Merkez Bankası, Aralık Ayında Kaç Puan Faiz Artıracak?

14 ve 28 Mayıs seçimleri sonrası yönetimi değişen Merkez Bankası (TCMB), para politikalarında agresif adımlar atmış ve politika faizini yüzde 40’a kadar yükseltmişti.

Haber Merkezi / 2023 yılının son toplantısını haftaya perşembe günü yapacak olan Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz ile ilgili atacağı adım veya adımlar piyasaların sıkı takibinde.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay da faiz artışlarına devam etmesi, ancak artış hızını son üç toplantıdaki 500 baz puandan bu ay 250 baz puana düşürmesi bekleniyor. Merkez Bankası, bir önceki metinde mesajını verdiği üzere, kısa sürede sıkılaştırmayı tamamlayacak.

Merkez Bankası (TCMB), haziranda 650, temmuzda 250, ağustosta 750 baz puan, eylül, ekim ve kasımda 500’er baz puan olmak üzere altı toplantıda toplam 3 bin 150 baz puan faiz artırmıştı. Reuters anketine katılan 12 ekonomistin tamamı yüzde 40 seviyesindeki politika faizinde 250 baz puan artış bekliyor.

Kasım ayında beklentilerin üzerinde politika faizi artışı yapan Merkez Bankası (TCMB) dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını belirtmişti.

Ankette 2024 sonu gelmeden faiz indirimlerinin başlayabileceği de öngörülüyor. On ekonomistlerin 2024 sonu için politika faizi tahminlerinin medyanı yüzde 37.5 seviyesinde. Tahminler yüzde 35 ile yüzde 45 bandında yer alıyor.

“Türk lirasına geçiş zamanı gelmiştir”

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi toplantısına katıldı.

TİM’den yapılan açıklamaya göre, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, fiyat istikrarının istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme için önemine değindiği konuşmasında hem ihracatçıların dış talep nedeniyle yaşadığı zorlukların hem de ekonominin güçlü taraflarının farkında olduklarını belirtti.

Merkez Bankası Hafize Gaye Erkan, küresel ekonominin geçirdiği dönüşümle birlikte Türkiye’nin yükselen potansiyelinden bahsederek “Fiyat istikrarı yoluyla öngörülebilirliğin artması, sizlerin bu potansiyeli gerçekleştirmesinin en güçlü destekçisi olacaktır” dedi.

Merkez Bankası Erkan konuşmasında, uygulanan politikanın etkisinin zamana yayıldığını, diğer yandan öncü gösterge niteliğinde bazı olumlu sonuçların alınmaya başladığını ifade etti.

Erkan, “2024’ün ikinci yarısında başlayacak dezenflasyon döneminden önceki geçiş sürecinde talepte dengelenme yaşanırken, doğru politika tasarımlarıyla, üretimin sürekliliğinin sağlanmasına katkı vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

Kasım Ayı Para Politikası Kurulu kararına atıfta bulunarak dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını ifade eden Merkez Bankası Başkanı Erkan, “Türk lirasına geçiş zamanı gelmiştir. Bunun en doğrudan yansımalarını mevduat gelişmelerinde görüyoruz” dedi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervi Eksi 41,1 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervi geçen hafta eksi 41,1 milyar dolar olurken net rezervleri 38,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Bankanın toplam rezervleri ise, 141,374 milyar dolara çıktı.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı.

Buna göre; Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, bir önceki haftaya göre 1 milyar 225 milyon dolar artışla 141 milyar 374 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 276 milyon dolar artışla 94 milyar 509 milyon dolara yükseldi. Brüt döviz rezervleri, 1 Aralık’ta 93 milyar 233 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

TCMB’nin swap hariç net rezervi eksi 41,1 milyar dolar olurken net rezervleri 38,2 milyar dolar olarak kaydedildi.

Öte yandan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 8 Aralık haftası itibariyle 13,4 milyar liraya geriledi. Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 2 trilyon 70 milyar lira olarak kayıtlara geçti.

