Sosyal Medyada Ekrem İmamoğlu İncelemesi: 37 Gözaltı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı operasyona ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle 37 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Ali Yerlikaya ayrıca sosyal medya hesaplarının sürekli denetlendiği uyarısında da bulunarak, “Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca kanunların verdiği yetki çerçevesinde, suç ve suçlularla mücadele amacıyla internet ortamında 7/24 esasına göre sanal devriye faaliyetleri yürütülmektedir” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmalar kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte toplam 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesi sonrası, sosyal medya hesabından provokatif paylaşımlar yaptıkları iddiasıyla 261 şüpheli hesap yöneticisinin tespit edildiği açıklandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın ve Güvenlik Daire Başkanlığımızın yaptığı koordineli çalışmalar sonrası 37 şüpheli yakalanmış, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir” ifadesini kullandı.

Şüpheli hesapların 62’sinin yurt dışında olduğunu ifade eden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Sosyal medya platformu Twitter (X) üzerinde gözaltı işlemlerinden sonra 20.03.2025 tarihi saat 06:00’a kadar bu konu ile ilgili toplam 18 milyon 647 bin 269 paylaşım yapıldığı görülmüş, bu paylaşımların yüzde 66’sının isimli hesap, yüzde 34’ünün Bot Hesap olduğu tespit edilmiştir” diye yazdı.

Bakan ayrıca sosyal medya hesaplarının sürekli denetlendiği uyarısında da bulunarak, “Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca kanunların verdiği yetki çerçevesinde, suç ve suçlularla mücadele amacıyla internet ortamında 7/24 esasına göre sanal devriye faaliyetleri yürütülmektedir” dedi.

Ne oldu?

İBB yönelik çarşamba sabah saatlerinde başlatılan operasyonda Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberinde bir dizi isim gözaltına alındı. Polis ekiplerinin İmamoğlu’nun İstanbul Sarıyer’deki evinde arama yaptığı, ardından da sağlık kontrolüne götürüldüğü öğrenildi.

100’den fazla kişiyi kapsadığı belirtilen operasyonun Medya A.Ş. ihaleleri, kent uzlaşısı ve terör soruşturması kapsamında gerçekleştirildiği aktarıldı. NTV’nin haberine göre, İmamoğlu ve sanıklar hakkında iki ayrı soruşturmanın başlatıldığı belirtildi.

Operasyon, İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra başladı. Diploma süreci, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı olmaya hazırlanan İBB Başkanı’na son haftalarda açılan soruşturmaların ardından geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İstanbul’da CHP’li belediyelere açılan soruşturmalar üzerinden ana muhalefete yüklenip, “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu,” demişti. Bu sözlere muhalefetten büyük tepki gelmişti. Tüm bu sürecin ardından ise İBB Başkanı İmamoğlu gözaltına alındı.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’nun Ortağı Olduğu Şirkete El Konuldu

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirkete el konuldu. Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Haber Merkezi / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı aday adayı Ekrem İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirkete el konulduğunu duyurdu.

Açıklamada İmamoğlu İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’ne el konulmasıyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca 2024/228233 nolu soruşturma dosyasında; 19/03/2025 tarihinde soruşturma kapsamında temin edilen MASAK raporları uyarınca şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun ortağı olduğu İMAMOĞLU İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ’ne Cumhuriyet Başsavcılığımız talebi üzerine sulh ceza hakimliği kararı ile el konulmuştur. Kamu oyuna duyurulur…”

Soruşturmalar hakkında neler biliniyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan ilk açıklamada İmamoğlu ile birlikte 100 şüpheli hakkında “suç örgütü liderliği’ suçlamasında bulunulurken, “suç örgütü irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Soruşturmalardan ilki “belediye iştiraklerinde usulsüz ihaleler, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, rüşvet eylemlerini örgütlü bir şekilde işleme” gibi iddialarla ilgili. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil 100 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada soruşturmanın kamuoyunda “CHP’de para sayma görüntüleri” olarak bilinen olayın ardından başlatıldığı vurgulandı. İmamoğlu hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” ifadesi kullanılan açıklamada iddiaların Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine dayandığı kaydedildi.

Başsavcılık, büyükşehir belediyesinin iştirakleri olan MEDYA A.Ş, KÜLTÜR AŞ., KİPTAŞ ve İSFALT firmalarının da bu eylemlerde kullanıldığını iddia etti.

İkinci soruşturma 31 Mart yerel seçimlerinde hayata geçirilen “kent uzlaşısı” kapsamında terör soruşturması. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil yedi kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İkisinin ismi açıklanmadı.

DEM Parti’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde gündeme getirdiği bir yerel seçim stratejisi olan kent uzlaşısı, “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmayı” ifade ediyor.

Bu strateji çerçevesinde DEM Parti, Batı’daki bazı seçim noktalarında aday çıkarmayarak işbirliği temelinde CHP adaylarını destekledi. Başsavcılık bu faaliyetlerin PKK’nın metropollerdeki etkinliğini artırma amacı taşıdığını iddia etti.

Savcılık, CHP kontenjanından seçilen bazı belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının terörle bağlantılı olduğunu ve İBB iştiraki olan İPA ve BİMTAŞ bünyesinde de terör örgütü mensupları ve sempatizanlarının işe alındığını iddia etti.

Açıklamada İmamoğlu’nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde belediye meclis üyesi listelerini şahsen onayladığı vurgulandı, bu nedenle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri iddia edildi.

Üçüncü soruşturma 2013 yılında düzenlenen Gezi Parkı protestoları ile ilgili. Gazeteci İsmail Saymaz bu soruşturma kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alındı. Saymaz, Taksim Dayanışması içinde görev almak ve eylemlerin derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla faaliyette bulunmakla suçlandı.

Başsavcılığın açıklamasında ayrıca Osman Kavala’nın internet sitesinin hazırlanmasında rol aldığı, Gezi davasında tutuklu diğer kişilerle yoğun irtibatı olduğu, sosyal medya hesaplarında Gezi Parkı olayları ile ilgili çok sayıda paylaşımda bulunduğu suçlamaları yer aldı.

