Akşener’den Kurmaylarına ‘Adaylık’ Uyarısı: Olmayacağım

Partisinin başkanlık divanı toplantısında, ‘ortak aday’ açıklamasını değerlendiren İYİ Parti Lideri Akşener, “Adaylığım tartışmaya kapalı. Aday değilim, olmayacağım. Birinci parti olursak başbakanım” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin başkanlık divanı toplantısında, geçen pazar yapılan 6’lı masa toplantısı ve toplantının ardından yapılan “ortak aday” açıklamasını değerlendirdi.

Akşener önceki gün kurmaylarıyla bir araya geldi. Edinilen bilgiye göre başkanlık divanının ana gündem maddesinde, 6’lı masanın son toplantısı vardı.

Divanda, bildiri metnindeki ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusundaki kararlılığı belirten maddesine başlık açıldı. Maddenin, çoklu aday tartışmalarına son vermesi açısından da önemli olduğu belirtildi.

Cumhuriyet’ten Gazmce Kolcu imzalı habere göre, Akşener, buluşmayı kurmaylarına anlatırken kendisinin adaylığının “yazılıp çizildiğine” dikkat çekerek “Adaylığım tartışmaya kapalı. Böyle bir şey (adaylığım) söz konusu değil. Ben aday değilim, olmayacağım” ifadelerini kullandı. Akşener, “Başbakanlık” sözlerini yineleyerek “Birinci parti olursak başbakanım” dedi.

Erken seçim mi?

Toplantıda ayrıca seçimin erken mi zamanında mı yapılacağı, seçim güvenliği, Akşener’in saha çalışmaları, il ve ilçe gezileri de gündeme geldi. Parlamenter sistemin temel ilkelerinin çalışıldığı komisyonların önemine işaret edilirken 6’lı masanın “ortak sorunlar ortak sorumluluk” misyonuna dikkat çekildi.

Paylaşın

Karamollaoğlu: Kılıçdaroğlu’nun Adaylığı Güçlü Bir İhtimal Olabilir

SP Lideri Karamollaoğlu, “Kılıçdaroğlu’nun altılı masanın adayı olmasına ne dersiniz?” sorusuna ”Güçlü bir ihtimal de olabilir. Ama bir ihtimal biz Kılıçdaroğlu da dahil altı partinin liderleri biz bunu seçim tarihi ilan edildikten sonra ilan edeceğiz.” şeklinde cevap verdi.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altılı masanın ilk turunu tamamlamasının ardından, Salı akşamı Karar TV yayınına katıldı.

SP Lideri Karamollaoğlu, “Ortak adayla çıkarsak seçimlerde aday kim olursa olsun yüzde 90 kazanırız. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı güçlü bir ihtimal olabilir.” dedi; seçim tarihi açıklandıktan sonra adaylarını duyuracaklarını açıkladı.

Karamollaoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olma ihtimaliyle ilgili şunları söyledi:

“Şu an altılı masada bir ayrılık görünmüyor. En önemli konu cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Bu konuda da müşterek bir adayın belirlenmesi kararlandı. Burada çok net bir tavrımız var. Seçim tarihi ilan edildiği zaman adayı belirleyeceğiz. Bu kararda herkes ittifak etti.

Tek adayla çıkılması en isabetli tavırdır. Ortak adayla çıkarsak seçimlerde aday kim olursa olsun yüzde 90 kazanırız. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı güçlü bir ihtimal olabilir. Kılıçdaroğlu da dahil altı partinin liderleri seçim tarihi ilan edildikten sonra adayımızı açıklayacağız. Şu an da böyle bir münakaşanın içine girme ihtiyacı duymuyorum.”

“Erdoğan, halkın desteğini yitirdi. Erdoğan, güçlü bir aday değil.” diyen Karamollaoğlu, “Kılıçdaroğlu’nu kendi partisi içerisindekiler aday olarak görmek istiyor. Bu normal bir şey. Ama onun adaylığı konusundaki düşüncemi söyleyemem. Bizim gündemimizde cumhurbaşkanı adayı yok.” diye konuştu.

Paylaşın

Katar, Ücretlerinin Ödenmemesini Protesto Eden Göçmen İşçileri Sınır Dışı Etti

Katar’da 20 Kasım’da başlayacak Dünya Kupası hazırlığı kapsamında çalıştırılan göçmen işçiler, günlük ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle protesto gösterisi düzenledi. Katar, gösteriye katılan göçmen işçileri sınır dışı ederek ülkelerine gönderdi.