8 Aralık haftasında Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında 10 ayın en yavaş gerilemesi kaydedildi.

Türkiye’nin risk primi 300 baz puanın altını test etti

Ayrıca, Türkiye’nin 5 yıllık risk primi CDS 19 baz puan gerilemeyle 300 baz puanın altını test etti. Böylelikle risk primi Şubat 2021’den bu yana ilk kez 300 baz puanın altını test etti.

Mart 2021’de Merkez Bankası’nın (TCMB) başkanlık görevine Şahap Kavcıoğlu’nun atanmasının ardından risk priminde yükseliş kaydedilmiş ve ay sonunda risk primi 480 baz puanın üzerine tırmanmıştı.

Takip eden dönemde görece yatay bir seyir izleyen risk primi parasal gevşeme döneminin başlamasıyla yükseliş ivmesine girmiş ve Temmuz 2022’de 900 baz puana dayanmıştı.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Özel Sektörün Yurtdışı Kredi Borcu 157,8 Milyar Dolar

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2022 yıl sonuna göre 975 milyon dolar azalarak 157,8 milyar dolar oldu. 1 yıl içinde gerçekleştirilecek anapara geri ödemelerinin 47,1 milyar dolar olduğu gözlemlendi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri Ekim 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Ekim sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2022 yıl sonuna göre 975 milyar dolar azalarak 157,8 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, 2022 yıl sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 1,6 milyar dolar azalarak 149,1 milyar doları; kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 586 milyar dolar artarak 8,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlemlendi.

Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 1,6 milyar dolar arttığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 213 milyar dolar artışla 14,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlemlendi. Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 163 milyar dolar azalmış, tahvil stoku ise 1,2 milyar dolar azalarak 1,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 1,5 milyar dolar azaldığı, tahvil stokunun ise 521 milyar dolar azalarak 9,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlemlendi. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, 2022 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 245 milyon dolar azalışla 4,8 milyar doları; finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 489 milyondolar artışla 1,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, Ekim sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan borç, bir önceki yıl sonuna göre 1,4 milyar dolar artarak 104,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 288 milyar dolar artarak 7,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlemlendi.

Döviz kompozisyonuna bakıldığında, 149,1 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 59,3’ünün dolar, yüzde 35,6’sının Euro, yüzde 2,2’sinin Türk lirası ve yüzde 2,9’unun ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu ve 8,7 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 40,2’sinin dolar, yüzde 32,4’ünün Euro, yüzde 21,1’inin Türk lirası ve yüzde 6,3’ünün diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Sektör dağılımı incelendiğinde, Ekim sonu itibarıyla, 149,1 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 36,2’sini finansal kuruluşların, yüzde 63,8’ini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturmuştur. Aynı dönemde, 8,7 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 73,7’sini finansal kuruluşların, yüzde 26,3’ünü ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, Ekim sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 47,1 milyar dolar tutarında olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat, 2,70 Trilyon Liraya Geriledi

8 Aralık haftası itibariyle Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 13,4 milyar liraya gerileyerek 2 trilyon 70 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Merkez Bankası (TCMB) rezervleri de 141,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.

Haber Merkezi / Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 8 Aralık haftası itibariyle 13,4 milyar liraya geriledi. Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 2 trilyon 70 milyar lira olarak kayıtlara geçti.

8 Aralık haftasında Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında 10 ayın en yavaş gerilemesi kaydedildi.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistiklerini yayımladı. Buna göre, Merkez Bankası rezervleri, mayıs sonundan bu yana 42,9 milyar dolar artarak 141,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.

Haftalık toplam net portföy girişi 1 milyar 453,8 milyon dolarla 21 Temmuz 2017’den bu yana en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Haftalık tahvil girişi Ağustos 2017’den bu yana en hızlı girişe işaret ederken, hisse senetlerinde de Kasım 2020’den bu yana en yoğun giriş yaşandı.

Türkiye’nin risk primi 300 baz puanın altını test etti

Ayrıca, Türkiye’nin 5 yıllık risk primi CDS 19 baz puan gerilemeyle 300 baz puanın altını test etti. Böylelikle risk primi Şubat 2021’den bu yana ilk kez 300 baz puanın altını test etti.

Mart 2021’de Merkez Bankası’nın (TCMB) başkanlık görevine Şahap Kavcıoğlu’nun atanmasının ardından risk priminde yükseliş kaydedilmiş ve ay sonunda risk primi 480 baz puanın üzerine tırmanmıştı.