 

Paylaşın

Adalet Bakanı’ndan “Ekrem İmamoğlu” Açıklaması: Erdoğan’la İlişkilendirmek Hadsizlik

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişinin gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Yargının başlattığı soruşturma ve davaları Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmek en hafif tabiriyle hadsizliktir, haddini bilmemektir” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda ismin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.

BirGün’ün aktardığına göre; Yılmaz Tunç, yürütülen iki ayrı soruşturmada toplam 106 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini kaydetti. Soruşturmaların “terör suçları soruşturma bürosu” ve “örgütlü suçlar soruşturma bürosu” tarafından yürütüldüğünü bildiren Tunç, şöyle konuştu:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının da bulunduğu 106 şüpheli hakkında bu sabah itibariyle gözaltı kararları verilmiştir. Bu kapsamda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2 soruşturma bulunmaktadır.

Terör suçları soruşturma bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının da aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı bulunmaktadır. Bu soruşturmada şüphelilerin terör örgütüne iştirak halinde yardım etme suçunu işledikleri iddiası bulunmaktadır.

Başlatılan diğer soruşturma ise örgütlü suçlar soruşturma bürosunca yürütülmektedir. Bu soruşturma kapsamında da aralarında yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının da bulunduğu 100 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir. Bu soruşturmada şüphelilerin çıkar amaçlı suç örgütü kapsamında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarını işledikleri iddiası bulunmaktadır.

Her iki soruşturma kapsamında toplam 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunmaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı açıklamadan da anlaşılacağı üzere; soruşturma dosyaları içerisinde MASAK raporları, vergi uzmanı incelemeleri, tevdi raporu, tanık beyanları ve diğer delillerin mevcut olduğu belirtilmektedir.

Soruşturma tüm yönleriyle büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülmektedir. Kıymetli Basın Mensupları, Değerli Arkadaşlar. Şu hususun altını özellikle çizmek isterim; Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir. Anayasamızın 9. Maddesi açıktır. Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

Hukukun üstünlüğü esastır. Kanunlar karşısında herkes eşittir; hiç kimseye ve zümreye ayrıcalık tanınamaz. Anayasa’mızın 138. Maddesine göre; mahkemeler bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesi gereğince soruşturma evresi gizlidir.

Bu gizlilik, hem adaletin sağlıklı işlemesi hem de hak ihlallerinin önlenmesi, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından son derece önemlidir. Başlatılan soruşturmalarla ilgili olarak dosya içeriğine, iddia ve delillere vakıf olmadan değerlendirmelerde bulunmak doğru değildir. Tarafsız ve bağımsız yargının gerçekleştirmekte olduğu soruşturmaları farklı taraflara çekmek, darbe gibi ifadelerle nitelendirmek son derece tehlikeli ve yanlıştır. Diğer yandan sokak çağrıları yaparak soruşturmalar üzerinden dezenformasyon yapmak, kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerde bulunmak asla kabul edilemez.

“Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmek en hafif tabiriyle hadsizliktir”

Herkes bilmelidir ki; hukuk devletinde, suç işlendiğine dair bir iddia varsa; savunmanın yapılacağı yer sokaklar değil yargı makamlarıdır. Suç işlendiğine dair bir delil varsa bununla ilgili gerekli soruşturma yetkili yargı makamlarınca yapılır. Yargı huzurunda hesap vermek ve savunma yapmak herkes için bir haktır, aynı zamanda bir zorunluluktur.

Değerli arkadaşlar, yargının başlattığı soruşturma ve davaları Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmek en hafif tabiriyle hadsizliktir, haddini bilmemektir. Yasaması, yürütmesi, yargısıyla ülkemizde kuvvetler ayrılığı esastır. Yargı kimseden emir ve talimat almaz. Yargıya saldırmak, yargı mensuplarını tehdit etmek, onlara hakaret etmek, demokratik hukuk devletinde asla kabul edilemez.

Adaletin tecellisi için yürüyen soruşturmaları etkilemeye yönelik tavır ve davranışlarda bulunmak yerine; sağduyu ile hareket etmek gerekmektedir. Tarafsız ve bağımsız yargının vereceği karar, herkes için bağlayıcıdır ve saygıyla karşılanmalıdır.

Soruşturma aşamasında iddialar, savunma ve deliller değerlendirilecek ve soruşturmanın gizliliği ortadan kalktığında maddi gerçeği tüm açıklığı ve şeffaflığıyla kamuoyu görecektir. O nedenle bugünden, soruşturma içeriğiyle ilgili hiçbir bilgisi olmadan, lehte ya da aleyhte peşin hükme varmak doğru değildir. Unutulmamalıdır ki; hukuk devletinde masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı esastır.

Türk yargısına güvenmemiz gerekmektedir. Yargının kendi içerisinde hak arama yolları sonuna kadar açıktır. Adaletin tam ve eksiksiz tecellisi için, süreci sükûnetle takip etmek, verilecek kararı saygıyla karşılamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Yargının gerçekleştirmekte olduğu işlemler kendi içinde denetime tabidir. Kimlerin hangi iddialara muhatap olduğu, savunmalarının neler olduğu, iddialara ilişkin delilerin neler olduğu, yapılan soruşturma sonucu ortaya çıkacaktır. Hep birlikte soruşturmanın sonucunu sükûnetle beklememiz gerekir.”

Soruşturmalar hakkında neler biliniyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan ilk açıklamada İmamoğlu ile birlikte 100 şüpheli hakkında “suç örgütü liderliği’ suçlamasında bulunulurken, “suç örgütü irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Soruşturmalardan ilki “belediye iştiraklerinde usulsüz ihaleler, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, rüşvet eylemlerini örgütlü bir şekilde işleme” gibi iddialarla ilgili. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil 100 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada soruşturmanın kamuoyunda “CHP’de para sayma görüntüleri” olarak bilinen olayın ardından başlatıldığı vurgulandı. İmamoğlu hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” ifadesi kullanılan açıklamada iddiaların Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine dayandığı kaydedildi.

