Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 40,8 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Haber Merkezi / Öte yandan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 1 Mart ile biten haftada, 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar lira oldu.

Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 130,9 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,2 milyar dolar seviyesindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de düşüş görüldü. Net rezervler 22,4 milyar dolardan 20,5 milyar dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 1 Mart ile biten haftada 12,8 milyar TL düşüşle 2 trilyon 31 trilyon TL’ye geriledi.

Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Paylaşın

En Uzun Oy Pusulası İstanbul’da, En Kısa Oy Pusulası Hakkari’de

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere günler kalırken, oy pusulaları Ankara’da basılmaya başlandı. En uzun oy pusulası İstanbul’da olacak. En kısa oy pusulası ise Hakkari’de olacak.

31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart’ta ilan edildi.

TRT Haber’den Yiğit Can Karatepe’nin haberine göre; Oy pusulaları Ankara’da basılmaya başlandı. En uzun oy pusulası 97 santimetre ile İstanbul’da olurken, en kısa oy pusulası ise Hakkari’de oldu.

İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İl Seçim Kurulu da kesin aday listesini askıya çıkardı. Buna göre, 22 partili, 27 bağımsız olmak üzere 49 aday İBB başkanlığı için yarışacak.

AK Parti’den Murat Kurum, İyi Partiden Buğra Kavuncu, Memleket Partisinden Emre Berk Hacıgüzeller, Anavatan Partisinden Umut Çınar, Demokratik Sol Partiden (DSP) Nesim Pakır, Yeniden Refah Partisinden Mehmet Altınöz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisinden Meral Danış Beştaş, Türkiye Komünist Partisinden Orhan Gökdemir, Anadolu Birliği Partisinden Osman Tekin, Zafer Partisinden Azmi Karamahmutoğlu,

Türkiye Komünist Hareketinden Ziya İncedere, Bağımsız Türkiye Partisinden Cihan Erdoğanyılmaz, Yeni Türkiye Partisinden Burhanettin Aktürk, CHP’den Ekrem İmamoğlu, Hak ve Özgürlükler Partisinden Mustafa Aytaş, Ocak Partisinden Osman Çelik, Adalet Birlik Partisinden Muharrem Mutlu, Millet Partisinden Hasan Hüsnü Güler, Milli Yol Partisinden Hüseyin Işık, Demokrasi ve Atılım Partisinden İdris Şahin, Saadet Partisinden Birol Aydın, Vatan Partisinden İbrahim Okan Özkan partili başkan adayları olarak kesin aday listesinde yer alıyor.

Bağımsız adaylar listesinde ise Vedat Taylan Yıldız, Yüksel Özden, Adem Bayraktar, Memet Ali Aydoğmuş, Burak Emre Çetin, Mirhat Tekin Brusk, Ahmet Soytürk, Orhan Çebi, Merve Karataş, Güven Akıcı, Ahmet Birikmen, Yaşar Polat, Habip Aksu, İshak Akbay, Hülya Kavuzlu Karaman, Vedat Öztürk, Galip Menteşe, Cemal Tarancı, Polat Erdoğan, Fatma Ragibe Kanıkuru Loğoğlu, Hüseyin Durmaz, Sena Elest Akıncı, Uğur Etlik, Atakan Bozyayla, Bilen Akpınar, Ömer Karvan ve Abdullah Arli isimleri bulunuyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 26 kişi siyasi partilerden, 3 kişi de bağımsız olarak yarışacak. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için de 23’ü siyasi partilerden, 5’i bağımsız 28 aday pusulada yer alacak.

Antep’te 26’sı siyasi partilerden, 3’ü bağımsız 29 aday yarışacak. Malatya’da 23’ü siyasi partilerden, 5’i bağımsız 28 aday seçimlere girecek.

Başkent Ankara’da 19’u siyasi partilerden, 5’i bağımsız 24 aday seçime katılacak. İzmir’de 21’i siyasi partilerden, 6’sı bağımsız 27 aday yarışacak. Ankara’da 19’u siyasi partilerden, 5’i bağımsız 24 aday seçime girecek. İzmir’de 21’i siyasi partilerden, 6’sı bağımsız 27 aday pusulada yer alacak.

Erzurum, Manisa ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlıkları için bağımsız aday yok. Şırnak’ın Uludere ilçesinin Hilal beldesinde ise sadece AK Parti’den Cevher Benek aday gösterildi.

