TÜİK Açıkladı: Dış Ticaret Açığı Yüzde 42 Arttı

Nisan ayında  ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,1 artarak 6 milyar 147 milyon dolardan 8 milyar 738 milyon dolara yükseldi. Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 32,9 artışla 43 milyar 444 milyon dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar 590 milyon dolar ile Almanya olurken ithalatta ilk sırayı 4 milyar 177 milyon dolar ile Rusya Federasyonu aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri Nisan 2023 verilerini açıkladı. Buna göre, ihracat nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,1 azalarak 19 milyar 331 milyon dolar, ithalat yüzde 4,8 azalarak 28 milyar 69 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 azalarak 80 milyar 869 milyon dolar, ithalat yüzde 7,1 artarak 124 milyar 313 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, nisan ayında yüzde 17,2 azalarak 21 milyar 807 milyon dolardan, 18 milyar 50 milyon dolara geriledi.

Nisan ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 3,0 artarak 21 milyar 219 milyon dolardan, 21 milyar 865 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı nisan ayında 3 milyar 815 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 7,2 azalarak 39 milyar 914 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 82,6 oldu.

Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,1 artarak 6 milyar 147 milyon dolardan, 8 milyar 738 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı nisan ayında yüzde 79,1 iken, nisan ayında yüzde 68,9’a geriledi.

Dış ticaret açığı Ocak-Nisan döneminde yüzde 32,9 arttı

Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 32,9 artarak 32 milyar 684 milyon dolardan, 43 milyar 444 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Nisan döneminde yüzde 71,8 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 65,1’e geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, nisan ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu.

Ocak-Nisan döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, nisan ayında ara mallarının payı yüzde 73,2, sermaye mallarının payı yüzde 13,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 12,9 oldu.

İthalatta, Ocak-Nisan döneminde ara mallarının payı yüzde 76,0, sermaye mallarının payı yüzde 12,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 11,1 oldu.

Nisan ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 590 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 163 milyon dolar ile ABD, 970 milyon dolar ile Irak, 954 milyon dolar ile İtalya, 945 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,1’ini oluşturdu.

Ocak-Nisan döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 7 milyar 115 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 4 milyar 751 milyon dolar ile ABD, 4 milyar 177 milyon dolar ile İtalya, 3 milyar 943 milyon dolar ile Rusya Federasyonu ve 3 milyar 878 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,5’ini oluşturdu.

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Nisan ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 177 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 691 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 175 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 153 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 117 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,9’unu oluşturdu.

Ocak-Nisan döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 17 milyar 253 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 136 milyon dolar ile Çin, 9 milyar 482 milyon dolar ile İsviçre, 8 milyar 757 milyon dolar ile Almanya, 4 milyar 821 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,8’ini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 4,5, ithalat yüzde 1,0 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 9,6 azalırken, ithalat yüzde 1,1 arttı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,0’dır. Ocak-Nisan döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7’dir.

Nisan ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,7’dir. Ocak-Nisan döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 77,4’tür. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,3’tür.

Özel ticaret sistemine göre, nisan ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,6 azalarak 17 milyar 706 milyon dolar, ithalat yüzde 10,1 azalarak 25 milyar 888 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Nisan ayında dış ticaret açığı yüzde 20,6 artarak 6 milyar 782 milyon dolardan, 8 milyar 182 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı nisan ayında yüzde 76,5 iken, nisan ayında yüzde 68,4’e geriledi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, Ocak-Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1 azalarak 73 milyar 829 milyon dolar, ithalat yüzde 4,6 artarak 116 milyar 948 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 30,2 artarak 33 milyar 127 milyon dolardan, 43 milyar 120 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Nisan döneminde yüzde 70,4 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 63,1’e geriledi.

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin 900 Doların Üzerinde; Ethereum Ve BNB Kazandırdı

Bitcoin (BTC) 27 bin 900 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 900 dolar seviyesinin üzerinde işlem görüyor. BNB de ortalama yüzde 2 yükselerek, yatırımcısına kazandıran kripto paralar arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri, ABD’den gelen olumlu ekonomik açıklamalar sonrası haftanın ilk işlem gününe yükseliş eğilimiyle girdi.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 2,55 artışla 27 bin 927 dolara yükselirken, Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 2,87 artışla bin 901 dolara yükseldi.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 66,46 artışla yaklaşık 16,23 milyar dolar olurken, Bitcoin’in piyasa değeri ise 541 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 2,04 artarak yaklaşık 1,16 trilyon dolar seviyesinde işlem görüyor.

