Selahattin Demirtaş: Ortak Aday Bir Kişi Değil, Bir Anlayıştır

5,5 yıldır Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş, “ortak cumhurbaşkanı aday” tarifini yaparken, “Ortak aday bir kişi değil, bir anlayıştır. Tek adamın karşısına çıkacak bir başka tek adam ya da tek kişi değildir. Kolektif aklın sözcüsü, birleşmiş bilincin aktarıcısıdır” dedi.

Demirtaş, ortak adayın hedefinin yüzde 50+1 değil yüzde 80+1 oy almak olduğunu belirtti. Demirtaş yazısında, “Amaç sadece seçimi kazanmak değil, en güçlü toplumsal meşruiyetle geçiş sürecini yönetmektir” ifadesini kullandı.

Demirtaş’ın Gazete Duvar için kaleme aldığı “Ortak aday nedir?” başlıklı yazısı şöyle;

“Seçim tarihi yaklaştıkça ortak adayın kim olabileceği konuşuluyor, herkes aklındaki ve gönlündeki adayın km olduğunu söylüyor.

Oysa ortak adayın kim olacağından önce, ne olduğunu netleştirmek, “ortak aday kim olmalı” sorusundan önce “ortak aday nedir” sorusunu sormak gerekir.

Ben bu soruyu, aşağıdaki şekilde yanıtlıyorum.

Ortak aday bir kişi değil, bir anlayıştır. Tek adamın karşısına çıkacak bir başka tek adam ya da tek kişi değildir. Kolektif aklın sözcüsü, birleşmiş bilincin aktarıcısıdır.

Ortak aday tek bir partinin, tek bir kimliğin, tek bir inancın değil, bütün toplumsal kesimlerin ve farklılıkların bileşkesi, 85 milyonun siluetidir.

Ortak aday diğer adayların karşıtı değil, demokrasiyi savunanların rakipsiz adayıdır.

Ortak aday tek bir ideolojinin değil, gerçek demokrasinin temsilcisidir. Kamplara bölünmüş, paramparça edilmiş toplumu demokrasi değerlerinde buluşturan kapsayıcı güçtür.

Ortak adayın hedefi yüzde 50+1 değil, yüzde 80+1’dir. Amaç sadece seçimi kazanmak değil, en güçlü toplumsal meşruiyetle geçiş sürecini yönetmektir. Bunun için de sivil ve tam demokratik bir anayasa hazırlanmasına öncülük etmek, o anayasanın toplumun tüm dinamiklerinin katılımıyla yapılmasını sağlamaktır. Ülkeyi demokratikleştirecek sinerjiyi ortaya çıkarmaktır.

Ortak aday sadece siyasi partilerin değil; kadın platformlarının, çevre hareketlerinin, sendikaların, meslek örgütlerinin, odaların yani tüm toplumsal kesimlerin de adayıdır. Bunun için bu kesimlerin desteği alınmalı, görüşleriyle sürece aktif katılımları sağlanmalıdır.

HDP’nin ortak adaya açık olmasının, ortak adayda kararlı olmasının temel nedeni budur. Çünkü amaç sadece seçimi kazanmak olmamalıdır. Seçimle birlikte demokrasiyi ve toplumsal barışımızı da kazanmak olmalıdır. Bunun için de büyük bir toplumsal uzlaşma sağlanmalıdır. Ortak aday, işte bu büyük uzlaşmanın adıdır.

HDP, ortak aday düşüncesini ucuz bir pazarlık ya da kof bir şantaj unsuru olarak ileri sürmüyor. Dar parti çıkarlarını değil, ülkenin geleceğini düşünerek sorumlu davranıyor.

Türkiye hepimizindir, dolayısıyla ortak aday da hepimizin olmalıdır.

İkinci yüz yılında Cumhuriyet’i hep birlikte sahiplenerek onu hepimizin Cumhuriyet’i haline getirebiliriz. Demokratik, laik, sosyal, eşitlikçi, adil bir hukuk devletine dönüştürebiliriz.

Bu yoksulluğu, bu perişanlığı, bu zulmü hiçbirimiz hak etmiyoruz. “Sen, ben” yok “biz, hepimiz” var ve el ele vererek ülkeyi içinde bulunduğu felaketten çıkarabiliriz.

O halde hep birlikte yan yana durarak değişimi başlatalım.