Paylaşın

2023 Yılında Türkiye’de Konut Fiyatları Yüzde 76 Arttı

Türkiye’de konut fiyatları 2015 yılından 2021 yılına kadar kademeli olarak artarken, 2021’den sonra patlama yaptı. 2022 yılında konut fiyatlarındaki artış yüzde 168’le zirveye ulaşırken, 2023 yılında yüzde 76’lık bir artış gösterdi.

Uzmanlar, Türkiye’de nominal emlak fiyatlarındaki yükselişin çeşitli nedenlere bağlı olduğunu belirtiyor. KPMG Türkiye Gayrimenkul ve İnşaat Sektörü Lideri Görkem Yapan “Bence bunun başlıca nedenleri kurdaki dalgalanma, Türk lirasının değer kaybı, yüksek enflasyon oranları ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerindeki artış ile pandemi sonrası artan talep,” ifadelerini kullandı.

Macaristan’da konut fiyatları 2015’ten bu yana yüzde 166’dan fazla arttı, ancak daha da göz kamaştırıcı bir artışa sahip bir ülke var; Türkiye. Son veriler, Türkiye’deki konut fiyatlarının nominal olarak dokuz yıl öncesine kıyasla 12 kat daha yüksek olduğunu gösterirken, İstanbul’daki bir dairenin fiyatı Paris ve Londra’daki dairelerle yarışır hale geldi.

OECD üyesi ülkeler arasında, İsveç ve Finlandiya gibi kuzey Avrupa ülkeleri, 2015’ten bu yana nominal konut fiyatlarında yüzde 4’ün biraz üzerinde artışla en küçük değişikliği gördü. Ölçeğin diğer ucunda Türkiye yer alırken, onu fiyatların 2015 yılına göre yüzde 166 daha fazla olduğu Macaristan izliyor.

OECD ülkelerinin çoğunda konut fiyatlarındaki artış oranı 2015 ile 2023 yılları arasında çift haneli rakamlara ulaştı. Türkiye’de konut fiyatları 2015 yılından 2021 yılına kadar kademeli olarak artarken, 2021’den sonra patlama yaptı.

2022 yılında konut fiyatlarındaki artış yüzde 168’le zirveye ulaşırken, 2023 yılında yüzde 76’lık bir artış gösterdi. Bu arada, Avrupa ve ABD’de konut fiyatları, bu ekonomilerdeki merkez bankalarının yüksek enflasyonla mücadele etmek için faiz oranlarını artırmaya başlamasıyla 2022’nin sonlarında düşmeye başladı.

Türkiye Merkez Bankası ise Ağustos 2022’de gösterge faiz oranını düşürdü, ancak aynı yılın kasım ayında ülkedeki enflasyon yüzde 85’e yakındı. Uzmanlar, Türkiye’de nominal emlak fiyatlarındaki yükselişin çeşitli nedenlere bağlı olduğunu belirtiyor.

KPMG Türkiye Gayrimenkul ve İnşaat Sektörü Lideri Görkem Yapan “Bence bunun başlıca nedenleri kurdaki dalgalanma, Türk lirasının değer kaybı, yüksek enflasyon oranları ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerindeki artış ile pandemi sonrası artan talep,” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2022 yılı enflasyonu son derece yüksekti; neredeyse tüm yıl boyunca yüzde 50’nin üzerinde seyretti ve ekim ayında yüzde 80’in üzerine çıktı. Bununla birlikte, OECD’ye göre, reel vadeli konut fiyatları (enflasyona göre ayarlanmış) da 2023’ün üçüncü çeyreği itibariyle 2015’e kıyasla yüzde 96,7 oranında arttı.

Yapan, “Geçen yıl Türkiye’de 11 şehri etkileyen depremler yaşadık, bu da fiyatları artırdı, çünkü insanlar depreme dayanıklı binalar gibi daha güvenli yerlerde yaşamak istiyor,” dedi.

Kredi faizleri fırladı

Nakit alıcılar piyasayı doldururken, Türkiye’de ipotekli konut kredisi kullananların aylık faizleri hızla yükseldi. Türkiye’de son dönemde yüzde 70’e yaklaşan enflasyon, Merkez Bankası’nın para politikasını agresif bir şekilde sıkılaştırmasını ve gösterge faiz oranını Haziran 2023’teki yüzde 8,5 seviyesinden Ocak 2024’te yüzde 45’e yükseltmesine yol açtı.

Sonuç olarak, Türkiye’de ipotekli konut kredileri artık yıllık yüzde 40 faiz oranına sahip. 2023 yılı boyunca satılan evlerin yüzde 15’inden azı ipotekli konut kredisi ile alıcı buldu. Geri kalanı nakit alıcılara satıldı. 2022’den itibaren yabancılara satılan konutların en önemli kısmı Ruslara, ardından da İranlılara gitti.

