CHP Lideri Özgür Özel: Türkiye’yi Bölmeye Çalışanlar Kaybetti

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan CHP Lideri Özgür Özel, “Hak arayanlar ve yok sayılanlar kazanmıştır. Yok sayılan, çağrımızla her geçen gün daha kalabalıklaşarak miting meydanlarına koşan emekliler kazanmıştır. Hayalleri kırılan gençler, yeni bir umuda tutunarak sandığa koşmuşlardır. Atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları, emeklilikte adalet isteyenler kazanmıştır. Sorunları ile boğuşan üreticiler, çiftçiler, hayvancılar, arıcılar, balıkçılar kazanmıştır. Beyaz, mavi, gri yakalı emeği sömürülen emekçiler kazanmıştır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Onları yok sayanlar ve her ne olursa olsun bizi iktidardan bunlar uzaklaştıramazlar diyenler de kaybetmiştir. Türkiye’yi biz ve onlar diye bölmeye çalışanlar kaybetmiştir. Biz bölünmeyiz, bir ve bütünüz, ötekinin hakkını kendi hakkım kadar çok savunurum diyenler kazanmıştır. Bunu en çok da yüzde 80’ne varan desteği ile kendi hakkı kadar diğerinin hakkını savunmayı bilen gençler kazanmıştır.

Onlar bu ülkeden ümidi kestiler, bavulları zihinlerinde topladılar ve bir gün gidecekler denilen gençler, bir seçim daha beklemeye karar vermişlerdir. Biz gücümüzü milletimizden aldık, şimdi milletimize güç verme zamanıdır. Milletin bize yüklediği sorumluluğun gereği olarak yarından itibaren Türkiye’de büyük bir mücadele başlatacağız. Bu hükümete itiraz eden kim varsa onların hakkını aramak için durmadan, yorulmadan mücadele edeceğiz. Hakkını arayanların yanında, arkasında değil gerektiğinde önlerinde yürüyeceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Özel, şunları söyledi:

“Adaylardan önce aday adaylarımıza, aday gösterilmedikleri halde partisini terk etmeyen, adaya adaydan çok çalışarak destek veren, var gücüyle bu partinin bayrağı dalgalansın diye emek veren aday adaylarına, kazansınlar kaybetsinler büyük bir mücadele veren tüm adaylarımıza, aday olmak, ismi bilinmek, kampanya yapmak çok önemli ama bu örgütün isimsiz kahramanlarına, sabah erkenden kalkıp parti binasını açanlara, birazdan gelirler diye çayı koyanlara, direklere bayrak asanlara, broşür dağıtanlara, kapı çalanlara, hepsine bütün parti emekçilerine, baba evinin bekçilerine, çorbasını kaynatanlara, bacası tütsün diye odun çekip taşıyanlara, CHP örgütüne teşekkür ediyorum.

Bugün seçmenlerimiz çok önemli bir karar verdiler. Seçim sonuçları göstermiştir ki bugün seçmen Türkiye’de yeni bir siyasetin kurulmasına karar verdi. Bugün seçmen 22 yıllık Türkiye fotoğrafını değiştirmeye, ülkemizde yeni bir siyasi iklime kapı aralamaya karar verdi. Bugün seçmen Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde iktidarın orantısız gücünü yerelden dengelemeye karar verdi. CHP ve milletimizle kurduğumuz Türkiye ittifakı bu seçimlerde tarihi bir sonuç elde etmiştir.

Milletimiz sadece yerel yöneticilerin kim olacağına karar vermemiş, ülkemizin ve belediyelerin nasıl yönetilmesi gerektiğine, nasıl yönetilmemesi gerektiğine dair de önemli bir karar ve mesaj vermiştir. Milletimiz ekmeğini küçültenlere, huzurunu bozanlara, demokrasiyi ezenlere, hukuk devletini çökertenlere açık bir mesaj vermiştir. Yok sayılanlar bugün ülkeyi yönetenlere açık bir mesaj vermiştir. Bu mesaj benim okumamla, bizlerin okumasıyla şu şekildedir. Biz ülkemizin bir hukuk devleti olarak kalmasını, kaybedilen hukuk devleti vasfının geri gelmesini istiyoruz. Biz ülkemizde ayrımcılığa karşı çıkıyoruz. Biz bütün renklerimizle Türkiye Cumhuriyetiyiz. Farklılıklarımız zenginliğimizdir. 31 Mart öncesi yaşananlar ne kadar çiğ, ne kadar haksız, ne kadar adaletsiz, ne kadar ötekileştirici olursa olsun biz Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşları olarak birlik ve beraberlik istiyoruz.

Birileri öyle söylüyor diye kimseyi milli, birileri öyle göstermeye çalışıyor diye de kimseyi de gayri milli görmüyoruz. Biz milletimizin verdiği bu mesajı bir kutsal emanet olarak alıyoruz. Tüm CHP’liler başımızın üzerine koyuyor. Ülkemizin gelecek yıllardan hakkı, hukuku, adaleti tanımayan siyasete bundan sonra geçit vermeyeceğini bugün gördük. Bilinmesini isterim ki bu galibiyetin bir kaybedeni yoktur. Bizim başarımız kimsenin hezimeti olmayacaktır, kimsenin hezimeti değildir. Bugün hangi partiye oy vermiş olursa olsun kimsenin kaybetmiş hissetmesini istemiyoruz. Halkımız iyi hizmeti ödüllendirmiş, kötü hizmeti ve kötü niyeti cezalandırmıştır.”

“CHP iyi belediyecilik yapar”

“Burada örgütümüzden sonra bir özel teşekkürü CHP’nin 2019 yılında AKP’den aldığı İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Antalya belediye başkanlarımıza özel olarak teşekkür etmek isterim. Olmazsa olmazdı, onlar iyi kriz yönetiminin, merkezi yönetimin desteği olmasa da kösteği de olsa ve hatta belediye meclis çoğunlukları olmasa bile mazeret üretmeden iyi icraatın ve CHP iyi belediyecilik yapar, CHP temiz ve dürüst yönetim algısının yerleşmesine yaptıkları katkıyla bugünkü zaferin baş mimarlarıdır. Ayrıca zaten elimizde olup ve geçen seçimde de kaybetmediğimiz belediye başkanlarımız.

En zor günlerde sancağı ellerinde taşıdıkları için, hiçbir zaman yere indirtmedikleri için ayrıca bir övgü ve taktiri hak ediyorlar. Bu belediye başkanlarımızın dışında, biz büyükşehirleri CHP’li belediyeler gibi yönetiriz iddiasını ortaya koyan, o cesareti ve o özgüveni gösteren bütün adaylarımıza, il ve ilçe adaylarımıza, belde belediye başkan adaylarımıza da ayrıca teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Şehirlerimiz emin ellere teslim edilmiş, halkımızın yaşam alanlarını bir 5 yıl daha halk için yönetecek belediye başkanları seçilmiştir. Seçmenlerimizin partimizin yaşadığı değişimi onayladıklarını, desteklediklerini, yüreklendirdiklerini, kendi şehirleri ve Türkiye için de istediklerini ifade etmek gerekiyor.

Geçen mayıs ayında yaşadığımız büyük üzüntüden sonra seçmenimizde ortaya çıkan büyük duygusal kopuşa, CHP’nin kurultayı, o kurultayda genel başkanı ve yönetimi seçimle değişebilen bir partinin Türkiye’de var olduğunu gösteren, başta Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’nin kimi desteklemiş olurlarsa olsun bütün delegelerine hepimiz çok şey borçluyuz. Bu seçimin kaybedeni olmadığı gibi bu seçim sonuçlarının seçimi kaybetmiş olmalarına rağmen iktidar partisine de önemli katkılar yapacağını, bir özeleştiri imkanı sunacağını, dünyadaki Türkiye algısının burada kamu yayıncılığını terk eden TRT’ye rağmen, bir partinin ajansına dönüştürülmeye çalışılan Anadolu Ajansına rağmen, bütün dünyaya Türkiye’de halen demokratik yollarla iktidarların değişebilmek ihtimalini ortaya koyması açısından Türkiye’ye ve hatta Türkiye ekonomisine yapılan önemli bir katkıdır.

Seçimde bizim başarı elde etmiş olmamız, bu seçimin hakkaniyetli bir seçim olduğunu ispatlamaz. Zira doğu ve güneydoğu illerinde taşınan seçmenlerle bir yerel seçim sonucunun değiştirilmeye çalışılması, daha önce o seçmenlerin seçtiği belediyelere kayyum atanması kadar kötü bir girişimdir. Kesinlikle doğru bulmadığımız, o şehirde hiç yaşamamış, belki o şehirde yaşamayacak kişilerin, orada oy kullanmaya zorlanmasının ve böyle bir demokrasi ayıbına alet edilmeye çalışılmasının bütün yükümlülüğü partiyi devletin, devleti partinin sanan anlayışa aittir. Cep telefonlarımızda hepimizin onlarca ve yüzlerce zorla orada oy kullanmaya yönlendirilen silahlı kuvvetler personelinin yakınmaları vardır. Silahlı kuvvetler personeli bireysel olarak bu ayıptan sorumlu değildirler.

Ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin yasal ve Anayasal düzenlemelerle bir şehirde oy kullanmak için o şehirde yaşamak ve o şehirde yaşayacak olmanın teminat altına alınması zorunluluğunu da görüyoruz. Silahlı kuvvetlerin bir kısım personelinin bu işe alet edilmesine, bu işte kullanılmaya çalışılmasına, hangi, kim emir ve talimat verdiyse, bu ülkenin toplumsal barışına çok büyük bir kötülük yapmıştır. Affedilir tarafı yoktur. Kampanya boyunca CHP olarak seçmenin gündemi ile kurduğumuz bağın emeklilerden, gençlerden ve toplumda yok sayıldığını hisseden atanmayan öğretmenlerden, staj mağdurlarına, sesini duyurmak isteyen toplumun tüm kesimlerine kadar kurulan bu ilişkinin karşılık gördüğünü hep birlikte müşahede ediyoruz.

“Yüzde 25’lik tavan tuzla buz”

Bugün elde ettiğimiz başarının en önemli mesajı şudur. CHP artık başının üzerindeki görülmez yüzde 25’lik tavanı söz verdiğimiz gibi kırmıştır, tuzla buz etmiştir. TRT’nin bize yaptığı onca haksızlığa, adaletsizliğe karşın onlara bir sürprizimiz var demiştim. Onlara sürprizim 1977’den beri ilk kez TRT ekranlarında CHP’nin şu anda birinci parti olmasıdır. Bu seçimlerde hiçbir siyasi parti ile ittifak kurulmadığı halde, CHP’nin gücü ve seçmenin vicdanının sandıkta kurduğu Türkiye ittifakı 2019 başarısını daha da büyütmüştür. Bu sonuçları bizleri rehavete sevk edecek bir galibiyet olarak asla değil seçmenin bize açtığı bir kredi olarak gördüğümüzü ifade etmek isterim.

Tüm seçmen gruplarından gelen Türkiye siyasetinin akışını esastan değiştiren bu desteğin partimize büyük bir sorumluluk yüklediğinin farkındayız. CHP artık tüm demokratların partisidir. CHP sosyal demokratların partisidir ama aynı zamanda milliyetçi demokratların, muhafazakar demokratların, Kürt demokratların aynı anda birlikte oy verebildikleri partidir. Bunu bu seçmenleri CHP’li yaptık olarak okumuyoruz. Bu seçmenlerin bize verdikleri bir kredi, bize verdikleri bir görev olarak addediyoruz, bu emaneti alıyor ve başımızın üstüne koyuyoruz.

Yeni seçmen kitlelerimizle bundan sonra kurulan yakın teması sürdürecek, bizden beklentilerinin detaylarına kadar dinleyecek, detaylarına kadar ineceğiz. Bu seçimlerde ilk kez CHP’ye oy veren seçmenimiz emin olsunlar ki bu verdikleri destekten dolayı hiçbir zaman pişman olmayacaklar, hiçbir zaman mahcubiyet duymayacaklar. Bu sonuçlar bizi kibirlendirmeyecek, bugüne kadar taşıdığımızdan daha büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu hissettirecek, asla böbürlenmeyeceğiz, aldığımız yükü sorumlulukla taşıyacağız. Siyasi rakiplerimizi dahi daha önce yıllardır yaptıkları alaycı zafer konuşmalarından mahrum tutacağız.

Ben çocukken duyduğum bir hikayenin bütün siyaset hayatımda bana rehber olmasını hep diledim, hep istedim, hep dikkat ettim. Beşiktaş maçı kazanmıştır. Soyunma odasında büyük kıyamet kopmaktadır. Kapı açıldığında Süleyman Seba’nın koşup onlara sarılacağını düşünen bütün oyuncular, o büyük futbol adamının tarihi dersini almak üzere orada olduklarını birazdan öğreneceklerdir. Süleyman Seba onlara şunu demiştir. Siz kazandınız. Ama yan odada sizin sevinciniz kadar büyük bir üzüntüyü yaşayan rakipleriniz var. Centilmenliğe bu sığmaz. Ben bütün CHP’lilerden, köylerde davul çalmaktan tutun, havai fişek atmaya, gürültü yapmaya, gürültülü konvoylarla diğer siyasi partilerin adayların evinin önünden geçmesine, bugüne kadar bize ne yapıldıysa tamamını unutmalarını, sevinçlerini mümkün olan en sessiz şekilde yaşamalarını ve özellikle silahlardan, patlayıcılardan, havai fişeklerden uzak durmalarını partini Genel Başkanı olarak özel rica ediyorum.

Bu seçim gelecekte kazanacağımız daha büyük zaferlerin bir ilk adımıdır. Bugün bize bakanlar, kibri değil tevazuyu, böbürlenmeyi değil başarıyı bölüşebilmenin erdemini hissetmelidirler. Demokrasi bunu gerektirir. Kötü örnekler. Geçmişte bize yapılanlar. İçimizdeki rövanş almaya ilişkin özlemi içimize gömüyoruz ve gerçek demokratların hazmettikleri gibi, hazmetmeleri gerektikleri gibi bu başarıyı bize oy vermeyen seçmenlerimizle de paylaşmak üzere sevincimizi içimizde ve mümkün olunduğu kadar sessiz yaşıyoruz.

31 Mart seçimlerinin Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkes için olduğu gibi tüm siyasi partiler açısından da bir milat olduğunu, seçim sonuçlarının CHP belediyeciliğinin, halkçı belediyecilik anlayışının benimsendiğini gösterdiğini, seçimleri şehirlerimizi koruyan, güçlendiren, insanlarımıza güven ve huzur veren belediyecilik anlayışının kazandığını da buradan altını çizerek hatırlatmak isterim. Seçim sonuçları bir milattır. Çünkü seçim haritasının da gösterdiği üzere CHP artık her bölgenin, her şehrin, her kesimin ve her vatandaşın partisidir. Artık Akdeniz ve Ege kıyılarında değil Türkiye’nin her köşesinde vardır. Siyasi partilerle değil Türkiye’nin demokratları ile büyük bir birlikteliği kuran Türkiye ittifakı kazanmıştır.

Hak arayanlar ve yok sayılanlar kazanmıştır. Yok sayılan, çağrımızla her geçen gün daha kalabalıklaşarak miting meydanlarına koşan emekliler kazanmıştır. Hayalleri kırılan gençler, yeni bir umuda tutunarak sandığa koşmuşlardır. Atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları, emeklilikte adalet isteyenler kazanmıştır. Sorunları ile boğuşan üreticiler, çiftçiler, hayvancılar, arıcılar, balıkçılar kazanmıştır. Beyaz, mavi, gri yakalı emeği sömürülen emekçiler kazanmıştır. Onları yok sayanlar ve her ne olursa olsun bizi iktidardan bunlar uzaklaştıramazlar diyenler de kaybetmiştir. Türkiye’yi biz ve onlar diye bölmeye çalışanlar kaybetmiştir. Biz bölünmeyiz, bir ve bütünüz, ötekinin hakkını kendi hakkım kadar çok savunurum diyenler kazanmıştır.

Bunu en çok da yüzde 80’ne varan desteği ile kendi hakkı kadar diğerinin hakkını savunmayı bilen gençler kazanmıştır. Onlar bu ülkeden ümidi kestiler, bavulları zihinlerinde topladılar ve bir gün gidecekler denilen gençler, bir seçim daha beklemeye karar vermişlerdir. Biz gücümüzü milletimizden aldık, şimdi milletimize güç verme zamanıdır. Milletin bize yüklediği sorumluluğun gereği olarak yarından itibaren Türkiye’de büyük bir mücadele başlatacağız. Bu hükümete itiraz eden kim varsa onların hakkını aramak için durmadan, yorulmadan mücadele edeceğiz. Hakkını arayanların yanında, arkasında değil gerektiğinde önlerinde yürüyeceğiz.

“Yeni başlıyoruz”

Bugün elde ettiğimiz başarı ile genel seçimlere giden yolda elbette daha güçlüyüz. Artık az değiliz. Daha çoğuz. Yarın daha da çok olacağız. Bugün yerelde kurduğumuz iktidarı yeni seçimlerde daha da büyüteceğiz. Bugün hep birlikte kazandık, ülkemizin geleceğini hep birlikte kuracağız. Bundan önce sorulduğunda hep şöyle söylemiştim. Bir siyasi partinin ve bir genel başkanın kendisinden önceki genel başkanlara göstereceği vefa, onların partisini iktidar yapmakla olur. Onların partisini birinci parti yapmakla olur. Yeni başlıyoruz.

Biraz önce genel merkezimizdeki hemen bütün çalışanları katlarında ziyaret ettim. Onlara teker teker teşekkür ettim. Bir kez daha sizlerin huzurunda partimizin emekçilerine, örgütümüzle birlikte teşekkür ediyorum. Aslında açıklama burada bitti. Ama çok bizim ağzımızdan duyulmasını, sizdeki sonuçlara göre sorusunu sorulmadan yanıt vermemin doğru olacağını söyledi arkadaşlar. Şu anda bizdeki verilere ve tüm kaynaklardan desteklenen verilere göre Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Eskişehir, Mersin, Muğla, Tekirdağ, İzmir, İstanbul’u yeniden kazandık. Balıkesir, Bursa, Manisa ve Denizli’yi büyükşehir belediyelerini kazandık.