İşte bu anlayışın adı ORTAK ADAY’dır.

Kimin bu anlayışı temsil edeceğine karar vermek ise sonraki iştir ve kolaydır.

Benim ortak adayla ilgili görüşlerim bu şekilde. Siz de görüşlerinizi yazın lütfen, avukatlarım bana ileteceklerdir. Çünkü ortak adayın kim olmasından önce ne olması gerektiğini ne kadar çok konuşursak o kadar sağlıklı sonuçlar çıkar ortaya.

Hepinize sevgiler, selamlar…”

Paylaşın

Avrupa Merkez Bankası 11 Yıl Sonra Faiz Artırdı

Avrupa Merkez Bankası (ECB), artan enflasyon nedeniyle 11 yıl sonra ilk defa 50 baz puanlık faiz artırımına gitti.  Sekiz yıllık negatif faiz uygulamasını da sona erdiren ECB, bu artırım ile Eylül ayındaki toplantıda da faizlerin artırılacağının sinyallerini vermiş oldu.

Haziran ayında faiz artırımı sinyali veren ECB’den yapılan açıklamada, Yönetim Konseyi’nin, bugünkü toplantısında faiz oranlarını 50 baz puan yükseltme kararı aldığı, politika faizini yüzde 0,50’ye, mevduat faizini yüzde 0’a ve marjinal fonlama faizini de yüzde 0,75’e yükselttiği bildirildi.

Piyasada ECB’nin faiz oranlarında 25 baz puanlık bir değişlik yapması bekleniyordu. Bankanın 50 baz puanlık yükseltme kararı, enflasyondaki artışa ilişkin endişelerin büyüme kaygılarının önüne geçtiğini teyit etti. ECB en son 13 Nisan 2011 tarihinde faiz oranında 25 baz puan artışa gitmişti. Banka sonraki 8 toplantıda faiz indirimi gerçekleştirmişti.

ECB haftalardır piyasaları 25 baz puanlık bir artış beklemeye yönlendirmişti. Ancak göstergelerin enflasyon görünümünün daha da kötüleştiğine işaret etmesi nedeniyle artışın 50 baz puana sabitlendiği ifade edildi.

ECB ayrıca, 19 ülkeden oluşan Euro Bölgesi’nin daha borçlu ülkelerine ekstra yardım sağlamayı kabul ederek, borçlanma maliyetlerindeki artışı sınırlamak ve finansal parçalanmayı sınırlamak amacıyla ‘Transmisyon Koruma Aracı’ adı verilen yeni bir tahvil alım programını onayladı.

Euro değer kazandı

ECB’nin kararı sonrası Euro, Dolar karşısında yüzde 0,7 değer kazandı. Euro/Dolar kuru 1,0250’ye yükseldi. Euro/TL kuru ise 18,18’i aştı.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) arka arkaya faiz artırımlarına gitmesi, ECB’nin de uzun süre politika faizini sabit tutmasının da etkisiyle 20 yıl sonra ilk kez bir ara Amerikan Doları, Euro’dan daha değerli hale gelmişti.

Avrupa Birliği yetkililerinin kıtada enflasyonla mücadele etmeye hazır olduğunu vurgulayan ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyon tehdidin artması durumunda daha hızlı hareket edeceklerini söylemişti.

Lagarde “Eğer daha yüksek enflasyonun beklentileri tehdit ettiğini görürsek teşvikleri de daha hızlı bir şekilde geri çekeriz” demişti.

Fed ise ABD’de geçen ay politika faizini 75 baz puan artırmıştı ve bu ABD’de 28 yıldır yapılan en yüksek faiz artışıydı.

ABD’de politika faizi yüzde 1,5-1,75 aralığında. İngiltere Merkez Bankası da geçen hafta politika faizini 25 baz puanlık artışla yüzde 1,25’e yükseltmiş ve önümüzdeki ay 50 baz puanlık faişz artırımına gidebileceğini sinyalini vermişti.

Merkez bankalarının dünya çapında faiz artırımlarına gitmesinin en önemli nedeni ise enflasyondaki artış. Yıllık enflasyon halen Euro Bölgesi’nde yüzde 8,6, ABD’de yüzde 9,1, İngiltere’de ise yüzde 9,4’e yükselmiş durumda.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: F-35 Savaş Uçakları Nerede?