14 Ağustos’ta Al Bandary International Group’un başkent Doha’daki ofisinin önünde toplanan 60’ın üzerindeki işçinin bir kısmı, yedi aydır kendilerine ödeme yapılmadığı ifade etti.

Protesto gösterisini durdurmak üzere olay yerine giden Katar polisi, işçiler gözaltına aldı. Gözaltına alınan işçilerden bir kısmı sınır dışı işlemlerinin ardından ülkelerine geri gönderildi.

Sınır dışı edilen işçi sayısıyla ilgili net bir bilgi ise yok.

Hükümet, sınır dışı edilen göçmenlerin “güvenlik kanunlarını ihlal ettiğini” savundu.

2010’da bu yıl yapılacak Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hak kazanan Katar, ülke genelinde altyapı çalışmalarını hızlandırdı, çok sayıda stadyum ve otel inşa etmeye başladı.

Ancak bu yoğun çalışmalar sırasında yıllar içinde işçilere yönelik muamele sık sık gündeme geldi.

Al Bandary International Group adlı şirket de çoğunlukla inşaat işlerini üstleniyor. Protestoya katılan işçilerin Dünya Kupası için yürütülen inşaat çalışmalarına katılıp katılmadığı bilinmiyor; şirket yetkilileri de açıklama yapmaktan kaçınıyor.

Sayı ve çalıştıkları işle ilgili detay verilmese de, BBC’ye yaptığı açıklamada Katar hükümeti, Doha’daki protestoya katılan bazı göçmen işçilerin “güvenlik kanunlarını ihlâl ettiği için” gözaltına alındığını doğruladı.

“Barışçıl kalmayı reddeden az sayıdaki işçinin” sınır dışı edildiği de belirtiliyor. İşçi hakları üzerine uzmanlaşan insan hakları örgütü Equidem, bu işçilerin çoktan ülkelerine gönderildiğini duyurdu.

Katar hükümeti, maaşları ödenmeyen tüm işçilere geriye dönük olarak da ödemelerin yapılacağı ve haklarının verileceğini söyledi.

Al Bandary adlı şirketle ilgili halihazırda işçilere ödeme yapmadığı gerekçesiyle soruşturma yürütüldüğünü, verilen son ödeme tarihinde de ödeme yapılmaması durumunda şirketle ilgili adım atılacağını belirtti.

Equidem’in başındaki Mustafa Kadri, BBC’ye “Hepimiz Katar ve FIFA tarafından aldatıldık mı? Bize Dünya Kupası’nı Katar’da, insanların fikirlerini dile getirdiği için cezalandırıldığı bu ülkede yapılmasının herhangi bir etik şüphe doğurmadığını söylüyorlar” açıklamasını yaptı.

Protestoya katılan işçiler Bangladeş, Hindistan, Nepal, Mısır ve Filipinler’den geliyor. İşçilerle iletişim halinde olduğunu belirten Kadri, polislerin işçilere “Sıcak havada protesto gösterisi yapabiliyorsanız, klimasız da uyuyabilirsiniz” dediğini ifade etti:

“42 derecede protesto yapan işçilerin ne kadar çaresiz bir durumda olduğunu tahmin edebilirsiniz. Siyasi aktör değiller, sadece emeklerinin karşılığını istiyorlar.”

Bu yılın başında BBC Arapça Servisi’nın araştırması, Katar’ın zor şartlarda çalışırken sıcak çarpması sebebiyle hayatını kaybeden işçilerin sayısını tam olarak açıklamadığını ortaya koymuştu. FIFA da aynı dönemde “insan hakları ihlâlleriyle karşılaşan göçmen işçiler için 440 milyon dolar toplanması” çağrısı yapmıştı.

Al Bandary, BBC’nin son olaylarla ilgili sorularına yanıt vermedi.

Katar hükümeti, ülkedeki göçmen işçilerin yüzde 96’sının maaş koruma sistemi altında çalıştığını; ödeme tarihine kadar ücretlerin Katar bankaları aracılığıyla ödendiğini ve eksikliklerin bu sayede takip edilebildiğini söylüyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Valilere Uyarı

Zeytinli Rock Festivali ve ‘Milyon Fest Fethiye’ festivalinin yasaklanmasına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, valilere “Devam ederseniz, milyonları karşınızda bulacaksınız” uyarısı yaptı.