Başsavcılık, büyükşehir belediyesinin iştirakleri olan MEDYA A.Ş, KÜLTÜR AŞ., KİPTAŞ ve İSFALT firmalarının da bu eylemlerde kullanıldığını iddia etti.

İkinci soruşturma 31 Mart yerel seçimlerinde hayata geçirilen “kent uzlaşısı” kapsamında terör soruşturması. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil yedi kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İkisinin ismi açıklanmadı.

DEM Parti’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde gündeme getirdiği bir yerel seçim stratejisi olan kent uzlaşısı, “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmayı” ifade ediyor.

Bu strateji çerçevesinde DEM Parti, Batı’daki bazı seçim noktalarında aday çıkarmayarak işbirliği temelinde CHP adaylarını destekledi. Başsavcılık bu faaliyetlerin PKK’nın metropollerdeki etkinliğini artırma amacı taşıdığını iddia etti.

Savcılık, CHP kontenjanından seçilen bazı belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının terörle bağlantılı olduğunu ve İBB iştiraki olan İPA ve BİMTAŞ bünyesinde de terör örgütü mensupları ve sempatizanlarının işe alındığını iddia etti.

Açıklamada İmamoğlu’nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde belediye meclis üyesi listelerini şahsen onayladığı vurgulandı, bu nedenle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri iddia edildi.

Üçüncü soruşturma 2013 yılında düzenlenen Gezi Parkı protestoları ile ilgili. Gazeteci İsmail Saymaz bu soruşturma kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alındı. Saymaz, Taksim Dayanışması içinde görev almak ve eylemlerin derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla faaliyette bulunmakla suçlandı.

Başsavcılığın açıklamasında ayrıca Osman Kavala’nın internet sitesinin hazırlanmasında rol aldığı, Gezi davasında tutuklu diğer kişilerle yoğun irtibatı olduğu, sosyal medya hesaplarında Gezi Parkı olayları ile ilgili çok sayıda paylaşımda bulunduğu suçlamaları yer aldı.

Paylaşın

DEM Parti’den “Ekrem İmamoğlu” Açıklaması: Sivil Darbe

DEM Parti, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 100’den fazla kişinin gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye gittikçe daha belirgin hale gelen ve bütün siyasal ve toplumsal muhalefeti hedefleyen açık bir ‘yargı ve iktidar ortak yapımı’ sivil darbe sürecini yaşıyor” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Açıklamada, “Gözaltı operasyonunda ileri sürülen gerekçelerin tamamı bu darbeyi ve hukuksuzluğu örtemeyecek bahanelerdir. Kent uzlaşısını, demokratik siyaseti ve siyasi ortaklaşmayı hedef almak yerel seçimlerde alınan yenilginin hazımsızlığı ve intikamıdır. Dünkü kayyım uygulamaları da bugünkü operasyon da halk iradesine saldırıdır. Geleceğe dönük olarak da siyaseten rakibini saf dışı bırakma, iktidarını sürdürme girişimidir” denildi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 100’den fazla kişinin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. DEM Parti MYK imzasıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu sabah saatlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, belediye yöneticileri ve gazetecilerin de aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi bu uygulamaların tamamı darbe uygulamasıdır. Türkiye gittikçe daha belirgin hale gelen ve bütün siyasal ve toplumsal muhalefeti hedefleyen açık bir “yargı ve iktidar ortak yapımı” sivil darbe sürecini yaşıyor.

Partimize ve siyasetimize yönelik yıllardır sürdürülen hukuksuz, keyfi ve antidemokratik uygulamalar ne yazık ki gelinen aşamada Türkiye’nin tamamını esir almış durumdadır. Kayyımcı ve darbeci bu zihniyet, Türkiye’nin ve toplumun geleceğine kurulmuş en büyük komplodur.

Gözaltı operasyonunda ileri sürülen gerekçelerin tamamı bu darbeyi ve hukuksuzluğu örtemeyecek bahanelerdir. Kent uzlaşısını, demokratik siyaseti ve siyasi ortaklaşmayı hedef almak yerel seçimlerde alınan yenilginin hazımsızlığı ve intikamıdır. Dünkü kayyım uygulamaları da bugünkü operasyon da halk iradesine saldırıdır. Geleceğe dönük olarak da siyaseten rakibini saf dışı bırakma, iktidarını sürdürme girişimidir.

Bugün yaşananlar Türkiye halklarının barış ve demokrasi umutlarını kırmaya yönelik de bir saldırılardır. Türkiye’den başlayıp Ortadoğu’ya yayılacak değişim girişimini sabote etme çabasıdır. Asla kabul etmiyoruz. Bu uygulamaların ne Türkiye’ye ne de buna onay verenlere asla faydası olmayacaktır. Dün olduğu gibi bugün de toplum vicdanında bu uygulamaların tamamı ters tepecektir.

Partimiz, her şart ve koşulda demokratik siyaset alanının genişletilmesi için mücadelesini büyüterek sürdürecektir. Kimden gelirse gelsin hukuksuzluğun, darbenin ve keyfiliğin karşısında yer alacaktır. Kent uzlaşısını, ortak mücadeleyi, demokrasiyi, barışı ve özgürlüğü her zamankinden daha büyük bir kararlılıkla savunacaktır. İktidara açık çağrı yapıyoruz: Bu uygulamalardan derhal vazgeçin. Yargıyı araçsallaştırmaya son verin. Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bugün gözaltına alınanları derhal serbest bırakın.”

“Siyasi bir operasyon”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncay Bakırhan, gözaltıları “demokrasiye, halk iradesine yönelik açık bir saldırı” olarak nitelendirdi ve gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da “Bu operasyon hukuk sınırlarını tanımayan, siyasi bir operasyondur. Sandık, oy, makam uğruna Türkiye’deki toplumsal gerilim ve kutuplaşmayı onarılmaz bir yere doğru götürmektir” ifadelerini kullandı.