“Şubat 2022’de Rusya-Ukrayna çatışmasının başlamasının ardından, her iki ülkeden de Antalya, İstanbul ve Mersin’e önemli bir göçmen akını oldu” diyen Yapan, bu üç bölgenin Rus yatırımcılar arasında en popüler yerler haline geldiğini ve buralarda bulunmalarının fiyatları yukarı çektiğini söyledi.

Sadece Antalya’da fiyatlar 2022’nin ikinci yarısına kadar bir yıl içinde yüzde 230 arttı. Yapan, “Rusya ve Ukrayna’dan göçün ardından Antalya’daki yabancı nüfusun iki yıl içinde iki katına çıkması nedeniyle emlak ve kira fiyatları hızla yükseldi” diyor.

Bu arada, Türk lirasının değer kaybetmesi Türk alıcıların fırsatlarını sınırladı. Aynı zamanda, çok sayıda Rus ve Ukrayna vatandaşı büyük miktarlarda nakit ödeme yaparak emlak talebini tetikledi ve bu da fiyatların daha da artmasına neden oldu.

“2023 yılında Türkiye’de satılan 1,2 milyon konutun 35 bini (yüzde 3) yabancılara satıldı ve yabancılara satılan bu konutların yaklaşık yüzde 30’u Ruslara satıldı” diyen Yapan, Rus yatırımcıların son zamanlarda Türkiye’yi Kıbrıs gibi diğer destinasyonlarla değiştirmeye başladığını da sözlerine ekledi.

Yüksek konut ve kira fiyatları, yüksek faiz oranları ve yüksek enflasyon nedeniyle hane halkı gelirinin reel olarak azalması sonucunda Türkiye piyasası frene basmış durumda. Konut fiyatları nominal olarak artmaya devam ediyor ancak enflasyonun gerisinde kalıyor. Dolayısıyla reel olarak son zamanlarda daha da ucuzlamaktadır.

Yüksek inşaat maliyetleri arzın sınırlı kalmasına yol açabilir. Ancak konut talebi artar ve faiz oranları düşerek büyümeyi teşvik ederse mevcut durgunluğun aşılmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte, insanlar şu anda evlerini satın almaya güç yetiremiyor, bu da inatçı bir şekilde yüksek kira fiyatlarına yol açıyor – ve bu aslında nakit alıcılar için yatırım yapmak için biraz alan bırakıyor.

“Örneğin İstanbul’da ya da Türkiye’de bir oran var” diye açıklayan Yapan “Çoğu zaman bir evin satış fiyatı kiranın 300 katıydı. Bu bir ortalamadır. Ama şimdi kiralar çok yüksek,” ifadelerini kullandı. “Kira artışı ev fiyat artışından daha fazla” diyen Yapan, “Yani şimdi bu ortalama 250-300 arasına düşüyor,” dedi.

Teorik olarak bu, yatırımcıların 300 aydan daha kısa bir sürede bir evin fiyatını telafi edebileceği anlamına geliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’ta Düşüş 28. Haftada Da Devam Etti

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 1 Mart ile biten haftada, 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar liraya geriledi. Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri 130 milyar 900 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini açıkladı.

Buna göre; Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 1 Mart ile biten hafta 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar liraya geriledi.

Aynı hafta döviz mevduatlarında da 896,5 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Döviz mevduatları toplamı 175,4 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 130,9 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,2 milyar dolar seviyesindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de düşüş görüldü. Net rezervler 22,4 milyar dolardan 20,5 milyar dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 1 Mart ile biten haftada 12,8 milyar TL düşüşle 2 trilyon 31 trilyon TL’ye geriledi.

Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Bireysel kredi kartı borçlarının 571 milyar 593 milyon lirasını taksitli, 740 milyar 103 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Paylaşın

Reuters’tan Dikkat Çeken ‘İstanbul Seçimi’ Analizi

Metropoll Araştırma Başkanı Özer Sencar, “İstanbul’da Ekrem İmamoğlu seçimi alırsa ve bu seçim bir şekilde itirazlarla iptal edilmezse 2028 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimini alacağı kanaatine sahibim…Çünkü gidiş o istikamette” dedi.

Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Berk Esen muhalefetin 2023 seçimini kaybetmesinin ardından ortaya çıkan umutsuzluğun da seçmende etkilerinin görüldüğünü söyledi. Esen, dağılan ittifakın hatta aynı parti içinde farklı kanatların birbirlerini suçlaması nedeniyle seçmenin odağının dağıldığına işaret etti.

Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici ise, yerel seçimlerde İstanbul’da %44.1’i AKP ve MHP ortak adayı Murat Kurum’u, %43.5’inin CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu desteklediğini söyledi.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, bu ay sonu yapılacak yerel seçimler öncesinde dikkat çeken bir analiz hazırladı. Sözcü’nün aktardığı analiz şöyle:

“Muhalefet seçmeninin hayal kırıklığı yaşadığı genel seçimlerin ardından ittifakın da dağılmasıyla gözler yerel seçimlere ve özellikle de muhalefet ve iktidarın bundan sonraki politik resmin neresinde olabileceğine dair ipucu verecek İstanbul’a çevrildi” ifadesiyle aktarılan haberde şu ifadelere yer verildi:

“Analist ve araştırma şirketi yöneticilerine göre, İstanbul seçimlerinde mevcut durumda Kürt seçmen ve İYİ Parti seçmeninin 2019 yılındaki desteğini göstermeyecek olması, CHP’de aday gösterilmeyenlerin sahadaki olumsuz etkisi zemini AKP’nin lehine çevirirken, AKP’nin elinden yıllar sonra İstanbul’u alan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden seçilmesini zora sokuyor. Araştırma şirketlerinin genel sonuçlarına göre, İstanbul’da İmamoğlu birkaç puan farkla önde görünüyor. Ancak seçime günler kala bu sonuçların nasıl değişeceği net değil.”

CHP içerisinde belediye başkanlığına aday gösterilmeyenlerin yarattığı olumsuz etkinin muhalefet adaylarını etkileyebileceği öngörülürken Metropoll Araştırma Başkanı Özer Sencar, “İstanbul’da Ekrem İmamoğlu seçimi alırsa ve bu seçim bir şekilde itirazlarla iptal edilmezse 2028 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimini alacağı kanaatine sahibim…Çünkü gidiş o istikamette” sözlerine de yer verildi.

Haberde görüş bildiren Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Berk Esen muhalefetin 2023 seçimini kaybetmesinin ardından ortaya çıkan umutsuzluğun da seçmende etkilerinin görüldüğünü söyledi. Esen, dağılan ittifakın hatta aynı parti içinde farklı kanatların birbirlerini suçlaması nedeniyle seçmenin odağının dağıldığına işaret etti.

Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici ise, yerel seçimlerde İstanbul’da %44.1’i AKP ve MHP ortak adayı Murat Kurum’u, %43.5’inin CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu desteklediğini söyledi.

İstanbul’da kentsel dönüşüm, ulaşım trafik ve su gibi kent yaşamını doğrudan etkileyen temel sorunların seçimde etkili olduğunu söyleyen Gezici, “Seçimin kaderini ideolojik tercihlerin değil, İstanbul’un karşı karşıya olduğu temel sorunların çözümüne odaklanacak bir belediye başkanı arayışının belirleyeceği gözlemlenmektedir” dedi.

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat da İstanbul seçiminin Erdoğan için önemini vurgulayarak, “Eğer bir kere daha kaybederse bunun iki anlamı var. Önümüzdeki yıllarda Türkiye siyasetinde bir Ekrem İmamoğlu faktörü çok önemli bir aktör haline gelmiş olacak. İkincisi tabii AK Parti için de kaybedilen ama kaybedildiği tescillenen bir şehir haline gelmiş olacak… Bu seçimi eğer Ekrem İmamoğlu kaybetmiş olursa Ekrem İmamoğlu efsanesi büyük oranda sıkıntıya girer” dedi.

2019 yılı seçimi ile en önemli farkı ise Kulat, “Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğu Millet İttifakı, o zamanki var olan Millet İttifakı şu anda yok. Bunlar Ekrem İmamoğlu’na dün oy veren seçmenlerin olduğu partiler. Bunlar Ekrem İmamoğlu’ndan oy alacaklar doğal olarak. Ama çok alacaklar, az alacaklar. Sonuç itibariyle belli düzeyde bir oy almış olacaklar” dedi.

MAK Danışmanlık’ın son anketine göre Ekrem İmamoğlu %41.5, Murat Kurum ise %40 oy oranına sahip bulunuyor. Ankara’da Mansur Yavaş %44, AKP Adayı Turgut Altınok’un ise %38 oy oranı var.

