CHP’den ‘6’lı Masada Çatlak’ İddialarına Yanıt

CHP’li Zeynel Emre, katıldığı bir televizyon programında, ‘6’lı masada çatlak’ iddialarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ”İktidarı hedefliyorsanız farklı fikirlerdeki insanların bir araya gelip güç birliği yapması lazım. Bu masayı biz ittifak olarak görüyoruz. Bu masanın öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. Yanlış anlamanın önlenmesi için elbette her türlü girişimde bulunuruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Habertürk canlı yayınında Kübra Par’ın sorularını yanıtladı.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na yaptığı ziyaret sonrası ‘6’lı masada çatlak’ iddialarına yanıt veren Emre, ”İktidarı hedefliyorsanız farklı fikirlerdeki insanların bir araya gelip güç birliği yapması lazım. Bu masayı biz ittifak olarak görüyoruz. Bu masanın öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. Yanlış anlamanın önlenmesi için elbette her türlü girişimde bulunuruz. Türkiye’de iktidar olmak istiyorsanız elbette ki AKP’ye oy vermiş kişilerin de oylarını almamız lazım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı adayı

Cumhurbaşkanı adayının neden belli olmadığına da yanıt veren Emre, ”Seçim zamanı geldiğinde adayımız belli olacaktır. Seçim kararı alınmadığı için öncelikli olarak yapılması gerekenler vardır. Ortak aklı arayan bir yönetim şekline ihtiyacımız var. Türkiye 2017 referandumundan bu yana ciddi gerileme kaydetti. Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarla birlikte ortak adayla çıkacağız. Seçim tarihi açıklanmadan, kampanya dönemine girilmeden aday açıklanmaz. Bizim açıklayacağımız aday ortak aklı temsil eden bir isim olacak. Aday açıklandığı zaman masa dağılacak diye bir şey yok. Aday açıklarken birlikte çalışma çabası içinde olacağız” ifadelerine yer verdi.

Paylaşın

Akşener, Ekonomi Üzerinden İktidara Yüklendi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmadan bir video kesiti paylaşarak iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Lideri Akşener, “Tek görevi; arz etmek ve selefinin yerini aratmamak gibi gözüken Tarım Bakanı, ‘Aç açık kimsemiz yok, herkesin karnı tok.’ diyor. Hadi kalk; Bağcılar’a git, Sultanbeyli’ye git, Ümraniye’ye git. Hatta Üsküdar’a git de göreyim bakayım; aç açık var mıymış, yok muymuş!” notuyla paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı;

“AK Parti iktidarının, berbat tarım politikaları, çiftçilerimize çile çektirmeye devam ediyor. Tarıma düşman bakan gitti, ama miras bıraktığı zulüm, aynen sürüyor. Bay Kriz ise hâlâ, utanmadan, gıda fiyatlarındaki artışa karşı, ithalatı çare olarak sunuyor.

Defalarca söyledik; ‘İthalatla, gıda enflasyonunu düşüremezsiniz’ dedik. ‘İthalat ile ancak, kendi çiftçinizin, artan maliyetler karşısında ezilmesine neden olursunuz. Enflasyonu daha da tırmandırırsınız’ dedik. ‘Bu sarmaldan tek çıkış yolu, çiftçilerimizi teşvik ederek, destekleyerek, üretimi artırmaktır’ dedik. Ama inatla dinlemediler. Neymiş?

Yaz gelince, gıda ürünlerinin fiyatı düşecekmiş. Yahu, böyle sığ bir bakış açısı olabilir mi? Bunlar artık, ne galoş giyerek gezdikleri, mübarek Anadolu toprağını tanıyor, ne de çiftçimizin alın teriyle, üretirken yaşadığı sorunları umursuyor.