Takip eden dönemde görece yatay bir seyir izleyen risk primi parasal gevşeme döneminin başlamasıyla yükseliş ivmesine girmiş ve Temmuz 2022’de 900 baz puana dayanmıştı.

Paylaşın

Fed, Faiz Oranlarını Sabit Tutu, 2024’te Faiz indirimi Öngördü

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, 2024 yılı için 3 faiz indirimi öngördü. Fed ayrıca, 2025 ve 2026’da da faiz indirimleri öngördü.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed), yılın son faiz kararını açıkladı. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), beklentiler dahilinde politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit bıraktı ve faizi 22 yılın en yüksek seviyesinde tuttu.

Fed’den faiz toplantısı sonrası yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Politika yapıcılar eylül projeksiyonları ile karşılaştırıldığında 2024’te zayıf GSYH büyümesi ve aynı işsizlik oranını bekliyorlar. Veriler ekonomik aktivitenin üçüncü çeyrekte güçlü şekilde yavaşladığına işaret etti.

Herhangi bir ek politika sıkılaştırma ihtiyacının belirlenmesinde bir dizi ekonomik faktörü hesaba katacağız. Sıkı finansal şartlar ve kredi şartlarının ekonomik aktvite, istihdam ve enflasyon üzerinde baskı yaratması büyük olasılık, ancak etkinin büyüklüğü belirsiz olmaya devam ediyor.”

Fed, dot plot olarak bilinen noktasal grafiklerde 2024 yılı için 3 faiz indirimi öngördü. Fed yetkilileri, 2025 ve 2026’da da faiz indirimleri öngördü.

Başkan Jerome Powell faiz kararı sonrası düzenlenen basın toplantısında geleceğe yönelik patikanın belirsiz olduğunu ve sıkılaşmanın tam etkilerinin henüz görülmediğini belirtti. Powell enflasyonun yavaşladığını ancak hala yüksek seyrettiğini belirtti. Powell ek faiz artış ihtimalinin tamamen masadan kalkmadığını belirtti.

Fed Kasım ayı toplantısında da faizleri değiştirmemiş, Başkan Jerome Powell para politikasında temkinli olarak ilerleyecekleri mesajını vermişti. Fed yüksek enflasyonla mücadele kapsamında Mart 2022’den bu yana 11 faiz artırımı gerçekleştirerek toplam 525 baz puanlık faiz artışı yapmıştı.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 46 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 51 milyar dolardan, eksi 46,7 milyar düzeyine geriledi. Bankanın brüt rezervler ise 140,1 milyar dolar ile tarihi zirveye çıktı.

Haber Merkezi / Öte yandan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24,3 milyar lira gerileyerek, 2,7 trilyon lira olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre; 1 Aralık itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 2 milyar 236 milyon dolar artışla 93 milyar 233 milyon dolara yükseldi.

Aynı dönemde altın rezervleri 1 milyar 420 milyon dolar artarak 45 milyar 496 milyon dolardan 46 milyar 916 milyon dolara çıktı.

Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri, 1 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre 3 milyar 656 milyon dolar yükselişle 136 milyar 493 milyon dolardan 140 milyar 149 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Söz konusu dönemde, bankanın net rezervleri ise 35,8 milyar dolardan 34,8 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde, swap hariç net rezervler ise eksi 46,7 milyar dolar olarak kaydedildi.

KKM’de düşüş yavaşladı

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 1 Aralık haftası itibariyle 24,3 milyar TL geriledi. Kur korumalı mevduatlarda toplam büyüklük 2,7 trilyon TL olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) banka yöneticileriyle bir araya gelmişti. Türkiye Bankalar Birliği’nden toplantıya ilişkin yapılan açıklamada toplantıda TL’ye geçiş sürecinin de ele alındığı ifade edilmişti.