“Murat Kurum beklenen performansı gösteremiyor”

AKP adayı Kurum’un ise şu ana kadar beklenen performansı gösteremediğini belirten Kulat, “Onun öyle bir dezavantajı var. Bir de Yeniden Refah Partisi, geçen seçimde olmayan bir parti olarak bu seçimde şu anda önemli partilerden birisi halinde. Ve ne kadar oy alırsa alacağı oyların hepsini AK Parti’den almış olacak” dedi.

Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy da İstanbul’da muhalefet için en büyük riski “muhafeletin hiç olmadığı kadar parçalanmış gidiyor olması” olarak tanımladı ve İstanbul seçiminin mikro hedef kitlelerini kim ikna edebilirse onun kazanabileceği bir seçime dönüştüğünü söyledi.

Son anketlerini 40 gün önce yaptıklarını söyleyen Aksoy “Ankette İmamoğlu 3-4 puan öndeydi ve bunun devam ettiğini düşünüyoruz” dedi.

Paylaşın

HSBC, 2024 Yıl Sonu Dolar Tahminini 36 Liraya Yükseltti

Lirada değer kaybının beklenenden daha hızlı olduğunu belirten HSBC, 2024 yılı için dolar/TL tahminini 33 liradan 36 liraya yükseltti. HSBC, yeni tahminin TCMB’nin TL’de reel değerleme beklentisine dayandığını belirtti.

HSBC’ye göre, Türk lirasının değer kazanması Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon hedeflemesi kapsamında bir ara hedef haline geldi. Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanma olasılığının yüzde 10 civarında olduğu varsayılıyor.

Birleşik Krallık merkezli bankacılık devi HSBC, 2024 yıl sonu için Dolar/TL tahminini 33’ten 36’ya yükseltti. Raporda yeni dolar/TL tahmininin TCMB’nin reel döviz kuru takdirinin yanı sıra çeşitli senaryolara dayandığı belirtilirken artık bu senaryolar altında dolar/TL’nin 36 seviyesine ulaşacağı tahmin edildi.

Dolar/TL, bugün yüzde 0,2 yükselişle 31,84 seviyesinde güne başlarken, değer kaybı şubat sonundan bu yana hızlandı. Eylül başından bu yana düzenli olarak değer yitiren TL sadece mart ayının ilk haftasında yüzde 1,8 değer kaybetti. TL, ocak ayında yüzde 2,7, şubatta yüzde 2,9 kayıp yaşamıştı.

HSBC ekonomistleri Murat Toprak ve Charlotte Ong tarafından kaleme alınan raporda ise yeni tahminin TCMB’nin TL’de reel değerleme beklentisine dayandığı belirtildi.

Sözcü’nün aktardığına göre, raporda öne çıkan noktalar şöyle oldu: “Son dönemde TL’deki değer kaybı beklediğimizden daha hızlı oldu.

Dövizle ilgili makro değişkenlerin çoğu bu yılın başından bu yana çok fazla değişmedi. Ancak enflasyon daha yüksek seyretti ve Merkez Bankası TL’nin nominal değer kaybının beklediğimizden daha fazla olmasına izin verdi.

TCMB yine de döviz kurunu önemsiyor. Nitekim 22 Şubat’ta Merkez Bankası döviz kurunu doğrudan politika odağı haline getirdi. TL’nin değer kazanması enflasyon hedeflemesi kapsamında bir ara hedef haline geldi.

Enflasyon 2024 sonunda TCMB’nin tahmininden önemli ölçüde daha yüksek olabilir (HSBC Economics’e göre yüzde 47,9). Ancak bu durumda, Merkez Bankası’nın para politikasını daha da sıkılaştıracağını ve bunun da yüksek enflasyonun döviz üzerindeki olumsuz etkilerinin bir kısmını telafi edeceğini varsayıyoruz.”

Paylaşın

“AK Parti İstanbul Teşkilatı Murat Kurum’dan Rahatsız” İddiası

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, Murat Kurum’un açıklandığı andan itibaren AK Parti teşkilatında ve kamuoyunda heyecanı oluşturamadığı, Kurum ile parti teşkilatı arasında da bir uyumsuzluk olduğu iddia edildi.

Murat Kurum ve ekibinde ise ‘teşkilatların ciddi bir zayıflık içerisinde olduğu, herkesin menfaatine göre hareket ettiği ve Erdoğan’ın sahaya inmesinin Kurum’un aleyhine olacağı’ düşüncesinin olduğu öne sürüldü.

Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre; her geçen gün gaflarına bir yenisini ekleyen Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkan adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Teşkilatı’nda güvenini yitirdi.