Buradan iktidara, bir çağrıda bulunmak istiyorum. Daha doğrusu, daha önce de yaptığım bir çağrıyı yinelemek istiyorum: Elektrik zamlarını geri alın. Sakin sözle duymuyor olabilirsiniz. Şimdi yüksek sesle söyledik. Elektrik zamlarını geri alın. Hem de, ivedilikle geri alın.”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 19 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 4 bin 542 yeni vaka tespit edilirken, 19 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,41 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,13 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 164 bin 493 test yapılırken, 4 bin 542 yeni vaka tespit edildi. 19 kişi hayatını kaybederken, 15 bin 624 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,41 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,13 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 147 milyon 351 bin 467’ye yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Manisa ve Zonguldak takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 16 Nisan verilerine göre, 153 bin 318 test yapılmıştı. 3 bin 268 vaka tespit edilirken, 17 kişi hayatını kaybetmiş ve 14 bin 952 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

HDP’li Beştaş: İktidarın En Büyük Korkusu Gerçeklerdir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bugün Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Hapishanelerdeki ölümler, pahalılık, sivil toplum kuruluşlarına kapatma davaları ve kadına yönelik erkek şiddeti HDP’li Beştaş’ın gündemindeydi.

HDP Grup Başkanvekili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ülkemizi kadına şiddet ve kadın cinayetleri ayıbından kurtarmakta kararlıyız” sözlerini hatırlatarak, “İstanbul Sözleşmesinden imzasını çeken kim? Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran söylemlerden kaçınmayan kim? Bu ayıbı yaratan sizlersiniz. Ayrıca kadın cinayetleri bir ayıp olarak nitelendirilemez. Kadına yönelik şiddet de cinayetler de politiktir” dedi.

“Sansürler, yasaklamalar devam ediyor, bunun tek bir amacı var hakikatleri karartmak” diyen HDP Grup Başkanvekili özetle şöyle konuştu:

“İktidarın en büyük korkusu gerçeklerdir”

“AKP – MHP iktidarının uzun yıllardır hakikatleri karartma ve gerçekleri gizleme çabalarını hayatın her alanında görüyoruz. Öyle bir aşamaya geldik ki işkence yapılması soruşturulmuyor. Ama bunun haberlerini yaptığı için soruşturulan ve ceza alan insanlar var.

Çünkü iktidarın derdi işkence yapılması, cinayetlerin işlenmesi değil, bunun kamuoyuna yansıtılmasıdır. Bu iktidarın en büyük korkularından biri gerçeklerdir.

Bu karatma siyasetinin ve politikasının bir diğer yansıması da partimiz hakkında açılan kapatma davasıdır. Partimiz her alanda gerçekleri söyler. Kendileri bu rotayı veremediği için partimize mesnetsiz iddialarla kapatma davasını devam ettiriyor.

Adeta bütün toplumu, 84 milyonu pembe bir fanus içinde sadece kendi verdiği haberlerle beslemek amacındalar. Mesela cezaevlerini örnek verecek olursak, şimdi yönetmelik çıkarılıyor cezaevlerinde olanların dışarıya yansımasını engellenmek istiyorlar. Tamam, engellediniz de dışarıya çıkacak cenazeyi nasıl karartacaksınız. Mesela Ferhan Yılmaz’ın darp ve cebir iziyle, işkence izleriyle çekilen videosunun yayılmasını nasıl engelleyemediyseniz diğer uygulamaları da engelleyemezsiniz.

Enflasyon

Enflasyon yüzde 150’yi buluyor. TÜİK marifetiyle bunu düşük göstermeye çalışıyorlar. Bağımsız kurumlar kendi verilerini açıklamasın diye şimdi alternatif yasa çalışması yapıyorlar. Sanki TÜİK enflasyonu düşük gösterince enflasyon düşmüş oluyor, sanki sofralar zenginleşiyor… ”

Kadına yönelik şiddet bir kırım seviyesine geldi. Her gün kadına yönelik şiddet haberleri hepimizin gündemine düşüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele yerine, kadına yönelik şiddetle mücadele eden kurumları hedef alıyorlar. Mesela Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na yönelik bir dava açıldı. Dehşet verici hakikaten. Kadın cinayetlerine karşı çalışan, kamu yararı için çalışan bir derneği neden kapatmak istersiniz. Çünkü o cinayetlerin üstünü örtmek istiyorsunuz.

Diğeri de Rosa Kadın Derneği, merkezi Diyarbakır’da. Yöneticilerine yönelik iki üç ayda bir operasyon yapılıyor. Onlar da kadın hak ihlalleri üzerine çalışıyor. ‘Kanuna ve ahlaka aykırı’ faaliyet yürütmek nedeniyle Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu hakkında fesih talebiyle açılan dava 1 Haziran’da görülecek. Biz tabii ki o davada olacağız, kadın özgürlük mücadelesini savunmaya devam edeceğiz.