Tüm stablecoinlerin 30.6 milyar dolardır ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 91.07’si.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 27,927 dolar, değer kazancı yüzde 2.55

Ethereum 1,901 dolar, değer kazancı yüzde 2.87

Tether 1.00 dolar, değer kaybı yüzde 0.03

BNB 314 dolar, değer kazancı yüzde 2.08

XRP 0.4806 dolar, değer kazancı yüzde 1.52

Cardano 0.3792 dolar, değer kazancı yüzde 1.47

Dogecoin 0.07321 dolar, değer kazancı yüzde 0.62

Polygon 0.9294 dolar, değer kazancı yüzde 0.33%

Solana 20.73 dolar, değer kazancı yüzde 1.15

Litecoin 91.42 dolar, değer kazancı yüzde 1.96

Polkadot 5.48 dolar, değer kazancı yüzde 1.76

Tron 0.07719 dolar, değer kaybı yüzde 0.26

Shiba Inu 0.000008788 dolar, değer kaybı yüzde 0.20

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ekonomik Güven Endeksi 103,7

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Ekonomik güven endeksi nisan ayında 102,2 iken, mayıs ayında yüzde 3,5 oranında artarak 103,7 değerini aldı.

Haber Merkezi / Mayıs ayında tüketici güven endeksi yüzde 4,0 oranında artarak 91,1 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi aynı seviyede kalarak 105,1 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 0,6 oranında azalarak 117,4 değerini aldı

Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,4 oranında artarak 116,7 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 4,3 oranında artarak 92,2 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Ekonomistlerden Seçim Sonucu Yorumu: Türkiye’yi Zor Günler Bekliyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim zaferi sonrası Türkiye’nin ekonomik durumuna dair tespitlerde bulunan Güldem Atabay, Doç. Dr. Murat Birdal ve Prof. Dr. Ayşegül Yılgör’ün ortak görüşü: Türkiye’yi daha zor günler ve daha derin bir kriz ortamı bekliyor.

Güldem Atabay, “Piyasalar kilitlenmiş durumda. Krediler verilemediği gibi, döviz talebi de baskılanarak karşılanamıyor. Şimdi ya baskı kalkacak ve TL değer kaybedecek ya da baskı devam edecek ve sermaye kontrolleri devreye sokulacak” ifadelerini kullandı.

Murat Birdal, “Erdoğan’ın şu ana kadar söylemlerinden para politikası konusundaki duruşunu bozmayacağını anlıyoruz. Yeni hükümetten, özellikle yaşadığı derin güven kaybını restore edebilecek bir hamle gelmesi mümkün gözükmüyor” dedi.

Ayşegül Yılgör, “Merkez Bankası’nın net rezervlerinin eksiye düştüğünü bir dönem. Şimdiye kadar nereden girdiği belli olmayan döviz girdileriyle (swap) idare ettiler ama şimdi tam bir negatif durum söz konusu” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ayşegül Yılgör, Doç. Dr. Murat Birdal ve Güldem Atabay, Cumhurbaşkanlığı seçiminin olası ekonomik sonuçlarını bianet’ten Hikmet Adal’a değerlendirdi.

Atabay: Ne kadar güven yaratıcı olabilirler?

Seçim sonucunun etkisini yarından itibaren görmeye başlayacağız. Ama nerede bırakmıştık, önce onu hatırlayalım. Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası rezervleri Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar düşük seviyeye gelmişti. Şu an için -0,2 milyar dolar.

Piyasalar kilitlenmiş durumda. Krediler verilemediği gibi, döviz talebi de baskılanarak karşılanamıyor. Şimdi ya baskı kalkacak ve TL değer kaybedecek ya da baskı devam edecek ve sermaye kontrolleri devreye sokulacak.

Zaten Türkiye’nin kredi risk primi (CDS) çok yükseldi. Seçim öncesi 500 seviyelerinden 700’lere yükseldi. Şimdi daha da yükseldiğini 850’lere, 900’lere doğru gideceğini göreceğiz. Bu dış finansman bulunamamak anlamına geliyor.

Şu an Türkiye’nin dış borçlanma faizi döviz bazında yüzde 12’yi aşmış durumda. Borç almış firmalar, borçlanacak olan firmalar için durum pek iyi değil. Hatta tehlikeli.