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın Karadeniz gezisi sürüyor. Babacan, Bayburt, Gümüşhane ve Kelkit’te partisinin il ve ilçe binalarının açılışını gerçekleştirdi.

Bayburt’ta yaptığı konuşmada ABD kongresinin Türkiye’ye savaş uçağı satışına yönelik tasarısına değinen Babacan, hükûmete F-35 savaş uçaklarını sordu.

“Ortağı olduğumuz, milyarlarca dolar para verdiğimiz F-35 savaş uçakları nerede?” diye soran Babacan,  “Teknolojinin sahibi 4 ortaktan birisiydik. Bizim dönemimizde milyarlarca dolar para akıttık. Tapusunu aldığımız uçakları getirtemediler. Amerikan kongresi ‘F-16’yı veririm ama Ege’de uçurmayacaksın, Yunanlılarla ihtilaflı alanlara uçakları sokmayacaksın’ diyor. Egemenlik bu mu ya? Bağımsız ülke olmak bu mu? Biz Türkiye’de F-16 fabrikası kurmadık mı? Ta 1990’larda bu ülke F-16 savaş uçağı üretiyordu. Bugün gidiyorlar Amerika’dan F-16 dileniyorlar. Bir de Amerika vermeden önce Ege’de uçurtmama sözü istiyor” dedi.

Babacan, konuşmasının devamında “Kimse bize dış politikada dik durmanın ne olduğunu öğretmesin’ diyerek şunları söyledi:

“Parayı pul etmek millîlik midir, yerlilik midir?”

“Daha geçen yıl düşman ilan ettiğine sarmaş dolaş sarılan bir hükûmetten bahsediyoruz. Bu mudur dik durmak? Soruyorum. 200 liralık banknot tedavüle girdiği gün 123 dolar ediyordu. Bugün 12 dolar ediyor. 200 liralık banknot taşıyan her vatandaşımızın cebinden 111 dolar çalınmış durumda. Parayı pul etmek millîlik midir, yerlilik midir? Bizim dönemimizde devletin bütçesinden yıllık ortalama 50 milyar faiz ödenirken ’50 milyar faiz ödemek vatana ihanettir’ diyordu. Yüzde 6-7 faiz vatana ihanetse, yüzde 30-35 faizi nasıl tanımlayacağız? Şu an bütçeden 400 milyar faiz ödemek nedir? Cevabımı bekliyorum.”

Bayburt’un ardından Gümüşhane’ye ve Kelkit’e giden Babacan’ın gündeminde bu kez tarım vardı. Partisinin vaatlerini anlatan Babacan şunları söyledi:

“Her konuda çözüm açıklıyoruz. İlk eylem planımızı tarım konusunda açıkladık. Bütçesiyle beraber hazırladık. Ne yapacağız? Şu eski kredi borçlarının faizlerini sileceğiz, 2 yıl ödemesiz uzun vadeye yayacağız. Çiftçinin borç yükünü bir kenara koyacağız. Yeni kredi açacağız ki çiftçimiz işlerini döndürebilsin. Hacizmiş, şuymuş buymuş hepsini ortadan kaldıracağız. Çiftçimize gübre desteği vereceğiz. Gübre parasının tam yarısını devlet karşılayacak. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz için yem parasının yarıya yakınını devlet olarak karşılayacağız. Çiftçimize özel daha düşük elektrik fiyatı uygulayacağız. Devlet desteklerini ürünün daha ekim dikim zamanında açıklayacağız. Çiftçi eline ne kadar destek geçeceğini bilecek. Hasat zamanı da desteği aynen ödeyeceğiz.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Irak, Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e Şikayet Etme Kararı Aldı

Irak, Zaho’da 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırı sonrası Türkiye’yi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne şikayet edeceğini duyurdu. Bağdat yönetimi ayrıca, “Ankara’dan resmi bir özür sunmasını ve askeri güçlerini Irak topraklarından çekmesini” istedi.

Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi’nin başkanlığında yapılan Ulusal Güvenlik Bakanlar Konseyi toplantısında “Dohuk Valiliği’nde bir turizm beldesindeki saldırının Türkiye tarafından gerçekleştirildiği”; olayda çok sayıda ölü ve yaralı olduğu belirtildi.