Bir diğer kapatma davası da Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği’ne yönelik. Tarlabaşı’nda yaşayan kadın ve çocuklar için adeta can simidi olan bu derneğin kapatılmasıyla, bu bölge insanının iktidarın yarattığı yoksulluk, yoksunluk, adaletsizlik, sömürü bataklığında boğulması sonucunu doğuracaktır.

Erkek şiddeti

İktidarın adeta kendisi ve yandaşlarına sunduğu cennet bozulmasın diye geri kalanları cehennem ateşine atmakta hiçbir sakınca görmüyor. Çeteler hakkında neden soruşturma yapmıyorsunuz diye sormak istiyorum. ‘Kadına karşı şiddet ayıbı’ gibi bir kavram kullandı Cumhurbaşkanı geçen günlerde. Bu ayıbı yaratan kim? İstanbul Sözleşmesinden imzasını çeken kim? Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran söylemlerden kaçınmayan kim? Bu ayıbı yaratan sizlersiniz. Ayrıca kadın cinayetleri bir ayıp olarak nitelendirilemez. Kadına yönelik şiddet de cinayetler de politiktir.”

Paylaşın

DP Lideri Uysal ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ Sözlerine Açıklık Getirdi

“Cumhurbaşkanı adayı tarifinin, diğer partiler arasında rahatsızlık yarattığı” yönündeki sorulara DP Lideri Gültekin Uysal, “Toplumumuzun ve milletimizin yüklediği sorumluluk ve beklenti her şeyin önünde. Hepimiz de bunun bilincindeyiz. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Bundan ötesi lafügüzaftır” şeklinde cevap verdi.

Haber Merkezi / CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Deva Partisi ve Gelecek Partisi’nin yer aldığı altılı ittifak masasında görüşmeler sürerken bugün kritik bir ziyaret daha gerçekleşti.  Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.

Basına kapalı ve yaklaşık 1 saat süren ziyaretin ardından DP Lideri Uysal, basın mensuplarına açıklamada bulundu. Açıklamasında, 24 Nisan Pazar günü altılı masa etrafında tekrar bir araya geleceklerini belirten DP Lideri Uysal, şu ifadeleri kullandı.

“Usul olduğu üzere Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu’ndan başlayarak, tüm genel başkanları bu hafta içerisinde ziyaret edeceğiz. Bugün saat 3’te Sayın Karamollaoğlu’nu, yarın Sayın Babacan’ı, çarşamba günü de Sayın Akşener ve Sayın Davutoğlu’nu ziyaret edeceğiz. Hem toplantı öncesi bir gündem değerlendirmesi yapalım hem de yaşadığımız süreci değerlendirelim. Bu vesileyle Sayın Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettik. Kendilerine sizlerin huzurunda teşekkür ederim. İftar sofrasında tatlı yiyerek, tatlı şeyler konuşacağımız bir toplantı olacak diye ümit ediyorum.”

Cumhurbaşkanı adayı

“Cumhurbaşkanı adayı tarifinin, diğer partiler arasında rahatsızlık yarattığı” yönündeki sorulara DP Lideri Uysal, “Toplumumuzun ve milletimizin yüklediği sorumluluk ve beklenti her şeyin önünde. Hepimiz de bunun bilincindeyiz. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Bundan ötesi lafügüzaftır.” şeklinde cevap verdi.

Ne olmuştu?

Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal’ın Cumhurbaşkanı adaylığı için sıraladığı ölçülerin masada krize neden olduğu öne sürülmüştü. Uysal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:

“1) 20 yıllık AKP döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak,

2) Seçilebilirlik,

3) Seçim sonrası 20 yılda AKP tarafından ‘devr-i sabık’ muamelesine maruz kalan T.C. Devleti’ni kurucu bir ruhla yeniden tesis etme yetisi!”

Kılıçdaroğlu’ndan Davutoğlu’na telefon

Öte yandan Halk TV yazarı İsmail Saymaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün gece Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nu aradığını ve Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal’ın cumhurbaşkanlığı çıkışını sorduğunu yazdı.