İlçe belediyelerinde çok önemli başarılar elde ettik. 1989’dan sonra ilk kez Adıyaman’ı, Cumhuriyet tarihinde ilk kez Manisa gibi Afyonkarahisar’ı, 1977’den beri Amasya’yı, Bartın’ı, Giresun’u, Kastamonu’yu, Cumhuriyet tarihinde ilk kez Kırıkkale’yi, Kilis’i, Kütahya’yı, Uşak ve Zonguldak’ı kazandık. Ardahan’ı, Artvin, Bilecik, Burdur, Bolu, Çanakkale, Edirne, Kırşehir, Sinop ve Yalova’yı kazandık. Kırklareli, Hatay ve Çorum’da başa baş bir yarış devam ediyor. Dikkatle takip ediyoruz. Bu illerimizde sayımın uzama ihtimaline karşı o illere yönelik milletvekili görevlendirmelerimiz olacak, onları arkadaşlarımız sizinle paylaşacaklar.

Ordu merkez ilçe Altınordu’yu, Trabzon Ortahisar’ı, Samsun Atakum Belediyesini kazanarak Karadeniz’deki merkez ilçelerde çok önemli başarılar elde ettik. İstanbul’da elimizdeki 14 belediyenin tamamını korurken, şu ana kadar buna 12 belediye ilave ettik. İl başkanımızın taahhüdü olan iki ilçe için yarış kıyasıya devam ediyor. İki ya da dört ilçeyi kazanmamız olası. Buradan sandık görevlilerimize, belediye meclis sonuçlarının çok önemli olduğunu, bunun için ıslak imzalı tutanaklar konusunda hassasiyetlerini sürdürmelerini istiyorum. Bugün sabah 08.30’da tüm Türkiye’deki sandıklarımızdan yüzde 98,5’luk oranında kalktılar, gittiler, görev yerlerine oturdular. Oturmayanın yerine yedeği, müşahidimiz oturdu.

Sandıklar güvende bilgisini veren, CHP’de bu seçimi yöneten Seçim ve Hukuk İşleri, Genel Sekreterlik ve Bilgi Teknolojileri başta olmak üzere örgütlerden sorumlu, yerel yönetimler, iletişimden sorumlu olan tüm arkadaşlarımızı kampanyayı tüm Türkiye’de başarı ve zorluklara rağmen yürüten, mali koordinasyonu yürüten sayman arkadaşımıza ve geniş ekibine yürekten teşekkür ediyorum. Biz geceyi takip ediyor olacağız. Taşkınlık yapmadan, kimseyi üzmeden, bu geceye leke getirebilecek bir üzüntü yaşamadan bu geceyi tamamlamak istiyoruz. Her gelen anket bir öncekinden iyi geldi demiştim. Her gittiğimiz meydan bir öncekinden iyiydi. Bu gece de her gelen haber bir öncekinden iyi olacak.”

Paylaşın

Tuncer Bakırhan: Kürt Sorununu Çözmeyen Çözüldü

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Biz kazandık, iktidar kaybetti. Bu halk iradesini teslim etmedi. Kürt sorununu çözmeyen çözülür, çözüldü. Kürtlere kaybettirmeye çalışanlar ülkeyi kaybetti” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kayyım siyaseti iktidara kaybettirdi. Kürt halkı demokratik çözümden yana olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu irade, yerel demokrasi konusunda kararlıdır. Bunu bir kez daha seçimlerde vurguladı. Büyük Kürt düşmanlığı, Kürt nefreti batıda ve Kürdistan’da iktidara büyük kaybettirdi. Halkımız yenilmez olduğunu gösterdi. Bu iradeye herkes saygı duymak zorunda. Kent uzlaşısı politikamız sonuç verdi. Kayyım, sahte seçmen ve irade gaspı DEM Parti’nin iradesine yenildi.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, seçim sonuçlarına ilişkin DEM Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Bakırhan şunları söyledi:

“Türkiye siyasi tarihinin en önemli yerel seçimlerinden birini geride bıraktık. Ön seçimlerle başladığımız seçim çalışmalarımızda, doğrudan yerel demokrasinin en güçlü örneğini vererek bugüne geldik. Ön seçim sürecinden bu yana hiçbir çıkarı olmadan, her türlü iktidar ve devlet baskısını göze alarak seçim çalışmalarında güçlü şekilde yer alan başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.

Her bir arkadaşımız bu ülkenin umudu, demokratik geleceğinin garantisidir. Seçim süreci boyunca gece gündüz demeden çalışan MYK ve PM üyelerimize, milletvekillerimize, adaylarımıza, parti çalışanlarımıza ve bugün uykusuz kalarak her türlü usulsüzlük ve ihlale karşı sandıkları koruyan sandık görevlilerimize en güçlü şekilde teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Bu seçim sonuçları göstermiştir ki biz kazandık, iktidar kaybetti. Bu halk iradesini teslim etmedi. Kürt sorununu çözmeyen çözülür, çözüldü. Kürtlere kaybettirmeye çalışanlar ülkeyi kaybetti. Kayyım siyaseti iktidara kaybettirdi. Kürt halkı demokratik çözümden yana olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu irade, yerel demokrasi konusunda kararlıdır. Bunu bir kez daha seçimlerde vurguladı. Büyük Kürt düşmanlığı, Kürt nefreti batıda ve Kürdistan’da iktidara büyük kaybettirdi. Halkımız yenilmez olduğunu gösterdi. Bu iradeye herkes saygı duymak zorunda. Kent uzlaşısı politikamız sonuç verdi.

Kayyım, sahte seçmen ve irade gaspı DEM Parti’nin iradesine yenildi. Kayyımlar atadılar, başaramadılar. Sahte seçmenler atadılar, yine başaramadılar. Şu anda süreç devam ediyor. Şırnak Merkez’de haram seçmenle halkın iradesine el konulmak isteniyor. Şırnak’a 6541 kaçak seçmen taşınmış. Bu seçmenlerin sayısını düştüğümüzde Şırnak’ı büyük bir farkla kazanıyoruz. Ayrıca Bitlis ve Kars’ta ıslak imzalı sonuçlara göre kazanmış durumdayız. Fakat hileyle bu kentlerde de halk iradesini gasp etmek istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz.

Karslı, Bitlisli, Şırnaklı arkadaşlarımızı, partililerimizi sandık seçim sonuçlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Haram seçmen hilesi bu illerin yanında onlarca ilçede yaşanıyor. Tüm sandıklara itiraz edeceğiz, asla halkımızın oyunu çalanlara izin vermeyeceğiz. Hile ile kazanmak istedikleri tek bir belediye bile meşru değildir. Aynı zamanda devlet gücünü arkasına alanlara ve sistematik saldırılarına karşı da mücadele ettik. Her zaman olduğu gibi DEM Parti’ye büyük bir baskı uygulandı. Kürt kentlerindeki seçimlerde devletin ordusu, medyası, yargısı topyekün şekilde DEM Parti’ye karşı çalıştı.

Çok net şekilde taşımalı sömürgecilik uygulaması devreye konulmuştur. Seçim meydanlarında defalarca söyledik; bunların alınları seccadede, akılları ve fikirleri hilededir. Bu iktidar gerçeğine rağmen muhalefet Kürdistan’daki seçim hilelerine karşı malesef sessiz kalmıştır. Seçim süreci boyunca çalışmalarımızı engellediler, yargı ve emniyet ortaklığıyla partimize baskı uyguladılar. Seçim günü milletvekillerimiz, adaylarımız, sandık görevlilerimiz ve müşahitlerimiz darp edildi, katledildi. Otobüs otobüs kaçak seçmenle, asker ve polisle halk iradesi gasp edilmeye çalışıldı. Tek bir oyu bile kaptırmayacağız. Haksızlık, hukuksuzluk, mazbata gaspı yapan bir yönetim meşru değildir.

“Seçimin kazananı Kürt halkıdır, DEM Parti’dir”

Bu seçimin kazananı; Kürt halkıdır, halklarımızdır, DEM Parti’dir, Türkiye’nin emekçileridir, kadınlardır, halklar ve inançlardır. Şu ana kadar ortaya çıkan manzara her türlü zorluğa ve baskıya rağmen büyük bir başarıya işaret ediyor. Kazanan yerel demokrasi talebi olmuştur. Merkeziyetçi, tekçi mantık halkımız tarafından bir kez daha sandıkta mağlup edilmiştir. DEM Parti’nin seçim stratejisi başarıya ulaşmıştır. Kayyımlar gönderilmiş, bölge kentlerindeki belediyeler AKP’nin zulmü ve sömürüsünden kurtarılmıştır.

Batıda birçok merkezde ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler, halklar ve inançlar kent yönetimlerinde söz ve irade sahibi olmuştur. DEM Parti’nin ve seçmenlerinin siyaseti etkileme ve belirleme gücü bir kez daha kanıtlanmıştır. Mecalleri kalmadı diyenlerin iddiası halkımız tarafından boşa çıkarılmıştır. Halkımızın iradesi dimdik ayaktadır. Bu iradeye doğru şekilde yaklaşmayan kaybeder. DEM Parti’nin olmadığı bir denklem kurulamaz. 1 Nisan itibariyle Türkiye siyasetinde denklem kurmak isteyen herkes DEM Parti’yi hesaba katmadan bir yol bulamaz, bir yol açamaz.