Toplantıda, Irak Dışişleri Bakanlığına “Irak’ın egemenliğine yönelik sürekli Türk saldırılarına ilişkin bir dosya hazırlaması ve bu konuda BM Güvenlik Konseyi’ne acil bir şikayet sunması talimatı” verildi. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı’ndan Türk büyükelçisini çağırması ve kararları iletmesi istendi.

Toplantıda Ankara’daki Irak Maslahatgüzarı’nın istişare amacıyla geri çağrılması ve Türkiye’ye yeni bir büyükelçi atanması prosedürlerinin askıya alınması kararlaştırıldı.

Irak, 9 kişinin öldüğü ve en az 30 kişinin de yaralandığı saldırı nedeniyle ülke genelinde bir günlük yas ilan etti.

AFP, tabutları Bağdat’a taşımak için Erbil havaalanına bir askeri uçak gönderildiğini bildirdi. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirven Barzani’nin de uçakta olduğu belirtildi.

“Pençe-Kilit Operasyonu”

Türkiye, nisan ayında Irak’ın kuzeyinde PKK ile mücadele kapsamında “Pençe-Kilit Operasyonu” başlatmıştı. Bağdat yönetimi, Türkiye’nin devam eden operasyonlarının egemenliğinin ihlali anlamına geldiğini savunuyor.

Paylaşın

Kovid 19’un Belirtileri Değişti

Britanya’da rastgele seçilen 150 bin kişinin verilerine dayanan React-1 araştırmasına göre, pandeminin başından bu yana Kovid 19 semptomları değişti. Bilim insanları, bu değişikliğin nedeninin, virüsün zaman içerisindeki değişimi ya da mutasyonu olabileceğini kaydediyor.

BBC Sağlık Editörü Michelle Roberts’ın haberine göre, ülkede Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin (NHS) listesinde ilk sıralarda yer alan yüksek ateş ve koku/tat kaybı, son dönemdeki hastalarda eskisine göre çok daha nadir görülüyor.

Artık ses kısıklığı, hapşırma, yorgunluk, kas ağrısı ve baş dönmesi, sık bildirilen belirtilerden.

Önce BA.1 ve BA.2, sonra BA.4 ve BA.5

Orijinal Wuhan varyantından bu yana birçok virüsün birçok varyantı ortaya çıktı. Son olarak Omicron varyantı ve önce alt varyantları BA.1 ve BA.2, ardından BA.4 ve BA.5 hakim türler haline geldi. Bu değişim virüsün yayılma hızını da artırdı.

Imperial College London’dan React-1 araştırmacıları, bu varyantta koku ve tat kaybının en az görülen belirtiler olduğunu kaydetti. Bunun yerine hastalar daha çok grip benzeri semptomlar bildiriyor.

En çok görülen belirti, boğaz ağrısı

Zoe App adlı uygulamanın verilerine göre, öne çıkan 20 Kovid belirtisi sırasıyla şöyle:

  • Boğaz ağrısı – yüzde 58
  • Baş ağrısı – yüzde 49
  • Burun tıkanıklığı – yüzde 40
  • Kuru öksürük – yüzde 40
  • Burun akıntısı – yüzde 40
  • Balgamlı öksürük – yüzde 37
  • Ses kısılması – yüzde 35
  • Hapşırma – yüzde 32
  • Yorgunluk – yüzde 27
  • Kas ağrısı – yüzde 25
  • Baş dönmesi – yüzde 18
  • Lenf bezlerinin şişmesi – yüzde 15
  • Göz ağrısı – yüzde 14
  • Koku hissinde değişim – yüzde 13
  • Göğüs ağrısı – yüzde 13
  • Ateş – yüzde 13
  • Terleme – titreme – yüzde 12
  • Nefes darlığı – yüzde 11
  • Kulak ağrısı- yüzde 11
  • Koku kaybı – yüzde 10 oranda bildirildi.
Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: AKP Artık Birinci Parti Değil

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi gündem ve önümüzdeki seçimlerle ilgili önemli tespitlerde bulundu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayı konusunda  “Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Altılı masanın hep beraber üzerinde uzlaşacağı bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın” dedi.

