Bloomberg: Şimşek, Erdoğan’dan Erkan’ı Görevden Almasını İstedi

New York merkezli yayın organı Bloomberg, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Hafize Gaye Erkan’ı Merkez Bankası (TCMB) başkanlığı görevinden almasını istediğini yazdı.

Hafize Gaye Erkan, kısa bir süre önce sosyal medya hesabından “görevinden azil” talebinde bulunduğunu duyurmuş, saatler sonra Resmi Gazete’de yayınlanan bir başkanlık kararında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hafize Gaye Erkan’ı “görevden aldığı” bildirilmişti.

Bloomberg’den Beril Akman ve Kerim Karakaya yayınladıkları makalede, Hafize Gaye Erkan’ın görevden ayrılmasına zemin hazırlayan sürece değindiler.

Erkan’ın bir aylık ABD seyahati, sessizlik süresinde ABD’de iş adamlarıyla görüşmesi, Erdoğan’a yakın olmak istemesi, ailesini Merkez Bankası’na götürmesi ve teknokrata yakışmayacak röportajının halkta bulduğu yankılara dair tüm süreç ele alındı. Son olarak Erkan’ın tavırlarının Şimşek’i rahatsız ettiği ve Şimşek’in Erdoğan’a Erkan’ı görevden almasını istediğine işaret edildi.

Beril Akman ve Kerem Karakaya’nın makalesinin tamamı şu şekilde:

Hafize Gaye Erkan’a gelince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güveni sonuna kadar sarsılmadı. Ancak o zamana kadar, onun mahvolduğunu kanıtlayan şey, yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık ekonomiyi güzelleştirme misyonuyla hareket eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gibi diğer ağır topların güvenini kaybetmiş olmasıydı.

Merkez Bankası içindeki ve Türkiye’nin iktidar koridorlarındaki eleştirmenler için, Erkan’ın neredeyse sekiz aylık görev süresinin sonu, personel ile çatışmalarının doruk noktasıydı ve iç müzakereler hakkında bilgi sahibi olan kişilere göre sonuçta boşa çıkan bir güç oyunuydu. Konuştuğumuz kaynaklar medyayla konuşma yetkileri olmadığı için kimliklerinin açıklanmaması istedi.

Goldman Sachs Group Inc.’de yaklaşık on yıl görev yapan Türkiye’nin ilk kadın merkez bankası başkanı, bunun yerine bunu “büyük karakterli bir suikast kampanyası” olarak gördüğünü, ailesini ve küçük çocuğunu korumak için istifa ettiğini söyledi.

Teknokrat grubundaki çatlaklar

Erdoğan’ın geçen mayıs ayında yeniden seçilmesinin ardından, geleneksel politikalara dönüş sırasında Şimşek’le birlikte Erkan’ın da övgüyle karşılanması, ödemeler dengesi krizi ve dövizde düzensiz bir devalüasyon olasılığı riskini ortadan kaldırdı. Ancak kaynaklar, perde arkasında Erdoğan’ın görevlendirdiği teknokrat grubunun işin üzerinden henüz aylar geçmesine rağmen çatlaklar göstermeye başladığını söyledi.

Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı bu haber hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Erkan’a yapılan aramalar ve mesajlar cevapsız kaldı.

Kendi yerleşik politika çevrelerine karşı bir tepki olarak bile Erkan, ABD’deki bağlantı ağıyla övünen, bilgili ve dürüst bir konuşmacı olarak yabancı yetkililerin ve birçok yatırımcının övgüsünü kazanıyordu.

Kendisi Merkez bankasından ayrılmış olsa da, yerine Erkan’ın politika şahini olarak görülen yardımcısı Fatih Karahan’ın getirilmesiyle ekibi büyük ölçüde sağlam kaldı. Ancak olayların zaman çizelgesini bir araya getirmek, Erkan dahil son beş başkanın görev süresini tamamlamadan görevden ayrıldığı bir kuruma yeni bir ışık tutuyor.

Bu, gelişmekte olan dünyanın en cezbedici geri dönüş hikayelerinden birini -Erdoğan yönetimindeki politika iniş çıkışlarının on yıldan fazla bir süre içinde dış borç stoklarını yaklaşık yüzde 96 oranında azalttığı bir ülkede- yakından takip eden yatırımcılar için önemli olacak bir durum.

Erkan’ın görünürdeki eksikliklerine gösterilen ilgi, kendisinden önceki erkek adaylara uygulanan muameleyle de tam bir tezat oluşturuyordu. Eski merkez bankacılarından bazıları Erdoğan’ın emirlerini ekonominin zararına yerine getirdiler ancak basından veya siyasetçilerden hiçbir zaman aynı muameleyi görmediler.

Bu durum, Erkan’ın düşüşünde cinsiyetin oynadığı rol ve daha genel anlamda, 38 ülkeden oluşan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nde iş gücü piyasasına katılım oranının en düşük olduğu ekonomide Türk kadınlarının durumuna ilişkin soruları gündeme getirebilir .

Bu hikaye, olaylar hakkında doğrudan bilgisi olan insanlarla yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Hepsi hassas bir konu hakkında özgürce konuşmak için isminin gizli kalmasını istedi.

