telafi etmeye çalıştı. Zaten bünyesi demokrasiye karşı alerjik. Son beş altı yılda iyice savruldu ve geri dönülemez şekilde kaybetti. Artık adı tarihe otoriter bir lider olarak yazılmış ve bitmiştir” dedi.

Haber Merkezi / Demirtaş, “Siyasete bulaşmasaydım keşke dediğim zamanlar oldu elbette. Keşke bulaşmasaydım dediğim şey de demokrasi ve özgürlük mücadelesi değil, milletvekilliği ve eş genel başkanlıktır” dedi.

Demirtaş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “çözüm sürecini bitirdiğini için bin pişman olduğunu” savunarak, “Çünkü o günden beri bir daha toparlayamadı. Kaybettiği meşruiyetini otoriterleşerek telafi etmeye çalıştı” ifadesini kullandı.

Kısa Dalga’dan Beril Eski, HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu Edirne Kapalı Cezaevi’ne giderek yüz yüze röportaj gerçekleştirdi.

PKK’nın HDP’yi sözcüsü ya da temsilcisi olarak kabul etmediğini söyleyen Demirtaş, “HDP, Kürt sorununu ve PKK’yi en gerçekçi şekilde ve çözüme de katkı sunacak bir perspektifle tanımlarken, devletin resmi tanımıyla ters düştüğü için HDP’yi PKK ile eşitliyorlar. Ve kesinlikle yanlış yapıyorlar” dedi.

HDP’nin kapatılmasının ihtimal dahilinde olduğunu söyleyen Demirtaş, “Tek bir HDP seçmeninin oyu bile heba olmayacak şekilde, her türlü tedbir alınıyor. Gerek Meclis seçiminde gerek de Cumhurbaşkanlığı seçiminde, HDP seçmeni rolünü oynayacaktır” diye konuştu.

“‘Siyasete bulaşmasaydım keşke’ dediğim zamanlar oldu elbette”

Demirtaş’a yöneltilen sorular ve verdiği yanıtlardan bazıları şöyle:

‘Siyasete bulaşmasaydım keşke’ dediğim zamanlar oldu elbette. Ama bunu hapisteyken hiç düşünmedim. Hapisten önce düşündüğüm zamanlarda. ‘Keşke bulaşmasaydım’ dediğim şey de demokrasi ve özgürlük mücadelesi değil, milletvekilliği ve eş genel başkanlıktır.

Yoksa ben bir mücadele insanıyım ve bundan asla pişman değilim. Sanırım temsili siyaset beni pek sarmadı. Ben koltuk, makam insanı değilim galiba. Bunlar beni sınırlayan ve daraltan şeylermiş gibi hissediyorum. Siyasi mücadeleyi daha özgürce ve kendi bildiğim, inandığım şekilde yürütmeyi tercih ediyorum. Oysa partiler her zaman sınırlayıcı ve denetleyicidir. Bu nedenle edebiyat bana daha fazla özgürlük hissi veriyor ve kendimi orada daha mutlu hissediyorum.

Asla sıradan biri olmayı düşünmedim. Suya sabuna dokunmayan biri olsaydım, içinde yaşadığımız dünyada olup bitenlere sırtımı çevirseydim, sanrım en çok eşim ve kızlarım bundan utanırlardı. Biz ailecek böyle daha mutluyuz. Kızlarım artık büyüdüler ve daha birkaç ay önce ben de mektupla bu soruyu onlara sordum. Mealen, “Benden memnun musunuz?” diye sordum. “Eh işte, idare edersin” dediler. Buraya gülen yüz koyun. (Gülüyor) Benimle gurur duyuyorlarmış, sarayda olmamdansa hapiste olmamı tercih ediyorlarmış.

“HDP’de bir muhataplık karmaşası olduğunu düşünmüyorum”

Son muhataplık tartışmalarından bahsetmek istiyorum. CHP’nin Kürt meselesinde HDP’yi muhatap alacağı açıklaması üzerine Sezai Temelli “muhatap İmralı’dır” dedi. Siz de yalnızca Kürt meselesinde değil, her meselede muhatap olduğunu söylediniz. Neden parti nezdinde böyle bir muhataplık karmaşası var?

Ben HDP’de bir muhataplık karmaşası olduğunu düşünmüyorum. Bir parti kendini tüm sorunların çözümünün muhatabı olarak görmezse kendi varlığını inkar etmiş olur. Bunun yanı sıra, Kürt sorununun bir de silah ve şiddet boyutu olduğu için elbette başka aktörlerin de çözüme dahil edilmesi gerektiğini söylemek HDP’nin muhataplığını inkar etmek veya yadsımak anlamına gelmez. HDP’de farklı düşünenler olabilir. Ancak kurumsal görüş önemlidir ve HDP kendini gerçek bir muhatap olarak ortaya koyarak doğru bir tutum almıştır.