Bir de Erdoğan’ın ekonomi yönetimine kimlerini getireceğe bakacağız. Önümüzde yerel seçimler var. Büyükşehirleri geri almak isteyecektir. Dolayısıyla kısa vadede normal ve doğru işleri yapacak bir ekip mi gelecek ki böyle bir ekip gelirse dahi ne kadar güven yaratıcı olabilir?

Bence Erdoğan düşük faiz politikasına devam edecek ancak faizler sanıldığı gibi hiç de düşük değil. Yani mevduat faizinden başlayın da kur korumalı mevduattan, kredi faizlerine kadar… Etkileri daha derin bir şekilde piyasalarda hissedilecek.

Biz durumu en çok dolar/TL paritesine bakarak durumu anlayacağız. Çünkü baskılayacak rezerv kaynağı yok. Önümüz yaz. Döviz girişleri turizm sebebiyle olacaktır. Bir iki hafta sert çalkantı, sonra belki yazın biraz daha kontrol altına alabilir ama sonbahara doğru işlerin çok çok ciddi şekilde sertleşebildiği bir zemine doğru ilerleyeceğiz gibi gözüküyor.

Halı altına süpürülen ne kadar problem varsa hepsi ortaya çıkacağı, döküldüğü bir dönemi yaşayacağız. Zor bir döneme giriyoruz.

Birdal: Faiz konusunda geri adım atılmaz

Erdoğan’ın şu ana kadar söylemlerinden para politikası konusundaki duruşunu bozmayacağını anlıyoruz. Yeni hükümetten, özellikle yaşadığı derin güven kaybını restore edebilecek bir hamle gelmesi mümkün gözükmüyor.

Buna karşılık hem eriyen rezervler, hem büyüyen dış ticaret açığı, hem de depremin getirdiği gerçekten büyük ek maliyet düşünüldüğünde kamu açığı, cari açık ve döviz açığı ortaya çıkartacak. Gerçekten ağırlaşan tabloyla karşı karşıyayız. Bu da önümüzdeki dönemin oldukça zorlu koşullarda geçeceğini gösteriyor.

Ben bu senenin sonuna varmadan Erdoğan’ın faiz konusunda geri adım atacağını düşünüyorum. Ama bu hamlesi çok da yeterli olmayacak. Çünkü dış piyasalarda yaşanan kredibilite kaybı artık ancak çok yüksek faizlerle tolere edilebilir hale gelmiş durumda. Bu da iç piyasayı çok daha fazla sıkacak. Dolayısıyla hem Türkiye ekonomisine hem de Erdoğan rejimini oldukça zorlu günler bekliyor.

Yılgör: Sweaplar geçici, ekonomi kötü

Öncelikle baskılanan döviz kurunun bir atak yapması bekleniyor tabii ki. Yabancı yatırımcıların bir reaksiyon göstermesi de olası. Yani borsada bir ters düşüş bekleniyor.

Ama ekonomiyi daha gerçek anlamda düşünürsek halkın yoksulluk sorununa nasıl çözüm getirilecek? Bu konuda olumlu bir beklentimiz yok maalesef. Çünkü şu ana kadar hiç öyle bir perspektif sunulmadı.

Uzun vadeli bir ekonomik model ve hükümetin ekonomik öngörüsü yok. Sadece popülist iyileştirmeler var gündemlerinde. Bundan sonrasının gerçekten büyük sıkıntılı bir dönem olacağını düşünüyorum.

Merkez Bankası’nın net rezervlerinin eksiye düştüğünü bir dönem. Şimdiye kadar nereden girdiği belli olmayan döviz girdileriyle (swap) idare ettiler ama şimdi tam bir negatif durum söz konusu.

Erdoğan’ın seçimin öncesinde Arap ülkelerini kastederek ülkeye döviz girişi olacağına dair söylemi vardı. Bu her zaman oynadıkları bir oyun. Bizim bilmediğimiz pazarlıklarla döviz girişleri oluyor. Bunun karşılığında da büyük siyasi ödüller, tavizler veriliyor.

Ama swaplar geçicidir. Evet, döviz açığını gidermek için kullanılabilecek bir yöntemdir ama döneminin sonunda tekrar o parayı ödemeyi taahhüt edersiniz. Yani kısa vadeli bir değiştirme, dönüştürmedir. Dolayısıyla kalıcı bir çözüm potansiyeli hiçbir zaman taşımaz. Tüm bunlara göre ekonominin daha kötüye gideceğini çok aşikar bir gerçek.