Türkiye halkları bugün sandıkta ortak akıl ve uzlaşıyla demokrasiyi, barışı, özgürlükleri, eşitliği esas alarak sorunları çözme mesajı vermiştir. Bu ülkenin demokratik geleceği, barışın inşası ve refaha ulaşılması için herkesi sorunları demokratik siyasetle çözmeye çağırıyoruz. Şu ana kadar yaşanan sonuçlar bizlere beş hakikati göstermiştir:

1- Kürt halkının ve ezilenlerin temsilcisinin DEM Parti olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmıştır.

2- Seçim sonuçlarıyla birlikte Türkiye halkları 3. Yolu büyütme ödevini önümüze koymuştur. Yarın itibariyle “örgütsüz özgürlük olmaz” diyerek her yerde 3. Yol çizgisini büyüteceğiz.

3- Bizler açısından başta ekonomik kriz olmak üzere her türlü soruna karşı önümüzdeki dönemin parolası toplumu savunmaktır. Açlığa, yoksulluğa, yok saymaya karşı hem belediyelerimiz hem de partimiz olarak büyük bir mücadele vereceğiz. Ortak mücadele hatlarını artıracak, mücadelemizi hep birlikte büyüteceğiz. Halklarla, inançlarla, kadınlarla, emekçilerle omuz omuza vererek toplumu koruyacağız ve demokratik toplumu inşa edeceğiz.

4- İktidar ve devlet aklını Kürtlere karşı hazırlandığı savaşı büyütme ve Türkiye toplumuna yayma politikasından vazgeçmeye çağırıyoruz. İktidar ve muhalefet bilmelidir ki çözüm barıştadır; kurtuluş, demokratik uzlaşı ve evrensel ilkelerdedir.

5- Türkiye halkları, iktidara halkları ayrıştırmaya ve kutuplaştırmaya son vermesi mesajını sandıkta net bir şekilde vermiştir. İktidar bu mesajı net bir şekilde almalıdır.

Seçim sonuçları ülkenin en acil ihtiyacı olan barış yolunun açılmasını net bir şekilde ortaya koymuştur. İşimiz bitmedi 1 Nisan’dan itibaren yeni başlıyor. Bu ülkeye barışı getirmek ve yoksulluğa son vermek için özgürlük, barış, demokrasi ve eşitlik mücadelemizi sürdüreceğiz.”

“Bu kazanım elbette ki hepimizindir”

DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ise şunları söyledi: “Kürt olmak Kürdistan’da yaşamak başlı başına bir mücadele. Tüm arkadaşlarımızla aylardır binbir emekle ve tüm eşitsizliklere rağmen güçlü bir seçim çalışması yürüttük. Bugün de karşımıza çıkan tablo bu seçim çalışmasının hak ettiği değerle buluştuğunu gösteriyor.

Bu seçimlerin kendisi halk iradesini gasp ederek Kürdistan’da varlık göstermeye çalışan AKP iktidarına, gaspçı kayyım rejimine en güçlü cevaplardan biri olmuştur. Yine Kürdistan’ı yeniden dizayn etmek için kurmuş oldukları kirli ittifaklara en güçlü cevabı Kürt halkı bu seçimde vermiştir. Kayyım yerine ikame etmek istedikleri taşımalı, gayri meşru, anayasal hiçbir dayanağı olmayan seçmenler karşısında Kürt halkı en güçlü demokratik tavrını göstermiştir.

Kürt sorunu karşısında bu iktidarın çözümsüzlükte yarattığı ısrar ve İmralı’da yürütmüş olduğu 25 yıllık tecride karşı Kürt halkı bu seçimde de birliğiyle, mücadelesiyle, direnişiyle en güçlü cevabı vermiştir. 25 yıldır İmralı Cezaevinde büyük bir direniş gösteren ve barış adına tek söz sahibi olan Sayın Abdullah Öcalan’ı da onun çözüm iradesini de çözüm gücünü de sahiplendiğini göstermiştir.

Yürüttüğü savaş politikaları, yürüttüğü cinsiyetçi politikalar, yürüttüğü yolsuzluk ve talan nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kriz, başta Kürt halkı olmak üzere bu iktidar karşısında yıllardır direnen halkın iradesine, halkın mücadelesine çarpmış ve paramparça olmuştur. Seçim sonuçlarında özellikle Kürdistan’da başarı elde etmek isteyen, kendisini yeniden var etmek isteyen AKP iktidarı, Kürtler ve demokratik mücadele karşısında çok büyük bir yenilgi almıştır. Bu kazanım elbette ki hepimizindir. Çok güçlü bir motivasyon, güçlü bir dinamik olmaya devam edecektir.

Seçimler devam etmektedir. Özellikle Bitlis ve Şırnak’ta oy sayımlarının engellenmesi, Hilvan’da sandıkların yakılması ve halkımızın kutlamalarına devletin saldırısıyla karşı karşıyız. Gözaltına alınan arkadaşlarımız var. Açık ifade edelim; Kürdistan’dan çekilin, kaybettiniz. Halkımız dün olduğu gibi bugün de mücadelesine, iradesine, sandıklarına sahip çıkmaya devam edecektir. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Büyük kazandık, büyük kazanmaya devam edeceğiz.”

Paylaşın

31 Mart Yerel Seçimleri: Oy Verme İşlemi Sona Erdi

Yaklaşık 61 milyon seçmenin oy kullanabileceği seçimlerde sandıklar doğuda yer alan 32 ilde saat 16.00’da batıda yer alan 49 ilde ise saat 17.00’de kapandı. Sandıkların kapanmasının ardından oy sayımına geçildi.

Haber Merkezi / Aynı dakikalarda Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Oy kullanma süreci bazı münferit olaylar haricinde sorunsuz olarak tamamlanmıştır” diyerek bu olaylarda yaralananlar ve hayatını kaybedenler olduğunu aktardı.

YSK Başkanı Yener, sayım işlemi tamamlanan sandık sonuçlarının sisteme girildiğini ve sonuçların partilerle paylaşıldığını belirtti.

Yerel seçimde 61 milyonu aşkın kayıtlı seçmen bulunuyordu. 34 siyasi partinin katıldığı seçimde 208 bin sandıkta oy kullanıldı. Türkiye genelinde 81 il, 922 ilçe, 390 belde, 18 bin 257 köyde seçmenler sandık başına gitti. İl ve ilçe bazında 1003 belediye başkanı seçilecek. Seçimlerde 653’ü bağımsız 12 bin 725 aday yarıştı. Seçilen yerel yöneticiler, beş yıl boyunca görev yapacak.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 22’si partili 27’si bağımsız toplam 49 aday yarışıyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için ise 24 aday var.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullandı.

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclisi üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verdi. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy kullanıldı.

Erdoğan ve Özel’den seçmenlere teşekkür

Yerel seçimde oy kullanma işlemlerinin tamamlanmasıyla beraber Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel sosyal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımlarla seçmenlere teşekkür etti.

Partililere seslenen Erdoğan, “Oy verme işlemi sona erdi. Şimdi sandıklara, oylara sahip çıkma vakti” dedi ve parti üyelerinden “görevli oldukları sandıkların başından ayrılmamalarını, milletin iradesine sonuna kadar sahip çıkmalarını” istedi.

Yaptığı paylaşımda, “Bugün sandığa giderek demokrasiye oylarıyla katkı sunan tüm yurttaşlarımıza teşekkür ediyorum” diyen Özel şöyle devam etti: “Tüm tercihler, başımızın tacıdır. Kullanılan tüm oylara sahip çıkmakta olan sandık görevlilerimize, müşahitlerimize, gönüllülerimize kolaylıklar diliyorum.”

31 Mart yerel seçiminin önemi ne?

31 Mart yerel seçimlerinin sonuçları, 14 ve 28 Mayıs’taki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde muhalefetin umduğu sonucu alamaması ve Millet İttifakı’nın dağılmasının ardından iç siyaset açısından önemli bir test ve eşik olarak görülüyor.

2019 yerel seçimine birbirine destek olarak giden muhalefet partileri sayesinde CHP çok uzun bir aradan sonra Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirleri kazanmıştı. Bu seçimde CHP’nin amacı ittifak dağılmış olsa da elindeki belediyeleri korumak ve sayılarını artırarak iktidarın önümüzdeki dönemde getireceği anayasa değişikliği ve önemli kararlar karşısında moral üstünlüğü sağlamak.

İktidar için ise bu yerel seçimin en önemli hedefi Ankara’nın yanı sıra özellikle İstanbul’u yeniden kazanmak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasette adını duyurduğu ve yükseldiği makam olması açısından kendisi için sembolik önem taşıyor, ayrıca çok büyük finans kaynakları ile de iktidara yakın vakıf, cemaat ve kuruluşlara kaynak aktarmak açısından da kritik.

Siyasi analistlere göre bu seçimler İstanbul’u ve diğer bazı büyükşehirleri yeniden kazanması durumunda Erdoğan iktidarının başkanlık sistemini konsolide etmesi ve otoriter yönetimini daha da pekiştirmesi anlamına gelebilir. Muhalefet partileri de büyükşehir belediyelerinin iktidarın politikaları karşısında bir “denge unsuru” olduğuna sıklıkla vurgu yapıyor.