Soruşturmalar hakkında neler biliniyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan ilk açıklamada İmamoğlu ile birlikte 100 şüpheli hakkında “suç örgütü liderliği’ suçlamasında bulunulurken, “suç örgütü irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Soruşturmalardan ilki “belediye iştiraklerinde usulsüz ihaleler, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, rüşvet eylemlerini örgütlü bir şekilde işleme” gibi iddialarla ilgili. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil 100 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada soruşturmanın kamuoyunda “CHP’de para sayma görüntüleri” olarak bilinen olayın ardından başlatıldığı vurgulandı. İmamoğlu hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” ifadesi kullanılan açıklamada iddiaların Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine dayandığı kaydedildi.

Başsavcılık, büyükşehir belediyesinin iştirakleri olan MEDYA A.Ş, KÜLTÜR AŞ., KİPTAŞ ve İSFALT firmalarının da bu eylemlerde kullanıldığını iddia etti.

İkinci soruşturma 31 Mart yerel seçimlerinde hayata geçirilen “kent uzlaşısı” kapsamında terör soruşturması. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil yedi kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İkisinin ismi açıklanmadı.

DEM Parti’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde gündeme getirdiği bir yerel seçim stratejisi olan kent uzlaşısı, “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmayı” ifade ediyor.

Bu strateji çerçevesinde DEM Parti, Batı’daki bazı seçim noktalarında aday çıkarmayarak işbirliği temelinde CHP adaylarını destekledi. Başsavcılık bu faaliyetlerin PKK’nın metropollerdeki etkinliğini artırma amacı taşıdığını iddia etti.

Savcılık, CHP kontenjanından seçilen bazı belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının terörle bağlantılı olduğunu ve İBB iştiraki olan İPA ve BİMTAŞ bünyesinde de terör örgütü mensupları ve sempatizanlarının işe alındığını iddia etti.

Açıklamada İmamoğlu’nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde belediye meclis üyesi listelerini şahsen onayladığı vurgulandı, bu nedenle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri iddia edildi.

Üçüncü soruşturma 2013 yılında düzenlenen Gezi Parkı protestoları ile ilgili. Gazeteci İsmail Saymaz bu soruşturma kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alındı. Saymaz, Taksim Dayanışması içinde görev almak ve eylemlerin derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla faaliyette bulunmakla suçlandı.

Başsavcılığın açıklamasında ayrıca Osman Kavala’nın internet sitesinin hazırlanmasında rol aldığı, Gezi davasında tutuklu diğer kişilerle yoğun irtibatı olduğu, sosyal medya hesaplarında Gezi Parkı olayları ile ilgili çok sayıda paylaşımda bulunduğu suçlamaları yer aldı.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Mesaj: Milletimiz Gerekli Cevabı Verecektir

Gözaltına alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yapılan yalanlara, kumpaslara, tutsaklara, kul hakkı yiyenlere, halkın iradesini çalanlara gerekli cevabı milletimiz verecektir” mesajını gönderdi.

Haber Merkezi / Sabah saatlerinde evinden gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk mesajını sosyal medya hesabı üzerinden yayınladı.

Ekrem İmamoğlu, mesajında, “Yapılan yanlışlara, kumpaslara, tuzaklara, yalanlara, kul hakkı yiyenlere, halkın iradesini çalanlara gerekli cevabı milletim verecektir. Önce Allah’a sonra milletimize emanetim” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, sabah saatlerinde polisler evinde arama yaparken ses kaydıyla bir mesaj göndermişti. “Kendimi milletime emanet ediyorum” diyen İmamoğlu, şu ifadelerini kullanmıştı:

“16 milyona değil, 86 milyon ve bütün dünyadaki bu zulmü yapan insanlara karşı dirence emanet ediyorum. Milletime güveniyorum. Bu ahlaksızlığı, bu ceberut tutum ve tavrı, milletimizin iradesi, milletimizin direnci elbette geri çevirecektir.

Ekrem İmamoğlu’nun kapısına yüzlerce polisi yığan, bu sürecin başındaki ve bütün bu dosyaların savcısı Cumhurbaşkanı ve buradaki temsilcisi bir avuç insan. Ve benim gariban polisimi, ahlaklı polisimi bu işe alet eden kim varsa, o bütün bir avuç insandan, bu millet, adalet önünde hesap soracaktır”

Soruşturmalar hakkında neler biliniyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan ilk açıklamada İmamoğlu ile birlikte 100 şüpheli hakkında “suç örgütü liderliği’ suçlamasında bulunulurken, “suç örgütü irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Soruşturmalardan ilki “belediye iştiraklerinde usulsüz ihaleler, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, rüşvet eylemlerini örgütlü bir şekilde işleme” gibi iddialarla ilgili. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil 100 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada soruşturmanın kamuoyunda “CHP’de para sayma görüntüleri” olarak bilinen olayın ardından başlatıldığı vurgulandı. İmamoğlu hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” ifadesi kullanılan açıklamada iddiaların Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine dayandığı kaydedildi.

Başsavcılık, büyükşehir belediyesinin iştirakleri olan MEDYA A.Ş, KÜLTÜR AŞ., KİPTAŞ ve İSFALT firmalarının da bu eylemlerde kullanıldığını iddia etti.

İkinci soruşturma 31 Mart yerel seçimlerinde hayata geçirilen “kent uzlaşısı” kapsamında terör soruşturması. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil yedi kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İkisinin ismi açıklanmadı.

DEM Parti’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde gündeme getirdiği bir yerel seçim stratejisi olan kent uzlaşısı, “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmayı” ifade ediyor.

Bu strateji çerçevesinde DEM Parti, Batı’daki bazı seçim noktalarında aday çıkarmayarak işbirliği temelinde CHP adaylarını destekledi. Başsavcılık bu faaliyetlerin PKK’nın metropollerdeki etkinliğini artırma amacı taşıdığını iddia etti.

Savcılık, CHP kontenjanından seçilen bazı belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının terörle bağlantılı olduğunu ve İBB iştiraki olan İPA ve BİMTAŞ bünyesinde de terör örgütü mensupları ve sempatizanlarının işe alındığını iddia etti.