Haber Merkezi / Balıkesir Burhaniye’de 17-21 Ağustos’ta yapılması planlanan Zeytinli Rock Festivali’nin iptalinin ardından, Muğla’da da ‘Milyon Fest Fethiye’nin iptal edildiği duyurulmuştu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kararlara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Valileri uyarıyorum; öyle kafanıza göre gençlerin eğlenmesini yasaklayacaksınız, biz hepimiz de boynumuzu eğeceğiz mi zannediyorsunuz? Yok öyle yağma. Konser yasaklamaya devam ederseniz, milyonları karşınızda bulacaksınız. Şakşakçılık yapmayın, devletin valisi olun. Devletin!”

Ne olmuştu?

Türkiye’nin en büyük müzik festivalleri arasında yer alan ‘Milyon Fest Fethiye’nin Muğla Valiliği tarafından iptal edildiğini duyurulmuştu. Yasak kararının ardından Muğla Valiliği sorumluluğu Fethiye Kaymakamlığı’na, Kaymakamlık ise Valiliğe atmıştı.

Balıkesir Burhaniye’de 17-21 Ağustos’ta yapılması planlanan ve biletleri günler öncesinden satışa çıkan Zeytinli Rock Festivali’nin Burhaniye Kaymakamlığı tarafından ‘kamu güvenliği’ gerekçe gösterilerek iptal edilmişti.

Her iki kararda kamuoyunda tepki ile karşılanmıştı.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Göçmen’ Açıklaması

Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, göçmenlerle ilgili yaptığı açıklamada, “Düzensiz göç sorunu akıl ve vicdanla çözülmelidir. Gönüllü, onurlu ve güvenli bir geri dönüşün altyapısını oluşturup, bunu hayata geçireceğiz” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, göçmenlerle ilgili olarak sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Davutoğlu, açıklamasında, “Bugün Türkiye’de iki yaklaşım görüyoruz. Ortada sanki hiçbir sorun yokmuşçasına bu düzensiz göç olgusunun karşısında aciz bir tutum sergileyen, her kafadan bir sesin çıktığı iktidarın yaklaşımı. İktidarın şu anda bir göç politikası yoktur. Bunun karşısında iktidarın acziyetinden güç alan mazlum-zalim ayrımı yapmaksızın sadece kısa dönemli çıkarları düşünen ileri aşamalarda ırkçılığa giden bir yaklaşım. Bunun ikisi de tehlikelidir” dedi.

“Türkiye ciddi bir düzensiz göç olgusuyla karşı karşıyadır ve mutlaka tedbir alınmalıdır” diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Bu tedbir hiçbir zaman insan haklarına aykırı olamaz. Millet vicdanına da yabancı kalamaz. Zorluklarla karşılaşacağız, bu coğrafya kolay bir coğrafya değil. Biz Gelecek Partisi olarak gördüğümüz hiçbir resimden korkmayız, yılmayız, geri adım atmayız. Resmi doğru çekeriz, çözümü hamasi olmayan rasyonel bir zemine oturturuz. Rasyonel zemin nedir: Gönüllü, onurlu ve güvenli bir geri dönüşün altyapısını oluşturmak ve bunu hayata geçirmektir.”

Paylaşın

Uzaydaki Kayıp Gizemli Maddenin Sırrın Çözüldü

Bilim insanları uzayda yok olmuş gibi görünen gizemli ve kayıp maddeyi sonunda tespit etti: Bulgunun gezegenler hakkında bildiklerimizin çoğunda muazzam etkileri olabilir.

Yıldızlar büyürken, etraflarında bol miktarda karbonmonoksit bulunur. Karbonmonoksit, yeni gezegenlerin hayata başladığı ön gezegen disklerinde parlar ve bilim insanlarınca kolayca tespit edilebilir.

Fakat bilim insanları son yıllarda bu karbonmonoksit kütlelerinin büyük bir kısmının eksik olduğunu buldu.

Araştırmacılar bu disklerde ne kadar karbonmonoksit olması gerektiğini hesaplayıp bunu gözlemleriyle karşılaştırdıklarında, hesaplar tutmuyor gibi görünüyordu.