İstanbul’un yerel basın organlarından Damga gazetesine konuşan Kılıçdaroğlu, HDP’nin altılı masada olmak istemediğini dile getirdi ve “Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak” yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek  “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

Memhmet Mert’e konuşan Kılıçdaroğlu’nun röportajı şöyle:

Geçmişte çok sayıda erken seçim çağırısı yaptınız. Ama son günlerde bu tür bir çağrıda bulunmuyorsunuz. Şu anda erken seçim istemiyor musunuz? Ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan,  erken seçim yapmaz diye mi çağrıda bulunmuyorsunuz?

Hayır erken seçim istiyoruz. Gecikilen her günün topluma maliyeti artıyor. Bir an önce seçim yapılması lazım. Yeni yönetim ve anlayışın, demokratik anlayışın gelmesi gerekiyor. Toplum çok kutuplaştı. İnsanları kutuplaşmadan arındırmak ve uzlaştırmak gerekiyor. Toplumsal uzlaşma sağlamak gerekiyor. Erdoğan toplumu gererek kendi tabanını tutmak istiyor. Bunda da başarılı olamayacağı çok açık. Erdoğan yönetemiyor. Geldiğimiz nokta bu. Üzülerek söylüyorum.

İmamoğlu’na sahip çıktı

CHP’li belediye başkanlarının afet zamanında tatilde olmaları çok tartışılıyor. Her kesimden eleştiri alıyorlar. Bu durumu başkanlarla değerlendirdiniz mi? Bu yönde de hiç açıklamanızı duymadık…

Afet önceden haber vermez. Belediye başkanları tatilde olabilirler. Bulundukları yerin dışında olabilirler, yurt dışında olabilirler. Bunlar birer insan. Tatile ihtiyacı veya bulundukları yerin dışına çıkmak gibi görevleri de olabiliyor. Yurt dışına da çıkabiliyorlar. Afet olduğunda onların kadroları var. Kadrolar dahil olurlar. O işlerle ilgili görevliler var. Görevleri afet alanına süratle ulaşmak ve afetin yarattığı zararları gidermek. Belediye başkanlarımız da bu görevlerini yerine getiriyor.

Siz bu eleştirileri dikkate almıyor musunuz?

Eleştirilere saygı duyuyorum. Ama hayatın bir gerçeği var. Bir yerde yangın çıktığında, su baskını olduğunda herhangi bir afet durumunda belediye görevlileri oradadır. Aracı gereci oradadır. Ekipleri oradadır. Belediye Başkanı alınması gereken kararları alır. Talimatları verir. Gerekirse kendisi de oraya gider müdahil olur.

Adaylık açıklaması

Toplum sizin hoşgörülü, fedakar biri olduğunuz yönünde hemfikir. Yine bu fikirden yola çıkarak “Kılıçdaroğlu’nun kafasında bir aday var. O aday yıpranmasın diye kendi adaylığını öne sürüyor. Yarın yine o adayı açıklayacak” düşüncesine katılıyor musunuz? Böyle bir aday var mı?

Benim altılı masanın bir üyesi olduğumu siz de biliyorsunuz. Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Kafamda birinin olması önemli değil. Önemli olan altı liderin bir araya gelip ortak adayı belirlemesidir. Bu konuda da aramızda konuştuk. Şu aşamada Cumhurbaşkanı adayını konuşmanın ve tartışmanın manası yok. Cumhurbaşkanı adayının kim olduğu sorulduğunda niteliklerini belirleyelim ve kamuoyuna deklare edelim dediler. Yayınladığımız bildiride bu nitelikleri belirledik. Bu niteliklere uygun isim Millet İttifakı’nın adayı olarak açıklanacak ve seçimden sonra Cumhurbaşkanı olacak.

Altılı masadan çıkan isim niteliklere uymasına rağmen sizin onaylamadığınız ve mutabık kalmadığınız birisi olursa ne yaparsınız?

Altılı masa hep beraber üzerinde uzlaşacağımız bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın.

“AKP şu an birinci parti değil”

Ekonomi çok kötü durumda. Bireysel haklar, özgürlükler tartışılıyor. Bütün bunlara rağmen baktığınızda iktidar partisi bütün anketlerde yine birinci parti çıkıyor. Muhalefette ise oy açısından bir patlama görünmüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

AK Parti yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düşmüş durumda. Şu an birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti. Oyumuz yüzde 40 veya yüzde 50 oldu diye bir iddiamız yok. Ama trende baktığınız zaman Cumhuriyet Halk Partisi dikkatli ve istikrarlı bir şekilde oyunu yukarı doğru taşıyor. Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek.