Açıklamada İmamoğlu’nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde belediye meclis üyesi listelerini şahsen onayladığı vurgulandı, bu nedenle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri iddia edildi.

Üçüncü soruşturma 2013 yılında düzenlenen Gezi Parkı protestoları ile ilgili. Gazeteci İsmail Saymaz bu soruşturma kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alındı. Saymaz, Taksim Dayanışması içinde görev almak ve eylemlerin derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla faaliyette bulunmakla suçlandı.

Başsavcılığın açıklamasında ayrıca Osman Kavala’nın internet sitesinin hazırlanmasında rol aldığı, Gezi davasında tutuklu diğer kişilerle yoğun irtibatı olduğu, sosyal medya hesaplarında Gezi Parkı olayları ile ilgili çok sayıda paylaşımda bulunduğu suçlamaları yer aldı.

Paylaşın

Özgür Özel: Hukuk Devleti İptal Edildi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından İstanbul Saraçhane’de konuşan CHP Lideri Özgür Özel, Türkiye Cumhuriyeti’nde hukuk devleti, hukuk güvencesi iptal edildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasının bulunduğu Saraçhane’de konuştu.

Artı Gerçek’in aktardığına göre; Özgür Özel, konuşmasında şunları söyledi: “Bugünün İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı geçmiş dönemde hepinizin bildiği tekrar etmeyeceğim 20’ye yakın ve tamamı siyasi davalarda mahkeme mahkeme gezdirilip istenen kendisine dikte ettirilen kararların alınmasının sağlandığı bir adalet giyotinini, seyyar giyotin olarak gezmişti. Dünyanın en mobilize hakimiydi. En çok gezdirilen hakimiydi. Sonra ödüllendirildi siyasi bir makama gitti.

Erdoğan’ın diliyle eskiden bakanlar siyasi, başyardımcıları, müsteşarlar teknikti. Bu yeni sistemde bakanlar teknik, yardımcıları siyasi diyordu ve o siyasi kişilik hakimler ve savcılar siyasete girdiklerinde, milletvekili aday adayı olduklarında bile artık siyasi görüşleri belli olduğundan göreve dönemezken ülkeyi yöneten kişinin, bir partinin genel başkanının siyasi bir makama getirdiği, görev verdiği kişiyi sana İstanbul’da ihtiyacım var diye buraya geri yollamıştı.

Geçmişin seyyar giyotinini burada Cumhuriyet Başsavcısı oldu. 9 Ekim gününden beri adaleti katletmeye, başta partimiz olmak üzere tüm muhalefete saldırmaya, bunları haber yapanları da suçlu görmeye, tweet atanı suçlu görmeye, beğeni yapanı suçlu görmeye, ifadeye çağırmaya, hapse atmaya, bizleri yıldırmaya ve bıktırmaya çalışıyor.”

Bunu yapmasının sebebi 31 Mart seçimlerinin Recep Tayyip Erdoğan tarafından hazmedilmemiş olmasıdır. Milletin verdiği mesajı almamıştır. Yenilmeyi kabullenememiştir. Güya yenilmezdi. Bütün meşrutiyetini sandıktan alıyordu. Her sandık önceden yaptıklarını ibra ediyor, temizliyor. Bundan sonra yapacaklarına alan açıyordu. 31 Mart’ta partisinin kurulduğu günden beri ilk kez kaybetti, ikinci parti oldu ve İstanbul’u İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder dediği İstanbul’u, İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır dediği İstanbul’u üçüncü kez Ekrem İmamoğlu’na kaybetti.

Ekrem İmamoğlu onu dört kez üst üste yendi, Beylikdüzü dahil. Ona hiç yenilmedi. Kendini yenilmez gören o gece artık kaybedendi. Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci partiydi ve karşısında dört tür yenemediği birisi vardı ve İstanbul’u kazanmıştı. O yüzden her gece kendi sesiyle uyanıyor. İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır. İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder.

İstanbul’u kaybeden Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’yi kaybedecekti. İstanbul’u kazanan Ekrem İmamoğlu da Türkiye’yi kazanacaktı. İşte, işte bu ruh hali, işte bu psikoloji, işte bu hazımsızlık. Her şeyi, geldiği her makamı borçlu olduğu milletin kararına hürmetsizliği, saygısızlığı, tanımamayı, öyle ya demokrasi trendi, işine geldiği yere kadar binmişti, işine gelen istasyonda inecekti.

Demokrasi treninden indi, darbecilerin safına o istasyonda katıldı. Tayyip Bey’in indiği istasyonda 15 Temmuz darbecileri vardır. Tayyip Bey’in indiği istasyonda Kenan Evren vardır. Tayyip Bey’in indiği istasyonda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde darbeye kalkışmış, başarmış başarmamış herkes vardır. Artık bu yüzden tercihi, bu yüzden tercihi bir kez daha milletin karşısına devleti dikmek olmuştur. Bu millet, bu halk devletini sever, saygı duyar, çağırın askere gider, ister vergi verir, evladını şehit verir ama devlet milletin karşısına dikilirse, devletle millet yarıştığında millet kazanır.

“Erdoğan’a karşı bu millet yine kazanacaktır”

Daha önce Kenan Evren bu millete ‘geç bu kişiyi seç’ dediğinde, parmağıyla işaret ettiğinde sandığın birisinde kendi varken onun dediğini değil bir sivil adayı seçen bu milletin feraseti 15 Temmuz’da demokrasinin karşısındaki o meczuplar ordusuna karşı sandığı ve sandığın seçtiklerini koruyan bu millet nasıl 31 Mart’ta valiler il başkanı, kaymakamlar ilçe başkanı, Anadolu Ajansı Cumhur İttifakı ajansı, TRT AK Parti’nin televizyonu olmuşken, karşımıza devlet dikilmişken millet kazandıysa, milletin adayı Ekrem İmamoğlu kazandıysa bu sefer de milletin karşısına devleti diken Erdoğan’a karşı bu millet yine kazanacaktır.