Ama anlaşılan o ki bilim insanları bu gizemi çözdü. Araştırmacılar, kayıp maddenin disklerin içindeki buz oluşumlarında saklandığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten NASA Hubble bursiyeri Diana Powell, “Bu, gezegenleri oluşturan disklerdeki çözülmemiş en büyük gizemlerden biri olabilir” dedi.

Gözlemlenen sisteme bağlı olarak, karbonmonoksit seviyeleri olması gerekenden üç ila 100 kat daha az görünüyor; hesaplar muazzam oranda tutmuyor.

Kayıp maddenin gizemi sadece kendi özelinde önemli bir inceleme alanı değil. Karbonmonoksit aynı zamanda bize evrenin diğer kısımları hakkında da bilgi verir. Bu nedenle ölçümünde yaşadığımız herhangi bir sorun, diskleri ve oluşturdukları gezegenlere dair anlayışımızı etkileyebilir.

Dr. Powell, “Karbonmonoksit esasen diskler hakkında bildiğimiz her şeyi (kütle, bileşim ve sıcaklık gibi) tanımlayıp takip etmek için kullanılıyor” dedi.

Bu, disklerden yaptığımız çıkarımların çoğunun hatalı ve belirsiz olduğu anlamına gelebilir çünkü bileşiği yeterince iyi anlamıyoruz.

Dr. Powell kayıp karbonmonoksiti bulma çabasında maddenin bir halden diğerine geçme modellerini kullandı, örneğin katının sıvıya dönüşürken erimesi gibi. Bu tür modeller uzak gezegenleri incelemek için kullanılır fakat buzun parçacıklar üzerinde nasıl oluştuğunu anlamamıza da sağlar.

Bu modeli uyarlayan Dr. Powell, karbonmonoksitin zamanla nasıl değiştiğini anlamaya çalıştı. Daha sonra modeli, üzerinde ayrıntılı olarak çalışılan bazı disklerdeki gerçek karbonmonoksit gözlemleriyle karşılaştırdı ve birbirleriyle uyumlu çıktılar.

İleri araştırmalarda modeli daha fazla denemek için NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu kullanılabilir. Ayrıca model nihayetinde disklerdeki buzu da tespit edebiliyor.

Bulgular, Nature Astronomy akademik dergisinde yayımlanan “Yüzey enerjisinin etkilediği buz oluşumuyla ön gezegen disklerindeki gaz halindeki CO’nun tükenmesi” (Depletion of gaseous CO in protoplanetary disks by surface-energy-regulated ice formation) başlıklı yeni bir makalede açıklandı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Karamollaoğlu İstedi, Bildiride ‘Birliktelik’ Vurgusu Yapıldı

6’lı Masa’nın ilk tur görüşmeleri önceki gün tamamlandı. Toplantıya ev sahipliği yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bir süre önce yaptığı “Yeni sistemde ittifaklara gerek kalmadı” yönündeki açıklaması nedeniyle ortaya atılan “Masa’da çatlak var” söylentilerini bertaraf etmek için yayınlanacak bildiride özellikle ‘Birliktelik’ vurgusu yapılmasını istedi.

Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre bunun üzerine bildiride, “Siyasi iktidarın ortaklarının ve varlıklarını iktidarın varlığına adamış medyanın, tüm siyasi mühendislerin çabalarına, hakaretlerine, isnatlarına ve iftiralarına rağmen milletimize umut olmanın verdiği güç ile” vurgusu yapıldı.

Açıklamada ayrıca “Bugünden itibaren seçim öncesi, dönemi, sonrası olmak üzere önümüzdeki süreçlerde istişareye önem veren anlayışımızla birlikte yol yürümeye devam etme kararlılığında olduğumuzun altını tekrar çizmek isteriz” ifadesi yer aldı.

Açıklamanın tamamı şöyle: 

“Toplumun her bir kesimini ve 85 milyon insanımızı en geniş yelpazede temsil eden altı siyasi parti olarak Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına yaraşır bir Türkiye’yi inşa etmek ve vatandaşlarımızın tüm problemlerine çözüm oluşturmak amacıyla başlattığımız “Liderler Buluşmaları”nın birinci turunu, bugün Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz 6. toplantımızla tamamlıyoruz.