Kılıçdaroğlu’nun, Uysal’ın ’20 yıllık AKP iktidarında sorumluluğa ortak olmamış olmak’ şeklindeki tweetini hatırlatarak, “Biliyorum, böyle bir gelişme oldu. Yarın görüşeceğiz. Bana söyleyeceğiz bir şey var mı?” diye sorduğunu aktaran Saymaz, “Gece telefonu biraz da Davutoğlu’nun gönlünü almak içindi” dedi.

Davutoğlu’nun, Uysal’ın tweet’i karşısında şaşırdığını ve yakın çevresine “CHP’nin de bir şeyler söylemesi gerekmez mi?” dediğini ifade eden Saymaz, “Kılıçdaroğlu, Hoca’nın kırgınlığını duymuş olmalı ki, gece yarısı telefon açtı. Dünkü görüşmede Davutoğlu, ‘Doğrusu, üzüldüm. Bu işin muhatabı liderlerdir. Biz bir uzlaşma iklimi oluştururken, hoş olmadı’ dedi. Öğrendiğim kadarıyla Gelecek Partisi, Uysal’ın düzeltmesini yeterli bulmadı. Uysal, bugün Kılıçdaroğlu ve Temel Karamollaoğlu’nu, yarın Ali Babacan’ı, çarşamba günü Meral Akşener ve Davutoğlu’nu ziyaret edecek. Bu ziyaretler hasarı onarır diye düşünüyorum” dedi.

Paylaşın

TSK’dan Kuzey Irak’a ‘Pençe Kilit’ Operasyonu: Tüm Detaylar

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), “Pençe 1”, “Pençe 2” ve “Pençe Kartal” operasyonlarının devamı olarak, Irak’ın kuzeyine yönelik “Pençe Kilit” operasyonu başlattı. Pazar günü başlayan operasyon kapsamında Metina, Zap ve Avaşin-Basyan bölgelerindeki hedeflerin, hava kuvvetleri tarafından bombalandığı bildirildi.

Hedeflerin daha sonra Hakkari’nin Derecik ilçesinde konuşlu 34’üncü Hudut Tugay Komutanlığı’ndan Fırtına obüsleri ve çoklu namlulu roketatar ÇRNA ile ateş altına alındığı savunuldu. Top ve uçak seslerinin Derecik ile Çukurca’dan da duyulduğu haber verildi.

Akar: Belirlenen hedefler ele geçirildi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, operasyonun ilk gününü kuvvet komutanları ile birlikte Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki karargahtan takip ederken, operasyonun planlandığı şekilde yürütüldüğünü ve birinci safhada belirlenen hedeflerin ele geçirildiğini söyledi.

MSB: Meşru müdafaa hakkı doğrultusunda

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yapılan açıklamada da “terör örgütünün geniş çaplı saldırı hazırlığı içinde olduğu, PKK/KCK’nın Irak’ın kuzeyinde bazı bölgelerde varlığını halen sürdürmeye devam ettiği” ifade edilerek, operasyonun “terör saldırılarını bertaraf etmek amacıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa hakkı doğrultusunda” yapıldığı da kaydedildi.

Pençe operasyonları Mayıs 2019’da başlamıştı

Türkiye, Kuzey Irak’a yönelik son dönem operasyonları 2018 yılında “Dicle Kalkanı (Kararlılık) Harekâtı” ile başlatmış daha sonra bu operasyonlar, ilki 2019 yılının Mayıs ayında başlatılan Pençe operasyonlarıyla devam etmişti. TSK unsurları, verilen bilgiye göre, PKK/KCK tarafından kullanılan mağara ve sığınakları imha ettikten sonra, askeri üsler kuruyor ve bölgede konuşlanıyor. Bu şekilde PKK/KCK’nın yeniden o bölgeye yerleşmesinin önüne geçilmesi hedeflenirken, keşif-gözetleme faaliyetlerinin de bu üsler üzerinden yapıldığı kaydediliyor.