Sayın, en son Sol Parti ziyaret etti. Sayın Müsavat Dervişoğlu sağ olsun yoldaymış, geliyor. Dayanışma ziyaretlerini de burada kabul edeceğiz. Milletin emanetini, milletin emanetine sonuna kadar sahip çıkan bir belediye başkanına, bir belediye meclisine ve İstanbul’un iradesine katkı sağlamak, onlarla birlikte olmak, onlarla mücadele etmek için ben Saraçhane’deyim. Biz Saraçhane’deyiz. Nerede olalım diye soranlara buyurun Saraçhane’ye diyoruz.

Artık Pazar günü 81 ilde 973 ilçede, ilçelerin mahallelerinde kurulacak sandıklar tek değildir. Oraya bir sandık koyacağız. 1 milyon 750 bin üyemizle adayımızı belirleyeceğiz. Ancak yanında bir sandık daha olacak. O sandığın adı dayanışma sandığıdır. O sandığa oy vermeye tüm siyasi partiler, her görüş, her görüşten ama demokrasiden yana olan herkes davetlidir. Bir sandıkta bir parti bugüne kadarki en demokratik yolla adayını belirleyecek ve arkasına geçecektir.

Diğer sandıkta ise cumhuriyete inanan, demokrasiye inanan, sandığa inanan, o sandığın kendisinin, evladının, torununun geleceği, geleceğinin garantisi olduğuna inanan, bu ülkenin Afganistan olmamasına, Suriye olmamasına yönelik teminatın da, yıllarca çalışıp didinip aldığı evin tapusunun teminatının da, bankadaki parasının teminatının da demokrasi olduğunu, böyle yamyamların bir gece sırf kendisine rakip olanın diplomasına çöktükleri gibi malına, mülküne, canına kastedilmesin diye demokrasiye ihtiyaç duyan herkesi 23 Mart’ın dayanışma sandığına bekliyoruz. Artık 23 Mart Pazar günü Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday belirlemesini kapsayan ama aşan bir demokrasi direnişinin günüdür. Bütün Türkiye’yi dayanışma sandıklarında olmaya davet ediyorum.

Burada olmaya, mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Yol, yol önemlidir. Yolcunun başına neyin geldiği değil, o yolun varlığı önemlidir. Biz hepimiz o yolun yolcusuyuz. Bizi bu yola bu ülkenin kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk çıkardı. Bu yolda dönenler olur, bu yolda ölenler olur. Ama bu yolun yolcuları tükenmez. Son Cumhuriyet Halk Partili hapse tıkılana, son Cumhuriyet Halk Partili vurulana kadar bu yolun yolcusuyuz. Önderimizin gösterdiği yolda yürümeye devam ediyoruz.”

Paylaşın

Dilek İmamoğlu: Adaletin Olmadığı Yerde Kimse Güvende Değil

Dilek İmamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, adaletin çökertilmesinin herkesin özgürlüğüne ve güvenliğine zarar vereceğini ifade ederek, “adaletin olmadığı yerde hiç kimse güvende değildir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından, eşi Dilek İmamoğlu sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak yaşananlara sert tepki gösterdi.

Karar’ın aktardığına göre; Bu sürecin, iktidarın seçimle kaybedemediği rakiplerini hukuk yoluyla saf dışı bırakma girişimi olduğunu belirten Dilek İmamoğlu, demokrasinin ayaklar altına alındığını ve adaletin ağır bir saldırı altında olduğunu vurguladı.

Dilek İmamoğlu, iktidarın ekonomik kriz nedeniyle Türkiye’yi yıkıma sürüklediğini, ancak bu yıkımı hukuk ve adalet alanında da gerçekleştirmekten çekinmediğini ifade etti.

“Ne yazık ki ülkemiz ve demokrasimiz açısından çok can yakıcı günler yaşıyoruz. Ülkemizi ekonomik anlamda yıkıma sürükleyenler, iktidarlarını korumak adına aynı yıkımı hukuk ve adalet alanında da gerçekleştirmekten hiç çekinmiyorlar. Sandıkta kaybedeceklerini bildikleri rakiplerini hukuk eliyle saf dışı bırakmaya çalışıyorlar.”

Dilek İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının usulsüz bir şekilde iptal edilmesinin ardından, sahurdan hemen sonra evlerine polis baskını yapıldığını belirterek, bu sürecin açık bir sindirme politikası olduğunu söyledi.

İmamoğlu’nun hukuki gerekçelerle değil, siyaseten hedef alındığını belirten Dilek İmamoğlu, seçimle alt edilemeyen bir rakibin hukuk eliyle saf dışı bırakılmak istendiğini vurguladı.

“Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturmaların gerçek nedenini herkes biliyor. Gerçek nedeni, Ekrem İmamoğlu’nun milletin sevgisini kazanması olduğunun sadece Türkiye değil, tüm dünya farkında. Bugün Ekrem İmamoğlu gözaltına alınmıştır. Çünkü rakiplerini sandıkta tam dört kere alt etmiştir. Bir sonraki sandıkta kaybetmek istemeyenler, demokrasiyi ayaklar altına alarak uzun zamandır planladıkları bu hamleyi yapmışlardır.”

“Adaletin olmadığı yerde hiç kimse güvende değildir”

Dilek İmamoğlu, bu yaşananların sadece Ekrem İmamoğlu’na değil, tüm topluma yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, adaletin çökertilmesinin herkesin özgürlüğüne ve güvenliğine zarar vereceğini ifade etti.

“Bu yapılanlar kreşte okuyan çocuklarımıza, kent lokantasında karnını doyuran emekçilere, kent ormanlarında yürüyüş yapan insanlara, yurtlarda kalan öğrencilere, toplumun tamamına yapılan bir haksızlıktır. Çünkü adaletin olmadığı yerde hiç kimse güvende değildir.”

Dilek İmamoğlu, milletin bu müdahalelerin aslında kendi iradesine yönelik olduğunu gördüğünü vurgulayarak, halkın en iyi cevabı vereceğine inandığını söyledi.