Geçtiğimiz Haziran ayında Türkiye’ye döndüğünde Erkan, LinkedIn profiline göre Princeton Üniversitesi’nden finans mühendisliği ve uygulamalı matematik alanında doktorasını aldığı ABD’de 20 yılı aşkın bir süre geçirdikten sonra kendi ülkesindeki pek çok kişiye yabancıydı .

Erkan, First Republic Bank’ta neredeyse sekiz yıl çalıştıktan sonra Türkiye’deki görevine başladı;  yaklaşık altı ayı New York merkezli bir ticari gayrimenkul kredi kuruluşu olan Greystone’un eş başkanı ve birkaç ay da icra kurulu başkanı olarak görev yaptı.

Atanmasının üzerinden iki haftadan kısa bir süre geçtikten sonra Türkiye’nin en uzun parasal sıkılaştırma döngülerinden birine girişti.

Fiyatlar yükselmeye devam etti ancak politika yapıcılar, Erkan’dan önce sıklıkla görülen, düşük faiz oranlarının enflasyonu iyileştirebileceği yönündeki hüsnükuruntudan artık vazgeçtiler. Döviz piyasasına gizli müdahaleler devam ederken bile, brüt döviz rezervleri göreve geldiğinden bu yana yüzde 50’den fazla arttı.

Merkez Bankası verilerine göre, Erkan’ın görevde olduğu dönemde yabancı yatırımcılar net 5,3 milyar dolarlık devlet tahvili ve Türk hisse senedi satın aldı. Gösterge Borsa İstanbul 100 endeksi bu dönemde yüzde 60’ın üzerinde yükseliş kaydetti.

Yatırımcıların güveni güçlendi ancak hükümet içindeki bazı kişiler için gerilim şimdiden artmaya başlamıştı. Bazıları, Erkan’ın kamuoyunda her zaman olduğu gibi algılanan teknokrat olmadığını söyledi.

Kaynaklar, görevde geçirdiği birkaç ayın ardından Erkan’ın, daha önce bakanlar veya hükümet yetkilileri için çalışmış olanları seçerek siyasi açıdan anlayışlı bir danışman ekibi kurmaya başladığını söyledi.

Halk, başkanın Aralık ayında yerel bir gazeteye verdiği ilk röportajın, Erkan’ın hedeflerini doğruladığını söyledi. Bu mesajda, politikanın zaten yeterince sıkı olduğunu söyleyerek bir kez daha güvercin tonunu benimsemiş gibi göründü. Bazıları, bu yorumun, faiz belirleme komitesinin bazı üyelerini, başkanın Erdoğan’a daha sempatik görünmek istediğine ve onun zamanından önce bir gevşeme döngüsü başlatabileceğine inanmasına yol açtığını söyledi.

Röportajda Erkan, İstanbul’da kalacak yer bulamadığını ve ailesinin yanına taşınmak zorunda kaldığını söylerken, fiyatların neden düşmediğini de sorguladı. Finanstan milyonlar kazanan birinin şikayetlerine inanmayan Türkler arasında bu sözler sosyal medyada viral oldu.

Yasal kayıtlara göre, Erkan, 2023’te, ayrıldıktan yaklaşık bir buçuk yıl sonra iflas eden ABD’nin bölgesel kredi kuruluşu First Republic Bank’tan ayrıldığında, 23 milyon dolardan fazla parayla ayrılmıştı.

Teknokratik imajdan uzaktı

Hükümetin bazı üyelerine göre, onun ev fiyatlarına ilişkin yorumu aşırı politik ve ekonomik liderliğin yansıtmak istediği teknokratik imajla çelişkili olarak yorumlandı.

Faizi belirleyen Para Politikası Kurulu içindeki gerginlikler, Ocak ayında, Erdoğan’ın ekonomi ekibini elden geçirmesinden bu yana merkez bankasının düzenlediği bu tür ilk toplantıda Erkan’ın yatırımcı toplantıları için New York’a gitmesiyle doruğa çıktı.

Edinilen bilgiye göre Erkan, ilk etapta başka başkan yardımcılarını geziye getirmek istemedi. Son olarak Fatih Karahan ve Cevdet Akçay da kendisine eşlik etti. Yatırımcı ilişkilerinden sorumlu yardımcısı Hatice Karahan ise yoktu.

JP Morgan Chase & Co.’nun genel merkezinde düzenlenen etkinlik, bazı kişilerin karışık mesajlar olarak tanımladığı şekilde sonuçlandı; Erkan, ocak ayına kadar daha fazla faiz artırımına son verildiğinin sinyalini verdi ve yardımcıları çok daha şahin bir rehberlik sağladı.

Bu, Erkan’ın üç hafta sonra ayrılışına zemin hazırladı.

Yatırımcı görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 10 gün daha Türkiye’ye dönmeyen Erkan, yerine bir başkan vekili atamadığı için geziyi yaklaşık bir aya kadar uzattı.

Kendisi ABD’deyken, yerel bir gazetenin ailesinin Merkez Bankası işlerindeki rolüne ilişkin iddiaları yayınlaması patlak verdi.

Konuyla ilgili bilgisi olan kişiler o dönemde Bloomberg’e Erkan’ın babasının sürekli olarak bankada bulunduğunu ve kurumda resmi bir görevi olmamasına rağmen kendisinin bankanın işlerine, özellikle de personel kararlarına dahil olduğunu doğruladıklarını söylemişti.