Siyasette istişareyi, nezaketi, centilmenliği ve iş birliğini ilke olarak benimsemiş partilerin Genel Başkanları olarak;

Ülkemizi hızla felakete sürükleyen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin doğal sonuçlarına, yani; ekonomide iflasa, iç ve dış politikada itibarsızlaşmaya, kamu kurum ve kadrolarındaki çürümeye, yaşanan sosyolojik ve psikolojik çöküntüye dur demek için ilk kez 12 Şubat 2022 tarihinde bir araya gelerek ortaya koyduğumuz kararlılığımızla milletimize umut olduk.

O tarihten sonra Türkiye’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlaşılmış ve milletimiz tarafından “6’lı Masa” olarak adlandırılan iş birliğimiz, kararlılıkla bugünkü aşamasına gelmiştir.

Bilinmelidir ki bugün, 12 Şubat’tan çok daha kararlı ve umutluyuz!

Siyasi iktidarın, ortaklarının, varlıklarını iktidarın varlığına adamış medyanın tüm siyasi mühendisliklerine, çabalarına, hakaretlerine, isnatlarına ve iftiralarına rağmen milletimize umut olmanın verdiği güçle 28 Şubat 2022 tarihinde “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metnimizi” geniş katılımlı bir organizasyonla kamuoyu ile paylaştık.

Kurduğumuz komisyonlarla, ortaya koyduğumuz ilkeleri tek tek hayata geçirme hazırlıklarımızın hukuki ve toplumsal alt yapılarını güçlendirecek adımlar attık.

Bu çerçevede; geçtiğimiz süreç içinde “Temel İlkeler ve Hedefler”, “Seçim Güvenliği” ve “Bazı Ekonomik Kurumların Reformu” komisyonlarının metinlerini kamuoyu ile paylaştık. Diğer komisyon çalışma ve raporlarını da gözden geçirdik.

Ayrıca son toplantımızdan bu yana kamuoyunun gündeminde olan güncel ekonomik, iç ve dış siyasi gelişmeleri de değerlendirdik.

Ortak sorunlarımız karşısında ortak sorumluluklarımızın ağırlığını hepimiz omuzlarımızda hissediyor ve iş birliği kararlılığımızı da bu sorumluluk bilinciyle sürdürüyoruz.

Bugünden itibaren seçim öncesi, seçim dönemi, seçim günü ve seçim sonrası olmak üzere önümüzdeki tüm süreçlerde istişareye önem veren anlayışımızla birlikte yol yürümeye devam etme kararlılığında olduğumuzun altını tekraren çizmek isteriz.

‘Mücadelemiz ve iş birliğimiz, hedef ve ilkelerimiz doğrultusunda devam edecek’

Ülkemizi, hemen her alanda içine sürüklendiği bu krizlerden düzlüğe çıkarana ve her bir insanımızın rahat bir nefes alacağı günleri birlikte kurana dek; mücadelemiz ve iş birliğimiz, hedef ve ilkelerimiz doğrultusunda devam edecektir.

Şu hususu da özellikle kamuoyuna beyan etmek isteriz ki, son dönemlerde yoğunlaşan partilerimize yönelik baskı ve şiddet uygulamaları mücadele kararlığımızı asla sarsamayacaktır.

Milletimizin bunca senedir uğradığı hayal kırıklıklarının farkındayız. Bu hayal kırıklıklarını gidermek üzere insanımızın beklenti ve taleplerini karşılayacak liyakatli kadrolarla ve etkin politikalarla milletimizin karşısına çıkacağız.

Milletimiz emin olsun; ortak Cumhurbaşkanı adayımız hem “Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. Cumhurbaşkanı” hem de sadece bu masa etrafında bir araya gelen siyasi partilere oy verenlerin değil, “Herkesin Cumhurbaşkanı” olacaktır.

Milletimiz müsterih olsun; bu karanlık günlerin bitmesine çok az kaldı.

Bu topraklarda;

  • Toplumsal kutuplaşma son bulacak; toplumsal barış hâkim olacak.
  • Öfke ve nefret dili kaybedecek; nezaket ve karşılıklı saygı kazanacak.
  • Demokrasi ve hukukun üstünlüğü tesis edilecek.
  • Ahlaki yozlaşma ve manevi tahribatın önüne set çekecek etkin politikalar geliştirilecek.
  • Rüşvet, torpil, iltimas gidecek; adalet, dürüstlük ve liyakat gelecek.
  • Hak eden hak ettiğini eksiksiz alacak.
  • İsraf ve hayat pahalılığı son bulacak; üretim esas alınacak.
  • Geniş halk kitlelerinin yoksullaşmasına yol açan bir avuç rantiyeciye kaynak aktarımına son verilecek.