Milli Savunma Bakanlığı, “Pençe Kilit” operasyonu öncesinde internet sitesi üzerinden bugüne kadar Pençe operasyonlarına ilişkin son gelişmeleri de şöyle duyurdu: “831 terörist etkisiz hale getirildi. Bin 281 adet çeşitli silah ele geçirildi. Bin 407 mağara kullanılamaz hale getirildi. Bin 812 adet el yapımı patlayıcı (EYP) imha edildi”.

Barzani’nin ziyaretinden iki gün sonra

Savunma Bakanlığı, PKK’nın operasyon hazırlığı içinde olduğu ve “Kilit Pençe” ile buna darbe vurulduğunu kaydetse de medyada operasyon yapılacağına dair çok sayıda haber yer aldığı görülmüştü.

İlaveten operasyonun, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesrur Barzani’nin Türkiye’yi ziyaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin hemen akabinde düzenlendiği dikkat çekti. Bu da Barzani’nin operasyondan haberdar edildiği yorumları yapılmasına neden oluyor. Barzani, üç gün önce Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülke arasında güvenlik ve istikrar alanlarındaki işbirliğinin genişletilmesinden memnuniyet duyduğunu söylemişti.

Mezopotamya Haber Ajansı, ay başında Türkiye’nin Irak sınır hattına askeri yığınak yaptığını; Zap, Metîna ve Avaşin bölgelerine yönelik operasyon başlatılacağını bildirmişti.

Haberde, “Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) ortaklığında yapılacağı belirtilen operasyon için günlerdir karayolu ile Hakkari’nin Çukurca ilçesinin köylerine sevk edilen asker ve zırhlı araçlar, sınırın hattında konuşlandırıldı” ifadeleri yer almıştı.

Kuzey Irak’ta yoğun çatışmalar

PKK’yla çatışmalar son yıllarda Kuzey Irak’a kayıyor. Dünya çapında silahlı çatışma verilerini tutan açık kaynak kodlu ACLED’e göre 2020’de PKK’ya yönelik operasyonların sadece yüzde 23’ü Türkiye sınırları içerisinde düzenlendi.

Yine ACLED’e göre, Irak’ta TSK ve PKK arasındaki çatışmalar 2021’de son 5 yıldaki en yüksek seviyeye ulaştı. 2021’de Türkiye ve Kuzey Irak’ta ayda ortalama 209 silahlı çatışma çıktı.

Uluslararası Kriz Grubu’na göre ise Türkiye’nin Bayraktar TB2 insansız hava araçlarını 2017’den itibaren Kuzey Irak’ta kullanmaya başlaması büyük bir kırılım yarattı. 2019’a gelindiğinde Türkiye’nin bölgedeki operasyonlarının yüzde 78’ini hava harekatları oluşturdu. Türkiye’nin “Kuzey Irak’taki varlığını güçlendirmesiyle” hava harekatlarının oranı azalırken, silahlı çatışmalar ve bombardımanlar arttı. Yine de hava harekatları 2021’de yüzde 58’lik oranla tüm operasyonlar arasında çoğunluğu oluşturmaya devam etti.

Irak ve Suriye’ye asker gönderilmesine izin veren Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’nin süresi Ekim 2021’de 2 yıl uzatılmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Davutoğlu’na Dikkat Çeken Telefon!

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün gece Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nu aradığını ve Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal’ın cumhurbaşkanlığı çıkışını sorduğunu yazdı.

Kılıçdaroğlu’nun, Uysal’ın ’20 yıllık AKP iktidarında sorumluluğa ortak olmamış olmak’ şeklindeki tweetini hatırlatarak, “Biliyorum, böyle bir gelişme oldu. Yarın görüşeceğiz. Bana söyleyeceğiz bir şey var mı?” diye sorduğunu aktaran Saymaz, “Gece telefonu biraz da Davutoğlu’nun gönlünü almak içindi” dedi.

Davutoğlu’nun, Uysal’ın tweet’i karşısında şaşırdığını ve yakın çevresine “CHP’nin de bir şeyler söylemesi gerekmez mi?” dediğini ifade eden Saymaz, “Kılıçdaroğlu, Hoca’nın kırgınlığını duymuş olmalı ki, gece yarısı telefon açtı. Dünkü görüşmede Davutoğlu, ‘Doğrusu, üzüldüm. Bu işin muhatabı liderlerdir. Biz bir uzlaşma iklimi oluştururken, hoş olmadı’ dedi. Öğrendiğim kadarıyla Gelecek Partisi, Uysal’ın düzeltmesini yeterli bulmadı. Uysal, bugün Kılıçdaroğlu ve Temel Karamollaoğlu’nu, yarın Ali Babacan’ı, çarşamba günü Meral Akşener ve Davutoğlu’nu ziyaret edecek. Bu ziyaretler hasarı onarır diye düşünüyorum” dedi.