AK Parti kulislerinde “Cumhurbaşkanı Erdoğan sahaya inip mitingler düzenlesin. AK Parti teşkilatlarını harekete geçirmesi gerek” diye konuşulduğu öğrenildi. Kurum ve ekibinde ise ‘teşkilatların ciddi bir zayıflık içerisinde olduğu, herkesin menfaatine göre hareket ettiği ve Erdoğan’ın sahaya inmesinin Kurum’un aleyhine olacağı’ düşüncesinin olduğu belirtildi.

Öte yandan AK Parti’li birçok siyasetçinin Murat Kurum’u yönlendirdiği bunun da kendi açısından olumsuz bir etkiye neden olduğu bildirildi.

İddiaya göre, AK Parti kulislerinde “Murat Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun projelerini seçim vaadi olarak sundu. İmamoğlu, çıkışları nedeniyle Kurum’u “acemi aday” olarak nitelendirdi. Sık sık gaflarıyla gündeme gelmesi onu psikolojik olarak da etkiledi. Kurum artık her mikrofonu eline aldığında ya da mikrofon uzatıldığında ‘yine bir gaf yapar mıyım’ tedirginliği içinde oluyor” yorumları yapılıyor.

Arka arkaya gaf yapıyor

Cumhur ittifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un son bir aydaki gaflarıyla isminden söz ettirdi. İstanbul’un Beykoz ilçesinin hangi yakada olduğunu karıştıran Kurum, Küçükçekmece mitinginde konuşurken ‘Büyükçekmece’ dedi.

İmamoğlu’nu eleştirmeye çalışan Kurum, “vaatlerinin yüzde 87’sini gerçekleştirdiler” ve “Deprem anında İstanbul 11 İle koştu” ifadelerini kullandı.

Kendisini protesto eden TOKİ mağdurlarının sloganlarını da destek sloganı sanan Kurum, “Biz kazanırsak Gazze’deki mazlumlar sevinecek” demişti.

İmamoğlu’nu eleştirmeye çalışırken ‘rakibi kendisi’ diyen Kurum, katıldığı bir açılışta neyi açtığını unuttu. Fatih ilçesinde yer alan Ordu Caddesi’nin adının Ordu ilinden geldiğini sanan Murat Kurum, baret gafında da bulunarak ‘Ayaklarımıza baretlerimizi… çat… Başımıza baretlerimizi giymişiz’ dedi.

Paylaşın

Uluslararası Göç Örgütü: 2023 Göçmenler İçin En Ölümcül Yıl Oldu

Dünya genelinde her yıl yüz binlerce insan daha iyi bir yaşam umuduyla göç yollarına düşerken, 2023 yılında en az 8 bin 565 kişi göç yollarında hayatını kaybetti.

Göç yolunda hayatını kaybedenlerin sayısı 2014 yılında 5 bin 548, 2015’te 6 bin 750, 2016’da 8 bin 84, 2017’de 6 bin 290, 2018’de 5 bin 8, 2019’da 5 bin 318, 2020’de 4 bin 302, 2021’de 6 bin 201 ve 2022’de 7 bin 141’di.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Uluslararası Göç Örgütü Genel Müdür Yardımcısı Ugochi Daniels konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kayıp Göçmenler Projesi’nin onuncu yılını idrak ederken öncelikle kaybedilen tüm bu hayatları anıyoruz. Bunların her biri aileler ve topluluklar içinde yıllarca yankılanan korkunç bir insanlık trajedisidir” ifadelerini kullandı.

Daniels “Kayıp Göçmenler Projesi tarafından toplanan bu dehşet verici rakamlar herkes için güvenli göçü sağlayabilmek üzere daha büyük eylemlerde bulunmamız gerektiğini hatırlatıyor, ki bundan 10 yıl sonra, insanlar daha iyi bir yaşam arayışıyla hayatlarını riske atmak zorunda kalmasınlar” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler’e bağlı örgütün Kayıp Göçmenler Projesi kapsamında toplanan verilere göre 2023, göç yolunda can kayıplarında son on yılın en vahim yılı oldu. Can kaybında 2022’ye göre yüzde 20 oranında artış kaydedildi.

Proje kapsamında tutulan kayıtlara göre göç yolunda hayatını kaybedenlerin sayısı 2014 yılında 5 bin 548, 2015’te 6 bin 750, 2016’da 8 bin 84, 2017’de 6 bin 290, 2018’de 5 bin 8, 2019’da 5 bin 318, 2020’de 4 bin 302, 2021’de 6 bin 201 ve 2022’de 7 bin 141 oldu.