Şimdi, karamsarlığa kapılma zamanı değildir! Zaman, her geçen gün umudu büyütme zamanıdır.

Çünkü biz kazanacağız, Türkiye kazanacak! Biz kazanacağız, 85 milyon insanımız kazanacak!

Bu vesileyle milletimizin özgürlüğü, birliği ve beraberliği önünde hiçbir engelin duramayacağını simgeleyen 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve tazimle anıyoruz.

Bu inanç ve kararlılıkla iş birliğimizin çok daha güçlü bir şekilde devam edeceğini ve bir sonraki toplantımızı 2 Ekim 2022 Pazar günü saat 14.00’da CHP Genel Merkezinde gerçekleştireceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız…”

Paylaşın

ABD’den Türkiye’ye Suriye Uyarısı: Tüm Taraflar Ateşkes Hattını Korumalı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Suriye’nin kuzeyinde son günlerde artan şiddet konusunda açıklama yaptı: Derin endişe duyuyoruz ve tüm taraflara ateşkes hattını koruma çağrısında bulunuyoruz.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yeni bir harekât düzenlemekten söz ettiği bir dönemde bölgede şiddet tırmanırken ABD’den yeni açıklama geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Suriye’nin kuzey sınırında artan şiddetten “derin endişe duyduklarını” söyledi.

Price, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada “ABD, Suriye’nin kuzey sınırı boyunca son dönemde düzenlenen saldırılardan derin endişe duyuyor ve tüm taraflara ateşkes hattını koruma çağrısı yapıyor” dedi.

ABD’li sözcü, “El Bab, Haseke ve diğer yerlerdeki sivil ölümlerden büyük üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullanırken, Washington’ın “IŞİD’in kalıcı şekilde yenilgiye uğratılmasına ve Suriye ihtilafına siyasi çözüm bulunmasına bağlılığının sürdüğünü” belirtti.

Suriye’nin Haseke kentinde cuma günü Birleşmiş Milletler’in bir eğitim yardımı programına katılan ve voleybol oynamakta olan bir grup kız çocuğun insansız hava aracı saldırısıyla hedef alındığı, dört çocuğun öldüğü, 11 kişinin yaralandığı belirtilmişti. Yerel kaynaklar saldırıdan Türkiye’yi sorumu tutmuştu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Türkiye destekli isyancıların kontrolünde bulunan El Bab’da “rejim yanlısı güçlerin bir pazar yerine saldırması sonucu” altısı çocuk 17 sivilin öldüğünü, 35 kişinin de yaralandığını duyurmuştu. Bu saldırının, Türkiye’nin geçen hafta en az üç Suriye askerinin ölümüne yol açan hava saldırısına misilleme olarak Şam yönetimi tarafından düzenlendiği öne sürülmüştü.

(Kasa: Kısa Dalga)

Paylaşın

‘Altılı Masa’da Neler Konuşuldu, Hangi Adımlar Kararlaştırıldı?

Güçlendirilmiş parlamenter sistem etrafında bir araya gelen 6 muhalefet partisi lideri, ilk tur görüşmeleri tamamladı. Kulislere yansıyan bilgilere göre, gündemin ana maddesini, “parlamenter sisteme geçiş süreci”nin planlamasına dönük atılacak adımlar oluşturdu.

Edinilen bilgiye göre liderlerin son biçimini vermesi kararlaştırılan geçiş sürecine dönük ilk olarak cumhurbaşkanının yetki ve yönetim usullerinin düzenlenmesi ve kamuoyuna deklare edilmesi benimsendi.

CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Demokrat Parti liderleri, Pazar günü Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun evsahipliğinde bir araya gelerek, birinci tur görüşmeleri tamamladı.

6 siyasi parti ilk kez bir sonraki toplantı tarihini de bildiriyle açıkladı. Liderler Eylül ayı boyunca sahada olacağı için ikinci turun TBMM’nin açılmasının ardından Ekim ayında yapılması kararlaştırıldı.