Bu yerel seçim Ankara’da Mansur Yavaş, İstanbul’da da Ekrem İmamoğlu’nun siyasi gelecekleri açısından da büyük önem taşıyor. Yavaş’ın rakibi Turgut Altınok karşısında anketlere göre daha rahat olduğu belirtiliyor. İmamoğlu ise geçen seçimde destek aldığı muhalefet partilerinin bu kez olmadığı, aksine Erdoğan başta olma üzere tüm kabine üyelerinin ve bazı muhalefet partilerinin ona karşı sahaya indiği bir ortamda seçime giriyor.

Paylaşın

İnsan Hakları Derneği’nden Kent Kent “Seçim İhlalleri” Raporu

Yaklaşık 61 milyon seçmenin oy kullanabileceği seçimlerde sandıklar doğudaki 32 ilde saat 16.00’da batıdaki 49 ilde ise saat 17.00’de kapandı. İnsan Hakları Derneği (İHD), seçimlerde yaşanan ihlaller ara raporunu yayınladı.

Bağımsız seçim gözlemcilerin aktardığı bilgiler ve basına yansıyan haberlerden derlenen hak ihlalleri raporundan öne çıkan bölümler şöyle:

“Derneğimiz adına Siirt Merkez’de görevli 8 kişilik gözlemci grubumuzun; Ağrı’da görevlendirilmiş 7 kişilik gözlemci grubumuzun; Hakkari Yüksekova’da görevlendirilmiş 5 kişilik bağımsız gözlemci grubumuzun; Mersin’de görevlendirilmiş 14 kişilik bağımsız gözlemci grubumuzun; Van’da görevlendirilmiş 46 kişilik bağımsız gözlemci grubumuzun bazı okullarda gözlem yapmasına güvenlik güçlerinin hiçbir şekilde izin vermedikleri öğrenilmiştir. Van ilinde İHD heyetlerinin gözlem yapmasının Valilik kararıyla engellendiği kolluk güçleri tarafından iletilmiştir.

Mardin’in Dargeçit ve Savur ilçelerinde, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, Hakkâri Yüksekova’da, Dersim Merkez ve Nazımiye ilçesinde, Şırnak Merkez’de, Kars, Ağrı ve Iğdır’da polislerin ve askerlerin okullara minibüs, otobüs ve zırhlı araçlarla toplu olarak getirildiği, üniformaları ve bazılarının da silahları ile oy kullandıkları; güvenlik güçlerinin kayıtlı olduğu bazı sandıklarda sivil vatandaşlarının seçmen olarak kayıtlarının bulunmadığı tarafımıza iletilmiştir.

Her seçimde olduğu gibi başta Urfa Merkez olmak üzere, Urfa’nın bazı ilçe ve köylerinde toplu ve açık oy kullanıldığı, bazı seçmenlerin kullandıkları oy pusulalarını sosyal medya hesaplarından paylaştıkları ve bu paylaşım karşılığı para aldıkları iddia edilmektedir.

İHD’nin kent kent paylaştığı diğer ihlaller ise şöyle:

Bursa: Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde düzenlenen bir eğlencede, yerel seçimlerde akrabalarından olmayan muhtar adayını desteklediği iddiasıyla amcasının oğulları E.Y. (36) ve M.Y. tarafından pompalı tüfekle vurulan Yusuf Yiğit hayatını kaybetti saçmaların isabet ettiği biri 3 yaşındaki çocuk 2 kişi de yaralandı.

Şanlıurfa / Halfeti: Sabah saat 05.00’te Hilalli İlköğretim Okulu’nun etrafını saran ve silahlı oldukları öğrenilen bir grup, okulda bulunan müşahitleri okuldan çıkararak toplu oy kullandı. Halfeti Belediye Başkanı ve AKP adayı Şeref Albayrak ve beraberindeki 100 kişi kırsal Talikan (Özmüş) mahallesindeki ortaokulda birlikte oy kullanmaya çalıştı.

Şanlıurfa / Ceylanpınar: Para karşılığında AKP’ye oy veren kişiler, kurdukları WhatsApp grubunda oy pusulalarının fotoğraflarını paylaştı.

Diyarbakır / Sur: Ağaçlıdere Mahallesi’nde iki grup arasında muhtarlık seçimi nedeniyle çıkan kavgada 1 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı. Ağaçlı kırsal mahallesinde muhtarlık seçimleri nedeniyle meydana gelen kavgayı takip etmek için bölgeye giden gazeteciler silahlı saldırıya uğradı. Anadolu Ajansı, Demirören Haber Ajansı ve İhlas Haber Ajansı ekipleri, saldırı sonrası ciddi anlamda can güvenliği tehlikesi yaşadılar.

Çirnik kırsal mahallesinde oy verme işlemleri esnasında silahlı saldırıya uğrayan DEM Partili sandık görevlisi Emin Çelik öldürüldü, 2’si ağır 12 kişi de yaralandı.

Diyarbakır / Çınar: AKP’nin Çınar adayı, 4 köyün toplam 1200 oyu için 2 milyon TL karşılığında anlaşma yapıldığı, Buna ilişkin muhtarlarla aralarında sözleşme imzalandığı öğrenilmiştir.

Şırnak: Tümgeneral Ömer Keçecigil İlkokulunda 5950 seçmen kayıtlı olduğunu ve aralarında tek bir sivil olmadığını belirten DEM Parti Milletvekilleri ve müşahitleri duruma tepki gösterdi.

Şırnak / Cizre: AKP’li adayın İYİ Partili sandık görevlisine saldırması üzerine kısa süreli gerginlik çıktı.

İzmir: Ali Şir Nevai Ortaokulu 1010 nolu sandık yüzde 92 engelli 3. Kata verilmiş, YSK’ya bildirilmesine rağmen Şahin Uzun sandıklarda kaydı çıkmamış Ali Şir Nevai Ortaokulu 1007 nolu sandıkta yürüme zorluğu çeken kişiyi 2. Kata vermişler, adı Tülay Özalp, Aynı sandıkta 82 yaşında bir kişi 2. Kata verilmiş.

Ankara / Çankaya: Turhan Fevzioğlu İlkokulu önünde İyi Parti’nin seçim kampanya materyalleri bulunuyor.

Adıyaman / Çelikhan: Pınarbaşı Beldesi’nde Muhammed Yılmaz adlı görevlinin iki kez oy kullandığı tespit edildi.

Muş: Bir başka ihlal haberi ise Muş merkezde bulunan Mehmet Akif Ersoy İlkokulu 1108 numaralı sandıktan geldi. Siyah çarşaf giyen bir kadının farklı sandıklarda üç kez oy kullandığı belirtildi.

İHD’den çağrı

İHD raporunda YSK, il ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına da çağrı yaptı. Çağrı şöyle:

1- İnsan Hakları Derneği’nin 22 ilde toplam 300 kişilik bağımsız seçim gözlemi yapmak üzere görevlendirdiği gönüllülerine yönelik yapılan engellemeleri bir an önce sona erdirin; bağımsız seçim gözlemcisi olan İHD üyelerinin güvenlikleri sağlayın ve gözlem yapmalarını kolaylaştırın,

2- Seçim güvenliğini tehlikeye atan kişi ve gruplar hakkında etkin soruşturmaları başlatın,

3- Yukarıda derneğimizce tespit edilen seçim usulsüzlükleri iddialarına ilişkin gerekli araştırmaları yapın ve gerekli önlemleri alın,

4- Yurttaşların doğru ve güncel haber almasına yönelik çalışma yürüten basın mensuplarının can güvenliklerini sağlayın,

5- Belediye başkan adayları ile siyasi partiler adına itiraza yetkili olan avukatlar ve siyasi parti görevlilerine yönelik engelleme ve saldırılara ilişkin gerekli önlemleri alın.”

Paylaşın

DEM Parti’den “Taşıma Seçmen” Tepkisi

Seçimlere ilişkin parti genel merkezinde açıklamalarda bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, taşımalı seçmenlere dikkat çekerek, taşımalı seçmenin irade gaspı ve sandık darbesi olduğunu kaydetti.

Haber Merkezi / Doğan, ayrıca bu meselenin sadece DEM Parti’nin meselesi olmadığına da dikkat çekerek, “Bu yalnızca DEM Parti’nin mevzusu ve meselesi olmamalı, Türkiye’nin bir bölümünde, bir coğrafyada bir halkın oy kullanma hakkı, iradesine sahip çıkma hakkına darbe yapılarak, engellenmeye çalışılıyor” dedi.

Ayşegül Doğan, seçmen kaydırılan merkezleri ve kaydırılan seçmen verilerini paylaşacaklarını belirterek şunları söyledi: “Ağrı Merkez 4 bin 168, Ağrı Taşlıçay 204, Batman Hasankeyf 280, Batman Gercüş 274, Bingöl Adaklı 99, Bitlis Merkez 51, Bitlis Tatvan 726, Dersim Mazgirt, Akpazar 127, Diyarbakır Eğil 1129, Diyarbakır Hazro 797, Diyarbakır Kulp 1929, Elazığ Karakoçan 519, Erzurum Karaçoban 312, Hakkari Çukurca 3 bin 235,

Hakkari Derecik bin 979, Hakkari Yüksekova, Esendere 953, Hakkari Şemdinli 1886, Iğdır Merkez 4 bin 382, Kars Merkez 3 bin 842, Mardin Dargeçit 570, Mardin Savur 978, Mersin Akdeniz 460, Muş Malazgirt 609, Siirt Eruh bin 71, Siirt Kurtalan 688, Siirt Pervari 33, Siirt Merkez 6 bin 328, Şırnak Beytüşşebap 828, Şırnak Güçlükonak 494, Şırnak Merkez 6 bin 541, Şırnak Uludere bin 409. 31 merkezde tespit edebildiğimiz taşımalı seçmen 46 bin 901. ”

“Yalnızca DEM Parti’nin sesi çıkıyor?”