 

Paylaşın

Türkiye, Sefalet Endeksi’nde Dünya Onuncusu

157 ülkenin yer aldığı sefalet endeksi listesinde Türkiye, 101.601 puanla 10. ülke oldu. Türkiye’de sefalet endeksine en çok etki eden faktörün yüksek enflasyon olduğu belirtildi.

Ekonomist İstihbarat Birimi, Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Ekonomik Görünümü Raporu, Dünya Bankası, Uluslararası Çalışma Örgütü, ülkelerin merkez bankaları ve istatistik kurumları, sefalet endeksi için veri kaynakları olarak kullanıldı.

John Hopkins Üniversitesi’nden Uygulamalı Ekonomi Profesörü Steve Hanke tarafından hazırlanan “Yıllık Sefalet Endeksi” 2022 yılı verileri yayınlanddı.

Ülkeleri ekonomik koşullarına göre değerlendiren Hanke’nin Yıllık Sefalet Endeksi’ne göre, 2022 yılında dünyanın “en sefil” ülkesi 414.7 puanla Zimbabve oldu.

157 ülkenin yer aldığı bu listede Türkiye, 2022’de sefaletin en yüksek olduğu 10. ülke olarak sıralandı. Türkiye’nin sefalet endeksi 101.601 olarak hesaplandı.

Türkiye’de sefalet endeksine en çok etki eden faktörün yüksek enflasyon olduğu belirtildi.

Hanke’nin endeksine göre, “sefaletin” en az olduğu ülke İsviçre oldu. İsviçre’nin sefalet puanı 8.51 olarak hesaplandı.

Hanke makalesinde endeksin nasıl hesaplandığını “Benim Yıllık Sefalet Enfeksi (HAMI) versiyonum, yıl sonu işsizlik (iki ile çarpılır), enflasyon ve banka kredisi oranlarının toplamından, kişi başına düşen reel gayrisafi yurt içi hasıladaki yıllık yüzde değişiminin çıkarılmasıyla elde edilir.” şeklinde açıkladı.

Hanke’ye göre, ekonomik alanda sefalet yüksek enflasyon, yüksek borçlanma maliyetleri ve işsizlikten kaynaklanma eğiliminde ve bu sefaleti azaltmanın kesin yolu ekonomik büyümeden geçiyor.

Ekonomist İstihbarat Birimi, Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Ekonomik Görünümü Raporu, Dünya Bankası, Uluslararası Çalışma Örgütü, ülkelerin merkez bankaları ve istatistik kurumları, Hanke’nin Yıllık Sefalet Endeksi için veri kaynakları olarak kullanıldı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Beyaz Eşya İhracatında Yüzde 54’lük Sert Düşüş

Nisan ayında beyaz eşya satışları altı ana grupta yüzde 27 artarken ihracat yüzde 54 düştü. Üretim yüzde 13 azaldı. Nisan’da iç satışlar 841 bin adetle yüzde 27’lik artış gösterirken dış satışlar 1 milyon 59 bin adetle yüzde 54 gerileme kaydetti. Söz konusu veri geçen yıl Nisan’da 2 milyon 301 bin adet olmuştu.

Yılın ilk 4 ayının toplamına bakıldığında sektör olarak altı ana ürün grubundaki üretim bir önceki döneme göre yüzde 5’lik bir daralmayla 10 milyon 770 bin adet olarak gerçekleşti.

Yurt içi satışlar yüzde 14 artarak 3 milyon 179 adete ulaşırken, ihracatı yüzde 24 daralarak 6 milyon 699 adete geriledi.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) 4 ana ürünün ve 6 ana ürünün Nisan ayı üretim, iç satış, ihracat ve ithalatlarını karşılaştıran verileri yayımladı.

Beyaz eşyada Nisan’da iç satışlar 841 bin adetle yüzde 27’lik artış gösterirken dış satışlar 1 milyon 59 bin adetle yüzde 54 gerileme kaydetti. Söz konusu veri geçen yıl Nisan’da 2 milyon 301 bin adet olmuştu.

Toplam üretim rakamları Nisan ayında yüzde 13 oranında azaldı.

Yılın ilk 4 ayının toplamına bakıldığında sektör olarak altı ana ürün grubundaki üretim bir önceki döneme göre yüzde 5’lik bir daralmayla 10 milyon 770 bin adet olarak gerçekleşti.

Yurt içi satışlar yüzde 14 artarak 3 milyon 179 adete ulaşırken, ihracatı yüzde 24 daralarak 6 milyon 699 adete geriledi.