Paylaşın

Standard & Poor’s, Türkiye’nin Kredi Notu Görünümünü ‘Pozitife’ Yükseltti

Standard & Poor’s (S&P) Avrupa, Orta Doğu, Afrika (EMEA) Ülke Reytingleri Direktörü Frank Gill, “Türkiye ekonomisinin aslında yeniden dengelendiğine dair artan kanıtları yansıtacak şekilde Türkiye’nin B kredi notunu korurken, kredi notunu olumlu yükselttik.” dedi.

Türkiye’nin ilerleyen dönemde kredi notunun yükseltilebilmesi için aranacak koşullara da değinen Gill, “Ödemeler dengesi sonuçlarının iyileşmesi, yurt içi tasarrufların artması, Türk lirasındaki artış, Türkiye’nin kullanılabilir Döviz rezervlerinin yükselmesi durumunda notu da yükseltebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, internet üzerinden “Gelişmekte Olan Piyasalara Bakış: Türkiye 2024 Görünümü” başlıklı bir toplantı düzenledi.

BloomberHT’nin aktardığına göre; Toplantıda, Türkiye’nin son dönemde ekonomik istikrarın artırılması amacıyla atılan adımların etkilerini değerlendiren Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) Avrupa, Orta Doğu, Afrika (EMEA) Ülke Reytingleri Direktörü Frank Gill, “Türkiye ekonomisinin aslında yeniden dengelendiğine dair artan kanıtları yansıtacak şekilde Türkiye’nin B kredi notunu korurken, kredi notunu olumlu yükselttik.” dedi.

Türkiye’nin bu yılın üçüncü çeyrek büyüme verisine ilişkin değerlendirmede bulunan Gill, “Genel olarak, ekonomide özellikle Ortodoks para politikasının yeniden uygulamaya konmasının, ekonominin yeniden dengelenmesi, yurt içi tasarrufların artması, tüketimin yavaşlaması ve dolayısıyla ithalatın da azalması açısından fayda sağlamaya başladığı yönünde işaretler olduğunu düşünüyoruz” İfadelerini kullandı.

Türkiye ekonomisin genel görünümünü de değerlendiren Gill, “Temel senaryomuz Türk ekonomisinin yumuşak inişten faydalanacağı yönündedir” diye konuştu.

“Notu da yükseltebiliriz”

Türkiye’nin ilerleyen dönemde kredi notunun yükseltilebilmesi için aranacak koşullara da değinen Gill, “Ödemeler dengesi sonuçlarının iyileşmesi, yurt içi tasarrufların artması, Türk lirasındaki artış, Türkiye’nin kullanılabilir Döviz rezervlerinin yükselmesi durumunda notu da yükseltebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Toplantıda Türk bankalarının görünümünü değerlendiren S&P EMEA Finansal Kuruluşları Direktör Yardımcısı Anais Ozyavuz da Türk bankalarının yeterli sermaye tamponlarına sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Tabii ki para biriminin daha fazla değer kaybetmesi nedeniyle bankalarda bir miktar sermaye kaybı bekliyoruz. Ama bunun yönetilebilir (koşullar) olacağını düşünüyorum. Ayrıca bankaların çoğunun son iki yıldır ihtiyaç halinde kullanabilecekleri ücretsiz provizyon ayırması da rahatlatıcı bir unsur.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 51 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 52,9 milyar dolardan, eksi 51 milyar düzeyine geriledi. Bankanın brüt rezervleri ise 2 milyar dolar artışla 136,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Haber Merkezi / Öte yandan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 Kasım haftasında 29,2 milyar TL gerileme gösterdi. KKM bu dönem itibariyle toplam büyüklük 2,7 trilyon TL oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 24 Kasım haftası itibariyle brüt rezervler 136,5 milyar dolarla tarihi seviyeye çıktı.

Net rezervlerde de toparlanma görüldü. Bankanın net rezervleri 24 Kasım haftasında 35,8 milyar dolara yükseldi. Bir önceki hafta rezervler 29 milyar dolar seviyesindeydi.

Swap hariç net rezervler de geçen hafta eksi 52,9 milyar dolardan, eksi 51 milyar düzeyine toparlandı.