Ne olmuştu?

Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal’ın Cumhurbaşkanı adaylığı için sıraladığı ölçülerin masada krize neden olduğu öne sürülmüştü. Uysal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:

“1) 20 yıllık AKP döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak,

2) Seçilebilirlik,

3) Seçim sonrası 20 yılda AKP tarafından ‘devr-i sabık’ muamelesine maruz kalan T.C. Devleti’ni kurucu bir ruhla yeniden tesis etme yetisi!”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 17 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 3 bin 268 yeni vaka tespit edilirken, 17 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,41 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,13 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 153 bin 318 test yapılırken, 3 bin 268 yeni vaka tespit edildi. 17 kişi hayatını kaybederken, 14 bin 952 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,41 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,13 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 147 milyon 333 bin 131’e yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Manisa ve Zonguldak takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 16 Nisan verilerine göre, 162 bin 253 test yapılmıştı. 4 bin 086 vaka tespit edilirken, 19 kişi hayatını kaybetmiş ve 13 bin 561 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Milletimiz Irkçı Değildir, Olmayacaktır Da…

Son dönemde özellikle Suriye, Afganistan ve Irak’tan gelen göçmenler, Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri olurken; muhalef ve iktidarın karşı karşıya geldiği başlıca konularından biri. 

Geçtiğimiz günlerde de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Göçler İdaresi’ne yönelttiği sorular Kılıçdaroğlu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında polemiğe neden olmuştu. Söz konusu tartışmanın yankıları devam ederken; Kılıçdaroğlu Göçler İdaresi’ne yönelttiği 4 soruyu bir kez daha gündeme getirdi.

Sosyal medya hesabından bu dört soruyu içeren bir video paylaşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ‘milletin’ ırkçı olmadığını belirtirken; iktidara geldiklerinde 2 yılda göçmen sorununu çözeceklerini yeniden ifade etti.

Kılıçdaroğlu, ”Saray ve şürekasından yanıtları hala bekliyorum! Söyledim yine söyleyeyim, iktidarımızda bu sorun en geç 2 yıl içerisinde çözülecek. Milletimiz ırkçı değildir, olmayacaktır da… Bu konu, sakin ve makul şekilde kesin çözüme ulaştıracağımız bir meseledir” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun iktidara yönelttiği sorular ise şöyle:

  • Sığınmacıların gerçek kimliklerini ispatlamalarını talep ettiniz mi?
  • Neden vatandaşlık dağıtıyorsunuz, neye hazırlanıyorsunuz?
  • Vatandaşlık verirken güvenlik soruşturması yapıyor musunuz?
  • Sınırlarımızdan kaçak geçişlere bilerek; neden izin veriyorsunuz?
Paylaşın

Ali Babacan: 90 Dakikada Düşünceyi Ve İfadeyi Özgürleştireceğiz

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 20 yaşındaki İyi Partili Alp Emeç’in sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanmasına ilişkin açıklamada bulundu.

Haber Merkezi / DEVA Lideri Babacan, “Gençler ‘tweetle’ butonuna basarken sonu ne olacak düşünmemeli” düşüncesini dile getirdi.

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gençler ‘tweetle’ butonuna basarken sonu ne olacak düşünmemeli. Görüşlerini özgürce ifade edebilmeli. Seçimden sonraki ilk 90 dakikada düşünceyi ve ifadeyi özgürleştireceğiz. Devleti tüm gençlerle barıştıracağız. Alp Emeç serbest bırakılsın” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Gençlik Kolları üyesi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi Alp Emeç, gazeteci Sedef Kabaş’ın tutuklanmasına sebep olan “Öküz saraya çıkmakla kral olmaz ama saray ahır olur” ifadesini sosyal medyada yazıp daha sonra sildi. Emeç, tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

Paylaşın