Bloomberg HT’nin aktardığına göre, verileri değerlendiren TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, küresel ekonomik faktörlerin etkisiyle sektörün ihracat performansının zorlu bir süreçten geçtiğini ortaya koymakla birlikte esasında bilindiği üzere beklenen bir düşüş olduğunu dile getirdi.

Sığın, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji kaygıları, güvensizlik ve yüksek enflasyon ortamı sonucu rakamlar bu senenin başında küçülmeye geçtiğini belirterek, “Avrupa’daki genel ekonomik çalkantılar ve resesyon sinyalleri nedeniyle ihracatımız açısından talep daralması riskinin sürdüğünü söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 400 Doların Üzerinde; Litecoin Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 26 bin 450 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin üzerinde işlem görüyor. Litecoin yaklaşık yüzde 2 değer kazanırken, Polygon ve XRP de yatırımcısına kazandıran kripto paralar arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın dördüncü işlem gününde de dalgalı seyrini sürdürdü.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,93 artışla 26 bin 450 yükselirken, Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 1,63 artışla bin 811 dolara yükseldi.

Diğer en iyi kripto paralardan Litecoin yaklaşık yüzde 2 değer kazanırken, Polygon ve XRP de yatırımcısına kazandıran kripto paralar arasında yer aldı.

Bitcoin’in (BTC) hacmi son 24 saatte yüzde 20,62 düşüşle yaklaşık 12,66 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 512 milyar dolar civarında işlem görüyor.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,70 artışla 1,11 trilyon dolar civarında.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 25.70 milyar dolar, bu da toplam kripto piyasası 24 saatlik hacminin yüzde 92.73’ü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.450 dolar, değer kazancı yüzde 0,93

Ethereum 1.811 dolar, değer kazancı yüzde 1,63

Tether 1,00 dolar, değer kazancı yüzde 0,03

BNB 304,5 dolar, değer kaybı yüzde 0,27

XRP 0,4615 dolar, değer kazancı yüzde 2,62

Cardano 0,3578 dolar, değer kazancı yüzde 0,24

Dogecoin 0,07076 dolar, değer kazancı yüzde 0,16

Polygon 0,8951 dolar, değer kazancı yüzde 1,62

Solana 19,25 dolar, değer kaybı yüzde 0,68

Litecoin 86,79 dolar, değer kazancı yüzde 2,81

Polkadot 5,23 dolar, değer kaybı yüzde 0,44

Tron 0,07692 dolar, değer kaybı yüzde 0,79

Shiba Inu 0,0000084 dolar, değer kaybı yüzde 0,22

Paylaşın

Açlık Sınırı 11 Bin 810, Yoksulluk Sınırı 31 Bin 152 Liraya Yükseldi

Son 36 aydır aralıksız artan gıda fiyatları dört kişilik ailenin açlık sınırını Mayıs’ta 11 bin 810 liraya kadar çıkardı. Aynı ailenin gıda dahil tüm ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde karşılayabildiği yoksulluk sınırı ise 31 bin 152 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Açlık sınırı Mayıs’ta bir önceki aya göre 178 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 344 lira artarak 19 bin 342 liraya yükseldi, Bu ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre da 522  lira arttı. Bir yıl öncesine göre ise açlık sınırı 5 bin 345 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 6 bin 401 lira arttı. Yoksulluk sınırı ise son yılda toplam 11 bin 748 liralık artış gösterdi.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Mayıs ayı “Açlık-Yoksulluk Araştırması” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre son 36 aydır aralıksız artan gıda fiyatları dört kişilik ailenin açlık sınırını Mayıs’ta 11 bin 810 liraya kadar çıkardı. Aynı ailenin gıda dahil tüm ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcama tutarı ise 31 bin 152 liraya yükseldi.

Sendikanın açıklamasında, “Açlık sınırı Mayıs’ta bir önceki aya göre 178 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 344 lira artarak 19 bin 342 liraya yükseldi, Bu ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre da 522  lira arttı. Bir yıl öncesine göre ise açlık sınırı 5 bin 345 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 6 bin 401 lira arttı. Yoksulluk sınırı ise son yılda toplam 11 bin 748 liralık artış gösterdi” denildi.

Raporun bir bölümü şöyle:

“Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar bir önceki aya göre 11 lira azaldı, 2022 yılının aynı ayına göre ise 1.709 lira artarak 3 bin 454 lira oldu.

Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 7 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 95 liralık artışla 256 liraya yükseldi.

Süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama bir önceki aya göre 4 lira artarak 2 bin 771 liraya çıkarken, son bir yıllık dönemde ise 1.195 liralık artış oldu. Meyve için harcanması gereken para mayısta 182 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 441 lira artarak 980 lira oldu. Sebze harcaması da önceki aya göre 176 lira azaldı, geçen yılın aynı ayına göre ise 530 lira artarak 1.363 lira oldu.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama mayısta 8 lira daha artarak 1.086 liraya yükseldi. Pirinç ve bulgur harcamaları önceki aya göre 75 lira son bir yılda ise 289 lira zamlanarak 532 lira oldu. Yağ için yapılması gereken harcama ise 37 lira daha artarak 337 lira oldu.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama da mayısta 52 lira artarak 803 liraya çıktı. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 228 lira da kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, yetişkin kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre Mayıs’ta açlık sınırı yetişkin erkek için 3 bin 448 lira, yetişkin kadın için 2 bin 707 lira, çocuk için 1.965 lira ve genç için de 3 bin 690 lira oldu.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat artışları da esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini ‘yoksunluk hissi duymadan’ karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da Mayıs’ta 344 liralık artışla 19 bin 342 liraya yükseldi.”

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 300 Doların Altında, Ethereum Ve Litecoin Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 26 bin 241 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin altında işlem görüyor. Litecoin’de yüzde 3’e varan düşüşle yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın dördüncü işlem gününde de dalgalı seyrini sürdürdü.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,88 düşüşle 26 bin 241 dolara geriledi. Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 2,16 düşüşle bin 783 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan Litecoin’de yüzde 3’e varan düşüşle yatırımcısına kaybettirdi.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 30,23 artışla yaklaşık 16,19 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bitcoin’in piyasa değeri ise 508 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para birimi piyasa değeri, yüzde 1,73 düşerek yaklaşık 1,10 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stablecoin’lerin hacmi 33.26 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 93.22’si.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26,241 dolar, değer kaybı yüzde 1.88

Ethereum 1,783 dolar, değer kaybı yüzde 2.16

Tether 1.00 dolar, değer kaybı yüzde 0.02

BNB 305 dolar, değer kaybı yüzde 1.16

XRP 0.4528 dolar, değer kaybı yüzde 1.62

Cardano 0.3588 dolar, değer kaybı yüzde 1.59

Dogecoin 0.07062 dolar, değer kaybı yüzde 0.85

Polygon 0.8781 dolar, değer kazancı yüzde 0.51

Solana 19.38 dolar, değer kaybı yüzde 0.45

Litecoin 84.53 dolar, değer kaybı yüzde 3.47

Polkadot 5.25 dolar, değer kaybı yüzde 1.12

Tron 0.07762 dolar, değer kaybı yüzde 0.52

Shiba Inu 0.000008514 dolar, değer kaybı yüzde 1.80

Paylaşın

Gıda Fiyatları 21 Ayda Yüzde 338,3 Arttı

Birleşik Kamu-İş tarafından yapılan “Halkın Enflasyonu” araştırmasına göre, Türkiye’nin, bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 338,3 oranında arttı.

Haber Merkezi / Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl mayıs ayında 438 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lirada kaldı.”

Birleşik Kamu-İş tarafından yapılan araştırmaya göre gıda fiyatları mayısta yüzde 2,3, yılın ilk beş ayında 30,9, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 87,8 artış gösterdi. Araştırmaya ilişkin yapılan değerlendirmede “Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor” denildi.

Birleşik Kamu İş Görenleri Sendikaları Konfederasyonu (Birleşik Kamu-İş) tarafından yapılan “Halkın Enflasyonu” araştırmasının Mayıs 2023 sonuçları bugün açıklandı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge Birimi’nin (KAMUAR) fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksi araştırması ile gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, dar ve sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun tahmin edilmesi amaçlanıyor.

Araştırma sonuçlarına göre gıda fiyatları mayısta yüzde 2,3, yılın ilk beş ayında 30,9, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 87,8 artış gösterdi.

‘Açlık riskini giderek daha da büyüyor’

Araştırmaya ilişkin yapılan değerlendirmede ise şu ifadeler yer aldı:

“Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor. Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanları ve kamu emeklilerinin ücret ve aylıkları enflasyon farkları da dahil yüzde 141 oranında arttı. Asgari ücretteki artış yüzde 200 oldu, işçi ve bağımsız çalışanların emekli aylıklarına ise yüzde 132,2 oranında zam yapıldı.

Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları ise yüzde 338,3 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl mayıs ayında 438 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lirada kaldı.”

Paylaşın