Sezai Temelli’nin açıklamasının hükümetin “PKK eşittir HDP” paradigmasını doğrulayan bir açıklama olduğu yorumları yapıldı. Bu konuda ne dersiniz?

“PKK eşittir HDP” diyenler hem yanılıyorlar hem de yanıltıyorlar. HDP, destek aldığı kitleler dışında hiç kimseyi temsil etmez, edemez. Hele silahlı bir yapıyı hiç temsil etmez. Onun siyasi kolu veya uzantısı da değildir. HDP demokratik, siyasal mücadele yürüten anayasal bir partidir. Bünyesinde de bütün halklar ve inançların temsiliyetini barındıran çoğulcu ve çok kültürlü bir siyasi yapıdır.

Hükümetin PKK ve HDP’yi eşitleyen yaklaşımını nasıl değerlendirirsiniz?

HDP, Kürt sorununu ve PKK’yi en gerçekçi şekilde ve çözüme de katkı sunacak bir perspektifle tanımlarken, devletin resmi tanımıyla ters düştüğü için HDP’yi PKK ile eşitliyorlar. Ve kesinlikle yanlış yapıyorlar. PKK bile HDP’yi hiçbir şekilde kendi sözcüsü veya temsilcisi olarak kabul etmezken (ki bunu çözüm sürecinde en üst düzey PKK yöneticilerinin ağzından bizzat duydum. HDP’yi PKK’nin sözcüsü gibi gösterenlerden onlar bile rahatsız ve bunu kabul etmiyorlar) birileri ısrarla HDP’yi PKK’nin sözcüsü veya siyasi kanadı gibi göstermeye çalışıyor. Bu yanlış bir bakış açısıdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Belki bu yanılgılı yaklaşımın kabul görmesinde, biz HDP sözcülerinin de zaman zaman yanlış anlaşılmaya müsait konuşmalarımız yol açmıştır. Dolayısıyla bizim de bu konuda özenli ve dikkatli olmamız lazım.

“Erdoğan, çözüm sürecini bitirdiğine bin pişman”

Sizce Erdoğan’ın Temmuz ayında Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, son 5 yıldır ilk defa çözüm sürecini sahiplenen bir ifade kullanması dikkat çekti. Sizce bu durum yeni bir sürecin habercisi mi?

Hayır, ben Erdoğan’ın kafasında yeni bir çözüm sürecinin olduğunu düşünmüyorum. Zaten açıkça, “Kürt sorunu yoktur” deyip duruyor. Kendince zaten olmayan bir sorun için ne diye bir çözüm süreci başlatsın ki?

Bununla birlikte, çözüm sürecini bitirdiği için Erdoğan’ın bin pişman olduğundan da eminim. Çünkü o günden beri bir daha toparlayamadı. Kaybettiği meşruiyetini otoriterleşerek telafi etmeye çalıştı. Zaten bünyesi demokrasiye karşı alerjik. Son beş altı yılda iyice savruldu ve geri dönülemez şekilde kaybetti. Artık adı tarihe otoriter bir lider olarak yazılmış ve bitmiştir.

“PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi bırakmasına sadece on gün kalmıştı”

Çözüm sürecinde yanlış giden neydi?

Bunu daha önce de çok konuştuk. En büyük eksiklik, çözüm sürecinin yeterince şeffaf olmaması, kamuoyuna ve halka mal edilememesi ve TBMM’ye taşınamamasıydı. Çözüm sürecinden kurumsal olarak sorumlu olanlar kişiler değil TBMM olmalıydı. Ancak biz o dönemde maalesef ki bunu aşamadık. CHP’yi sürece dahil edip meseleyi Meclis’e taşımak için çok uğraştık. Ancak hep engellerle, bariyerlerle karşılaştık. Örneğin, Erdoğan her şey kendi kontrolünde olsun istiyordu. Düşünün ki HDP’nin eş genel başkanları olarak çözüm sürecinde bir defa bile Erdoğan ile yüz yüze görüşemedik.

Türkiye toplumu şundan emin olsun ki, 28 Şubat 2015 Dolmabahçe Mutabakatı’ndan sonra PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi bırakmasına sadece on gün kalmıştı. Ama Erdoğan buna izin vermedi. Akil İnsanlar Grubu adlı sivil grup, son bir defa İmralı’ya gidecekti. Oradan silahların tümden devre dışına çıkarıldığı mesajını alıp gelecekti. Gerisini artık demokratik siyasetle ve parlamentoda hep birlikte çözecektik.