Doğan, kaydıralan seçmenlere tepkisini ise şu sözlerle gösterdi: “Şimdi buna darbe, irade gaspı değil de ne diyelim? Bu ülkenin bir başka coğrafyası gibi, bu ülkeye ait değilmiş gibi davranılan ve böyle muamele edilen bir ayrımcılık yapılıyor demeyelim de ne diyelim? Buna karşı mücadelede ortaklaşamayacaksak ne zaman, nasıl ortaklaşılacak? Buna karşı neden yalnızca DEM Parti’nin sesi çıkıyor?”

Bakın 46 bin 901 kaydırılan toplam seçmen sayısı ve yalnızca 31 merkezde. Ve bu şu ana kadar tespit edilebilen rakam. Şunun bilinmesini isteriz; biz bunun takipçisi olacağız, takipçisiyiz. Bu hukuksuzluklara izin vermeyeceğiz. Hileler DEM Partililerden daha büyük değil, bunu tekrar ediyorum. Başaracağız, kazanacağız, Dolayısıyla oylarınıza sahip çıkın. ”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) oy verme işlemleri sırasında karşılaşılan usulsüzlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan DEM Parti şunları kaydetti:

“Müşahitlerimiz, okul ve sandık görevlilerimiz, milletvekillerimiz ve yöneticilerimizle beraber sandıkların başındayız. Daha önce iktidarın merkezi bir şekilde planladığı sahte seçmen oyununu tespit etmiş ve kamuoyu ile paylaşmıştık. Bugün de sandık başındaki arkadaşlarımız ve oy kullanmaya giden halkımız bu sahte seçmenleri suçüstü yakalamış ve belgelemiştir.

Parti görevlilerimiz iktidar partisinin lehine birden fazla sandıkta oy kullanmaya çalışan devlet görevlilerini tespit etmiş, bu durumu tutanak altına almış ve haklarında suç duyurusunda bulunmuştur. Hiçbir hileye izin vermeyeceğiz. İktidar ne yaparsa yapsın başaramayacak. Halkımızın iradesi ve kararlılığı her türlü hileyi boşa çıkaracaktır. 7’den 70’e herkesi sandıklara gitmeye, iradesine sahip çıkmaya ve sandıkları korumaya çağırıyoruz.”

Paylaşın

Siyasi Parti Liderleri Oylarını Kullandı: Karar Milletin

Oyunu kullandıktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “Öncelikle bu demokrasi şölenine katkı verenlere teşekkür ediyoruz. Seçim geçmiş süreçlerde elbette siyasi tartışmalar oldu. Dün Bursa’da hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “YSK’yı takip ediyoruz, seçim sorunsuz ilerliyor. Silahlardan uzak durmayı öneriyorum. Taşkınlıktan uzak durulmasını ve bu seçimin kaybedeninin olmadığını hatırlatmak isterim. Seçimin huzur, güven içinde geçmesini temenni ediyorum. Karar milletin, hepimiz bu karara saygılı olacağız.”

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri için oy verme işlemi sona erdi. Siyasi parti liderleri sandığa giderek oylarını kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile oyunu kullandığı Üsküdar’daki Saffet Çebi Ortaokulu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Arka arkaya düzenlenen iki seçimin milleti yorduğunu belirten Erdoğan “Bu seçim birbirine yakın bir süreçte yeni bir dönemin başlangıcına vesile olacak. Bir yandan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimi, diğer taraftan yerel yönetim seçimleri, bunların ülkemizde inşallah yeni bir dönemin, yeni yüzyılın başlangıcına vesile olmasını diliyorum ve milletimize gösterdiği bu sadakat için de şahsım ve tüm partili arkadaşlarım olarak teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Karar milletin, hepimiz bu karara saygılı olacağız”

Oyunu 23 Nisan ulusal Egemenlik İlkokulu’nda kullanan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, basın mensuplarına açıklama yaptı.

“Öncelikle bu demokrasi şölenine katkı verenlere teşekkür ediyoruz. Seçim geçmiş süreçlerde elbette siyasi tartışmalar oldu. Dün Bursa’da hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. YSK’yı takip ediyoruz, seçim sorunsuz ilerliyor. Silahlardan uzak durmayı öneriyorum. Taşkınlıktan uzak durulmasını ve bu seçimin kaybedeninin olmadığını hatırlatmak isterim. Seçimin huzur, güven içinde geçmesini temenni ediyorum. Karar milletin, hepimiz bu karara saygılı olacağız.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları oyunu Adana’da kullandı. Çukurova ilçesinde bulunan Ayşe Atıl İlkokulu’na gelen Hatimoğulları, 1057 numaralı sandıkta oy verdi.

Hatimoğulları çıkışta gazetecilere açıklama yaptı, sonuçların Türkiye ve bütün halklara  hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Hatimoğulları, “Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Lütfen her yerde gidelim. Oylarımızı kullanalım. Oylarımızı kullanmakla yetinmeyelim. Sandıklarımıza hep birlikte sahip çıkalım” dedi.

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, Ankara Anıttepe Ortaokulu’nda oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, “yeni yüzyılın mahalli idareler seçimleri olarak ilkinin gerçekleştirildiğini” vurguladı. Bahçeli, “Bütün siyasi partilerimize, onların değerli adaylarına başarılar diliyorum. Milletimiz için, devletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. İnşallah çok daha güzel günler, çok daha güzel seçimler gerçekleştirilecektir. Şimdiden bütün milletimize teşekkür ediyor, sağlıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Her şey iyi olacak”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de ilk kez Ankara’da oy kullandı. Türkiye Emlak Bankası Ortaokulu’nda oyunu kullanan Akşener, “Partisinin her bireyinin iftiralara uğradığı zorlu bir süreçten geçtiklerini” ifade ederek sonuçların kendileri ve Türkiye açısından iyi olacağını düşündüğünü söyledi. “Ankara’da seçim çok ilginç geçecek” diyen Akşener, İstanbul için seçimlere yönelik gelen soruya “Her şey iyi olacak” demekle yetindi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu oyunu Ankara’da Çankaya Lisesi’nde kullandı. Mahalli seçimler vesilesi ile beldelerimizi, ilçelerimizi ve illerimizi kimler yönetecek, belirlemiş olacağız” diyen Karamollaoğlu, “Milletimizin tercihi ve hepimiz de bu seçim sonuçlarına saygı duymak mecburiyetindeyiz” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ oyunu Ankara’daki TSK Mehmetçik Vakfı Hafize İhsan Payaza Ortaokulu’nda kullandı. Oyunu kullandıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özdağ, “Umarım sorunsuz bir sayım gerçekleşir ve halkın iradesi tecelli eder” dedi.

Özdağ, “Zafer Partisi olarak bu seçimlerde büyük bir sıçrama yapacağımızı düşünüyoruz. Bunu seçim kampanyası boyunca gördük. Onun için de bu seçimlere büyük bir özveri ve özgüvenle girdik” diye konuştu. İnşallah sandıklar açıldığında da yapmış olduğumuz tespitlerin teyidini göreceğiz” diye konuştu.

Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan ve eşi Beyza Erbakan, ’31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde oy kullanmak için Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Dr. Binnaz Ege-Dr. Rıdvan Ege Anadolu Lisesi’ne geldi.

Bir süre sıra bekleyen Erbakan çifti 4491 numaralı sandıkta oylarını kullandı.

Daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Fatih Erbakan, şunları söyledi:

“Yoğun geçen bir seçim kampanyası sonrasında bugün biz de vatandaşlık görevimizi eşimle birlikte yerine getirdik. Milli iradenin tecellisi için bu görevi ifa etmiş olduk. Tabii ki bu seçim gününün huzur ve barış içerisinde, olaysız bir şekilde tamamlanmasını temenni ediyoruz.

Sandıklar açıldığında çıkacak sonucun da ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Seçim sonuçlarını orucumuzu açtıktan sonra genel merkezde takip ederiz. İftar saatine kadar konutta oluruz. Ülkemiz, milletimiz, insanımız için hayırlı olsun. İnşallah hayırlı bir sonuç çıkar. Artık değerlendirmeleri akşam seçim sandıkları açıldıktan sonra daha tahsilatlı bir şekilde yaparız.”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Ahmet Vefik Paşa İlkokulu’nda oyunu kullandı.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Çankaya ilçesindeki Özel Şener Çakmak Anadolu Lisesi 4683 numaralı sandıkta, eşi Ülkü İnce ile oy kullandı. İnce, oyunu sandığa attıktan sonra gazetecilere açıklama yaptı.

Seçim günlerinin düğün günü olduğunu belirterek, memlekete hayırlı olmasını dileyen İnce, “Bu düğün meşru; ama adil değil. Seçim sonuçlarını daha şimdiden tanıyoruz; ama adil değil. Bazıları memleketin uçaklarıyla, memleketin helikopterleriyle, hazinenin parasıyla kampanya yaptı. Bazıları da belediyenin parasıyla kampanya yapmış. Yani milletin cebinden millete propaganda yaptılar. Birisi de çoluk çocuğumuzun harçlığından” ifadelerini kullandı.