Dünya genelinde her yıl yüz binlerce insan daha iyi bir yaşam umuduyla göç yollarına düşüyor. Güvenli olmayan bu rotalarda ölümlerin yarısı suda boğulma, yüzde 9’u trafik kazası yüzde 7’si ise şiddet sonucu meydana geliyor.

Akdeniz göçmenler için Avrupa’ya giden en tehlikeli göç rotası olmayı sürdürüyor. Geçen yıl 3 bin 129 ölüm ve kayıp Akdeniz’de kaydedilirken Afrika’da can kayıpları bin 866 Asya’da ise 2 bin 138 olarak not edildi. Afrika’daki ölümlerin büyük çoğunluğu Sahara Çölü ile Kanarya Adalarındaki deniz rotasında meydana geldi. Asya’da yüzlerce Afgan ve Rohingyanın ülkelerinden kaçarken hayatını kaybettiği bildirildi.

Paylaşın

Erdoğan’dan Yeniden Refah’a Sert Sözler: Siyasi Şantajcı

Malatya’da halka seslenen Erdoğan, üstü kapalı olarak Yeniden Refah Partisi’ni hedef alarak, “Partimizin eski belediye başkanlarını, milletvekillerini, teşkilat mensuplarını aday göstererek bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı” dedi ve ekledi:

“Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği yerde siyaset yapabilir. Biz kendi ittifakımızdan, partimizden mesulüz. Bize kaybettirmek için çalışıp, bizim gölgemizde yürümeye kalkanlara müsaade etmeyiz. Bunun adı siyasi şantajcılıktır.”

Erdoğan konuşmasının devamında, “Sadece öteki ne veriyorsa 5 fazlası benden diyerek ülkede güven ve istikrarı bozmaktan başka işi olmayanlara acıyarak bakıyoruz. Son dönemde bu habis siyaset tarzının yeniden hortlamaya başladığını görüyoruz. Milletimizin şantajcılara ve zübük siyasetçilere itibar etmeyeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Malatya mitinginde konuştu. Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 72, milletvekilliğinde yüzde 69 destek veren Malatya’ya şükranlarımı bildiriyorum. Biz de bunun karşılığını vermek için gece gündüz çalışacağız. 31 Mart’ta da büyükşehir ve ilçe belediyelerinde Cumhur İttifakı’nı rekor bir oya taşıyacağınıza inanıyorum.

Malatya bizi hiçbir mücadelemizde yalnız bırakmadı. Bu defa da Türkiye Yüzyılı’nın inşasında Malatya ile birlikte yol yürümekten şeref duyuyoruz. Malatyalı kardeşlerim kimi kendisine gönül verdiğini, kimin şahsi hesaplar peşinde koştuğunu çok iyi biliyor. Pusulasını şaşıranı, kandille demlenmeyi marifet sayanı Malatya affeder mi? Eser ve hizmet siyasetiyle, demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla şehrini geliştireni Malatya unutur mu?

6 Şubat depremlerinde Malatya’da ve diğer şehirlerimizde hayatını kaybeden 53 bin vatandaşımızı bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Şehrimizde 78 bine yakın konut, 25 bini aşkını köy evi zarar gördü. Barınma ihtiyaçlarına karşılamak için 85 bin çadır, 36 bin konteynır kurduk. 70 bin hak sahibi belirlendi. Geçtiğimiz ay 6 bin 181 konutu hak sahiplerine teslim ettik. 48 bin 837 konutun yapımı sürüyor. Dönüşüm için 32 bin 583 kardeşimiz başvurdu.

İmar ve inşa çalışmaları için şehrimize 6 milyar lira ilave destek sağladık. Önümüzdeki yılın ortasına kadar hak sahiplerini konutlarına ve ticari binalarına kavuşturmaktır. Depremzede şehirlerimizi geleceğe hazırlayacak farklı üretim tesislerini hayata geçiriyoruz. Savunma sanayi yatırımlarını deprem bölgesi şehirlerimizde yoğunlaştıracak iskan ve istihdam projesi başlattık. ASELSAN tesis kuruyor. Depremin şehrimizdeki tüm izlerini silmek için çalışacağız.

Depremin ağır bir maliyeti oldu. Ağır hasarın altından kalkmak kolay değil. Malatya başta olmak üzere tüm deprem şehirlerimizi daha güvenli, huzurlu, canlı hale getirmekte kararlıyız. Diğer sınamalar gibi depremin de bizi hedeflerimizden koparmasına izin vermeyeceğiz.