6’lı msasada oy oranı daha düşük olan partilerle ittifak yapıyorsunuz. Ama oy oranı yüzde 10’un üzerinde gözüken HDP var. Bu HDP’yi dışarda tutmanız HDP seçmenini incitmez mi?

Hayır incitmez. HDP’nin de altılı masada olmak gibi bir iddiası yok. Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak.”

Paylaşın

Sosyal Medya Bağımlılığının Cinsel İşlevi Azalttığı Keşfedildi

Yapılan yeni bir araştırmaya göre Facebook, Twitter, Instagram ve benzerleri gibi sosyal medya platformlarının bağımlılık düzeyinde kullanımı bireylerin cinsel hayatını olumsuz etkiliyor.

Hakemli bilimsel dergi The Journal of Sexual Medicine’de yayımlanan araştırmada sosyal medya bağımlılığının hem kadınlar hem de erkekler arasında bir dizi cinsel sorunla bağlantılı olduğuna dair kanıtlar elde edildi.

Portekiz’deki Ispa-Instituto Universitário’daki William James Araştırma Merkezi’nde görev alan Rui Miguel Costa, “Sosyal medya kullanımı bağımlılık özelliklerini kazandığında ruh halini kötüleştirebilir” dedi:

Kötü ruh halinin cinsel zorluklarla ilişkili olduğu göz önüne alındığında, sosyal medya bağımlılığının cinsel zorluklarla bağlantısını inceleyen yeterince araştırma olmaması beni şaşırttı.

Araştırmada 946 kadın ve 235 erkek, cinsel işlev ve bağımlılık derecesinde akıllı telefon kullanımına dair soruların yer aldığı anketleri doldurdu.

Daha sonra 536 kadın ve 194 erkekten de sosyal medya ve cinsel hayatlarıyla ilgili anketleri doldurması istendi. Katılımcılar, son bir ay içinde karşı cinsten partnerlerle cinsel ilişkiye girmiş, yani aktif cinsel hayata sahip kişiler arasından seçildi.

Anketlerde, “Sosyal paylaşım sitelerinde daha fazla vakit geçirmek için ev işlerini ihmal ediyor musunuz?”, “Hayatınızdaki kişiler onlara ayrılan zamandan şikayetçi mi?”, “Sosyal ağ siteleri nedeniyle iş performansınız veya üretkenliğiniz düşüyor mu?” gibi sorular yer alıyordu.

Anket sonuçlarını değerlendiren araştırmacılar, sonunda sosyal ağ sitelerini sorunlu biçimde kullananların cinsel işlevinin azaldığını ve cinsel hayatlarında sıkıntı yaşadığını tespit etti.

Kadınlar arasında bu, daha az cinsel uyarılma, orgazm güçlüğü, cinsel tatminsizlik, cinsel ilişki sırasında ağrı gibi sorunlarla ilişkilendirildi.

Erkeklerde ise daha zayıf erektil fonksiyon, daha az istek, tatminsizlik ve orgazm olmada zorluk gibi durumlar saptandı.

Akıllı telefon kullanımının bağımlılık derecesine varması da cinsel sorunlarla ilişkilendirildi. Ancak bu durum, çoğunlukla sosyal ağ sitelerinin kullanımı kontrol altına alındığında ortadan kalkıyordu.

Araştırmacılar, makalede şu ifadelere yer verdi: Dolayısıyla, çoğunlukla cinsel işlevin azalmasıyla ilişkili olan durum, akıllı telefonların bağımlılık derecesinde kullanımı değil, sosyal ağ sitelerinin bağımlılık derecesinde kullanımı gibi görünüyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

İklim Krizi, Sıcak Hava Dalgalarını Sıklaştıracak

Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’ndeki basın toplantısında konuşan Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Taalas, son haftalarda Avrupa genelinde etkisini gösteren sıcak hava dalgasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Taalas, dünya genelinde temmuz ayı sonlarına doğru sıcaklıkların normal seviyenin üzerine çıkmasını beklediklerini söyleyerek iklim krizinin etkilerinin bu şekilde en az 2060’a kadar süreceğini belirtti. Taalas, sıcaklıkların asıl olarak insan faaliyetleri nedeniyle arttığını ve gezegenin geleceği için ciddi endişeleri olduğunu söyledi.