Erkan’ın babası, İstanbul Sanayi Odası’ndaki bir toplantı da dahil olmak üzere iş etkinliklerine sık sık katılırdı. Halk, Şimşek’in bu olaya karışması karşısında şaşıranlar arasında olduğunu söyledi.

İddiaların ortaya çıkmasından günler sonra Erkan bunları yalanladı ve yasal yollara başvuracağının sözünü verdi. X hesabından konuya ilişkin açıklamada bulunan Erkan, yatırımcılarla görüşmelerde bulunmak üzere ABD’de olduğunu söyledi.

Bu noktada, Ocak ayındaki politika toplantısına bir haftadan az bir süre kalmıştı; faiz kararlarının öncesinde iletişim kesintisi yaşandı.

Kaynaklar, iddiaların ve Erkan’ın ABD’ye yaptığı uzun ziyaretin, para politikası açısından önemli olduğu ortaya çıkan bir nokta öncesindeki tartışmaları sekteye uğrattığını söyledi.

Politika yapıcıların normalde faiz oranlarını tartıştığı hafta, bunun yerine PPK üyeleri ile Erkan arasında son olaylara ilişkin çok sayıda tartışma yaşandı. Şimşek, arabuluculuk amacıyla bu toplantıların bazılarına katıldı.

Şimşek ile arasında da gerilim tırmanıyordu. Şimşek ve diğer politika yapıcılar, gerilimlerin Merkez Bankası’ nın güvenilirliğini ve itibarını sorgulamaya yol açacağından giderek daha fazla endişeleniyorlardı. Kaynaklar, Maliye bakanının sonunda Erdoğan’a durumu anlattığını ve Cumhurbaşkanından Erkan’ı görevden almasını istediğini söyledi.

Başlangıçta plan, para politikasını çok fazla sıkılaştırdıkları için Erkan’dan önceki üç kişiyi görevden alan Erdoğan’ın tasarladığı yeni bir politika hamlesi algısından kaçınmak için önümüzdeki ay yapılacak yerel seçimlere kadar beklemekti.

Sonu bundan daha erken geldi.

Erkan, Cuma gece yarısından kısa bir süre önce “görevinden azil” talebinde bulunduğunu duyurdu. Saatler sonra yayınlanan bir başkanlık kararında Erdoğan’ın onu “görevden aldığı ” belirtildi.

Paylaşın

Türkiye, AK Parti Döneminde Faize 563 Milyar Dolar Ödedi

2002’de 34,3 milyar Amerikan doları olan faiz gideri 2008’de 40 milyar dolara yükseldi. 2017’de ise en düşük sayıya ulaşıldı. Bu sene faiz ödemesi 15,6 milyar dolara kadar düştü.

2021’de 21,3 milyar dolar olan faiz gideri 2022’de 18,9 milyar dolara düştü. 2023 yılında ise faiz harcamaları 28,4 milyar dolara kadar çıktı. Üstelik 2023 yılında dolar kuru cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hızla yükseldi.

2023 yılındaki faiz gideri 2011 yılından bu yana görülen en yüksek değer oldu.

Türkiye 2003-2023 arasında faize 563 milyar dolar ödedi. 2023’te 28,4 milyar dolara ulaşan faiz ödemesi 2011 yılından bu yana yıllık en yüksek değer oldu.

2023’te iktidarın topladığı 100 lira verginin 15 lirası faize gitti. 2024 yılında toplanacak vergilerin de en az 17 lirası faize gidecek. Hedeflerden şaşılırsa bu oran daha da artabilir.

Türkiye 2023 yılında 28,4 milyar dolar faiz ödedi. Bu 2011 yılından bu yana dolar bazında bir yılda faize ödenen en yüksek miktar oldu. TBMM’de kabul edilen bütçeye göre hükümet 2024 yılında 11 trilyon 89 milyar lira harcama yapacak.

Bunun 1 trilyon 254 milyarı faiz harcamasına gidecek. Yani bütçeden harcanacak her 100 liranın 11,3 lirası faize gidecek.

İktidar 2024 yılında 8 trilyon 437 milyar lira gelir elde etmeyi planlıyor. Bunun 7 trilyon 408 milyar lirası vergilerden toplanacak. Bu durumda toplanan vergilerin yüzde 16,9’u faiz harcamalarına gidecek. Bu hükümetin 2023 yılı hesabına dayanıyor. Bütçe hedeflerinin şaşması durumunda vergi giderleri artabilir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası verilerine göre 2002’de 34,3 milyar Amerikan doları olan faiz gideri 2008’de 40 milyar dolara yükseldi. 2017’de ise en düşük sayıya ulaşıldı. Bu sene faiz ödemesi 15,6 milyar dolara kadar düştü.

2021’de 21,3 milyar dolar olan faiz gideri 2022’de 18,9 milyar dolara düştü. 2023 yılında ise faiz harcamaları 28,4 milyar dolara kadar çıktı. Üstelik 2023 yılında dolar kuru cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hızla yükseldi. 2023 yılındaki faiz gideri 2011 yılından bu yana görülen en yüksek değer oldu.

Verginin ne kadarı faize gidiyor?