“Endişeniz olmasın, müsterih olun. Millet, bu müdahalelerin aslında kendi iradesine yönelik olduğunu çok iyi görüyor. Bu kadar büyük haksızlık, hukuksuzluk karşısında hiç kimse susmaz, susmamalı. Milletin kendi iradesine yönelik bu hamlelere en iyi cevabı vereceğinden hiç şüphem yok. Bu milletin ferasetine güveniyor, adaletin tecelli edeceğine tüm kalbimle inanıyorum. Ekrem İmamoğlu millete emanettir.”

Soruşturmalar hakkında neler biliniyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan ilk açıklamada İmamoğlu ile birlikte 100 şüpheli hakkında “suç örgütü liderliği’ suçlamasında bulunulurken, “suç örgütü irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Soruşturmalardan ilki “belediye iştiraklerinde usulsüz ihaleler, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, rüşvet eylemlerini örgütlü bir şekilde işleme” gibi iddialarla ilgili. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil 100 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada soruşturmanın kamuoyunda “CHP’de para sayma görüntüleri” olarak bilinen olayın ardından başlatıldığı vurgulandı. İmamoğlu hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” ifadesi kullanılan açıklamada iddiaların Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine dayandığı kaydedildi.

Başsavcılık, büyükşehir belediyesinin iştirakleri olan MEDYA A.Ş, KÜLTÜR AŞ., KİPTAŞ ve İSFALT firmalarının da bu eylemlerde kullanıldığını iddia etti.

İkinci soruşturma 31 Mart yerel seçimlerinde hayata geçirilen “kent uzlaşısı” kapsamında terör soruşturması. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu dahil yedi kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İkisinin ismi açıklanmadı.

DEM Parti’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde gündeme getirdiği bir yerel seçim stratejisi olan kent uzlaşısı, “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmayı” ifade ediyor.

Bu strateji çerçevesinde DEM Parti, Batı’daki bazı seçim noktalarında aday çıkarmayarak işbirliği temelinde CHP adaylarını destekledi. Başsavcılık bu faaliyetlerin PKK’nın metropollerdeki etkinliğini artırma amacı taşıdığını iddia etti.

Savcılık, CHP kontenjanından seçilen bazı belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının terörle bağlantılı olduğunu ve İBB iştiraki olan İPA ve BİMTAŞ bünyesinde de terör örgütü mensupları ve sempatizanlarının işe alındığını iddia etti.

Açıklamada İmamoğlu’nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde belediye meclis üyesi listelerini şahsen onayladığı vurgulandı, bu nedenle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri iddia edildi.

Üçüncü soruşturma 2013 yılında düzenlenen Gezi Parkı protestoları ile ilgili. Gazeteci İsmail Saymaz bu soruşturma kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alındı. Saymaz, Taksim Dayanışması içinde görev almak ve eylemlerin derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla faaliyette bulunmakla suçlandı.

Başsavcılığın açıklamasında ayrıca Osman Kavala’nın internet sitesinin hazırlanmasında rol aldığı, Gezi davasında tutuklu diğer kişilerle yoğun irtibatı olduğu, sosyal medya hesaplarında Gezi Parkı olayları ile ilgili çok sayıda paylaşımda bulunduğu suçlamaları yer aldı.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Dahil 100’den Fazla Gözaltı: Millet İradesine Darbe Vuruluyor

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı. İmamoğlu, gözaltı kararı sonrası, sosyal medya hesabından “Millet iradesine darbe vuruluyor” paylaşımı yaptı.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile basın danışmanı Murat Ongun’un da aralarında bulunduğu 100’den fazla kişi hakkında gözaltı karar verildi. Gözaltılar 2 ayrı soruşturma kapsamında gerçekleştirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan ilk açıklamada İmamoğlu ile birlikte 100 şüpheli hakkında “suç örgütü liderliği’ suçlamasında bulunulurken, “suç örgütü irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlardan gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

Savcılıktan yapılan diğer açıklamada da Ekrem İmamoğlu ile 8 kişi hakkında, “PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek” suçundan gözaltı kararı verildiği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, 31 Mart yerel seçimlerinde uygulandığı belirtilen “kent uzlaşısı” çalışmaları gerekçe gösterilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Reform Enstitüsü Başkanı Mehmet Ali Çalışkan, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın da aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı verdiği bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, “İmamoğlu’nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde, belediye meclis üyesi listelerinin kendisinin onayıyla belirlenmesi de nazara alındığında terör örgütünün yönetimince de ifade edilen metropollerde etkinliğinin arttırılması amacını taşıyan kent uzlaşısı faaliyetine bilerek iştirak etmek suretiyle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri…” ifadelerine yer verildi.

“Millet iradesine darbe vuruluyor”

Ekrem İmamoğlu, hakkında verilen gözaltına kararına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İmamoğlu, saat 07.12’de “Millet iradesine darbe vuruluyor” notuyla yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Üzülerek söylüyorum, milletimizi iradesini gasp etmeye çalışan bir avuç akıl, benim sevgili polislerimi, bu ülkenin emniyet güçlerini bu kötülüğe alet ederek, 16 milyon İstanbullunun konutunun kapısına yüzlerce polis yığmıştır.

Zorbalıkla karşı karşıyız ama yılmayacağımı bilmenizi istiyorum. Hepinizi çok seviyorum. Ben kendimi milletime emanet ediyorum. Dimdik ayakta olacağımı bütün milletim bilsin. O kişiye ve onun bütün bu süreci aparat gibi kullanan aklıyla mücadeleye devam edeceğim.”

İBB’den yapılan açıklamada, “Bugün, ülkemiz ve milletimiz adına son derece üzücü bir sürece tanıklık etmekteyiz. Hukukun üstünlüğü ve demokratik iradeye olan inancımız doğrultusunda, yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz” ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın devamında, “Adaletin en kısa sürede yeniden tesis edileceğine ve başta Sayın Başkanımız olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarımızın görevlerine döneceğine olan inancımız tamdır” denildi.