Sıcaklığın tarım üzerinde de büyük etkilerin görmeyi beklediklerini söyleyen Taalas, Avrupa’da bir önceki sıcak hava dalgaları sırasında gıda hasadın büyük bir kısmını kaybettiklerini ve Kovid 19 pandemisinin ardından henüz iyileşmeye başlayan turizm sektörünün de artan sıcaklıklardan etkilendiğini belirtti.

Olumsuz etkileri artacak

Taalas ayrıca, mevcut durumda –Ukrayna’daki savaş nedeniyle zaten küresel gıda krizi yaşanması gibi– sıcak hava dalgalarının tarımsal faaliyetler üzerinde daha fazla olumsuz etkileri olacağını da ifade etti.

Taalas, gezegen olarak buzulların erimesiyle ilgili oyunu çoktan kaybettiğimizi ve buzulların erimesinin önümüzdeki yüzlerce, hatta binlerce yıl devam etmesini beklediklerini; fakat sıcak hava dalgasının dünya için bir uyanış çağrısı olması gerektiğini söyledi.

Avrupa genelinde geçen aydan bu yana etkisini gösteren sıcak hava dalgaları nedeniyle İngiltere’de dün (19 Temmuz) “gece en yüksek sıcaklık” görüldü. Sıcak havalar nedeniyle geçen hafta Fransa, İspanya ve Portekiz’de ise en az 360 kişi hayatını kaybetmişti.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den Parti Teşkilatlarına Seçim Mesajı

Meclis’in tatile girmesiyle birlikte, partiler il ziyareti ve kapalı toplantılara ağırlık verdi. Her salı bir bölgenin il ve ilçe başkanlarıyla bir araya gelme kararı alan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bir otelde partisinin İç Anadolu il ve ilçe başkanlarıyla buluştu.

Habertürk’ten Mahir Kılıç’ın haberine göre, yaklaşık 7 saat süren toplantıda daha çok il ve ilçe başkanlarını dinleyen Akşener tek tek not aldı.

Uzun süren toplantıda seçim hazırlıkları değerlendirildi. Teşkilatlara “Seçim kapıda” diyen Meral Akşener’in seçim kanundaki değişikliği hatırlattığı, hem eski hem de yeni kanunu baz alarak seçim değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.

Olası erken seçim tartışmasının da gündeme geldiği o toplantıda, Akşener’in hem Kasım ayı veya 2023’ün bahar aylarında yapılacak erken seçim ve hem de zamanında yapılacak seçimler için teşkilatları uyardığı ve her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmalarını istediği kaydedildi.

“Bizlerin görevi, sizin yarınınızı, bugününüzü hazırlamak”

Öte yandan İYİ Parti Lideri Akşener, esnaf ziyaretleri kapsamında gittiği Giresun’un Yağlıdere ilçesinde konuştu.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, “Yahu alt tarafı siyaset yapıyoruz” ifadeleriyle Yağlıderelilere seslenen Akşener, “Siyaset ne biliyor musun kızım? Sana hizmet, senin geleceğini hazırlamak. Bizlerin görevi, sizin yarınınızı, bugününüzü hazırlamak. Biz siyasetçilerin görevi sizlerin, esnafın, fındık yetiştiricisinin, çiftçinin, köylünün, hayvan besicinin, işçinin, memurun, ev kadınının, üniversitede okuyan gencin, emeklinin, EYT’linin derdini öğrenip sonra çözüm üreterek size sunmak. Bu yapılıyor mu Türkiye’de, hayır. Birbirimizle dövüşmemizden sonra, birbirimizle konuşmamızdan sonra ‘ceketimi assam seçilirim’ diye bir siyaset çıktı. Sen çırak çıktın ama biz dövüştük. Senin işine yaramadı” dedi.

Akşener şu ifadeleri kullandı: Mesela KYK borçlarının faizlerinin silinmesini yerine getirdiler. Biz bir şey daha öneriyoruz. Bu çocukların iş bulamama gibi bir problemleri var. Bu çocukların iş bulmasını sağlamalıyız. Üniversite mezunu kredi almış çocuklarımızdan bahsediyorum. Onun için istihdam yaratmalıyız. Bu çocukların ana parayı ödeyebilmesi için de çalışması lazım. Bu çocuklar yan gelip yatmak istemiyor. İş istiyor iş.