Peki, toplanan verginin ne kadarı faize gitti? 2000 yılında toplanan 100 lira verginin 77 lirası faize giderken bu oran 2001’de yüzde 103’ü aştı. Bu de demek? Toplanan vergi faiz giderini karşılamaya yetmedi. 2002’de 87’ye düşen oran AK Parti’nin ilk yılında 2003’te yüzde 70’e geriledi.

Kademeli şekilde düşen faiz giderinin toplanan vergiye oranı 2016 ve 2017 yılında yüzde 11’e kadar düştü. Bu oran 2021’de yüzde 15,5 olurken 2022’de yüzde 13,2’ye geriledi. Bu miktara Kur Korumalı Mevduat (KKM) giderleri dahil değil. 2023’te ise toplanan 100 lira verginin 15 lirası faize gitti.

2017 yılında yüzde 8,4’e kadar düşen oran 2022 yılında yüzde 10,6 oldu. Bu oran 2023’te yüzde 10,2 gerçekleşti. 2003-2023 yıllarını kapsayan son 21 yılda Türkiye faize 563 milyar dolar ödedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten “Yerelde Üretim” Mesajı

Manisa’da temaslarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Yerelde başlayan üretim, yatırım, istihdam ve ihracat hamleleriyle şekillenecek ve yerel dinamiklerimizin gücüyle yükselmeye devam edecek” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, “Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) sanayicilerimizle birlikte reel sektörün nabzını tuttuk, ilin sanayisini ileriye taşıyacak önerileri değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

Mehmet Şimşek, “İş dünyasıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmada, yerel kalkınma politikalarımızın yanı sıra küresel ekonomideki son dönem gelişmeleri ve Orta Vadeli Program (OVP) vizyonumuzu paylaştık” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Yüzyılı, yerelde başlayan üretim, yatırım, istihdam ve ihracat hamleleriyle şekillenecek ve yerel dinamiklerimizin gücüyle yükselmeye devam edecek!

Dün önemli sanayi, turizm ve tarım üssü şehzadeler şehri Manisa’da temaslarda bulunduk. Valilikteki koordinasyon toplantımızda, ihtiyaç ve talepleri değerlendirdik.

Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Cengiz Ergün ve ilçe belediye başkan adaylarımızla buluşarak, Manisa’nın potansiyelini artıracak yenilikçi projeler üzerinde fikir alışverişinde bulunduk. Sn. Ergün’e başarılı çalışmalarından dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.

Ülkemizin gururu Vestel tesislerinde, yüksek teknolojili üretimde kat ettiğimiz mesafeyi bizzat yerinde gördük. Ar-Ge’ye ve yatırımlara verdiğimiz destekler, ekonomimize yüksek katma değer olarak dönüyor.

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) sanayicilerimizle birlikte reel sektörün nabzını tuttuk, ilin sanayisini ileriye taşıyacak önerileri değerlendirdik.

İş dünyasıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmada, yerel kalkınma politikalarımızın yanı sıra küresel ekonomideki son dönem gelişmeleri ve Orta Vadeli Program (OVP) vizyonumuzu paylaştık.”

Paylaşın

İhtiyaç Kredisi Faizleri Düşüşte!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), verilerine göre, ihtiyaç kredisi faizleri 26 Ocak ile biten haftada yüzde 60.73 oldu. Böylece ihtiyaç kredisi faiz oranları Ocak ayı başındaki yüzde 63.4 seviyesinden üç haftadır gerileme gösterdi ve düşüş 2.5 puanı aştı.

Taşıt kredisi faizleri de Ocak ayının ikinci haftasında yüzde 50.27 iken 26 Ocak ile biten haftada yüzde 44.08’e kadar geriledi ve neredeyse 6.2 puanlık düşüş yaşandı. Konut kredisi faizleri ise 2024’ün ilk haftasında yüzde 41.1 iken 26 Ocak itibariyle yüzde 41.21’e indi.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi, TL mevduat payının artırılması ve Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) TL mevduata geçişin desteklenmesi amacıyla belirlenen koşulları sağlayan mevduat bankalarının 1 aydan uzun vadeli TL mevduat ve KKM hesapları için tesis edilen zorunlu karşılıklarına 3 ayda bir faiz uygulanacağını duyurdu. Bu kararın ardından kredi faiz oranlarının düşmesi mevduat faizlerinin yükselmesi bekleniyordu. Bankalarda faiz oranlarına ilişkin son durum belli oldu.

Merkez Bankası verilerine göre, ihtiyaç kredisi faizleri 26 Ocak ile biten haftada yüzde 60.73 oldu. Böylece ihtiyaç kredisi faiz oranları Ocak ayı başındaki yüzde 63.4 seviyesinden üç haftadır gerileme gösterdi ve düşüş 2.5 puanı aştı. Taşıt kredisi faizleri de Ocak ayının ikinci haftasında yüzde 50.27 iken 26 Ocak ile biten haftada yüzde 44.08’e kadar geriledi ve neredeyse 6.2 puanlık düşüş yaşandı. Konut kredisi faizleri ise 2024’ün ilk haftasında yüzde 41.1 iken 26 Ocak itibariyle yüzde 41.21’e indi.