“Türkiye büyük ve güzel bir ülke”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve eşi Zeynep Babacan, oylarını Bilkent Emlak Bankası Ortaokulu’nda yer alan 4624 nolu sandıkta kullandı.

Çıkışta basın mensuplarına açıklama yapan Babacan, “Bugün gerçekten Türkiye için güzel bir gün. Demokrasimizin işlediği, böylesine zor bir coğrafyada vatandaşlarımızın sandığa yoğun ilgi gösterdiği bir ülkeyiz. Bu da bizi gerçekten mutlu ediyor. Bu seçimlerde özellikle sahada illeri dolaşırken umutsuz vatandaşımızın sayısının çok olduğunu gördüm. Yani sanki sandıkta bir şey değişmiyor. Oy vererek bir şey değiştiremiyoruz hissi bir miktar hakim gibi. Ama öyle değil. Türkiye büyük ve güzel bir ülke. Bu büyük ve güzel ülkenin çok daha güzel yönetilmesi mümkün. Dürüst ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğinde Türkiye’nin bütün sorunlarını aşması mümkün. Dolayısıyla ülkemizden asla umudu kesmeyelim. Demokrasimize sahip çıkalım. Demokrasimize sahip çıkmanın en önemli yolu da sandıkta irademizi millet olarak ortaya koymak” diye konuştu.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve Kocaeli Gebze Belediye Başkan adayı Erkan Baş, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için oyunu Kadıköy’de kullandı. Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gelen Baş, isim listesini kontrol ettikten sonra eşi Gülçin Baş ile 1105 numaralı sandıkta oy verdi. Zarfı atarken basın mensuplarına poz veren Baş, sandık görevlilerine teşekkür ederek eşi ve oğluyla okuldan ayrıldı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde oyunu Eyüpsultan’da Nejat Sabuncu İlkokulu’ndaki 2274 numaralı sandıkta kullandı. Davutoğlu, oyunu kullanmaya eşi Sare Davutoğlu ile birlikte geldi. Gelecek Partisi lideri, “Her birimize düşen en temel sorumluluk bu seçimlerden gerekli dersleri çıkarmak” dedi.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Sandık Başında 3 Kişi Öldü, Onlarca Kişi Yaralandı

Seçim sandıkları doğudaki 32 ilde saat 16.00’da batıdaki 49 ilde ise saat 17.00’de kapandı. Sandıkların kapanmasının ardından Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, açıklamalarda bulundu.

Sol Haber’in aktardığına göre; “Oy kullanma süreci bazı münferit olaylar haricinde sorunsuz olarak tamamlanmıştır” diyen Yener’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

“Seçimde ülke genelinde 34 siyasi partinin yarıştığı 207 bin 484 sandıkta 61 milyon 441 bin 882 seçmenin oy kullanma süreci bazı münferit olaylar haricinde sorunsuz olarak tamamlanmıştır. Bu olaylar neticesinde yaralananlara acil şifalar diliyoruz, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

Radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00’e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak, bu yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.”

YSK Başkanı Yener’in “münferit” olarak nitelediği olaylarsa şöyle: Zonguldak’ta Ereğli Turgut Reis Ortaokulu’nda bina sorumlusu olarak görev yapan CHP Ereğli Belediye Meclis Üyesi adayı Hüseyin Çakır, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Şanlıurfa’nın Eyyübiye, Bozova, Harran ve Halfeti ilçelerinde muhtarlık seçimi nedeniyle çıkan kavgalarda 2’si silahla olmak üzere 16 kişi yaralandı.

Siirt’in Konacık köyünde muhtar seçimi nedeniyle çıkan taş sopa ve silahlı kavgaya dönüştü. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi de yaralandı.

Sandıkları gezerken yaşanan gerginlik üzerine polisin yakın mesafeden biber gazı sıktığı DEM Parti Mardin Büyükşehir Belediye Eşbakan adayı Devrim Demir, hastaneye kaldırıldı.

Mardin Midyat AKP Belediye Başkan Adayı Veysi Şahin’in beraberindeki kişiler, sandık görevlisini darbetti. Kalp krizi geçirdiği belirtilen sandık görevlisi hastaneye kaldırıldı.

Konya’nın Akşehir ilçesinde, okul bahçesinde müşahitler arasında çıkan kavgada 2 kişi yaralandı.

Bayburt’ta muhtarlık seçimi nedeniyle çıkan kavgada 1 kişi darp sonucu yaralandı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Ağaçlıdere köyünde muhtar adayları arasında kavga çıktı. DEM Parti sandık görevlisi Emin Çelik yaşamını yitirdi.

DEM Parti Sözcüsü Doğan ‘Tespit ettiğimiz kadarıyla 31 merkezde 46 bin taşımalı seçmen var’ dedi. Kars, Iğdır ve Siirt başta olmak üzere birçok ilde binlerce asker ve polisin oy kullanmak için okullara taşındığı görüldü.”

Paylaşın

31 Mart Yerel Seçimleri: Uluslararası Haber Ajansları Seçimi Nasıl Aktardı?

“31 Mart Yerel Seçimleri”nde sandıklar doğudaki 32 ilde saat 16.00’da batıdaki 49 ilde ise saat 17.00’de kapandı. Peki dünyanın başlıca haber ajansları yerel seçimleri okurlarına nasıl aktardı?

VOA Türkçe’nin aktardığına göre; Reuters, Associated Press ve AFP’nin haberlerinde, İstanbul üzerindeki çekişmeye ve yerel seçimin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a desteğin göstergesi olacağına dikkat çekiliyor.

İngiliz haber ajansı Reuters, “Erdoğan Türkiye’deki yerel seçimlerde kilit rakibiyle mücadele ediyor” başlıklı haberinde, seçimin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu’ndan İstanbul’un kontrolünü geri almasına odaklandığını yazdı.

Reuters, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun geçen yılki acı seçim yenilgilerinin ardından muhalefeti yeniden siyasi bir güç haline getirmeyi amaçladığını kaydetti.

“Pazar günkü sonuçlar Erdoğan’ın NATO üyesi Türkiye üzerindeki kontrolünü pekiştirebilir ya da gelişmekte olan bu büyük ekonominin bölünmüş siyasi yapısında değişimin sinyallerini verebilir” diyen Reuters, İmamoğlu’nun kazanmasının, geleceğin ulusal lideri olması yönündeki beklentileri arttırdığını kaydetti.

Reuters’a göre, sonuçların kısmen yüzde 70’e yaklaşan enflasyonun yol açtığı ekonomik sıkıntılar ve hükümetin performansını değerlendiren Kürt ve İslamcı seçmenler tarafından şekillendirilmesi muhtemel.

Erdoğan için “asıl ödül İstanbul” olsa da başkent Ankara’yı da geri kazanmaya çalıştığını belirten Reuters, iki kentin de son 25 yıldır AK Parti ve İslamcı seleflerinin yönetimi altında kaldıktan sonra 2019’da muhalefet tarafından kazanıldığını hatırlattı.

Reuters, Erdoğan’ın aleyhine işleyen faktörlerden birinin, Gazze’deki savaş konusunda İsrail’e karşı sert tutumu ve İslamcı kökenli AK Parti’nin ekonomiyi ele alışından duyulan memnuniyetsizlik nedeniyle Yeni Refah Partisi’ne verilen desteğin artması olduğunu yazdı.

ABD merkezli Associated Press (AP) haber ajansı da Türkiye’nin, yerel seçimde Erdoğan’ın popülaritesini test ettiğini yazdı.

70 yaşındaki Erdoğan’ın doğup büyüdüğü ve 1994 yılında belediye başkanı olarak siyasi kariyerine başladığı 16 milyon nüfuslu İstanbul’u geri almayı hedeflediğini yazan AP, “Türkiye’de seçimlere katılım geleneksel olarak yüksek; ancak bu kez oylama hayat pahalılığı krizinin gölgesinde düzenleniyor” vurgusu yaptı.

AP’nin konuştuğu gözlemciler, hayal kırıklığına uğramış muhalefet destekçilerinin, seçimin bir şeyleri değiştireceğinden şüphe duyarak evde kalmayı tercih etmiş olabileceğini söylüyor.

Ancak haber ajansına göre iktidar partisi destekçileri de birçok kişinin gıda, fatura ve kira ödemelerinde zorlanmasına neden olan ekonomik krizi protesto etmek için sandığa gitmemeyi tercih etmiş olabilir.

Cumhurbaşkanı’nın aile değerlerini ön plana çıkaracak yeni bir anayasayı savunduğunu hatırlatan Associated Press, “(Erdoğan) şu anda yeni bir anayasayı yürürlüğe sokmak için yeterli oya sahip değil. Ancak sandıklardan çıkacak güçlü bir sonuç, gerekli üçte iki çoğunluk için muhalefet kampından bazı muhafazakar, milliyetçi veya İslamcı milletvekillerini ikna etmesini sağlayabilir” değerlendirmesi yaptı.

AP’nin konuştuğu Sabancı Üniversitesi’nde siyaset bilimi doçenti Berk Esen, Erdoğan’ın siyasi mirasını genişletmek ve tanımlamak için “mevcut versiyondan daha muhafazakar” yeni bir anayasa için bastırdığını söyledi.