Kalıcı barışın kendisine ve partisinin oy oranına olumlu yansımayacağını görünce süreci bitirdi, Erdoğan. Akil İnsanlar Grubunun İmralı’ya gitmesine engel olan Erdoğan’dır. “Seni başkan yaptırmayacağız” sözü bütün bunlardan sonra gelmiştir.

Büyük bir çarpıtmayla, sanki süreci benim bu sözüm bitirmiş gibi yansıtarak yalan söylüyorlar. Akil İnsanlar son bir defa İmralı’ya gitsin ve silahlar devre dışı kalsın diye Dolmabahçe Mutabakatından sonra on iki defa dönemin İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve MİT müsteşarıyla görüşerek Erdoğan’ı ikna etmelerini istedik. Ancak hiçbiri onu ikna edemedi. “Beyefendi çok kararlı” dediler. “Süreç bitmiştir” dediler. Ölümler olmasın diye tabiri caizse yalvardık adeta. Ama Nuh dediler, peygamber demediler. Çünkü çatışmanın ve kanın milliyetçiliği tırmandırıp oylarını artıracağına iman etmişlerdi.

Ne yazık ki hala farklı düşünmüyorlar. Yeni bir Suriye savaşı ile seçimde oy artırma hesabı yapıyorlar. Oysa biz o dönemde barışı sağlayabilseydik bu ölümleri durdurabilseydik emeği geçenlerin, mecazi anlamda söylüyorum, heykelleri dikilirdi. Ben, “Öcalan’ın heykelini dikeceğiz” dediğimde tam da bunu kast etmiştim. Çünkü o konuşmayı yaptığım gün, Öcalan’ın iki mektubu Erdoğan’ın elindeydi. Bu mektuplarda Öcalan silahları bıraktırmaya hazır olduğunu söylüyordu. Ve ben bunu o dönemin Adalet Bakanı’nın ağzından bizzat duymuştum. Şimdi utanmadan sıkılmadan, o konuşmayı aleyhime kullanıyorlar, bundan dolayı yargılanıyorum, Erdoğan mitinglerinde bu konuşmanın videosunu izletiyor. Oysa neyi kast ettiğimi hem Erdoğan hem bütün devlet yetkilileri çok iyi biliyor.

Öcalan silahları bıraktıracak ve elbette ki mecazi anlamda ‘heykeli dikilecek’ demiştim. İşte çözüm sürecinin şeffaf olmamasının manipülatif sonuçlarıdır bunlar.

“Partimizi kapatırlarsa da kapatmazlarsa da çarpan etkisi yapar”

HDP’nin seçimler öncesinde kapatılabileceğini düşünüyor musunuz?

Evet, HDP’nin kapatılması ihtimal dahilinde. Zaten bu, siyasi bir karar olacaktır. Ama hiç kimse merak etmesin, tek bir HDP seçmeninin oyu bile heba olmayacak şekilde, her türlü tedbir alınıyor. Gerek Meclis seçiminde gerek de Cumhurbaşkanlığı seçiminde, HDP seçmeni rolünü oynayacaktır.

Sıkışmış olan HDP değil, AKP’dir. Partimizi kapatırlarsa bu, seçmenimizde çarpan etkisi yapar. Kapatmazlarsa da çarpan etkisi yapar.

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok Kent İçin Sağanak Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Adana, Mersin, Kütahya, Manisa, Ankara, Eskişehir, Çankırı, Yozgat ve Sivas’nda bulunduğu bir çok bölge için sağanak yağış uyarısında bulundu. MGM, sağanak yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Marmara’nın doğusu, Karadeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Doğu Akdeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Kütahya, Kilis ve Siirt çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Sinop çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıkların kuzey, iç ve batı kesimlerde mevsim normalleri altında, güney kesimlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise, genellikle kuzey yönlerden, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, yağış alan yerlerde yağış anında kuvvetli esmesi bekleniyor.

Yağışların Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Sinop çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, dolu yağışı, yerel kuvvetli rüzgar ve fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde bölgenin doğusunun hafif olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde Kütahya ile Manisa’nın kuzey çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Akdeniz Bölgesi’nin parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Doğu Akdeniz’in sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği bekleniyor.

İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı yer yer çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde Ankara, Eskişehir, Çankırı, Yozgat ve Sivas çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Batı Karadeniz’in çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah saatlerinde Sinop çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Orta ve Doğu Karadeniz’in ise, çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; bölgenin kıyı kesimlerde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Kilis ve Siirt çevrelerinin kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği bekleniyor.

Paylaşın