Ekonomi Gazetesi’nin aktardığı bilgiye göre, kredi büyümelerinde ivme kaybının en büyük nedeni ise kamu bankaları. Kamu bankaları Merkez Bankası’nın politika faizi artırımlarının başlamasıyla birlikte öncelikle yüzde 70’in üzerindeki tüketici kredilerinde frene bastı. Ocak başında kamu bankaları da tüketici kredilerinde küçülmesini azalttı ama son hafta yine yüzde 14.72 seviyesinde daralma gerçekleşti. Özel bankaların tüketici kredilerinde yine Ocak başındaki yüzde 47.05 seviyesinden bir gerileme yaşandı.

Türk Lirası mevduat faizleri duruldu

Geçtiğimiz yıl rekor seviyelere yükselen TL mevduat faizi oranları yeni yıl ile bir miktar geri çekilmişti. Aralık 2023’te yüzde 53’e dayanan Ocak ayı başında yüzde 51’in üzerinde seyreden 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizleri 26 Ocak itibariyle yüzde 49.61 seviyesine geriledi. Ortalama TL mevduat faizleri de yüzde 46.36 seviyelerinde bulunuyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Açıklaması: Tahminlerle Uyumlu

Ocak ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Merkez Bankası (TCMB) açıklamasında, Tüketici fiyatları 2023 yılının son Enflasyon Raporu tahminiyle uyumlu bir şekilde ocak ayında yüzde 6,70 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,09 puanlık sınırlı bir artışla yüzde 64,86 olmuştur” ifadelerine yer verdi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Yıllık enflasyon, temel mal ve daha belirgin olarak enerjide yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Enerji grubu aylık enflasyonunda, otomatik maktu vergi artışının etkileri hissedilirken, sepete yansıyan doğal gaz fiyatları yükselmeye devam etmiştir. Gıda grubunda güçlü fiyat artış eğilimi işlenmemiş gıda kalemleri öncülüğünde ocak ayında sürmüştür. Ücret, yönetilen / yönlendirilen fiyat ayarlamaları ve geriye doğru endeksleme davranışının etkisiyle hizmet grubunda aylık enflasyon belirgin olarak yükselmiştir.”

Merkez Bankası (TCMB) açıklamasının devamında, “Temel mal grubu aylık enflasyonu önceki aya kıyasla yükselmiş, mevsimsel indirimlerin gerçekleştiği giyim ve ayakkabı alt grubu dışında fiyat artışları genele yayılmıştır. Ocak ayında üretici fiyatları aylık artışı maliyet gelişmeleriyle uyumlu olarak kuvvetlenirken, yıllık üretici enflasyonu yatay seyretmiştir.

Bu görünüm altında, mevsimsellikten arındırılmış verilerle aylık artış oranları B ve C göstergelerinde Enflasyon Raporu tahminleriyle uyumlu şekilde yükselirken, göstergelerin yıllık enflasyonlarında sınırlı bir düşüş gerçekleşmiştir. Ocak ayında gerçekleşen yükselişin ardından, izleyen dönemde enflasyonun ana eğiliminin zayıflayacağı değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ocak ayına ilişkin aylık fiyat gelişmeleri değerlendirme raporunu yayımladı. Raporda şu ifadelere yer verildi:

Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 6,70 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 0,09 puan ile sınırlı bir oranda artarak yüzde 64,86 olmuştur. Bu ayda doğal gazın aylık tüketici enflasyonuna etkisi 0,23 puan, yıllık enflasyona etkisi ise 0,35 puan olmuştur. Mevsimsellikten ve doğal gaz etkisinden arındırılmış tüketici enflasyonunda geçen aylara kıyasla artış gözlenmiştir. Bu dönemde, B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 0,34 ve 0,16 puan azalarak yüzde 67,68 ve yüzde 70,48 olarak gerçekleşmiştir.

Hanehalkı tüketim kalıplarındaki değişimleri göz önüne alarak, TÜİK tüketim sepeti ve ağırlık yapısını her yıl başında güncellemektedir. 2024 yılında gıda ve daha belirgin olarak enerji alt gruplarının sepet içindeki ağırlıkları gerilerken, temel mal ve hizmet gruplarının ağırlıkları artmıştır. Bu doğrultuda B ve C göstergelerinin ağırlıkları sırasıyla 1,89 ve 3,35 puan yükselişle yüzde 72,82’ye ve yüzde 59,55’e ulaşmıştır.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, bu dönemde enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,61 ve 0,58 puan artarken, gıda, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları sırasıyla 0,72; 0,26 ve 0,12 puan düşmüştür. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, aylık artışlar önceki aya kıyasla B ve C endekslerinde belirgin şekilde yükselmiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan grupların geneline yayılırken, hizmet grubundaki artış öne çıkmıştır.

Hizmet fiyatları ocak ayında yüzde 12,14 ile önemli oranda yükseliş kaydetmiş, grup yıllık enflasyonu 0,94 puan azalışla yüzde 89,72 olmuştur. Aylık fiyat artışları grup geneline yayılırken, yıllık enflasyon kira ve ulaştırma hizmetlerinde yükselmiş, haberleşmede oldukça belirgin olmak üzere diğer alt gruplarda gerilemiştir.