İkinci turda somut adımlar atılacak

Liderlerin ilk tur görüşmelerinde, güçlendirilmiş parlamenter sistem, seçim güvenliği ve ortak iktidar hedeflerine dönük ilkeler ile yasal ve anayasal altyapının oluşturulmasına dönük adımlar ön plana çıkmıştı.

Edinilen bilgiye göre Pazar günkü toplantıda, ilk toplantının yapıldığı 12 Şubat’tan bu yana yapılan çalışmalar üzerinden geçilirken, bundan sonrasına dönük izlenecek strateji görüşüldü.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, bu çerçevede, ikinci tur görüşmeler, artık alınan kararların somut olarak yaşama geçirileceği bir süreç olacak. Başta ekonomi olmak üzere, siyasi partilerin ortak aday, seçim işbirliği ve iktidara gelinmesi halinde izlenecek politikalara ilişkin programlar kamuoyu ile paylaşılacak.

‘Aday ve ittifak yeni yılda’

Yansıyan bilgilere göre, toplantıda ağırlıklı olarak parlamenter sisteme geçiş sürecinin planlaması konusu ele alındı. Partilerin kendi içlerinde yaptıkları çalışmalara liderlerin son biçimi vermesi kararlaştırılırken, bu çerçevede ilk olarak cumhurbaşkanının yetki ve yönetim usulleri belirlenecek ve kamuoyuna da açıklanacak.

Toplantıya ilişkin BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a bilgi veren bir kaynak, toplantıda somut bir takvim belirlenmemekle birlikte, ilk önce geçiş sürecinin netleşeceğini, daha sonra ise aday ve ittifak konularının ele alınabileceğini ifade etti:

“6’lı masanın baştan beri üç tane temel hedefi var; ortak aday çıkarmak, geçiş sürecini birlikte planlamak ve birlikte yönetmek, anayasa değişikliğini sağlayacak kadar milletvekili çıkarmak.

“Bu ortak hedefler doğrultusunda adımlar atılıyor. Toplantıda asıl konuşulan şey, geçiş sürecinin planlaması. Daha çok buna  zaman ayrıldı. Çünkü biraz bu süreci bizzat liderler götürecek.”

Cumhurbaşkanının yetkilerinin de bu çerçevede konuşulduğunu belirten kaynak, “Yani aday olacak kişi, yetkilerinin ne olduğunu önceden bilecek, buna göre karar verecek” dedi.

“En fazla milletvekilini çıkaracak seçim işbirliği formülü” üzerinde de çalışıldığını belirten kaynak şu bilgilere yer verdi:

“Bu ikili, üçlü ittifaklar olabileceği gibi tek bir ittifak da olabilir. İttifak konusunda esnek modellemeler yapmakta hiçbir sıkıntı yok.  En fazla milletvekili çıkaracak formüller diyoruz ya bunlar çalışılıyor. Aday meselesi ise en son açıklanacak konu olur. Geçiş süreci yıl sonuna kadar tamamlanır. Aday ismi ve ittifaklar ancak seçim sürecinde netleşir, eğer bir baskın seçim olmazsa, ki çok zayıf ihtimal, yılbaşından önce bu konularda netleşme olmaz.”

‘Masaya zarar vermeyelim’

Liderler veya parti yöneticilerinin yaptığı bazı açıklamaların, 6’lı masa aleyhine kullanıldığı ve  “kriz olduğu” izlenimi yaratılmaya çalışıldığı değerlendirmesinin de yapıldığı toplantıda, “masaya zarar verecek söylemlerden kaçınılması” konusunda görüş birliğine varıldı.

Geçen Temmuz ayında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’la Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu arasında “ortak deklarasyon” polemiği yaşanmıştı. SP Genel Başkanı Temel Karamollağolu’nun da yeni seçim sistemini işaret ederek, “ittifakların artık eski öneminin kalmadığı” sözleri, 6’lı masada “çatlak” olarak yorumlanmıştı.

Paylaşın

Reuters: ABD, Taliban’la Görüşmelere Devam Edecek

Taliban’ın ayak sürümesine ve öldürülen El Kaide lideri Eymen ez-Zevahiri’nin Afganistan’ın başkenti Kabil’de yaşayabilmesine rağmen ABD’nin, dondurulan varlıkların serbest bırakılması için görüşmelere devam edeceği öne sürüldü.