Açıklama, “Bu süreçte, bizlere düşen en önemli sorumluluk, 16 milyon İstanbulluya bugüne kadar olduğu gibi kesintisiz ve kaliteli hizmet sunmaya devam etmektir. Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte görevimizin başında olacak, şehrimize olan sorumluluğumuzu aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadeleriyle devam etti.

Açıklama, “Her şeyin en kısa sürede daha güzel olacağına olan inancımızla, saygılarımızı sunarız” ifadeleriyle son buldu.

Valilik, gösteri yasağı getirdi

İstanbul Valiliği şehirde geniş güvenlik önlemleri alındığını duyurdu. Valiliğini internet sitesinden yapılan açıklamada “il genelinde kamu düzenini muhafaza etmek ve oluşabilecek provokatif eylemlerin önüne geçmek” için 19-23 Mart tarihleri arasında İstanbul’da “her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklaması” yapılmasının yasaklandığı duyuruldu.

Valiliğin kararı çerçevesinde 19 Mart 06:00’dan itibaren geçerli olmak kaydıyla Yenikapı-Atatürk Havalimanı ve Yenikapı-Kirazlı metro hatlarının Emniyet-Fatih istasyonu sefere kapatıldı. Bu istasyondan, İmamoğlu’nun götürüldüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün de bulunduğu Vatan Caddesi’ne çıkılabiliyor.

Paylaşın

Özgür Özel’den Ekrem İmamoğlu’nun Gözaltına Alınmasına “Darbe” Tepkisi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel, “Milletin yerine karar vermek, halkın iradesinin yerine geçmek ya da ona engel olmak için güç kullanmak darbedir” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve basın danışmanı Murat Ongun’un da aralarında bulunduğu 100’den fazla kişi hakkında gözaltı kararı verilmesine sosyal medyadan yaptığı açıklamayla tepki gösterdi.

Özel, “Milletin yerine karar vermek, halkın iradesinin yerine geçmek ya da ona engel olmak için güç kullanmak darbedir. Şu anda bir sonraki cumhurbaşkanını milletin belirlemesine engel olmak üzere bir güç devrededir. Bir sonraki cumhurbaşkanımıza darbe girişimi ile karşı karşıyayız. Milletimiz devletini sever ama birileri tarafından devlet milletin karşısına dikilirse millet buna izin vermez. Esas güç millettir ve en sonunda millet kazanır. Yine öyle olacak. Teslim olmayacağız. En sonunda yine milletin dediği olacak ve Türkiye kazanacak” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Özgür Özel, daha sonra Halk TV yayınına bağlandı. Özel, Erdoğan’a seslenerek, “Bütün darbeler iktidarla yapılır… Ben ‘darbeye karşı demokrasiyi savunacağız’ dedim. Sen bugün yapılan darbenin neresindesin? AKP ve MHP’ye soruyorum; ‘Siz bu darbenin neresindesiniz?’ Sizin cuntadan ne farkınız var? Pazar günü kurulacak sandığa darbe yapıyorsunuz. Yazıklar olsun size” dedi.

23 Mart’ta yapılması planlanan ön seçimin gerçekleşeceğini ifade eden Özel, “Ben nerede olursam olayım, 23 Mart günü herkesi sandık başına bekliyorum. Biz ne şartta olursak olalım, dışarda da olsak içerde de olsak o sandıklar kurulacak.” diye konuştu.

Siyasilerden tepkiler

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncay Bakırhan, gözaltıları “demokrasiye, halk iradesine yönelik açık bir saldırı” olarak nitelendirdi ve gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da “Bu operasyon hukuk sınırlarını tanımayan, siyasi bir operasyondur. Sandık, oy, makam uğruna Türkiye’deki toplumsal gerilim ve kutuplaşmayı onarılmaz bir yere doğru götürmektir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu başta olmak üzere İBB yönetiminden bir çok ismin gözaltına alınmasına ilişkin ”İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması akılla hukukla açıklanabilecek bir şey değildir” diye konuştu.

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ”Ellerine geçirdikleri gücü kullanarak halk iradesini kırmaya dönük girişimlerine devam ediyorlar. Bu bir darbedir. Ne olursa olsun, bu güzel ülkeyi darbecilerin insafına teslim etmeyeceğiz” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, karara tepki göstererek, “Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki, seçilmiş bir belediye başkanına yönelik bu girişimler asla ama asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Demirtaş Ve Mızraklı’dan “Süreç” Mesajı: Meclis Adım Atmalı

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’nın, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısı sonrası başlayan sürece dair mesajını paylaştı.

Mesajda, süreci güçlendirecek eş zamanlı adımların Meclis tarafından atılması ve hızlıca ele alması gerektiği ifadelerine yer verildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.

Ziyaret sonrası açıklama yapan Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi: “Örgütün bir an önce kongresini toplaması ve kendisiyle ilgili nihai kararı vermesi de beklentilerinden biri, bunu da arzuluyorlar ve koşullarının hazırlanması gerektiğini ifade ettiler. Bu süreci güçlendirecek eş zamanlı adımların Meclis tarafından atılması ve hızlıca ele alması gerektiğini söylüyorlar.

Şunu ifade ediyorlar ‘Bu süreç hızlı ilerlemezse suistimallere, provokasyonlara açık hale gelebilir. Geçmişte bunun tecrübesini çok yaşadık, dolayısıyla herkesin iyi niyetle bu sürecin hızlanması ve hızla adım atılması noktasında üzerine düşen ne varsa yapması gerekir’ dediler.

Meclis’in, hükümetin, Cumhurbaşkanının, muhalefet partilerinin örgütün silah bırakması ve demokratik adımların atılması için üzerlerine düşeni iyi niyetle çaba içerisinde olması gerektiğini ifade ettiler. Cezaevlerinde çok sayıda hasta tutuklu var, siyasetçi var, birçok insan var. Bunlarla ilgili düzenlemeler de beklentileri içerisinde.”

Paylaşın