Diğer hizmetlerdeki yüksek aylık artışta (yüzde 14,99) geçmiş enflasyona endeksleme ve zamana bağlı fiyatlama davranışının yaygın olduğu sağlık hizmetleri, yeniden değerlemeye bağlı kalemler, malzeme ve işgücü giderlerini de içeren bakım onarımın yanı sıra eğlence-kültür ve sigorta hizmetlerindeki yükselişlerin etkisi hissedilmiştir.

Asgari ücret ve kırmızı et başta olmak üzere gıda fiyatlarındaki gelişmelerin yansıdığı lokanta otel alt grubunda aylık artış yüzde 12,17 ile yüksek oranda gerçekleşmiştir. Kira grubunda aylık artış sözleşme yenileme sayısındaki yükseliş kaynaklı etkilerle yüzde 11,46 ile önemli ölçüde güçlenmiş, bu grupta yıllık enflasyon 3,26 puan artışla yüzde 111,84 seviyesine ulaşmıştır. Haberleşme alt grubu yüzde 2,37 oranındaki görece ılımlı artış oranı ile hizmet grubu genelinden ayrışmıştır.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,54 puanlık sınırlı bir artışla yüzde 53,35 olmuştur. Ocak ayında yıllık enflasyon diğer temel mallarda yükselirken, kalan alt gruplarda yatay seyretmiştir. Dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları yüzde 4,80 oranında artmış, alt grup yıllık enflasyonu 0,17 puanlık düşüşle yüzde 60,53 olmuştur. Ocak ayında mobilya fiyatları yüzde 10,61 oranında yükselirken beyaz eşya ve otomobil fiyatları sırasıyla yüzde 6,53 ve yüzde 2,78 oranlarında artış kaydetmiştir.

Diğer temel mallar alt grubunda fiyatların yüzde 5,48 oranında yükselmesiyle yıllık enflasyon 2,12 puanlık artışla yüzde 52,54 olarak gerçekleşmiştir. Güçlü fiyat artışlarının alt grup geneline yayıldığı gözlenmiştir. Mevsimsel etkilerle, giyim ve ayakkabı alt grubunda fiyatlar yüzde 1,86 oranında gerilemiş, yıllık enflasyon 0,15 puanlık düşüşle yüzde 39,59 olmuştur.

Enerji fiyatları ocak ayında yüzde 6,14 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 5,70 puan artarak yüzde 32,89 seviyesinde gerçekleşmiştir. Grup aylık fiyat artışında doğal gaz tüketim gelişmeleri kaynaklı etkiler belirgin olmaya devam etmiştir. 2023 yılı ikinci yarısında oluşan Yİ-ÜFE artışının ocak ayı itibarıyla ÖTV’ye yansıtılması ve Türk lirası cinsi enerji fiyatlarındaki gelişmelerle akaryakıt ve tüp gaz fiyatları sırasıyla yüzde 7,82 ve 10,75 oranlarında artmıştır. Şebeke suyu fiyatlarındaki artış ise yüzde 4,89 olmuştur.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları ocak ayında yüzde 5,19 oranında artmış, yıllık enflasyon yüksek baz etkisiyle 2,30 puan düşerek yüzde 69,71 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 3,88 puan, işlenmiş gıdada ise 1,72 puan gerileyerek sırasıyla yüzde 87,35 ve yüzde 56,33 olmuştur.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, bir önceki ay sebze fiyatları öncülüğünde artan taze meyve sebze fiyatlarında bu dönemde sebze kaynaklı kısmi bir düzeltme izlenmiştir. Diğer işlenmemiş gıda grubunda kırmızı et fiyatlarında yükseliş devam ederken, patates ve bakliyat diğer dikkat çeken kalemler olmuştur. Böylelikle, işlenmemiş gıda aylık enflasyonu yüzde 7,01 oranında gerçekleşmiştir. İşlenmiş gıda grubunda ise ekmek-tahıllarda fiyat artışları güçlenirken, işlenmiş et ürünleri öne çıkan diğer kalem olmuştur.

Alkollü içecekler ve tütün fiyatları yüzde 4,92 oranında yükselirken, yıllık enflasyon 9,66 puan düşüşle yüzde 61,60’a gerilemiştir Yİ-ÜFE artışı kaynaklı vergi ayarlaması fiyatları yukarıya çeken temel unsur olmuştur. Tütün ürünlerindeki vergi reformu sonucu fiyat artışı daha sınırlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Yurt içi üretici fiyatları ocak ayında yüzde 4,14 oranında artmış, yıllık enflasyon yatay bir seyir izleyerek yüzde 44,20 olmuştur.

Ana sanayi gruplarına göre bakıldığında, enerji fiyatları ocak ayında gerilerken, diğer alt gruplarda fiyat artışları güçlenmiştir. Öte yandan, yıllık enflasyon ara malı kalemi hariç alt grupların tümünde düşüş kaydetmiştir. Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde fiyat artışlarının genele yayıldığı izlenirken, temel eczacılık, basım ve kayıt hizmetleri, makine ekipmanları, diğer madencilik ve kağıt ile kağıt ürünleri kalemleri ön plana çıkmıştır.”

Paylaşın

Türkiye Varlık Fonu, Beş Yıl Vadeli Borçlanma İçin Bankalara Yetki Verdi

Devlete ait varlıkları etkin bir şekilde yönetmek için 26 Ağustos 2016’da kurulan Türkiye Varlık Fonu (TVF), beş yıl vadeli dolar cinsi tahvil ihracı için bankalara yetki verdi.