Reuters’ın konu hakkında bilgisi olan ve adı açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberde bu kararın, ülkede giderek büyüyen insani krize dair Washington’da artan endişeleri gösterdiği yazıldı.

Taliban’ın geçen sene yönetimi ele geçirmesinden sonra Washington, Kabil’in 7 milyar dolarını ABD’de dondurmuştu. Şubat ayında Beyaz Saray, 3,5 milyar doların 11 Eylül kurbanlarının halen devam eden hukuki süreçleri ve tazminat talepleri için ayrılmasına karar vermişti. Paranın diğer yarısının da insani yardım temelinde doğrudan Afgan halkına aktarılacağı açıklanmıştı. Bunun için ABD’nin müttefikleriyle birlikte İsviçre merkezli uluslararası bir fon oluşturması bekleniyor.

Kimliğinin gizli tutulması koşuluyla konuşan iki kaynağa göre ABD’nin Dışişleri ve Hazine bakanlıklarından yetkililer, bağımsız analistlere 11 Ağustos’ta verilen brifingde, yavaş olmasına rağmen görüşmeleri sürdüreceklerini söyledi.

ABD’li bir yetkilinin, Taliban ve Afganistan Merkez Bankası’nın “hızlı hareket etmediğini söylediği” öne sürüldü.

Haber ajansı, Dışişleri Bakanlığı’nın brifing hakkında yorum yapmaktan kaçındığını ancak bir kaynağın bunu doğruladığını yazdı.

Söz konusu paradan Afganistan Merkez Bankası’nın yeniden sermayelendirilmesinde, Afgani’nin değerinin artırılmasında ve enflasyonda mücadelede de hedefleniyordu.

Ancak El Kaide lideri ez-Zevahiri’nin Kabil’de öldürülmesinin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, merkez bankasının yeniden sermayelendirilmesini “kısa vadeli bir seçenek olarak görmemeye” başladı. Zira paranın, terör örgütlerine aktarılabileceği endişesi arttı.

Habere göre ABD’li yetkililer brifingde, görüşmelerin Taliban’ın uluslararası camianın ortak olduğu taleplere direnmesi yüzünden de zorlaştığını söyledi.

Bu talepler arasında Afganistan Merkez Bankası’nın başına deneyimli profesyonellerin getirilmesi var. Ayrıca kara para aklanmaması için bağımsız bir kurul oluşturulmasının prensipte kabul edilmesine rağmen resmiyete dökülmediği de iddia edildi.

Taliban’ın ayrıca, uluslararası yardım fonlarını Birleşmiş Milletler aracılığıyla Kabil’deki insani yardım kuruluşlarına dağıtılmasını kabul etmediği öne sürüldü.

ABD “Alternatif yollar arıyoruz” açıklamasını yapmıştı

Joe Biden yönetimi, dondurulmuş 3,5 milyar doları Afganistan Merkez Bankası’na yakın zamanda iade etmeyeceğini iki hafta önce açıklamıştı.

ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Thomas West, The Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada “Afganistan Merkez Bankası’nın yeniden sermayelendirilmesini kısa vadeli bir seçenek olarak görmüyoruz” demişti.

Aylardır Afganistan Merkez Bankası’yla görüşmelerin sürdürüldüğünü ifade eden West, 3,5 milyar doların teröristlerin eline geçmeyeceğine inanmaları için yeterli güvencenin verilmediğini vurgulamıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da milyonlarca kişinin açlıkla boğuştuğu ülkenin parasını Afganlar için kullanmak üzere alternatif yollar aradıklarını Washington’da gazetecilere ifade etmişti.

Taliban’ın kadınlara yönelik baskısıyla dikkat çeken demokrasi karşıtı tutumları, Batı’nın tepkisini topluyor. El Kaide lideri Eymen ez-Zevahiri’nin başkent Kabil’in merkezindeki bir evde yaşayabilmesi de bu tepkiyi büyüttü.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 11 Eylül saldırılarının da aralarında bulunduğu pek çok eylemden sorumlu bu önemli ismin Kabil’de yaşamasının, iki ülke arasındaki çekilme anlaşmasının ihlali anlamına geldiğini söylemişti. Ancak Taliban, Zevahiri’den haberdar olmadığını öne sürüyor.

Paylaşın