Fransız haber ajansı AFP de, “Türkiye yerel seçimlerde oy kullanırken en büyük ödül İstanbul” başlığıyla gelişmeleri dünyaya aktardı.

“Gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefetten koparmayı umduğu ulusal “mücevher” İstanbul’a çevrildi” diyen AFP, seçimin şiddetli enflasyonun ve ciddi devalüasyonun olduğu bir ortamda gerçekleştiğini ve belirsizliğin pek çok seçmenin üzerinde baskı yarattığını söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın belediye seçimleri kampanyasını domine ettiğini yazan AFP, “Erdoğan tüm enerjisini kendi adayı için kampanya yürütmeye harcadı ve mitinglerde adını hiç anmadığı İmamoğlu’nun başkanlık hırsıyla yanıp tutuşan ‘yarı zamanlı bir belediye başkanı’ olduğunu defalarca söyledi” diye yazdı.

AFP, “İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunu korumayı başarırsa, 2028’de yapılacak bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidar partisinin başlıca rakibi olacak” öngörüsünde bulundu.

Paylaşın

Washington Post: İstanbul’da Kürtlerin Oyları Belirleyici Olabilir

Yarın yapılacak yerel seçimlere sayılı saatler kalırken, seçimlere ilişkin değerlendirmeler dış basında da kendine yer bulmaya devam ediyor. BBC Türkçe’nin aktardığına göre, ABD’nin The Washington Post (WP) gazetesinin “Erdoğan’ın popülerliğini ölçecek Türkiye’deki yerel seçimlerle ilgili bilinmesi gerekenler” başlıklı makalesinde öne çıkarılan başlıklardan biri de Kürt nüfusun oyları oldu.

Suzan Fraser imzalı, 26 Mart tarihli makalede, “Kürt seçmenler İstanbul’daki seçmenlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor ve oyları belediye başkanlığı yarışında belirleyici olabilir” ifadelerine yer verildi:

“Artık Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) olarak bilinen Türkiye’nin Kürt yanlısı partisi, 2019 belediye seçimlerinde İmamoğlu’nu desteklemeyi tercih ederek kazanmasına yardımcı olmuştu. Ancak bu sefer parti, oyları İmamoğlu’ndan uzaklaştırabilecek bir hamleyle kendi adaylarını öne çıkarıyor. Yine de bazı gözlemciler, partinin mevcut belediye başkanını zımnen desteklemek amacıyla kasıtlı olarak iki düşük profilli aday seçtiğini söylüyor.”

Makalede dikkat çekilen bir diğer nokta ise iktidar ve muhalefet arasındaki ‘kampanyaların adaletsizliği’ oldu. Fraser şunları söyledi: “Önceki seçimlerde olduğu gibi Erdoğan, görevde olmanın avantajlarını kullanıyor ve kampanyalarını yürütürken sıklıkla devlet kaynaklarından yararlanıyor… Muhalefete göre, devlet yayın kuruluşu TRT kampanyanın ilk 40 gününde iktidar partisine 32 saat yayın süresi ayırırken, rakiplere 25 dakika ayırdı.

Kampanya sırasında Erdoğan, seçmenlere, eğer devletten hizmet almak istiyorlarsa, iktidar partisinin desteklediği adayları desteklemeleri yönünde üstü kapalı uyarılarda bulundu. Hükümetinin yüksek enflasyonu kontrol altına alma çabalarına rağmen hane halkını bir miktar rahatlatmak için asgari ücreti yüzde 49 oranında artırdı. Türk lider, kampanya mitinglerinde de ülkesinin savunma sanayisindeki başarısını sergilemeye devam etti…”

Öte yandan ABD’nin Foreign Policy dergisinde yayımlanan Türkiye iç ve dış politika uzmanı Doç. Dr. Sinan Ciddi imzalı makale, “Erdoğan’ın partisi ülkenin en büyük şehirlerini geri kazanırsa, bunu Türk siyasetinde büyük değişimler izleyebilir” öngörüsünde bulundu.

Erdoğan’ın görevine devam etmek için galip gelmesi durumunda ‘başka bir anayasa reformu daha gerçekleştirebilir’ diyen makale şu tespitlerle devam etti: “Erdoğan’ın popülaritesinin temelinde uzun zamandır AKP’nin inşaat ruhsatı verme, imar kontrolleri ve partizan destekçilerine kentsel sosyal yardım hizmetleri sağlama becerisi yer alıyor… Yerel seçimler Erdoğan için kritik öneme sahip çünkü bu seçimler ona, cumhurbaşkanının görev süresi sınırlamalarını ve yargı bağımsızlığının geri kalan unsurlarını ortadan kaldıracak yeni bir anayasa arayışına girme şansı verebilir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kazanma şansını da sorgulayan makale, ekonomideki kötü gidişata vurgu yaptı ancak ‘Erdoğan faktörünün’ öne çıktığını söyledi: “Türkiye’de günlük yaşam vatandaşların büyük çoğunluğu için çekilmez durumda.

AKP, 2019’dan bu yana ana muhalefetteki CHP’nin yönettiği İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirleri geri kazanmayı başarabilirse, bu, AKP’nin belediye başkan adaylarının seçmenleri kendi partilerinin daha iyi hizmet sunabileceğine ikna etmesi sayesinde olmayacak… Eğer durum böyle olsaydı beş yıl önce büyükşehirleri CHP’ye kaptırmazlardı. AKP kazanırsa bunun temel iki nedeni olacak: Muhalefet partilerinin beceriksizliği ve Erdoğan faktörü.”

Makale, Erdoğan’ın pek tanınmamış da olsalar adaylarıyla sahneye çıkıp, Türkiye’nin uzay serüveni ya da savunma sektöründeki başarılarından konuşmasının seçmen üzerinde etkili olabileceğini belirtti:

“Bu girişimlerin hiçbiri halkın yaşadığı ekonomik zorlukları ortadan kaldırmıyor ancak Erdoğan’ın (ve buna bağlı olarak özenle seçtiği belediye başkan adaylarının) yalnızca küçük bir yerel makam için çekişen dağınık bir muhalefetten ziyade yönetişim meseleleriyle daha fazla ilgilendiğini gösteriyor. Erdoğan bu mesajı satmayı başarabilirse, AKP de oy çoğunluğunu elde etmeyi başaracaktır ki tek yapması gereken de bu.”

Ciddi, Erdoğan’ın seçimleri kazanması durumunda anayasal reform için destekçilerinin ‘laikliğin kapsamının, tanımın sınırlandırılması gibi uzun süredir arzu edilen hedeflere ulaşmak için güçlü bir ses isteyeceklerini varsaymak doğru olacaktır’ dedi ve ekledi:

“Türkiye’nin Batılı müttefikleri, Erdoğan’ın ülkeyi 2028’e kadar yöneteceği gerçeğini çoktan kabullenmiş durumda. Ancak artık bu ay yapılacak yerel seçimlerden sonra Türkiye demokrasisinin tamamen sönme yoluna girebileceğini düşünmeleri gerekiyor.”

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Büyük Bir Zafer Kazanacağız

İzmir’de basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, yerel seçimlere ilişkin, “Yarın büyük bir zafer kazanacağız. Çok umutluyuz. Geçmişte büyük ittifaklarla sağladığımız başarıyı seçmenin vicdanıyla ve ‘Türkiye İttifakı’ ile başaracağız” dedi ve ekledi:

“Demokrasi hep birilerinin, kendisine ve yandaşlarına kazandırmak; emekçilerin, emeklilerin süründürülmesi değildir. Ben veya herhangi bir adayım bir kişinin bile kalbini kırdıysa özür dileriz. 1 Nisan’da Türkiye demokrasisi çok önemli bir güne adım atacak.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim öncesi İzmir’de ziyaretlerde bulundu. Balçova Belediyesi’ni ziyaret eden Özel, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sözlerine “Yarın sandıklar açıldığında İzmir’in güneşi sandıklara gelsin” diyerek başlayan Özel, partilerin üst yönetimlerinde oluşmayan ittifakın seçmen nezdinde kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Yarın büyük bir zafer kazanacağız. Çok umutluyuz. Geçmişte büyük ittifaklarla sağladığımız başarıyı seçmenin vicdanıyla ve ‘Türkiye İttifakı’ ile başaracağız. Demokrasi hep birilerinin, kendisine ve yandaşlarına kazandırmak; emekçilerin, emeklilerin süründürülmesi değildir. Ben veya herhangi bir adayım bir kişinin bile kalbini kırdıysa özür dileriz. 1 Nisan’da Türkiye demokrasisi çok önemli bir güne adım atacak.”

Kampanya dönemindeki eşitsizlikler ve devlet imkanlarının AK Parti adayları lehine kullanılmasına da dikkat çeken Özgür Özel şöyle konuştu:

“Türkiye’de bir partiyi devlet olarak gören anlayış olduğu müddetçe adil bir seçime ortamından bahsedemezsiniz. Devletin bütün imkânları bir parti için seferber edildi. Siyaset yapmayacakları söylenen bakanları siyasete karıştılar. Türkiye’nin her yerinde adaylarımız kendi öz güçleriyle mücadele etti. Devletle millet ne zaman yarıştıysa millet kazanmıştır. Bugün devletle ‘Türkiye İttifakı’ yarışıyor.”

Paylaşın