Paylaşın

HDP’li Günay: Çözüm Başka Başkentlerde Değil, Bu Topraklarda

HDP Sözcüsü Günay, “Kürt sorunun çözümünü, Tahran’da, Bağdat’ta, Moskova’da, Washington’da, başka başkentlerde bulamazsınız, çözüm bu topraklardadır, bu toprakların halklarının eşit ve özgür yaşam koşullarının yaratılmasındadır” dedi.

Suruç katliamının 7. Yıldönümüyle ilgili de konuşan Günay, “10 Ekim katliamı gibi Suruç Katliamında da Türkiyeli devrimcilerin hedef alınması, dayanışmayı kırmaya yönelikti. Bu insanlık dışı saldırı aynı zamanda yeni bir çatışma ve savaş dönemine atılan ilk adım oldu ve o günden bugüne Türkiye halkları büyük insanlık suçlarıyla karşı karşıya” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partinin genel merkezinde haftalık basın toplantısını düzenledi.

Ebru Günay’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlardaki NATO, ABD ve Rusya’yla yaptığı tüm görüşmeler Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına yapılacak saldırı izni yani Kürt kazanımlarını boğma amaçlıdır.

Kürt sorunun çözümünü, Tahran’da, Bağdat’ta, Moskova’da, Washington’da, başka başkentlerde bulamazsınız, çözüm bu topraklardadır, bu toprakların halklarının eşit ve özgür yaşam koşullarının yaratılmasındadır.

Bu zirvelerden çıkan sonuçların hiçbiri Türkiye halklarının yararına değildir, şimdiye kadar bu zirvelerden çıkan sonuçlar acı ve gözyaşından başka bu halka ve topluma bir şey vermedi, bundan sonra da vermeyecektir.

Bu zihniyet, Rojava devrimini boğmak için saldırı planlarından başka bir çıkar yol düşünemiyor, ülke ülke, başkent başkent yardım dileniyor.

“IŞİD güçlenirken seyirci kalınıyor”

Neden bu kadar düşmanlık besliyorsunuz halklara karşı, sizin düşmanlık beslediğiniz Kuzey ve Doğu Suriye topraklarında barış hakim, ortak yaşam hakim. Bu topraklarda IŞİD karanlığı yenilgiye uğratıldı, kadınları köleleştiren zihniyet bozguna uğradı. Bu yüzden mi bu kadar öfkelisiniz?

IŞİD çeteleri Türkiye’nin içerisinde sayılabilecek sınırlarda tekrar güçlenmeye çalışırken, IŞİD liderleri güvenli bölge olarak buraları seçip, buralarda saklanırken iktidar sessiz ve seyirci kalıyor. Çünkü iktidarın tüm ajandası Kürtlere yönelik savaş ve operasyonlara göre hazırlanıyor.

Fakat biz bir kez daha buradan uyarmak istiyoruz: Kürt halkına karşı yürütülen düşmanlık ve savaşın kazananı halklar değil, saraylar, çeteler ve savaşla ömrünü uzatmaya çalışan despot iktidarlar olacaktır.

Kürt kazanımlarına, Kürt topraklarına saldırmak Kürt halkına, Ortadoğu ve Türkiye halklarına acı, yoksulluk, derin ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık dışında hiçbir şey getirmedi, getirmeyecek. Bu bin kez denendi ve bin kez tecrübe edildi.

“Operasyon hazırlığı Suriye’yi kapsıyor”

“İktidarın hazırlığını yaptığı operasyon girişimi sadece Kuzey ve Doğu Suriye topraklarıyla sınırlı değil bir bütün olarak Suriye’yi de kapsayacak bir boyut taşıyor. Hem Kuzey ve Doğu Suriye yönetiminin hem de Suriye hükümeti yetkililerinin açıklamaları bu yönde.

Kuzey ve Doğu Suriye topraklarını işgal etme, Kürt kazanımlarını ortadan kaldırma politikası bugün bir kez daha, Suriye ve tüm Ortadoğu’da yıllardır sağlanmaya çalışılan istikrarı bozup, IŞİD ve türevi çetelerin tekrar güçlenmesine, yeni felaketlere, binlerce ölüme, milyonlarca göçe, mülteciye ve elbette ki büyük ekonomik kayıplara sebep olmaya gebedir.”

Paylaşın