Varlık fonu, genellikle tek bir kaynağa dayalı olarak oluşturulan ve devletin fazla tasarruflarını değerlendirmek için kullanılan büyük yatırım fonlarını ifade ediyor. Özellikle enerji ihraç eden ülkeler, bu fonları petrol veya doğal gaz gelirleriyle finanse ediyor.

Türkiye Varlık Fonu (TVF), 5 yıl vadeli dolar cinsi eurobond satışına yönelik olarak 5 Şubat itibarıyla yatırımcı toplantıları düzenlemeleri için BBVA, J.P. Morgan ve Standard Chartered’ı ortak küresel koordinatörler ve BofA Securities, Emirates NBD Capital, ICBC, ING, QNB Capital ve Societe Generale’i de ortak talep toplayıcılar olarak yetkilendirdi.

Bloomberg’in haberine göre, yatırımcı toplantılarını, piyasa koşullarına bağlı olarak, 5 yıllık, ABD doları cinsi, öncelikli teminatsız Reg S gösterge tahvil ihracının takip etmesi bekleniyor.

Habere göre hedef piyasa yalnızca uygun karşı taraflar ve profesyonel müşteriler olarak belirlendi. Türkiye Varlık Fonu 2020 yılında eurobond ihracını erteleme kararı almıştı.

Varlık Fonu Nedir? Nasıl Çalışır?

Varlık fonu, genellikle tek bir kaynağa dayalı olarak oluşturulan ve devletin fazla tasarruflarını değerlendirmek için kullanılan büyük yatırım fonlarını ifade ediyor. Özellikle enerji ihraç eden ülkeler, bu fonları petrol veya doğal gaz gelirleriyle finanse ediyor.

Varlık fonları elde ettikleri geliri uluslararası finansal varlıklara, hisse senetlerine, tahvillere, gayrimenkule veya diğer yatırımlara dönüştürerek çeşitlendirme ve uzun vadeli kazanç elde etme hedeflerini takip ediyor. Amacı ekonominin istikrarını ve gelecek kuşakların refahını artırmak olan varlık fonları, merkez bankası rezervlerinden farklı değerlendiriliyor ve yatırım getirileri odaklı işletiliyor.

Varlık Fonu Ne İşe Yarar?

Varlık fonlarının genel amaç ve hedefleri aşağıdaki gibi sıralanıyor:

Varlık fonları, genellikle bir ülkenin ekonomik büyümesini teşvik etmek amacıyla oluşturuluyor ve ekonomiyi canlandırmak için yatırım yaparak büyümeyi teşvik ediyor.
Devlete ait olan kamu varlıklarını etkili bir şekilde yönetmekle birlikte kamu şirketlerinin hisselerini veya mülkiyetini kontrol edebiliyor.
Gelecek nesiller için birikim yapmayı amaçlıyor.

Stratejik yatırımlara olanak tanıyarak ülkenin küresel alandaki rekabet avantajını artırıyor. Özellikle altyapı projelerine yapılan yatırımlarla ülke ekonomisine değer katıyor.
Finansal piyasalara likidite sağlayabiliyor ve piyasa istikrarına katkı sunuyor.
Belirli bir amaç doğrultusunda varlık portföylerini yönetiyor ve genellikle uzun döneme yayılan yatırım stratejilerini benimsiyor. Böylece uzun vadeli ekonomik büyümeye katkıda bulunuyor.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Fiyat İstikrarı Vurgusu

Ocak ayı enflasyon verisi hakkında değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Şubat’tan itibaren aylık enflasyonun kayda değer şekilde düşerek tahmin patikamızla uyumlu seyredeceğini öngörüyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Yıllık enflasyonda ise yılın ikinci yarısında belirgin bir gerileme göreceğiz. Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimizdir.”

ENAG verilerine göre, ocak ayında enflasyon aylık bazda yüzde 9,38, yıllık bazda artış ise yüzde 129,11 oldu. TÜİK’e göre ocak ayı enflasyonu yüzde 6,70, yıllık enflasyon ise yüzde 64,86 oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya hesabından enflasyon verisi hakkında paylaşımda bulundu.

Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından, “Ocak ayında aylık enflasyon geçici etkiler kaynaklı yükselerek yüzde 6,7 gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 64,9 oldu. Ocak ayında büyük oranda enflasyona yansıyan bu etkilerin enflasyonun ana eğilimini etkilemesini beklemiyoruz.

Şubat’tan itibaren aylık enflasyonun kayda değer şekilde düşerek tahmin patikamızla uyumlu seyredeceğini öngörüyoruz. Yıllık enflasyonda ise yılın ikinci yarısında belirgin bir gerileme göreceğiz. Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimizdir” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da Aralık ayında yayımladığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde başta asgari ücret ve diğer ücret ayarlamalarının etkisi ile aylık enflasyonun Ocak ayında yükseleceğini, Şubat ayı ve sonrası yavaşlayacağını, yılın ilk yarısında enflasyonun ana eğilimindeki düşüşe yakın seyredeceğini tahmin ettiğini duyurmuştu.

ENAG’a göre enflasyon yüzde 129,11, TÜİK’e göre yüzde 64,86’a

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı.