Merkez Bankası (TCMB), 750 baz puan faiz artışı kararı alınan Ağustos toplantısıyla beraber sıkılaşmada agresif adımlar atmış, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında da politika faizini 500 baz puan artırma yoluna gitmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 24 Kasım haftasında 29,2 milyar TL gerileme gösterdi. KKM bu dönem itibariyle toplam büyüklük 2,7 trilyon TL oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası, Faiz Artışını Hangi Seviyede Tamamlayacak?

ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini aralık ayındaki toplantıda 250 baz puan yükselteceğini ve faiz artırımı döngüsünü yüzde 42,50’de tamamlayacağını öngördü.

Son toplantısında, politika faizini beklentilerin üzerinde 500 baz puan yükselten Merkez Bankası (TCMB), “parasal sıkılaştırma hızının yavaşlatılacağı” ve sıkılaştırma adımlarının “kısa bir zaman diliminde tamamlanacağı” mesajı vermişti.

Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini beklentilerin üzerinde 500 baz puan yükseltmesinin ardından, 250 baz puan daha artışla politika faizini yüzde 42,50’ye yükseltmesini ve sıkılaşma adımlarının tamamlanmasını beklediğini açıkladı.

BloombergHT’nin aktardığına göre, daha önce tahminini yüzde 40 olarak belirleyen banka, Merkez Bankası (TCMB) kararının beklenenden daha fazla parasal sıkılaştırmaya işaret ettiğini belirtti.

Bankanın açıklamasında “Bankanın politika faizini Aralık’taki toplantıda 250 baz puan yükselteceğini ve faiz artırımı döngüsünü yüzde 42,50’de tamamlayacağını bekliyoruz” denildi.

Merkez Bankası (TCMB), “parasal sıkılaştırma hızının yavaşlatılacağı” ve sıkılaştırma adımlarının “kısa bir zaman diliminde tamamlanacağı” mesajı vermişti.

Karar ile yayımlanan açıklamada, “Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını değerlendirmiştir. Bu çerçevede, parasal sıkılaştırma hızı yavaşlatılacak ve sıkılaştırma adımları kısa bir zaman diliminde tamamlanacaktır. Fiyat istikrarının kalıcı tesisi için gerekli parasal sıkılığın ise gerektiği müddetçe sürdürüleceği değerlendirilmiştir.” denilmişti.

Metinde, “Kurul, faiz kararlarının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek miktarsal sıkılaştırma kararları almayı sürdürecektir” ifadeleri yer almıştı.

Paylaşın

Ekonomistlerden Faiz Yorumu: Yanlış Ekonomi Politikasını Düzeltmek Zor Ve Sancılı

Ekonomistler, Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 35’ten yüzde 40 düzeyine yükseltmesini değerlendirdi.

Haber Merkez / Mahfi Eğilmez, “TCMB, politika faizini 500 baz puan artırarak % 40’a yükseltti. Doğru karar. Yanlış ekonomi politikasını düzeltmek zor ve sancılıdır” ifadelerini kullanırken, Selçuk Geçer, “Merkez Bankası faizi 500 baz arttırarak yüzde 40 yaptı. Yetmez ama evet” dedi.

Mustafa Sönmez ise, “Yazdığım gibi 5 puan artış yapıldı ve politika faizi %40 a çıktı. Kasım’da %5 enflasyon artışı yıllık tüfe yi %65 e çıkaracak. Böylece fark 25 puan olacak. Çarpıklık devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Tunç Şatıroğlu, “Nas orada dururken sana bana ne oldu? 19’u beğenmediniz 40 oldu ama yetmedi. Devamı da gelecek dendi. Mandacı denilen ekonomistlerin haklı olduğunun kabulüdür” sözleriyle kararı değerlendirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 35’ten yüzde 40 düzeyine yükseltti.

AA Finans ve Bloomberg HT beklenti anketine katılan ekonomistlerin beklentisi politika faizinin yüzde 37,50 seviyesine çıkarılması yönündeydi.

JPMorgan, Morgan Stanley ve SocGen gibi yabancı kurumlar da TCMB’nin politika faizini bu toplantıda 250 baz puan artıracağını öngörmüştü.

Merkez Bankası (TCMB), 750 baz puan faiz artışı kararı alınan Ağustos toplantısıyla beraber sıkılaşmada agresif adımlar atmış, Eylül ve Ekim aylarında da politika faizini 500 baz puan artırma yoluna gitmişti.