Türkiye diplomasisiyle, askeri gücüyle dünyanın en büyük ülkeleri arasındaki yerini alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

“Bunun adı siyasi şantajcılık”

Türkiye 31 Mart’ta yapılacak seçimlerde şehirlerini yönetecek belediye başkanlarını, meclis üyelerini, muhtarlarını seçecek. Cumhur İttifakı olarak bu seçimde işbirliği yapıyoruz. AK Parti’nin becerisini ve tecrübesini kimseyle tartışmayız. Her görev gibi belediye başkanlığı da hizmet yolunda bir bayrak yarışıdır.

Partimizin eski belediye başkanlarını, milletvekillerini, teşkilat mensuplarını aday göstererek bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı. Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği yerde siyaset yapabilir. Biz kendi ittifakımızdan, partimizden mesulüz. Bize kaybettirmek için çalışıp, bizim gölgemizde yürümeye kalkanlara müsaade etmeyiz. Bunun adı siyasi şantajcılıktır.

Sadece öteki ne veriyorsa 5 fazlası benden diyerek ülkede güven ve istikrarı bozmaktan başka işi olmayanlara acıyarak bakıyoruz. Son dönemde bu habis siyaset tarzının yeniden hortlamaya başladığını görüyoruz. Milletimizin şantajcılara ve zübük siyasetçilere itibar etmeyeceğine inanıyorum.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a “Emekli Maaşı” Tepkisi: Kasayı Boşalttıysan…

Afyonkarahisar’da partisinin seçim mitinginde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, emekli maaşları üzerinden Erdoğan’a tepki göstererek, “Her şeye para bulup emekliye ‘yok’ diyor. Sen emekliye para yok dersen 31 Mart’ta da sana oy yok” dedi ve ekledi:

“Tayyip Bey emekliye 7 bin dahi veremeyiz bizde böyle bir para yok diyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinde 1.4 trilyon lira yoksa vay bizim halimize. Sen kasayı boşalttıysan ben bilmem.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin yerel seçimler kapsamında düzenlediği Afyonkarahisar mitinginde konuştu. Özel’in konuşmalarından öne çıkanlar şu şekilde;

“44 yaşında bir kadın. Atatürk’ün, Afyon’un kızı. Size bir sır vereyeyim, Burcu’nun seçilmesini ben çok istiyorum. Ondan Afyon’daki rakipleri çekiniyor ama Meclis’teki AK Parti, ve MHP Milletvekilleri Burcu’yu destekliyorlar. Çünkü Burcu, Meclis kürsüsüne çıkınca o kürsüyü onlara dar ediyor.

Memleket büyük bir seçim heyecanı yaşıyor. Afyon’da değişimin 75 yıl sonra belediyeyi alacak olma heyecanını duyuyorsunuz. Afyon sokakları hareketli. Bu heyecan önemli ama bir yandan da sıkıntı büyük. Ciddi bir ekonomik krizin içindeyiz. 31 Mart’a kadar hükümet bekliyor ama Mehmet Şimşek’in dilinin altındaki baklayı duydunuz.

Diyor ki ‘Sıkı para politikası uygulayacağız’. 1 Nisan oldu da AK Parti yine Afyon Belediyesi’ni aldıysa ne emekliyi ne işçiyi duyarlar. 1 Nisan olduysa yapacak bir şey yok. Ama 1 Nisan’dan önce yapacak bir şey var 31 Mart’ta sandık önünde, mühür elinde.

Emeklilerin geçen sene 19 kilo sucuk alan maaşı, bu sene 11 kilo alıyor. Bu iktidar emeklilerin mutfağından 8 kilo sucuğu çalmış.  Sadece sucuk, kaymak almakla maaşın beşte biri gider mi? Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücret değerindeydi. 8 tane çeyrek altın alınıyordu.

Bugün iki buçuk çeyrek altın zor alıyor. Tayyip bey geldiği günden bu yana emeklinin cebinden ayda beş buçuk altın çalmış. Emekliler ikramiye alıyorsa, kimin sayesinde alıyor? Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde alıyor

Her şeye para bulup emekliye ‘yok’ diyor. Sen emekliye para yok dersen 31 Mart’ta da sana oy yok. Tayyip Bey emekliye 7 bin dahi veremeyiz bizde böyle bir para yok diyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinde 1.4 trilyon lira yoksa vay bizim halimize. Sen kasayı boşalttıysan ben bilmem.”

Paylaşın