Buna göre; Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Ocak ayında yüzde 9,38 arttı. Enflasyonun son 12 aylık artışı da yüzde 129,11 olarak gerçekleşti. ENAG, sağlık grubunda herhangi bir fiyat değişimi olmadığını belirtirken en yüksek fiyat artışının yüzde 16,42 ile giyim ve ayakkabı kaleminde gerçekleştiğini duyurdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ocak 2024 verilerini açıkladı. Buna göre, enflasyon ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,86 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 54,72 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 40,62 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 92,27 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla ocak ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,61 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, ocak ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 17,68 ile sağlık oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan ocak ayı itibarıyla, 8 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 131 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,85, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,60 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Enflasyon Yüzde 64,86’a Yükseldi

Enflasyon ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,86 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 54,72 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ocak 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre, enflasyon ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,86 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 54,72 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 40,62 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 92,27 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla ocak ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,61 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, ocak ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 17,68 ile sağlık oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan ocak ayı itibarıyla, 8 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 131 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,85, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,60 olarak gerçekleşti.

ENAG’a göre, enflasyon yüzde 129,11

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı.

Buna göre; Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Ocak ayında yüzde 9,38 arttı. Enflasyonun son 12 aylık artışı da yüzde 129,11 olarak gerçekleşti. ENAG, sağlık grubunda herhangi bir fiyat değişimi olmadığını belirtirken en yüksek fiyat artışının yüzde 16,42 ile giyim ve ayakkabı kaleminde gerçekleştiğini duyurdu.

“Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimiz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Ocak ayı enflasyon verisi hakkında değerlendirmede bulundu.

Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Şubat’tan itibaren aylık enflasyonun kayda değer şekilde düşerek tahmin patikamızla uyumlu seyredeceğini öngörüyoruz. Yıllık enflasyonda ise yılın ikinci yarısında belirgin bir gerileme göreceğiz. Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimizdir” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da Aralık ayında yayımladığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde başta asgari ücret ve diğer ücret ayarlamalarının etkisi ile aylık enflasyonun Ocak ayında yükseleceğini, Şubat ayı ve sonrası yavaşlayacağını, yılın ilk yarısında enflasyonun ana eğilimindeki düşüşe yakın seyredeceğini tahmin ettiğini duyurmuştu.

Paylaşın

ENAG Açıkladı: Enflasyon Yüzde 129,11

ENAG verilerine göre, ocak ayında enflasyon aylık bazda yüzde 9,38, yıllık bazda artış ise yüzde 129,11 oldu. TÜİK’e göre ocak ayı enflasyonu yüzde 6,70 oldu, yıllık enflasyon ise yüzde 64,86’ya yükseldi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, açıklanan verilere dair yayınladığı mesajında, “Şubat’tan itibaren aylık enflasyonun kayda değer şekilde düşerek tahmin patikamızla uyumlu seyredeceğini öngörüyoruz. Yıllık enflasyonda ise yılın ikinci yarısında belirgin bir gerileme göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı.

Buna göre; Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Ocak ayında yüzde 9,38 arttı. Enflasyonun son 12 aylık artışı da yüzde 129,11 olarak gerçekleşti. ENAG, sağlık grubunda herhangi bir fiyat değişimi olmadığını belirtirken en yüksek fiyat artışının yüzde 16,42 ile giyim ve ayakkabı kaleminde gerçekleştiğini duyurdu.

TÜİK’e göre enflasyon yüzde 64,86’a

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ocak 2024 verilerini açıkladı. Buna göre, enflasyon ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,70, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,86 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 54,72 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 40,62 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 92,27 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla ocak ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,61 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, ocak ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 17,68 ile sağlık oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan ocak ayı itibarıyla, 8 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 131 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,85, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,60 olarak gerçekleşti.

“Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimiz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Ocak ayı enflasyon verisi hakkında değerlendirmede bulundu.

Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Şubat’tan itibaren aylık enflasyonun kayda değer şekilde düşerek tahmin patikamızla uyumlu seyredeceğini öngörüyoruz. Yıllık enflasyonda ise yılın ikinci yarısında belirgin bir gerileme göreceğiz. Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimizdir” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da Aralık ayında yayımladığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde başta asgari ücret ve diğer ücret ayarlamalarının etkisi ile aylık enflasyonun Ocak ayında yükseleceğini, Şubat ayı ve sonrası yavaşlayacağını, yılın ilk yarısında enflasyonun ana eğilimindeki düşüşe yakın seyredeceğini tahmin ettiğini duyurmuştu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Üretici Enflasyonu Yüzde 44,20

Üretici enflasyonu ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,14, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44,20 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 47,35 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Ocak 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre, üretici enflasyonu ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,14, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44,20 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 47,35 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 65,03 artış, imalatta yüzde 53,80 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 32,00 azalış, ve su temininde yüzde 66,35 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 49,76 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 56,63 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 60,81 artış, enerjide yüzde 4,06 azalış ve sermaye malında yüzde 64,94 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 5,72 artış, imalatta yüzde 5,21 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 6,32 azalış ve su temininde yüzde 1,77 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 4,89 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 5,04 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 5,85 artış, enerjide yüzde 3,04 azalış ve sermaye malında yüzde 6,21 artış olarak gerçekleşti.

Paylaşın