Ekonomistler, Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararını değerlendirdi. Mahfi Eğilmez: TCMB, politika faizini 500 baz puan artırarak % 40’a yükseltti. Doğru karar. Yanlış ekonomi politikasını düzeltmek zor ve sancılıdır.

Alaattin Aktaş: Aklın yolu bir… Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 40’a yükseltildi… PPK açıklamasından: -Kurul dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını değerlendirmiştir. Bu çerçevede, parasal sıkılaştırma hızı yavaşlatılacak ve sıkılaştırma adımları kısa bir zaman diliminde tamamlanacaktır. Çok doğru bir yaklaşım.

Selçuk Geçer: Merkez Bankası faizi 500 baz arttırarak yüzde 40 yaptı. Yetmez ama evet.

Uğur Gürses: 1. Piyasa analistlerinin % 2.5’luk artış beklemesi güven eksikliğinin göstergesiydi. Bunun farkında olup 5 puan yaparak yola devam etmeleri doğru olmuş. 2. “Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir.” gibi muğlak lafı çöpe atmaları iyi olmuş.

Yön belirtir bir metin gayet açık: “Bu çerçevede, parasal sıkılaştırma hızı yavaşlatılacak ve sıkılaştırma adımları kısa bir zaman diliminde tamamlanacaktır. Fiyat istikrarının kalıcı tesisi için gerekli parasal sıkılığın ise gerektiği müddetçe sürdürüleceği değerlendirilmiştir.” 3. Kendi tahminlerinin gösterdiği ivmeye uygun politika faizine erişmezlerse TL teşvikine uygun eşiği aşamazlar.

Fatih Özatay: Merkez Bankası’ndan doğru bir faiz kararı. Ayrıca, politika faizini bir kez daha artırıp (muhtemelen Aralık’ta) sonra duracağını da ima etti. Bu da mevcut koşullarda uygun görünüyor. Karar metni de düzgün.

Mustafa Sönmez: Yazdığım gibi 5 puan artış yapıldı ve politika faizi %40 a çıktı. Kasım’da %5 enflasyon artışı yıllık tüfe yi %65 e çıkaracak. Böylece fark 25 puan olacak. Çarpıklık devam ediyor.

Tunç Şatıroğlu: Nas orada dururken sana bana ne oldu? 19’u beğenmediniz 40 oldu ama yetmedi. Devamı da gelecek dendi. Mandacı denilen ekonomistlerin haklı olduğunun kabulüdür.

İdris Cibre: Dezenflasyon tesisi için gerekli sıkılaşma düzeyine yaklaşıldığı için sıkılaşma hızı yavaşlatılacak ve sıkılaşma adımları kısa bir zaman diliminde tamamlanacaktır Evet, 2 ay daha 250 şer bps artırım ile pivot 45% olacak anlamını çıkarıyorum 1) Beklenmedik artırım fakat enflasyonu arkadan kovalamayı bırakmak çok doğru hareket 2) MB dikkatinizi çekerim artık çok daha şeffaf. Beklentileri yönetmek açısından çok olumlu 3) Ne yazık ki döviz girişi hala sağlanamadığından FX’te piyasa yapıcı rolünde kalmaya devam fakat bu PPK kararlılığın ispatı niteliğinde.

Özlem Derici Şengül: TCMB’den 5 puan daha artış… Kararın en önemli cümlesi: Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını değerlendirmiştir. Bu çerçevede, parasal sıkılaştırma hızı yavaşlatılacak ve sıkılaştırma adımları kısa bir zaman diliminde tamamlanacaktır. Fiyat istikrarının kalıcı tesisi için gerekli parasal sıkılığın ise gerektiği müddetçe sürdürüleceği değerlendirilmiştir.

Hakan Kara: TCMB’nin verdiği mesajdan anladığım İki seçenek var: 1) Aralık-Ocak’ta atılacak iki adımla faiz artırımının %45’te sonlanması. 2) Aralık’ta son bir adımla %42,5 civarında durması. Hangi seçeneğin uygulanacağına açıklanacak verilere göre karar verilecek gibi görünüyor.

Paylaşın